|
ÖZET: Başvuran, 2005 yılında devlet memuru olarak göreve başlamış ve 2024 yılında sağlık sorunları nedeniyle %65 oranında engelli olduğuna dair rapor almıştır. Bu rapor doğrultusunda, Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurarak vergi indirim belgesi almış ve ardından Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) erken emeklilik talebinde bulunmuştur. Ancak SGK Sağlık Kurulu, çalışma gücü kaybını %40 olarak değerlendirerek başvurusunu reddetmiştir. Başvuran, bu durumun adaletsiz olduğunu ve 2008 öncesi sigortalı olanların farklı muameleye tabi tutulduğunu savunarak, kendisinin de vergi indirim belgesindeki %65 oranına dayanarak emekli edilmesini talep etmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın %65 oranındaki engelli raporunu uygun bulmuş, ancak SGK’nın bu raporu dikkate almadığını belirtmiştir. SGK ise, 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca çalışma gücü kaybının tespitinin Kurum Sağlık Kurulu tarafından yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Başvuranın durumu, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş, ancak SGK Sağlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirmelerin geçerliliği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. Bu karar, başvuranın çalışma gücü kaybı oranının SGK Sağlık Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiğini ve mevcut mevzuat çerçevesinde işlemlerin yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11789-S.24.17916
BAŞVURU NO : 2024/8988
KARAR TARİHİ : 25.10.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Başvuranın Gelir İdaresi Başkanlığı Merkez Sağlık Kurulunca verilen
BAŞVURUNUN KONUSU :
çalışma gücünü %65 oranında kaybettiğine ilişkin karara istinaden erken emeklilik talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 2005 yılında devlet memuru olarak çalışmaya başladığını, 2024 yılında sağlık sorunları nedeniyle sağlık kurulu raporu aldığını, bu raporda %65 engelli durumunda olduğunun ortaya çıktığını, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesine istinaden vergi indirimden yararlanmak için Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) başvuruda bulunduğunu, GİB Merkez
Sağlık Kurulunca alınmış olan kararda sunmuş olduğu engelli sağlık raporu değerlendirilip çalışma gücünün %60’ından fazlasını (%60-80) kaybettiğinden ikinci derece sakat sayılması suretiyle tarafına vergi indirim belgesi düzenlendiğini, sonrasında GİB tarafından belirlenen çalışma gücü kaybı oranı üzerinden 17/05/2024 tarihinde 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tarafına yaşlılık aylığı bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuruda bulunduğunu, ancak SGK
Sağlık Kurulunun değerlendirmesini Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin (Maluliyet Yönetmeliği) EK-1 listesine göre yaptığını ve çalışma gücü kaybının %40 oranının da altında bulunduğunu, ardından SGK Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz ettiğini, hâlihazırda buradan bir cevap gelmediğini ancak aynı mevzuata dayanılacağı için sonucun değişmeyeceğini, 193 sayılı Kanun bakımından çalışma gücü kaybının %65 olduğu tespit edilmesine rağmen 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde yetki verilmediği halde SGK’nın yasal dayanağı olmadan çıkardığı bir yönetmelikle sonradan engelli olan devlet memurları için erken emeklilik hakkının zorlaştırıldığını, 193 sayılı ve 5510
sayılı iki farklı kanuna bağlı uygulamalarda çalışma gücü kaybının farklı değerlendirildiğini ve bu konuda bir uyuşmazlık olduğunu, ayrıca engelliliği sebebiyle 2008 Ekim ayı öncesi sigorta başlangıcı olup 4/1-(a)
kapsamında bulunanların sahip oldukları vergi indirim belgesiyle SGK Sağlık Kuruluna başvurmadan vergi indirim belgesinde yazan oran üzerinden emekli olabildiğini, burada da bir eşitsizlik oluştuğunu belirterek
2008 Ekim öncesi sigorta girişi olan 4/1-(a) kapsamındakilere uygulandığı gibi kendisinin de vergi indirim
belgesinde tespit edilen %65 çalışma gücü kaybı oranı üzerinden erken emeklilik işlemlerinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/08/2024 tarih ve 53878609–S.24.14065 sayılı görüş isteme yazısına cevaben Gelir İdaresi Başkanlığınca (GİB) gönderilen 28/08/2024 tarih ve E-42371202-120.08.99-
67481 sayılı yazıda ilgili mevzuatına da yer verilmek suretiyle özetle:
2.1. Başvuran hakkında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 28/02/2024 tarih ve sayılı Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu’nun Merkez Sağlık
Kurulunca yapılan incelemesi sonucunda düzenlenen raporda yer verilmiş olan %65 çalışma gücü kaybı oranının mevzuata uygun bulunarak ve aynen benimsenerek anılanın çalışma gücünü %65 oranında kaybettiğine karar verildiği, 2.2. Bilindiği üzere, engellilikleri nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31’inci maddesinde öngörülen engellilik indiriminden faydalanmaya hak kazananların SGK’ya da başvurarak engelli indiriminden yararlandıkları gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebinde bulunabildikleri, 2.3. Uygulamaya esas olarak söz konusu yazı ve raporlar üzerine, engelli vatandaşlardan SGK mevzuatında belirtilen şartları sağlayanların ilgili SGK birimlerine başvurup durumlarına göre emeklilik işlemlerinin gerçekleştirildiği, 2.4. Açıklanan hususlar uyarınca, adı geçen hakkında Merkez Sağlık Kurulu değerlendirmelerine dayalı olarak Başkanlıklarınca tesis olunan işlemlerin engellilik indiriminden faydalanmaya ve engellilik indirimi sonrasında tarafına emekli aylığı bağlayan SGK’nın sevk ettiği hastaneden alınan raporun istişari mahiyette
Merkez Sağlık Kurulunca değerlendirilmesine ilişkin olduğu, 2.5. Dolayısıyla, başvuranın talebinin SGK’nın yetki ve görev alanında olması nedeniyle anılan idare tarafından değerlendirilme yapılması gerektiği, belirtilmiştir.
3. Kurumumuzun 27/08/2024 tarih ve – – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce gönderilen 23/09/2024 tarih ve – – – sayılı yazıda
ilgili mevzuatına da yer verilmek suretiyle özetle:
3.1. Bilindiği üzere, geçmişte ülkemizde çalışanların sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerinin çalışılan statüye göre 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 gibi farklı kanunlar kapsamında ve farklı kurumlar tarafından yürütüldüğü, bu durumun yaş, prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi gibi aylığa hak kazanma koşullarında ve hesaplanan aylık tutarlarında tabi olunan kanuna göre farklı uygulamalara neden olduğu, norm ve standart birliğini sağlamak amacıyla 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile 2008/Ekim aybaşından itibaren tüm çalışanların sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri bakımından 5510 sayılı Kanun çatısı altında toplanıp ortak hükümlere tabi olduğu, 3.2. Bu kapsamda 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra sigortalı olanların işlemlerinin tabi olunan sigortalılık statüsü fark etmeksizin 5510 sayılı Kanun’a göre yürütülmeye başlandığı, konuya ilişkin
Anayasa Mahkemesinin (AYM) kararı da dikkate alınarak bu Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların işlemlerinin ise kazanılmış hakların korunması ilkesi de göz önünde bulundurularak geçici maddeler ile belirlenen esaslar çerçevesinde mülga hükümlere göre yürütüldüğü, 3.3. Buna göre, engellilere yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin hükümlerin yer aldığı 5510 sayılı Kanun’un
“Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28’inci maddesinde; “(…)Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ
%59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, b) % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar.(..)” hükmünü amir olduğu, 3.4. Bu hüküm ile vergi indirim raporları esas alınarak aylık bağlanmasına ilişkin uygulamaya son verilerek
Kurum Sağlık Kurulunca en az %40 ve üzeri çalışma gücü kaybı olduğu tespit edilenlere yaş şartı aranmaksızın daha az prim ödeyerek erken emekli olma hakkı tanındığı ve çalışma gücü kaybı tespitinin
Kurum Sağlık Kurulunca yapılacağının açıkça düzenlendiği, bu hükmün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a), 4/1(b) ve 4/1-(c) bendi kapsamında çalışan tüm sigortalılar için geçerli olduğu, 3.5. Ancak kazanılmış hakların korunması ilkesi esas alınarak 2008 yılı Ekim aybaşından önce sigortalı olanların emekli olma koşullarının yukarıda açıklandığı üzere 5510 sayılı Kanun’un geçici maddelerinde ilgililerin tabi oldukları sigortalılık statüleri esas alınarak ayrıca düzenlendiği, 3.6. Bu kapsamda, 4/1-(a) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin geçiş hükümlerini içeren 5510 sayılı
Kanun’un geçici 6’ncı maddesinde; bu Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için 28’inci maddede engellilik veya çalışma gücü kaybı oranına göre belirlenen prim ödeme gün sayısı sürelerinin sigortalı olma tarihine göre nasıl uygulanacağının hüküm altına alındığı, 3.7. Yine 5510 sayılı Kanun’un “506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 10’uncu maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az
3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından
yararlanırlar. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.” hükmünü amir olduğu, 3.8. Buna göre, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce 4/1-(a) bendi kapsamında (506 sayılı
Kanun’a tabi olarak) çalışanların engelli aylığı bağlanmasına ilişkin işlemlerinin geçici 10’uncu madde uyarınca 506 sayılı Kanun’a göre yürütülmekte olup yalnızca 4/1-(a) bendi kapsamındaki sigortalılara engelli aylığı bağlama şartının vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanma koşuluna bağlandığı, 3.9. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce 4/1-(c) bendi kapsamında iştirakçi olanlara ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen Kanun’un geçici 4’üncü maddesinin ise; “(…)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.” hükmünü amir olduğu, 3.10. Bu kapsamda, 2008/Ekim aybaşından önce 5434 sayılı Kanun’a göre iştirakçi olup çalışmaya başladıktan sonra Kurum Sağlık Kurulunca en az %40 oranında çalışma gücünü kaybettiği tespit edilenlere geçici 4’üncü madde kapsamında engelli aylığı bağlanabileceği, ancak 4/1-(c) bendi kapsamında olanlar için engelli aylığı bağlanmasında kullanılacak çalışma gücü kaybının vergi indirimi belgesiyle ilişkilendirilmemiş olup doğrudan Kurum Sağlık Kurulunca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin tespit edilecek çalışma gücü kaybı oranında esas alınacağı, 3.11. 5510 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesine göre Kurumlarınca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlarındaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle çalışma gücü kaybı oranını tespit etme görevinin Kurumlarının Sağlık
Kuruluna verildiği, 3.12. Malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin 5510 sayılı Kanun’un 25 ve 28’inci maddelerinin son fıkralarında ise, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurumları tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiş olup bu kapsamda 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı
Resmî Gazete’de “Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”nin yayımlandığı, 3.13. Yine söz konusu Yönetmelik’in dayanak başlıklı 3’üncü maddesinde, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi hükümlerine de dayanıldığından bahsedilerek buna karşın 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin kapsam dışında bırakıldığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”, 4.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.3. “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 125’inci maddesinin birinci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(…)20) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,(…) ifade eder.”, 6.2. “Malûl sayılma” başlıklı 25’inci maddesinde; “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün %60’ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
(…)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”, 6.3. “Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 28’inci maddesinde;
“Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
(…)
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) % 50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, b) % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.
(…)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”, 6.4. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4’üncü maddesinin dördüncü ve yedinci fıkralarında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
(…)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla, istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; a) %50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 5760, b) %40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 6480, gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.”, 6.5. “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 6’ncı maddesinde; “Aylık bağlama şartları bakımından bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için; b) 28 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen 5400 günlük süre ilk defa;
1) 30/4/2008 tarihi ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4600 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4600 güne 100 gün
eklenmek suretiyle 5400 günü geçmemek üzere, c) 28 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 3960 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün
olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün
eklenmek suretiyle 3960 günü geçmemek üzere, d) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 4320 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün
olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün
eklenmek suretiyle 4320 günü geçmemek üzere, e) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen 4680 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün
olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 4100 güne 100 gün
eklenmek suretiyle 4680 günü geçmemek üzere, uygulanır.” 6.6. “506 sayılı Kanunun malullük ve engellilik hükümlerine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 10’uncu maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya engeli bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümler geçerlidir. Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.”, 7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun; 7.1. “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı mülga 60’ıncı maddesinde; “Yaşlılık aylığından
yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir:
(…)
C) a) Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce bu Kanunun 53 üncü maddesine göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızası bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılar, yaşları ne olursa olsun en az 15 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
b) Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.”, 7.2. Geçici 87’nci maddesinde; “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; a) 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır.
b) 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,
9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi
ve 3760 gün, c) 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3760 gün,
6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi
ve 3920 gün,
d) 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,
3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi
ve 4080 gün, e) 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,
3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.”, 8. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Engellilik indirimi” başlıklı 31’inci maddesinde; “Çalışma gücünün asgarî % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Engellilik indirimi; – Birinci derece engelliler için 440.000.000 lira (6.900 TL), – İkinci derece engelliler için 220.000.000 lira (4.000 TL), – Üçüncü derece engelliler için 110.000.000 lira (1.700 TL) dır.
Engellilik derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.”, 9. 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maluliyet ve
Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nin; 9.1. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun; a) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların hangi hallerde ağır düzeyde çalışma gücünü kaybettiğine, b) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünü ağır düzeyde veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğine ve vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların ise hastalık sebebiyle malul sayılmalarına esas alınacak hastalık süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurduğuna, c) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile 60 ıncı maddesi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının hak sahibi veya bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının hangi hallerde çalışma gücünü ağır düzeyde kaybettiğine, ç) 28 inci maddesinin beşinci fıkrası ve geçici 4 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre yaşlılık sigortası kapsamında, sigortalıların hangi hallerde çalışma gücünü orta veya hafif düzeyde kaybettiğine,
d) 28 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre yaşlılık sigortası kapsamında, sigortalıların hangi hallerde erken yaşlanmış olacaklarının tespitine, e) 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre yaşlılık sigortası kapsamında kadın sigortalı çocuğunun, hangi hallerde başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli sayılacaklarının tespitine, f) Maluliyet, çalışma gücü kaybı, erken yaşlanma ve başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engellilik tespitinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarının düzenlenmesine, g) Malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmış sigortalılar ile malul sayılan veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli sigortalı çocuğunun kontrol muayenelerine, ilişkin usul ve esasları kapsar.”, 9.2. “Dayanak” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 25 inci, 28 inci, 47 nci, 94 üncü, 95 inci ve geçici 4 üncü maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle; 2005 yılında devlet memuru olarak göreve başladığını, 2024 yılında %65 oranında engelli olduğuna dair devlet hastanesinden almış olduğu sağlık kurulu raporu olduğunu, 193 sayılı Kanun’a istinaden gelir vergisi indiriminden yararlanmak için GİB’e başvuruda bulunduğunu, GİB Merkez Sağlık
Kurulunun engelli raporunu inceleyerek çalışma gücünün %60’ından fazlasını kaybettiğine dair karar verdiğini, bu suretle tarafına ikinci derece sakatlar için vergi indirim belgesi düzenlendiğini, söz konusu belgeyle SGK’ya 5510 sayılı Kanun’da belirlenen engelliler için hafifletilmiş şartlar üzerinden emekli edilmesi talebiyle başvuruda bulunduğunda SGK Sağlık Kurulunun Maluliyet Yönetmeliği’ne göre bir değerlendirme yaparak çalışma gücünü %40 oranında dahi kaybetmediği sonucuna vardığını, bu nedenle tarafına engelliler için öngörülen şartlar üzerinden aylık bağlanamayacağının bildirildiğini, hâlbuki 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde SGK’ya bu konuda yönetmelik çıkarma yetkisi verilmediğini, bununla beraber 2008 öncesi girişli 4/1-(a) statüsünde olanların vergi indirim belgesinde belirlenen çalışma gücü kaybı oranı üzerinden emekli olabildiğini belirterek çalışma gücü kaybı oranının GİB tarafından hakkında düzenlenmiş olan vergi indirim belgesi esas alınarak belirlenmesini ve engelliler için tanınan şartlar üzerinden emeklilik işlemlerinin tamamlanmasını talep etmektedir.
12. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından özetle; başvuran hakkında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen rapora istinaden Merkez Sağlık Kurulunca yapılan incelemede %65 çalışma gücü kaybı oranının uygun bulunup aynen benimsendiği, böylece başvuranın 193 sayılı Kanun’un 31’inci maddesi uyarınca ikinci derece engellilikten kaynaklı vergi indiriminden yararlandırıldığı, söz konusu rapor üzerine Merkez Sağlık Kurulunca verilen kararın kişilerin engellilik indiriminden faydalanmaya yönelik
olduğu, bunun dışında başvuranın talebinin değerlendirilmesinin SGK’nın yetki ve görev alanında bulunduğu belirtilmiştir.
13. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesindeki engellilere yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin hükme göre Kurum Sağlık Kurulunca karar verilecek çalışma gücündeki kayıp oranına göre tabi olunan şartların belirlendiği, bu hüküm ile birlikte vergi indirim raporları esas alınarak aylık bağlanması şeklindeki uygulamaya son verilerek Kurum Sağlık Kurulunca en az %40 ve üzeri çalışma gücü kaybı olduğu tespit edilenlere yaş şartı aranmaksızın daha az prim ödeyerek erken emekli olma hakkı tanındığı, çalışma gücü kaybının ise Kurum Sağlık Kurulunca tespit edileceğinin açıkça düzenlenmiş olup ilgili hükmün tüm sigortalılık statüleri için geçerli olduğu, ancak kazanılmış hakların korunması ilkesi esas alınarak 2008/Ekim öncesi sigortalı olanların durumunun geçici maddelerle ayrıca düzenlendiği, bu kapsamda 4/1-(a) statüsündekilere ilişkin geçici 10’uncu maddede 506 sayılı Kanun’un mülga 60’ıncı maddesinin (c) bendinin (b) alt bendine atıf yapıldığı, böylece 2008/Ekim öncesi sigorta girişi olanlardan yalnızca 4/1-(a) kapsamında olanlara engelli aylığı bağlama şartının vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanma koşuluna bağlandığı, diğer yandan 2008/Ekim öncesi 5434 sayılı Kanun’a göre iştirakçi olup çalışmaya başladıktan sonra Kurum Sağlık Kurulunca en az %40 oranında çalışma gücünü kaybettiği tespit edilenlere geçici 4’üncü madde kapsamında engelli aylığı bağlanabileceği, fakat burada vergi indirim belgesiyle ilişkilendirilmiş bir çalışma gücü kaybı oranı değerlendirilmesinin yer almayıp
Kurum Sağlık Kurulunca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının usulüne uygun düzenlediği raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin tespit edilecek çalışma gücü kaybı oranında esas alındığı, bununla ilgili çıkarılan Maluliyet Yönetmeliği’nin ise 5510 sayılı Kanun’un 25 ve 28’inci maddelerinde doğrudan dayanak bulduğu, ayrıca Yönetmelik’in dayanak maddesinde anılan Kanun’un geçici 4’üncü maddesinin de yer almasına karşın geçici 10’uncu maddenin kapsam dışında bırakıldığı ifade edilmiştir.
14. Bu çerçevede başvuru konusu somut uyuşmazlığın; başvuranın 5510 sayılı Kanun’un çalışma gücü kaybı nedeniyle hafifletilmiş şartlarda yaşlılık aylığına hak kazandıran hükümlerinden SGK Sağlık
Kurulunca herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan GİB Merkez Sağlık Kurulunca düzenlenen vergi indirim belgesine dayanarak yararlandırılıp yararlandırılamayacağı hususunda ortaya çıktığı görülmektedir.
15. Engellilik oranı nedeniyle hafifletilmiş şartlardan emekliye ayrılmaya ilişkin 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğü öncesindeki duruma bakıldığında (Konuya dair benzer değerlendirmeler için bkz. Kamu
Denetçiliği Kurumu, B. No: 2017/11786, T: 26/03/2018, Tavsiye Kararı, §§ 17-24):
15.1. 5434 sayılı Kanun’un mülga 39’uncu maddesinde; göreve girmeden önce alınmış ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak engellilik oranının en az %40 olduğunu gösteren raporu olanlardan fiili hizmeti 15 yıl olanlara istekleri üzerine emekli aylığı bağlanabileceği, ek geçici 22’nci maddesinde ise göreve girmeden önce engelli olmasına rağmen göreve engellilikle ilgili mevzuata dayanarak girmeyenlerin çalışma güçlerini en az %40 oranında kaybetmeleri halinde 15 yıl fiili hizmetleri olması halinde aylık bağlanabileceği düzenlenmiştir. Göreve girmeden önce engelli olmayanlara hafifletilmiş şartlarla emekli aylığı bağlanmasına ilişkin bir düzenlemeye ise gidilmemiştir.
15.2. 506 sayılı Kanun’un mülga 60’ıncı maddesinde; sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan birinci derece sakatlığı olanların 15 yıldan beri sigortalı
bulunmak ve 3600 gün, ikinci derece sakatlığı olanların 18 yıldan beri sigortalı olmak ve 4000 gün, üçüncü derece sakatlığı olanların 20 yıldan beri sigortalı olmak ve 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşları ne olursa olsun yaşlılık aylığından yararlanabileceği, geçici 87’nci maddesinde 60’ıncı madde uygulamasının sigortalılık sürelerine ve prim ödeme gün sayılarına ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmiştir. Bahsi geçen maddeler ile 193 sayılı Kanun’un 31’inci maddesinde belirlenen engellilik kapsamında vergi indiriminden faydalananlara hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı tanındığı anlaşılmaktadır.
16. 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğü ile birlikte, ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlara yönelik olarak Kanun’un 28’inci maddesinde; çalışma gücündeki kayıp oranı %50 ile %59 arası olan sigortalılara 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 gün, %40 ile %49 arası olan sigortalılara ise 18 yıl sigortalılık süresi ve 4680 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığı bağlanabileceği belirlenmiştir.
17. Anılan düzenlemeler ile ilk defa 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra sigortalı olanlara yönelik norm birliği sağlandığı, Kanun öncesi dönemde çalışmaya başladıktan sonraki çalışma gücündeki kayıp oranına ya da engellilik oranına bağlı olarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı bulunmayan 4/1-(b) ve 4/1-(c) bendi kapsamındaki sigortalılara, çalışma güçlerindeki kayıp oranı esas alınarak hafifletilmiş şartlarla emekli olma imkânı sağlandığı anlaşılmaktadır.
18. 5510 sayılı Kanun’da 5434 ve 506 sayılı Kanunlar kapsamındaki sigortalılara yönelik olarak geçiş hükümlerine de yer verilmiştir. Buna göre; 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinin altıncı fıkrasında; Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup çalışmaya başlamadan önce alınmış ve en az %40 oranında engelli olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az %40 oranında doğuştan engelli olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde bu Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara, en az
5400 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla,
istekleri halinde geçici 4’üncü madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanacağı, ancak çalışmaya başladıktan sonra çalışma gücündeki kayıp oranı %50 ile %59 arası olan sigortalılara 5760 gün, %40 ile
%49 arası olan sigortalılara 6480 gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla, haklarında bu fıkra hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.
19. Bu düzenleme ile haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlardan çalışmaya başlamadan önce alınmış rapor ile en az %40 engelli olduklarını ya da çalışmaya başladıktan sonra dahi olsa doğuştan en az
%40 engelli olduklarını belgeleyenlerle, çalışmaya başladıktan sonra çalışma güçlerini %40 ile %60 arasında kaybedenlere, aylık talep tarihinde 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmaları halinde hafifletilmiş şartlarla yaşlılık aylığı bağlanabilmesine imkân tanınmıştır.
20. 5510 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinde; Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olup engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında,
506 sayılı Kanun’un mülga 60’ıncı maddesine ve geçici 87’nci maddesine göre işlem yapılacağı
düzenlenerek ilgililerin haklarının muhafaza edildiği anlaşılmaktadır.
21. Emeklilik taleplerine dayanak olan sağlık kurulu raporları çalışma gücü kaybı oranı yönünden değerlendirilirken; ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlar ile geçici 4’üncü madde
kapsamında olanların sağlık kurulu raporlarının SGK Sağlık Kurulunca, geçici 10’uncu madde kapsamında olanların sağlık kurulu raporlarının ise Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık
Kurulunca değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
22. Yukarıda yer verilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; mevcut durumda, malullük hali dışında çalışmaya başladıktan sonra alınan raporlardaki çalışma gücü kaybına dayanarak hafifletilmiş şartlarla emekli olunabilmesi için aranan sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve çalışma gücü kaybını
tespite yetkili kurumu gösterir tablo şu şekildedir:
(SGK KSK: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kurum Sağlık Kurulu; MB MSK: Hazine ve Maliye
Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu; MYÖ: malullük, ölüm ve yaşlılık sigortaları)
23. Tablodan görüldüğü üzere, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanların engellilik nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekli olabilmeleri yönünden tüm sigortalılık statüleri için çalışma gücündeki kayıp oranına bağlı olarak belirlenen norm ve standart birliği sağlanmıştır.
24. 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğü öncesinde sigortalı olmuş kişilerin tabi oldukları şartlar ise statülere göre farklılaşan geçiş hükümlerine konu olmuştur. İlk defa 5510 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yürürlük tarihi öncesinde sigortalı olup; 24.1. 4/1-(a) bendi kapsamında aylık bağlanması talebinde bulunanlar, 506 sayılı Kanun’un 60’ıncı ve geçici 87’nci maddesi hükümleri çerçevesinde çalışma gücündeki kayıp oranına bağlı olarak belirlenen vergi indirim derecelerine göre değerlendirilmektedir. Bunlardan, geçici 87’nci maddenin yürürlük tarihi olan 06/08/2003 tarihinden önce sigortalı olanlar kademeli bir geçişe tabi tutulurken bu tarihten sonra sigortalı olanlar vergi indirim derecelerine göre sırasıyla 15 yıl ve 3600 gün, 18 yıl ve 4000 gün ya da 20 yıl ve 4400 gün sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarına tabi olmaktadırlar.
24.2. 4/1-(b) bendi kapsamında aylık bağlanması talebinde bulunanlar, daha önce 1479 sayılı Kanun’da engellilik nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekliliğe ilişkin bir düzenleme olmaması nedeniyle herhangi bir geçiş hükmü uygulanmaksızın 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 28’inci maddedeki çalışma gücü kaybı oranlarına göre belirlenmiş şartlara tabi olmaktadırlar.
24.3. 4/1-(c) bendi kapsamında aylık bağlanması talebinde bulunanlar için ise ikili bir ayrım söz konusudur. 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun’a tabi görev yapmış olanlar hakkında geçici 4’üncü madde hükümleri uygulanırken, 5434 sayılı Kanun’a tabi görev yapmamış olanlar hakkında 28’inci madde hükümleri uygulanmaktadır. Geçici 4’üncü madde kapsamındaki sigortalılar çalışma gücü kaybı oranlarına bağlı olarak belirlenen 28’inci maddedeki sigortalılık süresine koşut bir şekilde 5760 gün ya da 6480 gün uzun vadeli sigorta primi bildirilmiş olma şartlarına tabi olmaktadır.
25. Sonuç olarak yukarıda izah edilen süreç ve mevzuat hükümlerinden engellilik nedeniyle hafifletilmiş şartlarla emekliliğe ilişkin 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce de birtakım düzenlemelerin bulunduğu anlaşılmakla birlikte 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğü girmesiyle beraber; 506 sayılı Kanun’daki görece daha hafif şartlar taşıyan hükümlerin geçiş hükümlerine konu olmak suretiyle korunduğu, 1479 sayılı Kanun’da yer verilmemesi nedeniyle anılan haktan faydalanamayan 4/1-(b) kapsamındaki sigortalıların ise 5510 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi kapsamında sayılmaları yoluyla Kanun’un ilgili maddelerinin yürürlük tarihi itibarıyla anılan haktan faydalanabilmelerine imkân sağlandığı, 5434 sayılı
Kanun’daki göreve girmeden önce engelli olunmasına ya da rapor alınmış olmasına istinaden sağlanan hafifletilmiş şartlarla emekli olma hakkının, göreve girdikten sonra engelli durumuna düşenleri de kapsayacak şekilde Kanun’un geçici 4’üncü maddesi ile genişletildiği anlaşılmaktadır.
26. Başvuruya konu olay ve olgulara bakıldığında:
26.1. Başvuran 28/11/2005 tarihinde 657 sayılı Kanun uyarınca açıktan atama yoluyla Emniyet Genel
Müdürlüğünde teknisyen yardımcısı ünvanıyla göreve başlamış ve Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde istatistikçi olarak görevine devam etmektedir. Başvuranın 06/06/2024 tarihi itibarıyla fiili hizmet süresi olarak 14 yıl 7 ay, askerlik süresi olarak 1 yıl 3 ay ve birleştirilen hizmet süresi olarak 2 yıl 2 ay 23 gün olmak üzere toplamda 18 yıl 23 gün hizmet süresi bulunmaktadır.
26.2. Başvuran hakkında Ankara Bilkent Şehir Hastanesince düzenlenen 28/02/2024 tarihli %65 oranında engelli olduğunu gösterir Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunmaktadır. 22/03/2024 tarihinde GİB Merkez Sağlık Kurulunca söz konusu raporun incelenip başvuranın %65 oranında çalışma gücünü kaybettiğine ve 193 sayılı Kanun’un 31’inci maddesine göre ikinci derece engelliler için uygulanan vergi indiriminden yararlanmasının uygun görülmesine dair karara varılmıştır.
26.3. Başvuranın anılan sağlık kurulu raporuna istinaden emeklilik durumunun tarafına bildirilmesi talebi üzerine çalışmakta olduğu idare tarafından ilgili belgeler SGK’ya gönderilmiş ve bunun üzerine SGK
Sağlık Kurulunun 10/06/2024 tarihli kararında adı geçenin Maluliyet Yönetmeliği’nin EK-1 Hastalık
Listesi’nde belirlenen düzeyde çalışma gücünü kaybetmediğine karar verilmiştir. Bu nedenle 5510 sayılı
Kanun’un geçici 4’üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre tarafına engelliler için öngörülen hafifletilmiş şartlardan aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı belirtilmiştir.
26.4. Daha sonrasında başvuran, bahsi geçen SGK Sağlık Kurulu kararına 16/07/2024 tarihinde itirazda bulunmuş, itiraz üzerine 28/08/2024 tarihinde SGK Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirme sonucunda; adı geçenin Maluliyet Yönetmeliği’nin EK-1 Hastalık Listesi’nin K/8, K/9, C/1 madde/maddelerinde belirtilen seviyelerde hastalık/arızası bulunmadığından sigortalının çalışma gücünü
Yönetmelik’te belirtilen düzeylerde kaybetmediğine oy birliğiyle karar verilmiştir.
26.5. Başvuran ise SGK Sağlık Kurulunun kararına itirazda bulunduktan sonra Yüksek Sağlık Kurulunun karar vermesini beklemeden tarihinde aynı Maluliyet Yönetmeliği’ne dayanılarak hakkında olumsuz karar verileceği iddiasıyla Kurumumuza işbu başvuruda bulunmuş olup anılan Yönetmelik’in yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 2008/Ekim ayından önce sigortalı olan 4/1-(a)
kapsamındakiler için uygulandığı gibi GİB Merkez Sağlık Kurulunca hakkında düzenlenen vergi indirim belgesi esas alınarak 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde öngörülen hafifletilmiş şartlar üzerinden tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
27. Bu durumda, başvuranın 2005 yılında kamu görevine başladığı ve dolayısıyla 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi kapsamında yer aldığı ortadadır. Bahse konu madde hükmünde ise açıkça çalışma gücü kaybı oranının Kurum Sağlık Kurulunca tespit edileceği ifade edilmiştir. Bunun dışında, anılan
Kanun’un %60 ve üzeri çalışma gücü kaybı veya meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle malullük aylığının bağlanacağı şartları düzenleyen 25’inci maddesi ile malullük derecesinde olmamakla beraber çalışma gücünü %40-49 ve %50-59 oranında kaybedenler için hafifletilmiş şartlardan emekli olunabileceğini öngören 28’inci maddesinde Kurum Sağlık Kurulunun yapacağı uygulamaya yönelik usul ve esasların SGK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükmü yer almaktadır.
28. Bu hükme istinaden 28/09/2021 tarih ve 31612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Maluliyet Yönetmeliği (bkz. § 9) çıkarılmıştır. Böylece 5510 sayılı Kanun’un 25, 28 ve geçici 4’üncü maddesinde yer alan durumların tespitine yönelik SGK Sağlık Kurulunun dayanacağı kurallar, Maluliyet
Yönetmeliği’nde belirlenmiştir. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanun’da malullük nedeniyle veya çalışma gücü kaybı oranı üzerinden hafif şartlardan emekli olmaya ilişkin tanınan hakkın genel çerçevesi oluşturulmuş olmakla beraber teknik ve ayrıntılı hususlara dair düzenleme yetkisinin bahse konu hakkın uygulanmasını sağlayacak SGK’ya devredilmesi, idarenin kanuniliği ilkesini ihlal eden bir sonuç doğurmamaktadır.
29. Bu itibarla, SGK Sağlık Kurulunun sigortalılar hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarını nesnel ölçütler üzerinden değerlendirmeye tabi tutması ve buna dayanarak kişilerin söz konusu hakkın kapsamında yer alıp almadığını belirlemesi, sosyal güvenlik hakkına yapılan müdahaleyi yalnızca belirlenen ölçütlerin doğrudan kanunda yer almaması nedeniyle hukuka aykırı hale getirmemektedir. Ayrıca kişilerin kendileri hakkında SGK Sağlık Kurulunca verilen kararları idari ve yargısal denetim yoluna götürmesinin önünde de bir engel bulunmamaktadır.
30. Diğer yandan, başvuranın 2008/Ekim öncesi sigortalı olan 4/1-(a) kapsamındakiler için GİB Merkez
Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen vergi indirim belgesinin esas alınmasıyla birlikte 4/1-(c)
kapsamındaki sigortalılar için SGK Sağlık Kurulu tarafından Maluliyet Yönetmeliği hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmasının eşitlik ve adalete uygun olmadığı iddiası da yerinde değildir.
31. Şöyle ki yukarıda aktarılan (bkz. § 21) tablodan görüleceği üzere 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi öncesinde 506 sayılı Kanun (SSK) kapsamındakiler için vergi indirim belgesi esas alınarak hafifletilmiş şartlarla emekli olabilme hakkı, 5510 sayılı Kanun’da öngörülen geçici 10’uncu madde hükümleriyle de sürdürülmüştür. Bununla beraber 5434 sayılı Kanun (Emekli Sandığı) kapsamındakiler adına göreve başlamadan önce engellilik durumu bulunanlar için hafifletilmiş şartlardan emekli olabilme hakkı tanınmış olup 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde buna ilaveten çalışmaya başladıktan sonra engellilik durumu oluşanlar için de söz konusu hakkın genişletildiği görülmektedir.
32. Bu açıdan, 5434 sayılı Kanun’a tabi sigortalılara yönelik engellilik durumundan daha erken emekli olabilme hususunda lehe bir gelişme yaşanmış olup farklı sigortalılık statülerine tabi olan 4/1-(a) ve 4/1-(c)
kapsamındakiler için öngörülen farklı muamelenin ise geçmişten gelen farklı sosyal sigorta kanunlarından kaynaklandığı ve makul ve nesnel bir nedene dayandığı kabul edilmelidir (AYM, Gülbu Özgüler
Başvurusu, B. No: 2013/7979, T: 11/11/2015, § 45; AİHM, Ünal Tekeli/Türkiye, B. No: 29865/96, T:
22/02/2009, §§ 49-53).
33. Sonuç olarak, başvuru konusu uyuşmazlığa bakıldığında:
33.1. 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesinde çalışma gücünü belirli oranlarda kaybedenler için öngörülen hafifletilmiş şartlardan emekli olma hakkına dair usul ve esasların SGK’nın çıkarmış olduğu
Maluliyet Yönetmeliği’nde belirlenmesinin idarenin kanuniliği ilkesine aykırı olmadığı, 33.2. Ayrıca 2008/Ekim öncesi sigortalı olan 4/1-(a) statüsündekiler hakkında yalnızca GİB Merkez Sağlık
Kurulunca düzenlenen vergi indirim belgesi esas alınarak kişilere hafifletilmiş şartlar üzerinden emekli aylığı bağlanması ile 4/1-(c) statüsünde bulunanlar için vergi indirim belgesi dikkate alınmayarak SGK
Sağlık Kurulunun Maluliyet Yönetmeliği’ne göre bir değerlendirme yapılması durumunun eşitlik ilkesini zedelemediği değerlendirilmektedir.
34. Bu kapsamda yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiası ile idarelerin beyanları ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın çalışma gücü kaybı oranına bağlı olarak hafifletilmiş şartlardan yaşlılık aylığına hak kazanması açısından
5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesine tabi olduğu, anılan madde hükmünde SGK Sağlık
Kurulunca belirlenen çalışma gücü kaybı oranı üzerinden işlem gerçekleştirileceğinin belirtildiği, bu nedenle başvuran hakkında GİB Merkez Sağlık Kurulunca düzenlenen vergi indirim belgesi esas alınmaksızın SGK Sağlık Kurulunun Maluliyet Yönetmeliği’nde yer alan kurallara göre belirlediği çalışma
gücü kaybı oranı üzerinden emeklilik talebinin değerlendirilmesine yönelik idare tarafından tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 35. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca gönderilen bilgi ve belge isteme yazılarına süresi içerisinde cevap verildiğinden “makul sürede karar verme” ile idarelerin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği gösterildiğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranılmakla beraber, “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup bundan sonra idarelerden bahse konu ilkelere uygun davranması beklenilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
36. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Ret Kararı’nın başvurana tebliği tarihinden itibaren ilgili idarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA ve SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi