ÖZET: Başvuran, sivil öğrencilik dönemine ait borçlandığı sürenin emeklilik tarihinin hesaplanmasında dikkate alınmasını ve emeklilik tarihinin 03/05/2020 olarak güncellenmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalıştığını ve borçlanılan sürelerin sigortalılık başlangıcını geriye götürmeyeceğini belirtmiştir. Başvuranın talebi, SGK’nın 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, borçlanmanın yalnızca belirli koşullarda sigortalılık süresini etkileyebileceği sonucuna varılmıştır.

SGK’nın açıklamalarına göre, başvuranın emeklilik tarihi, 5434 sayılı Kanunun geçici maddeleri gereği belirlenmiş ve borçlanılan süreler, sigortalılık başlangıcını etkilemeyecek şekilde değerlendirilmiştir. Bu nedenle, başvuranın emeklilik tarihinin geriye çekilmesi talebi reddedilmiştir. Ayrıca, başvuranın sivil öğrencilik süresinin emeklilik yaş şartında dikkate alınmaması yönündeki işlem de hukuka uygun bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiş, SGK’ya tavsiyede bulunulmuştur. Bu kararın uygulanması için SGK’nın 30 gün içinde gerekli işlemleri yapması gerektiği belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/1115-S.21.1854

BAŞVURU NO : 2020/95144

KARAR TARİHİ : 19/01/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Borçlandığı sivil öğrencilik süresinin emeklilik tarihi hesabında dikkate alınarak emeklilik tarihinin bu esasa göre güncellenmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2020

I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Tokat ili Niksar ilçesinde polis memuru olarak görev yapmakta olduğunu, sivil öğrencilikte geçirdiği süreyi borçlanmak için talepte bulunduğunu, talebinin kabul edildiğini, borçlandığı miktarı ödediğini, ödeme yaptıktan sonra SGK tarafından 1 yıl 9 ay 24 günlük sürenin emeklilikte geçerli fiili hizmetine eklendiğini, sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü

Personel Bilgi Sistemi modülü üzerinden yaptığı kontrolde emeklilik tarihinin 03/05/2020 olarak görüntülendiğini, yaklaşık 2 yıl sonra emeklilik tarihinin 31/12/2027 olarak güncellendiğini, kazanılmış hakkın geri alınamayacağını bu çerçevede emeklilik tarihinin tekrar 03/05/2020 olarak güncellenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 11.11.2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle; 2.1. 5510 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesi uyarınca 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk kez kamu görevlisi olarak atananlar hakkında 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, daha önce 5434 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta iken 5510 sayılı Kanunun 4/1(c) kapsamına alınanlar ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı

Kanuna tabi çalışması olup 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi olarak yeniden çalışanlar ve bunların dul ve yetimleri hakkında ise 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.2. Başvuranın ilk kez 29.06.2001 tarihinde polis memuru olarak göreve başlaması nedeniyle

5434 sayılı Kanuna tabi olduğu,

2.3. 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 5434 sayılı Kanunun mülga 39’uncu maddesi gereğince bu tarihten sonra iştirakçi olanların emekli aylığına hak kazanabilmesi için 25 hizmet yılını ve kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını tamamlaması gerektiği, 2.4. 08.09.1999 tarihinden önce sigortalılığı başlayanlar hakkında 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesine göre, bu tarihten sonra sigortalılığı başlayanlar hakkında ise 5434 sayılı

Kanunun mülga 39’uncu maddesine göre işlem yapıldığı, 2.5. Bu sebeple başvuran hakkında 5434 sayılı Kanunun mülga 39’uncu maddesinin uygulanması gerektiği, Geçici 205’inci maddesine göre kademeli yaşa tabi olmasının mümkün olmadığı, 2.6. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin oununcu fıkrasında Emniyet Hizmetleri

Sınıfında çalışmakta olanların, fakülte ve yüksekokullarda geçen başarılı eğitim sürelerini istekleri halinde borçlanabileceklerinin öngörüldüğü, 2.7. Bu kapsamda başvuranın 8/10/1993-30/9/1996 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi

Açıköğretim Fakültesinde öğrenci olduğu süresini 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca devre kaybı süresi düşülerek 1 yıl 9 ay 24 gün olarak borçlandığı, 2.8. Borçlanmak suretiyle fiili hizmetine eklenen bu sürenin, 5434 sayılı Kanuna tabi fiilen çalışılan hizmet süresi gibi sigortalılık başlangıcı olarak değerlendirilerek emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınması dolayısıyla başvuran hakkında Geçici 205’inci madde hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, 2.9. 5434 sayılı Kanunda borçlanılmak suretiyle geçen sürelerin sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğine ve borçlanılan sürelerde geçerli olan kanun hükümlerine göre ilgililer hakkında işlem yapılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, 2.10. 5434 sayılı Kanunun mülga 31’inci maddesinde fiili hizmet müddetinin “iştirakçilerin, 30 uncu madde gereğince bu Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir” şeklinde tanımlandığı, 2.11. 5434 sayılı Kanunun mülga 30’uncu maddesinde ise iştirakçilere bu Kanunun 13’üncü maddesi ile tanınan hakların, durumlarına göre 14’üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başlayacağı hükmüne yer verildiği, 2.12. Bu hükümler gereğince 5434 sayılı Kanuna tabi haklardan yararlanabilmek için ilgililerin mülga 12’nci madde uyarınca iştirakçi olmaları gerektiği, iştirakçiliklerinin ve buna bağlı olarak 5434 sayılı Kanun kapsamındaki haklarının başlangıcının, fiilen göreve başlamalarının ardından ilk alınan keseneklerinin ilgili bulunduğu aybaşı olarak belirlendiği, 2.13. İlgililerin talebi üzerine borçlandırılmak suretiyle fiili hizmete eklenen sürenin 5434 sayılı

Kanunun 31’inci maddesinde belirtilen isteğe bağlı olmaksızın kesenek ve kurum karşılığı alınmak suretiyle fiili hizmet olarak sayılan süreler gibi değerlendirilerek iştirakçiliğin başlangıcı olarak alınmasının mümkün olmadığı, 2.14. Başvuranın öğrenim gördüğü sürelerin sosyal güvenlik açısından sigortalılığın kurucu unsuru olan fiili bir çalışmayı barındırmadığı gibi mevzuat açısından da iştirakçilik olarak kabulünün mümkün olmadığı, 2.15. Herhangi bir sürenin borçlanılabilmesi için bu sürenin sigortalılık kapsamında olmaması, borçlanma yoluyla fiili hizmete eklenebileceğine dair kanun hükmü bulunması ve sigortalının borçlanma isteğini SGK’ya bildirmesi gerektiği, 2.16. Borçlanmanın, sigortalıya fiili hizmet kazandırdığı gibi aylık bağlama oranının ve emekli ikramiyesinin de artmasını sağlayan bir hak olduğu, 2.17. Borçlanmanın, sosyal sigortacılığın temel prensiplerine aykırı, aktüeryal dengeleri bozan istisnai bir hak olduğu, istisnai hakların da hukukta dar yorumlandığı, 2.18. Bu sebeple borçlanmaya ilişkin düzenleme yapılırken hangi sürelerin borçlanılabileceğinin, kimlerin bu haktan yararlanabileceğinin açıkça belirtilmek zorunda olduğu, yorum ve kıyas gibi yöntemlerle borçlanma hakkı olduğunun iddia edilemeyeceği, 2.19. Esasen kanun koyucunun bazı durumlarda borçlanmanın sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğini özel olarak düzenlediği, 506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinde bu yönde bir düzenlemeye yer verildiği, bu genel düzenlemeye karşın kanun koyucunun aynı kanunun 38, 44, 58, 68, 80, 92 ve ek geçici madde 1 uyarınca yapılan borçlanmalarda da sigortalılık başlangıcının geriye yürümesini açık olarak ayrıca düzenleme ihtiyacı duyduğu, 2.20. 1479 sayılı Kanunun askerlik borçlanmasını düzenleyen ek 9’uncu maddesinde de borçlanmanın sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğinin açıkça ifade edildiği, benzer hükmün 3201 sayılı Kanun uyarınca yurt dışı borçlanması yapan sigortalılar için de açıkça ifade edildiği, 2.21. Dolayısıyla kanun koyucunun, borçlanmanın geriye yürümesini amaçladığı durumlarda, bu yönde ayrıntılı olarak düzenleme yapma ihtiyacını her zaman taşıdığı, 2.22. Danıştay 11. Dairesinin 10.03.2014 tarihli ve E.2013/3315, K.2014/622 sayılı kararında, “… Bu durumda, 5510 sayılı Kanunun 41. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca doğum nedeniyle çalışma hayatından bir süre ayrı kalan kadın sigortalılara, önceden tescil edilmiş olmak koşuluyla borçlanma hakkı tanınmış olup doğum nedeniyle çalışılmayan iki yıllık sürenin borçlanılması olanağının, sadece 5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasının (a)

bendi kapsamında sigortalı kadına tanınmış olması karşısında, sigortalı olarak tescil tarihinden önce gerçekleşen doğumlar nedeniyle borçlanma hakkından yararlanmak mümkün olmadığından, Kanunun amacına uygun olarak düzenlenen dava konusu Genelgenin 2.1 maddesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Her ne kadar, 5510 sayılı Kanunun 41.

maddesinin 4. fıkrasında; bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür kuralına yer verilmiş ise de bu düzenleme, borçlanılacak sürelerin tümüne tanınmış bir hak niteliğinde bulunmamaktadır…” denildiği, 2.23. 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi uyarınca hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlar için kural olarak borçlanma işlemlerinin geriye yürümediği, bu kuralın

3201 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ve 5510 sayılı Kanunun geçici 43’üncü maddesi olmak

üzere iki istisnasının bulunduğu, iştirakçiler için gerek 5434 sayılı Kanunda gerek 5510 sayılı

Kanunda buna benzer başka bir düzenleme bulunmadığı, 2.24. Başvuran 5510 sayılı Kanunun 41’inci maddesi ile yapılan düzenlemenin kendisine de uygulanarak sigortalılık başlangıç tarihinin geriye götürülmesi gerektiğini iddia etmiş ise de söz konusu hükmün ilk defa 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan Ekim 2008 aybaşından itibaren bu kanunun 4’üncü maddesi kapsamında sigortalı olanları kapsadığı, başvuran 2000 yılında göreve başladığından kendisi hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi uyarınca 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı, 2.25. Başvuranın 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesine tabi olma talebinin sosyal güvenlik reformlarının temel amacına da aykırı olduğu, erken emeklilik, fiili çalışmada geçmeyen sürelere tanınan kolay borçlanma imkanları gibi hususların sosyal güvenlik sistemlerinin aktüeryal açıdan sürdürülebilir olmasını olanaksız kıldığı, 2.26. 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesinde, 32’nci madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden, hizmetlerine eklenen fiili hizmet süresi zammı kadar indirim yapılacağının öngörüldüğü, bu hükme göre Geçici 205’inci madde kapsamına giren iştirakçilerin, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan bentlerde değerlendirilecek yaşlarından fiili hizmet süresi zamlarının 8 yıla kadar tamamının düşüldüğü, ancak 08.09.1999 tarihinden sonra sigortalılık başlangıcı veya iştirakçilik hizmeti olanlar

Geçici 205’inci madde kapsamında yer almayacaklarından, bunlar hakkında 39’uncu maddenin son fıkrasına göre fiili hizmet süresi zamlarının üç yıldan çok olmamak üzere yarısının yaş hadlerinden indirildiği, Hususları ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sigortalıların borçlanabileceği süreler” başlıklı 41’inci maddesinde, “…Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür…” hükmü yer almaktadır.

6. 5510 sayılı Kanunun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4’üncü maddesinde, “…Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu

Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga

2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmü yer almaktadır.

…

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet

Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel

Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri tarafından ödenir. Ayrıca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri de istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubay çavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bu fıkradaki esaslar dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten sayılır.

…

7. 5434 sayılı Kanunun “Bu Kanunla Tanınan Hakların Başlangıcı” başlıklı mülga 30’uncu maddesinde, “İştirakçilere bu Kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başlar.” hükmü yer almaktadır.

8. 5434 sayılı Kanunun mülga 39’uncu maddesinde, “Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır: … b) 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, …” hükmü yer almaktadır.

9. 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; Kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır.

a) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya 2 yıldan az kalan iştirakçilerden kadın ise 38, erkek ise 43 yaşını, (Ek ibare: 23/5/2002-4759/5 md.) 23.5.2002 tarihinde; b) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini dolduranlar ile doldurmaya; 2 tam yıl veya daha az kalan iştirakçilerden kadın ise 40, erkek ise 44 yaşını, c) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 2 tam yıldan fazla, 3 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 41, 2 tam yıldan fazla, 3 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 45 yaşını, d) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 3 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 42, 3 yıl 6 aydan fazla, 5 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 46 yaşını, e) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 4 tam yıldan fazla, 5 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 43, 5 yıldan fazla, 6 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 47 yaşını, f) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 5 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 44, 6 yıl 6 aydan fazla, 8 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 48 yaşını, g) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 6 tam yıldan fazla, 7 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 45, 8 yıldan fazla, 9 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 49 yaşını, h) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 7 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 46, 9 yıl 6 aydan fazla, 11 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 50 yaşını, i) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 8 tam yıldan fazla, 9 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 47, 11 yıldan fazla, 12 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 51 yaşını, j) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 9 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 48, 12 yıl 6 aydan fazla, 14 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 52 yaşını, k) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 10 tam yıldan fazla, 11 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 49, 14 yıldan fazla, 15 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 53 yaşını, l) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 11 tam yıldan fazla, 12 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 50, 15 yıl 6 aydan fazla, 17 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 54 yaşını, m) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 12 tam yıldan fazla,

13 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 51, 17 yıldan fazla, 18 yıl 6 ay veya daha az

kalan erkek iştirakçiler 55 yaşını, n) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 13 tam yıldan fazla, 14 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 52, 18 yıl 6 aydan fazla, 20 tam yıl veya daha az kalan erkek iştirakçiler 56 yaşını, o) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 14 tam yıldan fazla, 15 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 53, 20 yıldan fazla, 21 yıl 6 ay veya daha az kalan erkek iştirakçiler 57 yaşını, p) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 15 tam yıldan fazla, 16 tam yıl veya daha az kalan kadın iştirakçiler 54, 21 yıl 6 aydan fazla, 22 tam yıl kalan erkek iştirakçiler 58 yaşını, r) (Ek: 23/5/2002-4759/5 md.) Emeklilik hizmet sürelerini doldurmaya; 16 tam yıldan fazla, 17 tam yıl kalan kadın iştirakçiler 55 yaşını, Doldurmaları ve kadın iştirakçinin 20, erkek iştirakçinin 25 fiilî hizmet süresini tamamlamaları halinde istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır. (Değişik: 23/5/2002-4759/5 md.) 39 uncu maddenin (c) ve (f) fıkraları kapsamına girenlere 25 fiilî hizmet yılını ve yukarıdaki yaşları doldurmaları halinde emekli aylığı bağlanır. (Değişik: 23/5/2002-4759/5 md.) 32 inci madde gereğince fiilî hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden, hizmetlerine eklenen fiilî hizmet süresi zammı kadar indirim yapılır.” hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, emsal yargı kararları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Kısmen

Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Başvuran özetle, borçlandığı sivil öğrencilik süresinin emeklilik tarihi hesabında dikkate alınmasını ve emeklilik tarihinin bu esasa göre yeniden 03/05/2020 olarak güncellenmesini talep etmektedir.

12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, borçlanılmak suretiyle geçen sürelerin sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğine ve ilgililer hakkında borçlanılan tarihlerde geçerli olan kanun hükümlerine göre işlem yapılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, borçlanmaya ilişkin düzenleme yapılırken hangi sürelerin borçlanılabileceğinin, kimlerin bu haktan hangi yönlerden yararlanabileceğinin yasada açıkça belirtilmek zorunda olduğu, borçlanma hakkının kapsamının yorum ve kıyas gibi yöntemlerle belirlenemeyeceği, buna göre ilk defa 8/9/1999 tarihi sonrası iştirakçi olan başvuran hakkında 5434 sayılı Kanunun geçici

205 inci maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

13. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın, iştirakçiliğin başlangıcından önceki döneme tekabül eden üniversite öğrenim süresinin borçlanılarak hizmetten sayılması sonucunda sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilip çekilmeyeceğine ve başvuranın emeklilik bakımından tabi olduğu yaş şartının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

14. 5434 sayılı Kanunun mülga 39’uncu maddesinde, 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranlara istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı düzenlenmekte; diğer taraftan anılan Kanunun Geçici 205’inci maddesinde,

23.05.2002 tarihi esas alınarak emeklilik hizmet sürelerinin doldurulması için kalan süreye göre

tabi olunan yaş şartı kademelendirilmektedir.

15. Başvuranın ilk kez 29.06.2001 tarihinde 5434 sayılı Kanuna tabi polis memuru olarak göreve başladığı, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle bu Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamına alındığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesinde, iştirakçi iken, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı kurala bağlanmaktadır. Ayrıca bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında 5510 sayılı

Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerinin ayrıca dikkate alınacağı öngörülmektedir.

16. 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile haklarında 5434 sayılı

Kanun hükümleri uygulananlardan Emniyet Hizmetleri Sınıfında görev yapanların sivil öğrenci olarak geçen sürelerinin borçlanılmasına ve hizmetten sayılmasına imkan tanındığı, bununla birlikte iştirakçilerin 5434 sayılı Kanunla tanınan haklarının başlangıcının ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşı olarak belirlendiği görülmektedir. Söz konusu borçlanmanın ilgili olduğu dönemin iştirakçiliğin başlangıcından önceki bir tarihe tekabül ettiği durumda borçlanmaya bağlı olarak iştirakçiliğin başlangıç tarihinin geriye götürüleceği yönünde herhangi bir hükme de yer verilmediği görülmektedir.

17. Bu itibarla süresinin borçlanılarak hizmetten sayılması ve borçlanmanın iştirakçiliğin başlangıcından önceki döneme ilişkin olması sebebiyle iştirakçiliğin başlangıç tarihinin geriye götürülmesi talebinin idarece reddi yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

18. Diğer taraftan 506 ve 3201 sayılı kanunlarda borçlanma işlemlerinin sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğine dair açık hükme yer verilmesi anılan kanunlara tabi sigortalılar için sigortalılık süresinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin sigortalılık haklarından faydalanma ve emeklilik işlemleri yönünden önem arz etmesi sebebiyle statülerinin doğal sonucudur.

Sigortalılık süresi ve tescil tarihi yerine toplam hizmet süresinin sigortalılık haklarından faydalanma ve emeklilik işlemleri yönünden önem arz ettiği 5434 sayılı Kanunda ise sigortalılık başlangıcının geriye götürülüp götürülmemesi açısından kanun koyucunun açıkça bir düzenleme yapmaması da 5434 sayılı Kanunla kurulan sistemin doğal bir sonucudur. Bu itibarla borçlanma işleminin sigortalılık başlangıcını geriye götürüp götürmeyeceği yönünden yapılacak değerlendirmenin ilgili kanunla kurulan sistemin yapısıyla uyum arz etmesi gerekmektedir (Bkz. Kamu Denetçiliği Kurumunun 21.02.2020 tarihli ve 2019/14448 Başvuru

No.lu Tavsiye Kararı, §17)

19. 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesine bakıldığında, sigortalılık haklarından faydalanma ve emeklilik işlemleri açısından sigortalılık süresinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin değil toplam hizmet süresinin esas alındığı görülmektedir. Bu itibarla söz konusu düzenlemeye tabi sigortalılar bakımından sigortalılık başlangıcından önceki döneme denk gelen sürelerin borçlanılması halinde yaş şartının hesabında bu sürelerin dikkate alınabilmesi için sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekileceği yönünde açık bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığı görülmektedir.

20. Bu sebeple idarece başvuranın sigortalılık başlangıcının geriye çekilmemesi yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan sigortalılık başlangıcından önceki döneme tekabül eden sivil öğrencilik süresinin 5434 sayılı Kanunun

Geçici 205’inci maddesiyle belirlenen yaş şartının hesabında dikkate alınmaması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk ve hesap verebilirlik” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

Sigortalılık başlangıç tarihinin borçlanmaya bağlı olarak geriye çekilmesi talebinin REDDİNE,

Sigortalılık başlangıç tarihinden önceki döneme tekabül eden sivil öğrencilik süresinin borçlanılması üzerine söz konusu sürenin 5434 sayılı Kanunun Geçici 205’inci maddesi kapsamında belirlenen yaş şartının hesabında dikkate alınmaması yönünde tesis edilen işlemin geri alınması hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi