ÖZET: Başvuru, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’na yönelik olarak, 11 icra dosyası kapsamında alacakların ödenmemesi ve bir icra müdür yardımcısı hakkında disiplin soruşturması açılması taleplerini içermektedir. Başvuran, icra dosyalarının ödemelerinin yapılmaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş, ayrıca icra müdür yardımcısının hukuka aykırı bir işlem yaptığını iddia etmiştir. Kurum, başvuruyu değerlendirerek, ödemelerin ivedilikle yapılması gerektiğine dair bir tavsiye kararı önerisinde bulunmuş, ancak disiplin soruşturması talebini reddetmiştir.

Büyükçekmece Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin olarak, icra dosyalarındaki ödemelerin gecikmesinin hukuka uygun olmadığını kabul etmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, mahkeme kararlarının uygulanmaması durumunda idarenin sorumluluğu bulunduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın icra müdür yardımcısı hakkında doğrudan disiplin soruşturması açılması talebinin, öncelikle şikayet mekanizmasının işletilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ile birlikte, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’na, icra dosyalarıyla ilgili ödemelerin bir takvime bağlanarak en kısa sürede sonuçlandırılması için gerekli işlemlerin yapılması tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuran ve ilgili idareye tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/6812-S.10378

BAŞVURU NO : 2019/2172

KARAR TARİHİ : 05/08/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Başvuru dilekçesinde esas numaraları verilen 11 adet icra

BAŞVURUNUN KONUSU :

dosyası kapsamında taraflarına ödeme yapılması ve dilekçede adı geçen icra müdür yardımcısı hakkında disiplin soruşturması başlatılması talepleri hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 05/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’ndan alacaklı olduğunu, Büyükçekmece 1.

ve 2. İcra Müdürlüklerinde bulunan …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … esas numaralı icra dosyalarının ödemesinin yapılmaması nedeniyle yaşanan mağduriyetin giderilmesi ve ek dilekçesinde adı geçen icra müdür yardımcısının önce … ihbarnamesi gönderip sonra Belediye mallarının haczedilemezliğinden bahisle talebi reddetmesi suretiyle hukuka aykırı işlem yaptığı iddiasıyla ilgili olarak adı geçen kamu görevlisi hakkında disiplin soruşturması açılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Büyükçekmece Belediye

Başkanlığı’ndan alınan 12/04/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıda;

2.1. Başvuru dilekçesinde esas numaraları verilen 11 adet icra dosyası kapsamında hangi tarihte ne kadar ödeme yapıldığı,

2.2. 25/09/2017 tarihinde Bakırköy 13 üncü İcra Müdürlüğü … esas sayılı dosyası ile

Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü … esas, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü … Esas, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü … esas ve Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü … esas sayılı dosyadaki tarafların alacaklarının üzerine haciz ihbarnamesi geldiği açıklanmış, bunlardan

Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü … esas sayılı dosyaya konu alacaklı lehine hükmedilen miktara ilişkin olarak cevabi yazıda adı geçen alacaklı tarafından yargılamanın iadesi yoluna gidildiği, talebin Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin …, … sayılı ve 13/12/2018 tarihli kararı ile reddedildiği, bununla birlikte Belediye tarafından istinaf kanun yoluna başvurulacağından dosyanın henüz kesinleşmediği, bunun dışında diğer icra dosyalarına dayanak teşkil eden Büyükçekmece 5 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin …, … ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Büyükçekmece 2 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin …, … sayılı kararlarının sırasıyla 14/12/2017 ve 21/11/2017 tarihlerinde kesinleştiği,

2.3. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle oluşan borçların 1989-1990 tarihlerinde yapılan kamulaştırma işlemlerinin ve mahkeme kararlarının geçersiz sayılması sonucu açılan davalar nedeniyle doğan borçlar olduğu, bu durumun Belediye bütçesinde öngörülmeyen bir gider oluşturduğu, bu durum gözetilerek yasa koyucu tarafından getirilen 2942 sayılı Kanunun geçici

6 ncı maddesi ile Ek 1 inci maddesi kapsamında ödemelerin yapılmaya devam edileceği,

açıklanmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,

3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”,

3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde;

“Her şahıs tek başına veya başkasıyla birlikte mal ve mülk sahibi olmak hakkını haizdir.

Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.”,

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun,

7.1. “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı geçici 6 ncı maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında; “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır.

Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir.

Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Bu maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.”,

7.2. Ek 1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına

engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal:

Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile)

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, “Kararların sonuçları” başlıklı 28 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak disiplin hükümleri saklıdır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”,

9. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda;

9.1. “Sorumluluk” başlıklı 5 nci maddesinde; “İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.”,

9.2. “Şikayet ve şartlar” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Belediye tarafından ödemelerin ivedilikle yapılması hususunda “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Başvuran yukarıda 1 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; Büyükçekmece 1. ve 2.

İcra Müdürlüklerinde bulunan ve esas numaraları başvuru dilekçesinde verilen 11 adet icra dosyası hakkında ödemelerin yapılması ve dilekçede adı geçen icra müdür yardımcısı hakkında disiplin soruşturması açılması talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

12. Bu kapsamda incelenmesi gerekli ilk husus, dosyaya sunulan kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanılarak başlatılan ilamlı icra takipleri kapsamında Belediye tarafından gerçekleştirilmesi gerekli ödemelerde yaşanan gecikmenin hukuka uyarlığıdır.

13. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında;

“Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. ” ifadeleri kullanılmıştır.

14. Yine Anayasa Mahkemesinin 3/4/2014 tarih 2013/711 sayılı bireysel başvuru kararında; başvurucular, taşınmazlarına Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, açtıkları davalar sonunda taşınmazın bedelinin Belediyeden tahsiline karar verildiğini, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediğini, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, ihlalin tespitini ve taşınmazın değerinin artması nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir. Başvuru Mahkemece adil yargılanma hakkının ihlali ve mülkiyet hakkının ihlali olmak üzere iki kısımda incelenmiştir. Bu kapsamda “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade edilerek yargı kararlarının uygulanması “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmiştir.

Ayrıca Devletin bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı açıkça ifade edilmiştir. Kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylere ait taşınmazlara el atan idarelerin bu fiilleri nedeniyle açılan davalar sonucunda hükmedilen alacakları yahut tazminatları ödememesini ise mülkiyet hakkının unsurları olan mülkiyetten barışçıl yararlanma ve mülkiyete saygı ilkelerinin ihlali olarak nitelemektedir. Bu açıklamaların ardından Anayasa

Mahkemesi, başvurunun mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi sonucu, alacak hakkının ödenmemesiyle ilgili şikâyet yönünden kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 35 inci ve 36 ncı maddelerinde güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

15. Diğer yandan, Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuş olup aksi durumda idarenin yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu bulunacağı açıktır. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirmektedir.

16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesine bakıldığında

AİHM kararları ışığında üç temel ilkeyi işaret ettiği görülmektedir. Bunlar; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceği ilkeleridir. Anayasanın 35 inci maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir. Nitekim yukarıda 14 numaralı paragrafta yer verilen Yüksek Mahkemenin kararında “AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale” olarak kabul ettiği vurgulanmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvuranın müvekkillerine ait taşınmazlara el atılması ve bu durum nedeniyle açılan davalar sonucunda hükmedilen tazminatların ödenmemesi suretiyle adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği değerlendirilmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

17. Başvuru kapsamında incelenmesi gerekli ikinci talepse, başvuranın ek dilekçesinde adı geçen icra müdür yardımcısının hukuka aykırı işlem yaptığından bahisle ilgili hakkında disiplin soruşturması başlatılması talebidir. Talebe konu somut olayda adı geçen icra müdür yardımcısının, ilk olarak Belediyeye hitaben 89/1 haciz ihbarnamesi düzenlendiği, sonrasında ise Belediye mallarının haczedilemezliğinden bahisle başvuranın talebini reddettiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanununun 16 ncı maddesinde Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. İcra müdür yardımcısının talebe konu işleminin, anılan maddede düzenlenen şikayet mekanizmasına tabi olduğu anlaşılmış olmakla birlikte dosya kapsamında bu mekanizmanın işletildiğine ilişkin bir veri bulunamamıştır.

Dolayısıyla, şikayet mekanizması işletilmeksizin ilgili hakkında doğrudan disiplin soruşturması başlatılması talebinin karşılanabilir olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keza, İcra ve İflas Kanununun 5 inci maddesinde yer alan düzenleme gereğince icra ve iflas müdürleri ile yardımcılarının ve icra-iflas dairesi katip, mübaşir ve hizmetlilerinin kusurlu hareketleri ile -takibin taraflarına ve üçüncü kişilere- vermiş oldukları zarardan dolayı

Devletin (Adalet Bakanlığı) hukuki sorumluluğu mevcut olup anılan işlem hakkında herhangi bir tazmin sorumluluğunun işletildiğine ilişkin bir bilgi ve bulguya da rastlanamamıştır.

18. Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Büyükçekmece 1. ve 2. İcra Dairelerinde bulunan ilgili icra dosyaları kapsamında Belediye tarafından gerçekleştirilmesi gerekli ödemenin tamamlanmamış olmasında hukuka aykırılık bulunduğu, bununla birlikte dilekçede adı verilen icra müdür yardımcısı hakkında şikayet mekanizması işletilmeksizin doğrudan disiplin soruşturması açılması talebinde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ ve

KISMEN REDDİ ile;

Anılan icra müdür yardımcısı hakkında disiplin soruşturması başlatılması talebinin REDDİNE,

Başvuruda numaraları verilen icra dosyaları hakkında yapılacak ödemelerin bir takvime bağlanarak mümkün olan en kısa sürede sonuçlanması için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.