|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin verilmemesi üzerine yapılan başvuruyu incelemektedir. Başvuran, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne yaptığı başvurunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, bireylerin idareden bilgi talep etme yetkisini ve idarenin bu bilgileri verme yükümlülüğünü içerdiğini vurgulamaktadır. Anayasa’nın 74. maddesi ile güvence altına alınan bu hak, belirli kısıtlamalara tabi olsa da, kamu kurumlarının bilgi edinme taleplerini reddetmesi için geçerli bir gerekçe sunması gerektiğini belirtmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, Kırıkkale Üniversitesi’nin başvuranın talebini reddetme gerekçesinin yetersiz olduğunu ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini tespit etmiştir. İdarenin, başvuranın talep ettiği belgelerin gerçekten istisnalar kapsamında olup olmadığını detaylı bir şekilde incelemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanması için gerekli adımların atılması gerektiği ifade edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7796-S.11932
BAŞVURU NO : 2019/5350
KARAR TARİHİ : 29/08/2019
TAVSİYE KARARI
KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebinin karşılanmadığından bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza … … (T.C Kimlik No:…) tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 22/01/2019 tarihli ve … evrak kayıt numarası ile Kırıkkale Üniversitesi rektörlüğüne başvurduğunu, başvurusunun 06/02/2019 tarih ve …
sayılı yazı ile reddedildiğini, ret gerekçesinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek; söz konusu dilekçesinde belirttiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 19/04/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliği tarafından gönderilen 23/05/2019 tarih, … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın bilgi edinme talebinin Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun, 2. maddesinin göndermesiyle, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un, 5-b maddesi uyarınca, reddedildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,
3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış
hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.
Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve
Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 5. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;
5.1 “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “ Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır. 1.11.1984 tarihli ve
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır.”
5.2 “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”
5.3 “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda
yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”,
5.4 “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu,
başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”
5.5 “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9. maddesinde; “İstenen bilgi
veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir. ”,
5.6 “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi
edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”
5.7 “İtiraz usulü” başlıklı 13. maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi,
yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir…”
5.8 “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19. maddesinde; “Kurum ve
kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”,
5.9 “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20.
maddesinde; “Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.”,
5.10 “ Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı
kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında
Yönetmelik’in;
6.1 “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik; merkezi idare kapsamındaki kamu
idareleri ile bunların bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşlarının, köyler hariç olmak üzere mahalli idareler ve bunların bağlı ve ilgili kuruluşları ile birlik veya şirketlerinin, T.C. Merkez Bankası ve üniversiteler de dahil olmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz olarak enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır.”
6.2 “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30. maddesinde; “Kurum ve
kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır”
6.3 “Adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 31.
maddesinde; “Açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanuni yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlal edecek, nitelikteki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.”
6.4 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak
üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.
10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10. maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
11. Anayasamız da 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd.Doç.Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve
Sınırları, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
13. Anayasamızın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğunu belirterek de bilgi edinme hakkını ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa madde 13 kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu çıkarmıştır.
14. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanunun 4.
Bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla
4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un
getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
15. Hakkın sınırı açısından 13 istisnadan biri, Kanunun 19. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.
16. Yukarıda belirtilen hüküm bilgi verme yükümlüsü olan kamu kurumlarının idari soruşturmalarla ilgili istenen bilgi ve belgeleri vermekten kaçınabilecekleri dört adet istisnai durumu göstermektedir. Dolayısıyla idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler bu istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek zorundadır. Salt 19. madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir. 4982 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Anayasamız Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir. Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır.
(Bkz: BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 Karar tarihli Kararı)
17. Kanunun kapsamı dışında bırakılmış 13 istisnadan bir diğeri ise açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; suç işlenmesine yol açacak, suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek nitelikte olan adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.
18. Bir bilgi veya belgenin adli soruşturmaya ilişkin olması tek başına, o bilgi veya belgenin 4982 sayılı Kanunun istisnalarından sayılması için yeterli değildir. Adli soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgenin, Kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmiş olan özel şartları da taşıması gerekmektedir. Kurum ve kuruluşların yapması gereken de söz konusu bilgi ve belgelerin Kanunda belirtilen kriterlere göre gerçekten Kanunun istisnaları arasında yer alıp almadıklarının tespitidir. Kurum ve kuruluların bu çerçevedeki incelemeleri neticesinde talep edilen bilgi ve belgelerin başvuru sahiplerinin erişimine sunulmasına veya sunulmasının mümkün olmadığına karar verilir. Kanunun 9. maddesi hükmü gereğince de istenen bilgi ve belgelerden Kanunun istisnasına girmeyenlerin ayıklanarak verilmesi yoluna gidilmesi de ayrıca yasal bir zorunluluktur. (BEDK 2005/718 Karar Sayılı ve 19/10/2005 Karar tarihli
Kararı)
19. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
19.1 Bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilen belgenin, Üniversite Sağlık Kültür ve Spor
Dairesi Başkanlığı tarafından; “…Komisyon görevleri sırasında denetimi aksatmak ve tutanakları imzalamamak suretiyle hizmet ve evrakın akışında sorunlara ve gecikmelere sebep olmuştur…” şeklinde yazılı uyarıda bulunulması üzerine, dairede görev yaptığı süre zarfında belirtilen beyan ile ilgili hakkında yapılan yasal işlem bulunup bulunmadığı; varsa aksamaya sebebiyet verdiği konular ile ilgili belge örneklerinin onaylı birer örneğinin talep edildiği,
19.2 İdare tarafından bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanunun 2. ve 7. maddesi ile 3071
sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 6. maddesi kapsamında kaldığı ve
Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.
20. 4982 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında yapılan incelemede;
20.1 Kanunun “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bulunduğu, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller
Hakkında Yönetmelik’in 2. maddesinde de; üniversiteler de dahil olmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz olarak enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, hizmet yerinden yönetim kuruluşu olan Kırıkkale Üniversitesi söz konusu kanun kapsamı içerisindedir. Dolayısı ile Üniversitenin başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun 2. madde kapsamında reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı değerlendirilmiştir.
21. 4982 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılan incelemede;
21.1 Kanun, Bilgi edinme başvurusunun, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan
veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olması gerektiğini, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebileceklerini, istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesinin bu kurum ve kuruluşa gönderileceğini ve durumun ilgiliye yazılı olarak bildirileceğini düzenlemiştir.
21.2 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memur Bilgi Sistemi, Özlük Dosyası”
başlıklı 109. maddesinde; Memurların, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunacağı, her memur için bir özlük dosyasının tutulacağı, özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri, varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgelerin konulacağı hüküm altına alınmıştır.
21.3 Başvuranın, Üniversite Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı tarafından
“…Komisyon görevleri sırasında denetimi aksatmak ve tutanakları imzalamamak suretiyle hizmet ve evrakın akışında sorunlara ve gecikmelere sebep olmuştur…” şeklinde doğrudan başvurana hitaben yazılmış bir uyarı neticesinde dairede görev yaptığı süre zarfında belirtilen beyan ile ilgili hakkında yapılan yasal işlem bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin talebin varsa başvuranın özlük dosyasının içerisinde bulunacağının açık olduğu, dolayısı ile Üniversitenin başvuranın Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yaptığı başvurusunun 7. madde kapsamında reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı değerlendirilmiştir.
22. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 6. maddesi kapsamında yapılan incelemede;
22.1 Kanun “İncelenmeyecek dilekçeler” başlıklı 6. maddesinde; Türkiye Büyük Millet
Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden; belli bir konuyu ihtiva etmeyenler, yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar, Kanunun 4.
maddesinde gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanların incelenemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
22.2 Başvuranın dilekçesinde söz konusu bilgi ve belgeleri Bilgi Edinme Hakkı Kanunu
kapsamında talep ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Kaldı ki 3071 sayılı Kanun gereğince yapılmış bir başvuru olarak kabul edilse dahi 6. Madde de belirtilen incelememe koşullarını taşımadığı, zira belli bir konuyu içerdiği, Kırıkkale 3. Asliye Hukuk
Mahkemesinde görülen Manevi Tazminata ilişkin derdest dava kapsamında yargı mercilerinin görev alanına ilişkin bir konu olmadığı, dilekçede, dilekçe sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunduğu tespit edilmiştir.
23. Talep edilen bilgi ve belgelerin Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile reddedilmesi kapsamında yapılan incelemede ise;
23.1 4982 sayılı Kanunun “Adli Kovuşturmaya İlişkin Bilgi veya Belgeler” başlıklı 20.
maddesi; açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; suç işlenmesine yol açacak, suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, nitelikteki bilgi ve belgelerin Kanun kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir.
23.2 Başvuranın Uyap kaydı incelendiğinde Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde
Manevi Tazminata ilişkin derdest bir davanın bulunduğu, Başvuranın Üniversiteye yazmış olduğu 22/01/2019 tarihli bilgi edinme dilekçesinde; Üniversite Sağlık Kültür ve
Spor Dairesi Başkanının söz konusu davada davalı konumunda olduğu anlaşılmıştır.
23.3 Başvuran söz konusu davada davalı konumunda bulunan kişi tarafından dava
dosyasına sunulan “…Komisyon görevleri sırasında denetimi aksatmak ve tutanakları imzalamamak suretiyle hizmet ve evrakın akışında sorunlara ve gecikmelere sebep olmuştur…” şeklinde doğrudan başvurana hitaben yazılmış bir uyarı sonrasında, dairede görev yaptığı süre zarfında belirtilen beyan ile ilgili hakkında yapılan yasal işlem bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin bilgi ve belge talep etmektedir. Söz konusu belge 27/11/2018 tarihli ve … sayılı bir belge olup doğrudan başvurana hitaben yazılmıştır. Başvuranın bilgisi dahlindedir. Dolayısı ile söz konusu belge sonrasında kendisi hakkında yapılan işlemlerin mahiyetine ilişkin bilginin derdest olan manevi tazminat davası kapsamında kaldığından bahisle salt ret gerekçesi olarak ileri sürülmesi Bilgi Edinme Hakkı Kanunun amacına aykırılık teşkil etmektedir.
24. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” Denilmektedir.
25. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararında; “ Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” ifade edilmiştir.
26. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararında: “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan
“Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımlarınüçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiylebaşvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” belirtilmiştir.
27. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari, adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin tamamı değil hangi durumlarda 4982 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulduğu tek tek sayma suretiyle belirtilmiştir. İdarelerce istenilen bilgi ve belgenin gerçekten Kanunun istisnaları arasında yer alıp almadıklarının tespitinin ayrıntılı olarak yapılması ve hangi şartın gerçekleştiğinin de maddi olaylara dayanarak açıklanması gerekmektedir. Kırıkkale
Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu değerlendirmelere yer verilmeksizin gerçekleştirilen ret işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda Başvuranın, bilgi edinme talebinin karşılanması için varsa istenen soruşturma dosyaları hakkında üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğünden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı, ancak başvurana gönderilen ret yanıtında karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup, bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Kırıkkale İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın, bilgi edinme talebinin kararda belirtilen hususlarda dikkate alınarak karşılanmasına yönelik makul sürede işlem tesisi için KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi