|
ÖZET: Bu karar, başvuran derneğin Adalet Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusunun yanıtlanmaması üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Dernek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, ceza infaz kurumlarındaki ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerine dair istatistiklerin paylaşılmasını talep etmiştir. İdare, bu talebi, söz konusu bilgilerin “kurum içi düzenlemeler” kapsamında olduğu gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, mahkeme, bu bilgilerin kamuoyunu ilgilendirdiğine ve şeffaflık ilkesine aykırı bir tutum sergilendiğine dikkat çekmiştir.
Kararda, Anayasa’nın 26. maddesi gereğince bilgi edinme hakkının, bireylerin düşünce ve kanaatlerini açıklama özgürlüğünün bir parçası olduğu vurgulanmıştır. Bilgi edinme hakkının, demokratik bir toplumda hukukun üstünlüğünü sağlamak için önemli bir araç olduğu belirtilmiş ve bu hakkın sınırlanmasının Anayasa’nın 13. maddesine uygun olması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’na, talep edilen bilgilerin paylaşılması ve ceza infaz sistemine dair daha kapsamlı istatistiklerin düzenli olarak yayınlanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/10211-S.22.15734
BAŞVURU NO : 2022/928
KARAR TARİHİ : 11/08/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuran Dernek, bilgi edinme başvurusunun yanıtlanmasını
BAŞVURUNUN KONUSU :
ve benzer talepler karşısında idarenin Kanundan kaynaklanan sorumluluğunu şeffaflık ilkesiyle uyarlı olacak biçimde yerine getirmesi talep edilmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Derneği tarafından, Cumhurbaşkanlığı İletişim
Merkezi (CİMER) üzerinden hapishanelerdeki ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpuslara ilişkin istatistikleri talep etmek için Adalet Bakanlığı’na yapılan numaralı bilgi edinme başvurusuna, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun kurum içi işleyişle ilgili 25. maddesine dayanılarak veri içeren bir yanıt verilmediği, talep edilen bilginin kurumun olağan işleyişleri sırasında tutulması ve hatta düzenli olarak kamuya açıklanması gereken bilgilerden olduğu, Adalet Bakanlığı’nın şeffaflık ilkesiyle bağdaşmayan bu tutumunun, uzun yıllardır devam eden bir uygulama haline geldiği, insan hakları temelli çalışmalarda bulunan Derneğin Anayasal bir hak olan bilgi edinme hakkından faydalanmasının, faaliyet amaçlarını yerine getirmek ve doğru bilgiye ulaşmak adına bir sorumluluk olarak görülmesi gerektiği ifade edilerek, Derneğin savunuculuk faaliyetlerinin devamını sağlamak ve raporlarında kullanmak amacıyla anılan verilerin paylaşılması talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili idareden 15/02/2022 tarihli ve S.
sayılı yazımız ile yanıt verilmemesi üzerine tekiden 16/06/2022 tarihli ve S. sayılı yazımızla bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 04/07/2022 tarihli / sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Söz konusu başvuruya ilişkin olarak talep edilen bilgilerin, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü gereğince mezkur başvuruya ilişkin talebin yerine getirilemediği, 2.2. Diğer taraftan, ceza infaz kurumlarının (ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklu mevcutları, ceza infaz kurumlarının statülerine göre dağılımları, hükümlü ve tutukluların öğrenim durumları, hükümlü ve tutukluların yaş grupları, Türkiye İstatistik Kurumu Adalet İstatistikleri gibi)
istatistiklerine ilişkin verilere Genel Müdürlüğün “https://cte.adalet.gov.tr” web sayfasından ulaşılabileceği belirtilmiş, Derneğin Bakanlığa yaptığı CİMER başvurusuna verilen yanıtın örneği Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.3. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir…” 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ilk iki fıkrası “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının
/
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19 uncu maddesinde; “Herkes, görüş ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir: Bu hak, müdahale söz konusu olmaksızın … bilgi ve düşünceleri her türlü medya yoluyla aramak, almak ve yaymak özgürlüğünü içerir.” hükmüne, 5. Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 19 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak…iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir. Bu…haklar…sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir: a) Başkalarının haklarına ve itibarına saygı; b) Ulusal güvenliği veya kamu düzenini veya sağlık ve ahlakı koruma.” hükmüne, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10 uncu maddesi; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak,…haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.…Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda…başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi…için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 8.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, … ifade eder.” 8.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 8.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla
yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 8.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 8.6. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 10. 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Bilgi verme yükümlülüğü kapsamında alınacak tedbirler” başlıklı 6 ncı maddesi “Kurum ve kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi, Kanunda ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum ve kuruluşlar, ellerinde mevcut olan ve bilgi edinme başvurusuna konu olabilecek bütün bilgi veya belgeleri, bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederler. Bu amaçla kurum ve kuruluşların belge kayıt, dosyalama ve arşiv düzeniyle ilgili gerekli idari ve teknik tedbirler alınır…” 10.2. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36 ncı maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat, içtihat, idarenin cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, bilgi edinme başvurusunun yanıtlanması ve ceza infaz sistemine yönelik daha kapsamlı istatistiki verinin düzenli olarak yayınlanması amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 12. Başvuran Dernek tarafından (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda özetle,
4982 sayılı Kanun çerçevesinde Adalet Bakanlığı’ndan talep edilen “Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında
ağırlaştırılmış müebbet hükmü almış olan kişilere ilişkin bilgilerin” Dernek ile paylaşılması ve faaliyetler yürüten Derneğin Anayasal hakkı olan bilgi edinme hakkının savunuculuk faaliyetleri kapsamında etkin bir şekilde kullanılabilmesi amacıyla idarenin Kanundan kaynaklanan sorumluluğunu şeffaflık ilkesiyle uyarlı olacak biçimde yerine getirmesi talep edilmektedir.
13. Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan ve Anayasanın 2 nci maddesinde anlamını bulan hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, devletin tüm eylem ve işlemlerinin var olan hukuk kurallarına uygun yapıldığı ve vatandaşların hukuki güvenliğe sahip olduğu bir yönetim modelidir.
Hukuk Devletinin doğal ve zorunlu sonucu, idari faaliyetler yürütülürken temel hak ve özgürlüklerin
Anayasa ve kanunlarda öngörüldüğü şekliyle kullanımının sağlanmasıdır.
14. Anayasanın 26 ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı, bu hakkın ancak belirli şartlarda sınırlanabileceği belirtilmiştir.
15. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup, hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak olmayıp, bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir.
16. Anayasa Mahkemesinin 4.12.2014 tarihli ve E:2013/114 ve K:2014/184 sayılı kararında “Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır.” denmek suretiyle, bilgi edinme hakkına getirilecek sınırlamanın çerçevesi çizilmiştir.
17. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde de herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin haber ve görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı, bu özgürlüklerin kullanılmasının bazı sınırlamalar içerebileceği yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. (bkz. prg. 4, 5, 6)
18. Belirtilen çerçevede, bilgi edinme hakkı düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul görmeye başlamıştır. İdarenin tek taraflı kamusal faaliyetlerinden etkilenecek kişilerin, bu idari faaliyetlerden haberdar olmaları ve gerekirse sürece katılmaları, idarenin yürüttüğü kamusal faaliyetlerde hukuk sınırları içerisinde hareket etmesinin sağlanması açısından gereklidir. Hakkın kullanımı bireylerin, kamu yönetiminde ve sunulan hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, demokratik yönetim
anlayışının gereği olan eşitlik, tarafsızlık, açıklık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin kamu yönetiminde yaygınlaşması bakımından önem arz etmektedir.
19. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararlarında da demokrasinin esasını, meselelerin halka açık olarak tartışılması ve çözümlenmesinin oluşturduğu, demokrasinin temellerinin çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik olduğu vurgulanmıştır (sendikal faaliyet bağlamında bkz. Abdulkadir Akgün, B. No: 2015/19791, 20/3/2019, § 39; Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 52; ifade özgürlüğü bağlamında bkz. Hasan Güngör (2), B. No: 2015/1554, 20/12/2018, § 49).
20. Bilgi edinme hakkının usul ve esasları 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda düzenlemiş olup, Kanunun 4 üncü maddesinde Anayasa’da yer alan herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu amir hükmü tekrarlanmıştır.
21. Anılan Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu yasa koyucu tarafından
Kanunun dördüncü bölümünde yer alan maddelerde tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunda yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.
22. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir. Kanunda yer alan bu istisnaların somut olarak belirlenmesi, bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “demokratik ve şeffaf” yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır.
23. Somut dosyada, başvuran Derneğin CİMER üzerinden yaptığı 08/11/2021 tarihli başvuru
aşağıdaki gibidir:
“4982 sayılı Kanuna dayanarak Derneği’nin faaliyetlerinde
yararlanmak üzere aşağıdaki soruların bilgi içeren cevapları talep olunur:
1- 2006-2021 yılları arasında Türkiye’deki ceza ve infaz kurumlarında ağırlaştırılmış müebbet hükmü almış olan kişilerin; a) yıllara, b) cinsiyete, c) yaş gruplarına, d) suç gruplarına, e) uyruklarına, göre dağılımı nedir?”
24. Adalet Bakanlığı tarafından başvuran Derneğe CİMER üzerinden verilen 18/11/2021 tarihli yanıtta; özetle, talebin Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 25 inci maddesine atıfla reddedildiği, Kurumumuza yazılan cevabi yazıda da aynı gerekçenin tekrar edildiği görülmüştür. Anılan yazıda ayrıca ceza infaz kurumlarına ilişkin istatistiki verilere “https://cte.adalet.gov.tr” web sayfasından ulaşılabileceği belirtilmiştir.
25. 4982 sayılı Kanunun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Aynı düzenlemeye
Kanunun uygulama Yönetmeliğinin 36 ncı maddesinde de yer verildiği görülmektedir.
26. Kanunun 25 inci maddesi incelendiğinde, yapılan bir bilgi edinme başvurusunun anılan madde uyarınca reddedilebilmesi için talebin “kamuoyunu ilgilendirmeyen” ve “kurum ve kuruluşların sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemelere” ilişkin olması gerektiği; ancak bu iki şartın gerçekleşmesi halinde talebin bilgi edinme hakkının kapsamı dışında kalacağı anlaşılmaktadır.
27. Şikâyete konu bilgi edinme başvurusuna konu soru içeriğine bakıldığında; talebin Bakanlığın kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkında olmadığı açıktır. Bilgi edinilmek istenen hususların, Kanunun 25 inci maddesinde sayılan “kamuoyunu ilgilendirmeyen” konulardan olduğunun kabulü de mümkün değildir.
28. Zira mevcut ceza infaz sisteminin amacı hükümlünün iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olarak tanımlanmış, cezanın infazında insan hak ve onuruna yakışır idari davranış usullerinin benimseneceği kabul edilmiştir. Dolayısıyla ceza infaz kurumlarındaki uygulamalar, temel hak ihlallerinin önüne geçilmesi amacıyla kamu tarafından takip edilen, diğer kamusal hizmetler gibi kamuoyunu doğrudan ilgilendiren konular arasındadır. İnsan hakkı ihlallerinin kapalı alanlarda yaşanma ihtimalinin daha yüksek olduğu gözetilerek, kamusal hizmetlerin geneli için geçerli olan “şeffaflık” ve
“hesap verilebilirlik” ilkelerine uyulmasına bu alanda daha fazla özen gösterilmelidir. (aynı yöndeki karar için bkz. 2021/9517 başvuru numaralı, 12/11/2021 tarihli Tavsiye Kararımız)
29. 30/04/2021 tarihli ve 31470 sayılı resmi Gazetede yayımlanan 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi ile yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planında bu yöndeki Devlet iradesi açıkça ortaya konmuştur. Planda ifade özgürlüğünün güçlendirildiği, hak arama yollarının genişletildiği, kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verilebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulmasının hedeflendiği belirtilmekte; böylece, insan hak ve özgürlüklerine ilişkin standartların yükseltileceği, bunun doğal sonucu olarak demokrasinin vatandaş memnuniyeti odaklı güçlenme sürecinin ivme kazanacağı kaydedilmektedir.
30. Belge’de, ceza infaz kurumlarında insan hakları denetimlerinin etkinliğinin artırılması güçlü bir koruma sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olarak görülmekte; “sivil toplum girişimlerinin, sistemi demokrasi temelinde dengeleyici ve denetleyici bir işlev gördüğü” belirtilmektedir. “İnfaz sistemi, ceza adaleti sisteminin son aşamasını içermektedir. Bu aşamadaki insan hakları karnesi, sistemin bütünü üzerinde fikir veren en sahici değerlendirme aracı olmaktadır. Bu nedenle, infaz işlem ve uygulamalarının insan hakları kurumlarının gözlem ve denetimine etkili bir şekilde açılması büyük önem taşımaktadır. İnsan haklarına tam koruma sağlayacak bir infaz sistemi için bağımsız denetim kurumlarının varlığı, hem idare
hem hükümlüler hem de hükümlü yakınları için ciddi bir teminattır. Bu düşünceden hareketle Belgenin uygulama döneminde, ceza infaz sistemi için yeni ve sivil bir denetim sistemi getirilmesi hedeflenmektedir.
Bağımsızlık esası çerçevesinde kurulacak “Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu”nda; barolar, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerden de temsilcilerin yer alması sağlanacaktır.” denmek suretiyle ceza infaz kurumlarında insan hakları denetimlerinin etkinliğinin artırılmasında sivil izlemenin gerekliliği vurgulanmaktadır (İnsan Hakları Eylem Planı ve Uygulama Takvimi, §21; https://insanhaklarieylemplani.adalet.gov.tr/resimler/%C4%B0nsan_Haklar%C4%B1_Eylem_Plan%C4%B1_ve_Uygulama_T akvimi.pdf, Son Erişim Tarihi. 06/07/2022) .
31. Başvuran Dernek tarafından, Bakanlıktan talep edilen “ceza infaz kurumlarındaki ağırlaştırılmış müebbet hükmü almış kişilere” ilişkin bilgilerin kamunun genelini ilgilendiren, Bakanlığın görevi gereği elinde bulunması gereken ve düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılabilecek türden bilgilerden olduğu, ancak söz konusu verilerin https://cte.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/cik-istatistikleri12012021090932 adresinde yayınlanmakta olan ceza infaz kurumu istatistikleri arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Ceza infaz kurumlarının yukarıda açıklanan hassas durumu ve bu alanda şeffaflığa atfedilen önem dikkate alındığında, bilgi edinme talebine konu verilerin başvuran Dernekle paylaşılmamasına yönelik idari işlemin
Anayasanın 74 üncü maddesine, 4982 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddelerine, 4982 sayılı Kanunun uygulama Yönetmeliğinin 36 ncı maddesine uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.
32. Öte yandan, şikâyete konu bilgi edinme başvurusunda talep edilen bilgilerin paylaşılmasının mevzuatın ve bu konudaki Devlet iradesinin bir gereği olduğu kadar, ceza infaz kurumlarına yönelik şüpheye dayalı olumsuz algı oluşmasını engellemek için de gerekli olduğu düşünülmektedir. Ceza infaz sisteminde sağlanacak şeffaflığının getireceği kamu yararı gözetilerek, bu ve benzer verilerin sadece bilgi edinme başvurularına konu edilmesi sureti ile değil Bakanlık tarafından düzenli ve daha kapsamlı olarak yayınlanmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.
33. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak; ceza infaz kurumlarında ağırlaştırılmış müebbet hükmü almış olan kişilerle ilgili talep edilen bilgilerin idarenin görevi gereği elinde bulunan bilgilerden olduğu, istatistiki veri niteliğindeki bilgilerin 4982 sayılı Kanunun 25 inci maddesi veya diğer istisna hükümlerine girmediği, konun kamuoyunun genelini ilgilendirdiği ve Devletimizin de bu alana atfettiği özel önem dikkate alındığında, talep edilen bilgilerin paylaşılmasının mevzuatın yanı sıra hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerinin gereği olduğu değerlendirilerek, şikâyete konu CİMER başvurusundaki soruların yanıtlanması ve sağlanacak şeffaflığının getireceği kamu yararı gözetilerek, ceza infaz sistemine yönelik daha kapsamlı istatistiki verinin Bakanlık tarafından düzenli olarak yayınlanması yönünde ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idare ile yapılan yazışmada Kurumumuzun bilgi-belge talep yazısına süresinde yanıt verilmedmesi sebebiyle “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine; ayrıca başvuran Derneğe verdiği yanıtta yukarıdaki paragraflarda açıklanan sebeplerle “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ve “karara karşı başvuru
yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
35. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 08/07/2022 tarihli ve S.
sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuran derneğin şikâyete konu bilgi edinme başvurusunun yanıtlandırılması ve sağlanacak şeffaflığının getireceği kamu yararı gözetilerek ceza infaz sistemine yönelik daha kapsamlı istatistiki verinin düzenli olarak yayınlanması hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın başvuran Derneğe ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi