onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle ayrı yaşamasına rağmen, Kurum tarafından yetim aylığının kesilmesi ve geri ödemenin talep edilmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Davacı, Kurumun bu işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, yetim aylığının yeniden bağlanmasını ve kendisine borçlu bulunmadığının tespitini istemiştir. Davalı Kurum ise, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiasıyla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme, ilk olarak davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığına kanaat getirerek davayı reddetmiştir. Ancak Yargıtay, bu kararın hatalı olduğunu belirterek, davacının boşandıktan sonra ayrı yaşadığına dair delillerin yeterince araştırılmadığını vurgulamıştır. Bozma kararının ardından yapılan yargılama sonucunda, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığı ve dolayısıyla yetim aylığının kesilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, mahkeme, davanın kabulüne, Kurumun yetim aylığını yeniden bağlamasına ve kesilen aylığın yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir. Ayrıca, davacı hakkında tahakkuk ettirilen borcun bulunmadığına hükmedilmiştir. Temyiz başvurusu ise, davalı vekilinin itirazlarının reddi ile onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/3997 E.  ,  2024/5048 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/29 E., 2024/53 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi ile ayrı yaşamasına rağmen Kurumun aldığı aylığı eski eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesmiş olması ve yapılan ödemenin geri istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine ve davalı Kuruma 9.218,47 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile eşinin oy kullandıkları sandıkların dahi aynı olduğunu, raporda birlikte yaşama olgusunun tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesi hükmü gereğince yapılan yersiz ödemelerin geri alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 22.09.2022 tarihli ve 2022/99 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararıyla; davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıkları kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
    2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.12.2022 tarih, 2022/12458 Esas, 2022/15728 Karar sayılı bozma kararında; somut olayda, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde ağabeyinin yanında, Tokat ilinin Almus ilçesinde ikamet etmediği ve Tokat Merkez’de oturduğu belirtilmek suretiyle yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı bulunmuştur. Bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiğinden, davaya konu dönem bakımından; boşanılan eşin adresi olan Yeni Mahalle …Sok. … Merkez Tokat adresinde kollukça araştırma yapılmalı, eşlerin gerçekten bu adreste ikamet edip etmediği, ediyorsa tarihleri ve kimlerle birlikte yaşadıkları belirlenmeli, adreslerde Mahkemece resen tespit edilecek komşu, yönetici, apartman görevlisi gibi kişilerin beyanlarına başvurulmalı, boşanan eşlerin 1998 doğumlu olan ortak çocuklarının eğitim-öğretim durumu araştırılarak, varsa okul kayıtlarındaki adres bilgileri araştırılmalı, uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dosya kapsamında dinlenen tanıklar, bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı …’in boşandıktan sonra Almus’ta bulunan ağabeyi …’in yanına yerleştiği, adres olarak “Erek Mah. … … Cad. No:29 Almus” olarak kayıtlarda görüldüğü, ağabeyi …’in beyanına göre, kız kardeşinin boşanalı kaç sene olduğunu bilmediği, zaman zaman gelip kaldığını sonra tekrar gittiğini beyan ettiği, diğer tanıklar ise beyanlarına göre ise davacının ara sıra Almus’a geldiği beyanlarında bulundukları, davacının boşandığı eski eşi …’nın Tokat il merkezinde ikamet ettiği ve adresinin “Yeni Mah. …. Sk. … Sitesi No:8/1 Merkez/Tokat” olduğu, Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 19/07/2023 havale tarihli müzekkere cevabı ile tarafların müşterek çocukları … Karaca’nın şuanki öğrencilik durumunun silik olduğu, öğrencinin sistemde bulunan adres bilgisinin … Bulvarı, … Apt. No:7 Merkez/Tokat olduğunun bildirildiği, kamu tanığı …; “Bana sormuş olduğunuz …’yı tanırım. Kendisi benim önceden kiracımdı. Şuanda benim evimde oturmamaktadır. … isimli kişinin eşi olduğu duymuştum. … bana ait bu evde tek başına oturmuştur. Tam olarak hatırlamamakla birlikte … 2015 yılından sonra bu evde tek başına oturmuştur. Yanında kimse yoktu tek başına kalıyordu. Bazen oğlu gelip giderdi. Oğlunun ismini bilmiyorum. Sormuş olduğunuz … bu evde yaşamıyordu. … terzilik yapmaktaydı. …’in nerede oturduğunu bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu, yine kamu tanığı olarak dinlenen …; “Bana sormuş olduğunuz …’yı tanırım. Kendisi benim önceden kiracımdı. Şuanda benim evimde oturmamaktadır. … isimli kişinin eski eşi olduğunu duymuştum. … bizim aileye ait bu binada bizim kiracımız olarak tek başına oturmuştur. Tam olarak hatırlamamakla birlikte … 2015 yılından 2017 yılına kadar bu evde tek başına oturmuştur. 2015 yılının hangi ayında evde oturmaya başladığını hatırlamıyorum. Ancak yaklaşık 2 yıl oturmuştur. Yanında kimse yoktu tek başına kalıyordu. Sormuş olduğunuz … bu evde yaşamıyordu. … terzilik yapmaktaydı. …’in nerede oturduğunu bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu kapsamda davacının boşanma kararının kesinleştiği 29/12/2015 tarihinden itibaren boşandığı eşiyle ayrı yaşadıkları, fiilen birlikte yaşamadıkları anlaşılmakla davanın kabulüne, … Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02/06/2017 tarih ve 60991618-3/492447 sayılı kararı ile davacının yetim aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin iptaline, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Kurum tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen 9.218,47 TL’den davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı vekili; Kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olup yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi kapsamında Kurum tarafından bağlanan yetim aylığının iptali ve yersiz ödenen aylığın tahsiline dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

    08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.