ÖZET: Bu Sayıştay kararı, Belediyenin 2003 yılında tahakkuk etmiş Su Parası alacaklarının 2013 yılı itibarıyla tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğratıldığı iddiasını incelemektedir. Sorumlu İşletme Müdürü, eski borç bilgilerini içeren su fatura bildirimlerinin tebliğ edildiğini ve bunun zaman aşımını durduran bir yöntem olduğunu savunarak, alacakların zamanaşımına uğramadığını belirtmiştir. Ancak, Sayıştay, kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmasından muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğunu vurgulamış ve bu sorumluluğun, gelirlerin tarh ve tahakkuk aşamalarının sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesi şartına bağlı olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, sorumluluk itirazları reddedilmiş ve zamanaşımını kesen evrakların incelenmesi için ilgili hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu durum, kamu zararının belirlenmesinde mevzuata uygun işlemlerin yapılmasının önemini ortaya koymaktadır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2013
Dairesi 6
Karar No 40654
İlam No 42905
Tutanak Tarihi 29.3.2017
Kararın Konusu Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Konu: Belediye Gelirinin zamanaşımına uğratılması.

7- 241 sayılı İlam’ın 12 nci maddesiyle; … Belediyesinin 2013 Mali Yılı Yönetim Dönemi Hesabının ve Belediye Yönetim Bilgi Sistemi incelenmesi neticesinde, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alana Su Parası Alacaklarına ilişkin 2003 yılında tahakkuk etmiş alacakların 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu İşletme Müdürü (Gerçekleştirme Görevlisi) … göndermiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle; birinci maddedeki açıklamalarını tekrar etmiş sadece sonuç kısmında;

Yukarıda yazılı mevzuat hükümleri ve mahkeme kararları doğrultusunda Belediyenin 2003 yılında tahakkuk etmiş Su Parası alacakları için sorgu konusu yapıldığı tarihten bu güne kadar;

*Su fatura bildirimlerinde eski borç bilgilerinin gösterildiği ve bildirildiği, bildirimin arka yüzünde bulunan 4. maddede yer alan “7201 sayılı yasanın 21. maddesine göre abonenin adresine yapılan bildirimler abonenin kendisine yapılmış sayılır” denildiği, bunun da eski borcun aboneye tebliğ edildiğinin göstergesi olduğu ve zaman aşımını durduran, kesen bir yöntem olduğu, bu sebeple Belediye su alacakları ile ilgili olarak zaman aşımına uğramış bir alacaktan söz etmenin mümkün olmadığı, Çanakkale Belediyesi resmi web sayfasından da tüm mükelleflerinin Belediyeye olan tüm borçlarını sorgulama imkanı bulunduğu, dolayısı ile mükelleflerinin 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun Hemşehri Hukuku başlıklı 13. maddesinde yer alan sorumluluklarını da yerine getirmesi gerektiğinin aşikar olduğu,

*Ayrıca 173 Adet mükellefe … TL Borçlar Kanununa göre haciz/icra işlemi yapılması için Belediye Avukatına yazılmış ve işlemleri yapıldığı,

Yapılan bu iş ve işlemlerin hepsinin zamanaşımını kesen iş ve işlemler olduğu, 2003 yılında tarh ve tahakkuk etmiş alacaklar için zamanaşımı süresi 2013 iken bu süreye 10 yıl daha ekleyerek 2023 yılı olduğu, dolayısı ile belediye Su Parası alacaklarının zamanaşımına uğratılmadığı ve kurum açısından kamu zararı oluşmadığı,

Belediyenin 2008 yılında tahakkuk etmiş Su Parası alacakları için, Amme Alacakları Kanunun 102. ve 103. Maddeleri ve Borçlar Kanunu kapsamında tahsil zamanaşımını kesen Avukat aracılığıyla; ödeme emri tebliği, tapu ve banka hesaplarına haciz işlemi ve tebliğ yapılması sonucunda zamanaşımının kesildiği, kanunun gösterdiği 5 yıllık süreden sonra ek 10 yıllık süre daha kazanılmış olduğu, tahsilat ve haciz/icra işlemlerine devam edildiğini, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılaması birinci madde için verilen karşılamanın aynısıdır.

Aynı madde ile ilgili olarak 40655 sayılı dosyada yer alan ve İlam’da Muhasebe Yetkilisi olarak sorumlu tutulan Mali Hizmetler Müdür Vekili … ‘nun dilekçesi ile 40655 sayılı dosyada Başsavcılık Karşılaması birinci madde için verilen karşılamanın aynısıdır.

40656 sayılı dosyada yer alan ve İlam’da Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumlu tutulan Su İşleri Müdürü …’ın dilekçesinde özetle;

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun Amme Alacağının Cebren Tahsilinin İkinci Kısmının “Haciz Varakası” başlıklı 64 üncü maddesinde “Haciz muameleleri tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılır.” denildiği,

İlgili sorgu maddeleriyle alakalı olarak, kurumun kamu zararına uğratılması ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, 

Sorgu evrağında sorumlular kısmında Su İşleri Müdürü olarak adınında yer almasının kanuni bir dayanağının olmadığını, 5018 Sayılı Kamu Malı Yönetimi ve Kontrol Kanununun 38. maddesinde “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili, kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” şeklindeki düzenlemenin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinden aynı kişinin sorumlu olduğu ifadesinin yer aldığı, Su İşleri Müdürlüğüne Belediye Meclisince çıkarılan yönetmelikte böyle bir görev verilmediği, görev tanımında sadece tarh ve tahakkuk işlemlerinden sorumlu tutulduğunu,

Ayrıca Belediye Tahsilat Yönetmeliğinin 2. maddesinde “tahsilat müdürü, şefi veya memuru; A-Tahakkuk servi since, tahakkuk ettirilmiş olanlarla tahakkuk tahsiline bağlı veya hükmen kabili tahsil hale gelmiş belediye gelirlerinin zamanında tahsilini ve bankaya veya vezneye teslimini temin etmek” ifadesi ile tahakkuk servisinin belediyedeki karşılığının Su İşleri Müdürlüğü olduğu, tahsilat müdürlüğü ve şefliğinin belediyedeki karşılığının da İşletme Müdürlüğü ve ona bağlı tahsilat şefliği olduğunun bilindiğini,

08.05.2013 tarihinde Belediye Meclisinin almış olduğu kararla Su İşleri Müdürlüğünün kaldırılarak, bu birimin görev ve sorumluluklarının bu tarihten itibaren İşletme Müdürlüğüne devrolunduğu, 23.05.2013 tarihi itibari ile kendisine başka bir müdürlük görevi verildiği, şu an hala o görevi yürütmekte olduğu dolayısıyla görev dönemi yönünden de kendisinin sorumlu tutulmasının uygun olmadığını düşündüğünü,

Savunmasında belirttiği gerekçeler göz önünde tutulduğu taktirde kurumun kamu zararına uğratılmasında kendisinin bir sorumluluğunun olmadığı, denetçi görüşünde de şahsının hariç tutulması yönünde fikre varıldığını,

Belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

40656 sayılı dosyada Başsavcılık Karşılaması birinci madde için verilen karşılamanın aynısıdır.

Duruşma talebinde bulunan … , … ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

… Belediyesinin 2013 Mali Yılı Yönetim Dönemi Hesabının ve Belediye Yönetim Bilgi Sistemi incelenmesi neticesinde, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında yer alana Su Parası Alacaklarına ilişkin 2003 yılında tahakkuk etmiş alacakların 2013 yılı sonu itibariyle tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratılması suretiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak 40656 sayılı dosyada sadece sorumluluk itirazında bulunulduğu için öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.

Sorumluluk İtirazına ilişkin olarak:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” denilmekte olup “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38 inci maddesinde ise “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.

Diğer yandan Muhasebe yetkilisi ve mali hizmetler birimi idari anlamda bir bütünü ifade etse de, belediye gelirlerinin tahsilatı aşamasında mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; “Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur” denilerek, kamu gelirleri ile ilgili olarak sorumluluk tanımlanmış olup; tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmıştır.

Aynı Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

…

e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

…

Esas alınır…” hükmü yer almaktadır.

40656 sayılı dosyada sorumluluk itirazında bulunan Gerçekleştirme Görevlisi Su İşleri Müdürü … dilekçesinde 08.05.2013 tarihinde Belediye Meclisinin almış olduğu kararla Su İşleri Müdürlüğünün kaldırılarak, bu birimin görev ve sorumluluklarının bu tarihten itibaren İşletme Müdürlüğüne devrolunduğu, 23.05.2013 tarihi itibari ile kendisine başka bir müdürlük görevi verildiği, şu an hala o görevi yürütmekte olduğu dolayısıyla görev dönemi yönünden de kendisinin sorumlu tutulmasının uygun olmadığını düşündüğünü ifade etmekte ise de; İlamda bu husus zaten dikkate alınmış ve kendisi ilgili mali yıl içerisinde 08.05.2013 tarihine kadar söz konusu sorumlu idari birim olan Su İşleri Müdürlüğü görevini yapmış olduğu, görev yaptığı dönem içerisinde Su Parası Alacaklarına ilişkin herhangi bir işlem yapmış olduğunu da beyan etmemiş olduğu için sorumluluk itirazı yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle 40656 sayılı dosya kapsamındaki başvurucunun SORUMLULUK İTİRAZININ REDDİNE, Oyçokluğu ile,

Birinci maddede açıklanan nedenlerle, 40655 sayılı dosya kapsamındaki başvurucunun bu madde ile ilgili olarak yapmış olduğu SORUMLULUK İTİRAZININ REDDİNE, Oyçokluğu ile,

Söz konusu gelirlerle ilgili olarak zamanaşımını kesen evrakların, ödeme emri tebliğlerinin, tapu ve banka hesaplarına haciz işlemlerinin, yapılandırma uygulamalarının, tebliğ ve ilanen tebliğ işlemlerinin, eksilten tahakkuk icmallerinin ve devam eden tahsilat ve haciz işlemlerine ait belgelerle temyiz duruşması sırasında sunulan ek belgelerin incelenmesinin temini için 241 sayılı İlam’ın 12 nci maddesi hükmünün BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, Oyçokluğu ile,

İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR:
**Soru 1:** Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildikten sonra muhasebe yetkilisinin sorumluluğu ne zaman başlamaktadır?
**Cevap:** Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildikten sonra muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğu başlamaktadır.

**Soru 2:** Belediye gelirlerinin tahsilatı aşamında mali sorumluluk anlamında farklı birim veya kişilerden oluşabilir mi?
**Cevap:** Evet, farklı birim veya kişilerden oluşabilir.

**Soru 3:** Kamu gelirleri ile ilgili olarak hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmaktadır?
**Cevap:** Tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin hangi safhalarında kimlerin sorumlu olduklarının kurum kanunlarına bırakılması ile farklılaşan ve karmaşıklaşan bir sistemi ortaya çıkarmıştır.

**Soru 4:** Kamu zararının belirlenmesinde önemli olan nedir?
**Cevap:** İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması.

**Soru 5:** Gerçekleştirme Görevlisi Su İşleri Müdürü tarafından dilekçede hangi tarihte belediye meclisinin almış olduğu kararla su işleri müdürlüğünün kaldırıldığı ve görevlerin başka birimlere devrolunduğu?
**Cevap:** 08.05.2013 tarihinde.

**Soru 6:** Sorumluluk itirazında bulunan Gerçekleştirme Görevlisi Su İşleri Müdürü … dilekçesinde hangi hususu ifade etmemiş?
**Cevap:** Gerçekleştirme Görevlisi Su İşleri Müdürü … dilekçesinde herhangi bir işlem yapmış olduğunu da beyan etmemiş.

**Soru 7:** Muhasebe yetkilisinin sorumluluk itirazının sonucu ne olmuştur?
**Cevap:** SORUMLULUK İTİRAZININ REDDİNE, Oyçokluğu ile,

**Soru 8:** Zamanaşımını kesen evrakların incelenmesinin temini için hangi madde hükmüne atıfta bulunulmuştur?
**Cevap:** 241 sayılı İlam’ın 12 nci maddesi.

**Soru 9:** Sorumlu yetkilinin zamanaşımı kesme işlemlerinin incelenmesinin teminine ait belgelerle temyiz duruşması sırasında ne yapılması gerekmekte idi?
**Cevap:** Temyiz duruşması sırasında sunulan ek belgelerin incelenmesinin temini için

**Soru 10:** Sorumlu yetkilinin zamanaşımı kesme işlemlerinin incelenmesinin teminine ait belgelerle ilgili olarak hangi sonucun elde edileceği sorusunun cevabı nedir?
**Cevap:** BOZULARAK DAİRESİNE TEVDİİNE, Oyçokluğu ile,

Tanımlar:
– **Kamu zararının belirlenmesinde esas alınan hususlar:**
a) Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri,
b) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
c) Diğer kamu zararını oluşturan nedenler.
– **Kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak diğer hususlar:**
a) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
b) Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri.