|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran vekilinin, bilirkişilerin uzman olmadıkları konularda rapor hazırladıkları ve bu raporlarda gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları iddiasıyla Ankara Bilirkişilik Bölge Kuruluna yaptığı şikâyet ele alınmıştır. Kurul, bilirkişilerin uzmanlık alanlarıyla ilgili olarak yapılan görevlendirmelerin uygun olduğunu ve raporların içeriğinin mahkeme tarafından değerlendirileceğini belirtmiştir. Başvuranın iddialarının, bilirkişilerin uzmanlık alanlarıyla örtüşmediği ve raporların içeriğinin mahkeme takdirine tabi olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilirkişilik Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, bilirkişilerin görevlerinin denetimi ve raporlarının değerlendirilmesi, yargı mercilerine bırakılmıştır. Bu bağlamda, bilirkişilerin uzmanlık alanları ve raporlarının geçerliliği konusundaki itirazlar, mahkeme tarafından ele alınmalıdır. Sonuç olarak, Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunun kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu durum, bilirkişilik sisteminin etkinliği ve adil yargılanma hakkının korunması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7285-S.23.11847
BAŞVURU NO : 2023/3982
KARAR TARİHİ : 12/06/2023
RET KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, taraf olduğu davada görev alan Bilirkişilerin; uzman olmadıkları alanda rapor tanzim ettiklerini, tanzim ettikleri raporda gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını iddia ederek bilirkişiler hakkında gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 22/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda Şubesi vekili özetle; müvekkili şirketin davalı olduğu dosyada bilirkişi olarak belirlenen ve mahkeme tarafından bilirkişi olarak atandıkları davada uzman olmadıkları konularda görev kabul ettiklerini ve yine uzman olmadıkları konularda bilirkişi raporu hazırladıklarını, ayrıca raporlarında gerçek dışı beyanlarda bulunmaları nedeniyle Ankara Bilirkişilik Bölge Kuruluna şikâyette bulunduklarını ancak Ankara
Bilirkişilik Bölge Kurulunun, bilirkişilerin uzman olmadıkları konularda görev kabul ettiklerini ve yine uzman olmadıkları konularda bilirkişi raporu hazırladıklarını kabul etmesine rağmen 6754 sayılı Kanundaki cezaları uygulamaktan kaçındıklarını belirterek şikâyet edilen bilirkişiler hakkında 6754 sayılı Kanunu ihlâlden ceza uygulanması için tavsiye kararı verilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 06.04.2023 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen 10.04.2023 tarih ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Bilirkişi şikâyetlerinde iş ve işlemlerin, 24.11.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6754
sayılı Bilirkişilik Kanunu ve 03.08.2017 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren
Bilirkişilik Yönetmeliğine göre yapıldığını belirterek ve ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra,
2.2 6754 sayılı Kanun’un “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8. maddesi hükmü ile Kanun’un
“Denetim ve inceleme” başlıklı 14 üncü maddesi hükmü, Bilirkişilik Yönetmeliğinin 59 vd. maddeleri gereğince; Kurulun, şikâyet üzerine veya resen bilirkişiler hakkında inceleme ve soruşturma yaptığı,
2.3 Bilirkişilerin uzmanlık alanlarına ilişkin olarak; Dosyada bilirkişilik görevi yapan
in; 62.10 “Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve 62.11 “Ticaret Mevzuatından
Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarından, in ise; 43.01 “Genel
Muhasebe”, 43.02 “Yönetim Muhasebesi”, 43.05 “Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi” ve 46.01 “Yurt
İçinden Alınan Vergi, Resim, Harç ve Mali Yükümlülükler” alt uzmanlık alanlarından Ankara Bilirkişilik
Listesinde kayıtlı olduğu,
2.4 Mahkemece bilirkişilere tevdi edilen inceleme konularına ilişkin olarak; Ankara 10. Ticaret
Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyası üzerinde görülen ve Mali
Müşavirlik Limited Şirketi tarafından İstanbul Şubesi aleyhine açılan davanın konusunun Mahkemenin 20.01.2022 tarihli celsesinde; “Danışmanlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, çekişme konularının taraflar arasında söz konusu danışmanlık hususunda geçerli bir sözleşme olup olmadığı, tahkim şartını içerip içermediği, sözleşme varsa yazılı edimlerin yerine getirilip getirilmediği, getirilmiş işe sözleşilen ücretin hak edilip edilmediği, davacı talebi yerinde ise 1567 sayılı Türk Parasını Kıymetinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesine göre çıkartılan Türk Parası
Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı karara göre davacının varsa talep edebileceği danışmanlık ücreti ve talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı üzerinde toplandığı” ve 11.05.2022 tarihli celsede; “Tahkim şartı husumet talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, 805 sayılı Kanun ve Avukatlık Kanununa göre sözleşmenin geçerli olup olmadığı, danışmanlık şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve varsa talep edilebilecek alacak miktarı çekişme konusu olduğu fakat bu hususların bir kısmının raporda tartışılmadığı gibi muhasebe kaydından alacak belirlendiğinden rapor hüküm kurmak için yeterli olmadığından davalıların yapmış olduğu diğer itirazlar mahkememizde değerlendirilmek kaydıyla dosyanın Ankara’da oluşturulacak yeminli mali müşavir ve sözleşme uzmanından oluşturulacak bilirkişilerden rapor alınmasına” şeklinde nitelendirildiği,
2.5 Bilirkişilerin uzmanlık alanları ile mahkemece görevlendirildikleri inceleme alanlarının örtüşüp
örtüşmediği, örtüşmüyor ise gerekçelerinin, bu kapsamda incelemenin ne suretle yapıldığı ve sonuçlandırıldığına ilişkin olarak; Bilirkişilik görevi icra eden in, 62.10 “Borçlar
Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanında, Sayıştay’dan
20.04.2010 tarihinde Başdenetçi kadrosundan emekli olduğu, Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odasına
sicil no ve ruhsat no ile kayıtlı olduğu, ancak fiilen yeminli mali müşavirlik yapmadığı,
43.01 “Genel Muhasebe”, 43.02 “Yönetim Muhasebesi”, 43.05 “Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi”,
46.01 “Yurt İçinden Alınan Vergi, Resim, Harç ve Mali Yükümlülükler” alt uzmanlık alanlarında kayıtlı
bilirkişilerden olduğu, buna göre hesaplama konusunda uzman olduğu, bu nedenle bilirkişilerin uzmanlık alanları ile mahkemece görevlendirildikleri inceleme alanlarının örtüştüğü,
2.6 Bilirkişilerin uzmanlık alanı dışındaki görevlendirmeleri kabul ettikleri iddiasına ilişkin olarak;
dava konusu ve yapılan görevlendirmenin bilirkişilerin uzmanlık alanları ile örtüştüğünden, bilirkişilerin uzmanlık alanı dışındaki görevlendirmeleri kabul ettikleri yönündeki iddianın yerinde olmadığı,
2.7 Bilirkişilerce raporlarında gerçek dışı beyanlarda bulundukları iddiasına ilişkin olarak;
Bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş 15.09.2022 tarihli 14 sayfadan ibaret bilirkişi raporunun ilk 3 sayfasında yapılan görevlendirme ile dava ve cevap dilekçelerine yer verildiği, 3. sayfadan itibaren taraflar arasındaki sözleşmeye yer verilerek değerlendirme yapıldığı, 13. ve 14. sayfalarda ise buna uygun sonuç ve kanaat belirtildiği, şikâyetçinin; “Bilirkişilerin raporda gerçek dışı açıklamalara yer verdikleri” yönündeki şikâyeti ile ilgili değerlendirme yapılmasının, raporun içeriğine ilişkin değerlendirmeler yapılmasını gerektirdiği ve Mahkemenin takdir alanına girdiği, Mahkemenin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebileceği, Bilirkişilik bölge kurullarının başvuranın dilekçesinde belirttiği şekilde bilirkişi raporunun içeriğini inceleme ve denetleme görevi bulunmadığı, bilirkişi raporlarının hukuki bir denetime tabi tutulması hukuk devleti ilkesinin bir gereği ise de bu yönde denetime tabi tutacak ve hükme esas alınıp alınmayacağına karar verecek olan merciin, görevlendirmeyi yapan mercii olduğu, idari bir makam olan bilirkişilik bölge kurullarının bu yönde yapacağı bir denetim mahkemelerin yargı yetkisine müdahale anlamına geleceğinden hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı,
2.8 Bilirkişilik Kanunu’nun 3 üncü maddesinde yer alan; “ (2) Bilirkişi, raporunda çözümü
uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükümleri karşısında, bilirkişilerin sözleşmenin varlığı, geçerliliği, tahkim şartının geçerliliği, alacağa ilişkin zamanaşımı konularında rapor düzenlemeleri iddiasına ilişkin olarak; Bilirkişinin; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak bildiren kişi olduğu, Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 55/g maddesi gereğince bilirkişilerin raporlarında bilimsel ve teknik dayanaklarına yer vermek zorunda olduğu, bilirkişinin, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağı, dava konusu olmuş her uyuşmazlığın kendisine ait özelliklerinin olduğu, her bir uyuşmazlığın çözümünde bazı verilerin tespitinin zorunlu kıldığı, bu verilerin dosyadaki delillerden çıkarıldığı, hangi verilerin kullanılacağı mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenemeyeceğinden, bilirkişinin; mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan görevlendirmenin dışına çıkmadan, iddia ve savunmayı göz önünde bulundurarak, tüm dosya kapsamındaki verilerden istifade ederek ve hangi veriyi neden kullandığını açıklayarak, farklı sonuç elde edilmesine sebebiyet verecek veri mevcut ise her bir veriyi ayrı ayrı kullanarak gerekirse terditli sonuçlar belirtmek suretiyle raporunu hazırlaması gerektiği belirtildikten sonra somut olayda; Bilirkişiler tarafından yapılan görevlendirme kapsamında hesaplama yapılabilmesi için, hesaplamada kullanılacak veriler için uzmanlık alanları içerisinde kalacak şekilde bazı tespitler ve değerlendirmeler yapıldığı, bu veriler kullanılarak hesaplama yapıldığı ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilerek sonuç ve kanaat belirtildiği, bilirkişiler tarafından yapılan tespitler, dava konusu alacağın olup olmadığı varsa miktarının hesaplanması için mutlak surette yapılması gerekli tespitler olup bu tespitler yapılmaksızın dava konusunun açıklığa kavuşturulmasının mümkün olmadığı, yapılan görevlendirmede, görevlendirmeye tarafların itirazının olmaması, bilirkişilerin yapılan görevlendirme kapsamında bazı tespit ve değerlendirmeler yaparak buna göre hesaplama yaptığı, bilirkişilerin usul ve yasaya aykırı davranışının olmadığı,
2.9 Bilirkişilerin uzman olmadıkları konularda görev kabul ettiklerini ve yine uzman olmadıkları
konularda bilirkişi raporu hazırladıklarının Kurulca kabul etmesine rağmen 6754 sayılı Kanundaki cezaları uygulamaktan kaçındıkları iddiasına ilişkin olarak; yukarıda açıklandığı üzere bilirkişilerin
/
uyuşmazlık konusu ve yapılan görevlendirmeye göre uzman olduklarının Ankara Bilirkişilik Bölge
Kurulunca kabul edildiği, bu nedenle bu yöndeki şikâyetin reddine karar verildiği ve bu hususun ilgili kararda gerekçeli olarak belirtildiği,
2.10 Hâkim ve savcılardan teşekkül eden Kurulun, yasanın kendisine verdiği yetkileri kullanarak bu
kapsamda mevzuatı yorumlayıp olaya uygulayarak dosya kapsamındaki delil durumuna göre karar verdiği, somut olayda da Kurulun yasaların kendisine verdiği görev ve yetki çerçevesinde araştırma, inceleme ve değerlendirme yaparak şikâyetin reddine karar verdiği, İfadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2 “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesi birinci fıkrasında;
“Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun; 5.1“Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesi birinci fıkrasında; “Bu Kanunun amacı; bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulmasıdır.”,
5.2 “Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6 ncı maddesi ikinci fıkrası (a) bendinde;
“Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek.”, (b) bendinde; “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek.”, (g) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek.”,
5.3 “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8 inci maddesi birinci fıkrası (a) bendinde;
“Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”, (b) bendinde; “Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.”, (c) bendinde; “Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak.”,
5.4 “Bilirkişiliğe kabul şartları” başlıklı 10 uncu maddesi birinci fıkrası (g) bendinde; “Meslek
mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.”, (ğ) bendinde; “Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.”,
5.5 “Bilirkişiliğe başvuru, seçilme usulü ve sicile kayıt” başlıklı 11 inci maddesi üçüncü fıkrasında;
“Bölge kurulu karar verirken sicile kayıt bakımından öncelikle başvuranın 10 uncu maddedeki şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirir ve şartları taşıyanlar arasından başvuranın mesleki tecrübesini, katıldığı meslek içi eğitimleri veya uzmanlığı gösteren belgeleri dikkate alarak en liyakatli olanları seçer.”,
5.6 “Denetim ve inceleme” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bilirkişiler, görevleriyle
ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir.”, ikinci fıkrasında; “Hâkim veya
Cumhuriyet savcısı, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, bu hususu bölge kuruluna bildirir.”, üçüncü fıkrasında; “Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.”, dördüncü fıkrasında; “Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz; yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir.”,
5.7 “İtiraz ve dava hakkı” başlıklı 15 inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ
veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir.”, 6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
6.1 “Bilirkişilik görevini kabulle yükümlü olanlar” başlıklı 270 inci maddesinde; “ (1) Aşağıda sayılmış
olan kişi ya da kuruluşlar, bilirkişilik görevini kabulle yükümlüdürler:
a) Resmî bilirkişiler ile 268 inci maddede belirtilmiş bulunan listelerde yer almış olanlar.
b) Bilgisine başvurulacak konuyu bilmeksizin, meslek veya zanaatlarını icra etmesine olanak bulunmayanlar.
c) Bilgisine başvurulacak konu hakkında, meslek veya sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanlar.
(2) Bu kişiler, ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine veya mahkemece kabul edilebilir diğer bir sebebe dayanarak, bilirkişilikten çekinebilirler.”,
6.2 “Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi” başlıklı 273 üncü maddesinde; “ (1) Mahkeme, tarafların
da görüşünü almak suretiyle bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında, aşağıda belirtilen hususlara
yer vermek zorundadır:
a) İnceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi.
b) Bilirkişinin cevaplaması gereken sorular.
c) Raporun verilme süresi.
(2) Bilirkişiye, görevlendirme yazısının ekinde, inceleyeceği şeyler, dizi pusulasına bağlı olarak ve gerekiyorsa mühürlü bir biçimde teslim edilir; ayrıca bu husus tutanakta gösterilir.”, 7. 03.08.2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin;
7.1 “Temel ve Etik İlkeler Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dürüstlük
kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir.
(2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.
(3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
(4) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemez.
(5) Bilirkişi, görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgi ve belgelerin veya öğrendiği sırların gizliliğini sağlamakla ve korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, bilirkişilik görevi sona erdikten sonra da devam eder.
(6) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez.
(7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır. Ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir.
(8) UYAP ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz.”,
7.2 “Etik ilkelerin kapsamı ve etik ilkelere bağlılık” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Sicile ve listeye kaydolan
bilirkişiler ile liste dışından görevlendirilen bilirkişiler, bu Yönetmeliğin 7 ila 14 üncü maddelerindeki ilkelere ve bilirkişilik göreviyle bağdaştığı ölçüde 13/4/2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte düzenlenen etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.”,
7.3 “Yetkinlik ve mesleki özen” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Bilirkişi, adalete hizmet etme bilinciyle,
görevini etkin, zamanında ve verimli biçimde yerine getirmeyi, sunduğu hizmet kalitesini yükseltmeyi hedefler.
(2) Bilirkişi, oy ve görüşünü oluştururken uzmanlık alanına ait teknik terim ve ifadeleri, mümkün olduğu ölçüde, görevlendirmeyi yapan merci ve tarafların anlayabileceği bir dil ile açıklar.”,
7.4 “Bağımsızlık” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevlendirmeyi yapan mercie, davanın
taraflarına ve kendi işverenine karşı bağımsız olup, görevini yalnızca uzmanlık alanındaki bilimsel verilere göre yerine getirir.
(2) Bilirkişi, bağımsızlığına zarar verebilecek veya böyle bir izlenim uyandırabilecek her türlü davranış ve ilişkiden uzak durur.”,
7.5 “Dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevini dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım yapmaksızın dürüstlük ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yerine getirir.
(2) Bilirkişi, görev süresince doğrudan veya dolaylı olarak uyuşmazlığın taraflarından gelen uzman görüşü, danışmanlık, hakemlik ya da buna benzer bir görevi kabul edemez.
(3) Bilirkişi, yakınlarının veya iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda görevlendirmeyi kabul edemez.”,
7.6 “Saygınlık ve güven” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Bilirkişi, görevinin saygınlığını ve kişilerin
adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınır.
(2) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin her türlü kişisel veya özel menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle hareket eder; görevini layıkıyla yerine getirir.
(3) Bilirkişi, görev almak amacıyla her türlü öneri veya girişimden kaçınır.”,
7.7 “Görevi kabul yükümlülüğü” başlıklı 11 inci maddesinde; “Sicile ve listeye kayıtlı olan bilirkişi
kendisine verilen görevi kabulle yükümlüdür. Bilirkişi, görevlendirildiği konuda uzmanlık bilgisi ve tecrübesinin yeterli olmadığını, konunun kendi uzmanlık alanına girmediğini, varsa görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini, görevlendirmeyi yapan mercie bildirmekle yükümlüdür.”,
7.8 “Daire Başkanlığı” başlıklı 18 inci maddesinde; “Bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli
bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Genel
Müdürlük bünyesinde Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulmuştur. Daire Başkanlığı, bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi ve diğer personelden oluşur.”,
7.9 “Daire Başkanlığının görevleri” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Daire Başkanlığının görevleri
şunlardır:
a) Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanları ile temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve bilirkişilerin aylık bakacağı iş sayısını; ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile bu alandaki çalışmaları dikkate alarak tespit etmek.
b) Bilirkişilerin, görevlerini yürütürken uymaları gereken etik ilkeleri belirlemek.
c) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeleri ve hazırlayacağı raporların standardını belirlemek.
ç) Bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esaslar ile eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ve diğer kurumların niteliklerini belirlemek, gerektiğinde güncellemek, bunlara izin vermek, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak.
d) Alanlarındaki uzmanlıkları ve bilimsel yeterliliklerini dikkate alarak bilirkişilik temel eğitiminden veya listeye kaydolmaktan muaf tutulacaklara ilişkin usul ve esasları belirlemek, gerektiğinde güncellemek, bu kişilerin listesini oluşturmak ve yayımlamak.
e) Bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek.
f) Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek.
g) Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesini belirlemek ve her yıl güncellemek.
ğ) Bilirkişi olarak hizmet verecek özel hukuk tüzel kişilerinin ve bu tüzel kişilik bünyesinde bilirkişi olarak çalışacak kişilerin taşıması gereken nitelikleri belirlemek.
h) Bilirkişi olarak hizmet verecek özel hukuk tüzel kişilerinin temel ve alt uzmanlık alanları ile yetki çevrelerini; ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri, bu alandaki çalışmaları dikkate alarak belirlemek.
ı) Bilirkişiliğe kabul şartları bakımından Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde aranan asgari çalışma süresini, temel ve alt uzmanlık alanlarına göre artırmak.
i) Bölge kurulları tarafından gönderilen yıllık faaliyet raporlarını değerlendirerek takip eden takvim yılı içinde faaliyet raporu ile faaliyet planını hazırlamak ve yayımlamak.
j) Görev alanına giren konularda bilim komisyonları veya çalışma grupları oluşturmak.
k) Danışma Kurulunun sekretarya hizmetini yürütmek.
l) Bilirkişilikle ilgili uygulamaları izlemek, sorunları tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek.
m) Bilirkişilik alanında her türlü istatistikî veriyi Bakanlık Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ve Bilgi
İşlem Dairesi Başkanlığı ile işbirliği içinde toplamak ve bu alana ilişkin planlamaları yapmak.
n) Bilirkişilik sicilini ve listesini tutmak.
o) Bilirkişilikle ilgili yayınlar ile bilimsel çalışmaları teşvik etmek ve desteklemek.
ö) Bilirkişiliğe ilişkin ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve panel gibi bilimsel organizasyonlar düzenlemek veya desteklemek.
p) Görev alanıyla ilgili kamu veya özel kurum ya da kuruluşlar ile işbirliği yapmak.
r) Bilirkişilik listelerinden çıkarılanlar ile bilirkişilik yapmaktan yasaklananların listesini tutmak ve elektronik ortamda yayımlamak.
s) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
(2) Daire Başkanlığı, birinci fıkranın (a), (b), (c), (e), (f), (ğ) ve (h) bentlerinde sayılan görevlere ilişkin olarak gerektiğinde güncellemeleri yapar, elektronik ortamda yayımlar ve bölge kurullarına gönderir.”,
7.10 “Bölge kurulunun görevleri” başlıklı 21 inci maddesinde; “Bölge kurulunun görevleri şunlardır:
a) Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili mevzuata ve belirlenen ilkelere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.
b) Bilirkişiliğe kabule ve bilirkişilerin sicile ve listeye kaydedilmesine karar vermek.
c) Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bölge listesini oluşturmak.
ç) Bilirkişilerin sicil ve bölge listesinden çıkarılmasına karar vermek.
d) İlgili mevzuat ve Bakanlığın düzenleyici işlemleri ile belirlediği ilkeler çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.
e) Özel hukuk tüzel kişilerinin bilirkişilik faaliyetinde bulunmalarına izin vermek, izinlerini iptal etmek, bilirkişiliğe ilişkin faaliyet ve raporlarını denetlemek.
f) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.”,
7.11 ”İtiraz ve Dava Hakkı” başlıklı 28 inci maddesinde; “Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ
veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. İtiraz üzerine bölge kurulu tarafından verilen karar yeniden değerlendirilerek itirazın kabulüne ya da reddine karar verilir ve karar itiraz edene tebliğ edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.”,
7.12 “Denetim ve İnceleme” başlıklı 59 uncu maddesinde; “(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve
davranışlarının veya hazırladıkları raporların mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir.
(2) Görevlendirmeyi yapan merci, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, varsa dayanak bilgi ve belgeleri de ekleyerek, bu hususu bölge kuruluna bildirir.
(3) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz.”,
7.13 “Denetim ve inceleme sonucu verilecek kararlar” başlıklı 62 nci maddesinde; “(1) Bilirkişi
raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir. Bu yöndeki başvurular görevlendirmeyi yapan merci ile bilirkişinin bağlı bulunduğu meslek kuruluşu veya görev yaptığı kuruluşlara gönderilir.
(2) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarma kararı verilir.
(3) Bilirkişiler hakkında yapılan denetim sonucunda 48 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d)
bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
(4) Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olmayıp da 50 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca görevlendirilenler ile listeye kaydolmaktan muaf tutulanlar, temel ilkeler ile etik ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunduklarının tespit edilmesi hâlinde, görevlendirmeyi yapan merciin yetki çevresinde bulunan bölge kurulu tarafından resen veya başvuru üzerine denetim ve incelemeye tabi tutularak, bölge kurulu kararı ile bilirkişilik yapmaktan yasaklanabilir. Bu karar, ilan edilmek üzere Daire
Başkanlığına bildirilir.
(5) Denetim raporu bölge kurulu denetim ve performans kaydına işlenir, bir sureti de Daire Başkanlığına sunulur. (6) Bölge kurulu, yaptığı denetim ve inceleme sonucunda bilirkişi hakkında bu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca verdiği kararları, bilirkişinin görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirir.”.
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran vekili 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; bilirkişi şikâyeti hakkında Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunun bilirkişilerin uzman olmadıkları konularda görev kabul ettiklerini ve yine uzman olmadıkları konularda bilirkişi raporu hazırladıkları iddiası ile bilirkişiler hakkında 6754 sayılı Kanunu ihlalden ceza uygulanmasını talep etmektedir.
10. 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu ve bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Bilirkişilik Daire Başkanlığı oluşturulmadan önce bilirkişiler, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca oluşturulan listelerde yer alan bilirkişiler arasından seçilmekte, bu listelerde istenilen uzmanlık alanında bilirkişinin bulunmaması halinde gerekçesi belirtilmek suretiyle liste dışından da bilirkişi görevlendirilebilmekteydi, adalet komisyonları tarafından liste oluşturulması dışında kurumsal bir yapının bulunmaması, tüm yargı kollarını kapsayacak bir bilirkişilik sistemi kurulmaması, bilirkişilerin mesleki yeterlilik ve yetkinlik düzeylerinin belirlenmemesi, temel bilirkişilik eğitimi verilmemesi, liyakati bulunan bilirkişilerin sisteme yeterince dâhil edilememesi ve sertifikasyonunun sağlanamaması, denetim mekanizması kurulmaması, bilirkişilik alanına ilişkin düzenleyici işlemler yapılmaması, bilirkişilerin ihtiyaç duyulan yetkinlikte ve yeterlilikte olmamaları, bilirkişiliği meslek olarak görmeleri gibi uygulama ve doktrinden bilirkişilik kurumuna, bilirkişilere ve bu konudaki yargı uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerine, sorunların çözümü ve etkin işleyen bir
sistemin kurulabilmesi için bilirkişilik hizmetlerinde temel ve alt uzmanlık alanlarını belirleyerek bu uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve uyacakları rehber ilkeleri tespit edecek, bilirkişilerin uymaları gereken etik kuralları belirleyecek, temel usul hükümleri ile rapor yazım teknikleri gibi bilirkişi yeterliliğine ilişkin hususlarda verilecek eğitimlerin usul ve esaslarını düzenleyecek, bilirkişi listelerinin oluşturulmasından denetimlerine kadar bütün bir süreç üzerinde düzenleyici bir rol üstlenecek ve müstakilen bu alanda faaliyet gösterecek bir kurumsal yapının oluşturulmasının zaruret haline gelmesi üzerine adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesinde bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulması amacıyla 2016 yılında Bilirkişilik Kanunu kabul edilmiş ve akabinde bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde
Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulmuştur. (Bkz: 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu Genel Gerekçe)
11. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 10 uncu maddesinde bilirkişiliğe kabul şartları düzenleme altına alınmıştır. Genel hükümlerin yanında söz konusu maddede ayrıca bilirkişilik faaliyetinde bulunacak kişinin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşıması gerektiği vurgulanmıştır.
Bilirkişilik Kanununun 6 ncı maddesi ile Bilirkişilik Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinde Bilirkişilik Daire
Başkanlığının görevleri belirtilmiştir. Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevlerinden bir tanesi de bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek ve temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemektir.
12. Bilirkişilik Kanunu ve Bilirkişilik Yönetmeliği’nde Bölge Kurulunun görevleri belirtilmiştir. Bölge kurulunun görevlerinden bir tanesi de ilgili mevzuat ve Bakanlığın düzenleyici işlemleri ile belirlediği ilkeler çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmektir. Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir. Bu denetleme sonucunda; Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olan bilirkişiler hakkında sicilden ve listeden çıkarılma, Kanunda belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir.
13. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, yürürlükte bulunan kanunlarımızda mevcut olup da bu güne kadar çok sıkı bir şekilde uygulanmayarak “bilirkişi adaleti” gibi bir terminolojinin doğmasına neden olan “genel bilgiyle veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı” ve “bilirkişi raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz” ilkelerinin hiçbir istisnaya yer vermeden uygulanmasını esas alarak bilirkişilerin, hâkimin yerine geçmesini ve yargı yetkisinin bilirkişilere devri ihtimalini ve tehlikesini ortadan kaldırmaktadır.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, getirdiği düzenlemelerle yalnızca nitelikli bilirkişilerin sisteme dâhil
edilmesi ile kalmamış bu bilirkişilerin görevlerini yaparken belirli standartlara uygun olarak belirli bir performans anlayışı ile yapılması ve denetlenmesi anlayışını getirmiştir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, sadece bilirkişilerin değil aynı zamanda bölge kurullarının da idari denetimi sistemini getirerek bilirkişilik kurumsal yapısının etkin ve verimli bir şekilde oluşturulmasına katkı sağlamıştır. (KÖK A.N, “6754 Sayılı
Bilirkişilik Kanunu Neler Getirdi? , Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, Cilt 0, Sayı 10, 2017, 445-454) . 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun kabul edilmesi ile bilirkişilik müessesesinde sağlanmaya çalışılan etkinliğin mahiyeti ve getirilen idari denetim mekanizmasının bölge kurulları vasıtasıyla sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
14. Adalet hizmetleri tam kamusal hizmet niteliğindedir. Bu nedenle hizmetin sunumunda; fiyatlandırma, bölünebilirlik ve dışlama etkisi yoktur. Yarı kamusal hizmetlerin aksine hizmet sunumundan belirli bir kesim değil tüm toplum fayda ya da zarar görmektedir. Bu sebeple adalet hizmetinin bir parçası olan
bilirkişilik hizmetinin sunumundaki herhangi kusurun, hukuki güven ilkesini zedeleyeceği ve adil yargılanma hakkına erişim noktasında menfi bir etki yaratacağı değerlendirilmektedir.
15. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
15.1 Başvuran vekili, haklarında şikâyette bulunduğu bilirkişiler ve in;
uzman olmadıkları konuda bilirkişi raporu hazırladıkları, raporlarında gereceğe aykırı beyanlarda bulundukları gerekçesi ile Ankara Bilirkişilik Bölge Kuruluna 14.10.2022 tarihinde şikâyet başvurusunda bulunduğunu,
15.2 Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunun 25.11.2022 tarih ve / – sayılı kararı ile “
İstanbul Şubesi vekilinin şikâyetini reddettiği,
15.3 Bu karar üzerine İstanbul Şubesi vekilinin 19.12.2022 tarihinde itirazda
bulunduğu ve itirazının da 20.01.2023 tarih ve / sayılı karar ile Ankara Bilirkişilik Bölge
Kurulunca reddedildiği görülmüştür.
16. Anayasa Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve E;2017/20, K;2018/75 sayılı kararında; “ 41. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular dışında özel veya teknik bilgiyi içeren uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye başvurulması adil yargılanma hakkının gereği olarak değerlendirilmelidir. Çünkü hâkim, bir delil değerlendirme vasıtası olan bilirkişi incelemesinden de yararlanarak önüne gelen sorunu çözerek adaletin gerçekleşmesini temin etmektedir…” ifadelerine yer vererek bilirkişilerin mahkemeye sundukları raporun, hâkimin hukuki uyuşmazlığı çözmesine yardımcı mahiyette olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen hususları serbestçe değerlendirerek karar verme yetkisinin de hâkimin inisiyatifinde olduğunu vurgulamaktadır.
17. Konuyla ilgili olarak Danıştay 10.Dairesinin 11.09.2015 tarihli ve E:2010/10955, K:2015/3710 sayılı kararında; “Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda; özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda, İdare
Mahkemelerince bilirkişilik kurumuna başvurulması veya mevcut bilirkişi raporunun değerlendirilmesi zorunlu ise de; bilirkişilerce düzenlenen rapora her durumda uyulması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Daha açık bir anlatımla, Mahkemece, raporun yetersiz ya da çelişkili görülmesi üzerine, aynı bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya başka bilirkişilere yeni bir inceleme yaptırılabileceği gibi; teknik bilgiye sahip bilirkişilerce ortaya konulan tespit ve veriler doğrultusunda (bu tespitler esas alınmak ve bu tespitlerle uyumlu olmak kaydıyla) raporda varılan sonuçtan farklı bir sonuca varılması halinde, söz konusu farklılığın gerekçelendirilmesi suretiyle rapor dışında bir karara varılabileceğinin de kabulü gerekmektedir. Esasen bu husus, yargı yetkisinin, hukuka ve vicdani kanaate uygun olarak kullanılmasının doğal sonucudur.” ifadelerine yer verilerek bilirkişi raporlarının mahiyeti ve hukuki sürece etkisinin sınırlarının tespitinde esas alınan kıstaslar belirtilmiştir.
18. Hukuki uyuşmazlıkların iddia-tespit-müeyyide sürecinde çözümlenmesinde rol alan bilirkişilerin, uyuşmazlığa ilişkin konuda uzmanlığının olması, görevini tarafsızlık ve dürüstlük içerisinde yapması, yazdığı raporları objektif gerçeklere uygun olarak tanzim etmesi ve güvenilirlik hasletine sahip olması gereklidir.
19. Bilirkişiler, bir hukuki uyuşmazlığın çözümünde yardımcı mahiyette görev alan ve bu görevlendirmesi de ilgili yargı merciince yapılan, farklı kanunlarda ve bilimsel çalışmalarda kamu görevlisi olarak addedilen kişilerdir. Çözümü özel bir uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren ihtilaflarda görev aldıkları için, ilgili hukuki uyuşmazlık konusundaki uzmanlığının takdiri hâkim ve savcılardan müteşekkil olan bilirkişilik bölge kurulları tarafından yapılır.
20. Yukarıda belirtildiği üzere, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun kabul edilmesiyle birlikte etkin ve kurumsal olarak işleyen bir bilirkişilik müessesesi oluşturulması amaçlanmış ve bu kapsamda bilirkişilerin denetimine 6754 sayılı Kanununda detaylı bir biçimde yer verilmiştir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun
8 inci maddesinde bilirkişilik bölge kurularının görevleri: (a) bendinde; “Bilirkişilik hizmetlerinin ilgili
mevzuata uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.”, (c) bendinde; “Sicile kayıtlı bilirkişilerin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilik listelerini oluşturmak.”, (d) bendinde; “İlgili mevzuat çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.” şeklinde belirtilmiş ve mezkûr Kanun’un 14 üncü maddesinde; “bölge kurulları, bilirkişileri, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından denetlemekte olup, bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.” şeklinde belirtilmiş ve bu husus 14 üncü maddenin taslak gerekçesinde “Maddeyle, bilirkişilerin raporlarının incelenmesi ve faaliyetlerinin idari yönden denetlenmesi amacıyla bölge kurullarına yetki verilmektedir.
Raporların denetime tabi tutulması, bilirkişilerin performansları ve görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının güven sarsıcı nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilirkişilerin vermiş olduğu raporların içeriği yargı mercilerinin denetimine tabi olup bölge kurulları tarafından hiçbir şekilde denetlenemeyecektir.” denilmiştir.
21. Başvuran vekilinin, bilirkişilerin uzman olmadıkları konuda bilirkişi raporu hazırladıkları ve raporlarında gerçeğe aykırı beyanda bulundukları iddiasına ilişkin;
21.1 Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunun Kurumumuza gönderdiği cevabi yazıda da belirtildiği üzere
bilirkişi in 62.10 “Borçlar Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” ve 62.11
“Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar” alt uzmanlık alanlarında, in ise;
43.01 “Genel Muhasebe”, 43.02 “Yönetim Muhasebesi”, 43.05 “Ticari İşletme ve Şirketler Muhasebesi”
ve 46.01 “Yurt İçinden Alınan Vergi, Resim, Harç ve Mali Yükümlülükler” alt uzmanlık alanlarında
Ankara Bölge Bilirkişi listesinde yer almakta olup bu alanlarda bilirkişilik yapmaktadır. Bilirkişilik görevi icra eden avukat olarak görev yapmakta iken Sayıştay’dan 20.04.2010 tarihinde Başdenetçi kadrosundan emekli olup Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odasına sicil no ve ruhsat no ile kayıtlı Yeminli Mali Müşavirdir. Mahkemece bilirkişiler görevlendirildiklerinde taraflarca bilirkişilerin uzmanlık alanlarına ilişkin veya bilirkişiye başvurulan konulara ilişkin bir itiraz yapılmadığı görülmüştür.
21.2 Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da belirtildiği üzere; bilirkişiler tarafından 15.09.2022
tarihinde tanzim edilen 14 sayfalık raporun; ilk 3 sayfasında yapılan görevlendirme ile dava ve cevap dilekçelerine yer verildiği, 3.sayfadan itibaren taraflar arasındaki sözleşmeye yer verilerek değerlendirme yapıldığı, 13. ve 14. Sayfalarda ise buna uygun sonuç ve kanaat belirtildiği, uzmanlık alanları içerisinde kalacak şekilde bazı tespitler ve değerlendirmeler yaptıkları, bu veriler kullanılarak hesaplama yapıldığı ve her seferinde hukuki konuların mahkemece değerlendirileceği, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilerek sonuç ve kanaat belirtildiği; bilirkişiler tarafından mahkemece yapılan görevlendirmeye uygun olarak muhasebe kayıtları, ihtarname, vergi beyannameleri, ödeme belgeleri, ilgili mahkeme kararları v.s.
üzerinde inceleme yapılarak veri toplanmaya çalışıldığı, kimi zaman olasılıklı sonuçlara yer verildiği bu incelemelerin, dava konusu alacağın olup olmadığı varsa miktarının hesaplanması için gerekli incelemeler olduğu, dava konusunun açıklığa kavuşturulmasına matuf olduğu, bilirkişilerin usul ve yasaya aykırı davranışının olmadığı değerlendirilmiştir.
21.3 Mahkeme ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe
değerlendirebilecektir. Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 56 ncı maddesine göre de, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular yöneltmek suretiyle ek rapor isteyebileceği, bilirkişi raporunda eksik veya anlaşılmaz hususların bulunması halinde; görevlendirmeyi yapan merci tarafından belirlenen süre içinde bilirkişiden yazılı açıklama
isteyeceği, ihtiyaç duyulduğu takdirde, bilirkişinin oy ve görüşünü sözlü olarak açıklamasına karar verilirse, açıklamaları tutanağa geçirileceği ve bilirkişinin imzasının alınacağı düzenlenmiştir. Bilirkişilik
Kanununun 14 üncü maddesinde belirtildiği üzere, bölge kurulları, bilirkişileri, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından denetlemekte olup bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.
21.4 Aynı şekilde, başvuranın “Bilirkişilerin raporda gerçek dışı açıklamalara yer verdikleri” yönündeki
şikâyet ile ilgili olarak, idarenin açıkladığı; raporun içeriğine ilişkin değerlendirmeler yapılmasını gerektirdiği ve Mahkemenin takdir alanına girdiği, Mahkemenin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebileceği açıklamaları Kurumumuzca da yeterli ve yerinde görülmüştür.
22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporlarının, hükmü verecek mahkemenin kararına yardımcı mahiyette olduğu, ilaveten Bilirkişilik yönetmeliğinin 56 ncı maddesinde belirtildiği üzere bilirkişi raporunun ilgili mevzuata aykırı olması hususunun değerlendirmesinin görevlendirmeyi yapan yargı merciinde olduğu vakıadır. Somut olayda bilirkişiler; ve in uyuşmazlık konusu alanda uzmanlıklarının olduğu, tanzim ettikleri raporda gerçeğe aykırı beyanlarda bulundukları iddiasının değerlendirmesinin de görevli mahkemenin yetkisinde olması sebebiyle Ankara
Bilirkişilik Bölge Kurulunun kararında hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Ankara
Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ANKARA BİLİRKİŞİLİK BÖLGE KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi