ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılan bir talep üzerine, çakışan sigortalılık süreleriyle ilgilidir. Başvuran, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/1-b maddesi kapsamında şirket ortağı iken, aynı zamanda 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olarak bildirildiğini belirtmiştir. Ancak, işveren imza sirkülerinin temin edilememesi nedeniyle prim gün sayısının düşmesi ve emekli olma koşullarının değişmesi gibi sorunlar yaşamıştır. Başvuran, bu durumun 2019/9 ve 2013/11 sayılı Genelgelere dayandığını, ancak hukuki bir dayanağı bulunmadığını ifade ederek, 4/1-a kapsamındaki primlerinin 4/1-b kapsamına aktarılmasını talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın sigortalılık durumunu inceleyerek, 4/1-a kapsamındaki sürelerin iptal edilip 4/1-b kapsamına aktarıldığını belirtmiştir. Başvuranın, belirtilen tarihler arasında 4/1-a kapsamında sigortalı olarak bildirildiği, ancak işveren hisselerinin aktarılmadığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığına karar vermiştir. Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca, sigortalılık statüsünün düzeltilmesi ve primlerin aktarılması işlemlerinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na tebliği sağlanmıştır. Başvuranın, yasal süreçleri takip edebilmesi için gerekli bilgilere ulaşması önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14671-S.22.22477

BAŞVURU NO : 2022/7174

KARAR TARİHİ : 14/11/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Çakışan sigortalılık süreleri hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza (T.C. Kimlik No: tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında şirket ortağı iken daha sonra ortağı olduğu şirketten bahsi geçen Kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmetlerinin silinip bu kapsamda ödenmiş primlerinin Kanunun 4/1-b maddesi kapsamına aktarıldığını ancak işveren hisselerinin aktarılması için işveren imza sirkülerinin istendiğini, olayın üstünden uzun süre geçmesi nedeniyle söz konusu belgenin temin edilemediğini, aktarılmayan hisseler nedeniyle prim gün sayısının 2013/11 sayılı Genelgelere dayanarak aylık bağlama şartlarının değiştiğini ve emekli olamadığını, 2019/9 ve 2013/11 sayılı Genelgelere dayanarak yürütülen işlemlerin geriye yönelik olarak hakkının kısıtlanması sonucunu ve bu tarihten önce aylık bağlanmış sigortalılarla bu tarihten sonra aylık bağlanmış sigortalılar arasında eşitsizlik doğurduğunu belirterek hakkında 2019/9 sayılı Genelge öncesindeki düzenlemelere göre işlem yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan 05.10.2022 tarihli ve sayılı sayılı cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1. Başvuranın, vergi kaydına istinaden 20.11.1986 tarihinde 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılık tescilinin yapıldığı ve 20.11.1986-31.12.1989 ile 07.01.1991-31.05.1995 tarihleri arasında 4/1-(b)

kapsamında sigortalı olduğu, sigortalının 04.12.1997 tarihinde kurulan Evita Tekstil San. ve Tic. A.Ş’de kurucu ortaklığı devam ederken 01.01.1998-14.07.2010 tarihleri aralığında bahse konu şirketten 4/1-(a)

kapsamında sigortalı olarak bildirildiği, yine 17.08.2004 tarihinde kurulan

. Ltd Şirketinde ortaklığı devam ederken bahse konu şirketten 15.07.2010-26.02.2014 tarihleri arasında 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak bildirildiği, 2.2. Şirket ortaklığı sebebiyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması gerekmekte iken, hâlihazırda ortağı olduğu şirketten 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak bildirilmesi nedeniyle 4/1-(a) kapsamındaki süreler iptal edilerek 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı, ortağı olduğu şirketten bildirilen 4/1-(a) kapsamındaki sürelere ilişkin primlere ait işçi paylarının 4/1-(b) kapsamına aktarılması ile 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılık süreleri aktarılan prim karşılığına tekabül eden şekilde 01.01.1998-30.09.2003 dönemi olarak güncellendiği, başvuru sahibinin sigortalılık sürelerine istinaden ilk durumu ile güncel durumunun ilgili idare tarafından Kurumumuza gönderildiği, 2.3. Başvuranın 01.01.1998-14.07.2010 ve 15.07.2010-24.12.2013 tarihleri arasındaki 4/1-(a)

kapsamındaki hizmetlerinin devam eden şirket ortaklığı nedeniyle 4/1-(b) kapsamında değerlendirilmekle birlikte 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerin 5510 sayılı Kanunun Geçici 63 üncü maddesi kapsamında

30.09.2003 tarihi itibarıyla durdurulduğu, buna göre adı geçen sigortalının çalışmalarının 4/1-(b)

kapsamında değerlendirilmesi sonucu yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 50 yaş 9000 prim ödeme gün sayısı ya da 58 yaş 5400 prim ödeme gün sayısı olduğu, öte yandan, belirtilen dönemlerdeki hizmetlerin 4/1(a) kapsamında değerlendirilmesi halinde yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 prim ödeme gün sayısı ya da 15 yıl sigortalılık süresi, 60 yaş ve 3600 prim ödeme gün sayısı olduğu, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine

Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları:

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrası:

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun:

5.1. “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı mülga 3 üncü maddesinin birinci fıkrası:

“Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar:

…

K) Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar, …”,

5.2. Mülga 73 üncü maddesi:

/

“Madde 73 – (Değişik madde: 06/03/1981 – 2422/10 md.)

A) Tarifesine göre tespit edilecek iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası priminin tamamı işverenler tarafından verilir. Bu primin nispeti %1,5’ten az, %7’den fazla olamaz.

B) a) Hastalık sigortası primi, sigortalının kazancının %11’idir. Bunun %5’i sigortalı hissesi %6’sı da işveren hissesidir.

3 üncü maddenin (II/B) fıkrasında belirtilen çıraklar için ise kazancının %4’üdür. Bunun %2’si sigortalı

hissesi, %2’si de işveren hissesidir.

b) (Mülga alt bend: 28/01/1983 – 2795/6 md.)

C) Analık Sigortası primi, sigortalının kazancının %1’idir.

Bu primin tamamı işverenler tarafından verilir.

D) Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %20’sidir. Bunun %9’u sigortalı hissesi, %11’i de işveren hissesidir.

Ancak, maden işyerlerinin yeraltı işlerinde çalışanlar için Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi, sigortalının kazancının %22’sidir. Bunun %9’u sigortalı hissesi, %13’ü de işveren hissesidir.”,

5.3. Mülga 80 inci maddesi:

“İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu

Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur…”, 6. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanununun:

6.1. Mülga 24 üncü maddesi:

“…

II – Sigortalı sayılmayanlar:

Bu Kanunun uygulanmasında; …

c) Kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya kesenek ödeyenlerle bu tür kuruluşlardan malullük veya yaşlılık aylığı ile daimi tam işgöremezlik geliri almakta olanlar, aylık veya gelir bağlanması için talepte bulunmuş olanlar (Dul ve yetim aylığı veya Sosyal

Sigortalar Kurumundan geçici veya sürekli kısmi işgöremezlik geliri alanlar hariç), … Sigortalı sayılmazlar.”,

6.2. Mülga 53 üncü maddesi:

“Sigortalılar, aylık prim borcunu ilgili ayın sonuna kadar ödemek zorundadırlar…”,

6.3. Mülga 55 inci maddesi:

“Yanlış ve yersiz olarak alındığı anlaşılan primler, alındığı tarihten itibaren 10 sene geçmemiş ise, sigortalıya geri verilir…”,

7. 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı

Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesi:

“08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlardan birine tabi sigortalı iken, aynı sürede bir diğer sosyal güvenlik kurumuna, adına prim ödendiği anlaşılan sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asılları, sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi, T. C. Emekli Sandığı bakımından ayrıca kurumların da talebi halinde işsizlik sigortası primi hariç olmak üzere hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu aslına mahsup edilmek üzere en geç 6 ay içinde tabi olması gereken sosyal güvenlik kurumuna devredilir. Çakışan hizmet süresine ilişkin devredilen miktarın prim borcu aslını karşılamaması halinde, bakiye prim borcu ilgili kanun hükümlerine göre sigortalıdan veya 5434 sayılı Kanuna tabi kurumdan tahsil edilir. Sosyal sigorta kanunlarındaki sigortalılığın tespiti ile hizmetlerin birleştirilmesine ait hükümler saklıdır.

Bu nitelikte olup bu Kanunun yürürlük tarihine kadar çakışan hizmet süreleri sosyal güvenlik kurumlarınca iptal edilmemiş olan sigortalılar da bu hükümden yararlandırılır.” 8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun;

8.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi:

“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi

olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit

şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,

4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,”,

8.2. “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlıklı 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası:

“ 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.

…

Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.”,

8.3. “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesi:

“Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:

a) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %20’sidir. Bunun

%9’u sigortalı hissesi, %11’i işveren hissesidir.

/

…

c) (Değişik bend: 10.01.2013 – 6385 S.K/Madde 9) YÜRÜRLÜK Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2’sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına düşürmeye ya da %2,5 oranına artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

…

f) (Değişik bend: 17.04.2008 – 5754 S.K/Madde 48) Genel sağlık sigortası primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olanlar için 82 nci maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime esas kazancın

%12,5’idir. Bu primin %5’i sigortalı, %7,5’i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık sigortasına tabi olanlar ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve bu Kanunun geçici 13 üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın %12’sidir. (Ek cümle: 23.02.2017 – 6824

S.K/Madde 15) Ancak, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendine tabi olanlar için genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın %3’ü olup, bu oranı %12’ye kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.

g) (Değişik bend: 17.04.2008 – 5754 S.K/Madde 48) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f) bentlerindeki prim oranlarının toplamı üzerinden primlerini öderler…”,

8.4. “Prim ödeme yükümlüsü” başlıklı 87 nci maddesi:

“Bu Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından; …

b) (Değişik bend: 17.04.2017 – 690 S.KHK/Madde 47) (690 S. KHK Kabul: 01.02.2018 – 7077 S.K/Madde

43) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki muhtar sigortalılar hariç bu bent kapsamında

sigortalı olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılan kişilerin kendileri, …

prim ödeme yükümlüsüdür.”, 9. Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 14/10/1998 tarih ve 12-89 sayılı Genelgesinin “B- Hizmet isteme ve Bildirme işlemleri” başlıklı bölümünün on

numaralı kısmı:

“Hizmetlerin toplanması ve birleştirilmesine ilişkin işlemler 01/11/1998 tarihinden itibaren ilişikteki protokol hükümleriyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, bu tarihten önce başlatılan hizmet toplama ve birleştirme işlemleri ise eski uygulamaya göre sonuçlandırılacaktır.”, 10. Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi ile Bu

Kurumlar Arasındaki Diğer işlemlere ilişkin Protokolünün “Hizmet Çakışmaları” başlıklı 10 uncu

maddesi:

“T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmetlerin Bağ-Kur veya Sosyal Sigortalar Kurumundaki hizmetlerle çakışması halinde, T.C. Emekli Sandığında geçen hizmetler geçerli sayılarak, diğer kurumlardaki hizmetler iptal edilir. Sosyal Sigortalar Kurumu ile Bağ-Kur arasındaki hizmet

çakışmalarında ise, ilgili kanunlarda aksine bir hüküm olmadığı takdirde önce başlayan hizmetin geçtiği kurumdaki sigortalılık sona ermedikçe diğer kurumdaki sigortalılık geçerli sayılmaz.”, 11. 2013/11 Sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin üçüncü kısım yedinci bölümünün 11.1. “6- (4/b) Kapsamındaki Sigortalılık Süreleri Durdurulanların Diğer Statülerdeki

Sigortalılıklarının Geçerliliği” başlıklı alt bölümü:

“Kanunun geçici 63 üncü maddesiyle 30/4/2015 tarihi itibarıyla 12 ay ve üzerinde prim borcu olanların sigortalılıkları, en son primi ödenmiş ay itibarıyla, prim ödenmemiş ise tescil tarihi itibarıyla durdurulmuş olup, bu sürelerin sigortalıların veya hak sahiplerinin talebi halinde sonradan ihya edilmesi mümkün bulunmaktadır.

1/3/2011 tarihi öncesinde çakışan hizmet süresi içinde (4/a) kapsamında hizmet sürelerinin geçersiz, (4/b)

kapsamındaki hizmet sürelerinin geçerli olması halinde, öncelikle çakışan hizmet süresi içinde (4/a)

kapsamında ödenen tutarlar (Mülga, 19/6/2020 tarihli ve 2020/21 sayılı Genelge) 20/10/2014 tarihli ve 2014/28 sayılı Genelge doğrultusunda (4/b) kapsamındaki prim borçlarına aktarılacak, ardından 30/4/2015 tarihi itibarıyla (4/b) kapsamındaki prim borçlarının 12 ay veya üzerinde olması halinde geçici

63 üncü maddeye istinaden durdurma işlemi yapılacaktır.

(4/b) kapsamında sigortalı olması gerektiği halde kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden yersiz olarak (4/a) kapsamında sigortalı gösterildiği için bu sigortalılıkları iptal edilenlerin de (4/a)

kapsamındaki süreler için yapılan ödemeleri geçerli olan (4/b) kapsamındaki sigortalılığına aktarıldıktan sonra geçici 63 üncü maddeye göre sigortalılık süreleri değerlendirilecektir…” 11.2. Dokuzuncu kısım birinci bölümünün “6.2- Şirket ortağı olup Kurumca (4/b) kapsamında tescili yapılmamış olanların, ortağı olduğu şirketten daha sonra veya aynı gün (4/a) kapsamında

bildirilmesi” başlıklı alt bölümü:

“…

Diğer taraftan, 2008/Ekim öncesinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar, 16-60 Ek sayılı Genelge gereğince (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/(b) kapsamına alınmamaktadır. 01/10/2008 tarihinden önce 1479 sayılı

Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği halde 506 sayılı Kanun kapsamında tescil yapıldığı söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalılar, Kanunun geçici 8’inci maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek, (4/a) kapsamında yapılan tescil kaydı beyan kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacak ve (4/a) kapsamındaki hizmetler (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir. (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b)

kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler cari usullere göre sonuçlandırılacaktır.”, 12. Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü’nün 2014/28 sayılı

Genelgesinin:

“2.2- Çakışan süreler içinde (4/a) kapsamında ödenmiş primlerin (4/b) kapsamındaki prim

borçlarına aktarılması” başlıklı bölümü:

5510 sayılı Kanunun (4/a) kapsamındaki sigortalı hizmetlerinin iptali ve ödenen primlerin (4/b)

kapsamındaki prim borçlarına aktarılması sırasında; i) Sadece sigortalı hissesine isabet eden uzun vadeli sigorta kolları, genel sağlık sigortası primi ile işsizlik sigortası priminin aktarımı yapılacaktır.

ii) Sigortalı hissesi (4/b) kapsamındaki çakışan dönemdeki prim borcunu karşılamasa dahi işveren hissesinden aktarım yapılmayacaktır.

…” 12.1. “2.3-Kendi işyerinden veya ortak olduğu işyerinden (4/a) kapsamında bildirilen sigortalılar”

başlıklı bölümü:

“5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında (4/b) kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, (4/a) kapsamında sigortalı bildirilemezler hükmü bulunmakta olup bu durumdaki sigortalıların tespiti 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgenin dokuzuncu kısım birinci bölümde belirtilen hususlar doğrultusunda yapılacağı, Sigortalı tescil ve hizmet servislerince gerek sigortalılık statüsünün belirlenmesinde, gerek hizmet bildirme gerekse aylık bağlanması sırasında yapılacak hizmet birleştirme işlemlerinde sigortalıların kendi işyerlerinden bildirilip bildirilmediği hususu mutlaka kontrol edilecektir.

Kendi işyerlerinden (gerçek kişiler) kendilerini (4/a) kapsamında sigortalı olarak bildirenlerin (4/a)

hizmetleri iptal edildikten sonra ödenen primler sigortalı ve işveren hissesi ile birlikte, ortak oldukları işyerlerinden (tüzel kişiler) (4/a) kapsamında sigortalı olarak bildirilenlerin ise sadece sigortalı hissesi (4/b)’ye aktarılacaktır.” ,

12.2. “7- Prim iade işlemleri” başlıklı alt bölümü:

Çakışan hizmet sürelerine ilişkin prim aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi ve sigortalının Kuruma başka prim borcunun bulunmaması halinde yanlış ve yersiz alınmış primler sigortalının ya da hak sahiplerinin talebi halinde sigortalılara, hak sahiplerine ve işverenlere hissesi oranında iade edilecektir…”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında şirket ortağı iken daha sonra ortağı olduğu şirketten

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirilmesi nedeniyle 4/1-(a) kapsamındaki hizmetlerinin silindiğini ve ödemiş olduğu primlerin 4/1-(b) kapsamında değerlendirildiğini, prim aktarımı kapsamında işveren hisse aktarımının işveren imza sirkülerinin istenmesi, ancak gerekli belgelerin temin edilememesi nedeniyle yapılamadığını, aktarılamayan hisseler

nedeniyle prim gün sayısının düştüğünü, buna bağlı olarak aylık bağlama şartlarının değiştiğini ve emekli olamadığını, tüm bu işlemlerin 2019/9 sayılı Genelge ile değişik 2013/11 sayılı Genelgeye dayanılarak yapıldığını ancak kanuni dayanağı bulunmadığını belirterek 4/1-(a) kapsamındaki primlerinin 4/1-(b)

kapsamına aktarılmasına yönelik işlemlerin 2019/9 sayılı Genelge öncesindeki düzenlemelere göre yapılmasını talep etmektedir.

15. İdare tarafından özetle, başvuranın Kınay Butik unvanlı işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalılığı devam etmekteyken 04.12.1997 tarihinde Tic. A.Ş’de kurucu ortak olduğu, anılan ortaklığı devam ederken 31/12/1997 tarihi itibarıyla işyerinden sigorta bildiriminin sona erdiği ve bu kez 01/01/1998 tarihinden 24/12/2013 tarihine değin ortağı olduğu şirketten 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak bildirildiği belirtilerek ortaklığı devam ederken aynı şirkette 4/1-(a) kapsamında bildirilmesi nedeniyle 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiği ve 4/1-(b) kapsamına alındığı, 01.01.1998-

24.12.2013 tarihleri arasındaki 4/1-(a) kapsamındaki işçi payına düşen primlerinin 4/1-(b) kapsamına

aktarıldığı, işveren payının ise işverenin onayı sunulmadığından aktarılmadığı, aktarılan tutarın başvuranın 01/01/1998-30.09.2003 dönemine ait primlerini karşıladığı, başvuranın aktarılan primlerinin karşılamadığı 1/10/2003-24/12/2013 dönemi sigortalılığının ise 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi uyarınca durdurulduğu ifade edilmiştir.

16. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 01/01/1998-21/12/2013 dönemi 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılık statüsünün çakışan sigortalılık nedeniyle geçmişe dönük şekilde 4/1-(b) olarak değiştirilmesi işlemi ile anılan dönemde 4/1-(a) kapsamında ödenen primlerin yalnızca sigortalı hissesinin 4/1-(b)

statüsüne aktarılması işleminin hukuka uygun olup olmadığı noktasında düğümlendiği tespit edilmiştir.

Mevcut başvurunun da bu iki başlık altında incelenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Başvuranın 01/01/1998-21/12/2013 dönemi 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılık statüsünün çakışan sigortalılık nedeniyle geçmişe dönük şekilde 4/1-(b) olarak değiştirilmesi işlemi 17. Aynı anda birden fazla sigortalılık statüsü kapsamına girilmesi (çatışan sigortalılık) halinde hangi sigortalılık statüsüne öncelik tanınacağı 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde düzenlenmiştir. 53 üncü maddede ayrıca, 4/1- (b) kapsamında sayılanların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4/1- (a) kapsamında sigortalı bildirilemeyeceği ile sigortalı sayılması gereken statüden başka bir statü için prim ödenmiş olması durumunda, bu şekilde prim ödenerek geçen sürenin sigortalı sayılması gereken statüde geçmiş sayılacağı, ödenmiş primlerin de sigortalı sayılması gereken statüde geçmiş kabul edileceği düzenlenmiştir.

18. Sigortalı sayılması gereken statüden başka bir statü için prim ödenmiş olanlar yönünden benzer nitelikte bir düzenlemeye 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim

Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinde de yer verilmiştir. Madde ile sosyal sigorta kanunlarındaki sigortalılığın tespiti ile hizmetlerin birleştirilmesine ait hükümler saklı kalmak kaydıyla kanunlardan birine tabi sigortalı iken, aynı sürede bir diğer sosyal güvenlik kurumuna adına prim ödendiği anlaşılan sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asıllarının, sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi halinde hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu aslına mahsup edilmek üzere en geç 6 ay içinde tabi olması gereken sosyal güvenlik kurumuna devredileceği, çakışan hizmet süresine ilişkin devredilen miktarın prim borcu aslını karşılamaması halinde bakiye prim borcunun ilgili kanun hükümlerine göre sigortalıdan tahsil edileceği düzenlenmiştir.

/

19. Anılan düzenlemelerden önce çatışan sigortalılık sorununu gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasal sisteme göre; bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında, başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 1479 Sayılı Esnaf ve

Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 3. maddesinin I.(f)

bendinde “Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” (K) bendinde “herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı” belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının I ve II.fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız olarak çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Aynı yasanın 24. maddesinin 1 (d) bendine göre ise Limitet Şirket ortaklarının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu açıklanmıştır. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. Yargıtayın yerleşik kararlarında sosyal güvenlik sisteminde çifte sigortalılığın mümkün olmadığının ve zorunlu sigortalılıkların çakışması hâlinde önceden başlayıp devam eden sigortalılığın asıl ve geçerli sigortalılık olduğu kabul edilmiştir (

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/370, K.2005/402).

20. Nitekim başvuru konusunun temelini oluşturan, aynı anda birden fazla sigortalılık statüsü kapsamında çalışılan süreler (çakışan sigortalılık statüleri) hakkında hangi statünün geçerli kabul edileceğine ilişkin mevzuata bakıldığında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce çakışan sigortalılık statülerinden hangilerinin geçerli kabul edileceği hususunda açık bir yasal düzenlemeye gidilmediği, meselenin ikincil mevzuat düzenlemelerinde ele alındığı görülmektedir. Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi

Başkanlığının 14/10/1998 tarih ve 12- 89 sayılı Genelgesinin “B- Hizmet isteme ve Bildirme işlemleri” başlıklı bölümünün on numaralı kısmında, hizmetlerin toplanması ve birleştirilmesine ilişkin işlemlerin, 01/11/1998 tarihinden itibaren ilgili protokol hükümlerine göre; 01/11/1998 tarihten önce başlatılan hizmet toplama ve birleştirme işlemlerinin ise eski uygulamaya göre sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir. Sosyal

Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi ile Bu Kurumlar Arasındaki Diğer

İşlemlere İlişkin Protokolün “Hizmet Çakışmaları” başlıklı 10 uncu maddesinde, Sosyal Sigortalar Kurumu ile Bağ-Kur arasındaki hizmet çakışmalarında ilgili kanunlarda aksine bir hüküm olmadığı takdirde önce başlayan hizmetin geçtiği kurumdaki sigortalılık sona ermedikçe diğer kurumdaki sigortalılığın geçerli sayılmayacağı düzenlenmiştir. Sigorta İşlemleri ve Primler Daire Başkanlığının 09/02/1993 tarih ve 16-60 sayılı Şirket Ortakları konulu genelgesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrinde çalışmaları dolayısıyla 506 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı olanların, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak oldukları takdirde 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kura tabi tutulmayacakları düzenlenmiştir.

21. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önceki çakışan sigortalılık hallerine yönelik olarak 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra yapılmış tespitler üzerine tesis edilecek işlemler ise Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığının 2013/11 sayılı ve 2014/28 sayılı Genelgeleriyle düzenlenmiştir.

/

22. 2013/11 sayılı Genelgede her iki sigortalılık niteliğini 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden öncesinde taşıyor olmak koşulu ile ortak oldukları işyerlerindeki 4/1-(a) sigortalılıkları işyerine ortak olmadan önce başlayanların 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılıklarının kesintiye uğrayıncaya kadar devam edeceği belirlenmiştir.

23. Somut olayda başvuranın Kınay Butik unvanlı işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalılığı devam etmekteyken 04/12/1997 tarihinde Tic. A.Ş’de kurucu ortak olduğu, anılan ortaklığı devam ederken 31/12/1997 tarihi itibarıyla Kınay Butik işyerinden sigorta bildiriminin sona erdiği ve bu kez 01/01/1998 tarihinden 24/12/2013 tarihine değin ortağı olduğu şirketlerden 4/1-(a) kapsamında sigortalı olarak bildirildiği görülmüştür. Buna göre başvuran her ne kadar 01/01/1998 tarihinde

Tic. A.Ş’den 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilmeye başlanmışsa da anılan şirkete 04/12/1997 tarihinde kurucu ortak olması nedeniyle 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılık niteliğini 01/01/1998 tarihinden daha önce kazandığı, 31/12/1997 tarihinde unvanlı işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalılık bildiriminin sona ermesiyle birlikte sigortalılığının kesintiye uğradığı, dolayısıyla başvuranın 04/12/1997 tarihinde başlayan şirket ortaklığına bağlı olarak 01/01/1998 tarihinden itibaren 4/1-(b) kapsamında sigortalı sayılması gerektiği ve 01/01/1998 tarihinde ortağı olduğu işyerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda sigortalı sayılması gereken statüden başka bir statüden sigorta bildirimi yapılan başvuranın statüsünün düzeltilmesinin ve adına yatan primlerin ilgili statüye aktarılmasının 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca yasal bir zorunluluk olduğu anlaşılmıştır.

Başvuran adına 01/01/1998-21/12/2013 döneminde 4/1-(a) kapsamında ödenen primlerin yalnızca sigortalı hissesinin 4/1-(b) statüsüne aktarılması işlemi 24. Sigortalı sayılmadıkları statüden sigorta bildirimi yapılanların prim aktarma işlemlerine yönelik işlemlerin düzenlendiği 2014/28 sayılı Genelgede ortak oldukları işyerlerinden 4/1-(a) kapsamında sigortalı bildirilenlerin sigortalı hissesinin 4/1-(b) kapsamına aktarılacağı, işveren hissesinin aktarılmayacağı, çakışan hizmet sürelerine ilişkin prim aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi ve sigortalının Kuruma başka prim borcunun bulunmaması halinde yanlış ve yersiz alınmış primlerin sigortalının ya da hak sahiplerinin talebi halinde sigortalılara, hak sahiplerine ve işverenlere hissesi oranında iade edileceği belirlenmiştir. Nitekim somut olayda idarece bahse konu genelge çerçevesinde işlem yapılarak başvuran adına ödenmiş 4/1-(a) kapsamındaki primlerden yalnızca sigortalı hissesine düşenlerin 4/1-(b) kapsamına aktarıldığı, işveren hissesinin ise aktarılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 4/1-(a) kapsamında ödenmiş primlerin sigortalı ve işveren hissesi ayrımına tutulmasına ilişkin

Genelge hükümlerinin yasal dayanağı olmadığı öne sürülerek idarenin işleminin başvuruya konu edildiği dikkate alındığında söz konusu uygulamanın yasal çerçevesinin bulunup bulunmadığının ortaya konması gerekmektedir.

25. 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde ilgililerin sigortalı sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim ödemiş olması durumunda, ödenen primlerin birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edileceği düzenlenmiştir.

26. Sigortalıların ödeyeceği prim oranı ve prim ödeme yükümlülüğüne yönelik olarak 2008 yılı Ekim ayı başından önce 506 sayılı Kanunun mülga 73 üncü maddesinde 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılar için

ödenecek primler yönünden sigortalı ve işveren hissesi olarak ayrıma gidilmiş ve 80 inci maddesinde primleri ödemekle işverenin yükümlü kılınmışken 1479 sayılı Kanunun mülga 53 üncü maddesinde 4/1-(b)

kapsamındaki sigortalıların ilgili ayın sonuna kadar aylık prim borcunu ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 2008 yılı Ekim ayı başından sonra aynı çerçevede 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılar için ödenecek primler yönünden sigortalı ve işveren hissesi ayrımına gidildiği, 4/1-(b) kapsamındaki sigortalıların ise bu yönde bir ayrıma gidilmeyip primlerinin toplamını ödeyeceklerinin belirlendiği, 87 nci maddesinde 4/1-(a) kapsamındaki sigortalıların işverenlerinin, 4/1-(b)

kapsamındaki sigortalıların ise kendilerinin prim ödeme yükümlüsü olduğu düzenlenmiştir.

27. Kurumca yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin ilgililerine ne şekilde iade edileceği ise yukarıdaki düzenlemelere koşut şekilde yürürlükte oldukları dönemler itibarıyla 506 sayılı

Kanunun mülga 84 üncü, 1479 sayılı Kanunun mülga 55 inci ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, ilgili zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak kaydıyla 2008 yılı Ekim ayı başından önce 1479 sayılı Kanuna göre sigortalıya,

506 sayılı Kanuna göre ise hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verilmekte iken 2008 yılı

Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine geri verilmektedir.

28. Bu durumda, gerek 5510 sayılı Kanun döneminde gerekse önceki dönemde kendilerinden kesilecek primler ve bu primlerin ödeme yükümlülüğü yönünden 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılar arasında bir ayrıma gidildiği, yanlış ve yersiz alınan primler yönünden iade koşullarının da yine bu ayrıma koşut şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır.

29. Bahse konu düzenlemeler bir arada dikkate alındığında, ilgililerin sigortalı sayılması gereken sigortalılık statüsünden başka bir sigortalılık statüsü için ödenmiş primlerin esasen yanlış ve yersiz alınan prim niteliğinde olduğu ancak 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesiyle söz konusu yanlış ve yersiz alınan primlerin ilgililerine iade edilmeyip geçerli sigortalılık statülerine mahsup edilmesine imkân verildiği, bu yönüyle 53 üncü maddenin yanlış ve yersiz ödenen primlerin ne şekilde değerlendirileceğine yönelik özel bir hali tanımlayıp düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilgililerin sigortalı sayılması gereken sigortalılık statüsünden başka bir sigortalılık statüsü için ödenmiş primlerin aktarılması işleminde yalnızca ilgililerin kendilerinden alınan primlerin (4/1-(a) kapsamından 4/1-(b) kapsamına aktarılan primler yönünden yalnızca sigortalı hissesinin) dikkate alınması ve işveren hissesine düşen primler hakkında iade hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmiştir.

30. Diğer yandan somut olayda 4/1-(a) kapsamındaki sigortalı hissesine düşen primlerinin başvuranın 4/1-(b) kapsamında ödenmesi gereken primlerini 30/09/2003 tarihine kadar karşıladığı, bunun üzerine 5510 sayılı Kanunun geçici 63 üncü maddesi uyarınca anılan tarih itibarıyla başvuranın sigortalılığının durdurulduğu görülmektedir. Geçici 63 üncü madde uyarınca durdurulan sigortalılık süreleri ilgililerin talebi ve idarece ilgili döneme ilişkin hesaplanan prim borcunu ödemeleri halinde ihya edilebilmekte (canlandırılabilmekte) ve yeniden sigortalılık olarak kazanılabilmektedir. Buna göre, başvuranın talep etmesi ve idarece tarafına bildirilecek borcu ödemesi halinde 30/09/2003-26/02/2014 tarihleri arasındaki 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılık süresini yeniden kazanabileceği anlaşılmaktadır.

31. Yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın 04/12/1997 tarihinden itibaren kurucu ortak olduğu işyerinde 01/01/1998-26/02/2014 tarihleri arasında geçen 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılığının iptal edilerek 4/1-(a) kapsamına dönüştürülmesi ve 4/1-(a)

kapsamında ödenen primlerinden yalnızca sigortalı hissesinin 4/1-(b) kapsamına aktarılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

33. Diğer taraftan somut olayda başvurucunun sigortalılık halinin 01/01/1998 tarihinde değişmesi gerektiği ancak idare tarafından tespitin 2020 yılında yapıldığı anlaşılmıştır. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Diğer yandan hukuk devleti ilkesi, idarenin

“belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını içermektedir.

Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir.

34. Öte yandan idarenin “iyi yönetişim” ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. “İyi yönetişim” ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan

Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68).

35. Sosyal güvenlik uygulamaları, çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatını etkileyen, sosyal devlet olmanın gereği olarak kapsama alınan risklere karşı alınan bir güvence, devlet için ise bir ödev niteliğindedir. Emeklilik çalışanlar bakımından tüm çalışma hayatı boyunca varılmak istenen bir gaye, sosyal devlet olmanın gereği olarak yaşlılık riskine karşı alınan bir güvence, devlet için bir ödevdir. İdarenin kişilerin, sigortalıların bu hakkın kazanılmasına yönelik beklentiye sokacak davranışlardan kaçınması, kendi iş ve işlemlerinde ise yasaya uygun, gerekli dikkat ve özeni göstermesi beklenmektedir. Bu tür durumlara sebep verilmemesi için idarenin, hizmetin gerekleri göz önüne alınarak personelin eğitimi ve yetiştirilmesine ve kendi içinde kontrol ve denetim mekanizmalarına gereken önemi vermesi gerektiği, yine, yaptığı hataları düzeltirken iyi bir zamanlamayla, uygun bir şekilde ve en önemlisi tutarlı olarak hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

36. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

/

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi