| 4. Daire 2020/2179 E. , 2023/1550 K. |
|
“İçtihat Metni” T.C. TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, faktoring sözleşmesinin yapılması ve hizmet sunumuna başlanılması ile birlikte faktoring şirketi tarafından müşterisine düzenlenen faturalarda yer alan hizmet bedellerinin Vergi Hukuku açısından tahsili beklenilmeksizin beyanı gereken ticari faaliyet kapsamında elde edilen gelir olduğu, kabil-i rücu faktoring alacaklarına ilişkin olarak şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağı, sadece faktoring şirketince müşterisine rücu edilmesi halinde tahsil edilemeyen alacaklar için koşulların gerçekleşmesi halinde karşılık ayrılabileceği, bu nedenle söz konusu gelirlerin 2018 yılı kurum kazancına ilavesi suretiyle yapılan tahakkukta herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca mükelleflere faiz ödenmesinin açık ve mutlak vergi hatalarında mümkün olduğu, idari yargıda, özel hukukta uygulanan yasal faize ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Vergi Usul Kanunu 323. Maddesindeki alacaklar için dava veya icra takibine başlandığı yılda karşılık ayrılmasını zorunlu kılan bir şart olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … TÜRK MİLLETİ ADINA İNCELEME VE GEREKÇE : KARAR SONUCU : (X) KARŞI OY : (XX) KARŞI OY : |
| ÖZET: Danıştay Dördüncü Dairesi, 2020/2179 esas numaralı davada, davacı anonim şirketin 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde gider olarak dikkate alınmayan şüpheli alacak karşılığı için yaptığı 377.543,25 TL’lik tahakkukun iptali ve iadesi talebini incelemiştir. İlk derece mahkemesi, şüpheli alacakların 2017 yılında tahsil edilemediği gerekçesiyle 2018 yılında karşılık ayrılabileceğine karar vermiş, ancak yeterli belge sunulmadığı için iade talebinin kısmen kabulüne hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu kabul ederek, iade edilmesi gereken tutarın faiziyle birlikte belirlenmesine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay, davacının 2017 yılına ilişkin şüpheli alacakları için 2018 yılında karşılık ayırmasının mümkün olmadığına hükmederek, davalı idarenin temyiz talebini kabul etmiştir. |