ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin üye olduğu Belediyeler Birliği’ne ödediği aidatın kamu zararı oluşturup oluşturmadığına dair bir hukuki değerlendirme içermektedir. Anayasa’nın dernek kurma hürriyeti ile ilgili maddeleri ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’ndaki düzenlemeler, tüzel kişilerin derneklere üye olmasının yasal çerçevesini belirlemekte, bu üyeliğin doğal bir sonucu olarak aidat ödenmesini gerektirmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelerin uluslararası teşekküllere üye olmasını teşvik etmekte ve bu bağlamda herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, belediyenin ödediği aidatın, üyeliğin bir gereği olduğu ve bu ödemenin kamu zararı oluşturmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu aidat ödemesi ile ilgili olarak herhangi bir hukuki engel olmadığına ve kamu zararı oluşmadığına karar verilmiştir. Karar, Sayıştay Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince temyiz ve yargılamanın iadesi yollarının açık olduğu belirtilerek oybirliğiyle alınmıştır.

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2014
Dairesi 5
Karar No 166
İlam No 181
Tutanak Tarihi 14.4.2016
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

Belediyenin üye olduğu birliğe aidat ödenmesi

Belediyenin üye olduğu ……..Belediyeler Birliği’ne üyelik aidatı ödenmesi neticesinde …….. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dernek Kurma Hürriyeti” başlıklı 33 üncü maddesinde “Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” denilmektedir.

5253 sayılı Dernekler Kanununun “Dernek Kurma Hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde ise; “Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir” hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, tüzel kişilerin yetkili organlarının kararı ve izni ile dernek kurması ya da kurulmuş olan derneklere üye olması mümkündür. Bu konuda yapılacak bir kısıtlama Anayasa aykırı olacaktır. Derneklere üye olmanın doğal bir sonucu da, üyeliğe ilişkin Dernekler Kanununda getirilen yükümlülükleri yerine getirmektir. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de aidat ödemesidir.

Kaldı ki, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 53 üncü maddesinde, afetlerde, afet bölgesine yardım edilmesi ve 74 üncü maddesinde de, kardeş kentlerle ilişki kurulması gibi, belediyelerin, mahalli müşterek nitelikte olmayan yetki ve sorumluluklarının da bulunmaktadır. Ayrıca, 5393 sayılı Kanun prensip olarak özel kurum ve kuruluşlara üyelikleri engellememekte ve hatta teşvik etmektedir. Kanunun 74 üncü maddesinde, “Belediye, belediye meclisinin kararına bağlı olarak görev alanıyla ilgili konularda faaliyet gösteren uluslararası teşekkül ve organizasyonlara, kurucu üye veya üye olabilir” denilmek suretiyle uluslararası teşekkül ve organizasyonlara üye olunabileceği belirtilmiştir.

Görüleceği üzere, belediyelerin derneklere üye olmaları konusunda, Anayasa, Belediye Kanunu ve Dernekler Kanunu açısından herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, yapılan bu ödeme bir aidat ödemesi olup, üyeliğin doğal bir sonucu olması sebebiyle, yardım ya da kaynak aktarımı olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Dolayısıyla, …….Belediyesi tarafından …… Belediyeler Derneğine üye olunmasında ve …… TL tutarındaki aidat ödemesi yapılmasında, mevzuata aykırı bir durum ve sebep olunan bir kamu zararı bulunmamaktadır.

Bu itibarla, kamu zararı oluşmayan …… TL ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,

İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu ve 56 ncı maddesi gereğince beş yıl içinde Sayıştay Daireleri nezdinde yargılamanın iadesi yolu açık olmak üzere oybirliğiyle,

Karar verildi.