ÖZET: Başvuru, Bozçalı Belediyesi’ne ait bir taşınmazın rayiç bedel üzerinden satışının yapılmaması nedeniyle şikâyetçi tarafından yapılmıştır. Şikâyetçi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi alarak, taşınmazın kendisine satılmasını talep etmiş, ancak belediye bu talebi reddetmiştir. Şikâyetçi, bu ret kararını Tokat İdare Mahkemesi’ne taşımış ve mahkeme, belediyenin işlemini iptal etmiştir. İdare mahkemesinin kararına yapılan itiraz da reddedilerek, mahkeme kararı kesinleşmiştir. Ancak, Bozçalı Belediyesi, mahkeme kararını uygulamamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine inceleme yapmış ve Bozçalı Belediyesi’nden bilgi talep etmiştir. Belediyenin açıklamalarında, şikâyetçi ile herhangi bir kira sözleşmesinin olmadığı, taşınmazın mülkiyetinin belediyeye ait olduğu belirtilmiştir. Ancak, şikâyetçinin talebinin hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmediği sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçisi, belediyeye, mahkeme kararına uygun olarak taşınmazın satışının yapılması yönünde tavsiyede bulunmuş ve alternatif çözümler üretilmesini önermiştir. Bu bağlamda, uyuşmazlığın dostane bir şekilde çözülmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5616-S.22.8559

BAŞVURU NO : 2021/19386

KARAR TARİHİ : 25/04/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BOZÇALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, mahkeme kararının uygulanmadığı iddiası ve konuyla ilgili olarak tarafına yardımcı olunması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi tarihinde yaptığı başvuruda özetle, Bozçalı Belediyesi’ne ait olan ve Yapı Kayıt

Belgesi aldığı taşınmazın, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16 ncı maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi

Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’a ilişkin Tebliğ’in 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükümlerine istinaden rayiç bedel üzerinden tarafına satışının yapılması için adı geçen Belediye’den talepte bulunduğunu, Belediye’nin 10.09.2019 tarihli ve – sayılı yazısı ile bu talebinin reddedildiğini, bu işleme karşı Tokat İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, bahsi geçen Mahkemenin 05.06.2020 tarihli kararıyla söz konusu işlemin iptal edildiğini, Tokat İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Bozçalı

Belediyesi’nin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi’nin 07.09.2021 tarihli kararıyla reddedildiğini, bu kapsamda Tokat İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın kesinleştiğini,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 nci maddesi hükmü uyarınca kesinleşen İdare

Mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisine uygulanması gerektiğini, ancak Bozçalı

Belediyesi’nin kanunun amir hükümlerini ve mahkeme kararlarını uygulanmadığını iddia ve ifade ederek, konuyla ilgili olarak tarafına yardımcı olunmasını talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma

gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca ilgili idareden bilgi belge talep edilmiştir. Bozçalı Belediye Başkanlığının 11/02/2021 tarihli ve

– sayılı cevabi yazısı eklerinde özetle;

2.1. Belediyelerinin mülkiyetinde bulunan başvuruya konu yer ( ada parsel) için yaklaşık 9 senedir şikayetçiden kira alınmadığını, şikayetçi ile İdareleri arasında herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, söz konusu işyerinin duvarlarının dönemin Belediye Başkanı tarafından yapıldığı,

2.2. Bahsi geçen yerin mülkiyetinin Belediyelerine ait olduğunu, şikayetçi ile görüşülerek söz konusu gayrimenkulün kendisine kiralanabileceği bilgisinin verildiğini, ancak ilgili kişinin gayrimenkulün mülkiyetini satın alacağı ve kiralama yapmayacağı şeklinde İdarelerine cevap verdiğini ve bu kapsamda yargı yoluna başvurduğunu,

2.3. Belediyelerine ait olan söz konusu işyerini satmayı düşünmediklerini, şikayetçinin, Belediyeleri ile kira sözleşmesi yapması halinde söz konusu yerde faaliyetini sürdürmeye devam edebileceği hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.

…”,

“Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 nci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

“Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

“İnceleme ve araştırma” başlıklı 20 inci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. … 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. …”,

/

6. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar

Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. …

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. …

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. …

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı

Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır. …

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”, 7. 06/06/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve

Esaslara dair Tebliğin “Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar” başlıklı 7 inci maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. Tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Rayiç bedel Bakanlıkça tespit edilir veya ettirilir. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına ödeme tarihine kadar kanunî faiz oranının yarısı uygulanır.

(2) Taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmaz hisseli olarak satışa konu edilir. …

(4) Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılara Yapı Kayıt

Belgesi verilebilir. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Tokat İdare Mahkemesi kararındaki ifadelerin dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edilmesi, bu kapsamda başvuruya konu işyerinin bulunduğu taşınmazın, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’a dair Tebliğ’in 7 nci maddesi hükümleri doğrultusunda işyerinin bulunduğu alanın ifraz edilerek, ifrazı mümkün değil ise hisseli olarak şikayetçiye satışının yapılması, bu satış işleminin gerçekleştirilmesinden önce mevcut durumda ilgili

Belediye Meclisinin bahsi geçen taşınmazı kamu hizmetine (alt katı araç parkı üst katı halk oturma bahçesi olarak) tahsis edilmesi yönünde bir kararının bulunduğu dikkate alınarak, şikayetçi ile görüşme yapılmak suretiyle araç parkı olarak tahsis edilen alanda veya başka bir yerde -kamu hizmetini aksatmayacak ve ilgili alanın atıl kalmasına yol açmayacak şekilde- şikayetçinin işyeri olarak kullanabileceği farklı bir taşınmazın satılması şeklinde alternatif çözümler üretilmesi ve bu kapsamda uyuşmazlığın her iki tarafı bakımından bireysel menfaatin ve kamu menfaatinin korunması suretiyle ilgili mevzuat hükümleri de dikkate alınarak uyuşmazlığın öncelikle dostane çözüm yöntemiyle çözüme kavuşturulması noktasında gerekli iş ve işlemlerin yapılması hususunda Bozçalı Belediye

Başkanlığı’na Tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Şikâyetçi özetle, Bozçalı Belediyesi’ne ait olan ve Yapı Kayıt Belgesi aldığı taşınmazın, 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun geçici 16 ncı maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’a ilişkin

Tebliğ’in 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükümlerine istinaden rayiç bedel üzerinden tarafına satışının yapılması için adı geçen Belediye’den talepte bulunduğunu, bu talebinin İdarece reddedildiğini, bu işleme karşı Tokat İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, bahsi geçen Mahkemenin kararıyla söz konusu işlemin iptal edildiğini, Tokat İdare Mahkemesi’nin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare

Mahkemesi’nin kararıyla reddedildiğini, bu kapsamda Tokat İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın kesinleştiğini, kesinleşen İdare Mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisine uygulanması gerektiğini, ancak Bozçalı Belediyesi’nin kanunun amir hükümlerini ve mahkeme kararlarını uygulanmadığını iddia ve ifade ederek, konuyla ilgili olarak tarafına yardımcı olunmasını talep etmektedir.

10. İlgili idarece özetle; Belediyelerinin mülkiyetindeki alanda ( ada parselde) bulunan işyeri için yaklaşık 9 senedir şikayetçiden kira alınmadığını, şikayetçi ile İdareleri arasında herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, söz konusu işyerinin duvarlarının dönemin Belediye Başkanı tarafından yapıldığı, şikayetçi ile görüşülerek söz konusu gayrimenkulün kendisine kiralanabileceği bilgisinin verildiğini, ancak adı geçen kişinin gayrimenkulün mülkiyetini satın alacağı ve kiralama yapmayacağı şeklinde idarelerine cevap verdiğini ve bu kapsamda yargı yoluna başvurduğunu, bahsi geçen işyerini şikayetçiye satmayı düşünmediklerini, şikayetçinin, Belediyeleri ile kira sözleşmesi yapması halinde söz konusu yerde faaliyetini sürdürmeye devam edebileceği hususları belirtilmiştir.

11. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; şikayetçinin, Tokat ili, ilçesi, Beldesi ada parseldeki belediyeye ait taşınmaz üzerindeki, dört tarafından iki tarafını yol ve park duvarının oluşturduğu üzeri saçla kaplı yapıyı oto tamirhanesi olarak kullandığı, şikayetçi tarafından bu yer için 04/04/2019 tarih ve sayılı yapı kayıt belgesi alındığı, şikayetçi bu belgeye dayanarak taşınmazın 3194 sayılı

Kanunun Geçici 16 ncı maddesine istinaden rayiç bedel üzerinden satılması talebiyle ilgili idareye başvurduğu, ilgili İdarenin 10/09/2019 tarih ve – sayılı işlemiyle şikayetçinin talebinin reddedildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek şikayetçi tarafından açılan dava sonucunda Tokat İdare

Mahkemesi’nin söz konusu işlemi iptal ettiği, bu karara kaşı yapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge

İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi tarafından İdare mahkemesinin dayandığı gerekçede değişiklik yapılması suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayetçi tarafından söz konusu mahkeme kararlarının uygulanmadığı hususu iddia edildiği için bu mahkeme kararlarının ve gerekçelerinin şikayetçinin iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

12. Tokat İdare Mahkemesi’nin konuya ilişkin 05/06/2020 tarihli ve E: , K sayılı

Kararında;

“… Dava dosyasının incelenmesinden; Tokat ili, ilçesi, Beldesi ada parselde bulunan davalı Belediyenin maliki bulunduğu taşınmazda bulunan yapıyı oto tamirhanesi olarak kullanan davacı tarafından, yapıya dair almış olduğu 04/04/2019 tarih ve sayılı yapı kayıt belgesine dayanarak taşınmazın 3194 sayılı Kanunun Geçici 16’ncı maddesine istinaden rayiç bedel üzerinden satılması talebinin davalı idarenin 10/09/2019 tarih ve – sayılı işlemi ile davacının bu yerde kiracı sıfatı ile bulunduğu, kiracı olarak bulunduğu taşınmazda yapı kayıt belgesinin alınamayacağı, kanunsuz olduğu belirtilen belgeye dayanılarak taşınmazın satışının yapılmayacağı belirtilmek suretiyle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından alınmış olan 04/04/2019 tarih ve sayılı yapı kayıt belgesine karşı herhangi bir dava açılmadığı, belgenin idaresince geri alınmadığı da görülmekle, hukuken geçerli bir yapı kayıt belgesi olduğu anlaşılmaktadır.

Olayda, gerek dava konusu işlemin gerekçesinde gerekse idarenin sunduğu dilekçelerde taşınmazda davacının kiracı sıfatıyla bulunduğu, kiracının kiraladığı yerle ilgili yapı kayıt belgesi almasının söz konusu olamayacağı, yapının davacı tarafından değil idarece yapıldığı ve yapının malikinin idare olduğu ileri sürülmekle birlikte, davacının idare ile kendisi arasında davalı idarenin iddia ettiği gibi bir kira ilişkisinin bulunmadığına dair iddiası üzerine Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda elde edilen bilgi ve belgelere göre, davacı ile davalı idare arasında anılan yerin kullanılması hususunda bir kira sözleşmesinin bulunmadığı, davacının bu taşınmazda işgalci sıfatıyla bulunduğunun kabulü gerektiği, idareye yapılmış tek bir ödemenin “kira gelirleri” adıyla kaydedilmesinin ortada bir kira ilişkisinin varlığım kanıtlamayacağı, öte yandan, halihazırda hukuken geçerli durumda bulunan bir yapı kayıt belgesinin bulunduğu da açık olduğundan yapının taşınmazda işgalci olarak bulunan davacı tarafından yapılmadığının, diğer bir ifadeyle yapının idare tarafından yapıldığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, bu haliyle, usulüne uygun olarak alınmış ve hukuken geçerli olan yapı kayıt belgesine istinaden taşınmazın satılması başvurusunda bulunulduğunun kabulü gerekmektedir.

Taşınmazın niteliği bakımından uyuşmazlık değerIendirildiğinde; Yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden, 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16’ncı maddesinde yapı kayıt belgesine konu yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde taşınmazın rayiç bedel üzerinden belediyelerce belge sahiplerine doğrudan satılacağının düzenleme altına alındığı, bu konuda taşınmazın sahibi belediyeye takdir yetkisinin tanınmadığı gibi bu konuda herhangi bir sınırlayıcı hükme de yer verilmediği; yalnızca Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda (Kanun’dan farklı olarak)

yapı kayıt belgesi sahibine taşınmazın satış imkanı bakımından belgeye konu yapının bulunduğu taşınmazın

Belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlarından olması gerektiğinin kurala bağlandığı anlaşılmaktadır. …

Uyuşmazlıkta ise, dava konusu taşınmazın Hazineden satın alma yoluyla Belediyenin mülkiyetine geçtikten sonra (her ne kadar işlemden ve davanın açılmasından sonra Belediye Meclisinin 07/11/2019 tarih ve

/ sayılı kararı ile kamu hizmetine tahsis edilmesi yolunda karar alınmış ise de işlem tarihi itibarıyla) herhangi bir kamu ‘hizmetine tahsis edilmediği ve Belediyenin özel mülkiyetinde kaldığı görülmektedir.

Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, Belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazın üzerinde yapılan yapıya ilişkin olarak alınmış olan yapı kayıt belgesine dayanılarak gerçekleştirilen

taşınmazın satın alınması talebinin, mevzuatın öngördüğü bağlı yetki nedeniyle, diğer bir ifadeyle bu hususta idareye takdir yetkisi tanınmaması, nedeniyle kabul edilerek Kanunun amir hükmüne göre işlem tesis edilmesi gerekirken, başvurunun reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” hususlarına yer verilmiştir.

13. Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin 07/09/2021 tarihli ve E: , K no.lu Kararında ise;

“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Meclisin Görev ve Yetkileri başlıklı 18’inci maddesinin e fıkrasında; ‘…

Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek.’ belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Tokat ili, ilçesi, Beldesi, ada, parsel sayılı taşınmazın belge numaralı yapı kayıt belgesine istinaden 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi uyarınca satılması istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun Bozçalı Belediye Başkanlığının

10.09.2019 tarih ve sayılı işlemiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü uyarınca belediyeye ait taşınmaz malın satılması istemiyle yapılan başvuruya ilişkin değerlendirmenin belediye meclisince yapılacağı açıktır.

Olayda, ada, parsel sayılı taşınmazın satılması istemiyle yapılan başvurunun belediye meclisi tarafından görüşülüp karara bağlanması gerekirken, söz konusu istemin belediye meclisine sunulmaksızın belediye başkanlığı işlemiyle reddedilmesinde yetki yönünden hukuka uygunluk, Mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Tokat İdare Mahkemesince verilen 05/06/2020 günlü, E: , K:

sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, … kesin olarak, 07/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” hususları belirtilmiştir.

14. Söz konusu mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere; Tokat İdare Mahkemesi, belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazın üzerinde yapılan yapıya ilişkin olarak alınmış olan yapı kayıt belgesine dayanılarak gerçekleştirilen taşınmazın satın alınması talebinin, mevzuatın öngördüğü bağlı yetki nedeniyle, diğer bir ifadeyle bu hususta idareye takdir yetkisi tanınmaması nedeniyle Kanunun amir hükmüne göre işlem tesis edilmesi gerekirken, şikayetçinin talebinin idarece reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi ise; ilgili taşınmazın satılması istemiyle yapılan başvurunun belediye meclisi tarafından görüşülüp karara bağlanması gerekirken, söz konusu istemin belediye meclisine sunulmaksızın Belediye Başkanlığı işlemiyle reddedilmesinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığına yönelik karar verilmiştir. Bir başka deyişle İstinaf

Mahkemesi de ilgili işlemde hukuka uyarlık görmezken, işlemin iptaline ilişkin olarak farklı bir gerekçeye (yetki yönünden hukuka aykırılık) dayanmıştır.

15. İlgili belediye tarafından Kurumumuza gönderilen ve söz konusu Mahkeme kararları sonrasında alınan Bozçalı Belediyesi Meclisinin 05.11.2021 tarihli kararında; “GÜNDEM-l: Fen işleri

/

Müdürlüğünün 18/10/2021 tarihli müzekkeresinin Başkanlık tarafından da 19/10/2021 tarihli Meclisimize havale edilmesi üzerine 11.10.2021 tarihli ‘nın Belediye Başkanlığımıza vermiş olduğu dilekçenin hakkında görüşülmeye başlandı. … Yukarıda belirtilen durumlara istinaden Mahkeme

Kararları’nın tarağınıza tebliğinden sonra otuz gün içerisinde 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16.maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarının 7 maddesinin 4. bendine istinaden Yapı Kayıt

Belgesi almış olduğum yapının bulunduğu Belediye’ye ait taşınmazın Rayiç Bedel üzerinden doğrudan tarafıma satışının yapılması hususunda.

Tokat İli İlçesi Kasabası Mahallesi hudutlarında bulunan Ada Parseldeki

Bozçalı Belediyesine ait Oto Tamirhanesi olarak tarafından kullanılan taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasların 7.

maddesinin 4. bendine istinaden Yapı Kayıt Belgesi almış olduğu Bozçalı Belediyesine ait taşınmazın tarafına satışının yapılması Belediye Mecûsi tarafından oy birliği ile reddedilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.

16. Bu suretle Belediye Meclis Kararıyla; Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi iptal edilen işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu (şikayetçinin talebinin belediye başkanlığı tarafından değil de belediye meclisi kararıyla reddedilmesi gerektiği yönündeki) gerekçesi dikkate alınarak, şikayetçinin başvuruya konu taşınmazın tarafına satışının yapılmasına yönelik talebinin reddi yönünde Belediye Meclisince yeni bir işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır. Son tahlilde ilgili

Belediye Meclisince 05.11.2021 tarihinde tesis edilen işlem yetki yönünden hukuka uygun olmakla birlikte, söz konusu Belediye Meclisi kararıyla da şikayetçinin başvuruya konu işyerinin tarafına satılması yönündeki talebine olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda öncelikle;

05.11.2021 tarihli Belediyesi Meclisi kararının, kesinleşmiş Mahkeme kararı ile uyumlu olup

olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

17. 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesinde; yapı kayıt belgesine konu yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde taşınmazın rayiç bedel üzerinden belediyelerce belge sahiplerine doğrudan satılacağı hususu düzenleme altına almış olup, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin

Usul ve Esaslar’a dair Tebliğ’de (Kanun’dan farklı olarak) yapı kayıt belgesi sahibine taşınmazın satış imkanı bakımından belgeye konu yapının bulunduğu taşınmazın Belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlarından olması gerektiğinin kurala bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu Kanun ve Tebliğ hükümleri uyarınca şikayetçinin ilgili taşınmazı satın alabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

18. 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesinden anlaşılacağı üzere; yapı kayıt belgesine konu yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde bu yapıyı inşa edenlerin söz konusu kanun hükmünden yararlanması mümkündür. İlgili İdare, söz konusu işyerinin duvarlarının dönemin Belediye

Başkanı tarafından yapıldığı hususunu iddia etmektedir. İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen fotoğraflardan; üzeri saçla kaplı yapının iki duvarının, belediyeye ait yol ve parkın duvarı olduğu anlaşılmıştır.

19. 12 no.lu paragrafta da değinildiği üzere; şikayetçinin aynı konudaki işleme karşı açmış olduğu davada Tokat İdare Mahkemesi’nce; 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesinde, yapı kayıt belgesine konu yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde taşınmazın rayiç bedel üzerinden belediyelerce belge sahiplerine doğrudan satılacağının hükme bağlandığı, bu konuda taşınmazın sahibi belediyeye takdir yetkisinin tanınmadığı gibi bu konuda herhangi bir sınırlayıcı hükme de yer verilmediği, yalnızca Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’a dair Tebliğ’de

(Kanun’dan farklı olarak) yapı kayıt belgesi sahibine taşınmazın satış imkanı bakımından belgeye konu yapının bulunduğu taşınmazın Belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlarından olması gerektiğinin hükme bağlandığı, bu kapsamda; şikayetçinin taşınmazın satın alınmasına ilişkin talebinin, mevzuatta öngörülen bağlı yetki nedeniyle, diğer bir ifadeyle konuyla ilgili idarenin takdir yetkisinin bulunmaması nedeniyle Kanunun amir hükmüne göre söz konusu işyerinin şikayetçiye satış işleminin reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yasal mevzuat, söz konusu mahkeme kararında öngörülen ifadeleri dikkate almak suretiyle İdarece işlem tesis edilmesini gerektirmektedir.

20. Ayrıca, başvuru konu talebin İdare tarafından ilk olarak reddedilmesine yönelik 10/09/2019 tarihli işlemden ve konuyla ilgili davanın açılmasından sonra ilgili Belediye Meclisinin 07/11/2019 tarih ve

/ sayılı kararı ile bahsi geçen parselin kamu hizmetine (alt katı araç parkı üst katı halk oturma bahçesi olarak) tahsis edilmesi yönünde karar alındığı, mevcut durumda söz konusu yapının da içinde bulunduğu alanın bir kamu hizmetine tahsis edildiği anlaşılmıştır. Buna karşın Google Maps uygulaması üzerinden tespit edildiği üzere ilgi alan, başvuru konusu yapı kayıt belgesi alınan alandan oldukça büyüktür. Bu noktada hakkaniyet denetimi açısından, idarenin ilgili araziyi hem kamu hizmetine tahsis etmesi, hem de mahkeme kararını yerine getirip başvuranın yapı kayıt belgesi olan metrekarede başvurana yer tesisinin mümkün olabileceği değerlendirilmiştir. Bunun için taraflar arasında, satılacak yer noktasında uzlaşı yolları aranmalıdır.

21. 06/06/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve

Esaslara dair Tebliğ’de “Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar” başlıklı 7 inci maddesinde; taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmaz hisseli olarak satışa konu edileceği” şeklinde bir hüküm bulunmaktadır. Bu hüküm kapsamında söz konusu işyerinin bulunduğu alanın ifraz edilerek ifrazı mümkün değil ise hisseli olarak şikayetçiye satışının yapılabileceği sonucuna varılmıştır.

22. İdare tarafından öncelikle, şikayetçi ile görüşme yapılmak suretiyle araç parkı olarak tahsis edilen alanda -kamu hizmetini aksatmayacak ve ilgili alanın atıl kalmasına yol açmayacak şekildemevcut işyeri olarak kullanılan tamirhanenin veya şikayetçinin işyeri olarak kullanabileceği başvuru konusu alandaki farklı bir taşınmazın Belediye Meclis kararıyla şikayetçiye satılması şeklinde alternatif çözümler üretilmesi ve bu kapsamda uyuşmazlığın her iki tarafı bakımından bireysel

menfaatin ve kamu menfaatinin korunması suretiyle dostane çözüm yöntemiyle çözüme kavuşturulmasının taraflar açısından daha büyük yarar sağlayacağı değerlendirilmektedir.

23. Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ilgili İdarenin, Tokat İdare

Mahkemesi kararındaki ifadeler uyarınca başvuranın sahip olduğu hukuki geçerliliği bulunan yapı kayıt belgesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinden, ilgili İdarenin, başvuruya konu taşınmazın

3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesine istinaden rayiç bedel üzerinden şikayetçi tarafından

satın alma talebinin reddi işleminde hukuka uygunluk tespit edilememiştir. Ancak mevcut durumda iki tarafı belediyenin duvarı üzerinde olan üzeri saçla kaplı tamirhanenin da içinde bulunduğu kamu hizmetine tahsis edilen alan, başvuru konusu yapı kayıt belgesi alınan alandan oldukça büyük olduğu için hakkaniyet denetimi açısından, idarenin ilgili araziyi hem kamu hizmetine tahsis etmesi, hem de yer noktasında uzlaşı yoluna giderek mahkeme kararını yerine getirip başvuranın yapı kayıt belgesine konu olan metrekare için ilgili yerde başvurana taşınmazın satışı suretiyle yer tahsisi için çalışma yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Şikâyetçinin dilekçesine İdare tarafından verilen cevaplarda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarelerin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Tokat İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda; BAŞVURUNUN

KABULUNE;

Tokat İdare Mahkemesi kararındaki ifadelerin dikkate alınmak suretiyle işlem tesis edilmesi, bu kapsamda başvuruya konu işyerinin bulunduğu taşınmazın, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi ve Yapı

Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’a dair Tebliğ’in 7 nci maddesi hükümleri doğrultusunda işyerinin bulunduğu alanın ifraz edilerek, ifrazı mümkün değil ise hisseli olarak şikayetçiye satışının yapılması,

Bu satış işleminin gerçekleştirilmesinden önce, mevcut durumda ilgili Belediye Meclisinin bahsi geçen taşınmazı kamu hizmetine (alt katı araç parkı üst katı halk oturma bahçesi olarak) tahsis edilmesi yönünde bir kararının bulunduğu dikkate alınarak, şikayetçi ile görüşme yapılmak suretiyle araç parkı olarak tahsis edilen alanda veya başka bir yerde -kamu hizmetini aksatmayacak ve ilgili alanın atıl kalmasına yol açmayacak şekilde- şikayetçinin işyeri olarak kullanabileceği farklı bir taşınmazın satılması şeklinde alternatif çözümler üretilmesi ve bu kapsamda uyuşmazlığın her iki tarafı

bakımından bireysel menfaatin ve kamu menfaatinin korunması suretiyle ilgili mevzuat hükümleri de dikkate alınarak uyuşmazlığın öncelikle dostane çözüm yöntemiyle çözüme kavuşturulması noktasında gerekli iş ve işlemlerin yapılması hususunda BOZÇALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, BOZÇALI

BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, BOZÇALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ŞİKAYETÇİYE TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi