ÖZET: Başvuru, Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla, bilirkişilere yönelik yaptırım talebini içermektedir. Başvuran, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen kira bedelinin tespiti davasında, bilirkişilerin keşfe katılmadığını ve raporun hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştür. Bu bağlamda, bilirkişilerin görevlerini ihlal ettikleri ve bu nedenle denetlenmeleri gerektiği ifade edilmiştir.

Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu, başvuruyu değerlendirerek, daha önce yapılan şikayetlerin reddedildiğini ve bilirkişilerin raporlarının içeriğinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir. Kurul, bilirkişi raporlarının özel ve teknik bilgi yönünden denetlenemeyeceğini vurgulayarak, başvuranın taleplerini reddetmiştir. Ayrıca, bilirkişilerin keşfe katılmaması durumunun mahkeme tarafından eksiklik olarak değerlendirilmediği ve bu nedenle inceleme yapılmasının yargı yetkisine müdahale olacağına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın bilirkişilere yönelik şikayetleri, hukuka uygunluk açısından incelenmiş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu karar, başvuranın iddialarının yeterli delil sunulmadan yapılmış olması ve bilirkişilerin görevleriyle ilgili tutumlarının denetim dışı kalması nedeniyle hukuken yerinde bulunmuştur. Başvuran, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12211-S.24.18528

BAŞVURU NO : 2024/7516

KARAR TARİHİ : 08.11.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU

BAŞVURUNUN KONUSU : Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile hakkında şikayette bulunduğu bilirkişilere yaptırım uygulanması talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 12.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; davalı sıfatıyla yer aldığı Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı kira bedelinin tespiti davasında, Mahkeme tarafından tayin edilen keşif günü bilirkişiler ve

’ın gecikmeli olarak katılımı ile keşfin icra edildiğini, hukukçu bilirkişi ’nun ise mazeret sunmaksızın keşfe katılmadığını, keşif esnasında itirazlarının dikkate alınmadığını, keşfin çok kısa sürede bitirildiğini, bilirkişi heyetince keşfe katılmayan ‘nun da imzasına havi olarak tanzim edilen 15.06.2023 tarihli bilirkişi raporunun usul ve hukuka aykırı olduğunu; subjektif ve hukuki değerlendirmeler ile eksik ve yetersiz ifadeler içerdiğini, dava dilekçesinde yer almayan talep ve iddiaların da incelenmesi suretiyle bilirkişilerin Mahkeme tarafından kendilerine verilen görev ve yetkiyi aşar şekilde rapor düzenlediklerini, haklarında suç duyurusunda bulunduğunu bilirkişilerin Cumhuriyet Başsavcılığı makamında mesleğini hedef alan ve Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 8 ve 9’uncu madde düzenlemelerine aykırı beyanlarda bulunduklarını, netice itibariyle bilirkişilerin görevlerini yerine getirirken Bilirkişilik Kanunu ve sair mevzuatla belirlenen yükümlülüklerini ihlal ettiklerini belirterek adı geçen bilirkişilerin Bilirkişilik

Kanunu’na göre denetlenmesi ile yapılacak inceleme ve araştırma neticesinde kendilerine yaptırım uygulanması talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 14.08.2024 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde

bulunulmuştur. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen 15.08.2024 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın aynı şikayetlerle Başkanlıklarına başvurduğunu, 22.09.2023 tarih ve – sayılı karar ile şikâyetlerin REDDİNE karar verildiği, Şikâyetçinin itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde

03.11.2023 tarih ve – sayılı karar ile; itirazın KABULÜ ile, 22.09.2023 tarih ve –

sayılı şikâyetlerin REDDİNE dair kararın KALDIRILMASINA, soruşturmanın sayılı sırasına

KAYDEDİLMESİNE karar verildiği, yapılan soruşturmada 08.12.2023 tarih ve – sayılı karar ile Bilirkişiler , ve ’ın raporu süresinde sunmamaları nedeniyle

6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 13/1-b, c ve 2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı UYARILMASINA, diğer

şikâyetlerin REDDİNE karar verildiği, Şikâyetçi ile bilirkişiler ve ’ın iş bu karara itiraz ettikleri, İTİRAZLARININ REDDİNE karar verildiği, 2.2. Başvuranın, CİMER aracılığıyla gönderdiği 16.01.2024 tarihli şikayetinin ‘şikâyet edilen bilirkişilerin aynı nitelikteki eylemi ile ilgili olduğu” gerekçesi ile REDDİNE karar verildiği, Şikâyetçinin iş bu karara itiraz ettiği, 28.06.2024 tarih ve – sayılı karar ile İTİRAZLARININ REDDİNE karar verildiği, 2.3. Şikayetçinin bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun içeriğine ilişkin, mahkemesinin takdir ve değerlendirme alanına giren iddia ve şikayetlerinin ise 6754 sayılı Kanunun – maddesi uyarınca bilirkişi raporlarının özel ve teknik bilgi yönünden Kurulca denetlenememesi karşısında şikâyetçinin bu yöndeki talebinin REDDİNE karar verildiği, 2.4. Bilirkişi şikâyetlerinde iş ve işlemlerin, 24.11.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6754 sayılı

Bilirkişilik Kanunu ve 03.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik

Yönetmeliğine göre yapıldığı, 2.5. Şikayetçinin bilirkişilerden ’nun keşfe katılmaksızın, katılmış gibi rapor tanzim ettiği şikayetinin, bilirkişinin keşfe katılması gereken kişilerden olup olmadığı, usulüne uygun çağrı kâğıdına rağmen katılmamasının eksiklik olup olmadığı, buna göre keşfin yapılıp yapılmayacağına karar verecek merciin yargılamayı yapan mahkemesi olduğu, yargılamanın ve buna bağlı olarak yargılamanın bir parçası olan keşfin sevk ve idaresinin hâkime ait olduğu, Mahkemenin, usulüne uygun çağrı kâğıdına rağmen bilirkişinin keşfe katılmaması halinde bir eksiklik görürse ve bu durumda keşif yapılamazsa durumu tutanak ile tespit edip ilgili bilirkişi hakkında ilgili mercilere ihbarda bulunabileceği, şikayet konusu hususun

Mahkemesince eksiklik olarak görülmediği anlaşıldığından bu yöndeki şikâyetin reddine karar verildiği, aksi yönde inceleme ve denetleme yapılmasının, yargılama yetkisine müdahale olacağı, 2.6. Hâkim ve savcılardan teşekkül eden Kurulun, mevzuatın kendisine verdiği yetkileri kullanarak bu kapsamda mevzuatı yorumlayıp olaya uygulayarak dosya kapsamındaki delil durumuna göre karar vermekte olduğu ve somut olayda da yasaların kendisine verdiği görev ve yetki çerçevesinde araştırma, inceleme ve değerlendirme yaparak şikayetin reddine karar verdiği belirtilmiş, yazı ekinde şikâyet konusu işleme ait evraklara yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.1. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesi birinci fıkrasında; “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”, 3.2. “A. Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinde; “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında

Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi 1’inci fıkrasında; “Bu

Kanunun amacı; bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulmasıdır.”, 5.1. “Temel ilkeler” başlıklı 3’üncü maddesi ilgili fıkralarında; “(1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir. (2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir.” 5.2.“Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6’ncı maddesi 2’nci fıkrası (a) bendinde; “Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek.”, (b) bendinde; “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek.”, (g) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek.”, 5.3. “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8’inci maddesi 1’inci fıkrası (a) bendinde; “Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”, (b) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.”, (c) bendinde; “Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak.”, 5.4. “Bilirkişiliğe kabul şartları” başlıklı 10’uncu maddesi 1’inci fıkrası (g) bendinde; “Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.”, (ğ) bendinde; “Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.”, 5.5. “Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt” başlıklı 11’inci maddesi 3 üncü fıkrasında; “Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları

taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.”, 5.6. “Denetim ve inceleme” başlıklı 14’üncü maddesinin ilgili fıkralarında; “(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir. (2) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, bu hususu bölge kuruluna bildirir. (3)

Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez. (4) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz; yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir.”

5.7 “İtiraz ve dava hakkı” başlıklı 15’inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ

veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir.”, 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266’ncı maddesinde; “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

(Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” 6.1. “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281’inci maddesinde; “(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3)

Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” 6.2. “Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi” başlıklı 282’nci maddesinde; “- (1) Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” 6.3. “Keşif kararı” başlıklı 288’inci maddesinde; “(1) Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. (2) Keşif kararı, mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır.” 7. 03.08.2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin “Temel ve Etik İlkeler Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir.

(2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.

(3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.

(4) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemez.

(5) Bilirkişi, görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgi ve belgelerin veya öğrendiği sırların gizliliğini sağlamakla ve korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, bilirkişilik görevi sona erdikten sonra da devam eder.

(6) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez.

(7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır. Ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir.

(8) UYAP ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz.”, 7.1. “Etik ilkelerin kapsamı ve etik ilkelere bağlılık” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Sicile ve listeye kaydolan bilirkişiler ile liste dışından görevlendirilen bilirkişiler, bu Yönetmeliğin 7 ila 14 üncü maddelerindeki ilkelere ve bilirkişilik göreviyle bağdaştığı ölçüde 13/4/2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında

Yönetmelikte düzenlenen etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.”, 7.2. “Bağımsızlık” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevlendirmeyi yapan mercie, davanın taraflarına ve kendi işverenine karşı bağımsız olup, görevini yalnızca uzmanlık alanındaki bilimsel verilere göre yerine getirir.

(2) Bilirkişi, bağımsızlığına zarar verebilecek veya böyle bir izlenim uyandırabilecek her türlü davranış ve ilişkiden uzak durur.”, 7.3. “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirir.

(2) Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemez.

(3) Bilirkişi, yakınlarının veya iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda görevlendirmeyi kabul edemez.”, 7.4. “Saygınlık ve güven” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınır.

(2) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin her türlü kişisel veya özel menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle hareket eder; görevini layıkıyla yerine getirir.

(3) Bilirkişi, görev almak amacıyla her türlü öneri veya girişimden kaçınır.”,

7.5. “Bölge kurulunun görevleri” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bölge kurulunun görevleri şunlardır:

a) Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata ve belirlenen ilkelere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.b) Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.c) Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bölge listesini oluşturmak.ç) Bilirkişilerin sicil ve bölge listesinden çıkarılmasına karar vermek.d) İlgili mevzuat ve Bakanlığın düzenleyici işlemleri ile belirlediği ilkeler çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.e) Özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik faaliyetinde bulunmalarına izin vermek, izinlerini iptal etmek, bilirkişiliğe ilişkin faaliyet ve raporlarını denetlemek.f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.”, 7.6. ”İtiraz ve Dava Hakkı” başlıklı 28’inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. İtiraz üzerine bölge kurulu tarafından verilen karar yeniden değerlendirilerek itirazın kabulüne ya da reddine karar verilir ve karar itiraz edene tebliğ edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.”, 7.7. “Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi” başlıklı 56’ncı maddesinde; “(1) Bilirkişi raporu, görevlendirmeyi yapan merci tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir.

(2) Görevlendirmeyi yapan merci, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular yöneltmek suretiyle ek rapor isteyebilir.

(3) Bilirkişi raporunda eksik veya anlaşılmaz hususların bulunması halinde; görevlendirmeyi yapan merci tarafından belirlenen süre içinde bilirkişiden yazılı açıklama istenir. İhtiyaç duyulduğu takdirde, bilirkişinin oy ve görüşünü sözlü olarak açıklamasına karar verilirse, açıklamaları tutanağa geçirilir ve bilirkişinin de imzası alınır. Kurul hâlinde görevlendirme söz konusu ise, bilirkişilerin bilgilerine başvurulan hususu hemen aralarında müzakere etmelerine imkân tanınır ve müzakere sonucunda açıklanan oy ve görüş, tutanağa geçirilerek bilirkişilere imza ettirilir.” 7.8. “Denetim ve İnceleme” başlıklı 59’uncu maddesinde; “(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir.

(2) Görevlendirmeyi yapan merci, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, varsa dayanak bilgi ve belgeleri de ekleyerek, bu hususu bölge kuruluna bildirir.

(3) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz.”, 7.9. “Denetimin kapsamı” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “ (1) Bölge kurulları, bilirkişi raporlarının kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelerde gösterilen usul ve esaslara uygun hazırlanıp hazırlanmadığı ile Daire

Başkanlığı tarafından belirlenen rehber ilkelerle bağdaşıp bağdaşmadığı hususlarını denetler.

(2) Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.

(3) Bilirkişi raporlarına ilişkin yargı mercileri tarafından yapılacak denetimler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” 7.10. “Denetim ve inceleme sonucu verilecek kararlar” başlıklı 62’nci maddesinde; “(1) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir. Bu yöndeki başvurular görevlendirmeyi yapan merci ile bilirkişinin bağlı bulunduğu meslek kuruluşu veya görev yaptığı kuruluşlara gönderilir.

(2) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarma kararı verilir.

(3) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d)

bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.

(4) Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olmayıp da 50 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca görevlendirilenler ile listeye kaydolmaktan muaf tutulanlar, temel ilkeler ile etik ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunduklarının tespit edilmesi hâlinde, görevlendirmeyi yapan merciin yetki çevresinde bulunan bölge kurulu tarafından resen veya başvuru üzerine denetim ve incelemeye tabi tutularak, bölge kurulu kararı ile bilirkişilik yapmaktan yasaklanabilir. Bu karar, ilan edilmek üzere Daire

Başkanlığına bildirilir.

(5) Denetim raporu bölge kurulu denetim ve performans kaydına işlenir, bir sureti de Daire Başkanlığına sunulur.

(6) Bölge kurulu, yaptığı denetim ve inceleme sonucunda bilirkişi hakkında bu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca verdiği kararları, bilirkişinin görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; davalı sıfatıyla yer aldığı dosyada mahallinde keşif yapılmış ise de, bilirkişilerden ’nun keşfe katılmadığını, bu şekilde düzenlenen raporun yasaya uygun düşmediğini belirterek bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişiler hakkında Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na yaptığı şikâyetler üzerine verilen kararlara ilişkin itirazlarını sunmakta, bilirkişilere yaptırım uygulanmasını talep etmektedir.

10. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, 10.1. Başvuranın davalı sıfatıyla yer aldığı Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyasında, , ve ’nun heyet halinde bilirkişi olarak görevlendirildiği, şikâyetin konusunun hesap bilirkişisi ’nun keşfe katılmadığı, buna rağmen keşfe katılmışçasına raporu imzaladığı, bilirkişiler tarafından raporun süresinde sunulmadığı, ve bilirkişilerin yasal mevzuat, yargı içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak hukuki görüş bildirerek görüşünü mahkemeye dayatmaya çalıştıkları, raporun eksik inceleme ile tanzim edildiği yönünde şikâyetleri ile

11.07.2023 Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına başvurduğu,

10.2. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 22.09.2023 tarihli, Disiplin No: , Toplantı

No: , Karar No: sayılı kararı ile yapılan şikâyetlerin bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun içeriğine ilişkin olması, mahkemesinin takdir ve değerlendirme alanına girmesi, bilirkişilerin

yapılan görevlendirme kapsamında rapor tanzim etmesi ve 6754 sayılı Kanunun – maddesi uyarınca bilirkişi raporlarının özel ve teknik bilgi yönünden Kurulca denetlenememesi karşısında şikâyetlerin

REDDİNE karar verdiği, 10.3. Başvuranın 23.10.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile karara itiraz ettiği, 10.4. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 03.11.2023 tarihli, Disiplin No: , Toplantı

No: . Karar No: / – sayılı karara itiraz) sayılı kararı ile Kurulun 22.09.2023 tarih ve / – sayılı “Şikâyetçi tarafından yapılan şikâyetlerin REDDİNE,” dair kararın KALDIRILMASINA, Soruşturmanın / sayılı sırasına KAYDEDİLMESİNE, Şikayet dilekçesi ve itiraz dilekçesi kapsamında yer alan iddialar ile ilgili soruşturma yapılmasına karar verdiği,

10.5. Bunun üzerine, Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 08.12.2023 tarihli, Disiplin No:

, Toplantı No: , Karar No: sayılı kararı ile Bilirkişiler , ve ’ın raporu süresinde sunmamaları nedeniyle 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 13/1-b, c ve 2 maddeleri uyarınca ayrı ayrı UYARILMASINA, diğer şikâyetlerin REDDİNE karar verdiği, 10.6.Başvuranın, 11.07.2023, bilirkişiler ’nun 10.01.2024 ve ’ın 15.01.2024 tarihli dilekçeleri ile karara itiraz ettiği,

10.7. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 02.02.2024 tarihli, Toplantı No: , Karar No:

( / – sayılı karara itiraz) sayılı kararı ile İTİRAZLARININ REDDİNE karar verdiği, 10.8. Başvuranın 12.01.2024 ve 17.01.2024 tarihli dilekçesi ile Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu

Başkanlığına tekrar başvurarak, bu kez Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın /1 sayılı

Soruşturma dosyasındaki ifadeleri nedeniyle bilirkişiler , ve hakkında şikâyetçi olduğu, 10.9. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının, sırasında kayıtlı olan disiplin soruşturması ile sırasında kayıtlı olan disiplin soruşturmasının BİRLEŞTİRİLMESİNE karar verildiği, numaralı disiplin soruşturması üzerinden yürütülen soruşturmanın 02.02.2024 tarihli, Disiplin No: , Toplantı No: , Karar No: sayılı kararı ile bilirkişilerin ifadelerinin savunma hakkı kapsamında kaldığı, bilirkişilik görevi ile ilişkili olmadığı, 6754 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve

Bilirkişilik Bölge Kurullarının denetimi dışında olduğu gerekçesi ile REDDİNE karar verdiği, 10.10. Başvuranın 12.01.2024 tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği,

10.11. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 15.03.2024 tarihli Disiplin No: , Toplantı No:

, Karar No: ( – sayılı karara itiraz) sayılı kararı ile bilirkişilerin şüpheli sıfatıyla savunma yaptıkları, iş bu savunmalarında; ‘yapılan şikâyet, şikâyete konu rapor, yapılan işlemler ile şikâyetin neden yapıldığına’ dair açıklamalarda bulundukları, iş bu açıklamaların Anayasa ve yasaların kişilere tanıdığı savunma hakkı kapsamında kaldığı, bilirkişilik görevi ile olmadığı, kişinin Anayasal bir hakkını kullanmasının 6754 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve Bilirkişilik Bölge Kurullarının denetimi dışında olduğu gerekçesiyle yapılan şikâyetlerin REDDİNE karar verdiği, 10.12. Başvuranın CİMER aracılığıyla gönderdiği 16.01.2024 tarihli şikâyet dilekçesi ile bilirkişi

’nun keşfe katılmadığı halde katılmış gibi rapor düzenlemesi hususunda adı geçene bir müeyyide uygulanmamasına ilişkin itirazlarını dile getirdiği, 10.13. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 17.05.2024 tarihli, Disiplin No: , Toplantı

No: , Karar No: sayılı kararı ile CİMER aracılığıyla gönderilen dilekçenin; ‘şikâyet edilen

bilirkişilerin aynı nitelikteki eylemi ile ilgili olması karşısında; şikâyetçi ’ın CİMER aracılığıyla gönderdiği 16.01.2024 tarihli şikâyet dilekçesi ile İŞLEM YAPILMASINA YER

OLMADIĞINA karar verildiği, 10.14. Başvuranın tarihli dilekçesi ile karara itiraz ettiği, 10.15. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 28.06.2024 tarihli, Disiplin No: , Toplantı

No: , Karar No: ( / – sayılı karara itiraz) sayılı kararı ile itirazların REDDİNE karar verdiği, anlaşılmıştır.

11. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 8’inci maddesinde bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak, sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak ve ilgili mevzuat çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek bilirkişilik bölge kurularının görevleri arasında sayılmıştır. Kanun’un 14’üncü maddesinde; bilirkişilerin, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlendiği, bölge kurullarının, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemeyeceği, bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamayacağı; yapılan başvuruların incelenmeksizin reddedileceği belirlenmiştir. Bu denetleme sonucunda; Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olan bilirkişiler hakkında sicilden ve listeden çıkarılma, Kanunda belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanmaktadır. 14’üncü maddenin taslak gerekçesinde bilirkişilerin raporlarının incelenmesi ve faaliyetlerinin idari yönden denetlenmesi amacıyla bölge kurullarına yetki verildiği, bilirkişilerin vermiş olduğu raporların içeriğinin yargı mercilerinin denetimine tabi olduğu, bölge kurulları tarafından hiçbir şekilde denetlenemeyeceği vurgulanmıştır.

12. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266’ncı maddesinde mahkemenin, çözümü özel teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği hükmüne yer verilmiş, Bilirkişinin görev süresi, aynı Yasa’nın 274’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine, kendisini görevlendiren mahkeme gerekçesini göstererek, süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Ancak basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır. Bilirkişinin belirlenen süre içinde raporunu vermemesi halinde, görevden alınıp, yerine bir başka kimse bilirkişi olarak görevlendirilebilir.

Bu durumda mahkeme, hukuki ve cezai sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, bilirkişiye ücret ve masraf adı altında hiçbir ödeme yapılmamasına karar verilebilir ve gerekli yaptırımların uygulanmasını bilirkişilik bölge kurulundan talep edebilir.

13. Başvuranın adı geçen bilirkişilerin raporlarını süresinde hazırlamadığından bahisle yaptığı şikayetin reddine dair kararın itirazen incelenmesi üzerine Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı bilirkişilerin raporu süresinde sunmadıklarını tespit ederek Yasa’nın ilgili maddeleri uyarınca bilirkişilerin ayrı ayrı uyarma cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.

14. Başvuran bilirkişilerden ’nun keşfe katılmadığı, buna rağmen bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer aldığı, raporun eksik ve yetersiz olduğu, bilirkişilerin taraflı olduğu, haklarında suç duyurusunda bulunduğu bilirkişilerin Cumhuriyet Başsavcılığı makamında mesleğini hedef alan ve Bilirkişilik

Yönetmeliği’nin 8 ve 9’uncu madde düzenlemelerine aykırı beyanlarda bulunduklarını, bilirkişilere bu nedenlerle de ayrıca yaptırım uygulanması gerektiğini belirtmektedir.

15. HMK 288’inci maddesinde hâkimin, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebileceği, hâkimin gerektiğinde bilirkişi yardımına başvuracağı, keşif kararının mahkemece, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınacağı belirlenmiştir. Yasa’nın 290’ıncı maddesinde de usulen davet edildikten sonra tarafların huzurlarında ve davete icabet etmedikleri halde yokluklarında mahkeme hakimi tarafından yapılacağı kural altına alınmıştır.

16. Somut olayda, bilirkişilerin görevlendirildiği dava kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Dosya içeriğine alınan belgelerden, İnşaat Mühendisi ve Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı bilirkişilerin

Mahkeme heyeti ile birlikte keşfe katılım sağladığı, Nitelikli Hesap Bilirkişisinin ise keşfe katılmadığı, Mahkemece bu hususun bir eksiklik olarak görülmediği anlaşılmaktadır. Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir. Uyuşmazlık konusu şey özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği hallerde, bu nitelikleri taşıyan kişi de hazır bulundurularak keşif yapılır. Hâkim keşfin, sağlıklı ve düzen içerisinde yapılması için gerekli her türlü önlemi almaya yetkilidir. Davetiye tebliğine karşın görevini ifa etmeyen tanık ve bilirkişilerin ihzarları da ayrıca yasada öngörülmüştür. Mahkemesince bilirkişinin keşifte hazır bulunmasının takdir edilmesi halinde bilirkişi hakkında zorla getirme kararı verilmesi mümkün olduğu gibi, keşfe katılmayan bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından hazırlanan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığının değerlendirilmesi ile yeniden keşif yapılması ile başka bir rapor alınması da uygun görülebilir. Adı geçen bilirkişinin keşfe katılım sağlamamış olmasının, Bilirkişilik Kanununda belirtilen temel ilkelere aykırı olduğu kanaatine varması halinde, gerekli yaptırımların uygulanmasını ilgili mercilere ihbar etmek de Mahkemenin takdir ve yetkisindedir. Mahkemesince bu doğrultuda bir değerlendirme yapılmamışken, Bölge Kurulu Başkanlığının yargılama yetkisine müdahale olacağı kanaati ile bu hususta inceleme ve denetleme yapma yetkisi olmadığından ŞİKAYETİN REDDİNE dair kararı bu gerekçelerle hukuken yerinde bulunmuştur.

17. Başvuranın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sayılı Soruşturma dosyasında şüpheli olan bilirkişilerin beyanlarında geçen isnat ve değerlendirmelerin şahsı ve avukatlık mesleğini hedef aldığı ve bilirkişinin görevin ifasında bağımsız, dürüst ve tarafsız davranması gerektiğine dair Bilirkişilik

Yönetmeliği’nin 8 ve 9’uncu madde düzenlemelerine aykırı olduğu şikayeti ile yaptığı başvuru, şikayete konu hususların 6754 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve Bilirkişilik Bölge Kurullarının denetimi dışında olduğu değerlendirilerek, 02.02.2024 tarih ve sayılı Bölge Kurulu Başkanlığı kararı ile reddedilmiştir. Başvuranın bilirkişilere karşı yaptığı anılan şikayette, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandığı, temel ve etik ilkeleri ihlal ettiği, dürüstlük kuralına aykırı ve taraflı olduğu yönünde bir delil sunulmamıştır. Bilirkişilerin Cumhuriyet Başsavcılığı huzurundaki beyanlarının iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin hukuki durumunun tayin ve takdiri ise Bilirkişilik

Bölge Kurulunun görevi kapsamında değildir. Ancak Yargı Makamları tarafından yapılacak inceleme ve araştırma neticesinde bilirkişilerin Bilirkişilik Kanunu kapsamında sorumluluğunu da gerektiren bir suç işlediğinin tespit edilmesi halinde Başvuranın Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na şikayette bulunma hakkının doğacağı kanaatine varılmıştır.

18. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamaların ışığında dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Başvuranın bilirkişilere karşı yaptığı şikayetlerde, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandığı, temel ve etik ilkeleri ihlal ettiği, dürüstlük kuralına aykırı ve taraflı olduğu yönünde bir delil sunulamadığı, bilirkişiler hakkındaki şikayete konu iddiaların kısmen bilirkişi raporunun içeriğine ilişkin olduğu ve bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamayacağı, bilirkişinin keşfe katılım sağlamadığı hususunda mahkemesince Bilirkişilik Bölge

Kurulu’na yapılan bir ihbar söz konusu olmaksızın, Mahkemenin takdir ve yetkisinde olan bu hususta

Kurul’un resen inceleme ve denetleme yapamayacağı, aksi durumun yargı yetkisine müdahale olacağı, bilirkişilerin Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanlarının bilirkişinin görevin ifasında bağımsız, dürüst ve tarafsız davranması gerektiğine dair Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 8 ve 9’uncu madde düzenlemeleri kapsamında yaptırım gerektirdiğine ilişkin şikayetin, şu aşamada beyanların iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığına dair mahkeme kararı ile bir saptama yapılmamışken incelenemeyeceği ancak bu hususun kesin hüküm gücünü kazanan bir mahkeme kararı ile saptanması halinde şikayet edilen bilirkişilerin eylemlerinin Bilirkişilik Mevzuatı kapsamında da yaptırımı öngörülmüş ise, şikayetin Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının görevi kapsamına gireceği, başvuranın bilirkişi raporunun içeriği ile ilgili itirazlarını ise görevlendirmeyi yapan Mahkemeye ya da istinaf/temyiz aşamasında Bölge adliye mahkemesi/Yargıtay’a yöneltilmesi gerektiği değerlendirilerek, Ankara

Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı kararlarında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Ankara

Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın Başvurana ve Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi