| Danıştay 8. Dairesi Esas : 2014/9108 Karar : 2016/6936 |
|
İstemin Özeti : İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 31/03/2014 gün ve E:2013/1339, K:2014/418 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : Hilal AKTEMUR DERMANCIOĞLU Düşüncesi : Sokakların araç park yeri olarak belirlenmesi işlemine karşı açılacak davada işlemin kamu yararı, şehircilik ve yolların asıl kullanım amacının engellenip engellenmeyeceği noktasında hukuka uygunluğunun araştırılacağı; ücretsiz yararlanma başvurusunun reddedilmesi halinde ise, parselinde otopark olup olmadığına göre otopark yönetmeliği uyarınca denetleme yapılması gerektiği tabii ise de, davacının davasının konusu; esasen daha önce yol üzeri araç park yeri olarak belirlenen sokağın işletilmesi yetkisinin belediye şirketine verilmesine ilişkin belediye meclis kararı ve teslime ilişkin idare işlemi olup; bu hususta belediyenin yetkisi dahilinde ve usulüne uygun olarak tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, davacının işyerinin de bulunduğu sokağın, otopark olarak işletilmesi için belediye şirketine kiraya verilmesi işlemi ile bu işlemin dayanağı olan meclis kararının iptali istemiyle açılmış olup; İdare Mahkemesince; 5216 sayılı Yasanın 7/f maddesi uyarınca yol ve sokak üzerindeki araç park yerlerini tespit etmek ve kiraya vermek konusunda büyük şehir belediyesinin yetkili olduğu; 26. maddesi uyarınca da bu yerleri belediye şirketine devir yetkisi olduğu; daha önce park yeri olarak belirlenen bu yerlerin belediye şirketine devrine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Olayda; davalı belediyenin yol üzeri araç park belirleme konusundaki yetkisine istinaden 2007 yılında davaya konu sokağı araç park yeri olarak belirleyip; 2009 tarihli meclis kararıyla da bu yerin işletilmesi işini belediye şirketine devrettiği; şirketçe işletilmeye başlanması akabinde davacı tarafından, şirkete kiralanması ve dayanağı meclis kararının iptali istenilmiş olup; davacının söz konusu sokağın araç park yeri olarak belirlenmesine ilişkin UKOME kararını veya ücretsiz park yerinden yararlanma hususunda tesis edilmiş bir işlemi davaya konu etmediği; anlaşıldığından bu aşamada yolların araç park yeri olarak belirlenmesi işleminin denetimi yapılamayacağı açıktır. Bu işlemlere karşı açılacak davada; yolların araç park yeri olarak belirlenmesi işleminin tesisinde takdir yetkisine sahip olan büyükşehir belediyesinin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun kullanıp kullanılmadığının teknik bir inceleme sonucu denetiminin yapılacağı tabiidir. Ancak, salt 5216 sayılı Yasanın 26. maddesindeki yetkiye istinaden, belediyenin işletme yetkisinin şirketine devrinden ibaret olan meclis kararı ve uygulama işleminin davaya konu edildiği anlaşılmakta olup; işlemin Yasanın aradığı koşullara uygun olduğu görüldüğünden iptalini gerektiren bir neden görülmemiştir. İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen açıklama ile onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin 31/03/2014 tarihli kararını temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun bulmuş ve davanın reddine karar vermiştir. Davacı, sokağın otopark olarak işletilmesi için belediye şirketine kiraya verilmesine itiraz etmiştir. Ancak, büyükşehir belediyesinin bu konuda yetkili olduğu ve işlemlerin yasal çerçevede gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla, temyiz talebi reddedilmiş ve İdare Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. |