ÖZET: Başvuran, bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı Karşıyaka Kaymakamlığı’nda kendisine verilen can güvenliği ve denetimli serbestlik evraklarının imza takibi gibi görevlerin, emniyet hizmetleri sınıfı personelinin asli görevi olduğunu ve bu nedenle kendisine verilmesinin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, 7068 sayılı kanunun 8/2/f maddesi uyarınca verilen kınama cezasının iptalini talep etmiştir. Başvuran, ayrıca adil bir soruşturma yürütülmediğini ve kendisine verilen görevlerin sağlık durumu nedeniyle yapamayacağını belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın sağlık raporlarını ve görev tanımını dikkate alarak, kendisine verilen görevlerin hizmet sınıfına uygun olmadığını ve disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Disiplin cezasının verilmesinde, başvuranın mevcut sağlık durumu ve görev tanımının göz önünde bulundurulmadığı, bu nedenle verilen cezanın hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, disiplin cezasının geri alınması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/939-S.21.1493

BAŞVURU NO : 2020/93150

KARAR TARİHİ : 18/01/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARŞIYAKA KAYMAKAMLIĞI

Disiplin cezasının iptali hakkında.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 11/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; Genel idari hizmetler sınıfında bilgisayar işletmeni olduğunu, kendisine

5442 sayılı can güvenliği evrakları, denetimli serbestlik evrakları imza takibi ve denetiminin

görev olarak verildiğini, bu görevlerin emniyet hizmetleri sınıfı personelinin asli görevi olduğunu, bilgisayar işletmenine görev tanımının sınırlarını aşar nitelikte ve emniyet hizmetleri sınıfında bulunan kamu personelinin görevi kapsamındaki bir görevin kendisine verilemeyeceğini, ayrıca hizmetin ifası ve emniyeti yönünden psikiyatrik hastalığı olan kişinin bu görevi yapamayacağını, hizmet sınıfı ve görev unvanına aykırı bir görev verilemeyeceğini belirterek kendisine, 7068 sayılı kanunun 8/2/f bendine göre “Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak” hükmünden dolayı kendisine verilen disiplin cezası verildiğini, adil soruşturma hakkının sağlanmadığını, soruşturmacı olarak atanan kişinin emniyet hizmetleri sınıfında komiser yardımcısı ünvanlı polis olduğunu, kendisinin ise genel idari hizmetleri sınıfında bilgisayar işletmeni unvanlı sivil memur olduğunu, soruşturmaya tabi tutulan personelle soruşturmacının aynı hizmet sınıfından olması gerektiğini, denetimli serbestlik evraklarının imza takibi ve denetimi görevinin emniyet hizmetleri sınıfı personelinin asli görevi olduğunu, kanun, hizmet sınıfı, görev tanımı ve unvan yönünden kendisinin olmadığını belirterek kendisine verilen kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu taleple ilgili olarak bilgi belge ve görüş taleplerimize

2.1) İzmir Emniyet Müdürlüğünce verilen 03.09.2020 tarih ve sayılı cevapta özetle;

Görev yoğunluğundan dolayı 19/03/2020 tarihinden itibaren adli büro amirliğinde, 5442 sayılı can güvenliği evrakları, yoklama kaçaklarının üst yazısı ile denetimli serbestlik dosyalarının imza takibinin yapılacağının başvurana tebliğ edilmek istendiği ancak başvuranın imtina etmesi üzerine, polis merkezi amiri tarafından rapor ve kolluk ihbar şikâyeti düzenlenerek Karşıyaka

Kaymakamlığına bildirildiği, Kaymakamlık makamının 01.04.2020 tarihli oluru ile disiplin yönünden gereği yapılmak üzere komiser yardımcısı ’nın görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından düzenlenen rapora istinaden, Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürü tarafından 16.06.2020 uyarınca ifa edilecek adli görevlerin sadece adli kolluk personelince yapılacağının hüküm altına alındığı, diğer yandan 657 sayılı Kanunla genel idare hizmetleri sınıfı memurlarının diğer hizmet sınıfı kapsamına girmedikleri ve yönetim, icra, büro vb. hizmetlerde görevli oldukları anlaşılmış olup, Teşkilatımızda genel idare hizmetleri sınıfı olarak görevli olan ve 5271 sayılı kanunun 164 üncü maddesinde belirtilen kolluk görevlisi kapsamında yer almayan personelin adli tahkikata yönelik işleri doğrudan gerçekleştiremeyecekleri ve adli evrak düzenleyemeyecekleri, ancak adli kolluk personeline yardımcı ve idari mahiyetteki büro hizmetlerini gerçekleştirebilecekleri mütalaa edilmektedir.”

2.3) Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 03/12/2020 tarih ve sayılı

yazısı ekindeki İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 01/12/2020 tarihli yazısında; “…Komiser yardımcısının, bilgisayar işletmeni olarak çalışan bir kişiyi başka bir işte veya birimde görevlendirme veya görev yetkisi olup olmadığının varsa dayanağının bildirilmesi istenmiştir.

Rapor tutan komiser yardımcısı ’ın belirtilen tarihte polis merkezi amiri olarak görev yaptığı, Polis Merkezi Amirliği Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin polis merkezi amirinin görev ve sorumlulukları başlığının 12 nci maddesinin (c) bendinde “ilgili mevzuat çerçevesinde personeli istihdamını ve eğitimi sağlamak, denetlemek, disiplin ve düzeni temin etmek” denildiği, ayrıca (g) bendinde ise “polis merkezinin imkanları dikkate alarak, gerektiğinde görevlerin farklı bürolarca yapılmasını sağlamak” denilmektedir. Polis merkezi

Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 19.maddesinin (f) bendinde “gerektiğinde polis merkezi amirinin talimatıyla diğer bürolara ilişkin görevleri yerine getirmek ile görevlidir” denildiğinden ’nun (başvuran) düzenleyici işlemler büro emirliğinde görevli olduğu, görev yoğunluğundan dolayı adli işlemler büro amirliğinde görevlendirildiği anlaşılmıştır. Polis merkezi Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 26.maddesinin 1.bendinde “personel, polis merkezi amirince görev listesinde gösterilen görevleri yerine getirir. Ancak gerekli hallerde, polis merkezi amirinin sözlü emriyle diğer personele ait görevlerde yerine getirilir” denilmektedir.

Ayrıca Hukuk Müşavirliğinin 31/05/2020 tarih ve sayılı yazılarında “Teşkilatımızda Genel İdari Hizmetler Sınıfı alarak görevli olan ve 5271 sayılı

Kanunun 64 üncü maddesinde belirtilen kolluk görevlisi kapsamında yer almayan personelin adli tahkikata yönelik işleri doğrudan gerçekleştiremeyecekleri ve adli evrak düzenleyemeyecekleri, ancak adli kolluk personeline yardımcı ve idari mahiyetteki büro hizmetlerini gerçekleştirebilecekleri mütalaa edilmektedir, denildiğinden adı geçen personelin mevzuata uygun olarak görevlendirildiği anlaşılmıştır.”

3) Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 27.11.2020

tarih ve sayılı görüş yazısında özetle; “…Bilindiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Temel İlkeler” başlıklı 3üncü maddesinin sınıflandırma ile ilgili (A) bendinde; “Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Mezkûr Kanunun 36 ncı maddesinde, memurların yerine getirdikleri görevlerin niteliğine göre istihdam edilecekleri on iki tane hizmet sınıfı öngörülmüş ve 45 inci maddesinde ise hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, kamu kurum ve kuruluşları bünyesindeki bilgisayar işletmeni kadrosunun görev tanımına ilişkin genel bir mevzuatın bulunmadığı, ancak görevde yükselme mahiyetinde bir atama kapsamında olan bilgisayar işletmeni unvanlı kadroya atanmanın kurumların ilgili mevzuatında yer alan usul ve esaslar dâhilinde, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mevzuatla aranan sınav, öğrenim, bilgi, belge vb. şartların yerine getirilmesi ile mümkün olduğu; ayrıca 657 sayılı

Kanunun 45 inci maddesinin amir hükmü gereği hiçbir memurun bulunduğu sınıfın dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı değerlendirilmektedir.”

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri:

4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4.2) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinde;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/20105982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun:

6.1) Tesis edilen sınıflar başlıklı 36 ncı maddesinde; (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul:

15/5/1975 – 1897/1 md.) “Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir. I-GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI: Bu Kanunun kapsamına dahil kurumlarda yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri gören ve bu Kanunla tespit edilen diğer sınıflara girmeyen memurlar Genel İdare Hizmetleri sınıfını teşkil eder…”

6.2) Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılmıyacağı başlıklı

45 inci maddesinde; (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) “Hiç bir memur

sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”

7) 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun:

7.1) 4 üncü maddesinde; (Değişik: 28/12/1972 – 1649/1 md.) Polis, silahlı icra ve inzibat

kuvveti olup üniformalı ve sivil olmak üzere iki kısımdır. Emniyet Teşkilatında, fiili polis hizmetleri dışında kalan yazı, hesap, levazım, telli veya telsiz haberleşme, kriminal laboratuvar, trafik fenni muayene, kayıt, tescil ve benzeri hizmetler, emniyet hizmetleri sınıfı mensupları tarafından ifa olunur. Her hizmet bölümü için gerekli görev ve çalışma şartları ile bir hizmet bölümünden diğerine aktarılmada gözönünde bulundurulacak esaslar ve sağlık şartları, İçişleri

Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.

7.2) Emniyet Teşkilatı Bölümleri başlıklı 8 inci maddesinde; (Değişik: 15/6/1938 – 3452/2

md.) Polis: İdari, siyasi ve adli kısımlara ayrılır. Belediye zabıtası işleri; lüzum görülen yerlerde idari polis kadrosundan ayrılan ve tahsisatı belediyelerden alınan bir kısım tarafından ifa edilir.

Bu kısım memurlar dahi işbu kanun hükümlerine tabi tutulurlar.

7.3) Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları başlıklı 13 üncü maddesinde; (Değişik

10/3/1993 – 3870/1 md.) “Emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları aşağıda gösterilmiştir… Polis Memuru; Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim

Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Koruma Memuru, Trafik

Memuru, Telsiz Memuru, Memur…”

7.4) 63 üncü maddesinde; (Değişik: 26/8/1988-KHK 341/3 md; Aynen kabul: 12/1/1989 – 3518/3 md.) “Sağlık

nedeniyle izinli veya raporlu olan personel hakkında genel hükümler uygulanır. Ancak, her ne suretle olursa olsun atandıkları yerde kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu kimselerin sağlığı nedeniyle görevini yapamayacak duruma gelenler, Bakanlıkta Genel İdare Hizmetleri sınıfından bir göreve atanırlar.”

7.5) 95 inci maddesinde; “Emniyet teşkilatı kadroları bu kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde

gösterilmiştir. İcabında bu kadroda yazılı memuriyetlerden birinde daha küçük bir memurun istihdamı caizdir. Bu suretle istihdam olunanlara 1452 sayılı kanunun müsait olduğu derecede maaş verilir.”

7.6) 96 ncı maddesinde; “Emniyet Umum Müdürlüğü; merkez ve vilayetler teşkilatında maaş

veya ücretle istihdam etmekte olduğu her hangi bir memur veya müstahdemi, ifası emniyet

Umum Müdürlüğüne ait bir iş için orada emniyet teşkilatı ve münhal vazife bulunup bulunmamasile mukayyet olmaksızın, kadroda gösterilen tahsisatile dilediği yerde kullanabilir.”

8) 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun ilgili maddeleri;

8.1) Takdir hakkının kullanımı başlıklı 6 ncı maddesinde; (1) “Bu Kanun ile disiplin cezası

vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar. (2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır. (3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b)

Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gözönüne alınır. (4) İtiraz üzerine yetkili makamlar tarafından verilen kararlar hariç olmak üzere, hiçbir idari makam tarafından, disiplin cezası ile ilgili takdir hakkının kaldırılması sonucunu doğuran bir karar verilemez veya uygulama yapılamaz.”

8.2) Disiplin cezaları başlıklı 7 nci maddesinde; (1) “Personele verilecek disiplin cezaları

şunlardır: a) Uyarma cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. b) Kınama cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. c) Aylıktan kesme cezası: Disiplin cezası verilen personelin, fiilin ağırlık derecesine göre zam ve tazminatlar hariç brüt aylığından onbeş günlüğe kadar kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan

kesme tam Türk Lirası üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz. ç) Kısa süreli durdurma:

Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süre ile durdurulmasıdır. d)

Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır. e) Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır. f) Devlet memurluğundan çıkarma: Personelin bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. (2) Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”

8.3) Disiplin cezası verilecek fiiller başlıklı 8 nci maddesinde; (1) “Uyarma cezasını

gerektiren fiiller şunlardır: a) Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek. b) Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynaklarının kullanılmasında gösterilmesi gereken makul seviyedeki özeni göstermemek. c) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlere geç kalmak. ç)

(Mülga:18/10/2018-7148/36 md.) d) Özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek veya erken ayrılmak ya da günlük mesai saatlerine riayet etmemek. e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak. f) Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek. g) Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmak (Amir tarafından karar verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtmek için amire yaptığı itiraz bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.). (2) Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Görev sırasında veya dışında, mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak. b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak. c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç dönmek. ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak. d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veya bulundurulmasına izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak biçimde yüzük, bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleri takmak. e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.

f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak. g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söylemek. ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilen demirbaş tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veya ciddiyetle bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikler yapmak. h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak. ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek. i) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.)

9) Polis Merkezi Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin

9.1) Polis merkezi amirinin görev ve sorumlulukları başlıklı 12 nci maddesinde; (1) “Polis

merkezi amiri; a) Polis merkezini temsil ve idare etmek, b) Polis merkezi hizmetlerinin belirlenen standartlara ve esaslara uygun olarak yürütülmesini sağlamak, c) İlgili mevzuat çerçevesinde personelin istihdamını ve eğitimini sağlamak, denetlemek, disiplin ve düzeni temin etmek, ç) Hizmetlerin kalitesini artırmak, bu amaçla üst makamlara önerilerde bulunmak, d) İlgili mevzuat çerçevesinde, mesaî saatlerinde birim amiri olarak imza atmak, e) Personeli genel güvenlik hizmetleri ve diğer konularda düzenli olarak bilgilendirmek, f) Mevzuatla verilen diğer görevleri ve amirlerince verilen emir ve talimatları yerine getirmek, g) Polis merkezinin imkanlarını dikkate alarak, gerektiğinde görevlerin farklı bürolarca yürütülmesini sağlamak, ile görevlidir. (2) Polis merkezi amiri, mıntıkasında polis merkezi görevlerinin yerine getirilmesinden sorumludur. (3) Polis merkezi amiri, personelince yürütülen hizmetleri takip etmek ve denetlemekle yükümlüdür.”

9.2) Adlî İşlemler Büro Amirliğinin görevleri başlıklı 18 inci maddesinde; (1) “Adlî

İşlemler Büro Amirliği; a) Adlî mercilerden gelen; yakalama müzekkereleri, zorla getirme müzekkereleri, hapsen tazyik evrakı, adlî kontrol ve denetimli serbestlik kararları, adlî tebligat, talimat evrakı gibi tüm adli evrakla ilgili gerekli işlemleri yapmak, b) Adlî makamların ailenin korunması kapsamındaki kararlarını, ilgili mevzuata uygun olarak izlemek, gerekli işlemleri yapmak, c) Gerektiğinde, polis merkezi amirinin talimatıyla, diğer bürolara ilişkin görevleri yerine getirmek, ile görevlidir.”

9.3) Düzenleyici İşlemler Büro Amirliğinin görevleri başlıklı 19 uncu maddesinde; (1)

“Düzenleyici İşlemler Büro Amirliği; a) Kabahatler ile ilgili olarak polis merkezinde yürütülen görevleri koordine ve takip etmek, sayman mutemetliği hizmetlerini yerine getirmek, b) İlgili mevzuat kapsamında kimlik bildirme hizmetlerini yerine getirmek, c) Kimlik bildirme mevzuatı kapsamında, yetkili adli makamların bilgi taleplerini cevaplandırmak, ç) Nüfus ve adres mevzuatı doğrultusunda mülki amir talimatıyla gelen şüpheli beyana ilişkin adres araştırmalarını yapmak, d) Mevzuatla verilen ve idari makamlardan usulüne uygun olarak gelen adres araştırmaları ile ilgili talepleri incelemek ve sonuçlandırmak, e) İlgili mevzuata göre yasal ve süresi içerisinde adres bildiriminde bulunmadığı tespit edilenler hakkında ilgili kurumlara bilgi vermek, f) Gerektiğinde, polis merkezi amirinin talimatıyla, diğer bürolara ilişkin görevleri yerine getirmek, ile görevlidir. (2) Düzenleyici İşlemler Büro Amirliğinin görevleri, C tipi polis merkezlerinde İdari Büro Amirliği tarafından yürütülür.”

9.4) Görevin yerine getirilmesine ilişkin kurallar başlıklı 26 ncı maddesinde; (1) “Personel,

polis merkezi amirince görev listesinde gösterilen görevleri yerine getirir. Ancak gerekli hallerde, polis merkez amirinin sözlü emriyle diğer personele ait görevler de yerine getirilir. (2)

Polis merkezi personeli tam teçhizat ve demirbaş silah ile görev yapar. Personel, gerektiğinde hizmet binası ve taşıtlarında bulunan diğer teçhizatı da kullanır. (3) Müdahale edilen her olaya ilişkin tutanak tutulur; alınan sözlü müracaat yazılı hale getirilir. (4) Her personel, kişisel bir not defteri ve kalem bulundurur; verilen emir ve görevleri, bildirilen kişi, araç, yer ve olay bilgileri ile görevi sırasında edindiği diğer her türlü bilgiyi not alır. Ayrıca devriye taşıtlarında da bu amaçla defter ve kalem bulundurulur ve bu defter takip eden gruptaki devriyeye aktarılır.”

10) 03.01.2018 Tarih ve 30290 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet

Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin Emniyet Teşkilatında Devlet memurluğuna atandıktan sonra sağlık şartlarına göre çalışma başlıklı 16 ncı maddesinin 1 ve 5 inci fıkralarında; (1) “Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışan polis amirleri dışındaki personelden; a) Sağlık kurulu raporuna göre, A-B-C dilimi sağlık şartlarını taşıdıkları tespit edilenler, aynı hizmet sınıfında çalışmaya devam ederler. b) D dilimi sağlık şartlarını taşıdıkları tespit edilenler

Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışamazlar. Bu durumda olanların sağlık kurulu raporları ve sağlık dosyaları, sağlık komisyonunun görüşü ile birlikte, maluliyet veya hizmet sınıfı değişikliği yönünden gerekli işlemler yapılmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilir.

(5) Sağlık komisyonunda, kişilerin tüm sağlık dosyaları ve EK-3’e göre aldırılan son durum ve dilim belirtir sağlık kurulu raporları incelenir. Bu incelemede; a) C dilimi sağlık şartlarını taşıyan Emniyet Hizmetleri Sınıfı personel, hastalıklarının ciddiyeti değerlendirilerek, birimlerinin faal görevleri dışında kalan diğer görevlerde çalıştırılabilir ve bu personel için hastalıklarının ciddiyetine göre farklı çalışma durumları belirlenebilir. Bu çalışma durumları, kişilerin hastalıklarının veya sakatlıklarının tedavi ve iyileşme süreçlerine yardımcı olmak ve mevcut durumlarının daha da kötüleşmesini engellemek için belirlenir. b) Personelin bu kapsamda ne kadar süre ile çalıştırılacağı, hastalığının veya sakatlığının ciddiyeti değerlendirilerek sağlık komisyonu tarafından belirlenir. c) Az faal çalışmasına karar verilen personelin birimlerindeki faal ve faal olmayan görev ayrımı/tanımı birim amirince ve Personel

Dairesi Başkanlığınca yapılır.” Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ: Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hazırlanan tavsiye kararı önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran, genel idari hizmetler sınıfında bilgisayar işletmeni olduğunu, kendisine 5442

sayılı can güvenliği evrakları, denetimli serbestlik evrakları imza takibi ve denetiminin görev olarak verildiğini, bu görevlerin emniyet hizmetleri sınıfı personelinin asli görevi olduğunu, bilgisayar işletmenine görev tanımının sınırlarını aşar nitelikte ve emniyet hizmetleri sınıfında bulunan kamu personelinin görevi kapsamındaki bir görevin kendisine verilemeyeceğini, ayrıca hizmetin ifası ve emniyeti yönünden psikiyatrik hastalığı olan kişinin bu görevi yapamayacağını, hizmet sınıfı ve görev unvanına aykırı bir görev verilemeyeceğini belirterek kendisine, 7068 sayılı kanunun 8/2/f bendine göre “Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak” hükmünden dolayı kendisine verilen disiplin cezası verildiğini, adil soruşturma hakkının sağlanmadığını, soruşturmacı olarak atanan kişinin emniyet hizmetleri sınıfında komiser yardımcısı ünvanlı polis olduğunu, kendisinin ise genel idari hizmetleri sınıfında bilgisayar işletmeni unvanlı sivil memur olduğunu, soruşturmaya tabi tutulan personelle soruşturmacının aynı hizmet sınıfından olması gerektiğini, denetimli serbestlik evraklarının imza takibi ve denetimi görevinin emniyet hizmetleri sınıfı personelinin asli görevi olduğunu, kanun, hizmet sınıfı, görev tanımı ve unvan yönünden kendisinin olmadığını, belirterek kendisine verilen kınama cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

11.1) İdare tarafından gönderilen hizmet cetveline göre; başvuran 2008 yılında polis memuru

olarak göreve başlamış, 2019 yılında ise sınıf ve unvan değişikliği yapılarak sivil memur olmuştur.

12) Başvuru kapsamın bulunan belgelerin incelenmesinde;

12.1) Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinin 17/10/2018 tarih ve sayılı sağlık kurulu raporunda

karar kısmında, “kronik nitelik kazanmış, karışık anksiyete ve depresif bozukluk, Emniyet

Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ruh Sağlığı ve Hastalıkları D-2 dilimine girer” şeklinde tespitlerin yer aldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Kamu Görevlileri Emeklilik Daire

Başkanlığının yazısında, İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesince düzenlenen 17/10/2018 tarih ve sayılı sağlık raporu Kurumumuz Sağlık Kurulunca 24/01/2019 tarihinde incelenerek; 1Adi malul olduğuna, 2-Emniyet Hizmetleri Sınıfında görev yapamayacağına, 3-Genel İdari

Hizmetler sınıfında görev yapabileceğine” karar verildiği, 05/02/2019 tarih ve sayılı yazısında İzmir Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinin 18/06/2020 tarihli ve nolu raporda “kronik nitelik kazanmış, karışık anksiyete ve depresif bozukluk, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ruh Sağlığı ve Hastalıkları D-2 dilimine girer” denildiği, 12.2) 05.06.2020 tarih ve sayılı soruşturma raporunda; soruşturmanın 10/04/2020 tarihinde başlatıldığı, başvuranın ifadesinde özetle, Karşıyaka Emniyet Müdürlüğü K. Polis Merkezi Amirliğinde Genel idare hizmetleri bünyesinde bilgisayar işletmeni olarak çalıştığını, 18/03/2020 günü saat 13.30 sıralarında polis merkezi amiri Komiser yardımcısı . tarafından denetimli serbestlik imza dosyalarının takibi, can güvenliği, yoklama kaçaklarının üst yazısı ile ilgili görevlendirilmesi konusunun kendisine iletildiğinde bu görevlerin devlet memurluğu adabı içerisinde (üst-ast ilişkisi içerisinde) görev yetki ve sorumlulukları dâhilinde olmadığını, polis merkezine ait takribi 300-400 kişilik denetimli serbestlik ve adli kontrol evraklarını denetim konusunda psikolojik rahatsızlığından dolayı bu görevi yapamayacağını bildirdiği,

12.3) Başvuran 15/06/2020 tarihli son savunmasında özetle; “ETK 96. Maddesi görev

kapsamında değilim. ETK’nın 96.maddesi görev, yetki ve sorumluluğuna işaret etmemektedir.

Emniyet teşkilatında Emniyet Hizmetleri sınıfı Dışında Görevli Kadrolu ve Sözleşmeli

Personel Yönetmeliği madde 29’dan da anlaşılacağı üzere atama ile alakalıdır. Yine aynı yönetmelik maddesinin (ç) fıkrasında “Görevlendirilecek personelin hizmet sınıfına ve unvanına uygun boş kadro bulunmaması halinde görevlendirme işlemi yapılamaz” yine aynı maddenin € fıkrası “asli görevi dışında görevlendirme yapılamaz” denmektedir. Yani hizmet sınıfı ve görev unvanına aykırı bir görev verilemez. Şahsıma tebliğ edilen 5442 sayılı can güvenliği evrakları, denetimli serbestlik evrakları imza takibi ve denetimi görevleri polisin yetkisinde olan adli denetim, adli kontrol ve bilgi ifade alma işlemlerinden müteşekkildir.” şeklinde beyanda bulunduğu,

12.4) Raporun tahlil başlığında, bilgisayar işletmeni ’nun amiri komiser yardımcısı .

tarafından usulüne uygun olarak verilen emri yerine getirmediği kanaatine varıldığı, netice ve kanaat kısmında ise, hakkında soruşturma yapılan başvurana, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin

Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8.maddesinin 2.fıkrasının (f) bendindeki “Mevzuat ve talimatlarla kendisine tebliğ edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunma” hükmüne göre kınama cezası verilmesinin uygun olduğunun belirtildiği,

12.5) Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünün 16/06/2020 tarih ve sayılı yazısında 7068

sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi ve 3 sayılı çizelgesine göre “ilçe emniyet müdürleri; emirleri altında bulunan her rütbe ve derecedeki

Emniyet Teşkilatı personeline uyarma, kınama ve 3 günlüğüne kadar aylıktan kesme cezası vermeye yetkilidir” denildiğinden, 7068 sayılı Kanunun 8/2/f bendine göre “kınama” cezası ile tecziye edildiği,

12.6) Karşıyaka Kaymakamlığının 27/07/2020 tarih ve sayılı yazısında, başvuranın

kınama cezasına karşı vermiş olduğu 09/07/2020 tarihli itiraz dilekçesinin incelendiği, savunması yeterli görülmediğinden cezanın onanmasına karar verildiği,

13) Ceza hukukundaki gibi disiplin hukukunda da, “Suç ve Cezaların Yasallığı İlkesi”

gereğince, fiilin (disiplin suçunun) ancak kanunun ilgili maddesinde tarif edilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai müeyyide uygulanabilmesi olarak tanımlanan “tipiklik” unsurunun mevcut olması gerekliliği aşikârdır.

14) Başvurana, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/2/f bendindeki “Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak” hükmüne aykırı davranmaktan verilen kınama cezası verilmiştir.

15) Başvuruda incelenmesi ve çözümlenmesi gereken temel konu, başvurana verilen disiplin

cezasının hukuk ve hakkaniyete uygun olup olmadığı ve bununla bağlantılı olarak; başvuranın sınıfı dışında çalıştırılması, karakol amiri tarafından tebliğ edilen görevlerin hizmet sınıfına ilişkin olup olmadığı, başvuranın bu görevleri yapmak istememesinin haklı olup olmadığı, bu kapsamda yürütülen disiplin soruşturması ve verilen cezanın hukuka uygun olup olmadığı ile disiplin soruşturması yürütülürken başvuranın mevcut sağlık raporlarındaki tespitlere ilişkin bir değerlendirmenin yapılmamış olmasıdır.

15.1) Başvuran hakkında yukarıda yer verilen sağlık raporlarındaki tespitler nedeniyle sınıf

değişikliği yapıldığı, emniyet hizmetleri sınıfından genel idari hizmetler sınıfına atandığı ve bilgisayar işletmeni olarak adı geçen polis merkezinde görev yaparken kendisine, can güvenliği evrakları, denetimli serbestlik evrakları imza takibi ve denetimi gibi görevler verilmiştir.

15.2) İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 01/12/2020 tarihli yazısında yer verilen Polis Merkezi

Amirliği Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin Adlî İşlemler Büro Amirliğinin görevleri başlıklı 18 inci maddesinin 1/a fıkrasında ‘Adlî mercilerden gelen; yakalama müzekkereleri, zorla getirme müzekkereleri, hapsen tazyik evrakı, adlî kontrol ve denetimli serbestlik kararları, adlî tebligat, talimat evrakı gibi tüm adli evrakla ilgili gerekli işlemleri yapmak’ adli kolluğun görevleri arasında sayılmıştır.

15.3) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün yukarıda

özetlenen (3 nolu paragraf) görüş yazısında ‘657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Temel

İlkeler” başlıklı 3üncü maddesinin sınıflandırma ile ilgili (A) bendinde; “Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Mezkûr Kanunun

36 ncı maddesinde, memurların yerine getirdikleri görevlerin niteliğine göre istihdam

edilecekleri on iki tane hizmet sınıfı öngörülmüş ve 45 inci maddesinde ise hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı’ görüşlerine yer verilmiştir.

15.4) Emniyet Genel Müdürlüğünün 31.05.2016 tarih ve sayılı görüş (2.2.1 nolu

paragraf) yazısındaki “Teşkilatımızda genel idare hizmetleri sınıfı olarak görevli olan ve 5271 sayılı kanunun 164 üncü maddesinde belirtilen kolluk görevlisi kapsamında yer almayan personelin adli tahkikata yönelik işleri doğrudan gerçekleştiremeyecekleri ve adli evrak düzenleyemeyecekleri, ancak adli kolluk personeline yardımcı ve idari mahiyetteki büro hizmetlerini gerçekleştirebilecekleri mütalaa edilmektedir” şeklindeki görüş yazısının bir görüş olduğu ve sonuçta bağlayıcı bir hüküm olmadığı bilinmekle beraber, genel idari hizmetler sınıfındaki personelin emniyet hizmetleri sınıfına ait görevlerin (adli tahkikata yönelik işlemler vb.) gerçekleştirilmesinde asıl görevli personel olmadığı, burada yardımcı olmaktan anlaşılması gerekenin geçici bir süre için ve işin niteliği gereği ancak sınırlı bir destek olarak anlaşılması gerektiği, sürekli bir görevlendirmenin hukuka uygun olmayacağı değerlendirilmiştir.

15.5) Başvurana (hakkında disiplin soruşturması yapılmasına sebep olan) hizmet sınıfı dışında

verilen görevlerin, sağlık raporu dikkate alındığında, başvuran tarafından yapılıp yapılamayacağı, gerek bu görevler verilirken gerekse disiplin soruşturması aşamasında da irdelenmemiş, bu yönde ikna edici açıklama da yapılamamıştır.

15.6) 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Kabul Edilmesine Dair Kanunun 7/2 nci maddesinde de; “Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” düzenlemesi ile aynı kanunun Takdir hakkının kullanımı başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki “Bu Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, disiplin amirinin bir alt cezanın neden uygulanmadığını gerekçelendirmesi gerekmektedir. Ancak, idare buna ilişkin olarak (2.1 nolu paragraf) “alt ceza uygulamasının idarenin takdirinde olduğu için alt ceza uygulamasının yapılmadığı” şeklinde soyut ve genel bir açıklama yapmıştır. Yapılan bu açıklama ve verilen disiplin cezası yukarıda yer verilen Takdir hakkının kullanımı başlıklı 6 ncı maddedeki ‘takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar’ hükmüne de uygun düşmemiştir.

15.7) Bunun yanı sıra işlendiği iddia olunun fiil ile ceza vermeye dayanak gösterilen yasa

maddesinin de örtüşmesi yani tipiklik ilkesine uygun ceza verilmesi disiplin hukukunun bir gereğidir. Bu kapsamda soruşturmaya konu fiil ile ilgili Kanunun 8/2/f bendindeki “Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak” hükmünün tam olarak örtüşmediği, hükümde öngörülen ‘mevzuat ve talimatlarla’ verilen görevlerden anlaşılması gerekenin kendi hizmet sınıfına ilişkin görevler olması gerektiği değerlendirilmektedir.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede, disiplin hukukundaki tipiklik unsuru ve ölçülülük

ilkesi ile başvuranın hizmet sınıfı ve idarenin bilgisi dâhilinde olan sağlık raporundaki tespitler de göz önüne alınarak, başvuran hakkında disiplin açısından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği tabiidir. Bu nedenlerle verilen disiplin cezasının hakkaniyete uygun olmadığı ve geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası

uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idarenin işlemleri yönünden İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru kapsamında, mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana verilen disiplin cezasının geri alınması yönünde Emniyet Genel Müdürlüğüne

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu kararın, Başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğüne tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca; İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi