ÖZET: Bu karar, başvuranın kardeşinin ölümüyle ilgili inceleme raporunun sonuç-kanaat-teklif bölümüne erişim talebinin, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19. maddesi gerekçe gösterilerek reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, idarenin inceleme sürecine katıldığını ve bilgi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Danıştay, bilgi edinme hakkı ile özel hayatın gizliliği arasında bir denge kurulması gerektiğine ve başvuranın talep ettiği bilginin, özel hayatı ihlal etmeyecek şekilde paylaşılabileceğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme talebinin, inceleme raporunun “netice ve kanaat” kısmının, üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri gizlenerek verilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar, bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi için önemli bir içtihat oluşturmakta ve idarelerin bilgi paylaşımında daha şeffaf olmaları gerektiğini vurgulamaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/81285-S.20.88376

BAŞVURU NO : 2020/79713

KARAR TARİHİ : 08/10/2020

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜTAHYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, kardeşinin ölümüyle ilgili düzenlenen inceleme raporunun sonuç-kanaat-teklif kısmının, bilgi edinme hakkı çerçevesinde kendisiyle paylaşılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Kurumumuza yaptığı 13/04/2020 tarihli ilk başvurusunda özetle; kardeşi

’ın 12/01/2019 tarihinde Tavşanlı Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde vefat etmesi nedeniyle Kütahya İl Sağlık Müdürlüğüne defalarca şikâyette bulunduğunu, ayrıca durumu 03/01/2020 tarihinde T.C. Kütahya Valiliğine bildirdiğini, SABİM’e numarası ile başvuru yaptığını, CİMER üzerinden yapmış olduğu şikâyetleri sonucunda Hasta Hakları

Yönetmeliğinin 42’nci ve 45’nci maddeleri gereğince inceleme başlatıldığını, fakat incelemenin sonucuyla ilgili olarak kendisine bilgi verilmediğini, ayrıca T.C. Kütahya

Valiliğine başvurduğu 07/01/2020 tarih ve sayılı dilekçesinin Kütahya İl Sağlık

Müdürlüğüne sevk edildiğini ancak kendisine bilgi verilmediğini, SABİM’e yapmış olduğu kayıtlı numaralı başvuru ile ilgili sisteme sonuç girilmediğini, şikâyetinin içeriğinde olan sağlık personeline gerekli disiplin cezası verilmesini ve Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünde bulunan inceleme ile tüm CİMER, SABİM ve dilekçelerine cevap verilmesini talep etmiştir.

2. Başvuru Numarasıyla kayıt altına alınan söz konusu başvuruyla ilgili olarak

Kurumumuzca yapılan ön inceleme neticesinde, Sağlık Bakanlığına 27/04/2020 tarih ve sayılı Gönderme Kararı verilmiştir.

3. Daha sonra başvuran, tarihinde Kurumumuza tekrar başvuru yapmış olup kardeşinin ölümüyle ilgili olarak yapılan incelemenin sonucunun Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 19. maddesi gerekçe gösterilerek tarafına verilmediğini belirterek, söz konusu inceleme raporunun sonuç-kanaat-teklif bölümünün Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde tarafına erişime açılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

4. Başvuranın 13/04/2020 tarihli ilk başvurusuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığına yapılan 27/04/2020 tarih ve sayılı Gönderme Kararıyla ilgili, Kütahya İl Sağlık

Müdürlüğünün Kurumumuza gönderdiği 18/06/2020 tarih ve E. sayılı yazıda özetle; 4.1. Adı geçen A’nın, kardeşi ’ın başvurduğu aile hekimi tarafından iki defa muayenesinin yapılarak ilaçlarının yazıldığı, 12/01/2019 tarihinde tekrar rahatsızlanması üzerine eşi ve yanındaki kişilerle birlikte Tavşanlı Doç.Dr. M. Kalemli Devlet

Hastanesine götürüldüğü, burada yapılan müdahalelerden sonra vefat ettiği, ölümü ile ilgili olarak talep ettiği belgeler ve şahsi eşyalarının hastane yönetimi tarafından kendisine verilmediği, Aile Hekimi, 112 Acil Sağlık Hizmetleri Personeli ve hastane personellerinin ihmallerinin olup olmadığının araştırılması için Valilik Makamına vermiş olduğu 03/01/2020 tarihli dilekçesi ve aynı konuları içeren çok sayıda CİMER başvurusunun bulunduğu, 4.2. İlgilinin belirtilen iddialarının incelenmesi için Valilik Makamının 30/01/2020 tarih ve

E. sayılı olurları ile incelemeci görevlendirildiği, 4.3. Yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen 24/03/2020 tarihli inceleme raporunda “Hasta

’ın, muayene, tedavi ve sevk işlemlerinde bulunan Aile Hekimi, 112 Acil

Sağlık Hizmetleri personeli, Hastane idaresi ve diğer ilgililerin herhangi olmadığını ve haklarında adli, idari ve mali yönden herhangi bir işlem yakılmasına gerek olmadığı” yönünde teklif getirildiği, 4.4. İncelemeci tarafından getirilen bu teklifler, ilgili personellerin göre yaptığı Birim

Amirlerince de değerlendirilip uygun görülmesi üzerine, başvuru sahibine yapmış olduğu sistemler üzerinden cevap verildiği, 4.5. İlgi sayılı yazılara istinaden, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda 05/06/2020 tarih ve E. sayılı yazı ile detaylı bir şekilde başvuru sahibine tekrar bilgi verildiği, 5. İdarenin başvurana gönderdiği 05/06/2020 tarih ve E. sayılı yazıda ise özetle; 5.1. TBMM Kamu Denetçiliği Kurumunun 27/04/2020 tarih ve 2020/6543-S.20.10405 sayılı kararı doğrultusunda Müdürlükçe yapılan değerlendirmede; başvuranın, 05/03/2019 tarih l900591997 sayılı, 06/03/2019 tarih 1900602930 sayılı, 07/03/2019 tarih 1900614507 sayılı, 04/04/2019 tarih 1900849557 sayılı, 09/04/2019 tarih 1900883564 sayılı, 16/12/2019 tarih

180283939 sayılı, 17/12/2019 tarih 1902943119 sayılı, 03/04/2020 tarih 2001140387 sayılı,

08/04/2020 tarih 2001314742 sayılı CİMER ve 14/01/2020 tarih 9123706 sayılı SABİM başvurularına özetle “Kişisel Sağlık Verileri kapsamında başvurularınızda talep ettiğiniz bilgi ve belgelerin verilebilmesi için yasal olarak merhumun varislerinin ve/veya adli makamların talep etmesi gerektiği” şeklinde cevap oluşturulduğu, 5.2. Şikayete konu merhum ‘a ait bilgi ve belgelerin 25/12/2019 tarih sayılı CİMER başvurusunda yer alan talebi nedeniyle babası

‘ya mail yolu ile iletildiği, ayrıca ’ya ait 09/04/2020 tarih sayılı başvuruda “Müdürlüğümüzce başlatılan inceleme sonucunun ve ilgili tüm evrakların tarafınıza gönderilmesi” talep edilmiş ancak soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin paylaşılması, Bilgi Edinme Kanunu 19. maddesi ile Kanun kapsamı dışına alınması nedeniyle, inceleme sonucunun ve paylaşılmasının mümkün olmadığı hakkında tarafına bilgi verildiği, 5.3. Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, kanuni hakları saklı kalmak kaydıyla kardeşi

Merhum ‘la ilgili tüm idari işlemler gerçekleştirilerek mevzuatlar çerçevesinde gerekli bilgilendirme yapıldığı, ancak başvurularda talep edilen Müdürlükçe yapılan soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin Bilgi Edinme Kanunu 19. maddesi gereği adli makamların talep etmesi halinde sadece adli makamlara verilebileceğinden gönderilmesinin mümkün olmadığı, şeklinde belirtildiği görülmüştür.

6. Öte yandan, şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kütahya İl Sağlık

Müdürlüğünden 17/07/2020 tarih ve S. sayılı yazı ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünün 08/09/2020 tarih ve E. sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 6.1. Adı geçen başvuru sahibi ‘nın Tavşanlı Doç.Dr. M. Kalemli Devlet

Hastanesinde kardeşi ‘ın vefatı ile ilgili olarak CİMER başvuruları ve Valilik

Makamına vermiş olduğu 03/01/2020 tarihli dilekçesinde belirtilen iddiaların incelenmesi için

Valilik Makamının 30/01/2020 tarihli ve E. sayılı olurları ile incelemeci görevlendirilmek suretiyle inceleme yaptırılmış olup inceleme neticesinde düzenlenen 24/03/2020 tarihli inceleme raporunda, ilgili personel bir ihmal ve kusurlarının olmadığı yönünde teklif getirildiği, hasta işlemlerinde görevli personeller hakkında getirilen tekliflerin ilgili kurum amirlerince de değerlendirilerek uygun görüldüğü, 6.2. Takiben adı geçenin Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sağlık Bakanlığına yapmış olduğu başvuruları, sistem üzerinden bilgilendirilerek ilgilenildiği ve 05/06/2020 tarih ve E. sayılı yazı ile inceleme sonucuna ilişkin kendisine detaylı şekilde cevap verildiği, ayrıca 18/06/2020 tarih ve E. sayılı yazı ile Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerine de bilgi verildiği, adı geçen ‘nın 25/06/2020 tarihli faks yoluyla alınan son başvurusu üzerine 07/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazı ile Müdürlüğün Hukuk ve

Muhakemat Biriminden hukuki görüş talep edildiği ve alınan 10/07/2020 tarihli ve E. sayılı yazısında, yazı içeriğinde belirtilen ilgili kanun ve mevzuat hükümleri dahilinde istemiş olduğu belgelerin tarafına verilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, 6.3. Başvuru sahibine inceleme sonucu hakkında ilgili mevzuat hükümleri dahilinde gerekli cevapların yazılı olarak verildiği, ayrıca sistemler üzerinden yapmış olduğu başvuruları da inceleme sonucu doğrultusunda cevaplandırıldığı, bu cevaplar verilirken kişisel sağlık verilerinin korunması kapsamında bilgi ve belgelerin verilmesi için yasal olarak merhumun varislerinin ve/veya adli makamların talep etmesi gerektiği hükmü ve bu doğrultuda

Müdürlüğün Hukuk ve Mevzuat Biriminden alınan görüş içeriğinde belirtilen mevzuat hükümleri gereğince, başvurusu sahibinin merhumun varisi olmadığından bilgi ve belge verilmesinin uygun olmadığı, 6.4. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda başvuru sahibinin yasal mirasçısı olmadığından ilgili bilgi ve belgelerin adli makamlar dışında verilmesi yasal olarak mümkün görülmediği, şeklinde denildiği tespit edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 1982 Anayasasının; 7.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.

Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

7.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi:

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 9.2. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”, 9.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”, 9.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi: “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 10. Hasta Hakları Yönetmeliğinin; 10.1. “Kayıtları İnceleme” başlıklı 16’ncı maddesi: “Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.”, 10.2. “Mahremiyete Saygı Gösterilmesi” başlıklı 21’inci maddesi: “Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.

Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı; a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini, b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini, c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini, d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını, e)Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini, f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.

Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.”, 10.3. “Bilgilerin Gizli Tutulması” başlıklı 23’üncü maddesi: “Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.

Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz.

Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.”, 10.4. Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’in “Ölünün sağlık verilerine erişim” başlıklı 11’inci maddesi: “Ölmüş bir kimsenin sağlık verilerini almaya, veraset ilamını ibraz etmek suretiyle murisin yasal mirasçıları münferit olarak yetkilidir…”, hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Üç numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; kardeşinin ölümüyle ilgili olarak yapılan incelemenin sonucunun Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 19’uncu maddesi gerekçe gösterilerek tarafına verilmediğini belirterek; söz konusu inceleme raporunun sonuç-kanaatteklif bölümünün Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde tarafına erişime açılmasını talep etmektedir.

13. Somut olayda başvuranın, kardeşinin ölümüyle ilgili olarak İdareye birçok kez başvuru yaptığı, bunun üzerine Valilik Makamının 30/01/2020 tarihli ve E. sayılı oluruyla muhakkik görevlendirilerek bir inceleme başlatıldığı, incelemenin 24/03/2020 tarihinde sonuçlandığı incelenen belgelerden anlaşılmıştır. Başvuranın, Kurumumuza yaptığı ilk başvurusunda dilekçelerine cevap verilmediğini belirttiği görülmekle birlikte Gönderme Kararımız üzerine

İdare tarafından Kurumumuza gönderilen cevaptan başvurularına cevap verildiği tespit edilmiştir. Başvuran, Kurumumuza yaptığı ikinci başvurusunda, kardeşinin ölümüyle ilgili düzenlenen inceleme raporunun sonuç-kanaat-teklif bölümünün bilgi edinme hakkı mevzuatı uyarınca paylaşılmasını talep etmektedir. Bu bağlamda aşağıda, söz konusu inceleme raporunun, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri uyarınca başvuranla paylaşılıp paylaşılamayacağının açıklığa kavuşturulmasına çalışılmıştır.

14. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

15. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme

Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir.

BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.

16. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla

4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un

getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

17. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında Özel Hayatın

Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).

18. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

19. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarında; 19.1. Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır (BEDK,

2005/299 K, 27.04.2005).

19.2. Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır. BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının Kanun’un 19. ve 9. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K 21.09.2005

Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/veya mağdur soruşturmanın gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)

19.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme

Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımlarınüçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususları vurgulanmıştır.

20. Somut olayda başvuranın, kardeşinin ölümünün araştırılması için birçok kez başvuru yapması üzerine İdare tarafından bir inceleme başlatıldığı, hatta inceleme sırasında ifadesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Ancak İdare, başvuranın inceleme raporuyla ilgili bilgi talebini

4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik ile Hasta

Hakları Yönetmeliğini gerekçe göstererek reddetmiştir. Aynı zamanda, başvuranın babasının yani merhumenin yasal mirasçısının, inceleme raporunu talep eden başvurusunu da 4982 sayılı

Kanunun 19’uncu maddesini gerekçe göstererek reddettiği (5.2.) numaralı paragraftaki İdarenin başvurana verdiği cevaptan tespit edilmiştir.

21. Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca uygulamaya ilişkin karşılaşılan sorunlarla ilgili nasıl hareket edileceği hususunda Bilgi Edinme Değerlendirme

Kurulunun kararları yol gösterici olmuştur. BEDK, idari soruşturmaya ilişkin bilgi taleplerinde; başvuruyu yapan kişileri ilgilendiren bilgilerin bulunması (19.1. numaralı paragraf) ya da bilgi edinme başvurusunda bulunan kişinin başvurusu üzerine inceleme başlatılması (19.2. numaralı paragraf) gibi hususların bulunduğu durumlarda gizliliğe riayet edilerek bilgilerin paylaşılabileceği yönünde kararlar vermiştir. Bu çerçevede, başvuranın şikayeti üzerine inceleme başlatılması ve ifadesine başvurulması hususları ile bilgi edinme hakkı düzenlemesinin amacı dikkate alındığında, başvuranın inceleme konusundan tamamen bağımsız olmadığı, konunun ilgilisi olduğu, dolayısıyla sonuç hakkında bilgi sahibi olması gerektiği açıktır.

22. Diğer yandan İdare, başvuranın, merhumenin yasal mirasçısı olmadığı savunmasını yapmakla birlikte, merhumenin yasal mirasçısı konumundaki babasının incelemeyle ilgili 09/04/2020 tarihinde yaptığı başvuruyu, inceleme 24/03/2020 tarihinde sonuçlandırılmış olmasına karşın, yine 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesini gerekçe göstererek reddettiği anlaşılmıştır. Bu minvalde, başvuranın yasal mirasçılık sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle kendisiyle bilgi paylaşılmasının mümkün olmadığı şeklinde gerekçe sunan ancak, merhumenin yasal mirasçısı konumundaki babasının da incelemeyle ilgili bilgi talebini olumlu karşılamayan

İdarenin bu yaklaşımının kendi içerisinde tutarsız olduğu değerlendirilmiştir. Şöyle ki, bilgi verilmemesinin gerekçesini oluşturan husus yasal mirasçılık ise bunun giderilerek yapılan bir başvurunun İdare tarafından olumlu karşılanması gerekirdi. Ancak somut olayda İdarenin, bunun aksi yönde davrandığı ve merhumenin yasal mirasçısının da bilgi talebini olumsuz karşıladığı incelenen belgelerden anlaşılmaktadır.

23. Açıklama yapılması gereken bir diğer husus, bahse konu inceleme raporunun başvuranla paylaşılmasının, kişisel sağlık verilerinin gizliliğini ihlal edip etmeyeceği konusudur. Bu konuda İdare, kendi hukuk biriminden aldığı görüşü gerekçe göstererek bunun kişisel verilerin ve özel hayatın ihlali olacağını savunmaktadır. Ancak başvuru konusuna bakıldığında, merhumenin sağlık bilgilerinin değil düzenlenen inceleme raporunun sonuç kısmının yani yapılan inceleme sonucunda hangi kanaate varıldığının talep edildiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla başvuranın talep ettiği bilginin kendisiyle paylaşılmasının, kişisel sağlık verilerinin ihlali gibi bir duruma yol açacağını söylemek söz konusu olmayacaktır. Ayrıca 4982 sayılı

Kanunun 9’uncu maddesi ve BEDK’nın kararları uyarınca, istenen bilgilerdeki özel hayatın gizliliğinin ihlaline yol açabilecek verilerin gizlenerek paylaşılması mümkün olduğundan, bu önlemler alınarak yapılan bir bilgi paylaşımın özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyeceği kıymetlendirilmiştir.

24. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şeffaflığı gerektiren bilgi edinme hakkı ile gizliliği gerektiren özel hayat kavramı arasında çatışan çıkarların dengelenmesi gerektiği değerlendirilerek başvuranın, bilgi edinme talebinin karşılanması için, talep edilen 24/03/2020 tarihli inceleme raporunun “netice ve kanaat” kısmının, üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle, özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek bilgilerin, başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kütahya

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, 24/03/2020 tarihli inceleme raporuyla ilgili bilgi edinme talebinin, söz konusu raporun “netice ve kanaat” kısmının özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek kısımlarının çıkartılması/karartılması suretiyle karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için

KÜTAHYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE bulunulmasına,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, KÜTAHYA İL SAĞLIK

MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi