ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Sağlık Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, İstanbul Aydın Üniversitesi Medical Park Florya Hastanesi ile ilgili bir idari soruşturma kapsamında Sağlık Bakanlığı’nın 15/09/2021 tarihli görüş yazısının bir örneğini talep etmiştir. İdare, başvuranın Aydın Üniversitesi ile yasal bir bağlantısının bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak, Danıştay, bilgi edinme hakkının Anayasa ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında herkesin sahip olduğu bir hak olduğunu vurgulamış ve ilgililik şartının aranmadığını belirtmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında karşılanması gerektiğine ve ilgili görüş yazısının başvuran ile paylaşılması hususunda tavsiyede bulunulması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar, bilgi edinme hakkının kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/11861-S.22.18175

BAŞVURU NO : 2022/5697

KARAR TARİHİ : 16/09/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 16/12/2021 tarih ve sayılı CİMER başvurusuna Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel

Müdürlüğü Sözleşme ve Uygulama Daire Başkanlığı tarafından “Bilindiği üzere Kurum ile Vakıf

Üniversiteleri arasında, imzalanan protokoller kapsamında sağlık hizmeti alımı yapılmakta olup, İstanbul

Aydın Üniversitesi ile de 23.03.2017 tarihinden geçerli olmak üzere “Sosyal Güvenlik Kurumu/Vakıf

Üniversiteleri Sağlık Hizmetleri Protokolü” mevcuttur. Söz konusu protokolün “3. Uygulanacak Usul ve

Esaslar” başlıklı maddesi hükmü gereği Sağlık hizmeti sunucusu, Kurum tarafından çıkarılan mevzuat ile kuruluş ve faaliyetiyle ilgili mevzuata uymakla yükümlüdür. Ayrıca bahse konu Protokol, İstanbul Aydın

Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ait olup, “Bakanlıkları kayıtlarında yer almayan

Özel Medikal Park Florya Hastanesinin, İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma

Merkezinin bir birimi gibi üniversite statüsünde ve merkez içinde faaliyet göstermesinin uygun bulunmadığı” hususu da Sağlık Bakanlığının 14.09.2021 tarihli ve E. sayılı yazılarıyla tarafımıza bildirilmiştir.” şeklinde cevap verildiğini, konu ile ilgili devam etmekte olan davası bulunduğunu, dava dosyasına sunabilmek için Sağlık Bakanlığının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası

Genel Müdürlüğü hitaplı 14/09/2021 tarih ve E. sayılı yazısının bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiğini ancak herhangi bir cevap verilmediğini ifade ederek bahsi geçen yazının bir örneğinin Bilgi Edinme

Hakkı Kanunu kapsamında tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 26/04/2022 tarih ve S.

sayılı yazısı ile ilgili idarelerden bilgi ve belge talep edilmiş olup, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü’nün 27/05/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve

eklerinde özetle:

2.1. İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün, İstanbul Aydın Üniversitesi Medical Park Florya Hastanesi çalışanları hakkındaki şikayeti içeren 28/03/2019 tarihli ve sayılı CİMER başvurusu ile ilgili

İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne ilettiği 15/05/2020 tarihli ve E. sayılı yazısına istinaden yapılan yazışmalar sonrasında, konunun Sağlık Bakanlığı müfettişlerince incelenmesi için 22/09/2021 tarihli ve sayılı yazı ile Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına iletildiği, 2.2. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 28/01/2022 tarih ve E. sayılı yazısı ile Başmüfettiş

Dr. tarafından düzenlenen 16/11/2021 tarihli ve / sayılı İnceleme Raporu ve eklerinin gereği için taraflarına gönderildiği, 2.3. Bahse konu raporun 18/03/2022 tarihli ve sayılı yazı ile Başmüfettiş Dr.

tarafından düzenlenen rapora esas konunun incelenmesi ve gerekli iş ve işlemlerin yapılması için İstanbul

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne iletildiği, 2.4. Başvuranın talep ettiği Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün taraflarına ilettiği 14/09/2021 tarihli ve E- 1 sayılı yazıda; görüş sahibinin Sağlık Bakanlığı olması ve verilen görüşün de Sağlık Bakanlığının görev ve sorumluluk alanında yer alması nedeniyle 03/02/2022 tarihli ve sayılı yazı ile “Söz konusu yazının Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün yazısı olduğundan, ilgili Kurumdan talep edilmesi” hususunun başvurana iletildiği, 3. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 02/06/2022 tarih ve / / sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuran tarafından istenilen belgenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Genel Sağlık Sigortası

Genel Müdürlüğünce yürütülen bir soruşturma gereği bilgi talebine istinaden kuruma yazıldığı, şahsın soruşturmanın tarafları olan kurumlar ile hukuki bir bağı olduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı, 3.2. Talep edilen belgenin niteliğinin 4982 sayılı Kanun’un dördüncü bölümde yer alan “Bilgi Edinme

Hakkının Sınırları” kapsamında değerlendirilmesi neticesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel

Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen incelemeye esas oluşturulması için bilgi talebi doğrultusunda yazılan yazının, talep gerekçesinde Aydın Üniversitesi ile herhangi bir yasal bağlantı bilgisi bulunmadığından belge örneğinin şahsa verilmediği, 3.3. Başvuranın belge talep nedenine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığından değerlendirme yapılmadığı, yasal gerekçe ile başvurulması durumunda belgenin gönderildiği kurumun da görüşü alınarak talep hakkında işlem yapılabileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 4.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

/

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 4.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 4.4. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 6.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 6.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 6.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.

6.4. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”

/

6.5. “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26’ncı maddesinde; “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbi, mali, hukuki ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” 7. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 37’nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.

Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbi, mali, hukuki ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; görülmekte olan dava dosyasına sunabilmek amacı ile Sağlık Bakanlığının (Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü) Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığı (Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü) hitaplı 15/09/2021 tarih ve 2601 sayılı görüş yazısının bir örneğinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafına verilmesini talep etmektedir.

10. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.

11. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.

12. Anayasamızın 26’ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.

13. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha

Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)

14. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.

15. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

16. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476

Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası

“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.

Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

17. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4’üncü bölümünde 15 ila 27’nci maddeleri arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Madde düzenlemelerine bakıldığında; Kanunda yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.

18. Kanunun 26’ncı maddesi uyarınca, kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır. Kurum ve kuruluşlar faaliyetlerini yürütmek üzere elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi ve belgeleri ancak karar almak sureti ile bilgi edinme hakkının kapsamı dışında tutabilirler.

19. Bilgi edinme hakkının kendisi vazgeçilmez insan haklardan biri olmakla birlikte, diğer temel hakların kullanılmasında önemli bir rol oynamakta; idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği ve kişilerin

hukuksal durumlarını etkileyen işlemler karşısında “hak arama yollarının” etkin bir şekilde kullanabilmesinde önemli bir araç olmaktadır.

20. Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararında, iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkının birbirini tamamlamayan ve birbirinden ayrılmaz niteliğiyle Anayasanın 36.

maddesinde düzenlenen “hak arama hürriyetinin temelini” oluşturduğunu ifade etmiş, “Bu hakkın öngörülen şekilde kullanılabilmesi, idari işlem veya eylemle ilgili tüm tespit ve kanıtların bilinmesi, buna bağlı argümanlar geliştirilerek aksi yönde tespit ve kanıtların sunulmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, bireylerin dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık, hukuki güvenlik ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereğidir. Bu nedenle, kamusal yetki kullanılırken bireylerin tam ve gereğince bilgilendirilmeleri gerekmektedir.” demek suretiyle bilgi edinme hakkının hak arama hürriyetinin önemli bir parçası olduğunu vurgulamıştır.

21. Hak arama kapsamında başkasına ait kişisel veriler içeren bilgi veya belgeler talep edildiğinde ise, bilgi edinme hakkı ve kişisel verilerin korunması hakkı arasında hassas bir dengenin kurulması gereklidir. Bu durumlarda, 4982 sayılı Kanunda bilgi edinme hakkının istisnalarından biri olarak sayılan “özel hayatın gizliliği” ne ilişkin düzenlemenin, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ndaki hükümlerin ve temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin Anayasa’daki düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, doktrinde ve içtihatta kişisel niteliği bulunsa dahi kamusal yönü ağır basan bilgi veya belgelerin özel hayatın gizliliği kapsamında bilgi edinme hakkının bir istisnası olarak değerlendirilmediği görülmektedir.

22. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bu konudaki kararları incelendiğinde, kişinin özel hayatına haksız bir müdahale oluşturacak nitelikte olmayan, ancak başvurucunun kişisel haklarını yakından ilgilendiren, örneğin yapmış olduğu bir şikâyetin haklılığını kanıtlamasını sağlayabilecek nitelikte olan taleplerin, kamuoyuna yansıyan kusurların veya suçların ortaya çıkmasını sağlayabileceğinden kamu yararı gereği bilgi edinme hakkı kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirttiği görülmektedir. (BEDK, K.T. 11/2/2005, K.S. 2005/76; Aynı yönde bkz. BEDK, K.T. 7/9/2005, K.S. 2005/619, BEDK, K.T.

17/1/2005, K.S. 2005/38)

23. Başvuru dosyasına ilgili idarelerce sunulan bilgi ve belgeler ışığında başvuranın talep ettiği belgenin niteliği ve süreç incelendiğinde; 23.1. İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün İstanbul Aydın Üniversitesi Medical Park Florya Hastanesi çalışanları hakkındaki şikayeti içeren 28/03/2019 tarihli CİMER başvurusu ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik

Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından 01/09/2021 tarih ve saylı yazı ile

‘Medical Park Florya Hastanesinin statüsünün ne olduğu, bağlı olduğu bir sağlık hizmeti sunucusunun bulunup bulunmadığı, söz konusu hastanenin üniversite hastanesinin bir birimi gibi üniversite statüsünde ve İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi içinde faaliyet göstermesinin uygun olup olmadığı’ hususunda Sağlık Bakanlığına görüş sorulduğu, 23.2. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15/09/2021 tarih ve sayılı yazısı ile

Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne ‘Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Medical Park Florya Hastanesi adı altında Bakanlığımızca ruhsatlandırılan herhangi bir özel hastane bulunmadığı’ hususu ifade edilerek talep edilen konuda görüş bildirildiği, 23.3. Bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün 22/09/2021 tarih ve sayılı yazısı ile ‘Medical Park Florya Hastanesinin mevcut durumunun Bakanlık

Müfettişleri marifeti ile incelenmesi ve Kurumca yürütülecek iş ve işlemlere esas olmak üzere sonucundan ivedilikle bilgi verilmesi’ hususunda Sağlık Bakanlığı Teftiş Kuruluna konunun intikal ettiği, 23.4. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen Başmüfettiş Dr.

tarafından konu hakkında yapılan inceleme neticesinde 16/11/2021 tarih ve / sayılı İnceleme raporu hazırlandığı ve raporun bir örneğinin 28/01/2022 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve gereği için Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığına iletildiği, 23.5. Akabinde raporda bahsi geçen hususlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde yapılması gereken iş ve işlemlerin yapılması için İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne konunun iletildiği, 23.6. Diğer yandan başvuranın Medical Park Florya Hastanesi ile ilgili yaşadığı uyuşmazlığa ilişkin olarak 16/12/2021 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda bulunduğu, söz konusu başvurusuna Sosyal

Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünün 03/01/2022 tarihli yazısı ile ‘Bilindiği üzere

Kurum ile Vakıf Üniversiteleri arasında, imzalanan protokoller kapsamında sağlık hizmeti alımı yapılmakta olup, İstanbul Aydın Üniversitesi ile de 23.03.2017 tarihinden geçerli olmak üzere “Sosyal

Güvenlik Kurumu/Vakıf Üniversiteleri Sağlık Hizmetleri Protokolü” mevcuttur. Söz konusu protokolün “3.

Uygulanacak Usul ve Esaslar” başlıklı maddesi hükmü gereği Sağlık hizmeti sunucusu, Kurum tarafından çıkarılan mevzuat ile kuruluş ve faaliyetiyle ilgili mevzuata uymakla yükümlüdür.

Ayrıca bahse konu Protokol, İstanbul Aydın Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ait olup, “Bakanlıkları kayıtlarında yer almayan Özel Medikal Park Florya Hastanesinin, İstanbul Aydın

Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin bir birimi gibi üniversite statüsünde ve merkez içinde faaliyet göstermesinin uygun bulunmadığı” hususu da Sağlık Bakanlığının 14.09.2021 tarihli ve

E.2601 sayılı yazılarıyla tarafımıza bildirilmiştir…” hususunun ifade edildiği, 23.7. Başvuranın bu kez 03/02/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusu ile Sağlık Bakanlığının 14/09/2021 tarihli ve E. sayılı yazısının bir örneğinin tarafına verilmesi talebinde bulunduğu, ancak talebinin Sağlık Bakanlığının 02/04/2022 tarih ve sayılı yazısıyla “Talep edilen belgenin niteliğinin

4982 sayılı Kanun’un Dördüncü Bölümde yer alan “Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” kapsamında

değerlendirilmesi neticesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel

Müdürlüğü tarafından yürütülen incelemeye esas oluşturulması için kamu kurumları arasında yazışma yapılması ve talep gerekçesinde Aydın Üniversitesi ile herhangi bir yasal bağlantı bilgisi bulunmadığı’ gerekçesi ile reddedildiği, 23.8. Başvuranın Medical Park Florya Hastanesi ile yaşadığı uyuşmazlık ile ilgili davasının devam ettiğinden bahisle mahkeme dosyasına hukuki delil olarak ibraz etmek amacıyla Sağlık Bakanlığının 15/09/2021 tarihli ve E. sayılı yazısının bir örneğinin tarafına verilmesi talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

24. Başvuranın talep ettiği belgenin İstanbul Aydın Üniversitesi Medical Park Florya Hastanesi çalışanları hakkında yapılan bir idari soruşturma sırasında Medical Park Florya Hastanesinin statüsüne yönelik Sosyal

Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığından istenilen görüşe ilişkin olduğu anlaşılmış olup; 24.1. 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesi kapsamında yapılan incelemede; söz konusu görüş yazısı her ne kadar yürütülen idari soruşturması kapsamında yer almakta ise de söz konusu yazının Kanunun 19’uncu maddesinde yer alan; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek

bilgi ve belge niteliğinde olmadığı, söz konusu görüş yazısında idari soruşturmaya veya üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren herhangi bir bilgi veya ifadenin yer almadığı, dolayısıyla anılan maddede yer alan istisnalar kapsamında değerlendirilemeyeceği, 24.2. 4982 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi kapsamında yapılan incelemede; başvuranın talep ettiği belgenin Kurum görüşü niteliğinde bir yazı olduğu, kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi ve belgeleri ancak bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğuna dair karar almak suretiyle bilgi edinme hakkının kapsamı dışında bırakabilecekleri, somut belge özelinde ilgili idarelerce belgenin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğuna ilişkin karar alındığına dair herhangi bir veri sunulmadığından söz konusu görüş yazısının bilgi edinme hakkının kapsamı dışında bırakılamayacağı, 24.3. Başvuranın söz konusu yazıyı Medical Park Florya Hastanesi ile yaşadığı uyuşmazlığa ilişkin

Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesinde görülmekte olan E. / ve E. / esas numaralı dava dosyaları kapsamında mahkemeye sunmak üzere talep ettiği, idarenin Aydın Üniversitesi ile herhangi bir yasal bağlantı bilgisi bulunmadığı gerekçesi ile bilgi edinme talebini reddettiği, 4982 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğunun açıkça ifade edildiği, Bilgi Edinme

Değerlendirme Kurulu kararında da bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartının aranmadığının ifade edildiği, nitekim bilgi edinme hakkının hak arama hürriyetinin önemli bir parçası olduğunun Danıştay kararları ile de vurguladığı, hususları dikkate alındığında başvuranın talebinin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın bilgi edinme talebinin yasal bağlantı bilgisi bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı, söz konusu görüş yazısının Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında belirtilen istisnalar kapsamında yer almadığı değerlendirilerek 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca görüş yazısının başvuran ile paylaşılması hususunda tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, söz konusu bilgi edinme başvurusunda talep ettiği bilgi ve belgelerin başvuran ile paylaşılması

hususunda makul sürede işlem tesisi için SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI’NA tebliğine;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/