ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınmaması ve ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu iddialarıyla hukuka aykırılık savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının ByLock kullanıcısı olduğuna dair delillerin yeterli olduğunu ve bu durumun FETÖ/PDY ile irtibatı gösterdiğini belirtmiştir.

Mahkeme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, davacının ileri sürdüğü hususların temyiz nedenleri arasında yer almadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının hukuka uygun olduğu ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin disiplin cezaları açısından savunma haklarının önemini ve delil niteliği taşıyan unsurların değerlendirilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/14490 E.  ,  2024/8228 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/14490
Karar No : 2024/8228

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):…
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasının suç ve cezaların yasallığı ilkesine aykırılık teşkil ettiği, hangi eyleminin irtibat ve iltisak sonucunu doğurduğu hususunun ortaya konulamadığı, Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesi ve Anayasa’nın 129. maddesi ” Devlet memurlarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” hükmüne aykırı olarak savunması alınmadan en ağır ceza olan kamu görevinden çıkarılma cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, MİT tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, ByLock kullanıcısı olduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, Anayasa’nın 38/6. maddesi uyarınca kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işlemin yetki, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği,

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesince ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 07/10/2020 tarihinde kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
ByLock sorgu raporuna göre, sanık …’ün … İMEİ numaralı telefona takılı kardeşi diğer sanık … adına kayıtlı …numaralı GSM hattı ile ByLock uygulamasını kullandığı, kullanımının ilk olarak 11/08/2014 tarihinde tespit edildiği, BTK’nın HTS ve Bylock programına bağlantı kuran IP (9 adet Hedef IP) adreslerine ilişkin kayıtları incelendiğinde; sanık …’ün … İMEİ numaralı telefona takılı kardeşi diğer sanık … adına kayıtlı…numaralı GSM hattı ile ilk tespit tarihi olan 11/08/2014 tarihi ile 12/11/2014 tarihi arasında ByLock sistemine yoğun olarak giriş yaptığı, baz istasyon kayıtlarının Adana ilinde sinyal verdiği, Sanığın kullanımında olan … numaralı GSM hattının HTS kayıtlarının incelenmesinde ilk ByLock tespit edilen tarihte Adana ilinde baz istasyonundan sinyal verdiği, Adana CBS tarafından gönderilen Bylock görüşme içeriklerine ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın, ByLock programındaki ID numarasının “…”, kullanıcı adının “…”, şifresinin ”…” olduğu, bylock programında ekli 1 kişinin bulunduğu, arama yapma alma işlemlerinin olduğu, tespit edilen verilere ilişkin log kayıtlarının bulunduğu…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.