ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde gerçekleştirilen FSMPT sınavına ilişkin bilgi edinme talebi incelenmiştir. Başvuran, sınav kağıtları, cevap kağıtları ve konuşma sınavının video kayıtları gibi belgelerin verilmesini istemiştir. İdare, sınav kağıtlarının dijital ortamda paylaşılamayacağını, ancak başvuranın randevu alması durumunda bu belgeleri görebileceğini belirtmiştir. Ayrıca, konuşma sınavının video kaydının bulunmadığı ifade edilmiştir.

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, idarelerin bilgi edinme taleplerine yanıt verme yükümlülüğü olduğu, ancak belirli istisnaların da bulunduğu vurgulanmıştır. İdare, başvuranın taleplerinin hukuka uygun olarak reddedildiğini, çünkü istenen belgelerin niteliği gereği kopyalarının verilemeyeceğini ve konuşma sınavının kaydının bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13438-S.22.20579

BAŞVURU NO : 2022/6280

KARAR TARİHİ : 17/10/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜ

Başvuranın, bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 27/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesince 03/02/2022 tarihinde yapılan FSMPT sınavı, sınav kağıdı ve cevap kağıdının, sınavın speaking (konuşma)

olarak yapılan bölümünün video kayıtlarının, sınav soruları ve ölçeklendirme ile birlikte cevap kağıdının, değerlendiricilerin isimleri ve verdiği puanların bilgi edinme hakkı kanunu uyarınca tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 17/03/2022 tarih ve S.22.5603 sayılı Gönderme Kararı üzerine Fatih Sultan Mehmet

Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 13/04/2022 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programı uluslararası akredite olan, öğrenci şikâyet-

geribildirim mekanizmaları etkili bir şekilde işleyen bir birim olduğunu, bu bağlamda öğrencilerin kafasında soru işareti oluşturabilecek hususlara cevap vermek üzere öğrencilere her akademik yılın başında öğrenci el kitapları hem basılı olarak hem de çevrimiçi olarak web sitesinde (https://prep.fsm.edu.tr/Ingilizce-Hazirlik-Programi-Ogrenciler–Ogrenci-El-Kitabi) paylaşıldığı,

2.2 İlgili öğrenci el kitabında sınavlar, notlandırma sistemi, sınav geri bildirimi ve sınav sonuçlarına itiraz

ile alakalı konularda gerekli bilgilendirme yapıldığı,

2.3 Sınavların Ölçme ve Değerlendirme Ofisinde görevli öğretim görevlileri tarafından haftalar süren

süreçlerden sonra özenle hazırlanarak, muhafaza edildiği, yapılan sınavlardan sonra ise geçerlik ve güvenirlik standartlarını karşılamak adına madde analizlerinin yapılıp ileriki dönemlerde kullanılması için gerekli revizeler yapıldığı, bu hususta sınav güvenliğini sağlamak için uzun yıllardır öğrencilere sınav geribildirimlerinin yüz yüze yapılmakta olduğu ve bu geribildirimler esnasında öğrencilerin cep telefonlarının toplandığı, öğrencilerin ise bu geribildirimler neticesinde açık bir şekilde sınav kâğıtlarını görebilmekte, almış olduğu puanlara Bölüm Başkanlığına sınav sonucuna itiraz dilekçesi sunarak itiraz edebilmekte olduğu,

2.4 Buna istinaden öğrencinin ilgili dilekçesine cevabın 17 Şubat tarihinde “03 Şubat 2022 tarihinde yapılan

FSMEPT sınav sonucunuzun ayrıntılı hali ekte olduğu,

2.5 Dijital ortamda sınav kâğıdı ve materyali paylaşımı yapılamadığı, sınav kâğıtlarını görmek ve Ölçme

ve Değerlendirme Birimi’nden geri bildirim almak için Bölüm Sekreterliği’nden randevu alımı şeklinde yapıldığı, ancak başvuranın yazılı veya sözlü olarak sınav kâğıtlarını açık bir şekilde görmek için Bölüm

Sekreterliğinden randevu almadığı ve sınav notuna da dilekçe yazarak itiraz etmediği, öğrencinin ayrıca şikâyetinde “olumsuz hava koşulları, salgın şartları nedeni ile FSMPT Sınavı ve Ölçeklendirmesi ile Sınav kâğıdımın Dijital ortamda görüntülenmesi ve speaking sınavımın video kaydı, soruları ve değerlendirici öğretim görevlisinin yapmış olduğu nümerik değerlendirme sonuç bilgisini istemiştim” diye belirttiği, hâlbuki öğrencinin dilekçesine cevaben yazılan dilekçe tarihinden sonraki yüz yüze gerçekleşen derslere düzenli olarak devam etmesine (bkz. EK-2) rağmen sınav notları ile alakalı bilgi edinme talebini gerçekleştirmediği,

2.6 Bununla beraber, speaking (konuşma) sınavı yüz yüze yapılmış olup, sınavın herhangi bir şekilde video

veya ses kaydı alınmamasına rağmen, gerçekleşmemiş ve karşılanması mümkün olmayan bir şeyin talep edilmesinin makul olmadığı, sonuç olarak, öğrencinin hem sınav kâğıtlarını görüp detaylı bilgilendirme almak isteyip hem de bu hususta kampüse faal olarak gelmesine rağmen, geribildirim randevusu alma gibi herhangi bir girişimde bulunmaması tarafımızca anlaşılır bir durum olmadığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye

Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk

Devletidir”,

3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “Vatandaşlar

ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;

5.1 “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”

5.2 “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan

istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,

5.3 “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan

kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”

5.4 “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen

belgenin onaylı bir kopyasını verirler. Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hâllerde, kurum ve kuruluşlar ilgilinin; a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini, b)

Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini, c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini, sağlarlar. Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek koşuluyla bu olanak sağlanır. Başvurunun yapıldığı kurum ve kuruluş, erişimine olanak sağladığı bilgi veya belgeler için başvuru sahibinden erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücreti bütçeye gelir kaydedilmek üzere tahsil edebilir.”

5.5 “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme

başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”

5.6 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “ Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel

hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

5.7 “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu

ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” 6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in;

6.1 “Bilgi verme yükümlülüğü kapsamında alınacak tedbirler” başlıklı 6. maddesinde; “Kurum ve

kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi, Kanunda ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum ve kuruluşlar, ellerinde mevcut olan ve bilgi edinme başvurusuna konu olabilecek bütün bilgi veya belgeleri, bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederler. Bu amaçla kurum ve kuruluşların belge kayıt, dosyalama ve arşiv düzeniyle ilgili gerekli idari ve teknik tedbirler alınır. Bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve bilgi edinme başvurularından kaynaklanan iş yükünün en aza indirilebilmesi amacıyla kurum ve kuruluşlar; a) Görev ve hizmet alanlarına giren konulardaki bilgi veya belgelerin konularını ve bunların hangi birimde mevcut olduğunu ihtiva eden kurum dosya planlarını, b)

Görev ve hizmet alanlarına giren konulardaki temel nitelikli karar ve işlemlerini, mal ve hizmet alımlarını, satımlarını, projelerini ve yıllık faaliyet raporlarını, c) Görev ve hizmet alanlarına giren konulardaki kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu kararı veya diğer düzenleyici işlemlerin neler olduğunu, yayımlanmışsa hangi tarihli ve sayılı Resmi Gazetede yayımlandığını, görev ve hizmet alanlarıyla ilgili mevzuatın değişiklikleri işlenmiş halini, (1) bilgi iletişim teknolojilerini kullanmak suretiyle kamuoyunun bilgisine sunarlar. Kesinleşen faaliyet ve denetim raporları uygun vasıtalarla kamuoyunun incelemesine açık hale getirilir. Kurum ve kuruluşlar, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve bilgi edinme başvurularından kaynaklanan iş yükünün en aza indirilebilmesi amacıyla kurumsal internet sayfalarını bu madde hükümlerine göre yeniden şekillendirir. Bu Yönetmelik kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, bu bilgileri tek tek birimler bazında, aynı kurumsal internet sayfası üzerinden; zorunlu hallerde kurumsal internet sayfasından link verilmek suretiyle birime ait internet sayfası üzerinden kamuoyunun bilgisine sunarlar.

Kurum ve kuruluşlar, görev ve hizmet alanlarına giren konulardaki bilgi veya belgelerin konularını ve bunların hangi birimde mevcut olduğunu ihtiva eden kurum dosya planlarını, konuyla ilgili mevzuatta belirlenmiş ilkelere uygun olarak düzenlerler. Kurum dosya planları, kurum ve kuruluşların basın ve halkla ilişkilerle görevli birimlerinde oluşturulacak bilgi edinme birimlerinde bulundurulur ve bunlardan yeterli sayıda nüsha başvuru sahiplerinin istifadesine sunulur. Kurum dosya planlarının bir örneği de kurum ve kuruluşların kurumsal internet sayfalarından kamuoyunun bilgisine sunulur. Bilgi edinme hakkının, elektronik ortamda kullanımını kolaylaştırmak maksadıyla, EK-1 ve EK-2’de yer alan başvuru formları ile kurum ve kuruluşların bilgi edinme birimlerinin elektronik posta yoluyla başvuru kabul edecek elektronik posta adresleri, kurum ve kuruluşların internet sayfalarında yayımlanır. Bu başvuru formları ayrıca, başvuru sahiplerinin istifadesi amacıyla bilgi edinme birimlerinde sürekli bulundurulur.”

6.2 “Bilgi edinme birimlerinin oluşturulması” başlıklı 8. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların basın ve

halkla ilişkilerle görevli birimlerinde, bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve bilgi veya belgelere erişimin zamanında sağlanabilmesi amacıyla bilgi edinme birimleri oluşturulur. Bünyesinde basın ve halkla ilişkilerle görevli birimi veya bu birime benzer görevler ifa eden birim bulunmayan kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme hakkının etkin olarak kullanılabilmesi ve bilgi veya belgelere erişimin zamanında sağlanabilmesi amacıyla, kurum ve kuruluş içindeki bir birim bünyesinde bilgi edinme birimleri oluştururlar veya doğrudan kurum yöneticisine bağlı bilgi edinme yetkilisi görevlendirirler. 4302 Bilgi edinme birimlerinde, yeterli sayıda personel görevlendirilir. Bu birimlerin, bilgi edinme başvurusu yapılabilmesini kolaylaştıracak fiziki mekana ve teknik donanıma sahip olması esastır. Bu birimlerde görevli personel, bilgi edinme hakkını kullanacak kişilerin istekleri halinde, başvurunun nasıl yapılacağı, talep edilen bilgi veya belgenin kurum ve kuruluşun hangi biriminde bulunabileceği ve başvuru sonrasındaki işlemler konusunda bilgi verir, açıklama yapar, gerekli yardımı sağlar ve bilgi edinme başvurularıyla ilgili işlemleri yapar. Bilgi edinme başvurusunda bulunan kişilerin, kurum ve kuruluşların ellerinde hangi konularda ve ne türden bilgi veya belgeler bulunduğu konusunda bilgilenmelerini sağlamak amacıyla, 6 ncı madde uyarınca kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak kurum dosya planları, bilgi edinme birimlerinde bulundurulur ve bunlardan yeterli sayıda nüsha başvuru sahiplerinin istifadesine sunulur.

Kurum ve kuruluşların teşkilat yapısına, görev ve hizmet alanlarına ilişkin bilgiler, tanıtma veya eğitim amaçlı broşürler ve yayınlar, yıllık faaliyet raporları ile bütçe ve harcamalarına ilişkin raporlar bilgi edinme birimlerinde bulundurulabilir. Kişiler bu tür tanıtıcı yayınlardan istifade edebilir.”

6.3 “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu,

başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz”

6.4 “Bilgi veya belgelere erişim usulü” başlıklı 19. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlardan belge

istenmesi halinde, başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyası verilir. Elektronik ortamdaki bilgi veya belgeler, elektronik posta, veri kopyalamaya yarayan diskler ve diğer araçlarla verilebilir. Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hallerde, kurum ve kuruluşlar başvuru sahibinin; 4307 a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini, b) Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini, c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini, sağlarlar. Bu amaçla, erişimin nasıl, ne zaman ve nerede sağlanacağı ile gerekli görülen diğer hususlar, başvuru sahibine erişim süresi içinde bildirilir. Bu şekilde erişim sağlanırken, bilgi veya belgenin değiştirilmesi, imhası, çalınması veya diğer riskler değerlendirilerek, başvuru sahibine en az bir görevli nezaret eder ve gerekli diğer tedbirler alınır. Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek şartıyla erişim sağlanır.”

6.5 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel

hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

6.6 “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36. maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu

ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.

9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

11. Anayasamız da 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette

Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

13. Anayasamızın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğunu belirterek de bilgi edinme hakkını ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa madde 13 kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanunu çıkarmıştır.

14. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanunun 4. Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Bilgi Edinme

Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı

Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

15. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

15.1 Bilgi edinme hakkı kapsamında istenilen bilgi ve belgelerin; Fatih Sultan Mehmet Vakıf

Üniversitesince 03/02/2022 tarihinde yapılan FSMPT sınavı, sınav kağıdı ve cevap kağıdının, sınavın speaking (konuşma) olarak yapılan bölümünün video kayıtlarının, sınav soruları ve ölçeklendirme ile birlikte cevap kağıdının, değerlendiricilerin isimlerinin ve verdikleri puanların olduğu anlaşılmıştır.

15.2 İdare tarafından, başvuranın, 07/02/2022 tarihli bilgi edinme dilekçesine 17/02/2022 tarihinde cevap

verildiği, bu kapsamda; FSMEPT sınav sonucunun gönderildiği, diğer istekleri ile ilgili olarak ise, dijital ortamda sınav kâğıdı ve materyali paylaşımı yapılamadığı bu kapsamda sınav kâğıtlarını görmek ve

Ölçme ve Değerlendirme Birimi’nden geri bildirim almak için Bölüm Sekreterliği’nden randevu alabileceğinin bildirildiği, başvuranın, dilekçe tarihinden sonraki yüz yüze gerçekleşen derslere düzenli olarak devam etmesine rağmen yazılı veya sözlü olarak sınav kâğıtlarını açık bir şekilde görmek için Bölüm

Sekreterliğinden randevu almadığı ve sınav notuna da dilekçe yazarak itiraz etmediği, speaking (konuşma)

sınavının yüz yüze yapıldığı ve herhangi bir şekilde video veya ses kaydı alınmadığı belirtilmiştir.

16. Başvuranın, “Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesince 03/02/2022 tarihinde yapılan FSMPT sınavı, sınav kağıdı, cevap kağıdının verilmesi ve sınavın speaking (konuşma) bölümünün sınav soruları ve ölçeklendirme ile birlikte cevap kağıdının verilmesi” talebine ilişkin olarak;

16.1 Sınavların Ölçme ve Değerlendirme Ofisinde görevli öğretim görevlileri tarafından haftalar süren

süreçlerden sonra özenle hazırlanarak, muhafaza edildiği, yapılan sınavlardan sonra ise geçerlik ve güvenirlik standartlarını karşılamak adına madde analizlerinin yapılıp ileriki dönemlerde kullanılması için gerekli revizeler yapıldığı, bu kapsamda dijital ortamda sınav kâğıdı ve materyali paylaşımı yapılamadığı, sınav kâğıtlarını görmek ve Ölçme ve Değerlendirme Birimi’nden geri bildirim almak isteyen öğrencilerin Bölüm Sekreterliği’nden randevu alması üzerine sınav kağıtlarını görebildiği anlaşılmıştır.

16.2 4982 sayılı Kanun 10. maddesi kapsamında; idareler, bilgi edinme başvuruları neticesinde, başvuru

sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını verebilecekleri gibi, bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslının incelenmesi ve not alınabilmesini sağlamakla yükümlüdür.

16.3 Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte de;

bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde idarenin,

erişimin nasıl, ne zaman ve nerede sağlanacağı ile gerekli görülen hususları, başvuru sahibine erişim süresi içinde bildirileceğini, bu şekilde erişim sağlanırken, bilgi veya belgenin değiştirilmesi, imhası, çalınması veya diğer riskler de değerlendirilerek, başvuru sahibine en az bir görevlinin nezaret edeceğini ve gerekli diğer tedbirlerin de alınacağını düzenlemiştir.

16.4 “2019 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavı’ ile ilgili olarak; sınavın tüm soru ve cevaplarının

açıklanması ve sınavda 87 puan aldığından bahisle yanlış yaptığı kabul edilen 13 sorunun ve cevaplarının tarafına bildirilmesi” talepli bir başvuruda, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu; arabuluculuk sınavı ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı ile Hacı Bayram Veli Üniversitesi arasında yapılan protokol gereğince soruların açıklanmayacağı, kararlaştırılmış olduğundan ilgilinin soruların açıklanması talebinin reddine, ancak, söz konusu bu sınavlarda, 4982 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen özel erişim usullerinin geçerli olabileceği ve kamusal sınavlara ait soru kitapçığı ve cevap anahtarına ilişkin taleplerin gözetmen eşliğinde, yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle karşılanabileceğine karar

vermiştir. (https://bedk.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/30320221605422.pdf erişim tarihi:

22/08/2022)

16.5 Somut olayda, idare, sınavların Ölçme ve Değerlendirme Ofisinde görevli öğretim görevlileri

tarafından hazırlanarak, muhafaza edildiğini, yapılan sınavlardan sonra ise geçerlik ve güvenirlik standartlarını karşılamak adına madde analizlerinin yapılıp ileriki dönemlerde kullanılması için gerekli revizeler yapıldığı için dijital ortamda sınav kâğıdı ve materyali paylaşımı yapılamadığını, kişilerin, Bölüm

Sekreterliği’nden randevu alması üzerine sınav kağıtlarını ve cevap kağıtlarını görebilmesine imkan sağlandığını, ayrıca; her akademik yılın başında öğrenci el kitaplarının hem basılı olarak hem de çevrimiçi olarak web sitesinde (https://prep.fsm.edu.tr/Ingilizce-Hazirlik-Programi-Ogrenciler–Ogrenci-El-Kitabi)

paylaşıldığını, ilgili öğrenci el kitabında sınavların, notlandırma sisteminin, sınav geri bildirimi ve sınav sonuçlarına itiraz ile alakalı konularda gerekli bilgilendirmelerin de yapıldığını belirtmiştir. 4982 sayılı

Kanun 10. maddesi kapsamında bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, idarelerin, yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslının incelenmesi ve not alınabilmesinin, sağlanacağı düzenlemesi de dikkate alındığında; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

17. Başvuranın, “sınavın speaking olarak yapılan bölümün video kayıtlarının verilmesi” talebine ilişkin olarak;

17.1 İdare; speaking (konuşma) sınavının yüz yüze yapıldığı, sınavın video kaydının veya ses kaydının

bulunmadığı bu bakımdan söz konusu belgenin ellerinde bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddettiği anlaşılmıştır.

17.2 4982 sayılı Kanun 12. maddesinde; bilgi edinme başvurusunun, başvurulan kurum ve kuruluşların

ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiğini düzenleme altına almaktadır.

17.3 Sınavın speaking (konuşma) bölümünün herhangi bir şekilde videoya veya ses kaydına

alınmadığı dikkate alındığında, idarenin, söz konusu belgenin ellerinde bulunmadığı gerekçesiyle tesis ettiği ret işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

18. Başvuranın, “Değerlendiricilerin isimleri ve verdiği puanların bilgisinin verilmesi,” talebine ilişkin olarak;

18.1 4982 sayılı Kanunun 21. Maddesi kapsamında yapılan incelemede; Anayasa, herkesin, özel

hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağını, herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığını, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğini, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceğini koruma altına almıştır.

18.1.1 4982 sayılı Kanunun 21. maddesi düzenlemesine baktığımızda; Kişinin izin verdiği hâller saklı

kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, Kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceği düzenlenmiştir.

18.1.2 Kişilik, insanın kendisine bağlı hukuki değer ve varlıklarının bütününü ve hukuken korunmaya değer

bulduğu bedeni ve manevi nitelikteki varlıklarının bütünüdür. Mutlak bir hak olan kişilik hakkı ise kişinin maddi ve fiziki bütünlüğü ile şeref ve haysiyeti gibi manevi bütünlüğü, bedeni, manevi ve fikri bütünlüğü üzerindeki hakkıdır. Kişilik Hakkının konusunu, kişinin maddi bütünlüğüne ilişkin değerler, şeref ve haysiyet gibi kişinin manevi bütünlüğüne ilişkin değerler, mesleki şeref ve haysiyeti gibi kişinin ekonomik bütünlüğüne ilişkin değerler oluşturur. Kişiler birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki faaliyetleri açısından da saygınlık taşırlar. Modern devletler kişilerin özel hayatları ve kişilik hakları hakkında birçok bilgiyi ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu bilgilerin 3. Kişilerin eline geçmesi bireyin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatını tehdit edebilir veya ihlal edebilir. O halde somut olayda özel hayat ile bireyin bilgi edinme hakkından hangisinin “üstün değer” taşıdığının tespit edilmesi önem taşır. (Dr.Aydın AKGÜL, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Kararları Işığında Kişisel Verilerin Korunması,Beta, İstanbul, 2014)

18.1.3 Anayasa Mahkemesinin 1986/24 Esas, 1987/8 Karar tarihli ve 31/03/1987 tarihli Kararında;

“…Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir. Bu nedenlerle söz konusu gizliliği çeşitli biçimde ihlal eylemleri suç sayılarak ceza yaptırımlarına bağlanmıştır…” hususları belirtilmiştir.

18.1.4 BEDK 2004/240 Karar Sayılı ve 20/12/2004 Karar Tarihli kararında özetle; Başvuranın,

“Özellikle bu ret kararı öncesinde, Enstitüde doçentlik ve profesörlük kadrolarına atanmak için yapılan boş kadro ilan edilmesiyle ilgili başvurulardan reddedilenler olup olmadığı, varsa hangileri olduğu ve gerekçeleri ile kendisinin doçentlik ve profesörlük için yaptıkları da dahil olmak üzere şimdiye dek yapılan tüm başvurular üzerine ilan edilen doçentlik ve profesörlük kadrolarının unvanlarının neler olduğu ve hangi öğretim üyelerinin başvuruda bulunduğu, Doçentlik ve profesörlük için ilan verilmiş olmasına karşın ataması yapılmayan kadrolar olup olmadığı, olmuşsa hangileri olduğu ve gerekçeleri” taleplerine ilişkin

olarak; isimlerin başvuruna bildirilmesinin ilgili kişilerin izin verdiği haller saklı kalmak üzere Bilgi

Edinme Hakkı Kanununun 21 inci maddesi uyarınca doğru olmayacağına talebinin kişinin mesleki değerlerine haksız müdahale oluşturabilecek nitelikte bir bilgiye ilişkin olması nedeniyle başvuru sahibine ancak ilgili kişilerin izin vermesi durumunda bilgi verilebileceğine karar verdiği anlaşılmaktadır.

18.1.5 Kişinin adının, soyadının, kimlik numarasının, sınav sonuçlarının, eğitim bilgilerinin vs. kişisel

veri oluşturduğu ve devletin özel hayatın gizliliğinin korunması bağlamında bu verilerin korunması ve ifşa edilmesini engelleme yükümlülüğünün bulunduğu aşikardır. Bilgi edinme taleplerinin konusunu üçüncü kişilere ait bilgilerin oluşturması durumunda, anayasal düzeyde güvence altına alınmış olan bilgi edinme hakkı ve özel hayatın gizliliği nedeniyle çatışan haklar arasında dengenin sağlanması esastır.

18.1.6 Somut olayda, kişilerin birey olarak toplum içinde sahip oldukları değerlerin yanında, mesleki

faaliyetleri açısından da saygınlık taşıdıkları dikkate alındığında; başvuranın talep ettiği, bilgilerin konusunun, kişilerin mesleki şeref ve haysiyetini ilgilendiren değerlerden olduğu ve bu bilgilerin 3.

kişilerin eline geçmesi halinde kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile özel hayatlarını tehdit edebilir veya ihlal edebilir olduğu değerlendirilmiştir. Dolayısı ile idarenin başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun 21. madde kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir.

18.2 4982 sayılı Kanunun 25. maddesi kapsamında yapılan incelemede ise;

18.2.1 Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi

uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.

18.2.2 Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, “ yazılı sınavda 77.5 alan ve mülakat sınavından 50 puan

alarak elenen bir adayın okul müdür yardımcılığı sınavının komisyon değerlendirme formlarının, varsa tüm tutanakların ve başka kayıtların birer örneğinin tarafına gönderilmesinin istendiği” başvuruda; itiraza konu mülakat sınavına ilişkin olarak başvuru sahibini doğrudan etkileyen nitelikteki bilginin kendisine ait mülakat puanı olduğu ve puanın kendisine bildirildiği, itiraza konu belgelerin ise başvuru sahibini doğrudan etkilemeyen kurum içi düzenleme niteliğinde kaldığı gerekçesiyle

reddetmiştir. (https://bedk.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/30320221605422.pdf erişim tarihi:

22/08/2022)

18.2.3 İtiraza konu sınava ilişkin olarak başvuru sahibini doğrudan etkileyen nitelikteki bilginin

kendisine ait puan olduğu ve puanın kendisine bildirildiği bu kapsamda üçüncü kişilere ait bilgilerin

4982 sayılı Kanun 21 ve 25. maddesinde düzenlenen istisna hükümleri kapsamında kaldığı

değerlendirilmiştir.

19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idareden

istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı İstanbul İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve FATİH SULTAN MEHMET VAKIF ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi