|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin, yürütülen idari soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 16. ve 19. maddeleri uyarınca, talep edilen bilgilerin gizli kalması gereken bilgi kaynaklarını açığa çıkarabileceği ve soruşturmanın güvenliğini tehlikeye sokabileceği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği bilgilere ulaşmak için uzmanların uzun süreli inceleme yapması gerektiği ifade edilmiştir.
Kararda, bilgi edinme hakkının sınırları ve istisnaları üzerinde durulmuş, bu bağlamda başvurunun hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, başvuranın talebine süresi içinde cevap verilmemesi nedeniyle Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 12. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiştir. İdareye, başvuranın gelecekteki taleplerine süresi içinde ve gerekçeli cevap verilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, bilgi edinme hakkının kullanımında dikkat edilmesi gereken hukuki çerçeveyi net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11386-S.21.18324
BAŞVURU NO : 2021/3712
KARAR TARİHİ : 06/08/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Hazine ve Maliye Bakanlığı
Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğüne Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 09/12/2020 tarihinde sayılı evrak kayıt numarası ile bilgi edinme başvurusunda bulunduğunu ancak süresi içerisinde kendisine cevap verilmediğini, idare tarafından cevap verilmemesi nedeniyle hakkında yürütülmekte olan idari soruşma kapsamında savunma hakkının kısıtlandığını iddia ederek, idareden talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini ve idare hakkında gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 05/03/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idare tarafından gönderilen 02/04/2021 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. “Bahis konusu dilekçede talep edilen idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin kendisine verilmesi soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşüreceği, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacağı, soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştireceğinden verilmesi mümkün olmamıştır.
2.2. Başvuranın talep ettiği bilgi ve belgelerin, 09.10.2003 tarih ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun
‘’Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı ‘’Dördüncü Bölümü” Madde 16 “Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla
Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır” ile Madde 19 (a) bendi “Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek” yine aynı maddenin (d) bendi “Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi
kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek” hükümleri çerçevesinde verilmesi uygun görülmemiştir.
2.3. Başvuranın talep ettiği bilgiye erişmek için özel bir çalışma, araştırma, inceleme gerekip gerekmediğine ilişkin olarak; başvuranın talep ettiği bilgiye erişmek için, işin uzmanı bilgi güvenliği, sistem ve ağ mühendislerinin bakanlığımız bilişim altyapısında hizmet veren konu ile ilgili servislerin çıktılarını kullanarak uzun süreli araştırma ve inceleme yapmaları gerekmektedir.
2.4. Başvuranın “süresi içerisinde kendisine cevap verilmediğine ve idare tarafından cevap verilmemesi nedeniyle hakkında yürütülmekte olan idari soruşma kapsamında savunma hakkının kısıtlandığına” dair iddialarına ilişkin olarak; başvuranın talep ettiği bilgi ve belgeler, 09.10.2003 tarih ve 4982 sayılı Bilgi
Edinme Kanunu’nun ‘’Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı ‘’Dördüncü Bölümünün” ilgili bölümleri kapsamında değerlendirilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”,
5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’inci maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 5.4. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12’nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”
5.5 “İtiraz usulü” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı
yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir…” 5.6. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16’ncı maddesinde; “Açıklanması hâlinde
Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 5.7. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”, 5.8. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21’inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 6. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) Bilgi edinme başvurusu,
başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.
(2) Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” 6.2. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30’uncu maddesinde; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b)
Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c)
Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği bilgi ve belgelerin tarafına verilmesini ve dilekçesine süresi içerisinde cevap vermeyen ilgililer hakkında gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
9. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 19’uncu maddesinde herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğü hakkı olduğu bu hakkın bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılacağı düzenleme altına alınmıştır.
10. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesinde ise herkesin ifade özgürlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, haber, görüş alma ve verme özgürlüğünü de kapsayacağı belirtilmiştir.
11. Anayasamızın 26’ncı maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini de kapsayacağını belirtmek suretiyle bilgi edinme hakkının düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir.
12. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On İki Levha
Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
13. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
14. Bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu Kanunda belirlenmiştir. Dolayısıyla, 4982 sayılı Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.
15. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476
Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası
“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı
Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
16. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4’üncü bölümünde 15 ila 27’nci maddeleri arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Hakkın sınırı açısından bahsedilen 13 istisnadan biri, Kanunun 19’uncu maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Madde düzenlemesine baktığımızda; kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; ‘kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan’ idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerdir.
17. Yukarıda belirtilen hüküm bilgi verme yükümlüsü olan kamu kurumlarının idari soruşturmalarla ilgili istenen bilgi ve belgeleri vermekten kaçınabilecekleri dört adet istisnai durumu göstermektedir. Dolayısıyla idari soruşturmalarla ilgili olarak istenen bilgi ve belgeler bu istisnalardan en az birisinin kapsamına girmiyorsa başvuru sahibine verilmek zorundadır. Salt 19’uncu madde kapsamında bilgi edinme başvurusunun reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen diğer şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin
de maddi olaylara dayanarak açıklanması, olayların gerçekleştiğinin belgelendirilmesi ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir. 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi
“İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur.
Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir” hükmünü amirdir. Anayasamız Türkiye
Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu değiştirilemez hükümleri arasında belirtmiştir.
Demokratik bir hukuk devletinde hak ve özgürlükler asıl, sınırlamalar ise istisnadır. Dolayısıyla bilgi
edinme hakkı geniş, bu hakkın istisnaları ise dar ve amaca uygun yorumlanmak zorundadır. (Bkz:
BEDK 2005/476 Karar sayılı 22/06/2005 tarihli kararı, BEDK 2005/422 Karar Sayılı, 01/06/2005 Karar tarihli Kararı)
18. Somut dosya kapsamında; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 18.1. Başvuranın Hazine ve Maliye Bakanlığında görevli bulunduğu döneme ilişkin belli tarihlerde yaptığı sorgular nedeni ile hakkında adli ve idari soruşturma yürütüldüğü, söz konusu soruşturmalarda yer alan iddialar ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğüne Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu kapsamında 09/12/2020 tarihinde “1. Yukarıda belirtilen Görüş ve Öneri Raporunun hazırlanma sürecinde, görevli denetim elemanlarının sorgu yaptığım tarihlere ilişkin görevlendirme olurumun olup olmadığının Genel Müdürlüğünüzden talep edilip edilmediğine, talep edilmişse Genel
Müdürlüğünüzce ne cevap verildiğine ilişkin bilgiler ile cevabi yazınızın tarih ve sayısının, 2. Genel Müdürlüğünüzce söz konusu talebe cevap verilmiş ise, görevli olup olmadığım hakkında Genel
Müdürlüğünüzce MASAK Başkanlığından bilgi alınıp alınmadığına ilişkin bilgilerin, 3. Sorgu yaptığım tarihlerde PEP listesine dair gelen uyarıya dair log kayıtlarının ve üst yöneticilere giden bilgilendirme maillerinin” tarafına verilmesi talebi ile başvuruda bulunduğu, ancak süresi içerisinde kendisine olumlu yahut olumsuz herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmıştır.
18.2. Başvuru konusunun çözüme kavuşturulması amacıyla idare ile görüşülmesi neticesinde; başvuranın talep ettiği bilgi ve belgelerin kendisine verilmesinin soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşüreceği, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacağı, soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştireceğinden 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 16’ncı maddesi ile 19’uncu maddesinin (a) ve (d) bendi kapsamında kaldığının değerlendirildiği, ayrıca başvuran tarafından talep edilen bilgiye erişmek için, işin uzmanı bilgi güvenliği, sistem ve ağ mühendislerinin
Bakanlık bilişim altyapısında hizmet veren konu ile ilgili servislerin çıktılarını kullanarak uzun süreli araştırma ve inceleme yapmaları gerektiği, 4982 sayılı Kanunun 7’nci maddesi hükmüne istinaden başvuranın bilgi edinme başvurusunun yerinde görülmediği ve cevaplanmadığı anlaşılmıştır.
19. Başvuru konusu 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında incelendiğinde; başvuran hakkında, yapmış olduğu sorgulamalar nedeni ile hem adli hem idari soruşturma yapıldığı, bu kapsamda talep edilen bilgilerin açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler olabileceği, yine kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde, kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olabileceği dolayısıyla başvuranın talep ettiği bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanunun 16’ncı ve 19’uncu madde hükümlerinde yer verilen istisnalar dahilinde olduğu ve bilgi edinme talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, buna ek olarak başvuranın talep ettiği log kayıtları ve üst yöneticilere giden bilgilendirme maillerine ilişkin taleplerinin ise ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek
türden bir bilgi veya belge niteliğinde olduğu ve yine 4982 sayılı Kanunun 7’nci maddesi kapsamında bilgi talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
19.1. Diğer yandan 4982 sayılı Kanunun 12’nci maddesinde bilgi edinme başvurularıyla ilgili idarelerin cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirileceği, başvurunun reddedilmesi hâlinde ise bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yollarının belirtileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda her ne kadar başvuranın bilgi edinme talebine ilişkin hususlar 4982 sayılı Kanunda hüküm altına alınan istisnalar kapsamında değerlendirilerek karşılanması mümkün olmasa da başvuranın taleplerinin karşılanamayacağına, gerekçelerine ve karara karşı başvuru yollarına ilişkin başvurana herhangi bir cevap verilmediği tespit edilmiştir.
19.2. Başvuru dosyasının incelenmesi aşamasında 22/06/2021 tarihinde başvuran ile iletişime geçilmiş, görüşme sırasında başvuran tarafından hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmaların sona erdiği ve dosya kapsamında yer alan belgelerin erişimine açıldığı, bu bakımdan Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu kapsamında idareden talep ettiği belgelere artık ihtiyaç duymadığı ancak Kanunda öngörülen süre içerisinde kendisine olumlu yahut olumsuz herhangi bir cevap verilmediği dolayısıyla mağduriyet yaşadığı ifade edilerek başvurunun incelenmeye devam etmesi talep edilmiştir.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Bilgi Edinme
Hakkı Kanununda düzenlenen istisnalar kapsamında yer aldığı değerlendirildiğinden başvuranın talep ettiği bilgilerin soruşturmalar tamamlanmadan tarafına verilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, öte yandan başvurusunun reddedilme gerekçelerini ve karara karşı başvuru yollarını gösterecek şekilde süresi içerisinde cevap verilmeyerek 4982 sayılı Kanununun 12’nci maddesinin ihlal edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN
REDDİNE;
Başvuranın talep ettiği bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda düzenlenen istisnalar kapsamında yer aldığı, bununla birlikte hakkında yürütülen soruşturma tamamlandıktan sonra erişimine açıldığı dolayısıyla talep ettiği bilgilerin tarafına verilmesi talebinin REDDİNE,
Diğer yandan başvuranın bilgi edinme başvurusunu süresi içerisinde cevaplamayan ilgililer hakkında gerekli incelemenin yapılması ve bundan sonra Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılacak başvurulara süresi içerisinde ve gerekçeli şekilde olumlu yahut olumsuz cevap verilmesi hususunda
HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI’NA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi