ÖZET: Bu Danıştay kararı, bilgi edinme hakkı kapsamında yapılan başvuruların değerlendirilmesine ilişkin önemli bir hukuki çerçeve sunmaktadır. Başvuran Milletvekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yönelttiği bilgi taleplerine yanıt verilmemesinin, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu belirtmiştir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, kamu yararına hizmet eden bir hak olduğunu vurgulayarak, talep edilen bilgilerin paylaşılmasının önemine dikkat çekmiştir.

Kararda, bilgi edinme taleplerinin özel bir çalışma veya analiz gerektirdiği durumlarda bile, idarenin bu talepleri karşılama yükümlülüğünün bulunduğu ifade edilmiştir. İdarenin, bilgi paylaşımında takdir yetkisini kullanırken, kamu yararını gözetmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Danıştay, benzer başvurularda idarenin bilgi paylaşımını teşvik etmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılmasının önemini ve kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3547-S.22.5339

BAŞVURU NO : 2021/7796

KARAR TARİHİ : 14/03/2022

TAVSİYE KARARI

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran Milletvekilinin bilgi edinme talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi olduğunu, çalışmalarında kullanmak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlardan Anayasa’nın 74 üncü maddesi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi ve belgeler talep ettiğini, 15 ayda toplamda 105 farklı konuda bilgi talep etmesine rağmen 51 tanesine yasal süre içerisinde ve sonrasında hiçbir yanıt verilmediğini, 9 tanesine ticari sır denildiğini, 1 tanesine bilgi ektedir dendiğini fakat ek gönderilmediğini, bilgi edinme taleplerine yasal süre olan 15 gün içerisinde yanıt verilmesi gerekirken, kurumlarca taleplere yanıt verilmemesinin devlete olan güveni sarstığını ve kurumların şeffaflıktan uzaklaştığını gözler önüne serdiğini, bu sebeple şikâyete konu kurum ve kuruluşlara yöneltilen bilgi edinme başvurularının incelenerek, yöneltilen soruların zamanında cevaplanması için tavsiye kararı alınmasını ve ilgili kurumlara uyarıda bulunulmasını talep etmiştir.

1.1. Şikâyet başvurusunun yapılan ön incelemesi neticesinde, “Kuruma başvuru için gerekli süre şartını taşımadığı” ya da “Kurumun görev alanına girmediği” tespit edilenler incelemeye esas başvurudan ayrılarak verilen 30/06/2021 tarihli ve sayılı (2021/11365 başvuru numaralı) İncelenemezlik

Kararı başvurana tebliğ edilmiş; dilekçesinde yer alan işlemlerden idari başvuru yollarının tüketilmediği tespit edilen başvurular ise 2021/11364 başvuru numaralı dosya kapsamında verilen 30/06/2021 tarihli ve sayılı Gönderme Kararı ve 2021/11366 başvuru numaralı dosya kapsamında verilen 30/06/2021 tarihli ve sayılı Gönderme Kararı ile başvurana ve ilgili idarelere gönderilmiştir.

1.2. Şikâyet başvurusunda yer alan diğer işlemler hakkında ayrı ayrı inceleme ve araştırma yapılmış olup, işbu dosya kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılan bilgi edinme başvuruları hakkındaki itirazları incelenmiştir. Başvuran tarafından;

1) 29.12.2020 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı) yapılan “Emeklilik” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği”,

2) 05.01.2021 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı) yapılan “Madenci İş Kazaları” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap

Verilmediği”,

3) 26.02.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na (SGK) yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi

edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği”,

4) 26.02.2021 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı) yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap Ektedir Denildiği Ama

Ek Gönderilmediği” belirtilerek, yöneltilen soruların cevaplanması talep edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 21/06/2021 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Bakanlığın 31/01/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Başvuranın 29.12.2020 tarihinde mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yapılan

“Emeklilik” ile ilgili bilgi edinme başvurusunun; Bakanlığın Destek Hizmetleri Başkanlığı tarafından

30.12.2020 tarihinde ilgisi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderildiği, 04.01.2021

tarihinde kurumun evrak kayıtlarına alındığı, söz konusu bilgi edinme talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı’nın 10.02.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevaplandırıldığı, 2.2. 05.01.2021 tarihinde mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yapılan “Madenci İş

Kazaları” ile ilgili bilgi edinme başvurusunun; Bakanlığın Destek Hizmetleri Başkanlığı tarafından

14.01.2020 tarihinde ilgisi nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na gönderilmiş, 15.01.2021

tarihinde kurumun evrak kayıtlarına alındığı, bilgi edinme talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığınca cevaplandırıldığı,

2.3. 26.02.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurusunun; Bakanlıkla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına da iletildiği ve

01.03.2021 tarihinde Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü evrak kayıtlarına alındığı, 02.03.2021 tarihli

ve sayılı yazı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na gönderildiği, bilgi edinme talebinin

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 09.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevaplandırıldığı, 2.4. 26.02.2021 tarihinde mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurusu için “Cevap Ektedir Denildiği Ama Ek Gönderilmediği” belirtildiği, ancak yapılan araştırma sonucunda; söz konusu bilgi edinme talebinin Bakanlığın Çalışma Genel Müdürlüğü’ne havale edildiği ve yazının ilgisi nedeniyle, anılan Genel Müdürlükçe 05.03.2021 tarihli ve sayılı yazı ile gereği olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bilgi olarak da Sayın Milletvekiline gönderildiği, söz konusu bilgi edinme talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın 09.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevaplandırıldığı, belirtilmiş ve ilgili evrak Kurumumuza gönderilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; 5.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” 5.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 5.4. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” 5.5. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesi “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 6. 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 6.1. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül

/

etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz.” 6.2. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 13 üncü maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya kitap, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurusuna konu olamaz. Ancak birinci fıkrada belirtilen yollarla kamuoyuna açıklanmış veya kurum ve kuruluşlarca elektronik ortamda yayımlanmış kamunun erişimine açık bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.”

Hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. İlgili mevzuat, idarenin cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, kamunun genelini ilgilendiren bilgi edinme başvurularında Kanunda tahdidi olarak sayılan kısıtlamalara girmediği takdirde talep edilen bilginin paylaşılmasının kamunun yararına olacağı gibi “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve

“bilgi edinme hakkı” boyutlarıyla iyi yönetim ilkelerine de uyarlı olacağı değerlendirilerek, bilgi edinme başvurularının üzerinden uzun süre geçtiği dikkate alınarak, bundan sonra yapılacak benzer başvurularda idarenin takdir yetkisinin bilginin paylaşılması yönünde kullanılması amacıyla ilgili idarelere tavsiyede bulunulması amacıyla hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 8. (1) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verildiği üzere; başvuran Milletvekili tarafından

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (mülga Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) (1)

29.12.2020 tarihinde yapılan “Emeklilik” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği”, (2)

05.01.2021 tarihinde yapılan “Madenci İş Kazaları” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap

Verilmediği”, (3) 26.02.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap Verilmediği”, (4) 26.02.2021 tarihinde yapılan “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurusuna “Cevap Ektedir Denildiği Ama Ek Gönderilmediği” belirtilerek, yöneltilen soruların cevaplanması talep edilmiştir.

9. Bilindiği üzere bilgi edinme hakkı, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı yasa ile düzenlenmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği ile de anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Anayasanın 74 üncü maddesinde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; aynı hüküm, bilgi edinme hakkının usul ve esaslarının düzenlendiği 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda 4 üncü maddesinde tekrar edilmiştir.

10. Anılan Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırları Kanunun 15 ile 28 nci maddeleri arasında tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı

Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

11. Bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde ve sunulan hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır. (AYM, E:2013/114,

K:2014/184, 4.12.2014)

12. Somut başvuruda, başvuran Milletvekilinin 29/12/2020 tarihli “Emeklilik” ile ilgili başvurusunda; (1) Türkiye’de günümüz itibari ile kaç emekli vardır? Emeklilik çeşidine göre dağılımları nedir?

(2) Türkiye genelinde en yüksek ve en düşük emeklilik maaşları günümüz itibari ile ne kadardır?

(3) Türkiye genelinde 2021 yılı için belirlenen asgari ücretin (2.825 Lira 90 Kuruş) altında emeklilik maaşı alan kaç kişi vardır?

(4) Türkiye genelinde iki bin TL altında emeklilik maaşı alan kaç kişi vardır?

(5) Türkiye genelinde bin beş yüz TL altında emeklilik maaşı alan kaç kişi vardır?

Sorularını idareye yöneltmiştir.

12.1. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından başvurana verilen 10/02/2021 tarihli ve sayılı yanıtta özetle 4982 sayılı Kanunun 7 nci, 8 nci ve 12 nci maddelerine atıfta bulunularak, Kurumun web sitesinde “İstatistik” başlığı altında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) bentleri kapsamında yaşlılık aylığı alanların sayıları ile asgari ve azami aylık tutarlarına ilişkin bilgiler ile primsiz ödemeler kapsamında aylık alanların sayılarının ilgili kanunlara göre gruplanmış olarak paylaşıldığı, ilgide kayıtlı dilekçelerde (başvuranın şehit yakınları ve gazilere ilişkin bir başka dilekçesi de bu yazı ile yanıtlanmıştır) kayıtlı diğer hususların ise Kurumca ayrı veya özel bir çalışma yapılmasını gerektirdiğinden, talep doğrultusunda işlem yapılamadığı, bu kapsamda söz konusu veri talebinin soru önergesi yoluyla Kuruma iletilmesi halinde cevap verilmesinin mümkün olabileceğinin belirtildiği görülmektedir.

12.2. Kurumun web sitesindeki istatistiklerin incelenmesinden; tarım içi ve dışı malulluk aylığı, yaşlılık aylığı ve ölüm aylığı alanların sayılarına ilişkin bilgiler ile primsiz ödemeler kapsamında aylık alanların ilgili kanunlara göre gruplanmış şekilde sayısal bilgilerine ulaşılabildiği, ancak 3-4-5 sayılı sorularda yer alan soruların yanıtlanmasının ayrı bir çalışma gerektirdiği, 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında

“idarenin, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler” hükmü doğrultusunda yanıt verildiği anlaşılmıştır.

13. Söz konusu düzenlemeyle Kanunun 5 inci maddesi ile bilgi verme yükümlülüğü altına sokulmuş olan kurum ve kuruluşlara, bu yükümlülüğü yerine getirip getirmeme konusunda bir takdir hakkı verilmiştir.

Kurumlar, bu tür başvurulara olumlu cevap verebileceği gibi olumsuz cevap da verebilirler. Ancak, Kanun metninin tamamı incelendiğinde, hakkın kullanılmasında asıl olanın idarenin, görevi gereği sahip olduğu ya da olmak zorunda bulunduğu bilgi ve belgeleri talepte bulunan kişilerle paylaşmasının zorunlu olduğu, /

yani bilgi verme yükümlülüğünün kural, vermemenin istisna olduğu açıktır. Hakkın kullanımının ancak

Kanunda belirtilen hallerde sınırlanabileceği dikkate alındığında; bilgi edinme hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçilebilecek bir önlem olarak değerlendirilmesi gereken bu takdir yetkisinin, idarece Kanunun genel amacına ve ilkelerine uygun bir şekilde kullanılması beklenmektedir.

14. Bu bağlamda, 4982 sayılı Kanun kapsamında talep edilen bilgi ve belgelere ilişkin özel araştırma, çalışma veya analiz yapılması gerektiği hallerde; yapılacak bu çalışmaların idareye getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir denge gözetilerek madde hükmünün uygulanması doğru olacaktır. Zira erişime açık olan hemen her bilgi ve belge için ilgili kurum veya kuruluşların kayıtlarında bir çalışma, araştırma ve/veya analiz yapılarak başvuru sahiplerinin erişimine sunulacağı açık olup, bu nitelikteki taleplerin salt bu gerekçeyle reddedilmemesi gerekir.

15. Somut başvuruda talep edilen söz konusu verinin paylaşıma açılmasının özel bir çalışma ve analiz gerektirdiği kabul edilmekle birlikte, idare tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda, talep edilen bilginin analizinin idareye ne ölçüde külfet getireceği hususuna değinilmemiş, bahse konu makul dengenin kurulup kurulmadığı tespit edilememiştir. Başvuranın Milletvekili olması ve İnsan Haklarını İnceleme

Komisyonunda görev alması nedeniyle kamu yararına çalışmalar yürüttüğü, sorduğu soruların milyonlarca kişinin hayatını etkileyen düzenlemelere dayanak olarak kullanılacağı dikkate alındığında, idarece soru önergesi yoluyla iletilmesi halinde cevaplanabileceği anlaşılan verilerin 4982 sayılı Kanun kapsamında sorulması halinde de yanıtlanabileceği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, idarenin yanıtının 4982 sayılı

Kanunun 7 nci maddesine ve ilgili Yönetmelik hükmüne aykırılık teşkil ettiği söylenememekle birlikte, Kanun hükmündeki takdir yetkisinin bilgiyi paylaşmama yönünde kullanılmasının “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “bilgi edinme hakkı” boyutlarıyla iyi yönetim ilkelerine uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.

16. Başvuran Milletvekilinin 05/01/2021 tarihli “Madenci İş Kazaları” ile ilgili başvurusunda; (1) 2002-2020 tarihleri arasında kaç madencimiz iş kazası nedeni ile hayatını kaybetmiştir? Yıllara göre dağılımı nedir?

(2) 2002-2020 tarihleri arasında kaç madencimiz iş kazası nedeni ile yaralanmıştır? Yıllara göre dağılımı nedir?

(3) 2022-2020 tarihleri arasında kaç madencimiz iş kazası nedeni ile iş göremez raporu almıştır? Yıllara göre dağılımı nedir?

Sorularını Bakanlığa yönelttiği görülmektedir.

16.1. Söz konusu dilekçenin, Bakanlık Destek Hizmetleri Başkanlığının 14/01/2021 tarihli yazısıyla, ilgisi nedeniyle SGK Başkanlığına gönderildiği, dilekçenin 15/01/2021 tarihinde Başkanlık kayıtlarına girdiği tespit edilmiştir.

16.2. SGK Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nin başvuranı muhatap 27/01/2021 tarihli ve

39236492 sayılı cevabi yazısında “Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na göndermiş olduğunuz

bilgi edinme talebiniz incelenmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu’na ilişkin istatistiki verilerin tamamına http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/sgk/tr/kurumsal/istatistik internet sitesinden ulaşabilirsiniz.” Şeklinde yanıt verildiği görülmüştür.

16.3. Bahsekonu internet sitesinin incelenmesinden, 2007-2020 yılları arasında madencilik sektörüne ilişkin iş kazası sayısı, meslek hastalığı sayısı, iş kazası sonucu ölüm sayısı, sürekli/geçici iş göremezlik

raporu alanların sayısı gibi verilerin cinsiyet, yaş, şehir vb. dağılımlarına da yer verilerek yayınlandığı tespit edilmiştir.

16.4. 4982 sayılı Kanunun “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8 inci maddesi “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” hükmünü amirdir.

16.5. Başvuran tarafından talep edilen istatistiki bilgilerin 2007-2020 yıllarına ilişkin olan bölümün SGK

Başkanlığınca yayınlandığı, başvuruya cevaben söz konusu bilgilerin yayınlandığı internet sitesinin anılan

Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen yasal süre içinde başvurana bildirildiği, internette yayınlanmayan 2002-2006 yılları arasına ilişkin verilerin ise ayrı bir araştırma veya analiz yapılmasını gerektirebileceği, daha uzun ve güncel döneme ait bilginin paylaşıldığı dikkate alındığında idarenin işleminin hukuka uyarlı olduğu değerlendirilmiştir.

17. Başvuran Milletvekilinin 26.02.2021 tarihinde “Kod 29” ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal

Güvenlik Bakanlığı’na ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme başvurusunda; “2011-2020 tarihleri ile 01.01.2021-26.02.2021 tarihleri arasında “29” işten ayrılış kodu ile kaç kişinin işten çıkartıldığının ve bu sayıların yıllara göre dağılımına ilişkin verilerin 4982 sayılı Kanun çerçevesinde talep edildiği” anlaşılmıştır.

17.1. Bakanlık tarafından özetle söz konusu bilgi edinme talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı’nın 09.03.2021 tarihli ve sayılı yazısı ile cevaplandırıldığı ifade edilmiştir. SGK

Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün başvuranı muhatap 09.03.2021 tarihli yazısında

4982 sayılı Kanunun 7 nci, 8 inci ve 12 nci maddelerine atıfta bulunularak “Buna göre, Kurumumuzun web

sitesinde “İstatistik” başlığı altında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) bentleri kapsamında sigortalılık sayılarına ilişkin bilgilere yer verilmektedir. İlgide kayıtlı dilekçenizde talep ettiğiniz hususlar ise Kurumumuzca ayrı veya özel bir çalışma yapılmasını gerektirdiğinden, talebiniz doğrultusunda işlem yapılamamıştır. Bu kapsamda, söz konusu veri talebinizin soru önergesi yoluyla Kurumumuza iletilmesi halinde cevap verilmesi mümkün olabilecektir.” şeklinde yanıt verildiği görülmüştür.

17.2. İdare tarafından yayınlanan istatistiklerin incelenmesinden, “29” işten ayrılış kodu ile kaç kişinin işten çıkartıldığı hususunda kurumun internet sitesinde veri paylaşımında bulunulduğu tespit edilememiştir.

İdarenin kayıtlarında bulunan talebe konu bilginin analiz edilerek başvuranla paylaşılmasının ayrı bir teknik çalışma gerektirdiği kabul edilmekle birlikte, bunun idareye getireceği külfetin derecesinin belirlenmesi mümkün olamamış, bu bağlamda yapılacak analiz çalışmalarının idareye getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul bir dengenin kurulup kurulmadığı tespit edilememiştir.

17.3. Bu itibarla, 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile idareye tanınan takdir yetkisinin kullanılma biçiminin mevzuata uyarlı olup olmadığı açıkça tespit edilememekle birlikte, Kod 29 ile ilgili idareye yöneltilen soruların da kamu yararına yapılacak çalışmalarda kullanılacağı ve binlerce kişinin hayatını etkileyebileceği dikkate alındığında, soru önergesi yoluyla iletilmesi halinde cevaplanabileceği anlaşılan bilgilerin 4982 sayılı Kanun kapsamında da yanıtlanabileceği; Kanun hükmündeki idarenin takdir

/

yetkisinin bilgiyi paylaşmama yönünde kullanılmasının “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “bilgi edinme hakkı” boyutlarıyla iyi yönetim ilkelerine uyarlı olmadığı değerlendirilmiştir.

17.4. Öte yandan; bilindiği üzere, Anayasa’nın 98 inci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgi edinme ve denetim yetkisini Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yolları ile kullanacağı belirtilmiştir. Kaynağını Anayasa’dan alan ve Meclis İçtüzüğünde düzenlenen bu yetkiler, milletvekillerine münhasıran, yürüttükleri görev ve hizmetin gereği olarak tanınmış, diğer vatandaşlardan farklı imtiyazlar ve imkânlar sağlayan, başkalarına devredilmesi söz konusu olmayan, doğrudan şahsa bağlı siyasi haklardır. Söz konusu haklar, milletvekillerinin kamu yararının sağlanması amacıyla taşıdıkları sorumluluklarının ve ifa ettikleri görevlerinin doğal sonucu olan üstün haklar olup, milletvekillerine ülke genelindeki sorunların ortaya konmasında daha etkin bilgi edinme ve denetim imkânı sunmaktadır.

18. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar kapsamında sonuç olarak; başvuran Milletvekilinin 05/01/2021 tarihli “Madenci İş Kazaları” ile ilgili sorusu üzerine verilen yanıtın hukuka uyarlı olduğu; 29/12/2020 tarihli “Emeklilik” ile ilgili ve 26.02.2021 tarihli “Kod 29” ile ilgili bilgi edinme başvurularında ise talebe konu soruların özel bir çalışma, araştırma veya analiz gerektirdiği anlaşılmakla birlikte, yapılacak çalışmanın idareye getireceği külfet ile bilgiye erişimin sağlanması halinde sağlanacak fayda arasında makul dengenin kurulup kurulmadığı belirlenememiş, 4982 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında idarenin takdir yetkisine dayanarak verilen yanıtın hukuka uyarlılığı açıkça tespit edilememiştir. Bu bağlamda, kamunun genelini ilgilendiren bilgi edinme başvurularında Kanunda tahdidi olarak sayılan kısıtlamalara girmediği takdirde talep edilen bilginin paylaşılmasının kamunun yararına olacağı gibi

“şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “bilgi edinme hakkı” boyutlarıyla iyi yönetim ilkelerine de uyarlı olacağı değerlendirilerek, bilgi edinme başvurularının üzerinden uzun süre geçtiği dikkate alınarak, bundan sonra yapılacak benzer başvurularda idarenin takdir yetkisinin bilginin paylaşılması yönünde kullanılması amacıyla idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük” ve “nezaket” ilkelerine uygun hareket edildiği tespit edilmiştir.

20. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıların talep edilen tarihten sonra gönderilmesi sebebiyle “makul sürede karar verme” ilkesine; ayrıca başvuranın bilgi edinme başvurularına verilen yanıtlarda yukarıda açıklandığı üzere “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” ve “bilgi edinme hakkı” ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 13/10/2021 tarihli ve S.21.23692 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

/

Anayasa ile münhasıran Milletvekillerine tanınan Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarının ülke genelindeki sorunların ortaya konmasında daha etkin bilgi edinme ve denetim imkânı sağladığı değerlendirilmekle birlikte, açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Kamunun genelini ilgilendiren bilgi edinme başvurularında Kanunda tahdidi olarak sayılan kısıtlamalara girmediği takdirde talep edilen bilginin paylaşılmasının kamunun yararına olacağı değerlendirilerek, bundan sonra yapılacak benzer başvurularda idarenin takdir yetkisinin bilginin paylaşılması yönünde kullanılması amacıyla ÇALIŞMA VE SOSYAL BAKANLIĞI İLE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın; Başvurana ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi