ÖZET: Bu karar, Bilim ve Sanat Eğitim Merkezleri (BİLSEM) sınavına yapılan itirazın değerlendirilmesine ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran çocuk, sınav sonucuna yapılan itirazın gerekçesiz bir şekilde “maddi hata tespit edilmemiştir” yanıtıyla sonuçlandığını belirterek, sürecin şeffaf yürütülmediğini iddia etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınav süreçlerinin şeffaflığına dair yeterli bilgi sunmadığını ve bu durumun bilgi edinme hakkını ihlal ettiğini vurgulamıştır.

Kararda, BİLSEM sınavlarının değerlendirme süreçlerinin, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın öngördüğü çocuk hakları çerçevesinde ele alınması gerektiği belirtilmiştir. İdarenin, başvuran çocuğa itiraz sürecinin detayları hakkında yeterli bilgi vermemesi, hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından sorun teşkil etmektedir. Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na, sınav süreçlerinin şeffaflığına yönelik bilgilendirme yapılması ve farkındalık oluşturulması yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16605-S.22.25429

BAŞVURU NO : 2022/11767

KARAR TARİHİ : 21/12/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BİLSEM sınavı itirazı hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, Kamu Denetçiliği Kurumu çocuk internet sayfası (www.kdkcocuk.gov.tr) üzerinden yapılan başvuruda başvuran çocuk, 16/04/2022 tarihinde girdiği sınav sonucuna itiraz ettiğini, “maddi hata tespit edilmemiştir.” şeklinde cevap verildiğini, şeffaf bir şekilde gerekçesinin açıklanmadığını, Bilsem sınavlarının ön değerlendirme uygulaması ve devamındaki itiraz süreçlerinin şeffaf olarak yürütülmediğini iddia ederek ve yapılan itiraza gerekçeli cevap verilmediğinden Bilsem sınavı değerlendirme sonuçlarının ve şahsının değerlendirme sonucunun gerekçesinin şeffaf bir şekilde açıklanması yönünde Kurumumuzca tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 02/11/2022 tarihli sayılı bilgi-belge talepli yazısına istinaden; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 25/11/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. Bilim ve sanat merkezileri öğrenci seçme ve tanılama sürecinin 07.07. 2018 tarihli ve 30471 sayılı

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 7. maddesinin 8. fıkrası ile 21.12.2021 tarihli ve 39811325 sayılı

Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesinin üçüncü bölümünde yer alan hükümler ile yürütüldüğü, söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda öğrenci seçme ve tanılama sürecinde ilk aşama olarak öğretmenlerin aday gösterme süreci ile başlayıp, akabinde grup tarama ile öğrencilere tarama yapıldığı ve üçüncü aşama olarak bireysel olarak uygulanan zekâ testleri ile süreç tamamlandığı ve beklenen performansı gösteren öğrencilerin özel yetenekli olarak tanılandığı,

2.2. İkinci ve üçüncü aşamada kullanılan testlerin standardizasyon çalışması yapılmış norma dayalı bilimsel psikolojik ölçme araçları olduğu. tüm dünyada uygulanan testlerde olduğu gibi, bu süreçteki testlerin uygulama usullerinin testin araştırma raporlarında yer alan hükümlere göre yürütüldüğü, 2.3.Tüm dünyada ve ülkemizde benzer yöntemlerle yürütülen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde kullanılan psikolojik ölçme araçlarının (tarama eksenli bilişsel testler, zeka testleri vb.) materyalleri; öğrencilerin kendilerinin cevapladıkları cevap kağıtları ve ortak kullanımda olan soru havuzunun, yönergelerinin, kronometre, küpler vb araçların olduğu test materyalinden oluştuğu, özellikle bilişsel test kapsamındaki psikolojik ölçme araçlarının yönerge, soru kitapçığı ve diğer materyaller uygulayıcının gözetiminde tüm çocuklara tek bir materyalle uygulandığı, ülkemizde merkezi olarak yürütülen YGS, LGS gibi merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarındaki adaya özgü soru kitapçığı ve cevap kâğıdından farklı olarak yürütüldüğü, 2.4. Bu kapsamda; belirtilen hususlara ek olarak; 2021-2022 eğitim öğretim yılı BİLSEM öğrenci seçme ve tanılama sürecinin ikinci aşaması olan ön değerlendirme sürecinde; kullanılan testlerin bir psikolojik ölçme aracı olduğu, bir başarı testi olarak değerlendirilmemesi gerektiği, Bu aşamada kullanılan BNV isimli bilişsel temelli psikolojik ölçme aracı da; yukarıda bahsedilen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecindeki değerlendirme araçları kapsamında testin soru yönergesi ve kitapçığı ortak kullanıldığı, cevap kâğıtlarının adaya özgü olarak yapılandırıldığı, 2.5. Başvuru dilekçesinde yer alan TC kimlik numaralı isimli İstanbul ili

Üsküdar ilçesi Sokullu Mehmet Paşa İlkokulunda öğrenim gören 2/B sınıfı öğrencinin, İstanbul ili Üsküdar ilçesi Hattat İsmail Hakkı İlkokulu’nda nolu salonda, 16/04/2022 tarihinde ve 14:30 saatinde ön değerlendirme uygulaması için giriş belgesi yayımlandığı, öğrencinin söz konusu giriş belgesi ile belirlenen salonda ön değerlendirme uygulamasına girdiği, 2.6. Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, adı geçen öğrencinin velisi tarafından kılavuzda yer alan itiraz süresi içerisinde 17.05.2022 tarihinde itiraz başvurusu İstanbul ili il tanılama sınav komisyonuna yapıldığı, 2.7. İtirazın değerlendirmesinin İstanbul ili il tanılama sınav komisyonunca yapılmış olduğu, başvuran ve öğrencinin velisi olan ’e itiraz değerlendirme cevap yazısının 08.06.2022 tarihinde iletildiği, il tanılama sınav komisyonunca yapılan değerlendirme sonucuna göre maddi hata tespit edilmediğinin bildirildiği, 2.8. İl tanılama komisyonu yapılan itiraz için yapmış olduğu değerlendirmelerde; bireyin cevap kâğıdına yapmış olduğu işaretlemelerin sistemde yer alan cevaplar ile karşılaştırılmasının yapıldığı, 2.9. Yapılan değerlendirmede var ise hatalı giriş veya girişler bunlara ilişkin tutanak düzenleyerek Genel

Müdürlükte Kurulan Merkez Tanılama Sınav Komisyonuna iletildiği ve böylece hataların düzeltilmesinin sağlandığının, hatalı giriş yapılmadığında ise “maddi hata bulunmamaktadır.” şeklinde itirazda bulunan velilere bilgi verildiği,

2.10. Kurumumuza başvuruda bulanan söz konusu öğrenciye ilişkin de cevap kâğıdının sisteme hatalı girişi bulunmadığından “maddi hata bulunmamaktadır.” şeklinde il tanılama komisyonunca cevap oluşturulduğu, 2.11. Bu kapsamda TC kimlik numaralı ’in eğitim hakkının güvence altına alındığı ve eğitim hakkını ihlal eden bir durum olmadığı değerlendirildiği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T. C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.1. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”,

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”

3.3. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen Çocuk Hakları

Sözleşmesinin 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.” 4.1. 2 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.”

4.2. 3 üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.” Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.” 4.3. 4 üncü maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf

Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse Uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 4.4. 28.Maddesinde; “Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle:..” 5. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin;

5.1. 1 inci maddesinde; “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.

5.2. 2 nci maddesinde; “Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.

5.3. 26 ncı maddesinde; “1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır…

2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır…” hükümleri yer almaktadır.

6. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde;

“…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… …Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”

7. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

8. 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;

8.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır. 1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe

Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır. (Ek fıkra: 12/7/2013-6495/33 md.; İptal fıkra:

Anayasa Mahkemesi’nin 4/12/2014 tarihli ve E.:2013/114, K.:2014/184 sayılı Kararı ile.)”

8.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”

8.4. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”

8.5. “Bilgi veya belgeye erişim” başlıklı 10 uncu maddesinde: “Kurum ve kuruluşlar, başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını verirler. Bilgi veya belgenin niteliği gereği kopyasının verilmesinin mümkün olmadığı veya kopya çıkarılmasının aslına zarar vereceği hâllerde, kurum ve kuruluşlar ilgilinin; a) Yazılı veya basılı belgeler için, söz konusu belgenin aslını incelemesi ve not alabilmesini, b) Ses kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları dinleyebilmesini, c) Görüntü kaydı şeklindeki bilgi veya belgelerde bunları izleyebilmesini, Sağlarlar. Bilgi veya belgenin yukarıda belirtilenlerden farklı bir şekilde elde edilmesi mümkün ise, belgeye zarar vermemek koşuluyla bu olanak sağlanır…”

9. 07.07.2018 tarihli ve 30471 sayılı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 7. maddesinin 8.

Fıkrasında; “Özel yetenekli olarak BİLSEM’e aday gösterilen öğrencilerin eğitsel değerlendirme ve tanılaması ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yayımlanan kılavuzda açıklanan takvim doğrultusunda yapılır.”

10. 21.12.2021 tarihli ve 39811325 sayılı Bilim ve Sanat Merkezleri Yönergesi’nin üçüncü bölümünde; 8.Maddesinde; “(1) Bakanlıkça belirlenen tanılama yaşı veya sınıf seviyesi esas alınarak ve genel zihinsel yetenek, görsel sanatlar ile müzik alanlarında özel yetenekli olduğu düşünülen öğrencilerin

BİLSEM’lere aday gösterilmesi ile ilgili iş ve işlemler, Bakanlıkça yayımlanan tanılama takvimi doğrultusunda yürütülür. (2) Genel zihinsel yetenek alanında Bakanlıkça belirlenen tanılama yaşı veya sınıf seviyesi dışında aday gösterilen öğrenciler, rehberlik ve araştırma merkezlerince özel yetenekli olarak tanılananlar il özel eğitim hizmetleri kurulu kararı ile destek eğitim odası hizmetinden faydalanır. 4 (3)

Görsel sanatlar ve müzik yetenek alanlarında Bakanlıkça belirlenen tanılama yaşı veya sınıf seviyesi dışında aday gösterilen öğrencilerin başvuruları, il tanılama sınav komisyonuna yapılır. İl tanılama sınav komisyonu tarafından görsel sanatlar ve müzik yetenek alanında özel yetenekli olarak tanılananlar, destek eğitim odalarından faydalanır.”

10.1. 9.Maddesinde; “ (1) BİLSEM’e kaydı yapılacak öğrencilerin tanılanmasına ilişkin iş ve işlemler

Bakanlığın yayımladığı kılavuz doğrultusunda Bakanlık, il tanılama sınav komisyonu, BİLSEM’ler ile rehberlik ve araştırma merkezlerince yürütülür. (2) Bu sürece ilişkin olarak Bakanlıkça yürütülecek iş ve işlemler şunlardır: a) Sınav ve tanılama takvimini belirlemek. b) Tanılama yaşı ve sınıf düzeyini belirlemek.

c) Gözlem formlarını değerlendirerek grup değerlendirmesine alınacak öğrencileri belirlemek. ç) Grup tarama ölçme araçları ve ölçütlerini belirlemek. d) Grup tarama testinin, aynı tarihte ve saatte uygulanarak merkezi sistemle yapılmasını sağlamak. e) Grup değerlendirilmesinde belirlenen ölçütte ya da üzerinde performans gösteren öğrencilerin, bireysel incelemeye alınmalarını sağlamak. f) Bireysel incelemede kullanılacak objektif ve standart testleri belirlemek ve uygulamayı yapacak uzman personelin yetiştirilmesini sağlamak. g) Görsel sanatlar ve müzik yetenek alanında değerlendirmeye alınacak öğrencilerin değerlendirme kriterlerini belirlemek. ğ) İl tanılama sınav komisyonu tarafından tanılama sonuçları bildirilen öğrencilerden BİLSEM’e yerleştirilmeye hak kazananları belirlemek. (3) Rehberlik ve araştırma merkezleri tarafından yürütülecek iş ve işlemler şunlardır: a) İl tanılama sınav komisyonunca verilen görevleri yapmak. b) Bireysel incelemeyi yapacak öğretmenleri il tanılama sınav komisyonuna önermek. c) Genel zihinsel yetenek alanında aday gösterilen öğrencilerin bireysel incelemesini yapmak.”

10.2. 10.Maddesinde; “(1) Aday gösterilen öğrencilerin grup taraması sınavında Bakanlıkça belirlenen ölçütler esas alınır. (2) Aday gösterilen öğrenciler Bakanlıkça belirlenen ölçme araçları ile grup taramasına alınır.”

10.3. 11.Maddesinde; “(1) Tanılama takvimi süreci içerisinde, grup taramasında belirlenen ölçütte ya da üzerinde performans gösteren öğrencilerin listesi Bakanlıkça il tanılama sınav komisyonuna gönderilir. İl tanılama sınav komisyonu tarafından Bakanlıkça belirlenen ölçütler doğrultusunda, objektif ve standart ölçme araçları ile öğrencilerin bireysel incelemesi yapılır. (2) Bireysel inceleme süreci ile ilgili genel zihinsel yetenek alanına ait evraklar rehberlik ve araştırma merkezlerinde, görsel sanatlar ve müzik yetenek alanına ait evraklar BİLSEM arşivlerinde muhafaza edilir.”

11. 1739 Sayılı Millî Eğ itim Temel Kanunu’nun;

11.1. 4 üncü maddesi “Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. …”

̇

̆ 11.2. 7 nci maddesi “Ilkö gretim gö rmek her Tü rk vatandaş ının hakkıdır…”

̈

̆ 12. 573 Sayılı Ozel Egitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

12.1. 4 üncü maddesi; “(b) Özel eğitime erken başlamak esastır… “(d) Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitsel performansları dikkate alınarak, amaç, muhteva ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Kamu Denetçiliği Kurumu çocuk internet sayfası (www.kdkcocuk.gov.tr) üzerinden yapılan başvuruda başvuran çocuk, 16/04/2022 tarihinde girdiği sınav sonucuna itiraz ettiğini, “maddi hata tespit edilmemiştir.” şeklinde cevap verildiğini, şeffaf bir şekilde gerekçesinin açıklanmadığını, Bilsem sınavlarının ön değerlendirme uygulaması ve devamındaki itiraz süreçlerinin şeffaf olarak yürütülmediğini iddia ederek ve yapılan itiraza gerekçeli cevap verilmediğinden Bilsem sınavı değerlendirme sonuçlarının ve şahsının değerlendirme sonucunun gerekçesinin şeffaf bir şekilde açıklanması yönünde Kurumumuzca tavsiye kararı verilmesini talep etmektedir.

15. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 25/11/2022 tarihli ve – sayılı yazıda; Bilim ve sanat merkezileri öğrenci seçme ve tanılama sürecinin mevzuat hükümleri doğrultusunda öğrenci seçme ve tanılama sürecinde ilk aşama olarak öğretmenlerin aday gösterme süreci ile başlayıp, akabinde grup tarama ile öğrencilere tarama yapıldığı ve üçüncü aşama olarak bireysel olarak uygulanan zekâ testleri ile süreç tamamlandığı ve beklenen performansı gösteren öğrencilerin özel yetenekli olarak tanılandığı, ikinci ve üçüncü aşamada kullanılan testlerin standardizasyon çalışması yapılmış norma dayalı bilimsel psikolojik ölçme araçları olduğu, tüm dünyada uygulanan testlerde olduğu gibi, bu süreçteki testlerin uygulama usullerinin testin araştırma raporlarında yer alan hükümlere göre yürütüldüğü, 15.1. Tüm dünyada ve ülkemizde benzer yöntemlerle yürütülen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde kullanılan psikolojik ölçme araçlarının (tarama eksenli bilişsel testler, zeka testleri vb.) materyalleri; öğrencilerin kendilerinin cevapladıkları cevap kağıtları ve ortak kullanımda olan soru havuzunun, yönergelerinin, kronometre, küpler vb araçların olduğu test materyalinden oluştuğu, özellikle bilişsel test kapsamındaki psikolojik ölçme araçlarının yönerge, soru kitapçığı ve diğer materyaller uygulayıcının gözetiminde tüm çocuklara tek bir materyalle uygulandığı, ülkemizde merkezi olarak yürütülen YGS, LGS

gibi merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarındaki adaya özgü soru kitapçığı ve cevap kâğıdından farklı olarak yürütüldüğü, 15.2. Bu kapsamda; belirtilen hususlara ek olarak; 2021-2022 eğitim öğretim yılı BİLSEM öğrenci seçme ve tanılama sürecinin ikinci aşaması olan ön değerlendirme sürecinde; kullanılan testlerin bir psikolojik ölçme aracı olduğu, bir başarı testi olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bu aşamada kullanılan

BNV isimli bilişsel temelli psikolojik ölçme aracı da; yukarıda bahsedilen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecindeki değerlendirme araçları kapsamında testin soru yönergesi ve kitapçığı ortak kullanıldığı, cevap kâğıtlarının adaya özgü olarak yapılandırıldığı, 15.3. Başvuran çocuğun 16/04/2022 tarihinde ve 14:30 saatinde ön değerlendirme uygulaması için giriş belgesi yayımlandığı, öğrencinin söz konusu giriş belgesi ile belirlenen salonda ön değerlendirme uygulamasına girdiği, 15.4. Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, adı geçen öğrencinin velisi tarafından kılavuzda yer alan itiraz süresi içerisinde 17.05.2022 tarihinde itiraz başvurusu İstanbul ili il tanılama sınav komisyonuna yapıldığı, “maddi hata bulunmamaktadır.” şeklinde il tanılama komisyonunca cevap oluşturulduğu bildirilmiştir.

16. Başvuran çocuk tarafından idareye sunulan itiraz dilekçesinde tüm soruların cevaplandığı cevap anahtarında kaydırma olup olmadığı açısından değerlendirme yapılmasının talep edildiği görülmektedir.

Ancak İstanbul İli İl Tanılama Sınav Komisyonunun 08/06/2022 tarihli Karar Tutanağı incelendiğinde değerlendirme sonucunda maddi bir hata olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Başvuran çocuk yapmış olduğu itiraza gerekçeli cevap verilmesi talebinde bulunmasına rağmen idarece “maddi hata tespit edilemediği” şeklinde cevap verildiği maddi hata değerlendirmesine ilişkin gerekçelerin belirtilmediği görülmektedir.

17. Başvuran çocuğun eğitim hakkı kapsamında Bilim ve Sanat Eğitim Merkezlerinin önemini vurgulamak gerekirse; BİLSEM’lerde eğitim, özel yetenekli öğrenciler için hazırlanmış Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP) temelinde sürüdürülmektedir. Öğrencilerin mevcut potansiyellerinin geliştirilmesinin yanında üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılması, Türkçeyi kendini ifade edebilme amacıyla kurallarına uygun kullanma gibi hedef beceriler de yer almaktadır. BİLSEM’lere devam eden özel yetenekli öğrenciler aynı zamanda örgün eğitime (ilkokul, ortaokul ya da lise) devam ettiği için BİLSEM’lerdeki ders zamanları okullarıyla çakışmayacak şekilde hafta sonu ya da hafta içi akşam da dahil olmak üzere planlanır.

BİLSEM’lerde eğitim grup eğitimi olarak verildiği gibi bireysel eğitim de verilebilmektedir. Bu dersler öğrencilerin potansiyellerine uygun olacak şekilde yaratıcılıklarını geliştirici çalışmaları ya da proje tabanlı çalışmaları kapsayacak şekilde devam etmektedir. Özel yetenekli öğrenciler BİLSEM’lerde uyum, destek eğitimi, bireysel yeteneklerin farkında olma, proje yönetimi ve yetenekleri geliştirme olmak üzere 5 programa alınmaktadır. (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Nisan 2019, 20 (Özel

Sayı), 175-202DOI: 10.17494/ogusbd.548321)

18. Çocuğun üstün yararı gözetilerek BİLSEM’lerin öğrencilerdeki mevcut becerilerini geliştirmeye, yeteneklerini fark etmeye, ve farklı bir çok gelişime yönelik çalışmalar farklı öğretim ilke ve teknikleri ile kazandırdığı, özel yetenekli çocuklara yönelik eğitim programlarının değerlendirilmesinin önemli bir gereklilik olduğu, bu değerlendirme özel yetenekli bireylerin sahip olduğu potansiyeli doğru kullanabilme açısından önem taşıdığı kabul edilmektedir.

Bu kapsamda Bilim ve Sanat Merkezleri Öğrenci Tanılama ve Yerleştirme Kılavuzu’nun İtirazlar Başlıklı 4. Bölümünde; yapılan ön değerlendirme ve bireysel değerlendirme içeriklerine ilişkin herhangi bir belge yayımlanmayacağı ve paylaşılmayacağı beliritilmiş olsa da BİLSEM sınavlarına ilişkin süreçlerin şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

19. Başvuran çocuğun talebi Bilim ve sanat merkezileri öğrenci seçme ve tanılama sürecine ilişkin yapmş olduğu itiraza gerekçeli cevap verilmesine yöneliktir. İdare tarafından verilen cevapta başvuran çocuğun okul bilgileri, hangi tarihte sınava girdiği, hangi tarihte itirazda bulunduğu hususlarına ilişkin bilgi verilmiş olup ve itiraz neticesinde maddi hata tespit edilemediği belirtilmiştir. İdare tarafından sadece“maddi hata bulunmamaktadır.” şeklinde verilen cevap ile bilgi edinme hakkı ve hak arama özgürlüğü arasındaki makul dengenin kurulamadığı gözlemlenmektedir.

Her ne kadar idare tarafından tüm dünyada ve ülkemizde benzer yöntemlerle yürütülen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecinde kullanılan psikolojik ölçme araçlarının (tarama eksenli bilişsel testler, zeka testleri vb.) materyalleri; öğrencilerin kendilerinin cevapladıkları cevap kağıtları ve ortak kullanımda olan soru havuzunun, yönergelerinin, kronometre, küpler vb araçların olduğu test materyalinden oluştuğu, özellikle bilişsel test kapsamındaki psikolojik ölçme araçlarının yönerge, soru kitapçığı ve diğer materyaller uygulayıcının gözetiminde tüm çocuklara tek bir materyalle uygulandığı, ülkemizde merkezi olarak yürütülen YGS, LGS gibi merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarındaki adaya özgü soru kitapçığı ve cevap kâğıdından farklı olarak yürütüldüğü, kullanılan testlerin bir psikolojik ölçme aracı olduğu, bir başarı testi olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bu aşamada kullanılan BNV isimli bilişsel temelli psikolojik ölçme aracı da; yukarıda bahsedilen eğitsel değerlendirme ve tanılama sürecindeki değerlendirme araçları kapsamında testin soru yönergesi ve kitapçığı ortak kullanıldığı, cevap kâğıtlarının adaya özgü olarak yapılandırıldığı, belirtilmiş olsa da başvurana bilgi edinme hakkı kapsamında maddi hata bulunmadığına ilişkin değerlendirmeye esas olan gerekçe hakkında ve aslen buna ihtiyaç kalmayacak şekilde BİLSEM sınavlarına ilişkin amaç, işleyiş, merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarından farkı, değerlendirme aşamaları, ön değerlendirme ve bireysel değerlendirmede kullanılan kriterler, sonuçların açıklanması ve buna dair itiraz usulü, itirazın değerlendirmesine ilişkin süreçler hakkında gerek öğrencilere gerekse velilere ayrıntılı bilgilendirmenin yapılması ve bu konuda farkındalık oluşturulması gerektiği değerlendirilmektedir.

20. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler sonucunda; başvuran ve diğer öğrencilerin Bilim ve sanat merkezleri öğrenci seçme ve tanılama süreçlerine ilişkin idarece bilgi edinme hakkını kullanmasına engel teşkil etmeyecek şekilde hareket etmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Çocuğun üstün yararı ve Bilgi

Edinme Hakkı kapsamında Anayasamız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler gözetilerek başvurana bilgi edinme hakkı kapsamında maddi hata bulunmadığına ilişkin değerlendirmeye esas olan gerekçe hakkında ve aslen buna ihtiyaç kalmayacak şekilde BİLSEM sınavlarına ilişkin amaç,

işleyiş, merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarından farkı, değerlendirme aşamaları, ön değerlendirme ve bireysel değerlendirmede kullanılan kriterler, sonuçların açıklanması ve buna dair itiraz usulü, itirazın değerlendirmesine ilişkin süreçler hakkında gerek öğrencilere gerekse velilere ayrıntılı bilgilendirmenin yapılması ve bu konuda farkındalık oluşturulması yönünde ilgili idareye

Tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak

İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Çocuğun üstün yararı ve Bilgi Edinme Hakkı kapsamında Anayasamız ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler gözetilerek başvurana bilgi edinme hakkı kapsamında maddi hata bulunmadığına ilişkin değerlendirmeye esas olan gerekçe hakkında ve aslen buna ihtiyaç kalmayacak şekilde BİLSEM sınavlarına ilişkin amaç, işleyiş, merkezi olarak uygulanan başarı sınavlarından farkı, değerlendirme aşamaları, ön değerlendirme ve bireysel değerlendirmede kullanılan kriterler, sonuçların açıklanması ve buna dair itiraz usulü, itirazın değerlendirmesine ilişkin süreçler hakkında gerek öğrencilere gerekse velilere ayrıntılı bilgilendirmenin yapılması ve bu konuda farkındalık oluşturulması hususunda MİLLİ EĞİTİM

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim

Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi