|
ÖZET: Belediyelerin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olmadığına dair yapılan incelemeler sonucunda, bu durumun hukuki dayanakları net bir şekilde ortaya konmuştur. 1982 Anayasası’nın 126. maddesi, Türkiye’deki idari yapının merkezi ve mahalli idareler olarak ikiye ayrıldığını belirtmektedir. Mahalli idareler, kendi coğrafi alanlarında kamu hizmetlerini yürütmek üzere kanunla kurulan bağımsız tüzel kişiliklerdir. Bu yapı, mahalli idarelerin merkezi idare ile olan ilişkilerini düzenleyen bir çerçeve sunmaktadır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda yer alan tanımlar, mahalli idarelerin bütçelerinin genel yönetim kapsamındaki idareler arasında yer aldığını ortaya koymaktadır. Bu durum, mahalli idarelerin, merkezi idareye bağlı kuruluşlar olarak değil, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde faaliyet gösteren bağımsız yapılar olduklarını desteklemektedir. Sonuç olarak, mahalli idarelerin merkezi idare ile olan ilişkileri, bağımsızlıklarını zedelemeden düzenlenmiştir. Bu bağlamda, mahalli idarelerin Bakanlıkla olan münasebetleri, bağlı kuruluş olma statüsünü gerektirmemektedir. |
NOT: Belediyelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bağlı kuruluşu olmadığı hakkında
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-10960548 14/11/2024
Konu: Görüş (Belediyelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığının Bağlı Kuruluşu Olmadığı)
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: tarihli ve sayılı yazı.
Belediyelerin Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olup olmadığı hakkında ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 1982 Anayasasının 126 ncı maddesinde, “Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.
İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.” hükmü ile 127 nci maddesinde, “Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Cumhurbaşkanının izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinde, “Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında;
Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri,
Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini,
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar: Bu Kanuna ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumları,
Sosyal güvenlik kurumları: Bu Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelde yer alan kamu kurumlarını,
Mahallî idare: Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri,
…” hükmü ile 12 nci maddesinde ise, “Genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanır ve uygulanır. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamaz.
…” hükmü yer almaktadır.
Yine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinde “Mahalli idareleri ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini düzenlemek,” hükmü yer almaktadır.
Bunun yanında, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde bakanlıklara bağlı kuruluşlar sayılmıştır.
Bağlı kuruluşlar bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlıklara bağlı olarak özel kanunla kurulan, genel bütçeli veya özel bütçeli kuruluşlardır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, 1982 Anayasası gereğince idarenin merkezi idare ve mahalli idare olarak yapılandırıldığı, mahalli idarelerin kanunla kurulan bağımsız kamu tüzelkişileri olduğu, mahalli idareler ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini düzenlemek görevinin mahalli idarelerin Bakanlığımız bağlı kuruluşu olduğu anlamına gelmediği mütalaa edilmektedir.
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü