ÖZET: Bu karar, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yapılan bilgi edinme başvurusunun içeriğini ve idarenin bu başvuruya verdiği yanıtı incelemektedir. Başvuran, 2016 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na dayanarak, ruhsatsız işletilen 61 taşınmazın listesinin kendisine verilmesini talep etmiştir. İdare, bu talebe, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “ticari sır” ve “kurum içi düzenlemeler” maddelerini gerekçe göstererek olumsuz yanıt vermiştir. Ancak, yapılan değerlendirmede, talep edilen bilgilerin kamuoyunu ilgilendiren nitelikte olduğu ve ticari sır kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Kararda, bilgi edinme hakkının, demokratik yönetim anlayışının bir parçası olarak, vatandaşların idarelerin eylem ve işlemlerini denetleme yetkisini güçlendirdiği vurgulanmaktadır. İdarenin, başvuranın talebine uygun şekilde yanıt vermemesi, hukuka ve iyi yönetim ilkelerine aykırı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, talep edilen taşınmazların bilgilerini, hangi firmalar tarafından işletildiği bilgisi hariç, başvurana iletmesi tavsiye edilmiştir. Bu durum, bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 15143-15143 |sayi|53878609-101.07.04-E.53878609-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2018/2948 2018/ 2948

KARAR TARİHİ : 07/09/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI , TCKN :

Adres :

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Bilgi edinme hakkı kapsamında yapılan başvuruda istenilen bilgi ve belgelerin tarına iletilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURUNUN KONUSU : Trabzon Büyükşehir Belediye

Başkanlığı

BAŞVURU TARİHİ : 07/03/2018 7.3.2018

I. BAVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

( 1) Başvuran tarafından, 28.12.2017 tarihli ve numaralı BİMER üzerinden Trabzon

Büyükşehir Belediye Başkanlığına muhatap yapılan başvuruda özetle; 2016 yılı Sayıştay Denetim

Raporunda Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait 83 adet taşınmazdan 61 adetinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan kiraya verildiğinin ve işletildiğinin kaydedildiği belirterek işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmayan bu 61 adet taşınmaza ait listenin tarafına gönderilmesini talep ettiği, anılan Başkanlık tarafından mezkur başvuruya 11.01.2018 tarihinde verilen cevapta müracaatta belirtilen ruhsatsız işyeri hakkında mevzuat uyarınca ruhsatlandırma faaliyetinin devam ettiğinin belirtildiği ancak talep edilen listenin tarafına göndermediği iddia edilerek söz konusu başvuruda talep edilen bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi talep edilmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

1 / 8( 2) Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 03/ 05/ 2018 tarih ve

sayılı yazısı ve eklerinde özetle; ( 2.1) 2016 yılı Sayıştay Denetim Raporunda Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait taşınmazlardan 61 adet işyeri listesinin adı geçenin 28.12.2017 tarihli dilekçesi ile istendiği ve 11.01.2018 tarihinde söz konusu dilekçeye cevap verildiği, ( 2.2) Bahse konu talebin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 23. ve 25. maddeleri kapsamında olduğu değerlendirildiğinden listenin gönderilmediği, ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

( 3) 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; ( 3.1) “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11 inci maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamları ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu hususu düzenlenmiştir .

( 3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi, herkesin bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğunu güvence altına almıştır .

( 4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır .

( 5) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde, “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır .

( 6) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; ( 6.1) Bilgi edinme hakkının kullanımına ilişkin esas ve usullerin belirlendiği “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde , demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine atıf

2 / 8yapılmıştır .

( 6.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “bilgi”, kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, “belge” ise kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcıları şeklinde tanımlanmıştır .

( 6.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde , kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanamaz olduğu hususunda amir hüküm taşımaktadır .

( 6.4) “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde , “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır . Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler .” hükmü yer almaktadır .

( 6.5) “Ticari sır” başlıklı 23 üncü maddesinde; “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır .” düzenlemesine yer verilmiştir .

( 6.6) “Kurum içi düzenlemeler ” başlıklı 25 inci maddesinde; “kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır . Ancak söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır .” hükmü yer almaktadır .

( 7) Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında

Yönetmeliğinin; ( 7.1) “Ticari sır” başlıklı 34 nci maddesinde; “Kanunlarda ticari sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve mali bilgiler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır .” hükmü yer almaktadır .

( 7.2) “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır . Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır .” düzenlemesi yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

3 / 8ÖNERİSİ

( 8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme ( 9) Şikâyet başvurusu, ( 1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, 2016 yılı Sayıştay Denetim

Raporunda Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kiraya verilen 83 adet taşınmazdan

61 adetinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan işletildiğinin kaydedildiği belirterek işyeri

açma ve çalıştırma ruhsatı olmayan bu 61 adet taşınmaza ait listenin bilgi edinme hakkı kapsamında başvurana verilmesi talebi ile Kurumumuza iletilmiştir .

( 10) Demokratik ve katılımcı yönetim anlayışıyla beraber, idarenin yalnızca hukuka uygun işlem tesis etmesi değil, aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi beklenmektedir . Avrupa

Konseyi Bakanlar Komitesi’nin İyi İdare Konusunda Üye Devletlere sayılı Tavsiye

Kararına Ek İyi İdare Yasasında, yasallık, eşitlik, tarafsızlık, orantılılık, hukuki kesinlik, makul süre içinde faaliyette bulunma, katılım, mahremiyete saygı, açıklık ilkesi olmak üzere iyi idarenin ilkeleri sıralanmıştır . (Bkz . Karahanoğulları, Onur ( 2011) . “İdarenin Hukukla Kavranması : Yasallık ve İdari İşlemler”, Turhan

Kitabevi, Ankara, s.640- 645)

( 11) Bu ilkelerden açıklık ilkesi, vatandaşın, idarenin karar ve işlemlerinden uygun araçlarla haberdar edilmesidir . Açık yönetim, vatandaşların kamusal bilgi ve belgeleri talep ve elde edebildiği, hizmetlere ve kamusal bilgilere ulaşabildiği, karar alma sürecine katılabildiği bir yönetimi ifade etmektedir . (Bkz . Kamuda İyi Yönetişim Özel İhtisas Raporu, Dokuzuncu Kalkınma Planı ( 2007- 2013), Devlet

Planlama Teşkilatı, Ankara, s.6)

( 12) Açıklık ve hesap verebilirlik, ülkelerde kurum ve kuruluşlara güven duyulması, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde sunulması, kamuoyunun devletin faaliyetleri ile ilgili olarak değerlendirme yapabilmesi, kamu yönetiminde etkin denetim mekanizmalarının geliştirilmesi açılarından son derece önem taşımaktadır . (Bkz . Bakkal Hakan, Kasımoğlu Alper, ( 2016) “Bütçe Sürecinde Mali

Saydamlık ve Hesap Verebilirliğin Önemi” s.1)

( 13) Bu doğrultuda yukarıda belirtilen iyi yönetim ilkelerinin idareler ve vatandaşlar tarafından benimsenmesinde ve uygulamada yaygınlaşmasında bilgi edinme hakkının kullanılmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve kolaylığın sağlanması önem arz etmektedir . Bilgi edinme hakkının daha etkin bir şekilde kullanılmasıyla vatandaşlar idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluk ve yerindelik denetimi yapabilmektedir . Bu sayede vatandaşlar bilgi edinme hakkını kullanarak idarenin eylem ve işlemleri üzerinde daha etkin bir denetim mekanizmasına sahip olmaktadır .

( 14) Yani bilgi edinme hakkı, ulusal savunma ve dış ilişkiler gibi sınırlandırılması zorunlu görülen alanlar dışında idarenin elindeki her türlü bilgi ve belgeye ulaşmayı, böylece vatandaşlara önemli bir

.

4 / 8denetim yetkisi aktarılarak idarelerin hukuka uygun olmayan idari eylem ve işlemde bulunmasını ve

kusurlu işlem ve eylemler gerçekleştirmesini engellemeyi amaçlamaktadır . (Koçak, S. Y. ( 2010) “Kamu

Yönetiminde Açıklık İçin Bilgi Edinme”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi , Sayı 23, s.115- 125.)

( 15) Anayasal haklardan birisini oluşturan “bilgi edinme hakkı” diğer temel hak ve özgürlüklerin (yaşam, ifade, toplantı, kamu politikalarına katılım, çevre, mülkiyet hakları vs.) işlerliğine imkân vermesi yanı sıra; şeffaflık ilkesi başta olmak üzere, hukuka bağlı ve iyi yönetişim ilkelerine dayalı kamu idaresi anlayışının tesisinde anahtar öneme haiz bir araçtır . Bilgi edinme hakkı bu yönü itibari ile uzmanlar tarafından, en temel insan haklarından birisi olarak nitelendirilmekte olup; hem uluslararası belgelerde hem de ulusal mevzuat metinlerinde son dönemde güçlü bir şekilde yer bulmaya başlamıştır .

( 16) Somut olay açısından bakıldığında, anılan Başkanlık tarafından kiraya verilen ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan çalıştırılan 61 adet taşınmaza ait bilgi ve belge talebinin yukarıda da belirtildiği gibi idarenin açıklık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun davranması beklendiğinde ve vatandaşların bilgi edinme hakkı vasıtasıyla idareler üzerinde yaptığı hukuka uygun olmayan işlemlerinin denetimi çerçevesinde değerlendirildiğinde; başvuranın bilgi edinme hakkı kapsamında yaptığı başvurunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun belirlediği çerçeve içerisinde yerine getirmesinin önemli olduğu değerlendirilmektedir .

( 17) Diğer yandan, bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu

Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır . Bu noktada 4982 sayılı Kanunda, bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir .

( 18) Şikayete konu husus açısından bakıldığında, başvuranın ilgili Başkanlığına ait olan ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan kiraya verilen 61 adet taşınmazlara ilişkin bilgi ve belge talep ettiği ancak idarenin bu talebe 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun “Ticari sır” başlıklı 23 inci maddesini ve “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesini gerekçe göstererek olumsuz cevap verdiği tespit edilmiştir .

( 19) Bu doğrultuda ilk olarak başvuranın bilgi edinme hakkı çerçevesinde talep ettiği bilgi belgenin anılan İdare tarafından ( 6.6) numaralı paragrafta da yer verilen ilgili Kanunun 25 inci maddesinin gerekçe gösterilerek yerine getirilmemesi açısından bakıldığında; söz konusu Kanun maddesinde idarelerin, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkında talep edilen bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir . Ancak başvuranın talep ettiği bilgi ve belgeler Sayıştay tarafından

5 / 8yapılan bir denetim sonrası yayınlanan raporda yer verilen usulüne uygun olmayan bir işlem

hakkında olduğu, bu işlemin kurum içi bir düzenleme olmadığı, kamuoyunu son derece ilgilendirdiği ve idarenin kendi personeli ile ilgili bir düzenleme olmadığı anlaşılmış ve söz konusu bilgi edinme hakkı başvurusuna ilgili Kanunun 25 inci maddesi gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verilmesinin kanuna uygun olmadığı tespit edilmiştir .

( 20) Başvuranın bilgi edinme hakkı kapsamında yaptığı başvurusuna olumsuz cevap verilmesinin ikinci gerekçesi olan ve ( 6.5) numaralı paragrafta yer verilen ilgili Kanunu 23 üncü maddesi açısından bakıldığında ise; söz konusu Kanun maddesinde kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile idareler tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, 4892 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanun kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir .

( 21) Doktrinde ve çeşitli yargı kararlarında ticari sırrın tanımı yapılmış olmakla birlikte, mevzuatımızda kavrama ilişkin herhangi bir tanım bulunmamaktadır . Bu konu ilk kez, Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı’nda ele alınmıştır . Tasarının 2 nci maddesine göre ticari sır; “Bir ticarî işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeleri” ifade etmektedir .

( 22) Mezkur Tasarıda yer alan tanımı destekler şekilde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin

Esas ve 2007/ 5755 Karar sayılı ilamı ile “ticari sır kavramının en önemli unsurunun toplumun bilgisi dâhilinde olmama veya ilgili alanda rakip firmalarca bilinmeme şartının olduğu” hükme bağlanmıştır .

( 23) Kavram doktrinde ise; “ Tacirin ticari faaliyetleri esnasında kullandığı, aynı olanağa sahip olmayan veya kullanamayan rakiplerine karşı kendisi için avantaj teşkil eden herhangi bir formül, düzen, model ve sair toplam bilgiler” (Bknz : CAMCI Ömer, Haksız Rekabet Davaları C.1.,İstanbul, 2001, sf .94)

ve “ticari olarak bir değer ifade eden, genel olarak bilinmeyen ve kolaylıkla elde edilmesi mümkün olmayan, sahibi tarafından gizli kalması istenen ve bu sayede sahibine rekabet üstünlüğü sağlayan her türlü bilgi ” (Çağatay Yılmaz, Ticaret Hukukunda Ticari Sır Ve Korunması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal

Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1995, S.21.) olarak tanımlanmaktadır .

( 24) Yukarıda yapılan tanımlar kapsamında teknik üretim sırları, üretim yöntemleri, kimyasal formüller, kalite kontrol usul ve yöntemleri, araştırma geliştirme planlarının ticari sır olduğu, ayrıca bunlara ek olarak müşteri listeleri, maliyet bilgileri, geleceğe yönelik stratejik planlar, pazarlama stratejileri de duruma göre ticari sır olarak nitelendirilebilirler . (Çağatay Yılmaz, Ticaret Hukukunda Ticari

Sır Ve Korunması, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul,

6 / 81995, S.21.)

( 25) Yukarıda yer verilen tanımlar göz önünde bulundurularak başvuran tarafından talep edilen söz konusu taşınmazlara ait listede; hangi firmalar tarafından kullandığı bilgisi dışında diğer bilgilere (parsel, metre kare, taşınmazın bulunduğu yer vb. bilgiler) yer verilerek başvurana iletilmesi gerektiği, taşınmaza ait bu bilgilerin ticari faaliyet ile ilgili olmadığı, kamuoyunu ilgilendiren nitelikte ve bilgi edinme hakkının amacına hizmet eden nitelikte bir başvuru olduğu değerlendirilmektedir .

( 26) Bu doğrultuda başvuranın talep ettiği anılan Başkanlık tarafından kiraya verilen ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan çalıştırılan 61 adet taşınmaza ait bilgi ve belgelerin (taşınmazı kullanan firmaların bilgisi hariç) yukarıda açıklanan ticari sır kavramının kapsamında olmadığı, bu nedenle de ticari sır kapsamında sayılarak ilgili Kanunun 23 üncü maddesi gerekçe gösterilerek başvurana verilmemesi işleminin kanuna uygun olmadığı düşünülmektedir .

( 27) Öte yandan Kurumumuza daha önce yapılan ve içerik olarak benzerlik gösteren numaralı şikayet başvurusunda özetle; “Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde, BİMER üzerinden

Beylikdüzü Belediye Başkanlığına muhatap 14.11.2017 tarihli başvuruda, Sayıştay Başkanlığı tarafından düzenlenmiş olan 2016 yılı denetim raporunda “Kurumun mülkiyet ve tasarrufunda bulunan toplam 84 adet taşınmazın fuzuli şagiller tarafından işgal edildiği, Kurumun bunları tahliye yoluna gitmediği, bunun yerine ecrimisil uygulamasının kira uygulamasına dönüştürülerek aylık ecrimisiller alındığı ve işgallerin devam ettirildiği tespit edilmiştir”, ifadelerine yer verilerek, söz konusu 84 adet taşınmazın detayını, şagillerin kimler olduğunu ve kiraya dönüştürülen aylık ecrimisil tutarlarının ne kadar olduğunun liste halinde bildirilmesi” talep edilmiştir . Söz konusu başvuru sonrası Kurumumuz tarafından yapılan girişimler sonucunda anılan Başkanlığın bilgi edinme talebine olumlu yaklaşım göstermesi ve istenilen bilgilerin başvuru sahibine gönderilmesi sağlanmıştır .

( 28) Başvurunun içeriği, idareden gelen bilgi ve belgeler ile tüm dosya içeriği birlikte incelenerek

Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın bilgi edinme hakkı kapsamında anılan Başkanlık tarafından kiraya verilen ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan çalıştırılan

61 adet taşınmaza ait listenin tarafına verilmesi talebinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun

“Ticari sır” başlıklı 23 üncü maddesi ve “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi gerekçe göstererek olumsuz cevap verilmesi işleminin yukarıda açıklanan sebeplerle hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır .

B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme ( 29) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk” , “makul sürede karar verme”, “hesap

7 / 8verilebilirlik”, “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine

uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranmadığı tespit edilmiş olup, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

( 30) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Trabzon İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Başvuranın Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına yaptığı bilgi edinme başvurusunda talep ettiği anılan Başkanlık tarafından kiraya verilen ve işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadan çalıştırılan 61 adet taşınmaza ait listede hangi firmalar/kişiler tarafından işletildiği bilgisi dışında, diğer bilgilere yer verilerek başvurana iletilmesi hususunda TRABZON BÜYÜKŞEHİR

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine ,

6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Trabzon Büyükşehir Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi