ÖZET: Başvuru, İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından verilen disiplin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görevlendirilen bilirkişilerin hazırladığı raporların gerçeğe aykırı olduğunu, etik ilkeleri ihlal ettiklerini ve raporların zamanında sunulmadığını öne sürmüştür. Bu bağlamda, bilirkişiler hakkında inceleme yapılması ve yaptırım uygulanması talep edilmiştir. Ancak, İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu, başvuruyu reddederek, bilirkişilerin raporlarının içeriğinin yargı mercilerinin denetimine tabi olduğunu belirtmiştir.

Kurum, başvuranın iddialarının bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin olduğunu ve bu konuların değerlendirilmesinin ilgili mahkemelere ait olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandığına dair somut bir delil sunulmadığı, dolayısıyla disiplin yaptırımı uygulanmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır. Başvuranın bilgi edinme talebine ise, daha önce herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığı bilgisi verilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, hukuka ve mevzuata uygun bulunmuş, başvurana ve İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı idare mahkemesine başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7879-S.24.12384

BAŞVURU NO : 2024/5595

KARAR TARİHİ : 31.07.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU

İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’nın 08/03/2024 tarih ve

BAŞVURUNUN KONUSU :

Disiplin, Karar, (İtiraz) Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile bilirkişiler hakkında yaptırım uygulanması ve bağlantılı taleplere ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 30.04.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; davacı sıfatıyla yer aldığı Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler

) tarafından sunulan 31.03.2022 tarihli raporda gerçeğe aykırı görüş bildirdiğini, temel ve etik ilkeleri ihlal ettiklerini, raporu hazırlarken dikkat ve özen göstermediklerini; Bakırköy 6.

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler (

) tarafından sunulan 18.12.2022 tarihli raporun Bakırköy 12. Sulh Hukuk

Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasına sunulan 31.03.2022 tarihli rapor ile çeliştiğini, bilirkişi heyetinin davalı tarafından yanıltıldığını, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler ) tarafından sunulan 16.09.2022 tarihli raporun ise gecikmeli olarak ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini, bilirkişi heyetinin 21.04.2022 tarihli yerinde inceleme sonucu 30 gün içinde rapor hazırlaması gerekirken raporun 4 Ay 25 gün sonra ve ancak 16.09.2022 tarihinde sunulduğunu, raporda davalıya imtiyaz sağlandığını, bilirkişi heyetinin objektif kriterlerin dışına çıktığını, rapordaki değerlendirmelerinin doğru olmadığını, bilirkişi heyetinin tarafsız ve dürüst davranmadığını, bilirkişilerin gerçeğe aykırı görüş bildirdiğini, temel ve etik ilkeleri ihlal ettiklerini, raporu hazırlarken dikkat ve özen göstermediklerini ileri sürerek, bilirkişiler hakkında inceleme yapılması ve yaptırım uygulanması talebi ile İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na şikâyette bulunduğunu, /

Başkanlığın 08.03.2024 tarihli, / Karar No’lu kararı ile başvuruya konu şikâyetin reddine karar verdiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek adı geçen bilirkişilerin şikâyet konusu iddialara ilişkin savunmalarının alınması ile haklarında yaptırım uygulanması, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde adı geçen bilirkişiler hakkında daha önce uyarma, kınama ve/veya 1 yıla kadar geçici süreyle listeden ve/veya sicilden çıkarma yaptırımları uygulanıp/uygulanmadığı hususunda tarafına bilgi verilmesi ve Bilirkişilik Kanunu, Yönetmeliği ile Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul Ve

Esasları Hakkında Yönetmelik ve diğer mevzuatın tekrar gözden geçirilmesi ve reforme edilmesi talepleri ile Kurumumuza başvurmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 24.06.2024 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen 27.06.2024 tarih ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Bilirkişi şikâyetlerinde iş ve işlemlerin, 24.11.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı

Bilirkişilik Kanunu ve 03.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik

Yönetmeliğine göre yapıldığını belirterek, ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmiş, 2.2. Bilirkişi raporlarının ve bu rapora esas alınan bilgi ve belgelerin değerlendirmesinin ne şekilde yapılacağı, rapordaki bilimsel ve teknik açıklamaların eksik / yeterli olup olmadığı, bilirkişiye verilen görevin yeterli ölçüde yerine getirilip getirilmediği, ek rapor veya yeni bilirkişi görevlendirmesi gerekip gerekmediği, sunulan raporun dosyadaki diğer bilgi, belge ve delillerle bağlantısı, raporun mahkemece tanımlanan görev çerçevesinde düzenlenip raporda varılan sonucun somut olaya uygun ve anlaşılır olup olmadığı, denetlenebilir olup olmadığı, hükme esas alınıp alınmayacağı hususlarının yargısal faaliyetin konusu olduğu, görevlendirme mercileri (Mahkeme / Savcılık) tarafından delilleri serbestçe takdir ve değerlendirme yetkisi çerçevesinde bu hususlarda gerekli kararların verilebileceği ve bu kararların istinaf ve temyiz yoluyla denetlenebileceği, 2.3. Bilirkişilik Bölge Kurulu olarak devam eden bir yargılamada / soruşturmada delil tartışmasına girilmesinin, Mahkeme veya denetim mercileri tarafından değerlendirilmesi gereken bu hususlarla ilgili olarak yorum, tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün görülmediği, 2.4. Bu aşamada görevlendirme mercii tarafından bu kapsamda yapılmış bir tespit ve Bölge Kuruluna yapılmış bir bildirimin mevcut olmadığı, Bilirkişilerin temel ve etik ilkeleri ihlal ettiğini, kasıtlı olarak görevlendirme merciini yanıltmaya çalıştığı, görevini kötüye kullandığını, davanın / soruşturmanın tarafları ile menfaat veya çıkar ilişkisi içerisinde bulunduklarını ya da husumet beslediklerini ve bu saiklerle hareket ederek yanlı/ taraflı rapor hazırladıklarını gösteren herhangi bir somut delil, bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, 2.5. Buna göre, eldeki soruşturma dosyasındaki şikayete konu iddiaların özü itibariyle bilirkişi raporunun özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ve yargı merciinin takdir alanına giren ve bu merciler tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gereken konulara ilişkin olduğu anlaşılmakla yukarıda anılan mevzuat hükümleri de dikkate alındığında yapılacak itirazların görevlendirmeyi yapan merciye yöneltilerek özel ve teknik denetimin görevlendirme merci tarafından yapılması gerektiği, öte yandan bilirkişilerin temel ve etik ilkelere aykırı tutum ve davranışlarda bulunduklarına yönelik herhangi bir delil, bilgi ve belgenin de mevcut olmadığı anlaşılmakla, Bilirkişiler hakkında bu kapsamda yapılan başvuru nedeniyle

/

İdari Yaptırım Uygulanmasına Yer Olmadığına ve 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu m.14/4 ve Bilirkişilik

Yönetmeliği m.62/1 hükümleri de gözetilerek Başvurunun Reddine’ dair karar verildiği ve kararın 21/03/2024 tarihinde şikayet edene tebliğ edildiği, 2.6. 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 14/3 Maddesinde “Bölge Kurullarının, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemeyeceği”, 14/4. Maddesinde de “Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamayacağı; yapılan başvuruların incelenmeksizin reddedileceği” yönünde açık düzenlemelerin yer aldığı, aynı maddenin gerekçesinde de bilirkişilerin vermiş olduğu raporların içeriğinin yargı mercilerinin denetimine tabi olup, bölge kurulları tarafından hiçbir şekilde denetlenemeyeceği hususunun açıkça ifade edildiği, davanın taraflarınca yapılan başvuru üzerine Bölge Kurulu olarak takdiri delil niteliğinde olan bilirkişi raporunun içeriğinde açıklanan tespit ve değerlendirmeler incelenmek suretiyle raporda yapılan açıklamaların dosya kapsamına uygun olup olmadığı, eksik veya yeterli olup olmadığı, dosyadaki delillerle uyumlu olup olmadığı konularında tespit ve değerlendirme yapılamayacağı, bu hususlarda taraf itiraz ve talepleri üzerine Mahkeme tarafından gerekli incelemeler yapılarak raporun temel ve etik ilkelere aykırı olarak düzenlendiği, görevlendirme ara kararına aykırı, eksik, kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlendiği yönünde kanaat edinilmesi halinde gerekçeleri gösterilmek suretiyle Bölge Kuruluna bildirimde bulunulabileceği, bu aşamada 6754 Sayılı

Bilirkişilik Kanunu’nun 14/2 Maddesinde ifade edildiği şekilde görevlendirme mercii tarafından bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına kanaat edinildiğine yönelik bir bildiriminin mevcut olmadığı, 2.7. Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler ( ve tarafından süresinde rapor sunulmadığı, teslimden 4 Ay 25 gün sonra

16.09.2022 tarihinde sunulduğu belirtilerek yaptırım uygulanması talep edilmiş ise de söz konusu bilirkişi

incelemesine esas ara kararın 31.03.2022 tarihinde tesis edildiği, bir sonraki duruşma tarihi olan 22.09.2022 tarihi olup raporun 16.09.2022 tarihli olduğu, kaldı ki 22.09.2022 tarihli duruşma ile bu tarihten sonra yapılan 09.02.2023, 09.05.2023 tarihli duruşmalara davacı (şikayet eden) ve davalı tarafın mazeret dilekçeleri sunmak suretiyle katılmadıkları ve duruşmaların taraf mazeretleri nedeniyle talik edildiği hususları ile mevcut gecikme süresi, HMK.nun 274. Maddesi hükmü ile Yasa’nın amacı da dikkati alındığında şikayet edilen bilirkişiler hakkında disiplin yaptırımı uygulanmasının hakkaniyet ve adalet ilkesine uygun olmadığı, itiraza konu karar kapsamı ve gerekçesi dikkate alındığında kararı değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen itirazının reddine, 6754 Sayılı Yasanın 15/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde İdare Mahkemelerine dava yolu açık olmak üzere” karar verildiği ve kararın 21/05/2024 tarihinde itiraz eden tebliğ edildiği, 2.8. İlgi sayılı yazınızla bilirkişiler hakkında ”daha önce uyarma, kınama ve/veya 1 yıla kadar geçici süreyle listeden ve sicilden çıkarma yaptırımları uygulanıp/uygulanmadığının,” sorulduğu, ilgili bilirkişiler hakkında daha önce verilen herhangi bir yaptırım kararı bulunmadığı, Başkanlıkça verilen kararda Usul ve

Yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirtilmiş, yazı ekinde şikâyet konusu işleme ait evraklara yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, /

3.1. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesi birinci fıkrasında; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”, 3.2. “A. Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinde; “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında

Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi 1’inci fıkrasında; “Bu

Kanunun amacı; bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulmasıdır.”, 5.1. “Temel ilkeler” başlıklı 3’üncü maddesi ilgili fıkralarında; “(1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir. (2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir.” 5.2.“Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6’ncı maddesi 2’nci fıkrası (a) bendinde; “Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek.”, (b) bendinde; “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek.”, (g) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek.”, 5.3. “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8’inci maddesi 1’inci fıkrası (a) bendinde; “Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”, (b) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.”, (c) bendinde; “Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak.”, 5.4. “Bilirkişiliğe kabul şartları” başlıklı 10’uncu maddesi 1’inci fıkrası (g) bendinde; “Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.”, (ğ) bendinde; “Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.”, 5.5. “Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt” başlıklı 11’inci maddesi 3 üncü fıkrasında; “Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları

taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.”, 5.6. “Denetim ve inceleme” başlıklı 14’üncü maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir. (2) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, bu hususu bölge kuruluna bildirir. (3)

Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez. (4) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz; yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir.”

5.7 “İtiraz ve dava hakkı” başlıklı 15’inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ

veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir.”, 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266’ncı maddesinde; “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

(Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” 6.1. “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281’inci maddesinde; “(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3)

Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” 6.2. “Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi” başlıklı 282’nci maddesinde; “- (1) Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” 7. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin ilgili bentlerinde; “c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, (…)

ifade eder.”

/

7.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.”, 7.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; “Kurum ve kuruluşlar, bu

Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”, 7.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesinin ilgili fıkralarında; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.

8. 03.08.2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin “Temel ve Etik İlkeler Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir.

(2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.

(3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

(4) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemez.

(5) Bilirkişi, görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgi ve belgelerin veya öğrendiği sırların gizliliğini sağlamakla ve korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, bilirkişilik görevi sona erdikten sonra da devam eder.

(6) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez.

(7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır. Ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir.

(8) UYAP ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz.”, 8.1. “Etik ilkelerin kapsamı ve etik ilkelere bağlılık” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Sicile ve listeye kaydolan bilirkişiler ile liste dışından görevlendirilen bilirkişiler, bu Yönetmeliğin 7 ila 14 üncü maddelerindeki ilkelere ve bilirkişilik göreviyle bağdaştığı ölçüde 13/4/2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında

Yönetmelikte düzenlenen etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.”, 8.2. “Bağımsızlık” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevlendirmeyi yapan mercie, davanın taraflarına ve kendi işverenine karşı bağımsız olup, görevini yalnızca uzmanlık alanındaki bilimsel verilere göre yerine getirir.

(2) Bilirkişi, bağımsızlığına zarar verebilecek veya böyle bir izlenim uyandırabilecek her türlü davranış ve ilişkiden uzak durur.”,

8.3. “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirir.

(2) Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemez.

(3) Bilirkişi, yakınlarının veya iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda görevlendirmeyi kabul edemez.”, 8.4. “Saygınlık ve güven” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınır.

(2) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin her türlü kişisel veya özel menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle hareket eder; görevini layıkıyla yerine getirir.

(3) Bilirkişi, görev almak amacıyla her türlü öneri veya girişimden kaçınır.”,

8.5. “Bölge kurulunun görevleri” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bölge kurulunun görevleri şunlardır:

a) Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata ve belirlenen ilkelere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.

b) Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.

c) Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bölge listesini oluşturmak.

ç) Bilirkişilerin sicil ve bölge listesinden çıkarılmasına karar vermek.

d) İlgili mevzuat ve Bakanlığın düzenleyici işlemleri ile belirlediği ilkeler çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.

e) Özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik faaliyetinde bulunmalarına izin vermek, izinlerini iptal etmek, bilirkişiliğe ilişkin faaliyet ve raporlarını denetlemek.

f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.”, 8.6. ”İtiraz ve Dava Hakkı” başlıklı 28’inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. İtiraz üzerine bölge kurulu tarafından verilen karar yeniden değerlendirilerek itirazın kabulüne ya da reddine karar verilir ve karar itiraz edene tebliğ edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.”, 8.7. “Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi” başlıklı 56’ncı maddesinde; “(1) Bilirkişi raporu, görevlendirmeyi yapan merci tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir.

(2) Görevlendirmeyi yapan merci, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular yöneltmek suretiyle ek rapor isteyebilir.

(3) Bilirkişi raporunda eksik veya anlaşılmaz hususların bulunması halinde; görevlendirmeyi yapan merci tarafından belirlenen süre içinde bilirkişiden yazılı açıklama istenir. İhtiyaç duyulduğu takdirde, bilirkişinin oy ve görüşünü sözlü olarak açıklamasına karar verilirse, açıklamaları tutanağa geçirilir ve bilirkişinin de imzası alınır. Kurul hâlinde görevlendirme söz konusu ise, bilirkişilerin bilgilerine

başvurulan hususu hemen aralarında müzakere etmelerine imkân tanınır ve müzakere sonucunda açıklanan oy ve görüş, tutanağa geçirilerek bilirkişilere imza ettirilir.” 8.8. “Denetim ve İnceleme” başlıklı 59’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir.

(2) Görevlendirmeyi yapan merci, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, varsa dayanak bilgi ve belgeleri de ekleyerek, bu hususu bölge kuruluna bildirir.

(3) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz.”, 8.9. “Denetimin kapsamı” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “ (1) Bölge kurulları, bilirkişi raporlarının kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelerde gösterilen usul ve esaslara uygun hazırlanıp hazırlanmadığı ile Daire

Başkanlığı tarafından belirlenen rehber ilkelerle bağdaşıp bağdaşmadığı hususlarını denetler.

(2) Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.

(3) Bilirkişi raporlarına ilişkin yargı mercileri tarafından yapılacak denetimler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” 8.10. “Denetim ve inceleme sonucu verilecek kararlar” başlıklı 62’nci maddesinde; “(1) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir. Bu yöndeki başvurular görevlendirmeyi yapan merci ile bilirkişinin bağlı bulunduğu meslek kuruluşu veya görev yaptığı kuruluşlara gönderilir.

(2) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarma kararı verilir.

(3) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d)

bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.

(4) Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olmayıp da 50 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca görevlendirilenler ile listeye kaydolmaktan muaf tutulanlar, temel ilkeler ile etik ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunduklarının tespit edilmesi hâlinde, görevlendirmeyi yapan merciin yetki çevresinde bulunan bölge kurulu tarafından resen veya başvuru üzerine denetim ve incelemeye tabi tutularak, bölge kurulu kararı ile bilirkişilik yapmaktan yasaklanabilir. Bu karar, ilan edilmek üzere Daire

Başkanlığına bildirilir.

(5) Denetim raporu bölge kurulu denetim ve performans kaydına işlenir, bir sureti de Daire Başkanlığına sunulur.

(6) Bölge kurulu, yaptığı denetim ve inceleme sonucunda bilirkişi hakkında bu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca verdiği kararları, bilirkişinin görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; davacı sıfatıyla yer aldığı dosyalara sunulan bilirkişi raporlarını tanzim eden bilirkişiler hakkında İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu

Başkanlığı’na yaptığı şikâyet üzerine verilen karara ilişkin itirazlarını sunmakta ve bağlantılı taleplerde bulunmaktadır.

11. Bilirkişi, tecrübe ve prensipleri hakkında hâkimde eksik olan bilgiyi veren ve bu tecrübeye göre ispat edilmiş olan vakıadan sonuçlar çıkaran veya kendi özel bilgisine dayanarak uyuşmazlık konusu olayları tespit eden kişi olarak tanımlanmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266 ve devamı maddeleri uyarınca hâkim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurur.

12. HMK’nın 281’inci maddesinde, tarafların bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

13. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 8’inci maddesinde bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak, sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak ve ilgili mevzuat çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek bilirkişilik bölge kurularının görevleri arasında sayılmıştır. Kanun’un 14’üncü maddesinde; bilirkişilerin, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlendiği, bölge kurullarının, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemeyeceği, bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamayacağı; yapılan başvuruların incelenmeksizin reddedileceği belirlenmiştir. Bu denetleme sonucunda; Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olan bilirkişiler hakkında sicilden ve listeden çıkarılma, Kanunda belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanmaktadır. 14’üncü maddenin taslak gerekçesinde bilirkişilerin raporlarının incelenmesi ve faaliyetlerinin idari yönden denetlenmesi amacıyla bölge kurullarına yetki verildiği, bilirkişilerin vermiş olduğu raporların içeriğinin yargı mercilerinin denetimine tabi olduğu, bölge kurulları tarafından hiçbir şekilde denetlenemeyeceği vurgulanmıştır.

14. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, 14.1. Başvuranın davacı sıfatıyla yer aldığı Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında heyet halinde bilirkişi olarak görevlendirildiği, şikâyetin konusunun 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin olduğu, /

14.2. Başvuranın davacı sıfatıyla yer aldığı Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında heyet halinde bilirkişi olarak görevlendirildiği, şikâyetin konusunun 18.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin olduğu, 14.3. Başvuranın davacı sıfatıyla yer aldığı Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında halinde bilirkişi olarak görevlendirildiği, şikâyetin konusunun 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

15. Başvuranın adı geçen bilirkişiler ile ilgili şikâyet ve iddiaları bilirkişi raporunun özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ve yargılama faaliyetinin işleyişine ilişkin konulara ilişkin, kısmen de 6754 Sayılı

Bilirkişilik Kanunu ile Bilirkişilik Yönetmeliğinde düzenlenen temel ve etik ilkelerin ihlal edildiği şeklindedir.

16. İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 08/03/2024 tarih ve / Disiplin, /

Karar, / (İtiraz) Karar sayılı kararı “Bilirkişiler hakkında temel ve etik ilkelerin ihlal edildiği ve raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeler nedeniyle yapılan şikayet başvurusu yönünden İdari

Yaptırım Uygulanmasına Yer Olmadığına ve 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu m.14/4 ve Bilirkişilik

Yönetmeliği m.62/1 hükümleri de gözetilerek Başvurunun Reddine” karar verilmiş, Başvuranın itirazı üzerine Başkanlık tarafından 03/05/2024 tarih, / (İtiraz) karar sayılı kararı ile; “itiraza konu karar kapsamı ve gerekçesi dikkate alındığında kararı değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı anlaşılmakla

6754 Sayılı Yasanın 15/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde İdare

Mahkemelerine dava yolu açık olmak üzere, yerinde görülmeyen itirazının reddine ” karar verilmiş ve karar 21/05/2024 tarihinde itiraz eden Başvurana tebliğ edilmiştir.

17. Başvuranın bilirkişilere karşı yaptığı şikayette, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandığı, temel ve etik ilkeleri ihlal ettiği, dürüstlük kuralına aykırı ve taraflı olduğu yönünde bir delil sunulamadığı, bilirkişi hakkındaki şikayete konu iddiaların bilirkişi raporunun içeriğine ilişkin olduğu ve

6754 sayılı Kanunda; bilirkişi raporunun özel ve teknik bilgi yönünden denetlenmesi görevinin

görevlendirmeyi yapan merciine ait olduğu, bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamayacağı, yapılan başvuruların ise incelenmeksizin reddedileceği yönündeki düzenlemeler kapsamında, şikayet konusunun bilirkişi raporunun içeriği ile ilgili olması sebebiyle yapılacak itirazların görevlendirmeyi yapan Mahkemeye ya da istinaf/temyiz aşamasında Bölge adliye mahkemesi/Yargıtay’a yöneltilmesi gerektiği, öte yandan Başvuranın, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında görevlendirilen bilirkişiler tarafından süresinde rapor sunulmadığı yönündeki iddiasının, Başkanlığın; Mahkemece dosyanın bilirkişilere teslim edildiği tarih ile bilirkişi raporunun sunulduğu tarih arasında 4 Ay 25 gün olduğu, raporun bir sonraki duruşma tarihinden önce sunulduğu ve bu tarihten sonra yapılan iki duruşmaya tarafların mazeret dilekçeleri sunmak suretiyle katılmadıkları ve duruşmaların taraf mazeretleri nedeniyle talik edildiği; bu doğrultuda, mevcut gecikme süresinin, bilirkişiler hakkında disiplin yaptırımı uygulanmasını gerektirmediği yönündeki kararının hakkaniyet ve adalet ilkesine uygun olduğu sonucuna varıldığından şikayet konusu 08/03/2024 tarih ve / Disiplin, / Karar, / (İtiraz) Karar sayılı

İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

18. Başvuranın Bilgi Edinme Kanunu’na dayalı talebinin; İdarenin “Başvuran tarafından şikâyet edilen bilirkişiler hakkında daha önce idareye yapılan bir şikâyet başvurusu bulunmadığı” şeklinde cevabı ile karşılandığı tespit edildiğinden, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

/

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince başvuruya konu bu talebe ilişkin Dostane Çözüm kararı verilmesi, Başvuranın, Bilirkişilik mevzuatının tekrar gözden geçirilmesi ve reforme edilmesi talebinin; şikayet konusu edilen bilirkişilere yönelik tam olarak hangi mevzuatın, hangi maddesinin, fıkrasının, bendinin ya da ibaresinin reforme edilmesi istendiği açıkça anlaşılamadığından, istemin dilek, temenni niteliğinde olduğu; başvurana yönelik idare tarafından gerçekleştirilmiş somut bir idari işlem/eylem/tutum/davranış söz konusu olmadığı tespit edildiğinden, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20.

maddesinin 1. fıkrası gereğince İncelenmemesine karar verilmesi gerekmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde İstanbul

Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın Başvurana ve İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/