|
ÖZET: Bu karar, Adalet Bakanlığına yapılan bilgi edinme başvurusunun reddine ilişkin bir hukuki değerlendirme içermektedir. Başvuran, 17.05.2022 tarihinde bilgi edinme hakkı kapsamında talepte bulunmuş, ancak Bakanlık tarafından taleplerine yanıt verilmediğini iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı, başvurunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi gereğince olumsuz yanıtlandığını belirtmiştir. Bu madde, idarelerin özel bir çalışma veya araştırma gerektiren bilgi taleplerine olumsuz cevap verme yetkisini tanımaktadır.
Danıştay, başvuranın talep ettiği bilgilerin, ayrı veya özel bir çalışma gerektirdiğini değerlendirerek, Adalet Bakanlığı’nın olumsuz yanıtını hukuka uygun bulmuştur. Bilgi edinme hakkının, kamu yönetiminin şeffaflığı ve hesap verebilirliği açısından önemli olduğu vurgulansa da, talep edilen bilgilerin niteliği nedeniyle idarenin takdir hakkını kullanabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddi, hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmamıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/16603-S.22.25427
BAŞVURU NO : 2022/9724
KARAR TARİHİ : 21/12/2022
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/07/2022
I. BAVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
(1) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı tarafından iletilen şikâyet başvurusunda adı geçen, 17.05.2022 ve 13.06.2022 tarihli dilekçeler ile Adalet Bakanlığına bilgi edinme hakkı kapsamında başvuru yapıldığını, ancak adı geçen Bakanlık tarafından taleplerinin karşılanacak şekilde cevap verilmediğini iddia ederek söz konusu başvurularında istenilen bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
(2) Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 12.08.2022 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; (2.1) , Derneğinin 17.05.2022 tarihinde Genel Müdürlüğe yaptığı başvuruya ilişkin olarak Genel Müdürlüğün 03.06.2022 tarihli ve – – sayılı yazısıyla gerekli araştırma ve incelemenin yapıldığı, (2.2) , Derneğinin 17.05.2022 tarihli başvurusunda yer alan taleplere ilişkin olarak
4892 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” alt başlıklı 7 nci
maddesinde yer alan “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz
neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü gereğince, mezkur başvurunun ilgili sorularına ilişkin taleplerin yerine getirilemediği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
(3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu güvence altına almıştır.
(4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
(5) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; (5.1) Bilgi edinme hakkının kullanımına ilişkin esas ve usullerin belirlendiği “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine atıf yapılmıştır.
(5.2) “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” (5.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamaz olduğu hususunda amir hüküm taşımaktadır.
(5.4) “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
(6) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme (7) Şikâyet başvurusu, (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, 17.05.2022 tarihli dilekçe ile Adalet
Bakanlığına bilgi edinme hakkı kapsamında başvuru yapıldığını, ancak adı geçen Bakanlık tarafından
taleplerinin karşılanacak şekilde cevap verilmediğini iddia ederek söz konusu başvuruda istenilen bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
(8) Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinmelerine yönelik bir hak olup, hakkın kullanılması demokratik ve şeffaf yönetimin gereğidir (Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararı). Bu husus 4982 sayılı Kanunun gerekçesinde; “Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.” şeklinde ifade edilmiştir.
(9) Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On
İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
(10) Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr
Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır. Bu noktada 4982 sayılı Kanunda, bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü
Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.
(11) Somut olay incelendiğinde başvuran vekilinin 17.05.2022 tarihli dilekçesinde; “- 01.01.2022 tarihinden itibaren bugüne kadar ceza infaz kuramlarından, “tutuklu/mahkum talebi dışında,” yapılan tutuklu/mahkum nakiller nelerdir, sayısı ve sebepleri nelerdir?
-5275 sayılı Kanun kapsamında uygulanan Denetimli Serbestlik uygulaması hangi ceza infaz kuramlarında uygulanmakta hangilerinde uygulanmamaktadır? Bu konuda belirlenen somut ilke ve standartlar nelerdir?
Bu konuda suç ve kişi ayrımı yapılmakta mıdır, yapılıyorsa neye göre yapılmaktadır? Bu konuda kişilerden
“pişmanlık, örgütten ayrılma vb.” dilekçe ve belge talep edilmekte midir? “Tarafsız koğuş” ne demektir, hangi mevzuat hükmüne dayanmaktadır?
-5275 sayılı Kanunda yakın zamanda yapılan değişiklikle mevzuata dahil olan 1/10 iyi hal indirimi nasıl uygulanmaktadır? Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair
Yönetmeliğin 30-32’nci maddelerinde yer alan “Risk değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi ve uygulanmasındaki usul ve esaslar…” belirlenmiş midir? Belirlenmemişse bu konudaki planlama nedir?
-“Hangi tutum ve davranışlara ne kadar puan verileceği, ölçme ve değerlendirme kriterleri, değerlendirmeye esas eşik puanlar, değerlendirme raporlarının şekli, kullanılacak program ve formlar ile
puanlama sonucuna göre yapılacak değerlendirmenin başlayacağı tarih…” belirlenmiş midir?
Belirlenmemiş se bu konudaki planlama nedir?
-“Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kanaatine varılan iyi halli hükümlü hakkında idare ve gözlem kurulu tarafından, kapalı ceza infaz kurumunda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma kararı verilebilir. Erken iyileşmeye bağlı olarak, erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile ilgili esas ve usuller…” Toplam sürenin onda biri oranında daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma uygulaması başlamış mıdır? Kurum, kişi, suç vb. bakımdan istisnalar var mıdır? Varsa sebepleri nelerdir? Bu uygulama nasıl yapılmaktadır/yapılacaktır?
-Hükümle birlikte tutuklanan bir çok kişinin, cezanın mevzuata göre infaz edilmesi gereken, süresi geçtiği halde cezası Yargıtay tarafından onanmadığı için cezaevinde kalmaya devam ettiği yönünde bilgiler mevcuttur. Bir nevi kişinin hürriyetinden yoksun kılınması anlamına gelen bu konudaki mağduriyetlerin giderilmesi için bir çalışma yapılmakta mıdır?” hususları hakkında maddeler halinde bilgi ve belge talep ettiği görülmektedir.
(12) Başvuranın bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep ettiği bilgi belgenin anılan İdare tarafından (5.4)
numaralı paragrafta da yer verilen ilgili Kanunun 7 nci maddesinin gerekçe gösterilerek yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Anılan Kanun maddesinde idarelerin, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceklerini hüküm altına almıştır. Bu doğrultuda başvuranın yukarıda ver verilen bilgi edinme talepleri incelendiğinde; tutuklu ve hükümlülerin nakilleri, denetimli serbestlik uygulaması, iyi hal indirimi, eşik puan uygulaması gibi birçok konuda ayrıntılı ve kapsamlı şekilde bilgi ve belge talep edildiği, bu hususların cevaplanması için ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bilgi ve belgeler olduğu değerlendirilmektedir.
(13) Başvuranın talebinin reddine dayanak “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesi incelendiğinde, kamu kurum ve kuruluşların ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği hususu açıkça hüküm altına alınarak bu tür başvuruların cevaplanıp cevaplanmamasında idarelere takdir hakkı tanınmıştır. Nitekim BEDK 27/04/2005 tarihli ve 2005/274 sayılı kararında özetle;
4982 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin, talep edilen bilgi veya belgenin kurumun kayıtlarında mevcut
olmayan ve mutlaka ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde üretilecek bir bilgi veya belge olduğu durumlarda söz konusu olabileceği belirtilmiştir.
(14) Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek
Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından bilgi edinme hakkı kapsamında anılan Kurumdan talep edilen bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 7 nci maddesi gerekçe göstererek olumsuz cevap verilmesi işleminin yukarıda açıklanan sebeplerle hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme (15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde
“kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
(16) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu
Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup başvuru konusu işleme karşı Ankara İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi