ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin verilmemesi üzerine yapılan başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvuran, daha önceki şikayet başvurularına ek belge sunabilmek amacıyla, hangi başvurusunun hangi dosya numarası ile kaydedildiği bilgisini talep etmiştir. İdare, bu talebi, 4982 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca reddetmiştir. Ancak, başvuranın talebinin, idari soruşturmalara dair özel bir bilgi istemediği ve yalnızca dosya numarası ile savcı isimlerinin eşleştirilmesine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Danıştay, başvuranın talebinin, 4982 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen istisnalar kapsamına girmediğine ve dolayısıyla idarenin reddetme gerekçesinin hukuka uygun olmadığına hükmetmiştir. Bilgi edinme hakkının, bireylerin kamu kurumlarından bilgi talep etme yetkisini içerdiği ve bu hakkın istisnalarının dar yorumlanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve bilgi edinme talebinin karşılanmasına yönelik tavsiye kararı verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/9475-S.21.15295

BAŞVURU NO : 2021/858

KARAR TARİHİ : 25/06/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/01/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Hakimler ve Savcılar

Kurulu’na 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu, bilgi talebinin “4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun m.19 ve Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik m.12/2 ve m.30 hükümleri uyarınca yerinde görülmediği” gerekçesiyle reddedildiğini, halbuki istediği bilgilerde kendisi ile ilgili somut yarar olduğunu belirterek bilgi edinme taleplerinin yerine getirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 25/01/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen 02/02/2021 tarih, E sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İlgili tarafından 30/12/2020 tarihli ve 844 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yapmış olduğu başvuru üzerine dosyaları hakkında kendisine 06/01/2021 tarihinde bilgi verildiği, 07/01/2021 tarihli ve

17 sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca yapmış olduğu başvuru üzerine dosyaları hakkında ayrıntılı bilgi

istediği ve talebinin tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun ‘İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler’ kenar başlıklı 19 uncu maddesi ve sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin ‘İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği’ kenar başlıklı 12/2 maddesi hükümleri gereğince reddedildiğine dair bilgi verildiği, 2.2. 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanununun ‘Kurul kararları ve tutanaklar’ başlıklı 32 nci maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde Genel Kurul ve Dairelerin verdiği kararlara ilişkin olarak

sadece müracaatlarının sonuçlarının ilgilisine tebliğ edileceğinin düzenlendiği, başvuruya konu dosyalarda Daire kararlarının ‘teklif’ şeklinde olup henüz ‘Olur’ verilmemiş olması nedeniyle şikayetçiye bilgi yazısı/yazılarının yazılmamış olduğu, öyle ki tarafı olduğu ve ‘Olur’ verilen dosyalara ilişkin şikayette bulunduğu ilgili hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkındaki karar sonuçlarının kendisine tebliğ edildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye

Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk

Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı

Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri

almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’inci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 5.4. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12’nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”

5.5 “İtiraz usulü” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı

yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir…” 5.6. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”, 5.7. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6. 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunun “Kurul kararları ve tutanaklar” başlıklı 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında; “(5) Genel Kurul ve dairelerin; a) Hâkim ve savcıların özlük ve disiplin işleri hakkında verdiği kararlar kendilerine, b) Müracaatlarının sonuçları ise ilgilisine, tebliğ edilir.” 7. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında

Yönetmelik’in; 7.1. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

(2) Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” 7.2. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Kurum ve

kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.

10. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

12. Anayasamızın 26’ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

13. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

14. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982

/

sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.

15. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

16. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476

Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

17. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4. bölümünde 15 ila 27’nci maddeleri arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Hakkın sınırı açısından bahsedilen 13 istisnadan biri, Kanunun 19’uncu maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; ‘kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan’ idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.

18. Yukarıda belirtilen hüküm bilgi verme yükümlüsü olan kamu kurumlarının idari soruşturmalarla ilgili istenen bilgi ve belgeleri vermekten kaçınabilecekleri dört adet istisnai durumu göstermektedir.

Dolayısıyla idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler bu istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek zorundadır. Salt 19’uncu madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir. 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler

asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (Bkz: BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 Karar tarihli Kararı)

19. Somut dosya kapsamında; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 19.1. Başvuranın 29/12/2020 tarihli bilgi edinme başvurusunda daha önce yapmış olduğu şikayet başvuruları hakkında işlem yapılıp yapılmadığına ve şikayetlerinin dosya numaralarına ilişkin tarafına bilgi verilmesini istemesi üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 06/01/2021 tarihli ve sayılı yazısı ile ‘Başvurularınız üzerine; 2019/11731, 2020/5034 ve 2020/12381 sayılı dosyalar kapsamında işleme alınmış olup işlem sonucuna ilişkin bilgi yazıları tarafınıza ayrıca gönderilecektir. 2017/4858 ve 2018/13371 sayılı dosyalar kapsamında “şikayetin işleme konulmaması” kararları verildiği, anılan kararların bilgi yazılarının tarafınıza tebliğ edildiği anlaşılmıştır.’ şeklinde cevap verildiği, 19.2. Bunun üzerine başvuran tarafından 06/01/2021 tarihli bilgi edinme başvurusunda; “1. Daha önceki

Bilgi Edinme dilekçeme istinaden vermiş olduğunuz cevaba istinaden başvurularınız üzerine; 2019/11731, 2020/5034 ve 2020/12381 sayılarında geçen dosyada, hangi dosyada hangi C.Savcısını şikayet ettiğimi belirtir isimlerin de (Sadece süreci devam edenler )yazılmasını talep ederim.

2. Şöyle ki bahse konulu dosya içeriğini ilgilendiren hususlarda Silifke C.Başsavcılığı aracılığı ile( ilgiyi tutup yani dosya numarası yazıp )veya posta yoluyla ek evrak yollayacağım. Bu bağlamda şikayet tarihimi de esas alacak şekilde şikayet edilen C.Savcılarının da isimlerinin yazılmasını arz ve talep ederim.” ifadelerine yer vererek incelemesi devam eden 2019/11731, 2020/5034 ve 2020/12381 sayılı dosyalara ek belge ekleyebilmek maksadı ile hangi şikayetinin hangi dosya numarasına kaydedildiği bilgisinin tarafına verilmesini istediği, idare tarafından bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Bilgi Edinme

Hakkı Kanununun 19’uncu ve Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmeliğin 12’nci maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesi hükümleri gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmaktadır.

20. 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi ve Kanunun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmeliğin 30’uncu maddesi kapsamında yapılan incelemede; başvuranın daha önce yapmış olduğu şikayet başvurularına evrak ekleyebilmek maksadı ile hangi başvurusunun hangi dosya numarası ile kaydedildiği bilgisinin tarafına verilmesi talebinde bulunduğu, dosyaların içeriğine dair herhangi bir bilgi yahut belge talep etmediği, bu talebin 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde yer alan; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi ve belge olarak kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

21. Başvuranın talebi Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmeliğin 12’nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında incelendiğinde ise; söz konusu bilgi edinme talebinin ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz gerektiren nitelikte bir başvuru olmadığı, sadece dosya numarası ile başvuruya konu edilen cumhuriyet savcısının isimlerinin eşleştirmesinden ibaret olduğu anlaşılmış olup, idarenin bilgi edinme talebini reddetme gerekçesinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, bilgi edinme talebinin soruşturma dosyalarının

/

içeriğine ve sürece ilişkin talepler olmadığı değerlendirildiğinden idarenin bilgi edinme talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VIII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın bilgi edinme talebinin yukarıda belirtilen hususlar da dikkate alınarak karşılanmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi