|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Milli Savunma Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin bir hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, 24.04.2017 tarihli resen emeklilik işlemini konu alan yazının bir örneğini talep etmiş, ancak idare bu talebi 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 16, 19 ve 20. maddeleri gerekçe gösterilerek reddetmiştir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, bireylerin idareye karşı şeffaflık talep etme hakkı olduğunu vurgulayarak, bu hakkın sınırlarının yasalarla belirlendiğini belirtmiştir.
İdarenin, başvuranın talebini reddetme gerekçesi olarak sunduğu devlet sırrı ve soruşturma belgeleri ile ilgili somut bir delil sunmadığı, dolayısıyla başvuranın talebinin bilgi edinme hakkı çerçevesinde karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu ve bilgi edinme hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Milli Savunma Bakanlığı’na başvuranın talebinin karşılanması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/8437-S.23.13729
BAŞVURU NO : 2023/617
KARAR TARİHİ : 11/07/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, 25.10.2022 tarihli dilekçe ile bilgi edinme hakkı kapsamında Milli Savunma Bakanlığına muhatap resen emeklilik işlemini konu alan 24.04.2017 tarihli ve – – – / sayılı yazının bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiğini ancak 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunun 19. ve 20. Maddeleri gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verildiğini iddia ederek
24.04.2017 tarihli yazının bir örneğinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Millî Savunma Bakanlığının başvuru konusuna ilişkin bila tarihli ve – sayılı yazısı ve ekinde özetle; 2.1. Başvuran hakkında tesis edilen “resen emeklilik” işleminin iptal edilerek “istekle emeklilik” olarak yürütülmesine ilişkin 24.04.2017 tarihli ve – – – sayılı yazının bir suretinin kendisine verilmesi hususunda eski İsth.Alb. ‘ın başvuru yaptığı, 2.2. Söz konusu talebin, “Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Kapsamındaki Tedbir ve
İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04.08.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı İlke Kararı” gereği
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 16’ncı, 19’uncu ve 20’nci maddeleri uyarınca “Bilgi Edinme Hakkı” kapsamı dışında değerlendirildiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”, 5.4. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16’ncı maddesi: “Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla
Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 5.5. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”,
5.6. “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20’nci maddesi:
“Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” hükümlerini ihtiva etmektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Birinci numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Milli Savunma Bakanlığına muhatap dilekçe ile resen emeklilik işlemini konu alan 24.04.2017 tarihli ve – – – sayılı yazının bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiğini ancak anılan idare tarafından talebine olumsuz cevap verildiğini iddia ederek söz konusu yazının bilgi edinme hakkı çerçevesinde tarafına verilmesini talep etmektedir.
8. Bilgi edinme hakkı, idarenin tek taraflı iradesiyle, kişilerin ve toplumun hukuki durumunda değişiklik oluşturan eylem, işlem ve kararlarına ilişkin bilgilerin herhangi bir özel yararın ispatına gerek olmaksızın bireyler tarafından elde edilebilmesini garanti altına alan bir insan hakkıdır ve hakkın sahibi olan kişiye idareden bilgi ve belge elde edebilme yetkisi verirken hakkın muhatabı olan idareye ise bilgi ve belge verme ödevi yüklemektedir. (Yrd. Doç. Dr. Ayhan DÖNER, Şeffaf Devlette Bilgi Edinme Hakkı ve Sınırları, On
İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul, Kasım 2010, s.98)
9. Hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olan bilgi edinme hakkı Anayasanın 74’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek, bilgi edinme hakkı güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasanın 13’üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması mümkündür. Nitekim yasa koyucu bilgi edinme hakkının eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kullanımını güvence altına almak amacıyla hakkın kullanımına ilişkin esas ve usulleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununu ile düzenlemiştir. Anılan Kanunun 3’üncü maddesinde bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilgi” kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her
türlü veri olarak tanımlanmıştır. Kanunun 4’üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
10. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.
Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.
11. Danıştay 8. Dairesi, 2014/8893 E. ve 2015/3715 K. sayılı kararında, iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkının birbirini tamamlamayan ve birbirinden ayrılmaz niteliğiyle Anayasanın 36.
maddesinde düzenlenen “hak arama hürriyetinin temelini” oluşturduğunu ifade etmiş, “Bu hakkın öngörülen şekilde kullanılabilmesi, idari işlem veya eylemle ilgili tüm tespit ve kanıtların bilinmesi, buna bağlı argümanlar geliştirilerek aksi yönde tespit ve kanıtların sunulmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, bireylerin dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık, hukuki güvenlik ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereğidir. Bu nedenle, kamusal yetki kullanılırken bireylerin tam ve gereğince bilgilendirilmeleri gerekmektedir.” demek suretiyle bilgi edinme hakkının hak arama hürriyetinin önemli bir parçası olduğunu vurgulamıştır.
12. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında düzenlenmiş ve 13 adet istisnaya yer verilmiştir. Madde düzenlemelerine bakıldığında; Kanunda yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.
13. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
14. Somut olayda başvuranın, resen emeklilik işlemini konu alan 24.04.2017 tarihli ve – – sayılı yazının bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiği ancak muhatap İdare tarafından 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 16 nci, 19 uncu ve 20 nci maddelerini gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verildi görülmüştür.
15. Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. Devlet sırrına ilişkin bilgi ve belgeler ile adli ve idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Bu çerçevede, söz konusu belgenin anılan İdare tarafında paylaşılmamasının gerekçesi olarak sunulan devlet sırrına ilişkin bir belge olduğuna, idarî soruşturmaya ilişkin belge olduğuna ve adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin belge olduğuna ilişkin herhangi bir somut delil ve gerekçe sunulmadığı, başvuran tarafından talep edilen yazının kendisi hakkında yapılan emeklilik işleminin; “resen emeklilik” işleminin geri alınarak “istekle emeklilik” olarak yeniden yapılmasını konu aldığı, buradan hareketle başvuranın kendisi hakkında icra edilen bu işlemi konu alan yazıyı bilgi edinme hakkı kapsamında talep etmesinin makul karşılanması gerektiği düşünüldüğünden, başvuranın talebinin bilgi edinme hakkı kapsamında karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir.
16. Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın bilgi edinme talebinin devlet sırrına ilişkin, idarî soruşturmaya ilişkin ve adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bir belge olduğu gerekçesi ile reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı, söz konusu emeklilik işlemine ilişkin yazısının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında belirtilen istisnalar kapsamında yer almadığı değerlendirilerek 4982 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca söz konusu yazının başvuran ile paylaşılması hususunda tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
/
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, söz konusu bilgi edinme başvurusunda talep ettiği bilgi ve belgelerin başvuran ile paylaşılması hususunda makul sürede işlem tesisi için MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Savunma Bakanlığınca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ile MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/