ÖZET: Başvuran, 7330 sayılı Kanun ile Milli Savunma Bakanlığı’na (MSB) tayin edilmesi sürecinde yaşadığı olumsuzlukları tespit etmek amacıyla, MSB tarafından hazırlanan 03/09/2021 tarihli yazının kendisine iletilmesini talep etmiştir. Başvuruya ilişkin olarak MSB, geçiş işlemlerinin düzenlendiği ve başvuranın tercihleri doğrultusunda atama işleminin yapıldığı bilgilerini sunmuştur. Ancak, talep edilen yazının “hizmete özel” gizlilik dereceli belge niteliğinde olduğu gerekçesiyle başvurana iletilmediği belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin değerlendirilmesi sonucunda, gizlilik kaydının meşru bir amaçla sınırlı olması gerektiğini ve bilgi edinme hakkının önemini vurgulamıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, bireylerin bilgi edinme hakkının korunması gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği belgenin gizli tutulmasının kamu yararı ile bireysel haklar arasında bir denge kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, MSB’ye başvuranın talep ettiği yazının, kişisel verilerin korunmasına uygun bir şekilde verilmesi yönünde bir tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, ilgili idarenin otuz gün içinde bildirilmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1358-S.23.2289

BAŞVURU NO : 2022/11143

KARAR TARİHİ : 01/02/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi Edinme Hakkı kapsamında “hizmete özel” gizlilik dereceli belge talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 05/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; Firmasında sicil no.lu işçi olarak çalışırken 7330 sayılı Kanun ile Milli Savunma Bakanlığına (MSB)

tayin olduğunu, Tayin süreciyle ilgili herhangi bir haksızlığa uğrayıp uğramadığının tespiti ve yaşamını olumsuz etkileyen durumdan kurtulması amacıyla atanmasıyla ilgili MSB tarafından hazırlanan 03/09/2021 sayılı ve sayılı yazının tarafına e-posta veya yazılı olarak iletilmesini talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 12/10/2022 tarihli ve – / -S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumunun (MKEK), anonim şirket statüsünde Makine ve Kimya

Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE A.Ş.) ismi ile faaliyet göstermeye başlaması üzerine, MKE A.Ş.’nin kuruluşu ve Bakanlığımıza bağlı birimlerde çalışmayı talep eden ya da MKE A.Ş.’de görevine devam etmek isteyen personel hakkında tesis edilecek işlemlerin 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim

Şirketi Hakkında Kanun’da düzenlendiği,

2.2. Anılan kanun kapsamında Milli Savunma Bakanlığınca geçiş işlemlerinin, 7330 sayılı Makine ve

Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un 17/04/2021 tarihinde yürürlüğe girmesinden

itibaren 6 ay içerisinde tamamlanacağının hükme bağlandığı, verilen altı aylık sürenin idarenin iç işleyişinde, Bakanlığımızda ve MKE A.Ş.’de görev yapacak işçileri belirlemek adına verilen düzenleyici bir süre olduğu, bu süre içerisinde Bakanlık tarafından geçiş işlemlerine yönelik düzenleyici idari işlemlerin ilan edilerek sonuçlandırıldığı,

2.3. Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda, Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki iş yerlerinin iş gücü ve mevcut kadro durumu dikkate alınarak, geçiş yapma talebinde bulunan personele, uygun görülen

3 iş yerinin teklif edildiği ve yapılan tercihler doğrultusunda geçiş işlemlerinin tamamlandığı,

2.4. Başvuranın da anılan düzenleme kapsamında tercihi ve iş yerlerinin iş gücü, mevcut kadro durumu ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak teklif edilen 2’nci tercihi olan 54’üncü Bakım Fabrika Müdürlüğüne (Elazığ) atama işleminin gerçekleştirildiği,

2.5. Başvurana “hizmete özel “ gizlilik dereceli belge niteliğinde olduğu gerekçesiyle gönderilmeyen

03.09.2021 tarihli ve E- – – sayılı yazının ekinde yer alan örnek teklif edilen birimler

listesindeki tercih yapan diğer personelin bilgileri 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu uyarınca muhafaza edilerek başvurucuya yapılan tekliflerin Kurumumuza gönderildiği,

2.6. 4982 Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi kapsamında başvuranın talebine yönelik olarak “hizmete özel “ gizlilik dereceli belge niteliğinde olan 03.09.2021 tarihli ve E- – – sayılı yazının iletilemediği, aynı zamanda talep edilen yazının Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketinden Milli Savunma Bakanlığına geçiş işlemleri sürecinde tesis edilen düzenleyici işlem ve kurum içi yazışma niteliğinde bir belge olması nedeniyle başvurucuya gönderilmediği, ancak başvurana ayrıntılı olarak cevap verildiği,

Açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” hükmüne, 5. 14/6/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne,

6. 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un “Personele yönelik geçiş hükmü” başlıklı geçici 1’inci maddesinde; “Şirkette çalışmaya devam etmek istemeyen mevcut işçiler, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda istihdam edildikleri statüye uygun kadro ve pozisyonlarda istihdam edilmelerini sağlamak üzere Bakanlığa bildirilir. Şirket tarafından bildirilen personelin işlemleri Bakanlık tarafından yürütülür. Bakanlık tarafından personele, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlardan belirlenen üç farklı birimden tercih yapılmak üzere atama teklif edilir.

Bu personelin iş sözleşmesi Bakanlığa devredilmiş sayılır ve bunların Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu ile Şirkette geçen hizmet süreleri kıdeme bağlı haklarının tespitinde dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro ve pozisyon bulunmaması halinde söz konusu kadro ve pozisyonlar başkaca bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında devredilen personel bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan Şirket sorumludur. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır. Ataması tekemmül ettirilen işçiler, atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren on beş gün içinde yeni görevlerine başlamak zorundadır.” 7. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun Kişisel verilerin aktarılması başlıklı 8 inci maddesinde: “ (1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz. (2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir. (3)

Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “…Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını…” 8.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.…”, 8.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”, 8.4. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.” 8.5. Anılan kanunun 15 ila 28 inci maddeleri arasında bilgi edinme hakkını sınırlandıran durumların

düzenlendiği, ilgili maddelerinde:

8.5.1. “Yargı denetimi dışında kalan işlemler” başlıklı 15 inci maddesinde: “Yargı denetimi dışında kalan idarî işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir. Bu şekilde sağlanan bilgi edinme hakkı işlemin yargı denetimine açılması sonucunu doğurmaz.”

8.5.2. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16 ncı maddesinde: “Açıklanması hâlinde

Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.”

8.5.3. “Ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 17 nci maddesinde:

“Açıklanması ya da zamanından önce açıklanması hâlinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 8.5.4. “İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 18 inci maddesinde: “Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.” 8.5.5. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 ıncı maddesinde: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”

8.5.6. “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20 nci maddesinde:

“Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk

Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.” 8.5.7. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde: “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

8.5.8. “Haberleşmenin gizliliği” başlıklı 22 nci maddesinde: “Haberleşmenin gizliliği esasını ihlâl edecek bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 8.5.9. “Ticarî sır” başlıklı 23 üncü maddesinde: “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 8.5.10. “Fikir ve sanat eserleri” başlıklı 24 üncü maddesinde: “Fikir ve sanat eserlerine ilişkin olarak yapılacak bilgi edinme başvuruları hakkında ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 8.5.11. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 8.5.12. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26 ncı maddesinde: “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbî, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” 8.5.13. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesinde: “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu

Kanun kapsamı dışındadır.” 8.5.14. “Gizliliği kaldırılan bilgi veya belgeler” 28 inci maddesinde: “Gizliliği kaldırılmış olan bilgi veya belgeler, bu Kanunda belirtilen diğer istisnalar kapsamına girmiyor ise, bilgi edinme başvurularına açık hâle gelir.”

Düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. 1 no.lu paragrafta da açıklandığı üzere başvuran özetle; Firmasında 630 sicil no.lu işçi olarak çalışırken 7330 sayılı Kanun ile Milli Savunma Bakanlığına (MSB) tayin olduğunu, Tayin süreciyle ilgili herhangi bir haksızlığa uğrayıp uğramadığının tespiti ve yaşamını olumsuz etkileyen durumdan kurtulması amacıyla atanmasıyla ilgili MSB tarafından hazırlanan 03/09/2021 sayılı ve sayılı yazının tarafına e-posta veya yazılı olarak iletilmesini talep etmektedir

11. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde özetle, başvuranın Milli Savunma Bakanlığına geçişine yönelik işlemlerin 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun’da düzenlendiği, başvuranın da anılan düzenleme kapsamında tercihi ve iş yerlerinin iş gücü, mevcut kadro durumu ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak teklif edilen 2’nci tercihi olan 54’üncü Bakım Fabrika

Müdürlüğüne (Elazığ) atama işleminin gerçekleştirildiği, başvuranın talep ettiği 03.09.2021 tarihli ve E– – sayılı yazı kapsamında idarece başka bir işlem tesis edilerek Bakanlığa geçiş yapmak isteyen personel tarafından verilen dilekçelerin Genel Müdürlüğe gönderilmesinin de istenildiği ifade edilerek söz konusu belgenin “hizmete özel “ gizlilik dereceli belge niteliğinde olduğundan başvurana iletilemediği anlaşılmaktadır.

12. Başvuru konusunun temel olarak, başvuranın Milli Savunma Bakanlığına atama sürecine ilişkin anılan bakanlıkça hazırlanan 03/09/2021 sayılı ve sayılı yazının başvurana Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu’nun “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi açısından “hizmete özel “ gizlilik dereceli belge niteliğinde olduğu değerlendirilerek verilmemesi noktasında düğümlendiği görülmektedir.

13. Başvuru konusu kapsamında başvurana talep ettiği yazının iletilmemesinin bilgi edinme hakkı açısından hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

14. Başvuranın talep ettiği belge açısından gizlilik derecesine ilişkin kaydın idarece konulduğu, Milli

Savunma Bakanlığının görevleri düşünüldüğünde bazı bilgi ve belgelerdeki gizliliğe ilişkin kayıtların milli güvenliğin korunmasının teminine yönelik olduğu anlaşılsa da gizlilik kaydı ile getirilen sınırlamanın meşru amaç yönünden gerekli ve orantılı olması gerektiği değerlendirilmektedir.

15. Şeffaf ve açık ve iyi yönetim ilkelerinin egemen olduğu demokratik toplumlarda hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kamu gücünü elinde bulunduran idarece gerçekleştirilen işlemlere karşı oluşturulan denetim mekanizmalarından biri de idarenin eylem ve işlemlerine esas alınan ve erişilebilir nitelikte olmayan bilgi, belgeler ile kişisel verilere bireylerin ulaşmasına imkan tanıyarak idarenin keyfiliğinin engellenmesidir. Bu noktada bireylere tanınan hak olarak karşımıza bilgi edinme hakkı çıkmaktadır.(AYM,E, 2018/137, K,2022/86, 30/06/2022, §180 16. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin önemli bir aracı olarak işlev görmekte olup devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önem taşıdığından demokratik hukuk devletinin bireylere tanıması gereken bir hak olarak anayasamızda düzenlenmiştir.( AYM, E.2013/114,K.

2014/184, 4/12/2014, §37)

17. Anayasanın 74 üncü maddesinin yedinci fıkrasında bilgi edinme hakkının kullanılma biçiminin kanun ile düzenleneceği bu minvalde bilgi edinme hakkı kapsamında 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun kanun koyucu tarafından düzenlendiği görülmektedir.

18. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 4 üncü maddesinde, herkesin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetleri ile ilgili bilgi edinme hakkına sahip olduğu, yine anılan kanunun 5 inci maddeinde ise Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.

19. Ayrıca Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi hükmü incelendiğinde anılan maddenin amacının belgedeki gizli bilgilerin ayrılarak verilmesine ilişkin olduğu, belgede yer alan tüm bilgilere yönelik olmayıp sadece gizli bilgileri kapsadığı görülmektedir.

20. Bu bağlamda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından düzenlenen 10. yılında Bilgi Edinme

Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporunda anılan madde açısından gizlilik dereceli kayıtların idarelerce konulduğu göz önüne alındığında, “gizlilik dereceli” veya “açıklanması yasaklanan bilgiler” ifadelerinin keyfi yorumlanmaya açık, yeni istisna halleri oluşturmaya müsait olabileceği, bu bağlamda gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge vermeye ilişkin 9’uncu maddesinde ayıklanacak bilgilerin niteliği konusunun açık hale getirilmesi ve “gizlilik dereceli” veya “açıklanması yasaklanan bilgiler” ifadelerinin idarelerce keyfi yorumlanması engellenecek biçimde revize edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. (TBMM, 10. yılında

Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporu, 27 Mayıs 2013, Ankara, S. 39-40-41)

21. Söz konusu Kanunun 15 ila 28 inci maddeleri arasında; bilgi edinme hakkını sınırlandıran durumların düzenlendiği, anılan durumlar incelendiğinde idarece hizmete özel dereceli gizlilik kaydı bulunan belgelerin kanunun sağlamış olduğu hakkın kapsamı dışında olduğuna yönelik bir sınırlama sebebinin olmadığı, bir an için kanunun 18 inci maddesinde yer alan istihbarata ilişkin bilgi veya belgeler kapsamında olabileceği dahi düşünülse bile bu bilgi ve belgelerin için “kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.” hükmü ile bilgi edinme hakkı kapsamında olduğu anlaşıldığından idarece hizmete özel dereceli gizlilik kaydı taşıyan belgenin istihbarata ilişkin belge dahi olsa çalışma hayatını etkileyecek nitelikte olması halinde bilgi edinme kanunu kapsamında olabilecekken bu haliyle evleviyetle söz konusu hakkın kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.(AYM,E, 2018/137, K,2022/86, 30/06/2022, §184,186,187,188)

22. Öte yandan bilgi edinme hakkı kapsamında idareye yapılan başvurularda, idarenin işlem ve eylemlerinde bazı bilgi ve belgelerin işlemden etkilenen diğer üçüncü kişilerin kişisel verilerini de içerebileceği mümkün olup bu açıdan idarece bilgi edinme başvurularına yönelik işlemlerde üçüncü kişilere ilişkin veriler konusunda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun Kişisel verilerin aktarılması başlıklı 8 inci maddesinde yer alan: “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.” hükmüne uyarak işlem tesis edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

23. İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde: başvuranın talep ettiği belge ve eklerinin “hizmete özel “ gizlilik dereceli belge niteliğinde olduğu, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesine anılan belgeyi talep etmesine rağmen söz konusu belgenin başvurana verilmemesine yönelik işlemde, başvuranın söz konusu bilgi ve belgeye erişerek elde edeceği fayda ile söz konusu bilgi ve belgenin gizli tutulması halinde oluşacak kamu yararı arasında ölçülü bir denge kurulması suretiyle bilgi ve belgelere erişimin sınırlandırılabileceği, bu bağlamda Bilgi Edinme Hakkı Kanununda anılan sınırlamalar arasında hizmete özel dereceli gizlilik kaydı şeklinde bir sınırlama olmadığı, idarece anılan kayıt ile ilgili kanunda olmayan bir sınırlamanın konulmasının başvuranın anılan haktan kaynaklanan yararı ile kamusal yarar arasındaki dengenin başvuran aleyhine bozulmasına, hakkın kullanılmasını engelleyebilecek biçimde özüne ve ruhuna aykırı olabileceği anlaşıldığından başvurana talep ettiği belgenin bilgi edinme hakkı kanunu çerçevesinde verilmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verilmekle birlikte idareden istenilen bilgilerin talep edilen incelemelerin yapılmadan, muğlak ifadelerle bildirilmesinde, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca, idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’, başvuranın ilk başvuru dilekçesine cevap vermediği bu nedenle de ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ve ‘makul sürede karar verme’ ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bundan böyle bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca iş bu tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE; Başvuranın talebi doğrultusunda Milli Savunma Bakanlığına atama sürecine ilişkin olarak anılan

Bakanlıkça hazırlanan 03/09/2021 sayılı ve sayılı yazının, söz konusu yazı kapsamında işlemden etkilenen üçüncü kişilerin (diğer personelin )kişisel verileri korunarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin

Korunması Kanununa uygun bir şekilde, verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda MİLLİ

SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

SAVUNMA BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/