ÖZET: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Öğretim Görevlisi giriş sınavına ilişkin bilgi edinme talebinde bulunan başvuran, sınav kâğıtlarının ve uygulama dosyalarının kopyalarının, değerlendirme kriterlerinin ve soruların puanlarının kendisine bildirilmesini istemiştir. İdare, başvuranın taleplerine yeterli yanıt vermemiş ve bazı talepleri zımnen reddetmiştir. Danıştay, başvuranın bilgi edinme hakkının ihlal edildiğine ve idarenin hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı davrandığına karar vermiştir.

Bu bağlamda, başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve bilgi edinme hakkı kapsamında yapılacak başvurularda belirtilen ilkelere uygun davranılması için Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulmasına hükmedilmiştir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, bireylerin kamu yönetiminde şeffaflık ve adil yargılanma hakkı gibi temel hakların gerçekleştirilmesi için kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamıştır.

2.2. Başvuranın Üniversiteye ilettiği bilgi edinme başvurusuna cevaben verilen 06/11/2019 tarih ve sayılı yazıda “giriş sınavı jürilerince hazırlanan rapor doğrultusunda sınavın değerlendirilmesinin nasıl yapıldığına dair belirlenen genel kriterler/prensiplere ilişkin bilgi verildiği”, 2.3. “Hangi sorunun kaç puan üzerinden değerlendirildiği” nin ve bu değerlendirme neticesinde almış olduğu puan bilgisinin başvurana yazılı olarak bildirildiği, hususları ifade edilmiştir.

3. Bahse konu yazı eklerinde, başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazının, Sınav Jürisi tarafından yapılan değerlendirme ve görüş yazısının, Hukuk Müşavirliğinin görüş yazısının, sınav cevap anahtarının ve başvurana ait sınav kağıdının onaylı örnekleri Kurumumuza iletilmiştir.

3.1. Başvuranın 18/10/2019 tarihli dilekçesine Üniversite Personel Daire Başkanlığı tarafından verilen 06/11/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazıda (Sınav Jürisi ve Hukuk Müşavirliği tarafından hazırlanan görüş yazıları doğrultusunda) özetle; “Her bir jüri üyesinin birer teorik soru ve cevap anahtarı hazırlayarak toplam 3 teorik soru hazırladığı, ayrıca jüri üyelerinin ortak olarak 1 uygulama sorusu ile uygulama sınavındaki tasarım prensiplerini belirlediği, Sınav jürisinin 1, 2, ve 3. teorik sorulara 20 (yirmi) puan, 4. uygulama sorusuna 40 (kırk) puan olarak değer belirlediği ve bu açıklamanın tutanak altına alındığı, ancak adaylara verilen soru kağıdında puanlamanın belirtilmediği, adaylar tarafından da sınav esnasında puanlamaya ilişkin herhangi bir soru gelmediği için açıklama yapılmadığı, Teorik soru okuma/değerlendirme işleminin soruyu hazırlayan ilgili jüri üyesi tarafından yapıldığı, uygulama sorusunun adaylara verilen soru kâğıdında belirtilen kriterlere göre birlikte değerlendirildiği, Bu kapsamda başvuranın sınavının: 1. soru: 0 (sıfır) puan, 2. soru: 0 (sıfır) puan, 3. soru: 15 (on beş) puan, 4. soru: 5 (beş) puan, Toplam 20 (yirmi) puan olarak değerlendirildiği ve sınavın yeniden değerlendirilmesine gerek görülmediğinin”

Bildirildiği görülmüştür.

3.2. Sınav Jürisi tarafından hazırlanan değerlendirme ve görüş yazısında yukarıda yer alan hususların belirtildiği ve son bölümde “Sonuç olarak sınav ve nihai değerlendirme yapılmış olup, bahse konu kişinin sınavının yeniden değerlendirme yapılmasına takdiri Rektörlüğe ait olmak üzere gerek görülmemiştir.” dendiği tespit edilmiştir.

3.3. Üniversite Hukuk Müşavirliğinin Rektörlük Makamını muhatap 23/10/2019 tarihli

ve sayılı yazısında:

“4982 sayılı Yasanın 7. Maddesinde “(…) Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. (…) ” 26. maddesinde “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır. (…)” 27. (sehven 26 yazılmıştır) maddesinde “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.” İfadelerine yer verilmiştir.

4982 sayılı yasadan yukarıda alıntı yapılan bazı düzenlemelerde, istem sahibine sunulacak olan

bilgi belgeler için kimi kısıtlamaların var olduğu görünmektedir.

Bilgi talebinin yukarıda anılı kısıtlamalar kapsamında kaldığı düşünülmektedir. Yasada getirilen düzenlemeler kapsamında istem sahibine hangi bilgilerin verileceği belgeyi elinde bulunduran yerce takdir edilerek verilmelidir.

Buna göre, istem sahibinin taleplerinin yerine getirilip getirilmeyeceğinin ve belge içeriklerinin takdirinin belgeyi elinde bulunduran birim tarafından yapılabileceği; istem sahibinin taleplerinin yukarıda anılı maddeler kapsamında değerlendirilerek sonuca gidilebileceği, ayrıca sınav sonucunun tekrar değerlendirilerek incelenmesi hususundaki takdirin de Rektörlük

Makamında olduğu düşüncesi görüşümüz olarak mütalaa olunur.” ifadeleri yer almaktadır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 4.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ilk iki fıkrası

“Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.)

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”

4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi:

“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin; 5.1. “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesi “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir.

Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. …” 5.2. “Etkili başvuru hakkı” başlıklı 13’üncü maddesi “Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu; 7.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi: “Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi ifade eder.” 7.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 7.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 7.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …” 7.6. “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesi “Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını verirler. Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hâllerde, kurum ve kuruluşlar ilgilinin; a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini, b) Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini, c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini, Sağlarlar. Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek koşuluyla bu olanak sağlanır. …” 7.7. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 7.8. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 7.9. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26 ncı maddesi “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır. Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbî, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” 7.10. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesi “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu

Kanun kapsamı dışındadır.” 8. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “(1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.”, 8.1.“Kapsam” başlığını taşıyan 2 inci maddesi; “(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”,

8.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; d) Kişisel veri:

Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, ifade eder.” 8.3. “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesi: “ (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. …”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvurunun kabulü ile ilgili idareye tavsiyede bulunulmasına ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 10. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Öğretim Görevlisi giriş sınavına ilişkin olarak 4982 sayılı Kanun kapsamında “tüm sınav kâğıtlarının ve uygulama sınavı dosyalarının birer kopyasının”, “değerlendirmenin nasıl yapıldığına dair objektif kriterlerin” ve “hangi sorunun kaç puan üzerinden değerlendirildiğinin” tarafına bildirilmesine yönelik taleplerine yanıt verilmesini talep etmektedir.

11. Anayasa’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu; “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde de, herkesin, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

12. Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, devletin tüm eylem ve işlemlerinin var olan hukuk kurallarına uygun yapıldığı ve vatandaşların hukuki güvenliğe sahip olduğu bir yönetim modelidir.

13. Hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesi ve idarenin faaliyetlerini objektif esaslara göre ve güvenilir bir sistem içerisinde yürütülmesi için idarenin “şeffaflık ilkesi”, “hukuki güvenlik ilkesi” ve “açıklık ilkesine” uygun hareket etmesi gerekir. Bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, idare üzerinde kamuoyu denetiminin yolunu açarak, hukuk devletinin gereği olan söz konusu ilkelere işlerlik kazandırmakta, bu haliyle bilgi edinme hakkı demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereği olarak karşımıza çıkmaktadır.

14. Bilgi edinme hakkı, şeffaflık, açıklık, eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri başta olmak üzere, hukuka bağlı ve iyi yönetişim ilkelerine dayalı kamu idaresi anlayışının tesisinde temel öneme haiz bir araç olmasının yanı sıra “hak arama özgürlüğü” ve “adil yargılanma hakkı” gibi diğer temel hak ve özgürlüklerin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesinin de ön koşuludur. Bilgi edinme hakkı bu yönü itibari ile en temel insan haklarından birisi olarak nitelendirilmekte olup; hem uluslararası belgelerde hem de ulusal mevzuat metinlerinde son dönemde güçlü bir şekilde yer bulmaktadır.

15. Bilgi edinme hak ve özgürlüğü, ilk kez Birleşmiş İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin

19 uncu maddesinde, “her bireyin düşünce ve ifade hürriyetine hakkı vardır. Bu hak

fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemeyi, memleket sınırları mevzuubahis olmaksızın, malûmat ve fikirlerini her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir” ifadeleriyle yer bulmuştur. Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 19 uncu, keza Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddelerinde de bilgi edinme hakkını düzenleyen benzer düzenlemelere gidilmiştir.

16. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

17. Anılan Kanunun 4 üncü maddesinde herkesin, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla bilgi edinme hakkına sahip olduğu, 7 nci maddesine hak kapsamında istenecek bilgi veya belgelerin kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiği, 10 uncu maddesinde kurum ve kuruluşların başvuru sahibine (mümkünse) istenen belgenin onaylı bir kopyasını verecekleri hüküm altına alınmıştır.

18. Kanunun Dördüncü Bölümünde ise “Bilgi Edinme Hakkının Sınırlarına” yer verilmiş olup; bu bölüm başlığı altında yer alan 21 inci maddede “özel hayatın gizliliği” kapsamında kaldığı değerlendirilen bilgi veya belgeler, 26 ncı maddesinde “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” ile 27 nci maddesinde “tavsiye ve mütalaa talepleri” bilgi edinme hakkının istisnaları arasında sayılmıştır.

19. Somut dosyada başvuran 18/10/2019 tarihli dilekçesi ile 4982 sayılı Kanunu kapsamında ilgili idareden 3 konuda bilgi ve belge talebinde bulunmuş olup, her bir talebi ayrı alt başlıklar altında incelenmiştir.

Başvuranın “tüm sınav kâğıtlarının ve uygulama sınavı dosyalarının birer kopyasının

tarafına gönderilmesi” talebine ilişkin inceleme:

20. Üniversite tarafından başvurana gönderilen 06/11/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazıda başvuranın bu talebine yanıt verilmeyerek zımnen reddedildiği anlaşılmıştır. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, başvuranın söz konusu talebinin 4982 sayılı Bilgi

Edinme Hakkı Kanunu’nun 7 nci ve 26 ncı maddeleri kapsamında değerlendirilerek uygun görülmediği bildirilmiştir.

21. Yukarıda da yer verildiği üzere, Kanunun 7 nci maddesinde “Kurum ve kuruluşların, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilecekleri” 26 ncı maddesinde ise “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgelerin, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamında” olduğu belirtilmiştir. Başvuranın talebi söz konusu iki madde kapsamında değerlendirildiğinde, belirtilen sınava giren adaylara ait sınav kâğıtlarının ve uygulama sınavı dosyalarının 7 nci ve 26 ncı madde kapsamında bulunmadığı görülmekte; talebin bu gerekçelerle reddinin mevzuata uygun olmadığını belirtmek gerekmektedir.

22. Öte yandan, Üniversite tarafından Kurumumuza gönderilen yazının incelenmesinde, Hukuk Müşavirliğince Rektörlüğe verilen görüş yazısında “tavsiye ve mütalaa taleplerini”

Kanun kapsamı dışında sayan 27 nci maddenin sehven 26 ncı madde olarak yazıldığı görülmüştür. Şayet söz konusu maddi hata sebebiyle, başvuranın talebi idarece tavsiye ve mütalaa talebi olarak görülerek reddedildi ise bu gerekçenin de mevzuata uygun olmadığı, zira talebin tavsiye ve mütalaa talebi olarak da nitelendirilemeyeceği açıktır.

23. Bununla birlikte, gerekçesi mevzuata uygun olmamakla birlikte, söz konusu talebin idarece karşılanmamasının hukuken mümkün olmadığı görülmektedir. Nitekim 4982 sayılı Kanunun

“Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi ile “açıklanması hâlinde kişinin … özel ve aile hayatına … meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler” bilgi edinme hakkı kapsamı dışında bırakılmıştır. Başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla kişisel verilerin işlenmesinde uyulması gereken usul ve esasları düzenleyen 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 12 nci maddesi ile “kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak” ise idarelerin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Belirtilen Kanun hükümleri birlikte ele alındığında, başvuran tarafından (diğer)

adayların sınav kağıtları ile uygulama dosyalarının kendisiyle paylaşılması talebinin, bahse konu kişilerin kişisel verilerinin Kanuna aykırı olarak paylaşılması suretiyle özel hayatın gizliliğinin ihlaline yol açacak bir talep olduğu değerlendirilmiştir.

24. Ancak, karşılanması uygun görülmeyen bilgi edinme talebi karşısında idarece sessiz kalınması yerine Anayasanın 40 ncı ve 4982 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başvurana talebinin reddedilme gerekçesinin ve buna karşı başvuru yollarının bildirilmesi gerektiği açık olup, belirtilen sebeple idari işlemin Anayasa ve 4982 sayılı Kanunun amir hükümleri ile uyarlı olmadığı tespit edilmiştir.

Başvuranın “değerlendirmenin nasıl yapıldığına dair objektif kriterlerin” tarafında

bildirilmesine yönelik talebine ilişkin inceleme:

25. Başvuranın bu talebine ilişkin olarak idare tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda

“giriş sınavı jürilerince hazırlanan rapor doğrultusunda sınavın değerlendirilmesinin nasıl yapıldığına dair belirlenen genel kriterler/prensiplere ilişkin bilgi verildiği” nin belirtildiği görülmüştür.

26. İdare tarafından başvurana verilen 06/11/2019 tarihli yanıtta ise “Her bir jüri üyesi birer teorik soru ve cevap anahtarı hazırlayarak 3 teorik soru hazırlamıştır. Ayrıca jüri üyeleri ortak olarak 1 uygulama sorusu ile uygulama sınavındaki tasarım prensiplerini belirlemiştir. Teorik soru okuma/değerlendirme işlemi soruyu hazırlayan ilgili jüri üyesi tarafından yapılmış olup uygulama sorusunu adaylara verilen soru kağıdında belirtilen kriterlere göre birlikte değerlendirilmiştir.” dendiği, ancak böylece tasarım prensiplerinin nasıl oluşturulduğu hususunda bilgi verilirken söz konusu prensiplerin ya da diğer bir ifadeyle sınavın objektif kriterlerinin içeriğine ilişkin başvurana herhangi bir bilgi sunulmadığı, esasen bilgi edinme talebinin karşılanmadığı görülmüştür.

27. Sınavlarla ilgili uygulamalarda, adayların sınavın nasıl değerlendirildiğini görmeleri bireysel gelişimleri için; idarece sınava ilişkin objektif kriterler oluşturularak bu kriterlerin tüm adaylara eşit şekilde uygulandığının adaylara gösterilmesi ise idarenin saydamlığı, savunma hakları, idari istikrar ve idareye güven ilkeleri açısından gereklidir.

28. Başvuranın sorusundan sınav cevap kağıtları değerlendirilirken soruların çözülüşünde esas alınan temellerin açıklanmasının talep edildiği görülmekte, idarenin başvurana verdiği yanıttan bu bilginin sınav sorularına ait “cevap anahtarı” nda yer aldığı anlaşılmaktadır. 4982 sayılı

Kanun uyarınca, herkesin kendileriyle ilgili olan ve Kanunda yer alan istisnalar dışında kalan her türlü bilgi veya belgeyi edinme hakkı olduğu, bu kapsamda yer alan bilgi ve belge talepleri karşısında kurum kuruluşlar tarafından onaylı bir kopyanın başvuru sahibine verileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında, Kanun kapsamındaki istisnalar kapsamında bulunmayan ve başvuranın sınavıyla ilgili olarak idarenin elinde bulunan cevap anahtarının ve hakkın etkin kullanılabilmesi amacıyla sınav jürisi tarafından değerlendirilen başvuranın sınav cevap kağıdının başvuranla paylaşılması gerekirken, talebin usulen yanıtlanmasının idarenin bilgi ve belge verme yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, bilgi edinme hakkının ihlal edilmesine sebep olduğu değerlendirilmiştir.

Başvuranın “hangi sorunun kaç puan üzerinden değerlendirildiğinin” tarafına

bildirilmesi talebine yönelik inceleme:

29. Başvuranın idareye ilettiği dilekçesinde son olarak “Giriş sınavında hangi sorunun kaç puan olduğuna ilişkin bilginin soru kağıtlarında yer almamasının ve sözlü olarak belirtilmemiş olmasının “İdareye Güven İlkesi” ni ihlâl ettiğini ifade ederek sınavda “hangi sorunun kaç puan üzerinden değerlendirildiğinin” bildirilmesini talep ettiği, idare tarafından başvurana iletilen cevabi yazıda “Sınav jürisinin 1, 2, ve 3. teorik sorulara 20 (yirmi) puan, 4. uygulama sorusuna 40 (kırk) puan olarak değer belirlediğinin, bu açıklamanın tutanak altına alındığının, ancak adaylara verilen soru kağıdında puanlama belirtilmediğinin, adaylar tarafından da sınav esnasında puanlamaya ilişkin herhangi bir soru gelmediği için açıklama yapılmadığının” bildirilmek suretiyle talebin karşılandığı anlaşılmıştır.

30. Bununla birlikte, sınav kağıdında soruların puan değerlerinin yer almaması sınavlarla ilgili genel uygulamalarla bağdaşmamakta olup, dilekçede belirtilen “idareye güven ilkesi” kapsamında incelenmeye değer görülmüştür.

31. Nitekim, başvuran dilekçesinde açıkça sınavla ilgili şüphelerine değinerek kağıdının yeniden değerlendirilmesini talep etmiş, hakkını aramak üzere iddia ve savunmalarına esas teşkil edecek bir takım bilgi-belge talebiyle idareye başvurmuştur.

32. Danıştay 8 inci Dairesi’nin 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararında; “Anayasanın 36. maddesinde yer alan ve evrensel konumu nedeniyle insanlığın ortak değerlerinden sayılan iddia ve savunma hakkı, birbirini tamamlamakta ve birbirinden ayrılmaz niteliğiyle de hak arama hürriyetine temel oluşturmaktadır. Hak arama hürriyeti, önemi nedeniyle yalnız toplumsal barışı güçlendiren dayanaklardan biri değil, aynı zamanda bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Bu nedenle, çağdaş bir hukuk düzeninde bu hakkın kullanılması, olabildiğince kolaylaştırılmalı; olumlu ya da olumsuz sonuç almayı geciktiren, güçleştiren engeller kaldırılmalıdır. Hak arama hürriyetinin belirtilen şekilde kullanılabilmesi ise, idari işlem veya eylemle ilgili tüm tespit ve kanıtların bilinmesi, buna bağlı olarak karşı argümanlar geliştirilerek aksi yönde tespit ve kanıtların sunulmasıyla mümkündür.

Öte yandan, bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereğidir. İdare-birey ilişkisinde hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi ve saydamlığı sağlayabilmek için idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılması hukuk devletinin en temel niteliğidir.

Hukuk devleti olmanın bir diğer gereği de idarelerin yapacağı işlemlerde hukuki güvenlik ve açıklık ilkelerine uymasıdır. Bu da idare tarafından kullanılan kamusal yetkinin, hukuken birey için öngörülebilir olması, idarenin hatalı ve yanıltıcı davranmaktan kaçınarak bireyleri doğru bilgilendirmesi ile sağlanabilir.

Hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesi ve idarenin faaliyetlerini objektif esaslara göre ve güvenilir bir sistem içerisinde yürütmesinde, etkili ve önemli araçlardan biri de “idarenin şeffaflığı ilkesi”dir. Şeffaflık, devletin ekonomik, siyasî, idarî ve sosyal konularda aldığı kararlara ve yaptığı uygulamalara, bireyler tarafından zamanında ve güvenilir bir biçimde erişilebilmesi olarak tanımlanabilir. Şeffaflık ilkesini tamamlayan haklardan en önemlisi de bilgi edinme hak ve özgürlüğüdür. Bilgi edinme hakkı; ilgililerin karar alma süreçlerine katılabilmelerine, denetim mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesine ve hak arama özgürlüğünün etkili bir şekilde kullanmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle, şeffaflığın sağlanamadığı bir yönetim modelinde, hak ve yükümlülüklerin kullanılması da tam anlamıyla gerçekleşmiş olmayacaktır.” ifadelerine yer verilmiştir.

33. Bu kapsamda, başvuranın “tüm sınav kâğıtlarının ve uygulama sınavı dosyalarının birer kopyasının tarafına gönderilmesi” talebinin idarece uygun görülmediği ve sessiz kalınarak yanıtlanmadığı, buna ilişkin talebin yanıtlanmama gerekçesinin başvurana iletilmediği, “değerlendirmenin nasıl yapıldığına dair objektif kriterlerin tarafına bildirilmesi” ne yönelik ikinci talebinin usulen yanıtlandığı ancak sorusunun esas yanıtını oluşturacak cevap anahtarının ve başvurana ait cevap kağıdının başvurana sunulmadığı, “hangi sorunun kaç puan üzerinden değerlendirildiğine” ilişkin üçüncü talebinin idarece karşılandığı, ancak esasen bu hususun genel sınav uygulamaları kapsamında sınav sırasında zaten adaylara sunulması gerektiği, başvurana verilen yanıtta Anayasanın ve Kanunun amir hükmüne rağmen kanun yollarının ve sürelerin belirtilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, şikayete konu sınavın uygulanmasında ve sınava ilişkin bilgi edinme talebinin karşılanmasında idarece hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilmiştir.

34. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın bilgi edinme başvurusuna yönelik idarece hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olarak tesis edilen işlemin ilgili mevzuata ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan “bilgi edinme hakkını” ve “hak arama özgürlüğünü” doğrudan ve dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varılarak, başvuranın talebinin bu hususlar çerçevesinde yeniden yanıtlanması ve bundan sonra bilgi edinme hakkı kapsamında yapılacak başvurularda belirtilen ilkelere uygun davranılması amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 35. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

36. Bireylerin kamu ile ilgili dilek, talep ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinme ve dilekçe haklarını kullanmalarının, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereği olduğu, idare-birey ilişkisinde hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi ve saydamlığı sağlayabilmek için, idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılmasının hukuk devletinin temel niteliği olduğu dikkate alındığında başvuranın soru ve taleplerine karşılık idarece verilen yanıtın hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olduğu tespit edilmiştir.

37. Ayrıca, idare tarafından başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

38. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kütahya

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuranın bilgi edinme talebinin belirtilenler çerçevesinde yeniden yanıtlanması ve bundan sonra bilgi edinme hakkı kapsamında yapılacak başvurularda hukuki güvenlik, açıklık ve şeffaflık ilkelerine uygun davranılması amacıyla KÜTAHYA DUMLUPINAR

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu kararın BAŞVURANA ve KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi