|
ÖZET: Başvuru, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü öğrencisinin velisi tarafından yapılmıştır. Velinin iddialarına göre, öğrencinin BİLSEM dersleri ile konservatuar provaları arasında çakışma yaşanmaktadır. Velisi, çocuğunun eğitimine devam edebilmesi için BİLSEM ve konservatuar arasındaki bu çelişkinin çözülmesini talep etmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin çocuğa yönelik tutumlarının olumsuz etkiler yarattığını ve bu durumun öğrencinin başarısını tehlikeye attığını belirtmektedir.
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, başvuruya ilişkin açıklamalarında, öğrencinin ders saatlerine uyum göstermediğini ve BİLSEM’in, konservatuvar eğitimine destekleyici bir kurum olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir. Rektörlük, bale sanatının gerektirdiği disiplin ve düzenin önemine vurgu yaparak, öğrencinin eğitim hayatına katılımının sağlanması için gerekli koordinasyonun yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermiştir. İlgili idarelere, öğrencinin eğitimine devam edebilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve çocuğun görüşlerinin dikkate alınarak koordineli bir çalışma yapılması tavsiye edilmiştir. Öğretmenlerin tutumlarıyla ilgili talepler ise yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12213-S.24.18530
BAŞVURU NO : 2024/7132
KARAR TARİHİ : 08.11.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : BİLSEM ve bale dersine katılım hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sınıfı numaralı Sahne Sanatları Bale Bölümü Öğrencisi ’ın velisi olduğunu, Kocaeli İli
Gebze İlçesinde ikamet ettiklerini, okulun İstanbul İli Maltepe İlçesinde olduğunu, okulun servisi veya herhangi bir özel servis bulunmadığı ve çalışma durumundan dolayı kızının bu mesafeyi (2 vesait değiştirerek ve 2 saatlik mesafe) her gün tek başına kat ederek eğitimini aldığını, her hafta cumartesi günleri öğlen saatine kadar seçkin öğrencilerin özel sınavla kabul edildiği Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir eğitim kurumu olan Gebze BİLSEM (23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi)’de eğitim gördüğünü, okulunda (Konservatuar) gösteri provalarının hafta içi akşam ve hafta sonu sabah saatlerinde yapıldığı için BİLSEM dersleri ile çakıştığını ve öğretmenleri tarafından kızının Konservatuar ve BİLSEM arasında seçim yapmaya zorlandığını, 23/12/2023 tarihinde yapılan prova için sorumlu öğretmenden izin talebinde bulunduğunda öğretmeninin öğrenciye karşı tavrının değişeceği ve bu konu üzerinden tehditlerde bulunduğunu belirtmek istediğini, hafta sonlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere verilen bir tatil hakkı olmasına rağmen prova veya başka bir çalışma olması durumunda öğrencinin bunlara katılımını zorluk çıkarmadan sağladıklarını, cumartesi öğleden önce devam zorunluluğu dolayısıyla BİLSEM’e gitmesi gerektiğini, provaların veya diğer sahne çalışmalarının önceden olduğu gibi (Yarışmaya kadar öğleden sonra yapılmıştır.) aynı şekilde devam etmesini talep ettiğinde tehdit edilmesini ve çocuğun öğretmenleri tarafından pedagojik baskıya maruz kalmasını istemediğini, öğrencinin çok başarılı olduğunu, öğretmeni tarafından sergilenen bu tavrın kızının başarısını etkileyeceği konusunda endişeleri bulunduğunu, öğrencinin daha öncesinde sistematik bir akran zorbalığına maruz kaldığını ve şikayetlere rağmen okul idaresi tarafından karşı tarafa herhangi bir yaptırım uygulanmamışken BİLSEM dolayısıyla
yarım saat prova için izin istediğinde yaptırım tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını, öğrencinin konservatuar ve BİLSEM arasında seçim yapmaya zorlandığını, belirterek çocuğunun okulunda yapılan gösterilerde (Temsil, Yarışma vb.) sahneye çıkarılmayacağı konusunda tehdit ve baskı yapılmamasını, çocuğunun öğretmenleri tarafından BİLSEM ve okulu arasında tercih yapmaya zorlanmamasını, yapılacak olan çalışmaların çocuğunun BİLSEM okulundaki dersleri ile (Cumartesi günleri 12.00’a kadar)
çakıştırılmamasını talep etmiştir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 01/08/2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden İstanbul
Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 10.10.2024 tarihli ve
– – sayılı cevabî yazıda özetle; 2.1. Başvuru konusunun İstanbul Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının 06 Ağustos 2024 tarih/ sayılı yazısı üzerine; 02 Ağustos 2024 tarih sayılı yazı 21.08.2024 tarihli Yönetim
Kurulunda görüşülmüş olup, Yönetim Kurulu Kararı ve Anasanat Dalı Başkanlığı görüşünün gönderildiği, 2.2. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürlüğü Yüksekokul Yönetim Kurulunun
21.08.2024 tarihli, Toplantı No: Karar No: Kararında yapılan görüşme sonunda konu ile ilgili daha
önce cevap verilmiş olan yazıların adı geçene tekrar iletilmesine ve gereği için Rektörlük Makamına arzına oy birliğiyle karar verildiği, 2.3. Yapılan incelemeler sonucunda, adı geçen öğrencinin, kendisine yapılan uyarılar ve diğer öğrencilere de sunulan eşit haklara/fırsatlara rağmen, ilgili çalışma saatlerine uyum gösteremediği, başka bir kurumun adı geçirilerek, kendi bölümündeki tüm öğrenci ve öğretmenlerin eksiksiz katıldığı provalara geç geldiği/erken ayrıldığı/katılmadığı ve çalışmalarını aksattığının tespit edildiği, 2.4. Öncelikle öğrencinin velisinin hali hazırda devam ettiğini belirttiği ve örgün eğitimindeki çalışmalarının çakıştığı Milli Eğitim Bakanlığı’na ait BİLSEM okullarının, örgün eğitimi destekleyici devlete ait kurumlar olduğu, diğer yandan, adı geçen öğrencinin Konservatuvarda okuduğu bölüm itibariyle
BİLSEM’de, öğrencinin mesleki/alan öğrenime yönelik bir sanat dalı/eğitimi bulunmadığından, Konservatuvar’daki örgün öğrenimine destekleyici bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, destekleyici sanatsal bir faaliyet olmasından ötürü, örgün eğitimini gördüğü Konservatuvardan, derslere ve diğer ders dışı faaliyetlere devam konusunda da öncelikli bir kurum olarak görülemeyeceği, 2.5. Bale Sanatının temelde, insan vücudunun yüksek düzeyde harcanan emek ve efor ile sanata dönüştüğü ve ilgili öğrencinin de bulunduğu, dansçıların fiziksel değişiminin hızlandığı başlangıç yıllarında son derece özenle ve dikkatli çalıştırılması gereken bir sahne performans sanatı olduğu, bu bağlamda, bale sanatı içerisinde, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal gelişimin en doğru ve yapıcı bir şekilde geliştirilmesini sağlamak da, başta sınıf öğretmeni olmak üzere, bale bölümünün tüm öğretmenlerin bir sorumluluğu ve görevi olduğu, özellikle bale eğitiminin ilk yıllarında, çok özenli bir şekilde, her ders saati içerisinde bale sanatı için saatlerce süren ve onlarca tekrarla şekillendirilen vücutlar, bale öğrencisinin yanlış/eksik çalışılması ya da bir şekilde çalışmalarının aksatılması gibi durumlarda son derece tehlikeli, ileride kalıcı sakatlıklara varabilen ve mesleki kariyeri sonlandırabilen kötü sonuçlara yol açabildiği, hele ki dilekçede konusu geçen son derece dikkat, beceri ve düzenli akış isteyen bir sahne performansına hazırlanma aşaması sonrası, heyecanın/stresin de son derece yüksek olacağı bir canlı performans sırasında,
öğrencinin bu eğitimi/öğretimi sırasında alacağı yukarıda belirtilen kazanımların son derece önem arz ettiği, 2.6. Konservatuvarın gösteri/performans çalışmaları, hali hazırda temel mesleki derslerin aksatılmaması için bu derslerden geri kalan ve öğrencilerin; gerek vücutlarının ve zihinsel faaliyetlerinin en dinç ve güçlü olduğu zamanlarda, dinlenme sürelerini de dikkate alarak belirlendiği, uygun sürelerde ortak boş saatlere konulduğu, burada temel amacın, öğrencilerin bir yandan temel mesleki/alan eğitimlerinden geri kalmadan öğrenimlerine devam ederken, aynı zamanda art arda gelecek çalışmalar sonrası yorgunluk sebebiyle herhangi bir sakatlanmaya karşı onları koruyabildiği, 2.7. Bale sanatında çalışma yoğunluğunun, yaşa, öğrencinin gelişimine, performansın özelliklerine ve harcanan süreye göre değişebildiği, üstelik aynı öğrencinin, aynı sürede ve aynı eserdeki dayanıklılığı bile günden güne farklılık gösterebildiği, bu sebeple, bu konunun yönetimini ve değerlendirmesini, ancak kendisi ve gelişimini düzenli olarak takip eden ve onu birebir çalıştıran sınıf öğretmenleri tarafından, kendi aralarında yaptıkları düzenli toplantılar ve istişareler ile değerlendirebildiği ve sahne için yeterliliklerini ve ilgili rol dağılımlarını da bu sayede yapabildikleri, Sahne performansı için yapılan bu çalışmaların, özellikle gösteri tarihlerinin yaklaşması ile günden güne komplike hale gelen ve bir aksama durumunda diğer dansçıların da performanslarına etki edecek bireysel ve grup çalışmalarına dönüştüğü, bu hedef doğrultusunda, bu çalışmalara gerektiği şekilde hazırlanmayan bir öğrencinin de, yukarıda belirtildiği gibi travmatik bir durumla karşılaşması, kendisinin ve arkadaşlarının sakatlanmasına yol açması ve daha da kötüsü demoralize olarak başarısız bir duruma düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, sonuç olarak, bale sanatı ve mesleki gelişimi ile alakalı bu konuda yukarıda bahsedilen konuların, bale bölümünün öğretmenlerinin bilgilerini, görüşlerini, düşüncelerini ve bu konudaki endişelerini yansıttığı, ileride alınması gerekli kararların kesinlikle tek bir öğrenci için değil, tüm bölümdeki öğrencilerin ve onların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması ile yakından ilgili olduğu, 3. Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 27.09.2024 tarih ve – – sayılı yazısında; 3.1. Şikayet edilen hususların İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı alan öğretmenlerinin öğrenciye yönelik tutum ve davranışlarından kaynaklandığı, 3.2. 15 Ocak 2015 tarihli ve 29237 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Yükseköğretim Kurumları Devlet Konservatuvarları Müzik ve Bale İlköğretim Kurumları ile Müzik ve
Sahne Sanatları Liseleri Yönetmeliği’nin Tanımlar başlıklı 4.maddesinin r) bendinde “Öğretim elemanı:
Alan, bölüm ve dal dersleri ile ilgili olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda belirtilen nitelikleri taşıyan eğitim-öğretim elemanını,” aa) bendinde “Zorunlu veya ortak dersler: Haftalık ders çizelgelerinde alan dersleri, yardımcı alan dersleri ve seçmeli derslerin dışında kalan ve Bakanlık Talim ve Terbiye
Kurulu tarafından müzik ve bale ilköğretim kurumları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde okutulması zorunlu olarak saptanan dersleri” şeklinde belirtildiği, 3.3. Aynı yönetmeliğin Öğretmenler başlıklı 22.maddesinin (1) bendinde; “Müzik ve bale ilkokullarında sınıf öğretmenliği, ortaokul ve liselerinde branş öğretmenliği, alan dersleri ile yardımcı alan dersleri öğretmenliğinde ise devlet konservatuvarı veya müzik ve sahne sanatları fakültesi öğretim elemanlığı esastır”, (4) bendinde “Okulda alan, bölüm ve dal derslerinin eğitim-öğretimi ile öğretim
elemanı istihdamında 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ile 11/10/1983 tarihli ve 2914 Sayılı
Yükseköğretim Personel Kanunu hükümleri esas alınarak ilgili alan, bölüm ve dal eğitimini konservatuvar veya müzik ve sahne sanatları fakültesinde almış ve gerekli nitelikleri taşıyan öğretim elemanları görevlendirilir” Denetim başlıklı 23.maddesinin (1) bendinde “Kurumların genel denetimi ile zorunlu veya ortak derslerin denetimi, Bakanlık ve Rektörlük ile iş birliği çerçevesinde müzik ve bale ilköğretim kurumları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde maarif müfettişleri tarafından yapılır” hükümlerinin yer aldığı, 3.4. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bale Bölümünün alan derslerinde öğretmen olarak devlet konservatuvarı veya müzik ve sahne sanatları fakültesi öğretim elemanları arasından görevlendirme yapıldığı, ilgililer hakkında şikayete esas konuların araştırılması, gerekli denetimlerin yapılması, bahsi geçen öğretmenlerin pedagojik eğitimlerinin araştırılması hususlarının
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulunun görev alanı içerisine girdiği değerlendirildiği, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,
4.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 4.2. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”, 4.3. “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 inci Maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.”,
4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ”,
4.5. 90 ıncı maddesinde; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.”,
4.6. 42 inci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.”,
4.7. 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesi yer almaktadır.”, 6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin, 6.1. 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.”, 6.2. 2 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.”, 6.3. 3 üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.”, 6.4. 4 üncü maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.”, 6.5. 12 inci maddesinde; “Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini özgürce ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özeni gösterilmek suretiyle tanırlar.”, 6.6. 18 inci maddesinde; “Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.”, 6.7. 28 inci maddesinde; “Taraf Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde aşamalı olarak gerçekleştirilmesi…”,
hükümlerini ihtiva eder.
7. Yükseköğretim Kurumları Devlet Konservatuvarları Müzik ve Bale İlköğretim Kurumları ile
Müzik ve Sahne Sanatları Liseleri Yönetmeliği’nin; 7.1. “Tanımlar” başlıklı 4.maddesinin r) bendinde; “Öğretim elemanı: Alan, bölüm ve dal dersleri ile ilgili olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda belirtilen nitelikleri taşıyan eğitim-öğretim elemanını,” aa) bendinde “Zorunlu veya ortak dersler: Haftalık ders çizelgelerinde alan dersleri, yardımcı alan dersleri ve seçmeli derslerin dışında kalan ve Bakanlık Talim ve Terbiye Kurulu tarafından müzik ve bale ilköğretim kurumları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde okutulması zorunlu olarak saptanan dersleri”, 7.2. “Öğretmenler” başlıklı 22.maddesinin (1) bendinde; “Müzik ve bale ilkokullarında sınıf öğretmenliği, ortaokul ve liselerinde branş öğretmenliği, alan dersleri ile yardımcı alan dersleri öğretmenliğinde ise devlet konservatuvarı veya müzik ve sahne sanatları fakültesi öğretim elemanlığı esastır”, (4) bendinde “Okulda alan, bölüm ve dal derslerinin eğitim-öğretimi ile öğretim elemanı istihdamında 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ile 11/10/1983 tarihli ve 2914 Sayılı
Yükseköğretim Personel Kanunu hükümleri esas alınarak ilgili alan, bölüm ve dal eğitimini konservatuvar veya müzik ve sahne sanatları fakültesinde almış ve gerekli nitelikleri taşıyan öğretim elemanları görevlendirilir”, 7.3. “Denetim” başlıklı 23.maddesinin (1) bendinde; “Kurumların genel denetimi ile zorunlu veya ortak derslerin denetimi, Bakanlık ve Rektörlük ile iş birliği çerçevesinde müzik ve bale ilköğretim kurumları ile müzik ve sahne sanatları liselerinde maarif müfettişleri tarafından yapılır”, 8. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Eğitim tür ve kademelerindeki özel eğitim hizmetleri” başlıklı 11 inci maddesinde; “ğ) Özel yetenekli bireylere her tür ve kademede kayıtlı bulundukları okulların destek eğitim odalarında ve BİLSEM’lerde destek eğitim hizmeti verilir.” 8.1. “Bilim ve sanat merkezlerinin eğitim programları” başlıklı 21 inci maddesinde; (1) BİLSEM’e kayıtları yapılan öğrenciler; “a) Uyum, b) Destek eğitim, c) Bireysel yetenekleri fark ettirme, ç) Özel yetenekleri geliştirme, d) Proje üretimi ve yönetimi, programına alınırlar. (2) Programları tamamlayan öğrencilere tamamladığı her programın sonunda bilim ve sanat merkezi müdürlüğünce “Program
Tamamlama Belgesi” (EK – 10) verilir.” 8.2. “Özel yetenekli bireylerin eğitimi amacıyla açılan kurumlar” başlıklı 33 üncü maddesinde; “(1) Örgün eğitim kurumlarına devam eden ve genel zihinsel, görsel sanatlar veya müzik yetenek alanlarından özel yetenekli olarak tanılanan öğrencilere, yeteneklerini geliştirerek kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak amacıyla destek eğitim vermek üzere BİLSEM’ler açılır. BİLSEM’lerde
eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Eğitim ve öğretim etkinlikleri BİLSEM’lerde öğrencinin örgün eğitim saatleri dışındaki zamanlarda hafta içi veya hafta sonu planlanabilir.
b) BİLSEM’lerde, özgün ürün, proje ve üretimlerin gerçekleşmesi için öğrencilerin yeteneklerine uygun zenginleştirme ve hızlandırma yoluyla farklılaştırılarak proje tabanlı, disiplinler arası eğitim programı uygulanır ve eğitim etkinlikleri düzenlenir.
c) BİLSEM’lerde uygulanan eğitim programları esas alınarak öğrencilerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda
BEP hazırlanır ve eğitim hizmeti birebir veya grup eğitimi şeklinde yürütülür.
ç) Eğitim ve öğretim etkinlikleri, eğitim ve öğretim yılı içerisinde Bakanlıkça hazırlanan yıllık çalışma takvimine göre yürütülür. Ayrıca yarıyıl ve yaz tatillerinde yaz okulu ve kış okulu ile öğrenci kampları da yapılabilir. Eğitim ve öğretim yılı içerisindeki her dönem sonunda BİLSEM’ler tarafından hazırlanan değerlendirme raporları valiliklerce Bakanlığa gönderilir.
(2) BİLSEM’e öğrenci alımı Bakanlıkça yayımlanan kılavuzda belirtilen takvim çerçevesinde gerçekleştirilir. Kayıt hakkı kazanan öğrencilere BİLSEM’lerde ve destek eğitim odalarında eğitim verilir.
(3) BİLSEM’e öğrenci alım takvimi dışında genel zihinsel, görsel sanatlar ve müzik yetenek alanlarında özel yetenekli olduğu belirlenen öğrencilere destek eğitim odalarında eğitim verilir. BİLSEM’e öğrenci alım takvimi dışında görsel sanatlar ve müzik yetenek alanlarında aday gösterilecek öğrencilerin talebi, ilgililerce il tanılama sınav komisyonuna yapılır.
(4) BİLSEM’e öğretmen seçimi ile ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça yayımlanan kılavuz hükümlerine göre yürütülür.
(5) BİLSEM’e öğretmen seçimi ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesine dair kurul, komisyon ve görevler
Bakanlıkça yayımlanan Yönerge ile düzenlenir.
(6) Öğrenci tanılama, kayıt kabul, nakil, devam devamsızlık ve ilişik kesme işlemleri BİLSEM Modülü üzerinden yürütülür.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı sınıfı numaralı Sahne Sanatları Bale Bölümü Öğrencisi ’ın velisi olduğunu, Kocaeli
İli Gebze İlçesinde ikamet ettiklerini, okulun İstanbul İli Maltepe İlçesinde olduğunu, okulun servisi veya herhangi bir özel servis bulunmadığı ve çalışma durumundan dolayı kızının bu mesafeyi (2 vesait
değiştirerek ve 2 saatlik mesafe) her gün tek başına kat ederek eğitimini aldığını, her hafta cumartesi günleri öğlen saatine kadar seçkin öğrencilerin özel sınavla kabul edildiği Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir eğitim kurumu olan Gebze BİLSEM (23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi)’de eğitim gördüğünü, okulunda (Konservatuar) gösteri provalarının hafta içi akşam ve hafta sonu sabah saatlerinde yapıldığı için BİLSEM dersleri ile çakıştığını ve öğretmenleri tarafından kızının Konservatuar ve BİLSEM arasında seçim yapmaya zorlandığını, 23/12/2023 tarihinde yapılan prova için sorumlu öğretmenden izin talebinde bulunduğunda öğretmeninin öğrenciye karşı tavrının değişeceği ve bu konu üzerinden tehditlerde bulunduğunu belirtmek istediğini, hafta sonlarının Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere verilen bir tatil hakkı olmasına rağmen prova veya başka bir çalışma olması durumunda öğrencinin bunlara katılımını zorluk çıkarmadan sağladıklarını, cumartesi öğleden önce devam zorunluluğu dolayısıyla BİLSEM’e gitmesi gerektiğini, provaların veya diğer sahne çalışmalarının önceden olduğu gibi (Yarışmaya kadar öğleden sonra yapılmıştır.) aynı şekilde devam etmesini talep ettiğinde tehdit edilmesini ve çocuğun öğretmenleri tarafından pedagojik baskıya maruz kalmasını istemediğini, öğrencinin çok başarılı olduğunu, öğretmeni tarafından sergilenen bu tavrın kızının başarısını etkileyeceği konusunda endişeleri bulunduğunu, öğrencinin daha öncesinde sistematik bir akran zorbalığına maruz kaldığını ve şikayetlere rağmen okul idaresi tarafından karşı tarafa herhangi bir yaptırım uygulanmamışken BİLSEM dolayısıyla yarım saat prova için izin istediğinde yaptırım tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını, öğrencinin konservatuar ve BİLSEM arasında seçim yapmaya zorlandığını, belirterek çocuğunun okulunda yapılan gösterilerde (Temsil, Yarışma vb.) sahneye çıkarılmayacağı konusunda tehdit ve baskı yapılmamasını, çocuğunun öğretmenleri tarafından BİLSEM ve okulu arasında tercih yapmaya zorlanmamasını, yapılacak olan çalışmaların çocuğunun BİLSEM okulundaki dersleri ile (Cumartesi günleri 12.00’a kadar)
çakıştırılmamasını talep etmiştir.
11. Başvuru konusuna ilişkin ilgili idarelerden talep edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; adı geçen öğrencinin, kendisine yapılan uyarılar ve diğer öğrencilere de sunulan eşit haklara/fırsatlara rağmen, ilgili çalışma saatlerine uyum gösteremediği, başka bir kurumun adı geçirilerek, kendi bölümündeki tüm öğrenci ve öğretmenlerin eksiksiz katıldığı provalara geç geldiği/erken ayrıldığı/katılmadığı ve çalışmalarını aksattığının tespit edildiği, 11.1. Milli Eğitim Bakanlığı’na ait BİLSEM okullarının, örgün eğitimi destekleyici devlete ait kurumlar olduğu, diğer yandan, adı geçen öğrencinin Konservatuvarda okuduğu bölüm itibariyle BİLSEM’de, öğrencinin mesleki/alan öğrenime yönelik bir sanat dalı/eğitimi bulunmadığından, Konservatuvar’daki örgün öğrenimine destekleyici bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, destekleyici sanatsal bir faaliyet olmasından ötürü, örgün eğitimini gördüğü Konservatuvardan, derslere ve diğer ders dışı faaliyetlere devam konusunda da öncelikli bir kurum olarak görülemeyeceği, 11.2. Bale Sanatının temelde, insan vücudunun yüksek düzeyde harcanan emek ve efor ile sanata dönüştüğü ve ilgili öğrencinin de bulunduğu, dansçıların fiziksel değişiminin hızlandığı başlangıç yıllarında son derece özenle ve dikkatli çalıştırılması gereken bir sahne performans sanatı olduğu, bu bağlamda, bale sanatı içerisinde, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal gelişimin en doğru ve yapıcı bir şekilde geliştirilmesini sağlamak da, başta sınıf öğretmeni olmak üzere, bale bölümünün tüm öğretmenlerin bir sorumluluğu ve görevi olduğu, 11.3. Konservatuvarın gösteri/performans çalışmaları, hali hazırda temel mesleki derslerin aksatılmaması için bu derslerden geri kalan ve öğrencilerin; gerek vücutlarının ve zihinsel faaliyetlerinin en dinç ve güçlü olduğu zamanlarda, dinlenme sürelerini de dikkate alarak belirlendiği, uygun sürelerde ortak boş saatlere
konulduğu, burada temel amacın, öğrencilerin bir yandan temel mesleki/alan eğitimlerinden geri kalmadan öğrenimlerine devam ederken, aynı zamanda art arda gelecek çalışmalar sonrası yorgunluk sebebiyle herhangi bir sakatlanmaya karşı onları koruyabildiği, 11.4. Bale sanatında çalışma yoğunluğunun, yaşa, öğrencinin gelişimine, performansın özelliklerine ve harcanan süreye göre değişebildiği, üstelik aynı öğrencinin, aynı sürede ve aynı eserdeki dayanıklılığı bile günden güne farklılık gösterebildiği, bu sebeple, bu konunun yönetimini ve değerlendirmesini, ancak kendisi ve gelişimini düzenli olarak takip eden ve onu birebir çalıştıran sınıf öğretmenleri tarafından, kendi aralarında yaptıkları düzenli toplantılar ve istişareler ile değerlendirebildiği ve sahne için yeterliliklerini ve ilgili rol dağılımlarını da bu sayede yapabildikleri, 11.5. Sahne performansı için yapılan bu çalışmaların, özellikle gösteri tarihlerinin yaklaşması ile günden güne komplike hale gelen ve bir aksama durumunda diğer dansçıların da performanslarına etki edecek bireysel ve grup çalışmalarına dönüştüğü, bu hedef doğrultusunda, bu çalışmalara gerektiği şekilde hazırlanmayan bir öğrencinin de, yukarıda belirtildiği gibi travmatik bir durumla karşılaşması, kendisinin ve arkadaşlarının sakatlanmasına yol açması ve daha da kötüsü demoralize olarak başarısız bir duruma düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, sonuç olarak, bale sanatı ve mesleki gelişimi ile alakalı bu konuda yukarıda bahsedilen konuların, bale bölümünün öğretmenlerinin bilgilerini, görüşlerini, düşüncelerini ve bu konudaki endişelerini yansıttığı, ileride alınması gerekli kararların kesinlikle tek bir öğrenci için değil, tüm bölümdeki öğrencilerin ve onların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması ile yakından ilgili olduğu, 11.6. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bale Bölümünün alan derslerinde öğretmen olarak devlet konservatuvarı veya müzik ve sahne sanatları fakültesi öğretim elemanları arasından görevlendirme yapıldığı, ilgililer hakkında şikayete esas konuların araştırılması, gerekli denetimlerin yapılması, bahsi geçen öğretmenlerin pedagojik eğitimlerinin araştırılması hususlarının
İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve Yükseköğretim Kurulunun görev alanı içerisine girdiği değerlendirildiği, tespit edilmiştir.
12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Bale sanatında çalışma yoğunluğunun, yaşa, öğrencinin gelişimine, performansın özelliklerine ve harcanan süreye göre değişebildiği, üstelik aynı öğrencinin, aynı sürede ve aynı eserdeki dayanıklılığının günden güne farklılık gösterebildiği, bu sebeple, bu konunun yönetimi ve değerlendirmesinin ancak kendisi ve gelişimini düzenli olarak takip eden ve onu birebir çalıştıran sınıf öğretmenleri tarafından, kendi aralarında yaptıkları düzenli toplantılar ve istişareler ile değerlendirebildiği ve sahne için yeterliliklerini ve ilgili rol dağılımlarını da bu sayede yapabildikleri, Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)’nin ise, örgün eğitim kurumlarına devam eden ve genel yetenek (zihinsel), görsel sanatlar veya müzik alanında özel yetenekli olduğu uzmanlar tarafından tanılanan öğrencilere, yeteneklerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmalarını sağlamak için okul saatleri dışında destek eğitimi vermek üzere açılmış olan bağımsız bir özel eğitim kurumu olduğu, standart zeka testlerinde, testin türüne göre yaklaşık olarak 130 veya 140 üzeri zeka bölümü (IQ) elde eden ya da görsel sanatlar, müzik gibi performans alanlarında aynı yaş, deneyim veya çevre şartlarına sahip akranlarına göre üstün performans gösteren çocuk/öğrencilerin özel yetenekli olarak kabul edildiği ve BİLSEM’lerde bu çocuklara özel eğitim desteği sunulduğu,
BİLSEM’lerde uygulanan eğitim ve öğretim programlarının öğrenci merkezli ve disiplinler arası yapıda olmasına özen gösterildiği, öğrencilerin özel yeteneklerini geliştirmeye yönelik çerçeve programlar, disiplinler arası yaklaşımlar herhangi bir disiplinde derinlemesine ve ileri düzeyde bilgi, beceri, ve davranış 1 kazandırma amacıyla hazırlanıp yürütüldüğü, tespit edilmiştir.
12.1. Bununla birlikte; başvuran çocuğun, Kocaeli İli Gebze İlçesinde ikamet ettiği, okulun İstanbul İli
Maltepe İlçesinde olduğu, okulun servisi veya herhangi bir özel servis bulunmadığı, bu mesafeyi (2 vesait değiştirerek ve 2 saatlik mesafe) her gün tek başına kat ederek eğitim aldığı, her hafta cumartesi günleri öğlen saatine kadar Gebze BİLSEM (23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi)’de eğitim gördüğü, Konservatuar gösteri provalarının da hafta içi akşam ve hafta sonu sabah saatlerinde yapıldığı, Konservatuar dersleri ile
BİLSEM derslerinin aynı saate denk geldiği durumlarda başvuran çocuk lehine ne gibi çözüm yollarına başvurabileceği hususunda ilgili idarelerce herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
12.2. Bu kapsamda, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bale Bölümünün bale sanatının gerektirdiği disiplin ve düzen içerisinde hareket ettiği, bu yönde çalışmalarını sürdürdüğü görülmekle birlikte çocuğun üstün yararı çerçevesinde eğitim hayatına katılım ve devamının sağlanması amacıyla İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bale Bölümü ile Milli Eğitim
Bakanlığınca çocuğun ikamet ettiği Kocaeli Gebze İlçesi ile eğitim öğretimine devam ettiği İstanbul İli
Maltepe İlçesindeki mesafe ve gerek BİLSEM’in gerek bale eğitiminin kendi içinde ayrı metot ve disiplinle yürütüldüğü dikkate alınarak çocuğun BİLSEM’e ve bale eğitimine devamının hangi yollarla sağlanabileceği hususunda çocuğun da görüşü alınarak koordineli bir çalışma yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, dolayısıyla, İdarenin, makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığı, diğer taraftan, idare tarafından Kurumumuz incelemelerine esas olmak üzere talep edilen bilgi ve belgeleri yeterli açıklamaları içerecek şekilde açık ve eksiksiz şekilde Kurumumuza sunulması hususunda daha hassas davranılması; dolayısıyla kararların gerekçeli olması ilkesine uygun davranılması gerektiği, işlemlerin gerekçeli ve ayrıntılı açıklanmasının, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunun ispat edilmesi bakımından idareye kolaylık sağlayan bir unsur olduğu dikkate alınarak idarenin bundan sonra bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava
1 https://orgm.meb.gov.tr/www/bilim-ve-sanat-merkezleri-nedir/icerik/1955
açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE; Çocuğun üstün yararı çerçevesinde eğitim hayatına katılım ve devamının sağlanması amacıyla İstanbul
Üniversitesi Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları Bale Bölümü ile Milli Eğitim Bakanlığınca çocuğun ikamet ettiği Kocaeli Gebze İlçesi ile eğitim öğretimine devam ettiği İstanbul İli Maltepe İlçesindeki mesafe ve gerek BİLSEM’in gerek bale eğitiminin kendi içinde ayrı metot ve disiplinle yürütüldüğü dikkate alınarak çocuğun BİLSEM’e ve bale eğitimine devamının hangi yollarla sağlanabileceği hususunda çocuğun da görüşü alınarak koordineli bir çalışma yapılması hususunda MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA VE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Öğretmenlerin tutum ve davranışları açısından aksi yönde bir tutum sergilendiğinde dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından bu husustaki taleplerin REDDİNE,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine idare tarafından tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana, Milli Eğitim Bakanlığına ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi