ÖZET: Başvuru, Urla Belediyesi’ne ait bir parselde bulunan toprak kitlesinin kaldırılması talebine ilişkindir. Şikâyetçi, bu toprak kitlesinin can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, belediyenin gerekli önlemleri almadığını iddia etmiştir. Urla Belediyesi, başvuranın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve istinat duvarı yapımının kendisine ait olduğunu ifade etmiştir. İdare, şikâyetçinin inşaat sürecinde istinat duvarı projesini onayladığını, ancak bu duvarın inşaatının yapılmadığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddine karar vermiştir. Şikâyetçinin talebi, istinat duvarının yapılması ve güvenliğin sağlanması yönünde gerekli önlemlerin alınması konusunda Urla Belediyesi’ne tavsiye edilmiştir. İdare, şikâyetçinin yükümlülüklerini yerine getirmediği ve can güvenliği açısından herhangi bir tehlikenin bulunmadığını ifade etmiştir. Bu durum, başvuranın inşaat sürecinde kendi sorumluluklarını yerine getirmediğini göstermektedir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabul edilmesiyle birlikte, Urla Belediyesi’ne, başvuranın inşa edeceği istinat duvarının güvenliğini sağlaması için gerekli tedbirlerin alınması konusunda tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, şikâyetçinin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10252-S.21.16515

BAŞVURU NO : 2021/1862

KARAR TARİHİ : 09/07/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : URLA BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Taşınmazının bitişiğinde bulunan toprak kitlesinin kaldırılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; Mah. Sk. No: adresi ve / no.lu parselde bulunan yapının bitişiğinde Urla Belediyesine ait / no.lu parsel bulunduğunu, Belediyenin kendisine ait parselde toprak kayması tehlikesi oluşturan toprak kitlesini almayı kabul etmeyerek sorumluluklarını yerine getirmediğini ve can ve mal güvenliğini tehdit eder derecede görevlerini ihmal ettiğini, Belediyenin şehrin ortasında, merkezi bir konumda, etrafı tamamen konut alanlarından oluşan böyle bir yerde herhangi bir düzenleme, temizlik vs. işlemi yapmadığını, Belediyeye ait parselin yüksek konumda olduğunu, eğimli bir yapıya sahip olduğunu ve 7-8 metrelik bir kot farkı bulunduğunu, kendi binaları ile olan sınırına ancak

2 metre yüksekliğinde bir duvar yapılabildiğini, bunun üstünde kalan bölümün parsel içinde olduğunu,

kendilerinin herhangi bir işlem yapmalarının mümkün olmadığını, tehlikenin kendilerinin yapacağı istinat duvarıyla giderilebilecek bir sorun olmadığını, mevcut yağış ve fırtınalar nedeniyle zaman zaman toprak ve taşlar döküldüğünü, bunların parselin üst kısımlarından geldiğini, Urla Belediyesi Fen İşleri

Müdürlüğünün durumu yerinde incelemesine ve sorunu görmüş olmasına rağmen aylarca bekletip herhangi bir işlem yapmadığını iddia ederek, tehlike oluşturan parselde gerekli önlemlerin alınması, sorumlu kişiler hakkında görevi kötüye kullanma ve taksirle genel güvenliği tehlikeye sokmaktan inceleme başlatılması talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden mevzuatımızdaki dostane çözüm hükümlerini hatırlatan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Urla Belediye Başkanlığından alınan 04/03/2021 tarihli ve E- – –

sayılı cevabi yazıda özetle; “İlgi yazınız gereği yapılan incelemede, İlçemiz Mahallesi, Sokak No: adresinde yer alan ve tapuda ada parselde kayıtlı taşınmazda, parsel maliki tarafından bina yapma talebiyle kurumumuza başvuruda bulunulduğu; bunun üzerine taşınmaza kot verildiği; mimari proje onayı yapıldığı; binanın temelini aplike etmek için yapılacak hafriyat sonrası arka cephede meydana gelecek kot farkı için istinat duvarı ihtiyacı doğacağından yine bu hususta tarafından kurumumuza istinat duvarı projesi sunulduğu ve bu projenin de onaylandığı; sonrasında tarafından hem ana bina hem de istinat duvarı yapımı için Yapı Denetim firmasıyla fenni mesullük sözleşmeleri düzenlendiği; ayrıca diğer istenen belgelerin teminiyle birlikte, kurumumuzca 30/12/2019 tarihinde Sayılı Yapı Ruhsatı Belgesi adına düzenlenmiştir.

Yapı Ruhsatı belgesi düzenlendikten sonra tarafından hafriyat yapılmış, teknik açıdan öncelikle istinat duvarı yapılması gerekirken doğrudan ana binanın inşai faaliyetine başlanmıştır. Halen daha söz konusu istinat duvarı inşaatına tarafından başlanılmadığı görülmektedir.

işbu istinat duvarının belediyemizce yapılması gerektiğini, kurumumuza geldiğinde şifahen birkaç kez ifade etmiş olup sonrasında da bu hususu yazılı başvuruya dönüştürmüştür. İnşaat yapma maksadıyla yapılan hafriyat neticesinde oluşan kot farkını dengelemek üzere kendisince kurumumuza istinat duvarı projesi sunulmuş; kurumumuzca da onaylanarak kendisine istinat duvarı ruhsatı verilmiştir.

da istinat duvarı yapım işinin yasal olarak kendisine ait olduğu hususu gerek şifahen gerekse de yazılı olarak bildirilmiştir. Maliyetin yüksek oluşundan mı yoksa başka bir sebepten midir bilinmez kendisinin yapması gereken istinat duvarı yapım işini belediyemize yüklemek istemektedir.

Ancak bu yükümlülük aittir.

Öte yandan ada parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti belediyemize ait olmakla birlikte, büyük bir bölümü şev alanında kalmakta, bir kısmı ise düzlüktür; ve park alanı olarak kullanılmaktadır.

Belediyemizce buraya herhangi bir toprak yığını yaratılmamıştır. Toprak dökülmemiştir. Zemin ham toprak halindedir. Ekteki resimlerde görüldüğü gibidir. Şev alanına denk gelmektedir ve taşınmazıyla arada doğal kot farkı bulunmaktadır. burada fazladan bir miktar hafriyat yapmış, sonrasında istinat duvarı da yapmayarak burada risk var gelin yukarıdan kademelendirme yapın şeklinde ifadelerde bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu alandaki başka taşınmazlar da bulunmakta olup can güvenliği açısından bugüne kadar herhangi bir tehlikeli olay yaşanmamıştır. Killi kireçli toprak yapısının yanı sıra yapmakla yükümlü olduğu istinat duvarı ve tesviye sonrası, alanda herhangi bir tehlikeli durum bulunmayacağı değerlendirilmektedir. … ” açıklamasına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

… ” hükmüne, 4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak

kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine, 5. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine, 6. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla … a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. … Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…” hükmüne, 7. 3194 sayılı İmar Kanununun “Yapı ve Yapı ile İlgili Esaslar” başlıklı 4 üncü bölümünün “Yapı”

başlıklı 20’nci maddesinde; “Yapı:

a)Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.” hükmüne, 7.1.“Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.

Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz…” hükmüne, 7.2. “Yapı kullanma izni” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.

Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.

Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.” hükmüne, 7.3.“Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde; “Bu

Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim

yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.

(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.” hükmüne, 7.4..“İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinde; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır…

(Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre,…idari para cezaları uygulanır.

… Yapıldığı tarih itibarıyla plana ve mevzuata uygun olmakla beraber, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği veya edeceği ilgili idare veya mahkeme kararı ile tespit olunan yapılara, ilgili idarenin yazılı ikazına rağmen idarece tanınan süre içinde takviyede bulunmayan veya bu yapıları 39 uncu madde uyarınca yıkmayan yapı sahibine …idari para cezası verilir.” hükmüne, 8. 03/07/2017 tarihli ve 30113 saylı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin

“Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte geçen; … öööö) (Değişik:RG-27/10/2018-30578) Yapı kullanma izin belgesi: Yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak tamamlandığını gösteren, yapının kullanımına izin veren, Ek-9’da yer alan forma uygun olarak düzenlenen, onaylı belgeyi, … rrrr) (Değişik:RG-27/10/2018-30578) Yapı ruhsatı: Bir parselde, Ek-10’da yer alan forma uygun olarak bu Yönetmelikle öngörülen belgeler ile projelerin onaylanması sonrasında ilgili idaresince tanzim edilen, onaylı resmi izin belgesini, ifade eder. ” hükmüne, 8.1. “Bahçe tesviyelerine ilişkin esaslar” başlıklı 15’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bahçe tesviyelerinde oluşacak kademelerde çevre binaların, parseldeki binanın ve bahçelerdeki yaşam alanlarının güvenliğini sağlayacak şekilde, teraslama, istinat duvarı ve benzeri uygulamalar mühendislik esaslarına göre projelendirilerek yapılır.” hükmüne, 8.2.“Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler” başlıklı 59’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yapı ruhsatı başvurusu yapılan bir parselde, mimari projenin ilgili idaresince onaylanmasını müteakip, fenni mesul ve iş güvenliği sorumluluğunun üstlenilmesi, uygulamaların şantiye şefi tarafından yürütülmesi, yapı sahibi ve müteahhidi tarafından yapı ruhsatı alınmadan yapının inşasına başlamayacağına dair noter taahhütnamesi verilmesi kaydıyla, ruhsatı veren idarenin uygun görüşü ile kazı izni verilebilir. Bu iznin verilebilmesi için sorumluluğun üstlenildiğine dair hususun da fenni mesul ve şantiye şefi taahhütname ve sözleşmelerinde yer alması zorunludur. Ancak, kazı sahasında kazık, palplanş, istinat duvarı ve benzeri uygulamaların olması durumunda, bu yapıların projelerinin onaylanması ve ruhsatlandırılması zorunludur.” hükmüne, 8.3. “İstinat duvarları” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “Parsel içinde istinat duvarı yapılması gereken hallerde, belediyenin ilgili biriminden istinat duvarı için, yanal yüzey alanı üzerinden ruhsat alınması mecburidir. Bu tür parsellerde yapılacak binalara istinat duvarı tamamlanmadan önce hiçbir şekilde yapı kullanma izni verilmez.” hükmüne, 8.4. “Yapı kullanma izni” başlıklı 64’üncü maddesinde; “(1) Yapı tamamlandığında tamamının veya kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığında bu kısımlarının kullanılabilmesi için, mal sahibinin müracaatı üzerine yapı ruhsatını veren ilgili idareden izin alınması zorunludur. Bu iznin alınması için ilgili idareye yapılan başvuru dilekçesi ekinde, fenni mesullerin veya yapı denetim kuruluşlarının yapının ruhsat eki projelerine, fen ve sağlık kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını, mevzuata

uygun malzeme kullanılıp kullanılmadığını belirten raporları, yetki belgesini haiz mimar, mühendis veya kuruluşlarca tanzim edilen enerji kimlik belgesi ile yapıya ilişkin fotoğrafları yer alır.

… (3) (Değişik:RG-27/12/2019-30991) Mal sahibinin yapı kullanma izni müracaatı üzerine ruhsat vermeye yetkili idare, ayrıca bir başvuru aramaksızın yapının ruhsat ve eklerine, fen ve sağlık kurallarına uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığını belirler.

(4) Yapının mevzuata uygun bulunması halinde, 30 gün içinde yapı kullanma izin belgesi düzenlenir. Aksi halde, eksikliklerinin tamamlanarak yapının mevzuata uygun hale getirilmesi istenir. Eksikliklerin tamamlanmasından sonra, aynı süreç izlenerek yapı kullanma izin belgesi düzenlenip, yapı kullanma izni verilir. Yapı kullanma izin belgesinin birer örneği, mal sahibi ve/veya sahiplerine, yapının müteahhidine ve fenni mesullere verilir.” hükmüne, 9. 03/06/2021 tarihli ve 31500 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar

Yönetmeliğinin “Tanımlar başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “İstinat duvarı:

Yol ve bitişik arsa kotlarını da göz önünde bulundurarak vaziyet planına işlenen, farklı düzeydeki zeminlerde oluşan zemin etkilerini güvenlikle karşılamada, zemini tabii şev açısından daha dik tutmak amacı ile inşa edilen ve düşey veya düşeye yakın duvarı, … ifade eder.” düzenlemesine, 9.1. “Bahçe tesviyelerine ilişkin esaslar” başlıklı 16’ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bahçe tesviyelerinde oluşacak kademelerde çevre binaların, parseldeki binanın ve bahçelerdeki yaşam alanlarının güvenliğini sağlayacak şekilde, teraslama, istinat duvarı ve benzeri uygulamalar mühendislik esaslarına göre projelendirilerek yapılır.” düzenlemesine, 9.2. “Projeler ve yapı izin belgelerine ilişkin hususlar” başlıklı 57’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Projeler ve yapı izin belgelerine ilişkin hususlarda; … f) İstinat duvarlarına ilişkin olarak Planlı Alanlar

İmar Yönetmeliğinin 60 ıncı maddesi, … uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından, şikâyetçinin talebinin reddi, başvuru konusu taşınmazın bulunduğu alanda can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaların yapılarak tedbir alınması ve yapı kullanma izni verilmeden önce başvuran tarafından inşa edilecek olan istinat duvarının, güvenliği gerektiği şekilde sağlaması durumunun kontrol edilmesi hususunda tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Uyuşmazlık konusu özetle; şikâyetçi tarafından arsası üzerinde yapılan inşaatın bitişiğinde bulunan

Belediyeye ait parselde bulunan toprak yığınının Belediye tarafından kaldırılması talebinin reddinin incelemesi talebine ilişkindir. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ifade edilen açıklamalarda bulunmuştur.

12. İlgili İdare tarafından söz konusu talebin reddedilme gerekçesi olarak özetle; Yapı Ruhsatı belgesi düzenlendikten sonra şikâyetçi tarafından hafriyat yapıldığı, teknik açıdan öncelikle istinat duvarı yapılması gerekirken doğrudan ana binanın inşai faaliyetine başlandığı, şikâyetçinin Kurumlarına gelerek şifahen istinat duvarının Belediyelerince yapılması gerektiğini ifade ettiği, sonrasında da bu hususu yazılı başvuruya dönüştürdüğü, inşaat yapma maksadıyla yapılan hafriyat neticesinde oluşan kot farkını dengelemek üzere şikayetçi tarafından Belediyelerine istinat duvarı projesi sunulduğu, istinat duvarı ruhsatı

verildiği, istinat duvarı yapım işinin yasal olarak şikayetçiye ait olduğu, şikayetçinin kendisinin yapması gereken istinat duvarı yapım işini Belediyelerine yüklemek istediği, 12.1. ada parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin Belediyelerine ait olduğu, büyük bir bölümünün şev alanında kaldığı, bir kısmının ise düzlük olduğu ve park alanı olarak kullanıldığı, Belediyelerince buraya herhangi bir toprak yığını oluşturulmadığı, şikâyetçinin taşınmazıyla arada doğal kot farkı bulunduğu, şikâyetçinin burada fazladan bir miktar hafriyat yaptığı, alanda başka taşınmazların da bulunduğu, can güvenliği açısından bugüne kadar herhangi bir tehlikeli olay yaşanmadığı, istinat duvarı ve tesviye sonrası, toprak yapısı killi kireçli olduğundan alanda herhangi bir tehlikeli durum bulunmayacağının değerlendirildiği belirtilmiştir.

13. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; İmar Kanunu’nun 20’nci maddesinde yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, 21’inci maddesinde bütün yapılar için yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu, 30’uncu maddesinde yapı tamamen bittiği takdirde kullanılabilmesi için yapı kullanma izni alınması gerektiği, bunun içinde yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğunun ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerektiği, 42’nci maddesinde imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında idari müeyyideler uygulanacağı, 13.1. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 15’inci maddesinin dördüncü fıkrasında bahçe tesviyelerinde oluşacak kademelerde çevre binaların, parseldeki binanın ve bahçelerdeki yaşam alanlarının güvenliğini sağlayacak şekilde, teraslama, istinat duvarı ve benzeri uygulamaların mühendislik esaslarına göre projelendirilerek yapılacağı, 59’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında kazı sahasında istinat duvarı olması durumunda projesinin onaylanmasının ve ruhsatlandırılmasının zorunlu olduğu, 60’ıncı maddesinde parsel içinde istinat duvarı yapılması gereken hallerde, belediyenin ilgili biriminden istinat duvarı için, yanal yüzey alanı üzerinden ruhsat alınmasının mecburi olduğu, bu tür parsellerde yapılacak binalara istinat duvarı tamamlanmadan önce hiçbir şekilde yapı kullanma izni verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

14. Şikâyet dosyası kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; şikâyet konusu taşınmazın ada parselde bulunduğu, taşınmazın maliki olan şikâyetçi tarafından bina yapma talebiyle Urla

Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulduğu, bunun üzerine taşınmaza kot verildiği, mimari proje onayı yapıldığı, 30/12/2019 tarihinde Sayılı Yapı Ruhsatı Belgesi düzenlendiği, şikâyetçi tarafından 22/05/2020 tarihli ve sayılı dilekçe ile istinat duvarı inşaatı için ruhsat talebinde bulunulduğu, istinat duvarı projesi sunulduğu ve bu projenin Belediye tarafından onaylandığı, şikâyetçi tarafından hem ana bina hem de istinat duvarı yapımı için Yapı Denetim firmasıyla fenni mesullük sözleşmeleri düzenlendiği, şikâyetçi tarafından verilen 09/09/2020 tarihli dilekçe ile mülkiyeti Belediyeye ait olan ve şikâyetçinin taşınmazının bitişiğinde bulunan ada parselde Belediyeden kademelendirme yapılması talebinde bulunulduğu, söz konusu dilekçeye istinaden Belediye tarafından verilen 28/12/2020 tarihli ve E– – sayılı cevabi yazıda “… taşınmazınızda bina yapma talebiyle kurumumuza müracaat ederek yapı ruhsatı ve arka cephedeki oluşacak kot farkı sebebiyle emniyet için istinat duvarı ruhsatı düzenlenerek inşai faaliyete başlandığı anlaşılmış; iki katlı betonarme binanın takriben %85-90 seviyelerde olduğu; ancak ruhsat sonrası ilk aşama olan kazı ve hafriyat işlemi sonrasında yapılması gereken istinat duvarının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Gerek kısa mesafede çok fazla kot farkı bulunduğundan teknik açıdan; gerekse de iki katlı betonarme ana binanın öncelikle yapılması sebebiyle Sokak istikametinden de çalışma imkanı kalmadığı görülmektedir. Tarafınıza düzenlenen istinat duvarı ruhsatı gereği mahallinde gerekli istinat duvarının yapılarak tarafınızca gerekli tedbirin alınması” şeklinde

2 belirtildiği, ada parselin “arsa” niteliğinde ve 770 m olduğu, büyük bir bölümünün şev alanında

kaldığı, bir kısmının düzlük olduğu ve park alanı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

15. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda eşitliği gözeten, adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, hukuk güvenliğini sağlayan, bütün etkinliklerinde hukuka uyan devlettir. Kişilerin, devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir.

16. İstinat duvarı, yol ve bitişik arsa kotları da göz önünde bulundurularak vaziyet planına işlenen, farklı düzeydeki zeminlerde oluşan zemin etkilerini güvenlikle karşılamada, zemini tabii şev açısından daha dik tutmak amacı ile inşa edilen ve düşey veya düşeye yakın duvar olarak tanımlanmıştır. Özellikle kot farkının doğuracağı risklerin giderilmesi ile can ve mal güvenliğinin sağlanması ve mülkiyet hakkının korunması için istinat duvarına mevzuatımızda ayrıntılı düzenlemelerle yer verilerek mülkiyet sahiplerine ve idarelere sorumluluklar yüklendiği görülmektedir.

17. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde istinat duvarının mühendislik esaslarına göre projelendirilmesi zorunlu tutulmuş olup, kazı sahasında istinat duvarı olması durumunda projesinin onaylanmasının ve ruhsatlandırılmasının zorunlu olduğu, parsel içinde istinat duvarı yapılması gereken hallerde, belediyenin ilgili biriminden istinat duvarı için, yanal yüzey alanı üzerinden ruhsat alınmasının mecburi olduğu ve istinat duvarı tamamlanmadan önce hiçbir şekilde yapı kullanma izni verilmeyeceği amir hükümlerine yer verildiği görülmektedir.

18. Buna göre istinat duvarının yapılmasının zorunlu olduğu yerlerde taşınmaz malikleri tarafından projelendirme yapılarak idareye sunulması gerektiği, proje İdare tarafından onaylanmadan ve ruhsat alınmadan istinat duvarının yapımına taşınmaz maliki tarafından başlanamayacağı, İdarelerinde denetim görev ve yetkisi kapsamında istinat duvarının projesine ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığını denetleyeceği, istinat duvarı tamamlanmadığında veya projeye ve ruhsata aykırılık tespiti durumunda idari müeyyide uygulayabileceği ve yapı kullanma izni düzenleyemeyeceği anlaşılmaktadır.

19. 02/03/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından kamuoyuna açıklanmış olan ve 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/9 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “İnsan Hakları Eylem Planı’nın uygulanması sürecinde tüm bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını Uygulama Takvimi çerçevesinde ve hassasiyetle yerine getirilmesi” şeklinde talimatlandırılan İnsan Hakları Eylem Planının “Mülkiyet

Hakkı” başlığı altında “Ayrıca, mülkiyet hakkının imar uygulamaları ve parselasyon işlemleri esnasında daha etkin bir şekilde korunması amacıyla faaliyetler öngörülmüş ve şeffaflık, hesap verilebilirlik ve objektiflik ilkeleri çerçevesinde uygulama birliğinin sağlanması hedeflenmiştir. (İnsan Hakları Eylem

Planı, s.83)” şeklinde belirtilmiştir. Söz konusu Planda belirtilen hususlar devletimizin iş ve işlemlerinde idarelerin davranış usulünü ve mülkiyet hakkına, yönelik vatandaş odaklı bakış açısını ve yol haritasını göstermekle birlikte 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile de idareler tarafından dikkate alınma ve uygulanma zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu Eylem Planında belirtilen hususların İdareler tarafından yapılacak iş ve işlemlerde takip edilmesi ve uygulanması gerekmektedir.

20. Somut olayda şikâyetçi, istinat duvarının idare tarafından yapılması talebinde bulunmamakta, ancak taşınmazının bitişiğinde kot farkına sebep olan İdarenin mülkiyetindeki arsanın İdare tarafından kot farkını giderecek şekilde kademelendirilmesi talebinde bulunmaktadır.

21. Buna karşın İdare tarafından “ işbu istinat duvarının belediyemizce yapılması gerektiğini, kurumumuza geldiğinde şifahen birkaç kez ifade etmiş olup sonrasında da bu hususu yazılı başvuruya dönüştürmüştür. … Maliyetin yüksek oluşundan mı yoksa başka bir sebepten midir bilinmez kendisinin yapması gereken istinat duvarı yapım işini belediyemize yüklemek istemektedir.” şeklinde belirtilmiştir.

22. Diğer yandan dosya kapsamında gönderilen bilgi ve belgeler ile şikâyet konusu yere ilişkin gönderilmiş olan ayrıntılı fotoğraflardan şikâyet konusu taşınmazın istinat duvarı yapılmadan büyük ölçüde tamamlandığı ve idareden talep edilen “toprak yığınının alınması”, “kademelendirme yapılması” gibi taleplerinde aynı şekilde taşınmaz inşaatı tamamlandıktan sonra yapıldığı tespit edilebilmektedir. Nitekim

İdare tarafından şikâyetçiye gönderilmiş olan 28/12/2020 tarihli yazıda “Gerek kısa mesafede çok fazla kot farkı bulunduğundan teknik açıdan; gerekse de iki katlı betonarme ana binanın öncelikle yapılması sebebiyle Sokak istikametinden de çalışma imkânı kalmadığı görülmektedir.” şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır.

23. Nitekim başvuru eklerinin ve civar evlerin fotoğraflarının incelenmesinden, başvuru sahibinin yapı inşaatına başlamadan önce kendi yükümlülüğünde olan istinat duvarını yapması gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmediği, inşaat yaparak parselin büyük kısmını kapattığı, bu sebeple şu an iş makinasının çalışabileceği bir alanın kalmadığı anlaşılmıştır. Google Maps üzerinden tespit edilen görselde, inşaatın hemen yanındaki binanın istinat duvarının bulunduğu görülmüştür. Ayrıca fotoğraflarda binanın hemen üstünde muhtemelen inşaatın çatısında kullanılacak olan kiremitlerin bulunduğu görülmüştür.

24. Bu noktada şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; bina yapma talebiyle İdareye başvuru yapıldığında taşınmaza kot verildiği, inşaata başlandığı ilk andan itibaren istinat duvarı ihtiyacının bilindiği ve bu doğrultuda istinat duvarı projesi sunulduğu, Yapı Denetim firmasıyla fenni mesullük sözleşmesi düzenlendiği, şikâyet konusu taleplerin binanın inşai faaliyetine başlandıktan sonra yapıldığı, İdare tarafından söz konusu alanda başka taşınmazlar da bulunduğu ve can güvenliği açısından bugüne kadar herhangi bir tehlikeli olay yaşanmadığının ve şikâyetçinin yapmakla yükümlü olduğu istinat duvarı ve tesviye sonrası alanda herhangi bir tehlikeli durumun bulunmayacağının belirtildiği, İdare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespitinin yapılamadığı, 24.1. Başvuranın binanın inşai faaliyetine başlamadan önce kot farkı nedeniyle istinat duvarı yapılması konusunda kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği için, açıklanan gerekçelerle şikâyetçinin talebinin reddi gerektiği, 24.2. Diğer yandan kısa mesafede çok fazla kot farkı bulunması nedeniyle yapı kullanma izni verilmeden önce, başvuran tarafından inşa edilecek olan istinat duvarının, güvenliği gerektiği şekilde sağlaması durumunun kontrol edilmesi can ve mal güvenliğine öncelik verilerek taşınmaz için risk oluşturabilecek moloz, inşaat atıkları ve fazlalık oluşturabilecek toprak yığını vb. olası risklerin dikkate alınması ve giderilmesi hususunda sosyal belediyecilik anlayışına ve insan odaklı yaklaşıma uygun bir şekilde vatandaş odaklı hareket edilerek gerekli kolaylığın sağlanması, mevcut toprak yığınının bölge halkı için bir tehlike oluşturmadığı belirtilmiş olsa da toprak yığınının kaldırılması ve olası tehlikelerin giderilmesi için gerekli çalışmanın yapılması ile şikâyet konusuna ilişkin İdare tarafından sonraki süreçte ilgili mevzuatında belirtilen yükümlülüklerin gereğinin yerine getirilmesi konusuna riayet edilmesi hususunda İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan konu İdarelerin

Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili

İdarenin işlemine karşı İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN

REDDİNE,

Şikâyetçinin talebinin REDDİNE, Başvuru konusu taşınmazın bulunduğu alanda can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik gerekli çalışmaların yapılarak tedbir alınması ve yapı kullanma izni verilmeden önce başvuran tarafından inşa edilecek olan istinat duvarının, güvenliği gerektiği şekilde sağlaması durumunun kontrol edilmesi hususunda URLA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın, ŞİKÂYETÇİYE ve URLA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi