|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Fatsa Kaymakamlığı’na yaptığı bilgi edinme talebi, özel hayatın gizliliği ile bilgi edinme hakkı arasında bir denge kurulması gerekliliği üzerinden değerlendirilmiştir. Başvuran, üyesi olduğu derneğin denetim raporuna erişim talep etmiş, ancak kaymakamlık bu talebi özel hayatın gizliliği gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, bireylerin denetim ve şeffaflık taleplerini karşılamak üzere önemli bir araç olduğunu vurgulayarak, bu hakkın sınırlarının da belirli yasal çerçeveler içinde olduğunu belirtmiştir.
Kararda, başvuranın talep ettiği denetim raporundaki üçüncü şahıslara ait kimlik bilgilerinin gizli tutulması gerektiği, ancak özel hayatın ihlaline neden olmayacak şekilde, başvuranın erişimine sunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, bilgi edinme hakkı ile özel hayatın gizliliği arasında adil bir denge kurulması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Danıştay, Fatsa Kaymakamlığı’na, başvuranın talebini bu çerçevede yeniden değerlendirmesi için tavsiyede bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/69530-S.20.75848
BAŞVURU NO : 2020/4684
KARAR TARİHİ : 31/08/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Fatsa Kaymakamlığı
Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11/03/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran daha önce üyesi olduğu usulsüzlük yapıldığı ile ilgili 02/01/2020 tarihli dilekçesi ile Fatsa
Kaymakamlığı’na başvuruda bulunduğunu, idare tarafından verilen 28/01/2020 tarihli cevabi yazıda başvurusuna istinaden oluşturulan komisyon marifetiyle derneğin denetlendiği bilgisi dışında bir bilgi edinemediğini, görevli memurların görevlerini savsakladığını ve ilgili derneği korumaya çalıştıklarını ifade ederek, yapılan denetimde, ne şekilde bir idari veya hukuki işlem yapıldığı bilgisini ve yapılan denetim raporunun bir suretinin kendisine gönderilmesi talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Fatsa Kaymakamlığı’ndan 30/03/2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 03/04/2020 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Derneklerin, ortak bir amaca ulaşmak üzere birden çok kişiden oluşmuş ve kendisini oluşturan gerçek kişilerden bağımsız ve ayrı olarak bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, bir hukuk öznesi olan dernekler de tıpkı özel kişiler gibi bir takım hukuki korumalardan yararlandığı, dernekler, varoluş biçimi gereği gerçek kişilerin sahip oldukları kişilik değerlerinin bir kısmına sahip olmadığı, ancak ad, saygınlık, gizlilik çevresi gibi “Manevi Kişilik
Değerlerine” dernekler de sahip olduğu, bu nedenle, idarelerinde tutulan kayıtların yasaya aykırı bir şekilde açıklanması durumunda, konunun derneklerin “manevi kişilik değerleri” ne yönelik bir ihlal kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabileceği, dernek hakkında bilgi edinebilecek kişiler sadece “ilgililer” olabileceği, 2.2. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 21 inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” hükmünün yer aldığı, bu nedenle söz konusu dernek hakkında adı geçenin bilgi edinme talebi “Özel
Hayatın Gizliliği” çerçevesinde değerlendirildiği, 2.3. Dernekler bilgi sistemi (DERBİS) üzerinde yapılan sorgulamada başvuranın Fatsa Genç
İşadamları Derneğine herhangi bir üyeliğinin bulunmadığı, bu nedenle ‘ilgili’ olarak değerlendirilemeyeceği”
Bilgisi edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin 1. ve 3. fıkralarında, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. …” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu
Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.1. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”, 6.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 7. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında
Yönetmelik’in “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9.Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.
10. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28 inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.
11. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve
Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu
Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
12. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanun’da özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir. (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında Özel Hayatın
Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), sayfa 153-154 )
13. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).
14. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarına baktığımızda; 14.1. Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır. (BEDK, 2005/299 K, 27.04.2005) Soruşturma raporlarında ismi geçen üçüncü kişilerin usulsüzlüklere iştirak etmiş olmaları halinde ise özel hayat istisnasının çerçevesi daha da daralmaktadır. Kurul, usulsüzlüklere iştirak etmiş olan kişilerin bu eylemlerinin açıklanmasının özel hayat gerekçesi ile kapsam dışı tutulmasının Kanun’un ruhuna ve lafzına uygun düşmeyeceğini, bir başka deyişle hukuka aykırı iş ve eylemlerin hukuki korumaya mazhar olamayacağını belirtmiştir.(BEDK, 2005/754 K, 09.11.2005)
14.2. Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır. BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K
21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/ veya mağdur soruşturmanın
gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)
14.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma
Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımların- üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususlarını vurgulamıştır.
15. Bilgi Edinme Hakkı kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının görev gereği sahip olduğu bilgi ve belgelere ulaşmak isteyen kişilerle diğer kişilerin hakları karşı karşıya geldiğinden kabul edilebilir bir dengenin oluşturulması zorunluluğu vardır. Nitekim burada idare bilginin toplanıp saklanması ile bireye açıklanması arasındaki dengenin adil olarak sağlanması ile yükümlüdür. Diğer bir ifadeyle, idare bilginin saklanmasındaki kamusal yarar ile öğrenilmesinden doğacak kişisel yarar arasında adil bir denge kurmalıdır.
16. Başvuranın Fatsa Kaymakamlığı’na hitaben yazmış olduğu 02/01/2020 tarihli dilekçesinde özetle, üyesi olduğu derneğin genel kurulunun 11/12/2019 tarihinde toplandığını, Dernekler Kanununda belirtilen usule uygun olarak kendisinin çağrılmadığını ve söz konusu toplantıda Denetim Kurulu asil üyesi seçildiğini ancak bundan da haberdar edilmediğini” belirterek denetim yapılmasını talep etmiştir.
17. Fatsa Kaymakamlığı’nın 28/01/2020 tarihli cevabi yazısında ise, başvuranın dilekçesine istinaden Kaymakamlık tarafından oluşturulan komisyon marifetiyle ilgili derneğin denetlendiği bilgisi verilmiştir.
18. Başvuran 05/03/2020 tarihli dilekçesi ile denetimin sonucunu öğrenmek için Fatsa
Kaymakamlığı’na talepte bulunmuş ancak ilgili idare 06/03/2020 tarihli cevabi yazısıyla Bilgi
Edinme Kanunu’nda sayılan “özel hayatın gizliliği” sebebiyle, başvuranın talep ettiği bilgileri vermemiştir.
19. Başvuran, bahsi geçen derneğe hitaben yazdığı 01/01/2020 tarihli dilekçesi ile dernekten çıkmak istediğini belirttiği ve başvuranın bahsi geçen derneğin pasif üyesi olduğu görülmüştür.
20. Başvuran, üyesi olduğu vakit, usulüne uygun olarak davet edilmediği Genel Kurul toplantısında kendisi ile ilgili işlem tesis eden derneğin denetlenmesini talep etmiş olup, derneğin denetlendiği bilgisi dışında hiçbir bilgi edinememiştir. Başvuran kendisi hakkındaki usulsüzlükle ilgili başvuru yapmış olduğundan, konunun ilgilisi olduğu ve sonuç hakkında bilgi sahibi olması gerektiği açıktır. Söz konusu dilekçede, başvuran genel ifadelerle denetim yapılmasını değil, kendisi ile ilgili, kendisinin birebir işlem konusu olduğu hususlarla ilgili denetim talep etmiştir.
21. Sonuç olarak, şeffaflığı gerektiren bilgi edinme hakkı ile gizliliği gerektiren özel hayat kavramı arasında çatışan çıkarların dengelenmesi gerektiği değerlendirilerek, başvuranın, bilgi edinme talebinin karşılanması için, talep edilen denetim raporunda üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece
“makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ordu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın bilgi edinme talebinin, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek kısımların çıkartılması / karartılması suretiyle karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için
FATSA KAYMAKAMLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Fatsa
Kaymakamlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Fatsa Kaymakamlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi