ÖZET: Kamu İhale Kurulu, davacı iş ortaklığının aşırı düşük teklif açıklamasında beton santralinin kurulumu ile ilgili gerekli girdilerin belirtilmediğini tespit etmiştir. İhaleye konu işin en önemli bileşenlerinden biri olan beton harcının maliyetinin, yalnızca santral kurulumu beyanıyla yeterli bir şekilde açıklanamayacağına karar verilmiştir. Beton harcının maliyet bileşenlerinin, çeşitli girdilerle (beton santrali, amortisman, çimento, nakliye vb.) oluşturulması gerektiği vurgulanmış, bu nedenle teklifin gerçekçiliğinin tespitinin sağlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Kurul, aşırı düşük teklif açıklamasının amacının, gerçekçi tekliflerin hazırlanıp hazırlanmadığını belirlemek olduğunu hatırlatarak, davacı iş ortaklığının sunduğu fiyat teklifinin bu amaca uygun olmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin aşırı düşük teklif açıklamasının değerlendirme dışı bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu durum, ihale süreçlerinde tekliflerin gerçekçiliğinin sağlanması açısından önemli bir tespit olarak öne çıkmaktadır.

Karar no 2018/MK-424
Karar tarihi 27.12.2018
Toplantı No 2018/070
Gündem No 39
Gündem Konusu 2017/125325 İhale Kayıt Numaralı “Eğirdir – Gelendost – Şarkikaraağaç – 3Blhd Yolu (Km:58+300-73+300 Arası) Toprak İşleri, Sanat Yapıları Ve Bsk Üstyapı İşleri İkmal İnşaatı” İhalesi

Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2017/125325 ihale kayıt numaralı “Eğirdir – Gelendost – Şarkikaraağaç – 3Blhd Yolu (Km:58+300-73+300 Arası) Toprak İşleri, Sanat Yapıları ve Bsk Üstyapı İşleri İkmal İnşaatı” ihalesine ilişkin olarak Mau Yapı İnş. A.Ş.-Biberci İnş. Nak. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 06.03.2018 tarihli ve 2018/UY.II-536 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Mau Yapı İnş. A.Ş.-Biberci İnş. Nak. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve E: 2018/844, K: 2018/1298 sayılı kararında “1-Davacı iş ortaklığının aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında verilen analizlerde beton santralinin kurulumu ile ilgili açıklaması istenilen bir girdinin bulunmadığı, mevzuatta yeri olmayan hususların istenemeyeceği, buna ilişkin belgelerin yükleniciden istenebileceği iddiasına ilişkin olarak;

…

Dava konusu ihalenin yapım işi ve en önemli bileşenlerden birinin beton harcı olduğu göz önüne alındığında, beton santralinin birçok girdiden oluşmalı ve bu hususun işin maliyetine yansıyacağının kuşkusuz olması nedeniyle, işin yapılacağı yere beton santrali kurulacağının beyan edilmesinin teklifin gerçekçiliğinin tespiti hususunda yeterli olmayacağı anlaşıldığından, davacı iş ortaklığının bu iddiasının,

“Beton harcının farklı tür ve miktarda girdiler (beton santralinin kurulumu, amortisman, beton harcı, çimento ve nakli, agrega ve nakli, nakliye, beton pompası işleri vb.) kullanılarak oluşturulduğu göz önünde bulundurulduğunda fiyat teklifinin söz konusu maliyet bileşenlerini de içerecek şekilde maliyetlere dayalı şekilde açıklanmadığı, beton harcı maliyetlerinin fiyat teklifi veren firmaların resmi defter ve muhasebe kayıtlarından çıkarılabilir nitelikte bir imalat olmadığı, dolayısıyla bu şekilde esasında geleceğe dair bir fiyatlandırma yapıldığı, ancak aşırı düşük teklif açıklamasının amacının gerçekçi tekliflerin hazırlanıp hazırlanmadığının tespit edilmesi ve teklif edilen fiyatla ihale konusu işin belgelendirilmek suretiyle ortaya konulması olduğu, bu nedenle başvuru sahibi İş Ortaklığı tarafından alınan fiyat teklifinin ihale konusu işin gerçekçi şartlarını karşılar şekilde fiyat açıklaması yapıldığının dayanağı olamayacağı anlaşılmıştır.

Bir başka ifadeyle beton harcına ilişkin olarak beton santrali kurulması öngörüsüne dayanarak fiyat teklifi ile yapılan açıklamanın yeterli ve kabul edilebilir nitelikte olmadığı, bu itibarla da başvuru sahibi İş Ortaklığı’nın aşırı düşük teklif açıklamasının bu gerekçeyle uygun görülmeyerek değerlendirme dışı bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle reddine ilişkin kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

2-Davacı iş ortaklığının süresi içerisinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu iddiasına ilişkin olarak;

… Davacı iş ortaklığı tarafından, 02.01.2018 tarihinde idareye yapılan şikâyet başvurusunda, 25.12.2017 tarihli aşırı düşük teklif açıklama talep yazısında belirtilen belgelerin istenilmesinin mevzuata aykırı olduğuna yönelik şikâyet başvurusunda bulunulduğu, … gerekçesiyle süre yönünden reddine ilişkin kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

3-Davacı iş ortaklığının tam tasdik sözleşmesinin aslının idareye sunulduğu, tam tasdik sözleşmesinin istenilmesinin mevzuatta yeri olmadığı iddiasına ilişkin olarak;

… idarenin şikâyetin reddine ilişkin işlemine karşı başvurulacak yolu doğru şekilde göstermemesinin Anayasa’nın 40. maddesinin 2. Fıkrasına aykırı olduğu, dolayısıyla davacı iş ortaklığının bu iddiasının, … gerekçesiyle başvuru konusunun esası incelenmeksizin reddine ilişkin kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin, yukarıda yer verilen 2 ve 3 numaralı maddelerde belirtilen iddiaları yönünden iptaline, diğer iddialar yönünden ise davanın reddine…” karar verilmiştir.

Ankara 12. İdare Mahkemesinin anılan kararı üzerine Kurul tarafından alınan 24.07.2018 tarihli ve 2018/MK-259 sayılı karar ile “1- Kamu İhale Kurulunun 06.03.2018 tarihli ve 2018/UY.II-536 sayılı kararında yer alan 3’üncü iddianın (d) ve (e) bentlerinin ilgili kısımlarının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 3’üncü iddianın (d) ve (e) bentlerinin ilgili kısımlarının incelenmesine geçilmesine,” karar verilmiştir.

24.07.2018 tarihli ve 2018/MK-259 sayılı Kurul kararı doğrultusunda, 06.03.2018 tarihli ve 2018/UY.II-536 sayılı Kurul kararında yer alan 3’üncü iddianın (d) ve (e) bentlerinin ilgili kısımlarına yönelik olarak (süre yönünden reddedilen hususlar ile ilgili olarak) esas incelemesi yapılmış ve 16.08.2018 tarihli ve 2018/UY.II-1563 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir. Ankara 23. İdare Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve E: 2018/108, K: 2018/461 sayılı kararı ile de 16.08.2018 tarihli ve 2018/UY.II-1563 sayılı Kurul kararına yönelik olarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Ayrıca Kurum ve davacı tarafından Ankara 12. İdare Mahkemesi’nin 28.06.2018 tarihli E: 2018/844, K: 2018/1298 sayılı sayılı kararı hakkında temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve E: 2018/2918, K: 2018/2989 sayılı kararında “1. Temyize konu Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısımları usule ve hukuka uygun olup, davalı idare ve müdahiller tarafından dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Temyize konu Mahkeme kararının, … gerekçesiyle başvurunun reddine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;

…

Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, “C25/30 Hazır Beton Harcı ve C30/37 Hazır Beton Harcı” analiz girdileri için öngörülen gideri tevsik etmek üzere Konya Hazır Beton Sanayi Ticaret A.Ş.den alınmış fiyat teklifinde, beton harçlarının m3 fiyatı için gerekli her türlü gider ve maliyet dahil fiyatının öngörüldüğü, ayrıca fiyat teklifinde, “beton santralinin şantiyeye kurulacağı ve belirtilen fiyatların iş başı teslim fiyatları olduğu” ifadesine yer verildiği, fiyat teklifinin ilgili meslek mensubu tarafından “Bu fiyat teklifindeki birim fiyatın, mükellefin yasal defter ve belgelerine göre tarafımca düzenlenerek onaylanan 06/06/2017 tarih ve 1 sayılı satış tutarı tespit tutanağındaki ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olmadığını beyan ederim” ibaresinin yazılarak kaşelenip imzalandığı görülmektedir.

İhaleyi yapan idare tarafından, davacılardan “C25/30 Hazır Beton Harcı ve C30/37 Hazır Beton Harcı” girdisi ile ilgili olarak aşırı düşük teklif açıklaması istenirken, söz konusu beton harcının temininin ne suretle (yerinde üretilerek mi? nakliye ile mi?) yapılacağının açıklanmasının beklenmediği ve temin yöntemine bağlı olarak herhangi bir hususun açıklanmasının istenmediği, sadece varsa nakliye dahil olarak yerinde teslim fiyatı ile açıklama istendiği görülmektedir. İsteklilerden kendilerinden istenmeyen hususlarda açıklama yapmalarının beklenemeyeceği, bu hususlarda açıklama yapılmış olsa bile bunun takdiren yapılmış bir açıklama olacağı, dolayısıyla bu açıklamadan dolayı tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı açıktır.

Bu kapsamda, ihaleye katılıp teklifleri aşırı düşük bulunan isteklilerinin açıklamalarının değerlendirilmesinde Kamu İhale Genel Tebliği’nin ilgili maddelerinin dikkate alınacağı kuşkusuz olup, anılan Tebliğ’in 45.1.13. maddesi uyarınca, üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin, 4734 sayılı Kanun’un 38. maddesi uyarınca yapılacak açıklamada sorgulamaya konu iş kalemlerine/gruplarına ilişkin analizlere dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerden olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, davacıların aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunduğu taze beton harcına ilişkin Konya Hazır Beton Sanayi Ticaret A.Ş.’den alınan fiyat teklifinin Kamu İhale Genel Tebliği’ne uygun olduğu ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) tarafından onaylandığı, davacılar tarafından ihale konusu iş yerine getirilerken mutlaka beton üretim tesisi kurulmasının gerekmeyeceği, başka suretle beton harcı temin edilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir…” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

Kamu İhale Kurulunun 06.03.2018 tarihli ve 2018/UY.II-536 sayılı kararında yer alan 3’üncü iddianın (c) bendine ilişkin kısmının iptaline,


Oybirliği ile karar verildi.