ÖZET: Başvuran, bilirkişilere yönelik aylık ve yıllık kota uygulaması nedeniyle bilirkişilik yapma hakkının engellendiğini ve performansa dayalı bilirkişi uygulamasının getirilmesini talep etmiştir. Bilirkişilik Daire Başkanlığı, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu çerçevesinde, bilirkişilerin aylık bakabileceği dosya sayısını belirleme yetkisine sahiptir. Uygulanan kota sistemi, adil bir dosya dağılımı sağlamak ve bilirkişilerin mesleki faaliyetlerine daha fazla zaman ayırmalarını temin etmek amacıyla oluşturulmuştur.

İdare, başvuranın iddialarını değerlendirirken, kota uygulamasının yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasını engellemediğini, aksine süreci hızlandırdığını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi, benzer bir başvuru üzerine, kota uygulamasının yargı mercilerinin bilirkişiden yararlanmasını engellemediğine ve adil yargılanma hakkını ihlal etmediğine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın bilirkişi yapma hakkının engellendiği yönündeki iddiaları kabul edilmemiş ve başvurusu reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/715-S.22.1115

BAŞVURU NO : 2021/18614

KARAR TARİHİ : 17/01/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bilirkişilere yönelik aylık ve yıllık kota uygulaması nedeniyle bilirkişilik yapma hakkının engellendiği iddiası ve performansa dayalı bilirkişi uygulamasının getirilmesi istemi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 01/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran başvurusunda özetle; Ziraat Bilirkişisi olduğunu, Bilirkişilerin aylık ve yıllık bakabilecekleri dosya sayısının belirlenmesi yetkisi Bilirkişilik Daire Başkanlığı’na ait olduğunu, Ocak 2021 yılından itibaren aylık 30 dosya olarak her Bilirkişinin bakabileceği dosya sayısının sınırlandırıldığını, son 2 yıldır

Bilirkişilik Daire Başkanlığına bir kaç başvuruda bulunduğunu, bilirkişilerin aylık bakabileceği işlerin her

Bilirkişi için farklı sayıda olması gerektiğini, bütün bilirkişiler için aynı sayıda bilirkişilik görevi verilmesinin hem Mahkemelerin işlerinin aksamasına neden olacağını hem de yetkin Bilirkişilerden yeterince faydalanamamaya yol açacağını, bütün bilirkişilerin aynı yetkinlikte olmadığını ve yetkin olmayan bilirkişilere verilecek olan bilirkişilik görevinin davanın seyrini uzatmakta olduğu, bu hususun mahkemelerce de kabul edilen bir gerçek olduğunu, UYAP kayıtlarında da görüleceği üzere “Aylık bakabileceğim Dosya Sayısı”0*sıfır olarak göründüğünü, yeni yıl Ocak ayına kadar bilirkişi olarak

Mahkemeler tarafından görevlendirilemeyeceğini, Ağustos ayından beri bilirkişilik yapmasının UYAP

Sistemi üzerinden Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından engellendiğini, Bilirkişilik Daire Başkanlığı’na en son 18.08.2021 de verdiği dilekçede bilirkişilik yapmasının engellenmemesini ve performansa dayalı kotaya geçilmesini talep ettiğini, 20.08.2021 tarihli cevaplarında görüş önerilerinin değerlendirileceğinin belirtildiğini, verilen cevabi yazıda talebine ilişkin net cevap verilmemekle birlikte UYAP sistemi üzerinden bilirkişi olarak görevlendirilmesine ilişkin engellemenin devam ettiğini, bu nedenle olumsuz cevap verdiği anlamına geldiğini, İnsan Hakları Eylem Planı’nda “Hedef 3.6 Bilirkişilik sisteminin

Kalitesinin Arttırılması ve Öngörülebilirliğin Sağlanması” başlıklı bölümde “a) Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi getirilecek, raporuyla yargılamanın sonucuna ve hızına olumlu katkıda bulunarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenler sicilde ve listelerde kalacaktır” denildiğini, son dilekçesinde

bunun getirilmesini talep ettiğini, bunun getirilmesinin yetkin bilirkişilerin önünü açacağını, 17.08.2021 tarihli imzalı ve 18.08.2021 de işleme koyduğu dilekçesine verilen 20.08.2021 tarihli Kurum cevabında talep ettiği hususların hiçbirine olumlu/olumsuz cevap verilmediğini, Van ve çevresindeki en yetkin ve tecrübeli ziraat bilirkişilerinden birisi olduğunu, bilirkişi olarak görevlendirildiği davalardaki istatistiklere bakılacak olursa dava süreçlerine olumlu katkılarda bulunduğunun görüleceğini, Bilirkişilik konusunda hakkında açılan herhangi bir soruşturma, araştırma, inceleme ve aldığı cezanın bulunmadığını, uygulanan sınırlama nedeniyle Ağustos 2021 – Aralık 2021 arasında bilirkişi olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığını iddia ederek sorunun çözümünü talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 30/09/2021 tarih ve 2021/14014-S.21.22464 sayılı Gönderme Kararına üzerine, Adalet

Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün(Bilirkişilik Daire Başkanlığı) 27/10/2021 tarihli ve sayılı bilgilendirme yazısında özetle;

2.1. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısını belirlemek.” Daire Başkanlığımızın görevleri arasında sayılmıştır.

2.2. Bilirkişilik Kanunu 24.11.2016 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte geçiş dönemi öngörülerek bu tarihten bu yana kota uygulaması başlatılmamıştır.

2.3. Uygulamada, listelerde yer alan tüm bilirkişiler görevlendirilmediğinden belirli bilirkişiler üzerinde dosyaların yığılmasından dolayı iş yükünün artmasının, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte özel ve teknik bilgi içermeyen raporların yazılmasına ve yargılama süreçlerinin birden fazla rapor ve ek rapor alınması sebebiyle uzamasına yol açtığı, bilirkişi raporlarının dosyanın çözümüne katkı sağlamaktan uzak olduğu, bilirkişiliğin bir meslek ve kazanç kapısı olarak görüldüğü müşahede edilmiştir.

2.4. Anılan Kanun maddesinin Daire Başkanlığımıza verdiği görev kapsamında; Bilirkişiler arasında adil bir dosya dağılımının sağlanması, daha fazla bilirkişiye görev verilerek bu alandaki iş ve işlemlerin daha fazla bilirkişi tarafından öğrenilmesine imkan tanınması, makul sayıda görevlendirme yapılarak bilirkişiliğin hem bir meslek ve kazanç kapısı ve geçim kaynağı olarak görülmesinin önüne geçilmesi, hem de bilirkişilerin mesleki faaliyetlerinin yanı sıra bilirkişilik faaliyetine de daha fazla zaman ayırmaları, dosyaları daha iyi okuyup analiz edebilmeleri ve yargılamaların makul sürede sonuçlanması amacıyla kota uygulaması başlatılmış olup kota uygulamasında belirlenen sayıya ek raporlar dahil edilmemiştir.

2.5. Bilirkişilerin aylık olarak bakabilecekleri dosya sayısı normal dosyalar için 30 seri dosyalar için 60 olarak belirlenmiş olup bu sınırlama, muafiyet söz konusu olmaksızın tüm bilirkişiler için uygulanmaktadır.

Ayrıca, aynı konuda birden çok açılan davalarda (örn. kamulaştırma işlemlerine karşı açılan davalar gibi)

yeknesak bir rapor düzenlenmesi amacıyla tek bilirkişinin aylık kota uygulanması gözetilmeksizin görevlendirilmesi imkanı da bulunmaktadır. Böylece, bölge kurulunca uygun görülmesi kaydıyla aylık kota uygulaması yıllık kotaya çevrilerek bilirkişinin aynı yıl içerisinde başka görevlendirme yapılmamak kaydıyla bir yıl içerisinde alabileceği dosyada tek seferde görevlendirilmesi mümkün hale getirilmiştir.

2.6. Bu kapsamda, UYAP kayıtlarının incelenmesinde 2021 yılı Temmuz ayında 392 adet dosya için görevlendirmenizin yapıldığı ve yıllık kotanızın dolduğu anlaşılmakta olup yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 2021 yılı sonuna kadar yeni dosyada görevlendirmenizin yapılması mümkün değildir.

2.7. Dilekçede, kota uygulamasında tüm bilirkişiler için aynı sayının belirlenmesinin mahkemelerin işlerinin aksamasına neden olacağı belirtilmekte ise de bilirkişilerin aylık bakabileceği dosya sayısının belirlenmesi ile yargılamanın aksaması söz konusu olmayıp aksine bu uygulama, yargıda hedef süre uygulaması kapsamında davaların kısa sürede sonuçlandırılmasına katkı sağlamaktadır.

2.8. Nitekim, bilirkişilerin aylık bakabileceği dosya sayısının sınırlamasının (kota uygulaması) Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla iptaline ilişkin başvuru, Anayasa Mahkemesinin 3.6.2021 tarihli ve

E.2021/8,K.2021/40 sayılı kararı ile reddedilmiş olup ilam 13.7.2021 tarihli ve 31540 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda, bu uygulama ile bilirkişilik sisteminin etkinliğinin artırılmasının hedeflendiği, uygulamanın, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasını engelleyen bir yönü bulunmadığı belirtilmiştir.

2.9. Diğer taraftan, 2 Mart 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda da belirtildiği üzere bilirkişilik sisteminin kalitesinin arttırılması ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla

“Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi” uygulaması başlatılacaktır. Bu kapsamda, bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi çalışmaları devam etmekte olup çalışmalar tamamlandığında belirlenen usul ve esasalar çerçevesinde bilirkişilik bölge kurullarınca bilirkişilerin denetimi yapılıp performansları ölçülerek yapılacak değerlendirmeye göre belirlenen puanı alamayan bilirkişilerin bilirkişilik sicili ve listesinden çıkarılmasına karar verilecektir.

2.10. Dolayısıyla, sadece uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte rapor hazırlayan ve mevzuatta belirlenen usul ve esaslar ile temel ve etik ilkelere uygun davranan bilirkişilerin listelerde kalması sağlanacaktır.

2.11. Ayrıca, İnsan Hakları Eylem Planında “Bilirkişilik Sisteminin Kalitesinin Artırılması ve

Öngörülebilirliğinin Sağlanması” hedefi kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetler arasında bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edileceği” hususu yer almaktadır. Bu faaliyetin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar tamamlandığında bilirkişiler sistem üzerinden otomatik olarak sıra ile görevlendirilecektir. Böylece, dosyaların bilirkişiler arasında eşit bir şekilde dağıtılması, tüm bilirkişilere görev verilerek performanslarının ölçülmesi ve yeterli görülmeyenlerin liste dışında tutulması ve yukarıda belirtilen diğer problemlerin çözümüne katkı sağlanması hedeflenmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanun’un;

4.1. “Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve görevleri” başlıklı 6. maddesinde; “(1)Bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulur. Daire Başkanlığı, bir daire başkanı ile yeteri kadar tetkik hâkimi ve diğer personelden oluşur.

(2)Daire Başkanlığının görevleri şunlardır: a) Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek. b) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek. ç) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeleri ve hazırlayacağı raporların standardını belirlemek. d) Bilirkişilik temel eğitimine ilişkin usul ve esasları belirlemek, eğitim verecek eğitim ve öğretim kurumları ile diğer kurumların niteliklerini belirlemek ve bunlara izin vermek, bu kurum ve kuruluşları listelemek ve elektronik ortamda yayımlamak. f) Bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek. g) Bilirkişiliğe kabule ilişkin usul ve esasları belirlemek. h) Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısını belirlemek.

4.2. “Bilirkişilik bölge kurullarının görevleri” başlıklı 8. maddesinde; “Bölge kurullarının görevleri

şunlardır:

ç) Bilirkişilerin sicil ve listeden çıkarılmasına karar vermek.

d) İlgili mevzuat çerçevesinde bilirkişilerin denetimini yapmak ve performansını ölçmek.

4.3. “Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma” başlıklı 13. maddesinde; “Bilirkişiler, aşağıdaki

şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:

d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.”,

5. 03/08/2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliğinin;

5.1 “Görevi kabul yükümlülüğü” başlıklı 11. maddesinde; “Sicile ve listeye kayıtlı olan bilirkişi

kendisine verilen görevi kabulle yükümlüdür. Bilirkişi, görevlendirildiği konuda uzmanlık bilgisi ve tecrübesinin yeterli olmadığını, konunun kendi uzmanlık alanına girmediğini, varsa görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini, görevlendirmeyi yapan mercie bildirmekle yükümlüdür.”

5.2 “Daire Başkanlığı” başlıklı 18. maddesinde; “Bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir

şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere Genel Müdürlük bünyesinde Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulmuştur. Daire Başkanlığı, bir daire başkanı, yeteri kadar tetkik hâkimi ve diğer personelden oluşur.”,

5.3 “Daire Başkanlığının görevleri” başlıklı 19. maddesinde; “Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanları ile temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve bilirkişilerin aylık bakacağı iş sayısını; ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ile bu alandaki çalışmaları dikkate alarak tespit etmek.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; bilirkişilere yönelik uygulanan aylık ve yıllık kota uygulaması nedeniyle bilirkişilik yapma hakkının engellendiğini iddia ederek performansa dayalı bilirkişi uygulamasının getirilmesini talep etmektedir.

8. 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu ve bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Bilirkişilik Daire Başkanlığı oluşturulmadan önce bilirkişiler, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca oluşturulan listelerde yer alan bilirkişiler arasından seçilmekte, bu listelerde istenilen uzmanlık alanında bilirkişinin bulunmaması halinde gerekçesi belirtilmek suretiyle liste dışından da bilirkişi görevlendirilebilmekteydi, adalet komisyonları tarafından liste oluşturulması dışında kurumsal bir yapının bulunmaması, tüm yargı kollarını kapsayacak bir bilirkişilik sistemi kurulmaması, bilirkişilerin mesleki yeterlilik ve yetkinlik düzeylerinin belirlenmemesi, temel bilirkişilik eğitimi verilmemesi, liyakati bulunan bilirkişilerin sisteme yeterince dahil edilememesi ve sertifikasyonunun sağlanamaması, denetim mekanizması kurulmaması, bilirkişilik alanına ilişkin düzenleyici işlemler yapılmaması, bilirkişilerin ihtiyaç duyulan yetkinlikte ve yeterlilikte olmamaları, bilirkişiliği meslek olarak görmeleri gibi uygulama ve doktrinden bilirkişilik kurumuna, bilirkişilere ve bu konudaki yargı uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerine, sorunların çözümü ve etkin işleyen bir sistemin kurulabilmesi için bilirkişilik hizmetlerinde temel ve alt uzmanlık alanlarını belirleyerek bu

uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri ve uyacakları rehber ilkeleri tespit edecek, bilirkişilerin uymaları gereken etik kuralları belirleyecek, temel usul hükümleri ile rapor yazım teknikleri gibi bilirkişi yeterliliğine ilişkin hususlarda verilecek eğitimlerin usul ve esaslarını düzenleyecek, bilirkişi listelerinin oluşturulmasından denetimlerine kadar bütün bir süreç üzerinde düzenleyici bir rol üstlenecek ve müstakilen bu alanda faaliyet gösterecek bir kurumsal yapının oluşturulmasının zaruret haline gelmesi üzerine adli ve idari yargı alanında yürütülen her türlü bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesinde bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, seçimi ve denetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ile bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı oluşturulması amacıyla 2016 yılında Bilirkişilik Kanunu ve akabinde bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Bilirkişilik

Daire Başkanlığı kurulmuştur. (Bkz: 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu Genel Gerekçe)

9. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 10. maddesinde bilirkişiliğe kabul şartları düzenleme altına alınmıştır. Genel hükümlerin yanında söz konusu maddede ayrıca bilirkişilik faaliyetinde bulunacak kişinin temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşıması gerektiği vurgulanmıştır.

10. Bilirkişilik Kanunu’nun 6. maddesi ile Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 19. maddesinde ise söz konusu

Daire Başkanlığının görevleri belirtilmiştir. Buna göre; Bilirkişilik hizmetlerine ilişkin temel ve alt uzmanlık alanlarını tespit etmek, Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin sahip olması gereken nitelikleri belirlemek, Bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek, Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısını belirlemek, Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

11. Bilindiği üzere, 2 Mart 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda; “Puanlama esaslı bilirkişi performans sisteminin getirilmesi, raporuyla yargılamanın sonucuna ve hızına olumlu katkıda bulanarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenlerin sicilde ve listelerde kalacağı”, “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edileceği” ve “Bilirkişilerin bakabileceği azami dosya sayısını belirleyen kota sisteminin etkin bir şekilde uygulanması için gerekli tedbirlerin alınacağı” ifade edilmiştir.

12. T.C. Cumhurbaşkanlığının 2021/9 sayılı ve İnsan Hakları Eylem Planı(2021-2023) konulu

Genelgesinde; insan hakları standartlarını yükseltmek amacıyla hazırlanan İnsan hakları Eylem Planının 2

Mart 202 tarihinde kamuoyuna açıklandığı, eylem Planında detaylı bir mevzuat taramasıyla, hak ve özgürlükler alanını genişletici değişikliklerin yanında, kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verilebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulmasına ilişkin standartların yükseltilmesinin hedeflendiği, ayrıca uygulamadaki sorunun çözümüne yönelik üst düzey bir farkındalık ve daha güçlü bir insan hakları koruma sisteminin oluşturulmasının öngörüldüğü, insan hak ve özgürlüklere ilişkin standartların yükseltilmesiyle, demokrasimizin vatandaş memnuniyetine odaklı şekilde güçlenme sürecinin yeni bir ivme kazanacağı, uygulama süreci 2 yıl olarak öngörülen eylem Plan’ında amaç, hedef ve faaliyetlerin somut biçimde kaleme alındığı, öngörülen her bir faaliyet için, “Kısa”(1 – 3 ay) , “Orta(6 ay ve 1 yıl) ve “Uzun”(2 yıl) süreli vadelerin belirlendiği, bu sürelerin azami nitelikte olduğu, bazı faaliyetler yönünden ise niteliği gereği

“Sürekli” bir takvim öngörüldüğü, İnsan Hakları Eylem Planı Uygulama Takviminin Adalet Bakanlığınca internet sitesinde yayımlanacağı belirtilmiştir.

13. Adalet Bakanlığınca yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı ve Uyguma Takvimi’nde; Bilirkişilik

Sisteminin Kalitesinin Artırılması ve Öngörülebilirliğinin Sağlanmasına ilişkin takvim belirlenmiştir. Buna göre “Puanlama esaslı bilirkişi performans sisteminin getirilmesi, raporuyla yargılamanın sonucuna ve

hızına olumlu katkıda bulanarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenlerin sicilde ve listelerde kalması”, “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edilmesi” ve “Bilirkişilerin bakabileceği azami dosya sayısını belirleyen kota sisteminin etkin bir şekilde uygulanması için gerekli tedbirlerin alınması” konularında gerekli düzenlemelerin yapılması için 1 yıllık süre öngörülmüştür.

14. 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (h)

bendinin Anayasa’nın 2., 9., 36., 139. ve 141. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 03/06/2021 tarihli, 2021/8 esas ve 2021/40 karar sayılı kararın gerekçesinde; “

14.1. Bilirkişi incelemesi, takdirî delil olmakla birlikte çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorunların çözümünde hâkimin karar vermesine yardımcı olduğundan kural ile bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısının belirlenmesi suretiyle bilirkişi inceleme sürecinin hızlandırılarak mahkemece karar verilmesinin geciktirilmemesi, bilirkişilik için etkin ve verimli bir kurumsal yapı kurularak nihai olarak adalet hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde işlemesi amaçlanmaktadır. Kural, temel ve alt uzmanlık alanında yer alan bir bilirkişinin aylık olarak alacağı iş sayısını sınırlandırmakla birlikte

Kanun’da yer alan diğer hükümler ile birlikte değerlendirildiğinde yargı mercilerinin bilirkişiden yararlanmasını engellememektedir. Hatta Kanun, bilirkişilik bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden, burada da bulunmaması hâlinde, listelerin dışından bilirkişi görevlendirilmesine imkân tanımaktadır.

Bilirkişilerin Kanun’da aranılan şartlara ve yetkinliğe sahip olmaları zorunluluğu da göz önüne alındığında, bilirkişilik kurumunun etkinliğinin arttırılmasını hedefleyen kuralın yargının bağımsızlığı ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunduğu söylenemez.

14.2. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” denilerek adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın anılan maddesinde güvenceye bağlanan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri de makul sürede yargılanma hakkıdır.

14.3. Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında da “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” denilerek yargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecin mümkün olan en hızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin yargının görevlerinden olduğu ifade edilmiştir.

14.4. Başvuru kararında hâkimin görevlendirmek istediği bilirkişinin aylık olarak bakacağı iş sayısının aşılması nedeniyle bir başka bilirkişinin görevlendirilmesiyle yeterli raporun temin edilmemesinin yargılamanın uzamasına yol açabileceği ileri sürülmüştür. 6754 sayılı Kanun’un bilirkişiliğe kabul şartlarını ve bilirkişinin görevlendirmesini düzenleyen 10. maddesinde bilirkişi olabilmek için gerekli şartlar ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Yukarıda belirtilen bu şartlar dikkate alındığında Kanun’da sicile kayıtlı bilirkişilerin raporları hazırlama konusunda gerekli olan yeterliliğe sahip olmalarının sağlanmasına ilişkin tedbirlerin alındığı görülmektedir.

14.5. Öte yandan bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi hâlleri, anılan Kanun’un 13. maddesinde kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu maddede kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi, bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması, 3. maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması ve bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması gibi durumlar bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma sebepleri arasında sayılmıştır. Kanun’un 14.

maddesinde de bilirkişilerin görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu hususlarının bölge kurulları tarafından denetleneceği, hâkim veya Cumhuriyet

savcısının, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, bu hususu bölge kuruluna bildireceği hüküm altına alınmıştır.

14.6. Bu çerçevede Kanun’da genel olarak bilirkişilerin mevzuata uygun yeterli raporu hazırlayıp sunmaları için alınmış tedbirler de dikkate alındığında kuralın yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasını engelleyen bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.” Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.

15. Başvuran tarafından; Ocak 2021 yılından itibaren aylık 30 dosya olarak her Bilirkişinin bakabileceği dosya sayısının sınırlandırıldığı, bütün bilirkişiler için aynı sayıda bilirkişilik görevi verilmesinin hem

Mahkemelerin işlerinin aksamasına neden olacağı hem de yetkin Bilirkişilerden yeterince faydalanamamaya yol açacağı, bütün bilirkişilerin aynı yetkinlikte olmadığı ve yetkin olmayan bilirkişilere verilecek olan bilirkişilik görevinin davanın seyrini uzatmakta olduğu, Ağustos ayından beri bilirkişilik yapmasının UYAP Sistemi üzerinden Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından engellendiği, performansa dayalı kotaya geçilmesi gerektiği iddia edilmiştir. İdare cevabında; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde “Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısını belirlemek.” Daire Başkanlığımızın görevleri arasında sayıldığı, Bilirkişilerin aylık olarak bakabilecekleri dosya sayısı normal dosyalar için 30 seri dosyalar için 60 olarak belirlenmiş olup bu sınırlama, muafiyet söz konusu olmaksızın tüm bilirkişiler için uygulandığı, uygulamada, listelerde yer alan tüm bilirkişiler görevlendirilmediğinden belirli bilirkişiler üzerinde dosyaların yığılmasından dolayı iş yükünün artmasının, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte özel ve teknik bilgi içermeyen raporların yazılmasına ve yargılama süreçlerinin birden fazla rapor ve ek rapor alınması sebebiyle uzamasına yol açtığı, bilirkişi raporlarının dosyanın çözümüne katkı sağlamaktan uzak olduğu, bilirkişiliğin bir meslek ve kazanç kapısı olarak görüldüğü, adil bir dosya dağılımının sağlanması, iş ve işlemlerin daha fazla bilirkişi tarafından öğrenilmesine imkan tanınması, makul sayıda görevlendirme yapılarak bilirkişiliğin hem bir meslek ve kazanç kapısı ve geçim kaynağı olarak görülmesinin önüne geçilmesi, hem de bilirkişilerin mesleki faaliyetlerinin yanı sıra bilirkişilik faaliyetine de daha fazla zaman ayırmaları, dosyaları daha iyi okuyup analiz edebilmeleri ve yargılamaların makul sürede sonuçlanması amacıyla kota uygulaması başlatıldığı ve kota uygulamasında belirlenen sayıya ek raporların dahil edilmediği, aynı konuda birden çok açılan davalarda (örn. kamulaştırma işlemlerine karşı açılan davalar gibi) yeknesak bir rapor düzenlenmesi amacıyla tek bilirkişinin aylık kota uygulanması gözetilmeksizin görevlendirilmesi imkanı bulunduğu, bölge kurulunca uygun görülmesi kaydıyla aylık kota uygulaması yıllık kotaya çevrilerek bilirkişinin aynı yıl içerisinde başka görevlendirme yapılmamak kaydıyla bir yıl içerisinde alabileceği dosya için tek seferde görevlendirilmesi mümkün hale getirildiği, bilirkişilerin aylık bakabileceği dosya sayısının belirlenmesi ile yargılamanın aksaması söz konusu olmayıp aksine bu uygulamanın, yargıda hedef süre uygulaması kapsamında davaların kısa sürede sonuçlandırılmasına katkı sağladığı, UYAP kayıtlarının incelenmesinde başvuranın 2021 yılı Temmuz ayında 392 adet dosya için görevlendirmesinin yapıldığı ve yıllık kotasının dolduğu ifade edilmiştir.

16. Başvuran tarafından; İnsan Hakları Eylem Planı’nda “a) Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi getirilecek, raporuyla yargılamanın sonucuna ve hızına olumlu katkıda bulunarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenler sicilde ve listelerde kalacaktır” denildiğini, son dilekçesinde bunun getirilmesini talep ettiğini, bunun getirilmesinin yetkin bilirkişilerin önünü açacağını, Kurum cevabında talep ettiği hususların hiçbirine olumlu/olumsuz cevap verilmediğini iddia edilmiştir. İdare cevabında; 2 Mart 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda da belirtildiği üzere bilirkişilik sisteminin kalitesinin arttırılması ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla “Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi” uygulamasının başlatılacağı, bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi çalışmaları devam etmekte olup çalışmalar tamamlandığında belirlenen usul ve esasalar çerçevesinde bilirkişilik bölge kurullarınca bilirkişilerin denetimi yapılıp performansları ölçülerek

yapılacak değerlendirmeye göre belirlenen puanı alamayan bilirkişilerin bilirkişilik sicili ve listesinden çıkarılmasına karar verileceği, sadece uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak nitelikte rapor hazırlayan ve mevzuatta belirlenen usul ve esaslar ile temel ve etik ilkelere uygun davranan bilirkişilerin listelerde kalması sağlanacağı, İnsan Hakları Eylem Planında “Bilirkişilik Sisteminin Kalitesinin Artırılması ve

Öngörülebilirliğinin Sağlanması” hedefi kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetler arasında “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edileceği” hususunun da yer aldığı, çalışmalar tamamlandığında bilirkişilerin sistem üzerinden otomatik olarak sıra ile görevlendirileceği, dosyaların bilirkişiler arasında eşit bir şekilde dağıtılması, tüm bilirkişilere görev verilerek performanslarının ölçülmesi ve yeterli görülmeyenlerin liste dışında tutulması ve belirtilen diğer problemlerin çözümüne katkı sağlanmasının hedeflendiği ifade edilmiştir.

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran tarafından aylık ve yıllık kota uygulaması nedeniyle bilirkişilik yapma hakkının engellendiği, performansa dayalı bilirkişi uygulamasının getirilmesi gerektiği iddia edilerek sorunun çözümü talep edilmiştir. İdare tarafından, yapılan işlemlerin 6754 sayılı

Bilirkişilik Kanunu, Bilirkişilik Yönetmeliği ve İnsan Hakları Eylem Planına uygun olduğu, aylık ve yıllık kota uygulamasıyla dosyaların belli kişilerde yığılması yerine listede kayıtlı tüm bilirkişilere tevzii edilerek performanslarının ölçülmesinin amaçlandığı, İnsan Hakları Eylem Planı uyarınca “Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi” ve “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edilmesi” çalışmalarının devam ettiği ifade edilmiştir. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 6. maddesi ile Bilirkişilik

Yönetmeliği’nin 19. maddesinde “Bilirkişilerin denetimine ve performansına ilişkin usul ve esasları belirlemek, Temel ve alt uzmanlık alanlarına göre bilirkişilerin aylık olarak bakacağı iş sayısını belirlemek

Bilirkişilik Daire Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır. 2 Mart 2021 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan İnsan Hakları Eylem Planı’nda; “Puanlama esaslı bilirkişi performans sisteminin getirilmesi, raporuyla yargılamanın sonucuna ve hızına olumlu katkıda bulanarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenlerin sicilde ve listelerde kalacağı”, “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edileceği” ve “Bilirkişilerin bakabileceği azami dosya sayısını belirleyen kota sisteminin etkin bir şekilde uygulanması için gerekli tedbirlerin alınacağı” kamuoyuna açıklanmıştır. T.C. Cumhurbaşkanlığının 2021/9 sayılı ve İnsan Hakları Eylem Planı(2021-2023) konulu Genelgesinde; “…uygulama süreci 2 yıl olarak öngörülen eylem Plan’ında amaç, hedef ve faaliyetlerin somut biçimde kaleme alındığı, öngörülen her bir faaliyet için, “Kısa”(1 – 3 ay) , “Orta(6 ay ve 1 yıl) ve “Uzun”(2 yıl) süreli vadelerin belirlendiği, bu sürelerin azami nitelikte olduğu, bazı faaliyetler yönünden ise niteliği gereği “Sürekli” bir takvim öngörüldüğü, İnsan Hakları Eylem Planı Uygulama Takviminin Adalet Bakanlığınca internet sitesinde yayımlanacağı” ifade edilmiştir. Adalet Bakanlığınca yayımlanan İnsan Hakları Eylem Planı ve

Uyguma Takvimi’nde; Bilirkişilik Sisteminin Kalitesinin Artırılması ve Öngörülebilirliğinin

Sağlanmasına ilişkin takvim belirlenmiştir. Buna göre “Puanlama esaslı bilirkişi performans sisteminin getirilmesi, raporuyla yargılamanın sonucuna ve hızına olumlu katkıda bulanarak belli bir puanın üzerinde performans gösterenlerin sicilde ve listelerde kalması”, “Bilirkişilere dosyaların sırasına göre otomatik tevzi edilmesi” ve “Bilirkişilerin bakabileceği azami dosya sayısını belirleyen kota sisteminin etkin bir şekilde uygulanması için gerekli tedbirlerin alınması” konularında gerekli düzenlemelerin yapılması için

1 yıllık süre öngörülmüştür. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, Bilirkişilik Yönetmeliği ve İnsan Hakları

Eylem Planı birlikte değerlendirildiğinde Bilirkişilik Daire Başkanlığının bilirkişilerin bakabileceği azami dosya sayısını belirleme yetkisinin mevcut olduğu görülmektedir. İdare tarafından, aylık ve yıllık dosya sınırlaması uygulaması ile “adil bir dosya dağılımının sağlanması, iş ve işlemlerin daha fazla bilirkişi tarafından öğrenilmesine imkan tanınması, makul sayıda görevlendirme yapılarak bilirkişiliğin hem bir meslek ve kazanç kapısı ve geçim kaynağı olarak görülmesinin önüne geçilmesi, hem de bilirkişilerin mesleki faaliyetlerinin yanı sıra bilirkişilik faaliyetine de daha fazla zaman ayırmaları, dosyaları daha iyi okuyup analiz edebilmeleri ve yargılamaların makul sürede sonuçlanması ve yargıda hedef süre

uygulamasına katkı sağlama” amacına ulaşılmak istendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen Anayasa Mahkemesi Kararında özetle; aylık ve yıllık kota uygulamasının, temel ve alt uzmanlık alanında yer alan bir bilirkişinin aylık olarak alacağı iş sayısını sınırlandırmakla birlikte Kanun’da yer alan diğer hükümler ile birlikte değerlendirildiğinde yargı mercilerinin bilirkişiden yararlanmasını engellemediği, Kanunun, bilirkişilik bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden, burada da bulunmaması hâlinde, listelerin dışından bilirkişi görevlendirilmesine imkân tanıdığı, Anayasa’nın 36.

maddesinin birinci fıkrasında adil yargılanma hakkının güvence altına alındığı, adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından birinin de makul sürede yargılanma hakkı olduğu, Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında da “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” denilerek yargılama maliyetinin en düşük şekilde olmasının ve bu sürecin mümkün olan en hızlı yöntemlerle gerçekleştirilmesinin yargının görevlerinden olduğu, Kanun’da sicile kayıtlı bilirkişilerin raporları hazırlama konusunda gerekli olan yeterliliğe sahip olmalarının sağlanmasına ilişkin tedbirlerin alındığı, ifade edilerek söz konusu kuralın Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir. İlgili mevzuat, idarenin uygulama ile ulaşmak istediği amaç ve Anayasa Mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın bilirkişi yapma hakkının engellendiği, bütün bilirkişiler için aynı sayıda bilirkişilik görevi verilmesinin hem Mahkemelerin işlerinin aksamasına neden olacağı, yetkin bilirkişilerden yeterince faydalanamamaya yol açacağı, yetkin olmayan bilirkişilere verilecek olan bilirkişilik görevinin davanın seyrini uzatmakta olduğu yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığı görülmektedir. Söz konusu uygulama ile sicile kayıtlı tüm bilirkişilere bilirkişilik görevi verilerek, hem dosyaların belli kişilerde toplanarak yargılama sürecinin uzamasının engelleneceği hem de listedeki tüm bilirkişilerin performansının ölçülebileceği, ancak bu şekilde tüm bilirkişilerin yetkin olup olmadıklarının anlaşılabileceği, belli kişilere dosyaların dağıtılıp sicilde kayıtlı diğer bilirkişilere dosya verilmeyerek ya da az sayıda dosya verilerek sicilde kayıtlı tüm bilirkişilerin performansının ölçülmesi mümkün olmayacaktır. Bilirkişilerin aylık ve yıllık bakacakları dosya sayısına yönelik kota uygulaması ve tüm bilirkişilere dosya dağıtılması sonucunda, görevin gereklerini yerine getirmedikleri anlaşılan bilirkişilerin 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve

Bilirkişilik Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uyarınca bilirkişi listelerinden çıkarılması imkânı da bulunmaktadır. Başvuranın bir diğer talebi olan “Puanlama esaslı bilirkişi performans sistemi” konusunda ise idare nezdinde çalışmaların devam ettiği, İnsan Hakları Eylem Planı Takviminde bu konu için Adalet

Bakanlığı tarafından çalışma yapması için belirlenen bir yıllık sürenin henüz tamamlanmadığı, idarenin

İnsan Hakları Eylem Planı Takvimine bağlı kalarak çalışma yapmasının beklenmesi gerektiği, idare tarafından İnsan hakları Eylem Planı Takviminde öngörülen sürede performansa dayalı bilirkişilik sisteminin esaslarını belirlememesi halinde kurumumuza yeniden başvuru yapılabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, şikayete konu idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön tespit edilemediğinden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi