|
ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde artan ölüm vakalarıyla ilgili bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkindir. İdare, başvuranın talep ettiği bilgilerin, kapsamlı bir araştırma ve inceleme gerektirdiğini, bu nedenle 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca talebin olumsuz yanıtlandığını belirtmiştir. Bu madde, kamu kurumlarının özel bir çalışma gerektiren bilgi taleplerine olumsuz cevap verme yetkisini tanımaktadır.
Kararda, bilgi edinme hakkının demokratik yönetim açısından önemi vurgulanmakla birlikte, bu hakkın da belirli sınırlara tabi olduğu ifade edilmiştir. Başvuranın talebinin reddi, idarenin bilgi verme yükümlülüğünün istisnaları arasında yer almakta ve bu durum, kamu yararı ile bireysel yarar arasında bir denge kurulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/985-S.22.1536
BAŞVURU NO : 2021/19953
KARAR TARİHİ : 21/01/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/11/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İnönü Üniversitesi Turgut
Özal Tıp Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen hasta sayısının, bu hastalardan kaçının vefat ettiğinin, artan ölüm vakalarının temelinde herhangi bir ihmal, kusur veya kastın olup olmadığı konusunun araştırılması ve tüm eğitim araştırma hastaneleri verileri ile karşılaştırılarak tarafına bilgi verilmesi talebi ile başvuruda bulunduğunu, ancak Bilgi Edinme Kanunun 7. Maddesi gerekçe gösterilerek cevap verilmediğini ifade ederek dilekçesinde belirttiği hususlara ilişkin tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 10/12/2021 tarih ve sayılı yazısı ile İnönü Üniversitesi Rektörlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin
21/12/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:
2.1. Başvuranın talep ettiği bilgilerin ancak bir araştırma ve inceleme neticesinde tespit edilebileceği, bu araştırma ve incelemenin yapılabilmesi için de ciddi bir emek ve zaman harcanması gerektiği ve 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği hükmü gereğince adı geçenin bilgi ve belge talebine olumlu cevap verilmesinin mümkün olmadığı, 2.2. Bilindiği üzere 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge,
başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” hükmüne yer verildiği, bu hüküm uyarınca ayrı ve özel bir araştırma ve inceleme neticesinde oluşacak bilgi ve belgenin talepte bulunana verilmeyebileceği, bu şekildeki bilgi ve belgelerin verilip verilmemesi konusunda kurumlara takdir yetkisi tanındığı, adı geçenin istediği bilgiler de ancak özel ve ayrı bir araştırma ve incelemenin sonucunda elde edilebileceğinden adı geçenin talebinin olumsuz yanıtlandığı, 2.3. Üniversite Hastanesine muayene için günde ortalama 2500-3000 hastanın giriş yaptığı ve 1000 hastanın da yatarak tedavi gördüğü, bu kadar çok hastaya sağlık hizmeti sunan bir kurumda adı geçenin talep ettiği bilginin tespit edilmesi elbette ki çok emek ve zaman harcanmasına neden olacağı, başvuran tarafından istenen bilgilerin verilebilmesi için hastanenin geçmiş yıllara ait tüm hasta kayıtlarının incelenerek, kaç hasta geldiğinin tespit edilmesi, hangi hastaların tedavi sırasında öldüğünün belirlenmesi, ölen tüm kişilerin hasta dosyalarının alanında uzman bilirkişilere gönderilerek, ölümlerinin tedavilerinde görev alan sağlık personelinin herhangi bir ihmal ya da kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi, elde edilen bu verilerin, diğer tüm üniversite hastanelerinde bu konudaki veriler istenerek, bu verilerle karşılaştırılması gerektiği, görüleceği üzere bu bilgilerin ciddi bir araştırma ve incelemeyle tespit edilebileceği, 2.4. Dünyada ve ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle bütün sağlık çalışanlarının yoğun ve yorucu bir tempoyla çalışmakta olduğu bu dönemde adı geçenin talep ettiği bilgileri elde edecek inceleme ve araştırmayı yapacak yeterli personel ve zamanın da bulunmadığı, 2.5. tarafından Kamu Denetçiliği Kurumuna şikayette bulunulmasının doğru olmadığı, zira başvuranın idarenin işleminin hukuka aykırı olduğu düşüncesindeyse yapması gerekenin Kamu
Denetçiliği Kurumuna şikayette bulunmak değil, talep ettiği bilginin kendisine verilemeyeceğinin bildirilmesinden itibaren 15 gün içeresinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunmak olduğu, çünkü 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 13’üncü maddesinde “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde
Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi on beş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.” hükmüne yer verildiği, bu hükümden de anlaşılacağı üzere bilgi edinme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerin 4982 sayılı Kanuna uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna ait olduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.4. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesinde: “ Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.
Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.
İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”, 5.4. “İtiraz usulü” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.
Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.” 6. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların
ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; İnönü Üniversitesi Turgut Özal
Tıp Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelen hasta sayısının, bu hastalardan kaçının vefat ettiğinin, artan ölüm vakalarının temelinde herhangi bir ihmal, kusur veya kastın olup olmadığı konusunun araştırılması ve tüm eğitim araştırma hastaneleri verileri ile karşılaştırılarak tarafına bilgi verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.
10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
11. Bilindiği üzere demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkı, 9/10/2003 tarihli ve
4982 sayılı yasa ile yürürlüğe girmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal
güvenceye kavuşturulmuştur.
12. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinmelerine yönelik bir hak olup, hakkın kullanılması demokratik ve şeffaf yönetimin gereğidir (Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararı). Bu husus 4982 sayılı Kanunun gerekçesinde; “Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı, bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.” şeklinde ifade edilmiştir 13. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha
Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
14. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir.
15. 4982 sayılı Kanun’un lafzının ve gerekçesinin incelenmesinden, “açıklık ve şeffaflık” ilkesinin kural
“gizlilik” ilkesinin istisna olduğu anlaşılmakla, bu husus Kanun’un 5’inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmakla … yükümlüdürler.”, şeklinde ifade bulmuştur.
16. Ancak bütün haklar gibi bilgi edinme hakkının da bir sınırının olduğu ve bu hakkın belirlenen sınırlara uygun kullanılmak zorunda olduğu tartışmasızdır. Bilgi edinme hakkının sınırlarına Kanunun “Bilgi
Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümünde, 15 ila 28’inci maddeler arasında tahdidi olarak yer verilmiş olmakla birlikte, bilgi edinme hakkının sınırı denildiğinde genel olarak neyin anlaşılması gerektiğine bakacak olursak, idareden istenemeyecek ya da istendiğinde idarenin vermek zorunda olmadığı bilgi ve belgelerin kastedildiği değerlendirilmektedir. (http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2016-122-1543)
17. Nitekim kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).
18. Başvuranın talebinin reddine dayanak “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesi ve Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in aynı başlık ve metni içeren 12’nci maddesi incelendiğinde, kamu kurum ve kuruluşların ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceği hususu açıkça hüküm altına alınarak bu tür başvuruların cevaplanıp cevaplanmamasında idarelere takdir hakkı tanınmıştır. Nitekim BEDK 27/04/2005 tarihli ve 2005/274 sayılı kararında özetle; 4982 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin, talep edilen bilgi veya belgenin kurumun kayıtlarında mevcut olmayan ve mutlaka ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde üretilecek bir bilgi veya belge olduğu durumlarda söz konusu olabileceği belirtilmiştir.
19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene için günde ortalama 2500-3000 hastanın giriş yaptığı, ortalama 1000 hastanın da yatarak tedavi gördüğü, başvuranın talep ettiği bilginin verilebilmesi için hastanenin geçmiş yıllara ait tüm hasta kayıtlarının incelenerek, kaç hasta geldiğinin tespit edilmesi, hangi hastaların tedavi sırasında öldüğünün belirlenmesi, ölen tüm kişilerin hasta dosyalarının alanında uzman bilirkişilere gönderilerek, ölümlerinin tedavilerinde görev alan sağlık personelinin herhangi bir ihmal ya da kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi, elde edilen bu verilerin, diğer tüm üniversite
hastanelerinde bu konudaki veriler istenerek, bu verilerle karşılaştırılması gerektiği, yoğun şekilde sağlık hizmeti sunan bir kurumda bu bilgilerin çok fazla emek ve zaman harcanarak kapsamlı bir araştırma ve incelemeyle tespit edilebileceği, Covid-19 salgını nedeniyle bütün sağlık çalışanlarının yoğun ve yorucu bir tempoyla çalışmakta olduğu bu dönemde adı geçenin talep ettiği bilgileri elde edecek inceleme ve araştırmayı yapacak yeterli personel ve zamanın da bulunmadığı göz önüne alındığında idarenin başvuranın talebini 4982 sayılı Kanunun 7’ncimaddesi kapsamında reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
21. Diğer yandan İdarenin Kurumumuza göndermiş olduğu cevabi yazıda özetle; “başvuranın bilgi edinme talebinin taraflarınca reddi işlemine karşı 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 13’üncü maddesi hükmü gereğince talep ettiği bilginin kendisine verilemeyeceğinin bildirilmesinden itibaren 15 gün içeresinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunması gerektiği, zira bilgi edinme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerin 4982 sayılı Kanuna uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna ait olduğu, başvuran tarafından
Kurumumuza şikayette bulunulmasının doğru olmadığı,” ifade edilmiştir. 4982 sayılı yasanın 13’üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir.” düzenlemesi ile bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibinin, yargı yoluna başvurmadan önce Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz edebileceğinin düzenleme altına alındığı, yasa koyucunun bu düzenleme ile Kurula başvuruyu ihtiyari olarak öngördüğü ve kişilere doğrudan dava açma veya Kurula başvurma şeklinde iki seçimlik hak tanındığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 5’inci maddesinde
Kurumun “idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli” olduğu açıkça hüküm altına alınmış olup, başvuran tarafından idarenin işlemine karşı Kurumumuza yapılan başvuruda herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı açıktır. Bu kapsamda iyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirmede; idarece bundan sonra tesis edilecek işlemlerde bu hususun da dikkate alınarak demokratik ve şeffaf yönetim gereği olan iyi yönetim ilkelerine uygun hareket edilmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Malatya İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi