|
ÖZET: Başvuru, Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu tarafından verilen 29.06.2018 tarihli ret kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Şikayetçi, müvekkil şirketin 25.09.2013 tarihinde yaptığı yolcu taşımacılığı talebinin, iki mahkeme kararıyla iptal edilen önceki ret kararlarına rağmen, yine reddedildiğini belirtmektedir. İtiraz dilekçesinin de reddedilmesi üzerine, başvuru sahibi, idarenin hukuka aykırı işlemlerinin düzeltilmesini talep etmektedir.
İdarenin, başvuruya ilişkin açıklamaları, mevcut taşıma kapasitesinin yeterli olduğu yönündeki görüşler ve daha önceki mahkeme kararlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. İlgili mahkeme kararları, şikayetçinin talebinin kabul edilmesini zorunlu kılmadığı gibi, idarenin gerekli araştırma ve incelemeleri yaparak yeni bir karar alması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu karar, başvuru sahibinin hukuki taleplerinin, idarenin takdir yetkisini aşmadığı ve mevcut durumun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onaylanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 7016-7016
BAŞVURU NO : 2018/11643
KARAR TARİHİ : 15/03/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Bitlis Valiliği
BAŞVURUNUN KONUSU : Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığının 29.06.2018 tarih ve 2018/29 sayı ile vermiş olduğu ret kararı işleminin hukuka aykırı olduğu iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/09/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi … Şirketi vekili … tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; “
Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığının 29.06.2018 tarih ve … sayı ile vermiş olduğu ret kararı işleminin hukuka aykırı olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini iddia ederek, dilekçede ayrıntılarına yer verilen yargı süreci sonucunda verilen iki mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 27.07.2017 tarihli dilekçe ile Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu’na talepte bulunulduğunu, sonrasında aynı hususa ilişkin 03.11.2017 tarihinde ek bir dilekçe daha verildiğini, ancak bu kez Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu’nun 29.06.2018 tarih ve … sayılı kararıyla ‘Talep edilen hatta kapasitenin yeterli olduğu’ belirtilerek müvekkil şirketin talebinin yeniden ve üçüncü defa ret edildiğini, iş bu üçüncü ret kararı işlemine karşı 15/08/2018 tarihinde Bitlis Valiliği’ne tebliğ edilen itiraz dilekçesinin, Bitlis Valiliği İl Emniyet
Müdürlüğü’nün 11/09/2018 tarih ve … sayılı yazısı ile ret edildiğini ve iş bu ret işleminin de 14/09/2018 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, 1.1. Şikâyete konu üçüncü ret kararı olan Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu’nun
29.06.2018 tarih ve 2018/29 sayılı kararının süresinde verilmediğini, 2577 Sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 28/1 maddesinde; idarelerin idare mahkemelerince verilen kararların gereğini ivedilikle yerine getirmesi gerektiğini, bu sürenin 30 günü geçemeyeceğinin net olarak düzenlendiğini, itiraza konu olayda Van 1.İdare
Mahkemesi’nin 18.07.2017 tarih ve 2016/540 E. ve 2017/1644 K. sayılı kararının gereğini yapılması amacıyla taraflarınca 27.07.2017 tarihinde Bitlis Valiliğine müracaatta bulunulduğunu, hiçbir ilerleme sağlanmaması üzerine bu kez 03.11.2017 tarihinde de … kayıt numaralı dilekçe ile konuya ilişkin bazı belgeler sunarak ivedilikle konunun ele alınıp neticelendirilmesinin talep ettiklerini, 1.2. Sonrasında kararın gereğinin ivedilikle yerine getirilmesi amacıyla üç kez Bitlis
Valiliği ve Bitlis İl Trafik Komisyonu nezdinde bizzat gidip görüşmelerde bulunduklarını, bu şekilde Valiliğe gereği için gönderilen ve talep edilen hususlar ile ilgili olarak yasanın amir hükmüne rağmen 27.07.2017 tarihinden, 14.12.2017 tarihindeki … sayılı alt komisyona havale edilmesi kararına kadar aradan geçen yaklaşık 5 aylık bir sürede hiçbir işlem yapılmadığını, 1.3. Akabinde 6 aydan fazla bir süre ile alt komisyonun çalışması ve değerlendirilmesi için beklenildiğini ancak 29.06.2018 tarihinde konunun görüşüldüğünü, verilen kararın ise ancak 40 günden sonra 07.08.2018 tarihinde kendilerine tebliğ edilmek üzere postaya verildiğini, bu şekilde en geç 30 günlük süre içerisinde tesis edilmesi gereken işlem hakkında, aradan 1 yıldan fazla süre geçtikten sonra iş bu şekilde karar verilerek kendilerine bildirildiğini, bu haliyle söz konusu kararın hukuka aykırı olarak verilmiş olduğunun açık olduğunu, 1.4. Verilen kararın mevcut mevzuatlara ve hukuka açıkça aykırı olacak şekilde verildiğini, söz konusu düzenlemelere göre idarenin verdiği zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, yargı kararlarının uygulanmamasından doğan zararlar açısından, hem idarenin ve hem de ajanının birlikte sorumlu olduğunu, 1.5. İlgili mevzuat düzenlemeleri karşısında idarenin hukuka aykırı olduğundan bahisle idare mahkemesince iptal edilen işlem için iptal kararı doğrultusunda gereğini yapmak zorunda olduğunu, iptal davalarının gereği yerine getirilirken davaya konu olan ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlem hakkında sanki hiç olmamış gibi işlem tesis edilmesinin yasal zaruret olduğunu, bunun sonucu olarak şayet ödemelerde bir gecikme meydana gelmiş ise bunun ödenmesi gerektiği tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadarki süre için faizlerinin hesap edilip ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde müvekkilin mağduriyetine neden olunacağını ve bu manada şikâyete muhatap idare için sorumluluk doğacağının açık olduğunu, 1.6. Öte yandan şikayete konu Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu’nun 29.06.2018 tarih ve … sayılı kararın gerekçesi incelendiğinde 2018 yılı içerisinde alt komisyonca yapılan çalışmalardan mevcut güzergahta ihtiyacın olmadığı sonucuna varılmasından ötürü müvekkilin talebin ret edildiğinin belirtildiğini, iş bu gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olmasının yanında maddi gerçeklik ile uyuşmadığından ötürü de anılan kararın hukuka aykırı olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini, 1.7. Kurumumuza verilen dilekçede kronolojik sırasıyla belirtildiği üzere müvekkilin bu konuya ilişkin olan talebini ilk olarak 25.09.2013 tarihinde Bitlis Valiliği’ne resmi olarak bildirdiğini, iş bu talebin ret edildiğini, sonrasında bu ret işleminin Van 2. İdare
Mahkemesi’nin 05.06.2015 tarihinde kesinleşen 2014/315 E. ve …. sayılı kararı ile iptal edildiğini, dolayısı ile talebe konu güzergâhta, ihtiyacın olup olmadığı hususunun
25.09.2013 tarihine göre değerlendirilmesi gerekirken 2018 yılına göre değerlendirme
yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 1.8. İptal edilen işlemin tesis edilmiş olduğu tarih itibariyle değerlendirme yapılması ve bu çerçevede anılan tarih itibariyle tüm sonuçları ile birlikte hakların iade edilmesi gerektiğini, bundan ötürü müvekkili iş bu güzergâhta ilk hat talebinde bulunduğu tarih olan 25.09.2013 tarihi itibariyle itiraza konu karara gerekçe gösterilen Bitlis Belediyesi’nin 07.09.2016 tarih ve … sayılı kararı, Tatvan Belediyesi’nin 07.10.2015 tarih ve … sayı ile 06.04.2016 tarih ve … sayılı encümen kararlarının ortada olmadığını, 1.9. Müvekkilin talebinden sonraki süreçte yani mahkeme sürecindeki iş bu hat tahsis kararlarının, zaten bu yerde taşıma hatları ihtiyacının olduğunun en büyük ispatı olduğunu, dolayısı ile anılan iş bu encümen kararları ile işletilen hatların dikkate alınmadan bu yerde ihtiyaç olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken iptal edilen işlemden çok sonra oluşturulan iş bu hatlardan ötürü ihtiyacın olmadığı gerekçesi ile taleplerinin ret edilmiş olunmasının, verilen mahkeme kararlarının gereğini verine getirmemek olduğunu ve bu manada hukuka aykırı ve kabul edilemez bir durum oluştuğunu, 1.10. İtiraza konu kararın içeriğinden bile bu yerde müvekkilin talep ettiği manada bir taşıma ihtiyacı olduğu ve bu manada verilen kararın maddi gerçeklikle uyuşmadığının açıkça görüldüğünü, anılan güzergâhtaki öğrencilerin Tatvan-Bitlis arasında çalışan SS 17 No.lu Taşıma Kooperatifi araçları ile ulaşımlarını sağladıkları belirtildiğini, anılan SS 17 No.lu Kooperatifin mezkur güzergahta kesinlikle ara durağının olmadığını, dolayısıyla ara durak hakkı olmayan iş bu kooperatifin anılan güzergahta yolcu indirip bindirmesinin yasal olmadığını, Valiliğin bu hususu göz ardı etmesi ve buna göre değerlendirme yapmasının kabul edilemez bir durum olduğunu, 1.11. Öte yandan yapılan kontrollerde anılan güzergahta/durakta her 7 dakikada bir aracın geçtiği ve her araçtan ortalama 4 yolcunun indiğinin tespit edildiğinin belirtildiğini, zaten müvekkilin de aynı yerde 10 araç ile taşıma talebinde bulunduğunu, buna göre müvekkilin 10 araçtan ortalama 20 dakikada bir aracı kaldırdığı kabul edildiğinde her bir araca ortalama 10-15 yolcu bineceğinin ortaya çıktığını, 1.12. Bunun da müvekkil açısından sürdürülebilir bir durum olduğunu, yolcular için de en geç 20 dakikada bir hareket edecek aracın olması halinde mağdur olmayacaklarının açıkça ortaya çıktığını, itiraza konu karardan bile bu sonuç çıkıyor iken yani anılan güzergâhta iş bu şekilde mevcut haliyle ihtiyaç olduğu hususu açık iken bu hususların göz ardı edilerek, ara durak yetkisi olmayan ve bu manada indir/bindir yapma yetkisi olmayan kooperatifin bu işi yapmasına göz yummak suretiyle müvekkilinin, mahkeme kararları ile tespit edilen yasal hakkı olan talebinin ret edilmiş olunmasının hukuka aykırı olduğunu ve kabul edilemez bir durum oluşturduğunu, 1.13. Şikayete konu hukuka aykırı iş ve işlemler nedeni ile müvekkilin maddi olarak çok büyük kayıplarının olduğunu, verilen iptal kararlarına rağmen çok uzun bir süre beklendiğini, ilk iki işlem kararlarının da hukuka aykırı olduğunun kesinleşen mahkeme kararları ile sabit olduğunu, idarenin hukuka uygun davranması halinde müvekkilin idareye ilk başvuru tarihi olan 2013 yılından bu yana müvekkilin bu güzergahta 10 araç ile taşıma işi yapacağını, 5 yılı aşkın süreden bu yana müvekkilin bundan mahrum kaldığını, verilen mahkeme kararlarına rağmen idarenin ısrarla hukuka aykırı davranmaya devam ettiğini, iş bu hukuka aykırılıklardan ötürü müvekkilinin ve kamunun zarar gördüğünü, 1.14. Mezkur şikayet konusunun üçüncü kez yargıya götürme ve alınan iki ayrı yargı kararını uygulamayan kurum ve personel aleyhine tazminat davasına dönüştürmemek adına ivedilikle idari yönden düzeltilmesi amacıyla başvuru yaptıkları halde maalesef idarenin bu taleplerini de ret ettiğini, üçüncü kez mahkemeye başvuruda bulunduklarında muhtemelen yine lehlerine karar verileceğini, ancak alınan kararları zamanında ve hukuka uygun olacak şekilde uygulamayan idarenin iş bu hukuka aykırı işlemlerine son verilerek müvekkilin mağdur olduğu maddi kayıplarının ivedilikle ödenmesinin temini adına dava açmadan önce Kurumumuza başvuruda bulunduklarını” ifade ve iddia ederek, 1.15. Müvekkil firma olan …. Şirketi yetkilisi … ’ın Tatvan – Eren Ünv. Kampüsü önü hattında, 17 Koltuk kapasiteli, 10 araç (Minibüs) ile (D4 Yetki Belgesi Kapsamında)
Yolcu Taşımacılığı yapma talebi ile ilgili olarak Bitlis Valiliğine 25.09.2013 tarihinde yapmış olduğu müracaatının kabul edilmesine, alınmış iki ayrı idare mahkemesi kararlarını zamanında ve hukuka uygun olacak şekilde uygulamayan idarenin iş bu hukuka aykırı işlemlerine son verilerek müvekkilin mahrum kaldığı 25.09.2013 tarihinden bu yana tüm maddi kayıplarının ivedilikle ödenmesinin temini hususunda, gereğinin yapılması” talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunulmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 16/10/2018 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden
Bitlis Valiliği’nden alınan 15/11/2018 tarih ve … sayılı yazısında özetle; “… Dilekçede belirtilen söz konusu talep ile ilgili yapılan incelemede;
2.1 … Şirketinin 25.09.2013 tarihli dilekçesi; Tatvan İlçe Trafik Komisyonunun
26/09/2013 tarihli ve … sayılı kararı ile … Şirketi Tatvan ilçesinden Bitlis İli Bölge
Hastanesi ve Eren Üniversitesi kampüsü güzergâhında 17 koltuk kapasiteli 10 araç ile
D4 yetki belgesi alarak yolcu taşımacılığı yapma teklif değerlendirilmiş ancak, teklif edilen aynı güzergâhta (Tatvan – Bitlis) 39 adet araç ile yolcu taşımacılığı faaliyeti sürdüren S.S. 17 Nolu Motorlu Yolcu Taşımacılığı Kooperatifinin bulunduğu, belirtilen güzergâhta yolcu taşımacılığı kapasitesinin mevcut taşıma kooperatifleri ile sağlandığı, teklifin kabul edilmesi durumunda mevcut arz talep dengesini bozacağı ve haksız rekabete ve husumete sebep olacağı gerekçesiyle teklifin REDDİNE karar verilmiştir. Bu Karar İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 11/12/2013 tarihli ve … sayılı kararıyla Tatvan İlçe Trafik Komisyonunun kararı aynen onaylanmıştır.
2.2 İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 11/12/2013 tarihli ve … sayılı kararın iptali
için … Şti. yetkilisi tarafından Van 2. İdare Mahkemesine dava açılmış, dava sonucunda
Van 2. İdare Mahkemesinin Esas No:… ve … nolu kararında “Davalı idarece, taşıma faaliyetlerinin; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilerek, genel sağlık kişi toplum ve çevre sağlığı ile güvenliği olumsuz yönde etkilemeyecek, nitelikte ve serbest rekabet ortamında gerçekleştirilmesinin hukuken korunması gereken genel kural olması karşısında, uyuşmazlık konusu güzergâhta ihtiyaç, yolcu sayısı, güzergâhta çalışan mevcut kooperatiflere ait araçların kapasitesi, nitelik ve nicelik gibi hususlar araştırılarak, mevcut arz/talep dengesi gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacının talep ettiği güzergâhta yolcu indir bindirme, diğer bir ifadeyle ara durak izni bulunmayan kooperatifin faaliyette bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddi yönünde verilen dava konusu kararda hukuk ve mevzuata uyarlık görülmemektedir.” Denilerek dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.
2.3 Van 2. İdare Mahkemesinin iptal kararına istinaden … Şti yetkilisinin
19/06/2015 tarihli dilekçesi ile Van 2. İdare Mahkemesinin iptal kararı uyarınca talebinin kabulü yönünde karar alınmasını talep etmişlerdir. Bu talepleri İl Trafik
Komisyonu Başkanlığının 09/09/2015 tarihinde görüşülen … sayılı kararında “ Bitlis
Şoförler ve Kamyoncular Esnaf Odası Başkanlığından görüş istenilmiş, alınan 15/09/2015 tarihli ve … sayılı yazılarında özetle; Bitlis-Tatvan arasında 39 aracın günde yaklaşık 80-90 sefer yaptığı, çok fazla yolcu yoğunluğunun olmadığı, sadece sabah saatlerinde yaşanan yolcu yoğunluğu sorununun seferlerini kısaltarak çözüldüğü, bu saatlerin dışında %50 doluluk oranı ile sefer yapıldığı, belirtilen sebeplerle yeni hat açılmasının uygun olmadığı.” şeklinde belirtildiğinden, talebin alınan görüşle birlikte bir sonraki İl Trafik Komisyonunda
DEĞERLENDİRİLMESİNE karar alınmıştır.
2.4 İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 25/02/2016 tarihli ve … sayılı kararında; İl
Trafik Komisyonunun 09/09/2015 tarihli ve … sayılı kararında “Değerlendirilmesine” şeklinde verilen karara istinaden ilgili kurumlar olan Bitlis Belediye Başkanlığı ile
Şoförler ve Kamyoncular Esnaf Odası Başkanlığına görüş sorulmuş; gelen cevabi yazılarında halen Bitlis-Tatvan arasında verilen taşımacılık hizmetinin mevcut durumda yeterli olduğu bildirilmiştir. Belirtilen güzergâhta hali hazırda S.S 17 nolu kooperatif 39 araç ile hizmet verdiğinden ve S.S 27 nolu kooperatifin güzergâh izni olmasına rağmen, gayrı faal olarak yeni hat açılması durumunda hizmet vermek üzere hazır beklediğinden, ilgili kurumlardan alınan görüşlerde kapasitenin yeterli olduğu bildirilmesi sebebiyle, ilerleyen zamanlarda ihtiyaç duyulması halinde İl Trafik
Komisyonunca yeniden değerlendirilmek üzere, söz konusu talebin REDDİNE karar verilmiştir.
2.5 İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 25/02/2016 tarihli ve … sayılı kararın iptali
için … Şti. yetkilisi tarafından Van 1. İdare Mahkemesine dava açılmış, dava sonucunda
Van 1. İdare Mahkemesinin Esas No:… ve … nolu kararında “Davalı idarece, taşıma faaliyetlerinin; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilerek, genel sağlık kişi toplum ve çevre sağlığı ile güvenliği olumsuz yönde etkilemeyecek, nitelikte ve serbest rekabet ortamında gerçekleştirilmesinin hukuken korunması gereken genel kural olması karşısında, uyuşmazlık konusu güzergâhta araç kapasitesinin, nitelik ve niceliği yönünden yeterli olup olmadığı, bu sayının yolcu talebini karşılayıp karşılamadığı (günlük yolcu sayısı, mevcut araçların doluluk oranı, kalkış-varış saatleri, sefer sayısı vs) sabah yoğunluğu da dikkate alınarak dava konusu hatta taşımacılık ihtiyacının bulunup bulunmadığı, yolcu taşımacılığına izin verilmesi halinde atıl kapasite yaratılıp yaratamayacağı ve trafik düzenliği ile güvenliğinin olumsuz yönde etkilenip etkilenmeyeceği hususlarında gerekirse keşif de yapılmak sureti ile güncel, somut, sayısal verilere dayalı, yeterli ve kapsamlı herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan, soyut ve sübjektif kanaatlere, eksik inceleme ve tespite dayalı olarak alınan dava konusu İl Trafik Komisyonunun kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” Denilerek dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiştir.
2.6 Van 1. İdare Mahkemesinin Esas No:2016/540 ve … nolu İPTAL kararına
karşın Valilikçe, Erzurum Bölge İdare Mahkemesine 21/08/2017 tarihli ve … sayılı yazımızla “Dava Konusu İşlemin İptali” kararının kaldırılarak kararın bozulması ile ilgili itirazda bulunulmuştur.
2.7 Van 1. İdare Mahkemesinin iptal kararına istinaden … Şti vekilinin 27/07/2017
tarihli dilekçesi ile Van 1. İdare Mahkemesinin iptal kararı uyarınca taleplerinin kabulü yönünde karar alınmasını talep etmişlerdir. Bu talepleri İl Trafik Komisyonu
Başkanlığının 14/12/2017 tarihinde görüşülen … sayılı kararında; Van 1. İdare
Mahkemesinin Esas No:… ve … nolu iptal kararında ki iptal nedeni olan; Tatvan-Bitlis
Eren Üniversitesi Kampüsü arasında güzergâhta araç kapasitesinin, nitelik ve niceliği yönünden yeterli olup olmadığı, bu sayının yolcu talebini karşılayıp karşılamadığı (günlük yolcu sayısı, mevcut araçların doluluk oranı, kalkış-varış saatleri, sefer sayısı vs) sabah yoğunluğu da dikkate alınarak dava konusu hatta taşımacılık ihtiyacının bulunup bulunmadığı, yolcu taşımacılığına izin verilmesi halinde atıl kapasite yaratılıp yaratılmayacağı ve trafik düzenliği ile güvenliğinin olumsuz yönde etkilenip etkilenmeyeceği hususlarında güncel, somut, sayısal verilere dayalı, yeterli ve kapsandı bir araştırma ve inceleme yapılması için İl Trafik Alt
Komisyonuna havale edilerek alt komisyonun hazırlayacağı raporun yeniden İl Trafik
Komisyonu Başkanlığına sunmasına müteakip bir sonraki İl Trafik Komisyonunda değerlendirilmesine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
2.8 İl Trafik Alt Komisyonu, Van 1. İdare Mahkemesinin belirttiği kriterlerde detaylı
bir araştırma yaptığı esnada; 19/04/2018 tarihinde …Şti vekili Van 1. İdare
Mahkemesinin Esas No:… ve … nolu iptal kararına istinaden güzergâhta çalışma izni verilmediği gerekçesiyle Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığı hakkında Bitlis
Cumhuriyet Başsavcılığına … CBS Soruşturma Dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuştur. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına istenilen bilgiler gönderilmiş olup; soruşturma devam etmektedir.
2.9 … Şti vekili tarafından 19/04/2018 tarihinde İçişleri Bakanlığına dilekçe vererek
Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığında görevli ve sorumlular hakkında mahkeme kararına uymamak suçu işleyenlerin tespit edilerek cezalandırılması için idari ve adli tahkikat başlatılmasını talep etmişlerdir. Dilekçede belirtilen iddialarla ilgili başvuru sahibine bilgi verilmiştir.
2.10 Van 1. İdare Mahkemesinin gerekçeli kararındaki belirtilen kriterler dikkate
alınarak İl Trafik Alt Komisyonunca detaylı bir inceleme ve araştırma yapılarak hazırlanan Alt komisyon raporuna istinaden İl Trafik Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucu verilen 29/06/2018 tarihli ve … sayılı kararında taleplerinin uygun olmayacağı değerlendirilerek RED edilmiştir. İl Trafik Komisyonu Kararı Şirket vekilinin bulunduğu adrese posta yoluyla tebliğ edilmiştir. 2.11 Şirket vekilince; 29/06/2018 tarihli ve … sayılı İl Trafik Komisyonunu kararının kendilerine geç tebliğ edildiğini iddia edilmektedir. 29/06/2018 tarihli ve … sayılı İl
Trafik komisyonuna katılan bazı üyelerin komisyon toplantısından sonra senelik izinlerine ayrılması nedeniyle izin dönüşlerinde imza atılarak … sayılı K.Y.T.K’nın 12.
Maddesinde “İl Trafik Komisyonu kararları Valinin onayı ile yürürlüğe girer” denildiğinden İl Trafik Komisyonu Kararı 31/07/2018 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. 29/06/2018 tarihli ve … sayılı İl Trafik Komisyonu Kararı Şirket vekilinin bulunduğu adrese posta yoluyla tebligat yapılmıştır.
2.12 … Şti vekili tarafından verilen dilekçesinde; “İl Trafik Komisyonunca alınan
29/06/2018 tarihli ve … sayılı kararın 3. Kez yargıya götürme ve alınan 2 ayrı yargı kararını uygulamayan kurum ve personeli aleyhine tazminat davasına dönüştürmemek adına ivedilikle idari yönden düzeltilerek talebimiz gibi karar verilerek müvekkilin talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.” Dilekçenin incelenmesi neticesinde …/09/2018 tarihli ve … sayılı yazımızla “İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 25/02/2016 tarihli ve … sayılı kararıyla söz konusu talebinizin REDDİNE karar verildiği; Bu karara karşı idari yargıya başvurunuz üzerine Van 1. İdare Mahkemesinin
Esas No:… ve … nolu gerekçeli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmasının, talebinizin kabul edileceği anlamına gelmediği; Van 1. İdare
Mahkemesinin gerekçeli kararındaki belirtilen hususlar dikkate alınarak İl Trafik Alt komisyonunca detaylı bir inceleme ve araştırma sonucu hazırlanan rapora istinaden İl
Trafik Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucu verilen 29/06/2018 tarihli ve …
sayılı kararına karşı idari yargı yoluna gidilebileceği hususunu;” bildirilmiş, ancak bugüne kadar idari yargı yoluna gidildiğine dair herhangi bir tebligat yapılmamıştır.
2.13 … Şti vekili tarafından verilen dilekçesinde taleplerinin sadece Bitlis Eren
Üniversitesi öğrencilerine ve personeline yönelik taşımacılık faaliyeti yürütmek olduğundan, İl Trafik Alt Komisyonunun raporu geniş çaplı ve detaylı inceleme yapılmıştır. İnceleme yapılan güzergâhta “öğrencilerin yoğun olarak giriş yaptıkları saatlerde (Sabah saat 07.45 ile 10.00 arası ) yapılan inceleme, araştırma ve kontrollerde 7 dakikada bir aracın geçtiği her araçtan ortalama 4 yolcunun indiği, hafta sonu ve tatil günlerinde ise hiç yolcunun inmediği. Akademisyen ve idari personellerin toplu tasıma araçlarından çok şahsi araçlarını ve kiraladıkları personel servis araçlarını kullandıkları tespit edilmiştir. Buda gösteriyor ki sadece sabah saat
07.45 ile 10.00 arası, arası yolcu olduğu diğer zaman dilimlerinde ve zamanlarda yolcu
olmadığı anlamı ortaya çıkmıştır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” 4. Anayasa’nın “Yargı yolu” başlıklı 125 nci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. … Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. …”, 5. Anayasanın “A. Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 nci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” , 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “ Kararın sonuçları” başlıklı 28 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir”, 8. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu’nun “İl ve ilçe trafik komisyonları” başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “ Görev ve yetkiler: 1. İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak, 2. Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Trafik Güvenliği Yüksek Kurulunun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri
Bakanlığına iletmek. 3. Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, …” 9. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun; 9.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar”, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, “İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir” 9.2. “Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur”, üçüncü fıkrasında, “Taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verilir” aynı maddenin dördüncü fıkrasında, “
Taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle
Bakanlık, yetki belgelerinin verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebilir” 9.3. “Yönetmelik” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde; a) Taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, ….
Düzenleyen yönetmelikler Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanır.” 10. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; … ; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır… Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.” ; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15 inci maddesinde; “ Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: … p) Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.” 11. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin; 11.1. “İl ve İlçe Trafik Komisyonları başlıklı “17 ci maddesinde; “İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliği bakımından yönetmelikte gösterilen konular ve esaslar çerçevesinde, illerde vali veya yardımcısının başkanlığında, belediye, emniyet, jandarma, milli eğitim, karayolları ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bağlı ilgili odanın temsilcileri; valilikçe uygun görülen trafikle ilgili üniversite, oda, vakıf ve kamuya yararlı dernek veya kuruluşların birer temsilcisinden oluşan il trafik komisyonu, ilçelerde kaymakamın başkanlığında, aynı kuruluşların yöneticileri veya görevlendirecekleri temsilcilerinin katıldığı ilçe trafik komisyonu kurulur. 11.2. “İl ve İlçe Trafik Komisyonunun Görev ve Yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinde; “ İl ve ilçe trafik komisyonunun görev ve yetkileri şunlardır; a) İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak, b) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Karayolu Trafik Güvenliği
Yüksek Kurulunun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmek,..” 12. Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin; 12.1. “Yetki belgesi türleri” başlıklı 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, “ D türü yetki belgesi: Otobüsle tarifeli veya tarifesiz yurtiçi yolcu taşımacılığı veya hususi taşımacılık yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir. Taşımanın şekline göre aşağıdaki türlere ayrılır: … ç) D4 yetki belgesi: Ticari olarak, taşıma mesafesine bakılmaksızın iliçi ve 100 kilometreye kadar olan şehirlerarası tarifeli ve tarifesiz olarak yapacaklara, verilir.” 12.2. “Sınırlamalar, kısıtlamalar ve geçici düzenlemeler” başlıklı 11 inci maddesinde; “ Bu Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunanların sayısı, yolcu ve eşya taşıma kapasiteleri ile bu husustaki potansiyel, yetki belgelerinde kayıtlı taşıtların durumu, haksız rekabetin önlenmesi, kamu yararının gözetilmesi, atıl kapasite oluşumunun ve kaynak israfının önlenmesi, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlık, yetki belgelerinin verilmesi ve/veya sayısında, taşıt sayıları ve/veya kapasitelerinde, taşıma hatlarında veya güzergahlarında sınırlamalar, kısıtlamalar ve/veya belirli bir süreyle sınırlı geçici düzenlemeler yapabilir. ” 12.3. “Yetki belgesi almanın veya yenilemenin özel şartları” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“ ç) D4 yetki belgesi için başvuranların:
…
2) İliçi taşımalarda; talep sahibinin merkezi adresinin bulunduğu ilin İl Trafik
Komisyonundan alınacak D4 yetki belgesi düzenlenmesinin o ildeki mevcut arz/talep dengesi ve taşıma düzeni bakımından bir sakıncası olmadığına dair İl Trafik Komisyonu kararının
Bakanlığa sunulması şarttır.
3) Yüz kilometreye kadar şehirlerarası taşımalarda; ilgili illerden alınacak, D4 yetki
belgesi düzenlenmesinin o illerdeki mevcut arz/talep dengesi ve taşıma düzeni bakımından bir sakıncası olmadığına dair ilgili İl Trafik Komisyonu veya UKOME kararlarının (bu illerden birinin veya her ikisinin il sınırları ile belediye sınırları aynı/çakışık olan bir il veya iller olması halinde ise ilgili büyükşehir belediyesi/belediyeleri UKOME’lerinden) Bakanlığa sunulması ve
Bakanlığa sunulacak kararlarda, düzenlenecek D4 yetki belgesi için kullandırılacak taşıma hatları ve taşıma güzergahları ile taşıt belgesine kaydedilecek taşıtların sayısı ve koltuk kapasitelerinin belirtilmesi şarttır.” hükümler yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ 13. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 14. Uyuşmazlık konusu özetle, … Şirketi yetkilisinin; Tatvan-Eren Ünv. Kampüsü arası güzergâhta, 17 Koltuk kapasiteli, 10 araç ile D4 yetki belgesi kapsamında yolcu taşımacılığı yapma talebi ile ilgili olarak Bitlis Valiliği’ne yaptığı 25.09.2013 tarihli müracaatın kabul edilmesi ile birlikte şikayet konusu hakkında alınmış iki ayrı mahkeme kararının idare tarafından hukuka aykırı şekilde uygulamadığı iddiası kapsamında, idarenin iş bu hukuka aykırı işlemlerine son verilmesi ve adı geçen şirketin 25.09.2013 tarihinden bu yana mahrum kaldığı tüm maddi kayıplarının ödenmesi talebi hakkındadır.
15. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2 nci maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak belirtilmiş maddenin 2 nci fıkrasında ise idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeler karşısında; idari yargı mercilerince idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açıktır.
16. Danıştay İkinci Dairesi’nin 13/02/2008 tarihli, E.2007/1627, K.2008/698 sayılı kararında; “Yargı kararlarının sadece hüküm fıkraları itibarıyla değil gerekçeleri itibarıyla da bağlayıcı olmaları nedeniyle uygulanmasında idareler tarafından karardaki gerekçeler de dikkate alınmak suretiyle yeni işlemler tesis edilmesi gerektiği” yönünde tespite yer verilmiş, Danıştay Birinci Dairesi’nin 07/05/1987 tarihli, E.1987/165, K.1987/207 sayılı kararında ise; “Danıştay 8. Dairesinin 1.12.1986 günlü ve 1986/489, K:1986/547 sayılı kararıyla davacının kömür madeni arama ruhsatnamesi verilmesi yolundaki isteminin, söz konusu maden sahasının MTA Genel Müdürlüğünün 5.3. 1984 günlü bölge kapamasına taksiri imkansız şekilde tedahül ettiğinden bahisle reddine ilişkin işlemle bu alanda MTA Genel Müdürlüğüne buluculuk hakkı tanınması ve sahanın işletilme hakkının İl Özel İdaresine devrine ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmiştir. ANCAK,
BU KARAR, İLGİLİYE MUTLAKA ARAMA RUHSATI VERİLMESİNİ
ÖNGÖRMEMEKTE, İDARENİN DAVACININ ARAMA RUHSATI VERİLMESİNE
İLİŞKİN İSTEMİNİ YENİDEN İNCELEMESİ ve SONUCUNA GÖRE YENİ BİR İŞLEM
YAPMASI ZORUNLULUĞUNU DOĞURMAKTADIR.” açıklamalara yer verilmiştir.
17. Yukarıda yer verilen Danıştay kararları bağlamında uyuşmazlık konusu somut olaya ilişkin olarak; şirket yetkilisi tarafından Bitlis Valiliği İl Trafik Komisyonu
Başkanlığı’nın şikayet konusu kararlarının iptali istemiyle açılan davalar sonucunda; Van 2. İdare Mahkemesi’nin E. No:2014/315 ve K.2015/588 sayılı iptal kararı ile Van 1. İdare
Mahkemesi’nin E.2016/540 ve K.2017/1640 sayılı kararı iptal kararının hüküm fıkraları incelendiğinde özetle, ‘Dava konusu İl Trafik Komisyonu kararlarının hukuka uyarlı olmadığı’ yönünde MAHKEMELERCE VERİLEN
“İPTAL” KARARLARININ; DOĞRUDAN, ŞİKAYETÇİNİN MEZKUR TALEBİNİN
YERİNE GETİRİLMESİ HÜKMÜNÜ DOĞURMADIĞI, ANCAK İDARENİN SÖZ
KONUSU KARARININ HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNU GÖSTERDİĞİ, BUNUNLA
BİRLİKTE İDAREYE GEREKLİ ARAŞTIRMA ve İNCELEMELERİ YAPTIRARAK,
BU İNCELEMELER NETİCESİNDE ORTAYA ÇIKAN SONUCA GÖRE BİR İŞLEM
TESİS ETMEK ÜZERE VERİLEN ve İDARENİN BU HUSUSTAKİ TAKDİR
HAKKINI GÖZ ARDI ETMEYEN, “İPTAL” KARARLARI OLDUĞU
ANLAŞILMIŞTIR.
18. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır.
19. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “…. İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur.
Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır.
20. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır.
21. Bu bağlamda, uyuşmazlık konusu hakkında ilgili mahkeme kararları sonrasında idare tarafından yapılan işlemler incelendiğinde; Van 2. İdare Mahkemesi’nin E.
No:2014/315 ve K.2015/588 sayılı iptal kararına istinaden şirket yetkilisi tarafından talebinin kabulü yönünde karar alınması istemiyle verilen 19/06/2015 tarihli dilekçesi hakkında; İl Trafik
Komisyonu Başkanlığı’nın 09/09/2015 tarihinde görüşülen … sayılı kararında, Bitlis Şoförler ve Kamyoncular Esnaf Odası Başkanlığı’nın ‘…Belirtilen sebeplerle yeni hat açılmasının uygun olmadığı.’ şeklindeki görüşü ile birlikte mezkur talebin bir sonraki İl Trafik
Komisyonunda değerlendirilmesi kararı alındığı,
21.1 İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 25/02/2016 tarihli ve … sayılı kararında;
09/09/2015 tarihli ve … sayılı İl Trafik Komisyonu kararında ‘Değerlendirilmesine’ şeklinde verilen karara istinaden ilgili kurumlar olan Bitlis Belediye Başkanlığı ile
Şoförler ve Kamyoncular Esnaf Odası Başkanlığı’ndan alınan görüşlerde kapasitenin yeterli olduğunun bildirilmesi sebebiyle, ilerleyen zamanlarda ihtiyaç duyulması halinde İl Trafik Komisyonunca yeniden değerlendirilmek üzere, söz konusu talebin reddine karar verildiği,
21.2 Van 1. İdare Mahkemesi’nin E.2016/540 ve … sayılı iptal kararına istinaden
şirket vekili tarafından taleplerinin kabulü yönünde karar alınması istemiyle verilen 27/07/2017 tarihli dilekçesi hakkında; İl Trafik Komisyonu Başkanlığının 14/12/2017 tarihinde görüşülen … sayılı kararında; ‘Van 1. İdare Mahkemesinin Esas No:… ve …
nolu iptal kararında ki iptal nedeni olan hususlar hakkında güncel, somut, sayısal verilere dayalı, yeterli ve kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapılması için İl Trafik
Alt Komisyonuna havale edilerek alt komisyonun hazırlayacağı raporun yeniden İl
Trafik Komisyonu Başkanlığına sunmasına müteakip bir sonraki İl Trafik
Komisyonunda değerlendirilmesi’ yönünde oy birliği ile karar alındığı,
21.3 Van 1. İdare Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilen hususlar dikkate
alınarak İl Trafik Alt Komisyonu tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan rapora istinaden, İl Trafik Komisyonu’nca yapılan değerlendirme sonucu 29/06/2018 tarihli ve … sayılı kararı ile mezkur taleplerin reddine karar verilerek şirket vekilinin bulunduğu adrese posta yoluyla tebligat yapıldığı, hususları dikkate alındığında; 22. Yargı kararlarının gereğini yerine getirmek üzere İdare tarafından harekete geçildiği; görüş sorma, inceleme yaptırma ve inceleme neticesinde rapor tanzim ettirme şeklinde fiili çalışmalar yapıldığı, yargı kararının hukuki sonuçlarını etkisiz bırakacak şekilde hareket edilmediği tespit edilmiştir.
23. Bununla birlikte, şikâyetçinin mezkur talebinin reddi yolundaki idari işlemleri iptal eden ilgili mahkeme kararlarında, şikayetçinin, ‘Tatvan-Eren Ünv. Kampüsü arası güzergâhta, yolcu taşımacılığı yapma’ hakkının varlığını tespit etmediği, başka bir deyişle şikayetçinin mezkur yolcu taşımacılığı yapma izin talebinin kabulünü zorunlu kılmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak şikayetçinin, hukuk düzeni tarafından korunabilecek bir hakkının varlığından da söz etme imkânının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
24. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İdare tarafından mezkur yargı kararlarına istinaden fiilen harekete geçildiğinin, münferiden görüş sorma ve yeni bir inceleme ve araştırma yapmak suretiyle işlemler tesis edildiğinin görülmesi dolayısıyla, idarenin işlemlerinin mahkeme kararlarının uygulanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı anlaşıldığından, bu durum karşısında şikayet konusu talebin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikayetçinin mezkur talebi hakkında ilgili idare mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere “yeterli araştırma ve incelemeler neticesinde ortaya çıkan sonuca göre işlem tesis edilmesi” gerekliliği hususu dikkate alındığında, idarenin şikayetçi hakkında tesis ettiği idari işlemlerde gerekçeli karar verme ilkesine uygun hareket etmediği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu
“Ret Kararı”nın başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Van İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve BİTLİS VALİLİĞİ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi