ÖZET: Bu karar, başvuranın 2015-2021 yılları arasında İstanbul Yüzme İl Hakem Kurulu üyelerinin isimlerinin verilmesi talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bu bilgilerin kendisine verilmesini istemiştir. Ancak, idare, 4982 sayılı Kanunun 25’inci maddesi gereği, talep edilen bilgilerin kurum içi düzenlemelere ilişkin olduğunu ve başvuranın bu dönemlerde hakem unvanına sahip olmadığını belirterek talebi reddetmiştir.

İdarenin, başvuranın diğer başvurularına yasal süresi içinde ve gerekçeli cevaplar verdiği tespit edilmiştir. Bilgi edinme hakkının sınırları ve kamu yararı ile bireysel yarar arasındaki denge dikkate alındığında, idarenin başvuranın talebini reddetmesi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının kullanımında idarenin takdir yetkisini kullanma hakkını da ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6863-S.22.10543

BAŞVURU NO : 2021/20633

KARAR TARİHİ : 31/05/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan özetle; Türkiye Yüzme

Federasyonun İstanbul yüzme hakemi olduğunu, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 2015-2021 yılları arasında İstanbul İli Yüzme İl Temsilciliğine bağlı İstanbul Yüzme İl Hakem Kurulu Asbaşkanı ve

Kurul üyelerinin isimlerinin tarafına verilmesi talebiyle CİMER aracılığı ile çeşitli tarihlerde başvuruda bulunduğunu, idare tarafından Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 25’inci maddesi gerekçe gösterilerek cevap verilmediğini, Türkiye Yüzme Federasyonunun muhatap olarak gösterildiğini, kendisine cevap verilmekten kaçınıldığını belirterek 2015- 2021 yılları arasında İstanbul İli Yüzme İl Temsilciliğine bağlı İstanbul

Yüzme İl Hakem Kurulu Asbaşkanı ve Kurul üyelerinin isimlerinin tarafına bildirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 22/12/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 30/12/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. 19/02/2021 tarihli başvurusunda yüzme hakem durum bilgisi ve katıldığı yarışları talep ettiği, 08/03/2021 tarih ve sayılı yazı ile talebine ilişkin yazının hazırlanıp kendisine bildirildiği, 2.2. 18/03/2021 tarihli başvurusunda açık su yüzme hakem durum bilgisi ve katıldığı yarışları talep ettiği, 19/03/2021 tarih ve sayılı yazı ile talebine ilişkin yazının hazırlanıp kendisine bildirildiği, 2.3. 30/03/2021 tarihli Yüzme Merkez Hakem Kuruluna olan başvurusuna istaneden 31/03/2021 tarihli

Yüzme Merkez Hakem Kurulunun cevap dilekçesinin kendisine bildirildiği, 2.4. 24/09/2021 tarihli başvurusunda İstanbul İl Hakem Kurulu üyelerinin kendisine bildirilmesi talebine ilişkin cevap yazısı, 29/11/2021 tarihinde İstanbul Yüzme İl Hakem Kurulunun . .(Başkan), . ., . ., . , . ., . . isimli kişilerden oluştuğu ve 26/02/2019 tarihinden bu yana üyelerde değişim olmadığına dair listenin tarafına iletildiği, 2.5. 29/11/2021 tarihli İstanbul İl Hakem Kurulu üyeleri konulu gönderilen yazıya istinaden, kişinin

İstanbul İl Hakem Kurulu üyesi . .’ın 3 yıl il hakemliği süresi dolmadan üye olduğu ve talimata aykırı olduğu iddiasının yer aldığı 29/11/2021 tarihli başvurusuna yine 29/11/2021 tarihinde; Türkiye Yüzme

Federasyonun Mevzuat kısmında yer alan Hakem, Gözlemci, Temsilci, Eğitim Görevlileri ve Diğer

Görevlileri ve Diğer Görevlilere ödenecek ücretlere ilişkin Talimatında Değişik Yapılmasına Dair Talimat içerisinde Madde-5 Aynı Talimatın 7.2.(c). ”En az il hakemi içerisinde 3 yıl hakemlik yapmış olmak” maddesinin ”En az il hakemi olmak” olarak değiştirildiği, bu sebeple . .’ın yedek üye olmasında bir sakınca bulunmadığının başvurana bildirildiği, 2.6. Başvuran ‘in Yüzme Merkez Hakem Kurulu kütük kayıtlarında yapılan incelemede; 15/10/2018 tarih ve karar numarası ile İstanbul ilinden Aday Yüzme Hakemi olduğu, daha sonra 10/01/2020 tarih ve karar numarası ile Yüzme İl Hakemliğine terfi olduğu, 2.7. Başvuran in Açık Su Merkez Hakem Kurulu kütük kayıtlarında yapılan incelemede ise; 27-29 Nisan 2018 tarihleri arasında İstanbul ilinde gerçekleşen Açık Su Yüzme Aday Hakem kursunu başarı ile tamamlayarak Aday Hakem unvanını kazandığı, 2020-2021 sezonu faal hakem seminerlerine katıldığı, Açık Su Merkez Hakem Kurulunun 06/02/2021 tarihli kararıyla Açık Su Yüzme Hakem

Talimatının 9.3.2 maddesine istinaden İl Hakemliğine terfi ettiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.4. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya

kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesinde: “ Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”, 5.4. “İtiraz usulü” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir.” 5.5. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25’nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 6. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği

yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; 2015- 2021 yılları arasında

İstanbul İli Yüzme İl Temsilciliğine bağlı İstanbul Yüzme İl Hakem Kurulu Asbaşkanı ve Kurul üyelerinin isimlerinin tarafına bildirilmesini talep etmektedir.

9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

11. Bilindiği üzere demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkı, 9/10/2003 tarihli ve

4982 sayılı yasa ile yürürlüğe girmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal

güvenceye kavuşturulmuştur.

12. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinmelerine yönelik bir hak olup, hakkın kullanılması demokratik ve şeffaf yönetimin gereğidir (Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararı). Bu husus 4982 sayılı Kanunun gerekçesinde; “Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.” şeklinde ifade edilmiştir 13. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha

Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

14. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir.

15. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme

başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

16. Bütün haklar gibi bilgi edinme hakkının da bir sınırının olduğu ve bu hakkın belirlenen sınırlara uygun kullanılmak zorunda olduğu tartışmasızdır. Bilgi edinme hakkının sınırlarına Kanunun “Bilgi Edinme

Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümünde, 15 ila 28’inci maddeler arasında tahdidi olarak yer verilmiş olmakla birlikte, bilgi edinme hakkının sınırı denildiğinde genel olarak neyin anlaşılması gerektiğine bakacak olursak, idareden istenemeyecek ya da istendiğinde idarenin vermek zorunda olmadığı bilgi ve belgelerin kastedildiği değerlendirilmektedir. (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2016-122-1543)

17. Nitekim kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

18. Kanunun 25’inci maddesinde ise kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelerin bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmış olup, talep edilen bilgilerin bu kapsamda reddedilebilmesi için talebin “kamuoyunu ilgilendirmeyen” ve “kurum ve kuruluşların sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemelere” ilişkin olması gerekmektedir.

19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 2015 ile 2021 yılları arasına ilişkin

‘İstanbul Yüzme İl Hakem Kurulu’ üyelerinin listesinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafına verilmesi talebinde bulunduğu; başvuranın 10/01/2020 tarihinde Yüzme İl Hakemi, 06/02/2021 tarihinde

Açık Su Yüzme İl Hakemi olmaya hak kazandığı, 2019 yılından 2021 yılına kadar hakem kurulu üyelerinde değişme olmadığı ve bu dönemlere ilişkin hakem kurulunun kimlerden oluştuğuna dair bilginin başvuran ile paylaşıldığı, ancak 2015 ile 2018 yılları arasında görev yapan İl Hakem Kurulu üyelerine ilişkin bilginin

4982 sayılı Kanunun 25’inci maddesi gereği Kurum içi düzenleme olduğu ve başvuranın da bu dönemlerde

hakem unvanı olmadığı göz önüne alındığında idarenin başvuranın talebini 4982 sayılı Kanunun 25’inci maddesi kapsamında reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, diğer yandan başvuranın CİMER aracılığı ile yapmış olduğu başvurularına gereği gibi cevap verilmeyerek kendisinin oyalanıldığı ve bilgiye erişimde zaman kaybı yaşadığı iddialarına ilişkin olarak ise; başvuranın 24/09/2021 tarihli başvurusuna 30/09/2021 tarihinde 4892 sayılı Kanunun 25’nci maddesi kapsamında ilgisi tespit edilemediği dolayısıyla ret cevabı verildiği, 30/09/2021 tarihli başvurusu hakkında 14/10/2021 tarihinde gerekli düzenlemenin yapılması için başvurunun Yüzme İl temsilciliğine iletildiğine ilişkin cevap verildiği, 15/11/2021 tarihli başvurusuna ise tarihinde talep ettiği bilgilerin

Türkiye Yüzme Federasyonu Başkanlığı bünyesinde bulunduğu yönünde bilgilendirme yapıldığı, idarenin başvurulara yasal süresi içerisinde ve gerekçeli şekilde cevap verdiği görülmüş olup, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi