|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne yaptığı bilgi edinme başvurusunun reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, engelli kadınların maruz kaldığı şiddetle ilgili istatistiki bilgilerin verilmesini talep etmiş, ancak idare bu bilgilerin ayrı bir çalışma gerektirdiği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca, özel bir çalışma sonucunda elde edilecek bilgilerin paylaşılmayacağı belirtilmiştir.
Kararda, başvuranın talebinin bir kısmının karşılandığı, ancak tam olarak karşılanamadığı ve bu durumun hukuka uygun olduğu vurgulanmıştır. İdarenin, bilgi edinme hakkının sınırları çerçevesinde hareket ettiği ve başvuruya süresi içinde yanıt verdiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiş ve hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu karar, bilgi edinme hakkının kullanımında idarenin yükümlülükleri ve istisnaları üzerine önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7641-S.21.12217
BAŞVURU NO : 2020/103689
KARAR TARİHİ : 18/05/2021
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin bilgi edinme başvurularına yanıt verilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 28/12/2020
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza Derneği adına başvuruda bulunan vekil başvurusunda özetle, Derneğin 18.09.2020 tarih ve – – sayılı bilgi edinme başvurusuna Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından yanıt verilmediğini, başvuruda bu Kuruma bağlı
Şiddeti Önleme Merkezlerine, maruz kaldığı şiddet ve kötü muamele sebebiyle başvuruda bulunan engelli kadınların istatistiki bilgilerinin talep edildiğini çünkü 2020 yılında bir araştırma çalışması başlattıklarını, araştırmada engelli bireylerin yeterli yaşam standardı, bağımsız yaşayabilme ve topluma dahil olma, rehabilitasyon, kişisel hareketlilik alanındaki yasal haklarından ne oranda yararlandığının ortaya konulacağını ancak yasal süre geçtiği halde ilgili idarenin yanıt vermediğini ifade ederek bilgi edinme başvurularına yanıt verilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünden
04.01.2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün
15.01.2021 tarih ve – – sayılı cevabi yazısında;
2.1. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ana hizmet birimlerinden olan Kadının Statüsü Genel
Müdürlüğü’nün (KSGM) ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin politika ve stratejilerin
belirlenmesinden, uygulanmasına ve izlenmesine kadar tüm süreçte 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile belirlenen görevlerini yerine getirdiği, 2.2. Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve istismarın önlenmesinin Bakanlıklarının en önemli gündem maddelerinden birisi olduğu, kadına yönelik şiddetle mücadelede “sıfır tolerans ilkesi” çerçevesinde yapılandırdıkları çalışmalarının; yasal çalışmalar, eğitim ve farkındalık artırma çalışmaları, kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu geliştirme çalışmaları ile önleyici ve koruyucu hizmetlerin geliştirilmesi çalışmaları başlıkları kapsamında kararlılıkla sürdürüldüğü, 2.3. 6284 sayılı Kanunun amacının; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, bu kapsamda 6284 sayılı Kanunun uygulanması yönünden şiddet mağdurunun korunmasına yönelik alınacak tedbirler kapsamında şiddet mağdurları için herhangi bir ayrımın (yaş, cinsiyet, engel durumu vb.)
bulunmadığı, ŞÖNİM’ler tarafından bu kapsamda gerekli hizmetlerin sunulduğu, 2.4. Şikâyete konu başvuruya Genel Müdürlükleri tarafından 16.10.2020 tarihli ve – – sayılı yazıyla ŞÖNİM’den hizmet alan kişilere ilişkin istatistiki bilgilerin verildiği, 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7/2 maddesinde düzenlenen “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü uyarınca ayrı bir çalışma sonucunda oluşturulabilecek bilgilere de olumsuz cevap verileceği belirtildiğinden mevcut olan verilerin paylaşılmasının sağlandığı, 2.5. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) 81 ilde hizmet verdiği, ayrıca, ŞÖNİM’lerden 2020 yılında 189.663 kadın, 16.648 erkek ve 14.397 çocuk olmak üzere toplam 220.708 kişinin hizmet aldığı, ŞÖNİM’lerin kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiği, ŞÖNİM’lerin fiziksel, yönetsel ve mesleki açıdan hizmet standardizasyonunun sağlanmasına yönelik “Hizmet
Standartları Rehberi”nin hazırlandığı, 2.6. Hizmet Standartları rehberinde “Erişilebilirlik güvenlik ve korumanın kritik bir yönüdür. Dolayısıyla, hizmet alanın ŞÖNİM hizmetlerine kolayca erişilebilir olmasını gerektirir. Bu, uyarlanmış altyapılar ile işitme ve görme bozukluğu da dâhil olmak üzere kadınlar veya engelli çocuklar tarafından etkili bir şekilde erişilebilen hizmetleri içereceği” hususunun düzenlendiği, 2.7. Hizmet alanlara ilişkin hizmet modeli tespiti, yönlendirme ve yerleştirme işlemlerinin Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesi ile “Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 2017/2 Sayılı Genelgesi” düzenlemesi kapsamında ŞÖNİM hizmet sürecinde dikkat edilmesi gerekli hususların ŞÖNİM Hizmet Standartlarında yer aldığı, 2.8. Barınma ihtiyacı kapsamında gelen kişiler açısından ise; ABS’den hizmet alanın engelli hizmetlerinde kaydı olup olmadığının kontrol edildiği, kaydının olması, engelli raporunun bulunması, kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda bir engeli ya da vasisinin olduğunun tespit edilmesi halinde, hizmet alanın engelli hizmetlerine yönlendirildiği, bilgilerinin verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”, 5.1. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.2. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği başlıklı” 7. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; bilgi edinme başvurularına yanıt verilmesi yönünde tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.
9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.
10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
11. Anayasanın 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edinebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd.Doç.Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve
Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
13. Anayasanın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa’nın 13 üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çıkarmıştır.
14. 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanunun 4. Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Bilgi Edinme
Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir, hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise Kurum ve kurullar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların
yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler, hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
15. Hakkın sınırı açısından 13 istisnadan biri de Kanunun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7. maddesinde; kurum ve kuruluşların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği belirtilmek suretiyle düzenleme altına alınmıştır.
16. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilen bilgi için; her ne kadar başvuranca dilekçelerine cevap verilmediği iddia edilse de
İdare tarafından başvurana 16.10.2020 tarihli ve – – sayılı yazılarıyla
ŞÖNİM’den hizmet alan kişilere ilişkin istatistiki bilgilerin verildiği, diğer taraftan, 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu’nun 7/2 maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca ayrı bir çalışma sonucunda oluşturulabilecek bilgilere de olumsuz cevap verileceği belirtildiğinden mevcut olan verilerin paylaşılmasının sağlandığı tespit edilmiştir.
17. 4982 sayılı Kanunun 7. maddesinin, 2. fıkrası kapsamında yapılan incelemede; 17.1. Madde içeriğine bakıldığında; kurum ve kuruluşların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bilgi veya belgeler için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği düzenlenmiştir.
17.2. BEDK 2005/274 karar sayılı ve 27/04/2005 karar tarihli kararında özetle; 4982 sayılı Kanunun 7. maddesinin, talep edilen bilgi veya belgenin kurumun kayıtlarında mevcut olmayan ve mutlaka ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde üretilecek bir bilgi veya belge olduğu durumlarda söz konusu olabileceği belirtilmiştir.
17.3. Somut olayda, idare tarafından gönderilen cevabi yazıda; başvuranın Şiddeti Önleme Merkezlerine, maruz kaldığı şiddet ve kötü muamele sebebiyle başvuruda bulunan engelli kadınların istatistiki bilgilerinin verilmesi talebi hakkında; başvurana ŞÖNİM’den hizmet alan kişilere ilişkin istatistiki bilgilerin verildiği, ancak ayrı bir çalışma sonucunda oluşturulabilecek bilgilere de Kanun hükmü gereği olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır.
18. Ayrıca konuya ilişkin olarak Kurumumuza yapılan 2019/7413 başvuru numaralı benzer bir başvuru için
Kurumumuz tarafından 20.09.2019 tarihinde Ret Kararı verildiği tespit edilmiştir.
19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, maruz kaldığı şiddet ve kötü muamele sebebiyle
Şiddeti Önleme Merkezlerine müracaatta bulunan engelli kadınların istatistiki bilgilerinin verilmesi talebinin, ŞÖNİM’den hizmet alan kişilere ilişkin istatistiki bilgilerin verilerek bir kısmının karşılandığı ancak ayrı bir çalışma sonucunda oluşturulabilecek bilgilerin Kadının Statüsü Genel
Müdürlüğü tarafından yayınlanan bir istatistik olmadığından ve istatistiği oluşturmak özel çalışma gerektirdiğinden karşılanamadığı tespit edildiğinden, başvuranın bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanununun 7/2. maddesi kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından ilgili idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi