Belediyelerin Bağış Kabul Etmesi ve Yardım Kampanyası Düzenlemesi, Aralarındaki Farklar ve Muhasebeleştirme İşlemleri

Belediyelerin Bağış Kabul Etmesi ve Yardım Kampanyası Düzenlemesi, Aralarındaki Farklar ve Muhasebeleştirme İşlemleriBelediyeler kendilerine verilen görevlerde kullanmak üzere şartlı ve şartsız bağış kabul edebilmekte ve yardım kampanyaları düzenleyebilmektedir.

Yazımızda bağış kabul etme ve yardım kampanyası düzenleme şartlarına, işlemlerin nasıl yürütüleceğine, aralarındaki farklar ile muhasebeleştirme işlemlerine değinilecektir.

1) Belediyelerce Bağış Kabulü ve Yardım Alınmasına İlişkin Mevzuat

Kamu idarelerince bağış ve yardım alınması hususu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 40 ıncı maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından, kamu hizmetinin karşılığı olarak veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanamayacağı, benzeri adlar altında tahsilat yapılamayacağı; Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımların Kamu idarelerince gelir kaydedileceği ifade edilmiştir.

Hükümde Kamu idarelerince bağış ve yardım alınabileceği hususu, alınacak bağış ve yardımların gelir kaydedileceği belirtilmek suretiyle dolaylı bir ifadeyle belirtilmiştir.

5018 sayılı Kanunda yapılan düzenleme, Bağış alınması ve yardım kampanyası düzenlenmesine ilişkin ortak çerçeve düzenleme olup; bağış alınması ve yardım kampanyası düzenlenmesine ilişkin sırasıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nda çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır.

5393 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinde bağış kabul etmek belediyelerin yetkileri arasında sayılmış olup; şartlı bağışları kabul etme yetkisi 18 inci madde ile belediye meclislerine, şartsız bağışları kabul etme yetkisi ise 38 inci madde ile belediye başkanlarına verilmiştir.

Belediyelerin yardım kampanyası düzenleyebilme yetkileri ise 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu hükümlerine dayanmaktadır. Anılan Kanun’un 3 üncü maddesinde kurumların, muhtaç kişilere yardım sağlamak ve kamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzere yardım toplayabilecekleri belirtilmiştir. Kanun’un 7 nci maddesinde ise yardım toplanması için ilgili mülki idare amirinden (duruma göre kaymakam ya da vali) izin alınacağı ifade edilmiştir.

2) Bağış Alınması ve Yardım Kampanyası Düzenlenmesi Arasındaki İlişki ve Farklar

İki işlem arasındaki ilişki ya da farkı ortaya koymak için önce iki hususu ayrı ayrı ele alalım.

Bağış kabul etme işlemi yukarıda yer verildiği üzere 5393 sayılı Kanun’da şartlı ve şartsız olmak üzere ikili ayrıma tabi tutulmuştur.

Şartlı bağış ve şartsız bağış tanımları Kanun’da yer alamamakla birlikte; şartlı bağış ifadesi, ayni ya da nakdi varlıkların belediye görevleri ile ilişkili belirli hizmetin yerine getirilmesi şartıyla belediyelere karşılıksız aktarılması şeklinde tanımlanabilir.

Şartsız bağış ifadesi yine belediyenin görev alanıyla ilgili olmak üzere, ayni ya da nakdi varlıkların, idarece belirlenecek hizmetlerde kullanılmak üzere belediyelere karşılıksız aktarılmasıdır.

Yardım toplanması eylemi ise içerisinde geçen “toplama” ifadesinden de anlaşılacağı üzere belediyelerin bir irade beyanı ile kampanya şeklinde yürüttüğü durumu ifade etmektedir.

Yardım toplama eylemi 2860 sayılı Kanun’da yere alan hüküm nedeniyle belirli bir amaca yönelik olarak yapılabilecektir. Bu amaç belediyeler açısından ihtiyaç sahiplerine yardım sağlamak ya da kamu hizmetlerinden belirli bir ya da bir kaçını gerçekleştirmek şeklinde olabilecektir.

Yardım kampanyası sonucunda belediyelere verilecek yardımlar, kampanyanın amacında belirtildiği şekliyle sosyal yardım amacıyla ya da belirlenmiş / somut kamu hizmetlerine ilişkin olabileceğinden, yardım yapan kişilerin bu kaynakları belediyelere şartlı verdiğinden söz edilebilir.

Örneğin, sosyal yardım amacıyla verilen paraların belediyelerce çöp toplama hizmetinde kullanılması, yardım alma işleminin amacıyla örtüşmeyecektir. Toplanan yardımların amacı dışında kullanılması, yardım sağlayanlarla belediyeleri hukuki olarak karşı karşıya getirebileceğinden; yardım kampanyaları sonucunda belediyelere ayni ya da nakdi yardımda bulunulasını fiilleri, şartlı bağış niteliği taşımaktadır. Yardım toplama eylemleri, belediyeleri aynı zamanda kampanya amacına uygun davranma yükümlülüğüne sokmaktadır.

Bu durum, 5018 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinde yer alan “Bağış ve yardımlar, kullanılmadığı veya amaç dışı kullanıldığı için geri istenildiği takdirde, bütçeye gider kaydıyla ilgilisine geri verilir.” hükmünden de anlaşılmaktadır.

Anlaşılacağı üzere belediyelerce yardım toplama eylemleri, şartlı bağış kabul etme işlemi ile kesişmektedir. Kesişen iki hususun ayrıldığı nokta ise şartlı bağışların yardım kampanyası düzenlenmeksizin de gerçekleşebilecek olmasıdır.

Yardım toplama kampanyası ve bağış kabul etme işlemlerini bir örneklerle somutlaştırmaya çalışalım.

Örneğin bir belediyenin belirli bir taşınmaz üzerinde çocuk parkı yapmak için yardım kampanyası düzenlemesi durumunda, bu kampanya sonucunda elde edilecek paralar şartlı bağış niteliği taşıyacağından, belediyenin hem kampanya öncesi şartlı bağış kabulüne ilişkin belediye meclisi kararı alması gerekecek, hem de ilgili mülki idare amirinin iznini alması gerekecektir.

Ancak bir kişinin belediye ile kendiliğinden temasa geçerek belirli ya da herhangi bir taşınmaz üzerinde çocuk parkı yaptırılası şartıyla bağışta bulunacağını belirtmesi durumunda, işlemin gerçekleştirilmesi için belediye meclisinin kararı yeterli olacak; mülki idare amirinin izni aranmayacaktır.

3) İşlemlerin Mali Boyutu, Değerleme ve Muhasebe İşlemleri

5018 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinde; Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımların gelir kaydedileceği; nakdi olmayan bağış ve yardımların, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınacağı ifade edilmiştir.

Dolayısıyla ister doğrudan bağış ister yardım toplama sonucunda edinilsin, bu kapsamdaki varlıklar belediye hesapları ve bütçesi ile ilişkilendirilecektir. Toplanan paralar muhasebeye yansımayan banka hesaplarında tutulmayacak ya da mali tablolarda emanet hesaplarında izlenip buradan kullanılamayacaktır.

Yine aynı madde hükmünde; Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımların, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedileceği; bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamayacağı ifade edilmiştir.

Hükümden anlaşılacağı üzere bağış olarak kabul edilen kıymetlerle yardım toplama sonucunda elde edilen varlıkların, bütçe ve muhasebe işlemleri açısından bir farklı bulunmamaktadır. İki durumda da kıymetler belediye varlığı olarak işlem görecektir.

Örneğin, yaşanan bir doğal afet sonucunda belediyenin ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla başlattığı kampanyada verilen battaniyeler için taşınır işlem fişi düzenlenecek ve rayiç değeri üzerinden 150 İlk madde ve malzeme hesabına borç, 600 Gelirler hesabına alacak kaydedilecektir. Bu battaniyelerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ise kayıtlı değeri 630 Giderler hesabına borç, 150 İlk madde ve malzeme hesabına alacak kaydedilecek ve taşınır işlem fişi ile çıkışları yapılacaktır. Ayni yardımlar yerine nakdi yardım yapılması durumunda ise ilgili varlık hesapları (102 ve 600; sonrasında 630 ve 102 No.lu Hesaplar) yanında bütçe hesapları da çalıştırılacaktır.

Bağış ve yardımlar belediyenin kendi varlığı olarak işlem gördüğünden, bu varlıkların kullanımında da ilgili mevzuata uyulacaktır. Örneğin belediyenin vergi gelirlerini kullanarak yapmış olduğu sosyal yardımlarda uyduğu mevzuat, yardım kampanyası sonucu elde edilen varlıkların kullanımında da geçerli olacaktır.

Şunu da belirtmek gerekir ki, 5018 saylı Kanun 40 ıncı maddesinin son fıkrası gereği, şartlı bağış ve yardımların zamanında kullanılmaması ve/veya amacı dışında kullanılması gibi durumlarda iadeleri nedeniyle oluşabilecek kamu zararlarından, ilgili belediye yönetimi ve illiyet bağı bulunan kamu görevlileri sorumlu olacaktır.

4) Sonuç

Yazımızda belediyelerce bağış kabul etme işlemleri ve yardım toplama eylemleri ele alınarak; yardım toplama kampanyaları sonucu elde edilen varlıkların şartlı bağış niteliğinde olduğu, dolayısıyla yardım kampanyası öncesi mülki idari amirlerinden alınacak izinler öncesinde belediye meclislerinin de bu yönde karar alması gerektiği; bağış ve yardımlarla elde edilen ayni ve nakdi kıymetlerin belediye varlığı olarak işlem göreceği belirtilerek, bütçe ve muhasebe süreçlerine ilişkin kanaatlerimiz paylaşılmıştır.

Malimevzuat.com