ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı bilgi edinme talebi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık incelenmiştir. Başvuran, 08/01/2021 tarihli dilekçesiyle, idareden belirli bilgilerin verilmesini talep etmiş, ancak idare bu talebi bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu kurumlarından bilgi talep etme özgürlüğünü güvence altına alan bir insan hakkıdır ve Anayasa’nın 74. maddesi ile de korunmaktadır.

Kararda, bilgi edinme hakkının, idarenin eylem ve işlemlerine ilişkin her türlü bilginin, özel bir yarar ispatına gerek olmaksızın bireylere verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın talep ettiği bilgileri vermemesi, hukuka aykırı bir durum olarak değerlendirilmiş ve idarenin bu konuda gerekli açıklamaları yapmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talep ettiği bilgilerin verilmesi gerektiği ve bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için idarenin sistemini düzenli ve eksiksiz bir şekilde yürütmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/14108-S.21.22593

BAŞVURU NO : 2021/7261

KARAR TARİHİ : 01/10/2021

TAVSİYE KARARI

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda; kurum içi düzenlenen sınav hakkındaki 08/01/2021

tarihli dilekçesine gerekli cevapların verilmediğini ifade ederek; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde talep ettiği yapılan sınavın hukuki dayanağına ilişkin bilgi ve belgenin tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi Başkanlığının 19/03/2021 tarihli ve

sayılı yazısında;

2.1) 29/12/2020 tarihinde yapılan Hizmetiçi Değerlendirme Sınavının mevcut personelin zabıta mesleğine

ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi ile bu doğrultuda hazırlanacak eğitim programlamasına dahil edilmesi amacıyla gerçekleştirildiği, başvuran gibi 2020/8 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamanda idari izinli olan personelin söz konusu sınava katıldığı,

2.2) Başvuranın sınav tarihinde idari izinli olması sebebiyle 08/01/2021 tarihli dilekçesine cevaben

yazılan 15/01/2021 tarihli yazıyla bahse konu hizmet içi değerlendirme sınavının uygun koşullar oluştuğunda Belediyenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığınca ileriki bir tarihte yapılacağının bildirildiği,

3) Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Dairesi Başkanlığının 26/07/2021 tarihli ve

sayılı yazısında;

3.1) İtiraza konu işlemin sınav değil hizmet içi değerlendirme olduğu, mevcut personelin zabıta mesleğine

ilişkin bilgi düzeyinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi ile bu doğrultuda hazırlanacak eğitim programlanmasına dahil edilmesi amacı ile gerçekleştirildiği,

3.2) Eğitim programlamasının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Kısım VII başlığı altında yer

alan kurumların memurlarını hizmet içinde yetiştirme esaslarına yönelik olarak; aynı Kanunun 214 üncü ve 215 inci maddesinde belirtilen hizmet içi yetiştirme faaliyetleri kapsamında Belediyeye ait

İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığına bağlı Eğitim Birimince düzenlenmekte ve yürütülmekte olduğu,

3.3) Katılmayan personelden daha sonra yapılan ikinci çağrıya başvuran ve dışındaki tüm

personel tarafından katılım sağlandığı,

3.4) Başvuranın dilekçesi üzerine, başvurana ilgili tarihte idari izinli olduğundan ileriki bir tarihte katılım

sağlayacağı hususunun 15/01/2021 tarihli ve 2410 sayılı yazıyla bildirildiği, başvuranın talebinin

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmemekle birlikte 657 sayılı

yasanın 10 uncu maddesi ve Zabıta Yönetmeliği çerçevesinde bu tür değerlendirme testlerinin yapılmakta olduğu, değerlendirme testi ve eğitim programları hakkında ayrıntılı bilgilere İnsan

Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığından ulaşılabileceği, başvuranın bu tür testlere ve akabindeki eğitim programlarına katılmadaki gönülsüzlüğü mesleğe karşı ilgisizliği olarak değerlendirildiği ve ileriki planlamalarda bu isteksizliğinin dikkate alınacağı, başvuranın asli kadrosunun zabıta olmadığından böyle davrandığının değerlendirildiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının

4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

6.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, /

maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.

Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”

6.2) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde;

“Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”

6.3) “Kurumların memurlarını hizmet içinde yetiştirme esasları” başlıklı 214 üncü maddesinde;

“Devlet memurlarının yetişmelerini sağlamak, verimliliğini artırmak ve daha ileriki görevlere hazırlamak amacıyla uygulanacak hizmet içi eğitim, Devlet Personel Başkanlığı tarafından ilgili kurumlarla birlikte hazırlanacak yönetmelikler dahilinde yürütülür.”

6.4) “Eğitim birimleri” başlıklı 215 inci maddesinde;

“Her kurumda, yetiştirme faaliyetlerini düzenlemek, yürütmek ve değerlendirmekle görevli bir

“Eğitim birimi” kurulur. Birden çok birim kurulan kurumlarda bunlardan biri “Merkez Eğitim

Birimi” adını alır.”

7) 3701 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun

7.1) “Dilekçe hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük

Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”

7.2) “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde;

“Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir.

İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”

8) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun

8.1) “Amaç” başlıklı birinci maddesinde;

“Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

8.2) “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.”

8.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde;

/

“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”

8.4) “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde;

“Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.”

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.”

8.5) “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi on beş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilir.”

8.6) “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”

8.7) “Ceza hükümleri” başlıklı 29 uncu maddesinde;

“Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talep ettiği bilgilerin

idarece başvurana verilmesi; ayrıca, bundan böyle bilgi edinme ile dilekçe hakkının kullanılmasına ilişkin sistemin sağlıklı ve düzgün bir şekilde yürütülmesini teminen bilgi edinme ve dilekçe hakkına ilişkin işlemlerin zamanında, düzenli ve eksiksiz yapılması konusunda ilgili personelin ve birimlerin bilgilendirilmesi ve mevzuatta düzenlenen diğer gerekli tedbirlerin alınması konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran, özetle, 08/01/2021 tarihli dilekçesi ile idareden talep ettiği bilgilerin tarafına verilmesini

talep etmektedir.

11) Bilgi edinme hakkı, idarenin icrai nitelikteki eylem ve işlemlerine ilişkin her türlü bilginin, herhangi

bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireylere verilmesini güvence altına alan bir insan hakkıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu ve Birleşmiş Milletler Kişisel, Siyasal Medeni Haklar

Uluslararası Sözleşmesi’nin 19 uncu maddesinde bilgi edinme hakkı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek bu özgürlüğün kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın, ülke sınırları gözetilmeksizin, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü kapsadığı vurgulanmaktadır.

12) Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilerek bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. (Bakınız, Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarihli ve sayılı kararı)

13) Bireylerin idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili

konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereğidir. Dilekçe hakkı ise, sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikayette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve öneride bulunmak suretiyle de demokratik katılımı sağlayan haklardandır. (Bkz. 2014/12 sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının

Kullanılması Hakkında Başbakanlık Genelgesi)

14) Bahsi geçen ilkelerden açıklık ilkesi, vatandaşın, idarenin karar ve işlemlerinden uygun araçlarla

haberdar edilmesidir. Açık yönetim, vatandaşların kamusal bilgi ve belgeleri talep ve elde edebildiği, hizmetlere ve kamusal bilgilere ulaşabildiği, karar alma sürecine katılabildiği bir yönetimi ifade etmektedir. (Bkz. Kamuda İyi Yönetişim Özel İhtisas Raporu, Dokuzuncu Kalkınma Planı (20072013), Devlet Planlama Teşkilatı, Ankara, s.6)

15) Anayasal bir hak olan bilgi edinme ve dilekçe hakkı konusunda çıkarılan kanunlarda, belli şartları

taşıyan başvuruların bilgi edinme hakkı kapsamında olması halinde istisnalar haricinde istenen bilgilerin verilmesi ve süresinde verilemeyecekse ilgilinin bu konuda bilgilendirilmesi, dilekçe hakkı kapsamında yapılan başvurularda ise yapılan başvuruların sonucu ve yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında bilgi verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu açıdan, bilgi edinme ve dilekçe hakkı, vatandaşlar için bir hak olarak düzenlenmişken, kamu kurum ve kuruluşlarına da belirli sınırlar içerisinde bir yükümlülük getirilmiş olup, bireylerin usulüne uygun şekilde yaptıkları başvuruların idarelerce geciktirilmeksizin en kısa sürede ve doğru şekilde cevaplandırılması yasal bir zorunluluktur.

16) Doktrinde, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda,

düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde bir takım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması neticesinde hizmetin, eksik ve hatalı ifa edilmesi, zamanında ifa edilmemesi idarenin hizmet kusuru olarak

tanımlanmakta, hizmet kusurunun hem idarenin eylemlerinden hem de işlemlerinden doğabileceği değerlendirilmektedir.

17) Danıştay 15. Dairesinin 15/04/2015 tarihli ve sayılı kararında; “İdare

tarafından bilgi edinme birimlerinde yeterli sayıda ve kalitede personel istihdam edilmemiş olması, personelin gerekli eğitime sahip olmaması, personelin hizmetin görülmesinde gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması, taleplere yanlış/hatalı veya eksik cevap verilmesi gibi durumlarda ” hizmetin kötü işlemesinden ” dolayı idarenin kusuru doğacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir.

18) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin

Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte ve 2014/12 sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının

Kullanılması Hakkında Başbakanlık Genelgesinde, bilgi edinme hakkının kullanılmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ile diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri fiillerle ilgili olarak, genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturmasını gerektiren haller saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezalarının uygulanacağı; ayrıca, başvuru sahiplerinin taleplerinin mümkün olduğunca mahallinde çözümlenmesine özen gösterileceği; konuyla ilgili olarak

Anayasal ve yasal kurallar hakkında tüm personelin bilgilendirileceği, personele yönelik eğitim programlarında konuya ayrıntılı yer verilmesinin sağlanacağı, bilgi edinme ve dilekçe haklarının kullanımı kapsamındaki başvurulara ilişkin uygulamaların denetleneceği ve denetimler sonucunda belirtilen kurallara uymadıkları saptanan kamu görevlileri hakkında genel hükümlere göre disiplin ve ceza işlemlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

19) Somut olayımızda, başvuranın Covid-19 tedbirleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca

idari izinli sayıldığı bir dönemde 23/12/2020 tarihli WhatsApp mesajıyla yapılacak personel planlaması için test şeklinde yapılacak bir sınava davet edildiği ve akabinde mülakat yapılacağı konusunda bilgilendirildiği, ardından 29/12/2020 tarihli bir diğer WhatsApp mesajıyla personelin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla ölçme ve değerlendirme testi uygulanacağı ve sonrasında eğitim verileceği konusunda bilgilendirildiği, bunun üzerine başvuranın 08/01/2021 tarihli dilekçesiyle 1) sınavın hangi mevzuat hükümlerine dayanarak yapıldığı, 2) gönderilen mesajlardaki çelişkili ifadeler bulunduğu göz önünde bulundurularak yapılacak testlerin içeriğinin ne olacağı, 3)

sınav sonucunda personel görevlendirmesi mi yapılacağı ve bunun yasal dayanağı, 4) kendisi gibi idari izinli personel için nasıl bir yol izleneceği ve izin döneminde sınava çağrılmalarının gerekçesinin bilgi edinme hakkı kapsamında tarafına verilmesini talep ettiği; idarenin ise, 15/01/2021 tarihli ve

2410 sayılı yazıyla başvuranın katılmadığı sınavın uygun koşullar oluştuğunda ileriki bir tarihte

yapılacağı şeklinde cevap verildiği, söz konusu cevabi yazıda başvuranın talep ettiği bilgilerin tarafına verilmemesi nedeniyle Kurumumuza başvurduğu görülmektedir.

20) İdare hukuku ilkelerinden olan kanuni idare ilkesi idarelerin eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı

olmamasını gerekli kılmaktadır. Bir başka deyişle idarenin eylem ve işlemlerinin kanunun çizdiği sınırlar içerisinde olmasıdır. Aksi durum idari eylem ve işlemlerinde keyfi davranılmasına sebebiyet vereceği gibi aynı zamanda hukuki öngörülebilirlik ve hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum oluşturacaktır.

21) İdareler idari işlem tesis ederlerken bağlı yetki veya takdir yetkisi kullanmaktadırlar. Bir idari işlemin

yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden bahsedilir. İdarenin nerede ve

/

nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden bahsedilir.

22) İdarenin takdir yetkisinin söz konusu olması halinde dahi keyfi olarak hareket edebileceği anlamına

gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.

23) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda da bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve

istisnaları sayılmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, bilgi edinme hakkı kapsamında kendilerine yapılan başvuruları bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilmektedir. Buna göre, idareler, kendilerine yapılan başvurularda istisnalar dışında istenen bilgi ve belgeleri verme konusunda bağlı yetkiye sahip olup, bunun dışında hareket etmeleri hukuka aykırı olduğu gibi hizmet kusuru da oluşturmaktadır.

24) Her ne kadar, idarece Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda başvuranın talebinin bilgi edinme hakkı

kapsamında değerlendirilmediği ifade edilmiş ise de, başvuranın 08/01/2021 tarihli dilekçesiyle talep ettiği bilgiler incelendiğinde, başvuranın talep ettiği bilgilerin bilgi edinme hakkı kapsamında olmadığını iddia etmek mümkün değildir. Bu durumda, bilgi edinme hakkı çerçevesinde yapıldığı açık olan bir başvuru karşısında, idarenin yapılan başvuruyu bilgi edinme kapsamında değerlendirilmediğini ifade etmesi, başvuruyu bilgi edinme hakkının dışına çıkarmadığı gibi idarenin kanunlarda yer alan emredici hükümlerine göre hareket etme yükümlülüğünden de kurtarmamaktadır.

Kaldı ki, idarece başvuranın talebinin hangi nedenle bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmediği konusunda bir açıklamada bulunmamıştır.

25) Yukarıda bahsedildiği üzere, idarenin bilgi edinme kapsamında yapılan başvuruyu reddetmesinin tek

yolu, talep edilen bilginin mevzuatta yer alan istisnalara dahil olduğunu ispatlamasıdır. Ancak, Kurumumuzca açıkça talep edilmesine rağmen, idare tarafından başvuranın talebinin mevzuatta yer alan istisnalardan hangisi kapsamında olduğu değerlendirilerek cevaplanmadığı konusunda bir açıklama yapılamamaktadır.

26) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın 08/01/2021 tarihli dilekçesiyle

talep ettiği bilgilerin bilgi edinme hakkı kapsamında olduğu açık olduğundan ve bu konuda idarece başvuranın talep ettiği bilgilerin kanunda yer alan istisnai hallerden hangisi kapsamında olduğu için verilmediği konusunda herhangi bir açıklamada bulunulamadığından, idarenin başvuranın talep ettiği bilgileri vermemesine yönelik işlemiyle mevzuata açıkça hareket etmesi nedeniyle başvuranın talep ettiği bilgileri başvurana vermesi; ayrıca, bundan böyle bilgi edinme ile dilekçe hakkının kullanılmasına ilişkin sistemin sağlıklı ve düzgün bir şekilde yürütülmesini teminen bilgi edinme ve dilekçe hakkına ilişkin işlemlerin zamanında, düzenli ve eksiksiz yapılması konusunda ilgili personelin ve birimlerin bilgilendirilmesi ve mevzuatta düzenlenen diğer gerekli tedbirlerin alınması konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

/

27) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idarenin başvuranın bilgi edinme başvurusunu gereği gibi cevaplamaması ve talep ettiği bilgileri sunmaması olması nedeniyle “kanunlara uygunluk”, “bilgi edinme hakkı” ve haklı beklentiye uygunluk” ilkelerine, başvuranın dilekçeleri ve Kurumumuzun yazıları karşısında talep edilen bilgilerin verilmemesi konusunda gerekçeye yer verilmemesi ve yargı yolunun gösterilmemesi nedeniyle “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın talep ettiği bilgilerin idarece başvurana verilmesi; ayrıca, bundan böyle bilgi edinme ile dilekçe hakkının kullanılmasına ilişkin sistemin sağlıklı ve düzgün bir şekilde yürütülmesini teminen bilgi edinme ve dilekçe hakkına ilişkin işlemlerin zamanında, düzenli ve eksiksiz yapılması konusunda ilgili personelin ve birimlerin bilgilendirilmesi ve mevzuatta düzenlenen diğer gerekli tedbirlerin alınması yönünde GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi