onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının temyizini incelemiştir. Temyiz edenlerin, beraat kararına rağmen vekalet ücreti verilmemesi iddiası hukuka aykırı bulunmuş, bu durumun incelenmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Suça sürüklenen çocukların ve sanıkların yargılama sürecinde, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları açısından zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edilmiştir.

Özellikle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürelerin olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu ve bu durumun beraat kararını etkilediği belirtilmiştir. Bu çerçevede, sanıkların ve suça sürüklenen çocukların haklarında açılan kamu davalarının düşmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle verilen hükümlerin bozulmasına ve dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, hukukun üstünlüğü ve adil yargılama ilkesinin korunması açısından önem taşımaktadır.

11. Ceza Dairesi         2021/35230 E.  ,  2024/11066 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2013/402 E., 2015/225 K.
    SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
    SUÇ TARİHLERİ : 01.11.2005, 05.01.2006, 07.02.2006, 17.02.2006, 16.03.2006, 14.03.2006, 30.03.2006, 23.05.2006, 01.07.2006, 06.07.2006, 17.07.2006, 10.08.2006, 26.02.2007, 30.03.2007, 03.04.2007, 27.04.2007, 24.05.2007,12.06.2007, 06.07.2007, 19.07.2007, 23.08.2007, 21.09.2007, 25.01.2008,12.06.2008, 05.01.2009
    HÜKÜMLER : Beraat

    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar/suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    A. Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ile sanıklar …, …, …, … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükümlere yönelik katılan vekili, sanık … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istekleri yönünden;
    Suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık … müdafiinin temyizlerinin; haklarında berat hükmü kurulmasına karşın, suça sürüklenen çocuk/sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
    1-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar … ile …’ün yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin ve nitelikli dolandırıcılık suçu için öngörülen 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin; suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk …’ın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin ve nitelikli dolandırıcılık suçu için öngörülen 10 yıl 15 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olması,
    2-Sanıklar …, …, … ile …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık …’ın 27.06.2014 tarihinde hükümden önce; sanık …’nin 08.09.2015; sanık …’ın 21.03.2024 ve sanık …’ın 09.01.2021 tarihlerinde hükümden sonra vefat ettikleri anlaşıldığından, kamu davalarının 5237 sayılı TCK.nun 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, bu itibarla katılan vekili, sanık … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, suça sürüklenen çocuklar …, … ile … hakkındaki resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi; sanıklar …, …, … ile …’ın vefat etmeleri nedeniyle haklarında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    B. Sanıklar … ve … yönünden resmi belgede sahtecilik, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,…, …, …, …, … ile … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yönünden;
    1.Sanık …’nin, Saimbeyli ilçesi Gökmenler köyünde ikamet eden yakın akrabaları, diğer köylülere ve yakın köylerde bulunan sağlam kişilere, kendisini kaymakam adayı veya stajyeri olarak gösterip 2022 Sayılı Kanundan yararlandırmak için para karşılığı sakatlık veya işgöremezlik raporu aldırdığı, bu durumu haber alan diğer sanıklardan bu işlemler karşılığında para aldığı, sanık …’in sağlam olan kişilere sakatlık raporu aldırdığı esnada devlet hastanesinde görevli bazı doktorlarla işbirliği içinde olduğu, ayrıca bu işlemler için sağlıklı birinin yerine tahlillere gerçekten hasta birinin götürüldüğü, bir kısım sanıkların usulsüz verilen sağlık kurulu raporları ile sakat maaşı almak için katılan kuruma müracaat ederek sakat maaşı aldıkları, sanıkların bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında; iddianamede sanık …’in, rapor alma işleminde bir kısım görevli doktorlarla işbirliği içinde olduğunun iddia edilmiş olması ve suça konu sağlık kurulu raporlarında
    imzaları bulunan doktorlar hakkında soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sağlık raporunu düzenleyen doktorlar hakkında tefrik kararı verilen soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, dava açılmış ise dava dosyasının getirtilerek incelenmesi ve mümkünse birleştirilmesi, değilse bu dosyayı ilgilendiren belgelerin dosya arasına alınması ve doktor sanıkların eylemlerinin sübutu halinde, 5237 sayılı TCK’nın 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı, dosya sanıkları yönünden eylemlerinin de TCK’nın 40/2. maddesindeki bağlılık kuralı uyarınca bu suça iştirak kapsamında kalacağı gözetilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması,
    2. Kabule göre de; gerekçeli kararın hüküm kısmında uygulama maddesinin yazılmamış olması,
    Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.10.2024 tarihinde karar verildi.