ÖZET: Başvuru, borçlu kişilere ait dava bilgilerinin icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere avukatlara verilmesi talebini içermektedir. Başvuran, Adalet Bakanlığı ve Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na yönlendirdiği talebinde, bu bilgilerin alınmasının hem icra süreçlerinin etkinliği hem de borçluların haklarının korunması açısından önemli olduğunu vurgulamıştır. Başvuru, 21 Ekim 2024 tarihinde yapılmış olup, Adalet Bakanlığı’nın 2 Aralık 2024 tarihli yazısında, kişisel verilerin korunması gerekçesiyle talebin uygun görülmediği belirtilmiştir.

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu, başvuranın talep ettiği bilgilerin kişisel veri kapsamına girdiğini ve bu nedenle paylaşımın mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, avukatların meslek icrası gereği bu bilgilere erişim hakkının bulunduğunu ve talep edilen bilgilerin hukuki süreçlerin yürütülmesi açısından gerekli olduğunu değerlendirerek, Adalet Bakanlığı ve ilgili mahkemeye tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, avukatların icra takip işlemlerinde ihtiyaç duyduğu bilgilerin sağlanmasını amaçlamaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, avukatların icra takip süreçlerinde kullanmak üzere borçlu kişilere ait dava bilgilerinin verilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı almış ve bu kararın uygulanmasının 30 gün içinde bildirilmesini talep etmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/2717-S.25.4039

BAŞVURU NO : 2024/12984

KARAR TARİHİ : 07.03.2025

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

ERZURUM BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ADALET

KOMİSYONU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Borçlu kişilere ait dava bilgilerinin, icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere avukatlara verilmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 21.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. ( )

tarafından yapılan başvuruda özetle; 1.1. Başkanlıklarının, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümlerine göre; Avrupa

Birliği’nin eğitim ve gençlik programlarının ülke içerisinde tanıtılması, koordinasyonu, yürütülmesi ve programlardan faydalandırılacak projelerin yurt içinde değerlendirilmesi, seçimi Avrupa Komisyonu tarafından yapılacak projelerin müracaatlarının derlenmesi ve ön değerlendirmelerinin yapılması, üye ülkeler ve Avrupa Komisyonu ile programın gerçekleştirilmesi ve işbirliği kurulması konusundaki ilişkilerin yürütülmesi ve kararname ile kendisinin yetkili kılındığı diğer tüm görevleri icra eden tüzel kişiliği haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan bir kamu kurumu olduğu, 1.2. İcra ve İflas Kanunu’nun 78, 85 ve 120’nci maddeleri kapsamında borçlularının ülke çapında tarafı olduğu dava dosyalarının sorgulanması ve kendilerine bildirilmesi için Ağır Ceza Mahkemesinin kurulu bulunduğu Adalet Komisyonlarından bilgi talep edildiği, gelen cevaplar doğrultusunda borçlularının tarafı

olduğu dava dosyalarındaki artan gider avansı ve harç iadelerine haciz şerhleri işlenmesinin sağlandığı ve kimi dosyalarda bu şekilde tahsilat yapılabildiği, 1.3. Adalet Komisyonlarından mezkûr bilginin elde edilmesinin, gider avansı ve harç iadelerine haciz şerhi işlenmesinden başka, davalara müdahil olmak, borçlu kişiler tarafından kullanılmayan hakların kullanılmasını sağlamak bakımından da önem arz ettiği, 1.4. Nitekim Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında

Yönetmelik’in 11’inci maddesinde, borçlunun alacaklı olduğu icra dosyalarının sorgulanması imkânı getirildiği ancak aynı durumun dava dosyaları için yapılmadığı, nitelik itibarıyla borçlunun icra dosyalarındaki alacaklarına haciz koymak ile dava dosyalarındaki alacaklarına haciz koymak arasında hukuken bir fark bulunmadığı, 1.5. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından borçlu kişilerin tarafı olduğu dava dosya bilgilerinin kişisel veri olduğunun ve taraflarına gönderilemeyeceğinin belirtildiği, 1.6. Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlara bilgi vermesinin zorunlu olduğunun hükme bağladığı, ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu’nun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.” düzenlemesiyle yasal bir hakkın kullanımının kişisel verinin usulsüz işlenmesi kapsamına girmeyeceğinin hükme bağlandığı, 1.7. Bunun yanında Türkiye’deki tüm Adli ve İdari Yargı Adalet Komisyonlarına müzekkere yazılarak borçlularının tarafı olduğu dava bilgilerinin talep edildiği ve yazı yazılan Komisyonlukların büyük çoğunluğunun talep edilen bilgileri Başkanlıklarına gönderdiği belirtilerek, 1.8. Borçlularının Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının yetki alanında bulunan mahkemeler nezdinde tarafı oldukları davaların bildirilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 02.12.2024 tarihli ve 29515061-GRS-2024/211-E.113548/113549 sayılı görüş yazısında özetle; 2.1. Mevzuat kapsamında düzenleme yoksa kişilere veya kurumlara, kişisel verilerin korunmasının ihlaline yol açacak nitelikte olan bilgilerin verilmediği, bununla birlikte, Başkanlığının talebinin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7’nci maddesi kapsamında ayrı ve özel bir çalışma, araştırma, inceleme ve analiz gerektirdiğinden de uygun görülmediği, 2.2. Diğer taraftan taleple ilgili mevzuata bakıldığında; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 78’inci maddesi kapsamında çıkartılan Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması

Hakkında Yönetmelik ile ödeme emrindeki müddetin geçmesi ve borçlu itiraz etmiş ise itirazın kaldırılmasından sonra UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağının sorgulanmasına ilişkin usul ve esasların açıkça düzenlendiği, 2.3. Anılan Yönetmelik’in 11’inci maddesi ile getirilen düzenlemede, sorgunun içeriğinin icra dosyasının tespitine ilişkin olduğunun açık olduğu, bu kapsamda Avukat Portal üzerinden hakkında takip kesinleşmiş borçlular yönüyle tarafın alacaklı olduğu icra dosya bilgilerinin sorgulanabildiği, mevzuatta borçlunun taraf olduğu dava bilgilerine ilişkin bir hüküm bulunmamasından Avukat Portal üzerinden tarafın dava dosya bilgilerine ilişkin sorgu imkânı bulunmadığı, Belirtilmiştir.

3. Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin

03.12.2024 tarihli ve sayılı yazısında özetle;

3.1. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3’üncü maddesinde; kişisel veri, kişisel verilerin işlenmesi, ilgili kişi ve veri sorumlusu kavramlarının tanımlandığı, Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrasında ise; kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceğinin, ikinci fıkrasında, bu fıkrada belirtilen şartlardan birinin varlığı halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğunun hükme bağlandığı, 3.2. Anılan Kanun’un 8’inci maddesinde; kişisel verilerin, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı ancak 5’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca özel nitelikli kişisel veriler bakımından ise yeterli önlemler alınmak kaydıyla 6’ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceği düzenlemelerine yer verildiği, ayrıca

Kanun’un 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasında kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olduğu hükmünün yer aldığı, 3.3. Kamu kurum ve kuruluşları arasındaki ve/veya kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri arasındaki kişisel veri aktarımlarının Kanun’un 8’inci maddesi kapsamında gerçekleştirilmesi gerektiği, başvuruya konu kişisel verilerin Komisyonlarınca talep eden Kurum ile paylaşılması da kişisel verilerin aktarılması anlamına geleceğinden, bu aktarım faaliyetlerinin Kanun’un 8’inci maddesine riayet edilerek gerçekleştirilmesi gerektiği, bu kapsamda, talep edilen dava bilgilerinin verilmesinin ancak Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlardan birinin varlığı halinde mümkün olabileceği, 3.4. Başvuran Kurumun alacaklarını başka yol ve yöntemlerle de tahsil etmesinin mümkün olması karşısında, borçlunun taraf olduğu dava bilgilerinin (ki bu bilgi kişisel veri kapsamındadır) 6698 sayılı

Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasındaki şartlardan biri olan “Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması” şartını da sağlamadığı gözetildiğinde, bu şartların mevcudiyeti başvuran Kurum tarafından da ortaya konulamadığından borçluların tarafı olduğu dosyaların listesinin verilmediği, 3.5. Başvuruya konu bilgilerin, soruşturma, kovuşturma ve yargılama esnasında ilgili yargı birimleri tarafından istenildiği takdirde kendileri ile paylaşılabildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün “kişisel verileri” kapsamadığı değerlendirildiğinden istenilen bilgilerin anılan Kanun kapsamında da avukatlara verilemeyeceği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinde: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

[…]

… Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4.3. “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlıklı 141’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.”

5. 14.06.2012 tarihli 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 6.1. “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’inci maddesinde: “…Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.” 6.2. “Avukatlığın amacı” başlıklı 2’nci maddesinde: “Avukatlığın amacı; hukuki münasabetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.

Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.” 6.3. “İşlerin stajiyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının incelenmesi ve dosyadan örnek alma” başlıklı 46’ncı maddesinin ikinci fıkrasına: “Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.” 7. 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun; 7.1. “Elektronik işlemler” başlıklı 8/a maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında: “Alacaklı, Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir…

Elektronik işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet

Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” 7.2. “Talep Müddeti” başlıklı 78’inci maddesinde: “Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir.

Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir…” 8. 24.3.2016 tarihli ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde: “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; […] d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,

e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi, [… ] ı) Veri sorumlusu: Kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder.” 8.2. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin

işlenmesi mümkündür:

a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 8.3. “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 6’ncı maddesinde: “(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) (Mülga:2/3/2024-7499/33 md.)

(3) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi yasaktır. Ancak bu verilerin işlenmesi; a) İlgili kişinin açık rızasının olması, b) Kanunlarda açıkça öngörülmesi, c) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin, kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, ç) İlgili kişinin alenileştirdiği kişisel verilere ilişkin ve alenileştirme iradesine uygun olması, d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması, e) Sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlarca, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması, yönetimi ve finansmanı amacıyla gerekli olması, f) İstihdam, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardım alanlarındaki hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu olması,

g) Siyasi, felsefi, dini veya sendikal amaçlarla kurulan vakıf, dernek ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluş ya da oluşumların, tâbi oldukları mevzuata ve amaçlarına uygun olmak, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak ve üçüncü kişilere açıklanmamak kaydıyla; mevcut veya eski üyelerine ve mensuplarına veyahut bu kuruluş ve oluşumlarla düzenli olarak temasta olan kişilere yönelik olması, halinde mümkündür.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.” 8.4. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8’inci maddesinde: “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

(2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

(3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 9. 22.01.2022 tarihli ve 31727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal, Hak veya Alacağın Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik’in; 9.1. “Sorgulamanın konusu” başlıklı 5’inci maddesinde: “(1) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı tarafından, mal beyanını beklemeksizin UYAP üzerinden, bu sisteme entegre edilmiş olan kamu kurum veya kuruluşları, 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar ile benzer mahiyette kayıtları tutan kurum ve kuruluşların veri tabanında yer alan borçluya ait mal, hak veya alacaklar sorgulanabilir.” 9.2. “Sorgulama yetkisi” başlıklı 6’ncı maddesinde: “(1) Sorgulama işlemi, UYAP ortamında alacaklı taraf vekili olarak ilgili icra dosyasına kaydedilmiş avukatlar ile sistem altyapısı oluşturulduğu takdirde gerçek veya tüzel kişi alacaklılar tarafından ilgili portal üzerinden yapılabilir.” 10. 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların

Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiş olan Avukatların Rolüne Dair

Temel Prensiplerinin (Havana Kuralları) 21’inci maddesinde: “Yetkili makamların ellerinde veya denetimleri altında bulunan gerekli bilgileri, dosyaları ve belgeleri, avukatların müvekkillerine etkili bir hukuki yardım verebilmelerini sağlayacak yeterli bir sürede ulaşmalarını temin etmek, kamu makamlarının görevidir. Avukatların bu belgelere en kısa sürede ulaşmaları sağlanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. tarafından yapılmış olan başvuruda; avukatları tarafından icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere, Kurumun alacaklı olduğu kişilere ait dava bilgileri talep edilmektedir.

13. Avukatlık Kanunu’nun 1’inci maddesinde avukatın, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği belirtilmiş, 2’nci maddesinde avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin

düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak şeklinde ifade edilmiştir.

14. Anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak ve en kısa sürede çözümlenmesi, hukuki sorunların ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması ve hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bağlamında avukatlık mesleği yaşamsal bir önem taşımaktadır.

15. Anayasa Mahkemesi tarafından da avukatlık mesleğinin önemi şu şekilde ifade edilmiştir: “… Bilgi ve deneyimlerini öncelikle adalet hizmetine vererek adalete ve hakkaniyete uygun çözümler için hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasında yargı organlarıyla yetkili kurul ve kurumlara yardımı görev bilen avukatın yargı düzeni içindeki yeri hukuk devletinde önemlidir. Hukuk devletinin olmazsa olmaz unsuru olan bağımsız yargı, yargının olmazsa olmaz unsuru olan savunma ile birlikte anlam kazanır. Savunma sav-savunma-karar üçgeninden oluşan yargının vazgeçilmez ögesidir. Adaletli bir yargılamanın varlığı, ancak avukatın etkin katılımıyla sağlanabilir.” (Anayasa Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2016/4060 başvuru numaralı kararı).

16. Avukatlar mesleklerini ifa ederken üstlendikleri iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek özenle yürütmekle yükümlü kılınmışlardır. Bu bakımdan üstlendikleri görevi en kısa zamanda ve müvekkilinin mümkün olduğu ölçüde lehine sonuçlandırılması için avukat, mesleğinin gereği kendisinden beklenen tam emek ve çalışmasını ortaya koymak zorundadır.

17. Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olması, nitelikli hizmet mensubu olması, yargının üç sacayağından bağımsız savunmayı temsil etmesi nedeniyle, serbest meslek yürüten birçok meslek grubuna yüklenmeyen yükümlülüklere tabi olmasını gerektirmiş, bunun yanında serbest meslek yürüten birçok meslek grubundan daha fazla haklara sahip olmasını sağlamıştır.

18. Avukatın özen yükümlülüğü çerçevesinde; hem dava öncesinde dava malzemesi hakkında hem de dava sonrasında hükmün icrası için yeterli ve elverişli bilgi toplaması ve ihtiyaç duyduğu belgelere ulaşması gerekmektedir. Bu durum avukatların, mesleğin icrası sırasında ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge inceleme ve gerektiğinde bu belgelerden örnek alabilme yetkisini haiz olmasını gerekli kılmıştır.

19. Bu doğrultuda, Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde; yargı organlarının, emniyet makamlarının, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda oldukları, kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumların avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlü oldukları, bu belgelerden örnek alınmasının ise vekaletname ibrazına bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.

20. Bu husus, Havana Kurallarında da: “Yetkili makamların ellerinde veya denetimleri altında bulunan gerekli bilgileri, dosyaları ve belgeleri, avukatların müvekkillerine etkili bir hukuki yardım verebilmelerini sağlayacak yeterli bir sürede ulaşmalarını temin etmek, kamu makamlarının görevidir. Avukatların bu belgelere en kısa sürede ulaşmaları sağlanır.” denmek suretiyle ayrıca vurgulanmıştır.

21. Yanı sıra Avukatlık Kanunu’nun 46’ncı maddesinde, avukat veya stajyerin, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebileceği, bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamda avukatlara, mahkeme ve icra dairelerindeki dâva ve takip dosyalarını vekâletname ibraz etmeden inceleme imkânı da tanınmıştır.

22. Söz konusu düzenlemeler ile avukatlık mesleğinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla belirli kurum ve kuruluşlara, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak ve kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla normalde açıklamak zorunda olmadıkları bilgi ve belgeleri avukatların incelemesine sunmak yükümlülüğü getirilmiş ve sadece incelemeye sunulan belgelerden örnek alınması hususu vekaletname ibrazına bağlanmıştır.

23. Böylece yargının temel unsurlarından biri olduğu düşüncesinden hareketle, avukatlık mesleğinin en iyi şekilde yapılabilmesi için, avukatlara kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge toplama yetkisi verilmiş olup kurum ve kuruluşların istenen bilgi ve belgeleri avukatların incelemelerine sunma yükümlülüğü sadece özel kanun hükümlerinde aksine istisnai düzenleme bulunması halleri ile sınırlandırılmıştır.

24. Avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunma yükümlülüğünün istisnası olan özel hükümlere örnek olarak ise; 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun “Evrak ve defterlerin gizliliği” başlıklı 55’inci maddesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Sırların Saklanması” başlıklı 73’üncü maddesi ile

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “vergi mahremiyeti” başlıklı 5’inci maddesi verilebilir.

25. Avukatlık Kanunu hükümleri çerçevesinde, avukatların kamu kurum ve kuruluşlarından isteyebileceği belgelerin sınırlarının ve içeriğinin ne olacağı konusunda düşülen duraksamanın giderilmesine yönelik olarak Danıştay 1. Dairesinin 10.04.2002 tarih ve E.2002/26, K.2002/52 sayılı istişari kararı da bulunmaktadır.

26. Söz konusu kararda; avukatın bilgi ve belgeleri inceleme ve örnek alabilme hakkının sınırsız olmadığı, talebin karşılanması için öncelikle talep edilen bilgi ve belgeye avukatın mesleğini ifası için gerek duyması gerektiği belirtilmiştir.

27. Kararda ayrıca, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belge ifadesinde geçen “gerek” sözcüğünün “herhangi bir işin yapılabilmesinin bağlı bulunduğu şey anlamını içerdiği, gerek duymak eyleminin keyfi, hiçbir nedene bağlı olmaksızın bir şeyi istemek iradesi anlamına gelmediği, herhangi bir işin yapılabilmesine bağlı bir istemi anlatmakta olduğu ifade edilmiştir.

28. Anılan kararda; avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri hangi işin yapılabilmesine bağlı olarak incelemek istediğini, gerekliliği açıklayan nedenlerle birlikte belirtmesi ile bu belgelerin incelemesine sunulması gerektiği de vurgulanmıştır.

29. Bu açıklamalar kapsamında, yargı organları da dâhil olmak üzere Avukatlık Kanunu’nda sayılan mercilerin, avukatın mesleğin ifası için gerek duyduğu bilgi ve belgeleri, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça, vekâletnameye gerek olmaksızın incelemesine sunmasının zorunlu olduğu ancak kanunlarda aksi bir düzenleme bulunması halinde avukatın bilgi ve belgelere erişim hakkının kısıtlanabileceği anlaşılmaktadır.

30. Bunlarla birlikte, talep konusu bilgilerin kişisel veri kapsamına girdiği gerekçesiyle verilmediği görülmektedir. Dolayısıyla başvuru konusunun kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde de ele alınması gerekmektedir.

31. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda kişilerin tarafı olduğu dava bilgilerinin kişisel veri olduğu anlaşılmaktadır.

32. Kişisel verilerin işlenmesi; kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade etmektedir.

33. Anılan Kanun’un 4’üncü maddesinde; kişisel verilerin ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği hükme bağlandıktan sonra, 5’inci maddesinin birinci fıkrasında kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyeceği hükme bağlanmış, bu maddenin ikinci fıkrasında ise kişinin açık rıza aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesinin mümkün olduğu şartlara yer verilmiştir.

34. Bahse konu düzenlemeler çerçevesinde; somut olayda veri sorumlusu olan Erzurum Bölge İdare

Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından borçlu kişilerin tarafı oldukları dava bilgilerinin

Türkiye Ulusal Ajansına verilmesinin, kişisel verilerin işlenmesi çerçevesinde bir aktarım faaliyeti olacağı anlaşılmaktadır.

35. Kişisel verilerin aktarılması konusunda da Kanun’un 8’inci maddesinde kişisel verilerin; ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı ancak 5’inci maddenin ikinci fıkrasında ya da yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6’ncı maddenin üçüncü fıkrasında sayılan şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceği düzenlenmiştir.

36. Ayrıca, Kanun’un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olduğu da belirtilmiştir. Bu durumda kişisel verilerin aktarımına cevaz veren bir düzenlemenin varlığı halinde de ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel veriler aktarılabilecektir.

37. Somut olaya konu borçlu kişilere ait dava bilgilerinin, Türkiye Ulusal Ajansı avukatları tarafından kesinleşmiş icra alacaklarının tahsili için istendiği düşünüldüğünde anılan bilgilere avukatlık mesleğinin ifası için gerek duyulduğu açıktır.

38. Ayrıca avukatın gerek duyduğu söz konusu bilgilerin, Avukatlık Kanunu’nun 2‘nci maddesi kapsamında incelemesine sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırabilecek nitelikte istisnai herhangi bir özel yasal düzenleme de bulunmamaktadır.

39. Bunların yanında; İcra ve İflas Kanunu’nun 8/a ve 78’inci maddelerine dayanılarak çıkarılmış olan Mal, Hak veya Alacağın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi Üzerinden Sorgulanması Hakkında Yönetmelik’te, ödeme emrindeki müddetin geçmesi ve borçlu itiraz etmiş ise itirazın kaldırılmasından sonra alacaklının

UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağının sorgulanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

40. Anılan Yönetmelik çerçevesinde borçluya ait; MERNİS, İSKİ, GİB, GSM, dış işleri adres bilgileri, Sosyal Güvenlik Kurumu bilgileri, Emniyet Genel Müdürlüğü araç kayıtları, posta çeki hesabı, Tapu ve

Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) bilgileri, Sosyal Güvenlik Kurumu haciz bilgileri, borçluya ait alacaklı olduğu icra dosyası bilgileri, borçluya ait banka bilgileri (hangi bankalarda hesabının bulunduğuna ilişkin bilgiler) hakkında sorgulama yapılabilmektedir.

41. Dolayısıyla avukatlar, yaptıkları işin mahiyeti gereğince borçlu kişilerin bir takım kişisel verilerine zaten erişebilmektedir. Bu konuda; avukatların işleri ile ilgili edindikleri bilgileri kişisel verilerin ihlaline neden olacak şekilde kullanmasının önüne geçebilecek nitelikte yasal düzenlemeler de getirilmiştir.

42. Başvuruda öğrenilmek istenen bilgi ise sadece borçlu kişilerin hangi mahkeme nezdinde davasının bulunduğuna ilişkin olup davaların içeriği, karşı tarafın kimliği, davanın sonucu hakkında herhangi bir bilgi talep edilmemektedir.

43. Zaten, Anayasa’nın 141’inci maddesiyle birlikte, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi

Kanunu’nda da düzenlenmiş olan yargılamanın aleniliği ilkesi gereğince, gizlilik kararı verilmemiş ise herhangi bir üçüncü dahi, katıldığı yargılamanın içeriği hakkında bilgi sahibi olabilmektedir.

44. Tüm bu açıklamalar kapsamında; Avukatlık Kanunu’nun 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasının, kişisel verilerin aktarımına cevaz veren genel bir düzenleme olarak kabul edilebileceği, ayrıca talep edilen bilgilerin alacağın tahsili amacını taşıdığı gözetildiğinde; bu bilgilerin, 6698 sayılı Kanun’da öngörülmüş olan “bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması” istisnası kapsamında da kişisel verilerin ihlaline yol açılmaksızın aktarılabileceği değerlendirilmiştir.

45. Nitekim diğer Adalet Komisyonu Başkanlıkları ve bazı mahkemeler tarafından talep konusu bilgilerin dava içeriğine yer verilmeksizin karşılandığı, dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır.

46. Danıştay 10. Dairesinin 20.04/2015 tarihli ve E.2011/8782, K.2015/1932 sayılı kararında da icra takibinde kullanılmak üzere istenilmiş olan borçlu şahsa ait nüfus bilgilerinin alacaklı durumundaki şirket vekiline verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

47. Kurumumuz tarafından da avukat olan başvuranın, haciz işleminin yapılabilmesi için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgelerin 1136 sayılı Kanun’un 2’nci maddesi kapsamında tarafına verilmesi ile ilgili başvuru hakkında Tavsiye Kararı verilmiştir(KDK, 20.10.2023 tarihli ve 2023/448 başvuru numaralı Tavsiye

Kararı).

48. Yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere talep edilen borçlu kişilere ait dava bilgilerinin Türkiye Ulusal

Ajansı avukatlarına verilmesi hususunda tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 49. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

50. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu

Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuran Kurumun, avukatları tarafından icra takip işlemlerinde kullanılmak üzere talep ettiği borçlu kişilere ait dava bilgilerinin verilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI VE ERZURUM BÖLGE

İDARE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; BAŞVURAN VEKİLİNE, ADALET BAKANLIĞINA ve ERZURUM BÖLGE İDARE

MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi