ÖZET: Başvuran, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurunun mevzuata aykırı bir şekilde reddedildiğini iddia ederek, bu kararın iptali ve bilgi talebinin karşılanmasını talep etmiştir. Başvuru, 4 Mayıs 2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın, yargı sürecinde karşı tarafın sunduğu belgelerin kişisel verilerin korunması ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini öne sürdüğü bir dava ile ilgilidir. Adalet Bakanlığı, başvuranın talebini yargı bağımsızlığı ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 20. maddesi gereği reddetmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun çözümü için Adalet Bakanlığı’ndan bilgi talep etmiş, Bakanlık ise olağanüstü hal kapsamında kurulan komisyonun görev süresinin sona erdiğini ve bu nedenle talep edilen bilgilere erişim sağlanamayacağını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın talebinin, adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirildiği ve bu nedenle Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun kapsamı dışında kaldığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu karar, başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı idari yargıda dava açma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9972-S.24.15350

BAŞVURU NO : 2024/5816

KARAR TARİHİ : 20.09.2024

RET KARARI ,TCKN:

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Adalet

Bakanlığı’na yaptığı başvurunun mevzuata aykırı değerlendirilerek reddedildiği iddiası ile anılan kararın iptali, bilgi ve belge talebinin karşılanması istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 04.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, idari yargıda görülen, taraf olduğu bir dava dosyasında, karşı taraf idare vekilince, kendisinin Türkiye genelinde taraf olduğu tüm dava dosyası kapak bilgilerini gösterir belgenin deliller arasında sunulması suretiyle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yasal yollara başvurmak amacıyla, tarihinde Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü’ne başvurarak; Olağanüstü Hal (OHAL)

Komisyonu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının Ulusal Yargı Ağı Bilişim

Sistemine (UYAP) işlenmiş olan veri, bilgi ve belgelere hangi usul ve esaslar dâhilinde erişim sağladığı, anılan kurumların UYAP sisteminde kayıtlı olan dava dosyalarının tamamına erişim sağlama yetkilerinin bulunup/bulunmadığı hususlarında bilgi talebinde bulunduğunu, İdarenin 20.02.2024 tarihli cevabi yazısında; Yargı bağımsızlığı ilkesi ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (BEHK), 20. maddesi uyarınca talebinin karşılanmadığının ifade edildiğini, ne var ki talep ettiği bilgilerin yargısal bir işlem tesisini gerektirmeyeceği gibi yargı fonksiyonunun yerine getirilmesi kapsamında da değerlendirilmeyeceğini belirterek, yukarıda anılan Bilgi Edinme Kanunu kapsamındaki taleplerinin şikâyet olunan İdare tarafından karşılanması istemi ile Kurumumuza müracaat etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 30.05.2024 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Müdürlük tarafından gönderilen 14.06.2024 tarih ve Esayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Anayasamızın 120’nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye

Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu’nun mevzuat ile görev alanı ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi ilgililerden talep edebileceği ve kamu kurum ve kuruluşları ile yargı mercilerinin, Komisyonun görevi kapsamında ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi ve belgeyi gecikmeksizin Komisyona göndermek veya yerinde incelenmesine imkân sağlamak zorunda olduğu, Komisyonun görev süresinin 22.01.2023 tarihinde sona erdiği ve

Komisyonun UYAP ekranlarına erişim yetkilerinin kaldırıldığı, 2.2. Polnet-UYAP Entegrasyonu ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunun 2, 4/A, 13, ek 6’ncı,

5682 sayılı Pasaport Kanunun 22’nci, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında

Yönetmeliğinin 16’ncı, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 11’inci maddeleri kapsamında kovuşturması devam eden dava dosyalarının kapak bilgileri ile mahkûmiyet kararı verilen dosyaların kapak bilgilerinin mevzuat gereğince kolluk birimleri ile paylaşılmakta olduğu ancak söz konusu kayıt üzerinden memnu hakların iadesi kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi durumunda söz konusu kayıtların entegrasyon ile paylaşılmadığı, 2.3. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20’nci maddesi kapsamında Başvuranın Yargı Personelinin UYAP Bilişim Sisteminde kayıtlı dava dosyalarına erişimine ilişkin taleplerinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında olduğu, 2.4. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7’nci maddesi kapsamında Başvuran tarafından istenilen bilgilerin, hazır olarak bulunan bir menüde yer almayıp, yazılımsal anlamda kapsamlı teknik incelemeler ve analizler gerektiren log kayıtları olduğu, bu kayıtların, Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları ile

Kanunla açıkça yetki verilen hallerde, bu bilgileri talep eden ilgili kurumlara verilebileceği, doğrudan kişiler tarafından talep edilen log kaydı tarzı bilgiler için ilgililerin öncelikle bu birimlere başvuru yapmaları gerektiği, ihtiyaç duyulması halinde ise kayıtların, asıl sahibi olan bu birimler tarafından istenilmesi halinde, inceleme yapılabileceği, bu itibarla, Başvuranın talebinin ayrı ve özel teknik bir çalışma gerektirdiği de gözetilerek, söz konusu bilgilerin verilmesinin “mevzuata uygun olarak” yerinde görülmediği, 2.5. Diğer taraftan, Genel Müdürlükçe 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında ve

Kanunun izin verdiği ölçüde kişisel verilerin işlemekte, muhafaza edilmekte ve kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesinin önlenmesi amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirin alınmakta olunduğu, Başvuran tarafından bahse konu bilginin Genel Müdürlük tarafından UYAP Bilişim Sistemi aracılığıyla davalı vekiline verildiğine veya yargılamayla ilgili olmadığı halde alındığına dair somut bir delilin de sunulmadığı, hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 1’inci fıkrası: “vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu; 2’nci

fıkrasında, kendileriyle ilgili başvurmaları sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirileceği; 3’üncü fıkrasında ise herkesin, bilgi edinme ve Kamu Denetçisine başvurma hakkına sahip olduğu”, 3.1.“Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesi: “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu”, 3.2.“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesi: “temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı” 3.3. “A. Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.)

(Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.4. “ (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.) “Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı” başlıklı 120’nci maddesi: “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.” 4.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesi: “Her fert ifade ve izhar hakkına maliktir. Bu hak, içtihat hürriyetini ve resmi makamların müdahalesi ve memleket sınırları mevzuu bahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini ihtiva eder… (2) Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” , /

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası: “ Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu” 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi: “Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi ifade eder.” , 6.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” 6.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesi: “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 6.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesi: “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 6.5. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16’ncı maddesi: “Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla

Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 6.6. “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20’nci maddesi: “Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c)

Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.” 7. 6698 sayılı Kişisel verilerin Korunması Kanununun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “(1) Bu

Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.”, /

7.1.“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesi:“(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”, 7.2.“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, ifade eder.”

7.3. “ İstisnalar” başlıklı 28’inci maddesi: “(1) Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:

a) Kişisel verilerin, üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi.

b) Kişisel verilerin resmi istatistik ile anonim hâle getirilmek suretiyle araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlarla işlenmesi.

c) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla, sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi.

ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi.

d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi.

(2) Bu Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10 uncu, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11 inci ve Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16 ncı maddeleri

aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:

a) Kişisel veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması.

b) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesi.

c) Kişisel veri işlemenin kanunun verdiği yetkiye dayanılarak görevli ve yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca, denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi ile disiplin soruşturma veya kovuşturması için gerekli olması.

ç) Kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması.” 8. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kişisel verilerin kaydedilmesi” başlıklı 135’inci maddesi: “(1)

Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[53]

(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.” 8.1. “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlıklı 136’ncı maddesi: “ (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar

[55] hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.” 9. 17/12/2004 tarih ve 25673 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A maddesi ”(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri,, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.

…

(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.

…

(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.

…

(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

10. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Elektronik işlemler” başlıklı 445’inci maddesi:

“(1) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi(UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır. (2) Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları incelenebilir.

Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz. (3) Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir. (4) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (5) Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” 11. 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu’nun “Adlî sicil ve arşiv kayıtlarında sorgulama yetkisi verilmesi” başlıklı 13’üncü maddesi: “(1) Bir suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma kapsamında adlî sicil ve arşiv kayıtlarında; a) Mahkeme, hâkim ve Cumhuriyet Başsavcılığı doğrudan doğruya, b) Kolluk ve diğer kamu kurum ve kuruluşları Adalet Bakanının onayı ile, Sorgulama yapabilirler.

(2) (Ek: 4/7/2012-6353/32 md.) Kamu kurum ve kuruluşları, mevzuatın adli sicil ve arşiv kaydı alınmasını öngördüğü hallerde, Adalet Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde ilgili kişiler hakkında adli sicil ve arşiv kayıtlarında sorgulama yapabilirler. Gerçek kişiler de kendileriyle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarını, Adalet Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde ve güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak sorgulayabilir, sonucu fiziki veya elektronik ortamda merciine verebilirler.” 12. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında

Yönetmeliğinin “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36’ncı maddesi: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 13. Bölge Adliye Ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari Ve Yazı

İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in “UYAP’ın kullanılması” başlıklı 5’inci maddesi: “(1) Mahkemeler ve hukuk dairelerinin iş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemler UYAP ortamında gerçekleştirilir.

(2) Daire başkanı, hâkim, üye, yazı işleri müdürü ve diğer personel iş listesini günlük olarak kontrol etmek ve yargılamanın bulunduğu aşamanın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür. (3) Mahkemelere ve hukuk dairelerine fizikî olarak verilen ve gönderilen her türlü evrak, elektronik ortama aktarılarak UYAP’a kaydedilir ve ilgili birime gönderilir. 14 (4) Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler. (5) Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır.

Hâkimin onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir. (6) Tutanak, belge ve kararlar elektronik ortamda düzenlenir ve gerekli olanlar ilgilileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanır.

Elektronik ortamda düzenlenen ve güvenli elektronik imza ile imzalanan evrak UYAP kapsamındaki birimlere elektronik ortamda gönderilir. Ayrıca fizikî olarak gönderilmez. (7) Teknik nedenlerle fizikî olarak düzenlenen belge veya kararlar, engelin ortadan kalkmasından sonra derhal elektronik ortama aktarılır, yetkili kişilerce güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP’a kaydedilir ve gerektiğinde UYAP vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları mahallinde saklanır, ayrıca fizikî olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır. Elektronik ortama aktarılması imkânsız olan belgeler ise fiziki ortamda saklanır ve gerektiğinde fizikî olarak gönderilir. (8) UYAP üzerinden hazırlanmış ve güvenli elektronik imza ile imzalanmış evrakın dış birimlere elektronik ortamda gönderilememesi halinde; belge veya kararın fizikî örneği alınır, güvenli elektronik imza ile imzalanmış aslının aynı olduğu belirtilerek altı hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanmak sureti ile gönderilir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması açısından saat 00:00’a kadar yapılması zorunludur. (10) Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai saati sonunda biter.”

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 15. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; tarihinde Bilgi

Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, OHAL Komisyonu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Hakim ve

Cumhuriyet Savcılarının, UYAP sistemine işlenmiş olan veri, bilgi ve belgelere hangi usul ve esaslar dâhilinde erişim sağladığı, anılan kurumların UYAP sisteminde kayıtlı olan dava dosyalarının tamamına erişim sağlama yetkilerinin bulunup/bulunmadığı hususlarında bilgi talebinde bulunmaktadır.

16. Başvuranın Emniyet Genel Müdürlüğü ve OHAL Komisyonu’nun UYAP Sistemine erişim yetkisine ilişkin bilgi edinme talebi İdare tarafından;“..kovuşturması devam eden dava dosyalarının kapak bilgileri ile mahkûmiyet kararı verilen dosyaların kapak bilgilerinin mevzuat gereğince kolluk birimleri ile paylaşılmakta olduğu ancak söz konusu kayıt üzerinden memnu hakların iadesi kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi durumunda söz konusu kayıtların entegrasyon ile paylaşılmadığı ve Anayasamızın 120’nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21.7.2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun mevzuat ile görev alanı ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi ilgililerden talep edebileceği ve kamu kurum ve kuruluşları ile yargı mercilerinin, Komisyonun görevi kapsamında ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi ve belgeyi gecikmeksizin Komisyona göndermek veya yerinde incelenmesine imkân sağlamak zorunda olduğu, Komisyonun görev süresinin 22.01.2023 tarihinde sona erdiği ve Komisyonun UYAP ekranlarına erişim yetkilerinin kaldırıldığı..” şeklinde cevaplandırıldığından, 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1. Fıkrası ile 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun

Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesi gereği, anılan talepler hakkında “Dostane çözüm kararı” verilmiştir.

17. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 1’inci maddesinde, bu Kanunun amacının; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu; 2’nci maddesinde, bu Kanunun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanacağı; 4’üncü maddesinde; herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu; 5’inci maddesinde; kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı; 9’uncu maddesinde; istenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belgenin, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulacağı; ayırma gerekçesinin başvurana yazılı olarak bildirileceği hükme bağlanmıştır.

18. Yine Yasanın 20’nci maddesinde adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerden olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; suç işlenmesine yol açacak, suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışında tutulmuştur.

19. Bilgi edinme hakkının irtibatlı olduğu haklardan biri kişisel verilerin korunması hakkıdır. Anayasa’nın 20’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında da kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu

verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkının bulunduğu düzenlenmektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu’nun 1’nci maddesinde bu Kanun’un amacının kişisel verilerin işlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 3’üncü maddesinde “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır.

20. Öte yandan, Kanunun 28’inci maddesinde tamamen veya kısmen kapsam dışı olan haller hükme bağlanmıştır. Bu maddenin 1’inci fıkrasında tam istisnalar, 2’nci fıkrasında ise kısmi istisnalar düzenlenmiştir. Tam istisna halinde Kanun hükümleri hiçbir şekilde uygulanmayacaktır. Kısmi istisna hallerinde ise, Kanunun sadece bazı hükümleri uygulanmayacaktır. Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi tam istisnalar arasında sayılmıştır.

21. Kanun’a göre herkes bilgi edinme hakkına ve kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bununla birlikte, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 20’nci maddesinde açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; Suç işlenmesine yol açacak, suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek bilgi ve belgelerin bu Kanun kapsamında olmadığı hükmü yer almaktadır. Öte yandan Kanunun 7’nci maddesinde Kurum ve kuruluşların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği düzenlenmiştir.

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında, bilginin toplanıp saklanması ile bireye açıklanması arasındaki dengenin adil olarak sağlanması gerekliliğine atıf yapmaktadır. Mahkemeye göre bilginin saklanmasındaki kamusal yarar, öğrenilmesinden doğacak kişisel yarara ağır basıyorsa, bu durumda bilgi talebinin reddi Özel ve aile hayatına saygı hakkının düzenlendiği 8’inci maddenin ihlali olarak yorumlanmamıştır.

23. Başvuran tarafından istenilen bilgiler, hâkim ve Cumhuriyet Savcılarının UYAP Bilişim Sistemindeki yetkilerinin kapsamına dair bilgilerin ortaya çıkmasına neden olabilecek, bilgilerin erişime açılması sonucunu doğurabilecek olan; önleyici ve koruyucu önlemler açısından değer taşıyan bilgilerdir. AİHM, bilginin saklanmasındaki kamusal yarar, öğrenilmesinden doğacak kişisel yarara ağır basıyorsa, bilgi talebinin reddini ihlal olarak yorumlamamıştır. Öte yandan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 28’inci maddesinde kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi durumunda bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı belirlenmiştir. Bu itibarla, talep edilen bilginin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca ortaya konulmuş “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20’nci maddesinde sayılan hallerden ve 7’nci maddesine göre “ayrı bir çalışma, araştırma, inceleme gerektiren türden bilgi veya belgeler” kapsamında olması, ilaveten açıklanması hâlinde Kanun’un 16’ncı maddesinde zikredilen

Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek türden bilgi ve belgelerden olması ve bilginin saklanmasındaki ağır basan kamusal yarar nedeniyle erişime açılmalarının anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirerek talebin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında kaldığı sonucuna varılmasında hukuki isabet bulunduğu anlaşılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

/

yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi