ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) olarak bilgi talep ettiği, ancak idarenin bu talepleri 4982 sayılı Kanun’un 25. maddesi çerçevesinde değerlendirdiği belirtilmiştir. İfade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alındığı vurgulanarak, bu hakların kısıtlanmaması gerektiği ifade edilmiştir.

Kararda, bilgi edinme hakkının, bireylerin yönetenleri denetleyebilmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından önemli bir araç olduğu belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın bilgi edinme talebine karşılık olarak sunduğu gerekçelerin yetersiz olduğu ve kamuoyunu ilgilendiren bilgilerin paylaşılmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiş, Adalet Bakanlığı’na bilgi edinme taleplerinin karşılanması için tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, bilgi edinme hakkının önemini ve idarenin bu konudaki yükümlülüklerini bir kez daha ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/1151-S.20.1825

BAŞVURU NO : 2019/13273

KARAR TARİHİ : 21/01/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

Başvuranın, dilekçesine bilgi edinme hakkı kapsamında

BAŞVURUNUN KONUSU :

cevap verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum

Derneği (CİSST) olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Adalet

Bakanlığına yönelik bilgi taleplerinde bulunduklarını, 24/06/2018 referandumu sonrası değişen sistemle birlikte CİMER üzerinden tüzel kişi olarak bilgi edinme başvurusunda bulunulamadığından bir süredir başvuruları gerçek kişi olarak kendisinin yaptığını, fakat başvuruların Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 25 inci maddesine dayanılarak cevaplandırılmadığını, bu sebeple talep edilen bilgilerin 25 inci madde perspektifinde incelenmesi gerektiğini, CİSST faaliyetlerinde kullanılmak üzere talep edilen bilgilerin idarenin personeliyle ya da işleyişiyle ilgili olmadığını, hapishanelerdeki mahpusların tutulma şartları, dağılımları, mevzuatın uygulanması gibi kamuoyunu doğrudan ilgilendiren konularla ilgili bilgiler talep edildiğini, bilgi edinme hakkının gerçek ve tüzel kişiler için anayasal bir hak olduğunu, sivil toplum örgütlerinin de bu haktan faydalanmasının faaliyet amaçlarını yerine getirmede ve doğru bilgiye ulaşmada önemli olduğunu belirterek bilgi edinme hakkı kapsamında idarenin tutumunun değişmesi için çözüm üretilmesini ve CİMER üzerinden sorulan numaralı başvurularına yanıt verilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünden 09/08/2019 tarih, sayılı ve 31/10/2019 tarih, sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen Genel Müdürlüğün 20/11/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “ sayılı başvurusunda 3 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 5 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 9 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 4 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 3 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 3 soru sorulduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği, sayılı başvurusunda 3 soru sorulduğu ve sorulara cevabının ilgiliye bildirildiği, 2.2. Adı geçenin No’lu başvurusunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun

25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiği,

2.3. Söz konusu başvuruda 01/07/2019 tarihi itibariyle; ”1- Türkiye hapishanelerinde tutuklu, hükümözlü ve hükümlü olarak ayrı ayrı 12-18 yaş arasında kaç oğlan çocuğu bulunmaktadır?

2- Türkiye hapishanelerinde tutuklu, hükümözlü ve hükümlü olarak ayrı ayrı 12-18 yaş arasında kaç kız çocuğu bulunmaktadır?

3- Mahpus çocuklardan toplamda kaçı hapishaneye girmeden önce psikiyatrik ilaç kullanmaktaydı?

4- Mahpus çocuklardan toplamda kaçı hapishanede bulunduğu sırada psikiyatrik ilaç kullanmaya başlamıştır?” sorularının sorulduğu, 2.4. Adı geçenin No’lu başvurusuna cevap verildiği, söz konusu başvurusunda; ”1- 08/07/2019 tarihi itibariyle Türkiye hapishanelerinde 0-6 yaş arasında kaç çocuk anneleriyle birlikte tutulmaktadır? Bu çocukların yaşa göre dağılımları nedir?

2- Mahpusların kaldıkları koğuşlara 0-6 yaş arasındaki çocukların faydalanabilmesi için oyuncak sokulabilmekte midir? Ne tür oyuncaklar koğuşlara alınmaktadır?

3- 0-6 yaş arasındaki çocukların hapishanelerde oyuncaklara ve oyun alanlarına erişimiyle ilgili Adalet Bakanlığı bünyesinde yapılan çalışma ve açıklamalar nelerdir?” sorularının sorulduğu, 2.5. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Kurum içi düzenlemeler” alt başlıklı 25 inci maddesinde yer alan; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü uyarınca işlem yapıldığı, 2.6. Kaldı ki; Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplu Derneğinin Genel Müdürlüğümüze bizzat başvurularının yanısıra gerek Kurumunuz gerekse TBMM İnsan Haklarını İnceleme

Komisyonu ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu aracılığı ile de birçok başvurusunun bulunduğu, bu kapsamda tüm başvuruları hakkında yapılan araştırma ve inceleme neticesinde cevabî yazılarımızın gönderildiği”

Bilgilerinin verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.1. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ıncı maddesinde; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve

Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19 uncu maddesinde; “Herkesin kanaat ve ifade özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, müdahale olmaksızın kanaat taşıma ve herhangi bir yoldan ve ülke sınırlarını gözetmeksizin bilgi ve fikirlere ulaşmaya çalışma, onları edinme ve yayma serbestliğini de kapsar.” 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.

(2) Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “ (1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

(2) Ancak; a) (Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/110 md.)

b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” 7. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

7.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin ilk fıkrasının ilgili bentlerinde; “(c) Bilgi:

Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, (d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, (e) Bilgi veya belgeye erişim: İstenen bilgi veya belgenin niteliğine göre, kurum ve kuruluşlarca, başvuru sahibine söz konusu bilgi veya belgenin bir kopyasının verilmesini, kopya verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, başvuru sahibinin bilgi veya belgenin aslını inceleyerek not almasına veya içeriğini görmesine veya işitmesine izin verilmesini,” 7.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinin ilk fıkrasında; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.” 7.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinin ilk fıkrasında; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” 7.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 7.5. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 7.6. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 8. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde; “(d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi”, “(e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, ifade eder.” 8.1. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuran, “1 numaralı paragrafta” ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, Bilgi Edinme

Hakkı Kanunu kapsamında istediği muhtelif konulara dair bilgi ve belgelerin Ceza İnfaz

Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) olarak tarafına verilmesini talep ettiği, idarenin ise söz konusu bilgi ve belgeleri Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 25 inci maddesi çerçevesinde değerlendirdiği anlaşılmıştır.

11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğünün bir unsuru haber veya fikirlerin serbestçe alınması, edinilmesidir. Yaymak, iletmek veya vermek nasıl ki kişinin kendisini ifade etmesinin bir sonucu ise, bunun gerçekleşebilmesi için de, yine başkalarının bu özgürlüklerinin (haber veya düşünceleri yayma-iletme-verme özgürlüklerinin) kısıtlanmamış/engellenmemiş olması gerekmektedir.

12. Anayasa’nın 26 ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağı belirtilmek suretiyle bilgi edinme hakkının haber veya fikir almak ya da vermek hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu kabul edilmektedir.

13. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuş, 4982

Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarının sağlanması amaçlanmıştır.

14. Çağdaş demokrasilerde, bireylerin sağlıklı bilgilenmesi ve doğru bilgiye ulaşması, hukuk devleti ve demokratik yaşamın güvencesini oluşturur. İdare, bireylerin doğru bilgilenmesini engellememe yükümlülüğünün yanında, bilgilenme gereksinimi içerisindeki toplumun sağlıklı bilgilenmesi ve bilgiye ulaşabilmesi için gerekli tedbirleri de almakla yükümlüdür.

15. Bilgi edinme hakkı yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır. (AYM, E:2013/114, K:2014/184, 4.12.2014)

16. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanacak olan Bilgi Edinme Kanunu, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarılmış olup Yasa’nın 4 üncü maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu, 5 inci maddesinde ise, kurum ve kuruluşların bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları hükümlerine yer verilmiştir.

17. Diğer haklarda ve özgürlüklerde olduğu gibi, bilgi edinme hakkı da mutlak bir hak değildir.

Bir başka anlatımla, bu hakkın kullanılması, idarenin elinde bulunan bütün bilgilerin ve belgelerin kamuoyu ile paylaşılmasını gerektirmemektedir. Buna karşın, kamu kurumları ve kuruluşları, Bilgi Edinme Hakkı Kanununda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgiyi ve belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmakla yükümlü bulunmaktadır. (A. Şimşeksoy, Bilgi

Edinme Hakkı ve Sınırları, Terazi Hukuk Dergisi, 2011, s.67) İlgili Kanun’un 4. Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 15 inci maddeden 28 inci maddeye kadar bilgi edinme hakkının sınırları gösterilmiştir.

18. İdarenin, başvuranın bilgi edinme talebine karşılık gerekçe olarak sunduğu Bilgi Edinme

Kanunu’nun “Kurum içi düzenlemeler” alt başlıklı 25 inci maddesinde yer alan kurum içi düzenlemeler, kurumların ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen iç düzenlemeleri olarak tanımlanmakta ve genellikle, iç genelge, emir, talimat gibi düzenlemelerdir. Ancak idare içindeki işlerin ve işlemlerin ne şekilde yürütüldüğünün kamuoyunca da bilinmesi çoğu kez yararlı olabilir. Bu itibarla, kurum içi düzenlemelerin kamuoyunun erişimine tümden kapalı tutulması haklı bir sınırlama olarak görülmemektedir. (A. Şimşeksoy, Bilgi Edinme Hakkı ve

Sınırları, Terazi Hukuk Dergisi, 2011, s.65-66)

19. Nitekim BEDK bir kararında, ilgili kişinin Türk Hava Yolları A.O. Genel Müdürlüğünden talep ettiği 4857 sayılı İş Kanununun “Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30 uncu maddesi kapsamında kaç kişi çalıştırdığına ilişkin bilginin kamuoyunu ilgilendirmesi nedeniyle kurum içi düzenleme nedenine dayalı olarak başvurunun reddi yerinde görülmemiştir. (BEDK’nın 07.12.2005 tarih ve 2005/882 sayılı kararı)

20. Kişisel Verilerin Korunması Kanununda; kişisel verinin kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi içerdiği ve ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı söylenmektedir. Yine aynı kanunda sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verilerin ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği ifade edilmektedir.

21. Anayasal düzeyde güvence altına alınmış olan bilgi edinme hakkı ile kişisel verilerin korunması hakkı arasındaki dengenin korunması gerekmektedir. Ceza İnfaz Sistemi ile ilgili konuların toplumu doğrudan ilgilendiren ve toplumun bu konuda sorumluluk üstlenmesi hüküm gereğince, yapılacak başvuruya olumsuz cevap verilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belge talebine tekit yazısı üzerine cevap verildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede

Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın numaralı başvurusunun son iki maddesinde ifade edilen (3) ve (4) numaralı sorular hakkındaki bilgi ve belge talebinin REDDİNE, Başvuranın diğer soruları yönünden, bilgi edinme talebinin karşılanması için talep edilen bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için Adalet Bakanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet

Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi