onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 19.08.2019-21.10.2019 tarihleri arasında davalı belediyede çalıştığını iddia etmesine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının tanık beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı taraf, davacının çalıştığına dair somut delil bulunmadığını ve tanık beyanlarının çelişkili olduğunu öne sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının kamu kurumunda çalıştığını iddia etmesine rağmen, bu iddianın yeterince araştırılmadığını ve davacının çalışma sürelerinin kayıtlara geçirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını tespit etmiştir. Mahkeme, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin resmi kayıtlara geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, davacının çalışma iddialarının somut ve inandırıcı delillerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve davanın yeniden incelenmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir. Bu karar, sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/8034 E.  ,  2024/10241 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2261 E., 2024/429 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2022/451 E., 2023/378 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı … Belediyesinde 19.08.2019 ile 21.10.2019 tarihleri arasında asgari ücret karşılığında anketör olarak çalıştığını, müvekkilinin belirtilen sürelerde kesintisiz işe gittiğini, Belediye aracı ile beraber çalıştığı diğer personeller ile birlikte mahallelerde anketör olarak hizmette bulunduğunu müvekkiline ücreti ödenmediği gibi çalışmasına ilişkin SGK ya herhangi bir bildirimde de bulunulmadığını, müvekkilinin sigortasız bir şekilde çalıştırıldığını. Müvekkilinin söz konusu tarihlere ilişkin çalışmalarını sigortalılık hizmetlerinden sayılabilmesi için bu dava açtıklarını. Belirtilen tarihler arasında çalışan bordro tanıklarının tespit edilerek dinlenilmesini talep ettiklerini. Davanın Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı’na ihbarını talep ettiklerini. Müvekkilinin işsiz olduğunu ve hiçbir gelir ve desteğe sahip olmadığını. Adli yardım talebinde bulunduklarını. Müvekkilinin davalı … Belediyesinde 19.08.2019 ile 21.10.2019 tarihleri arasında ki hizmetin tespiti ile bu tarihler arasında sigorta primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının Belediye bünyesinde çalışmasının bulunmadığını, iddiaların gerçeklikten yoksun olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Dosya kapsamında davacı asil isticvap edilmiş ve taraf tanıkları ile resen seçilen bordro tanıklarının yeminli beyanları alınmıştır. Mahkememizce komşu iş yeri tanığı araştırması yapılmış ancak işin görüldüğü iddia edilen yerin kamu kurumu olması bulunduğu lokasyon nedeni ile etrafında komşu iş yerinin bulunmaması nedeni ile ilgili ilçe emniyet müdürlüğü tarafından komşu iş yeri tespit olunamamıştır.

    Dosya kapsamında dinlenen gerek davacı tanıkları gerekse bordro tanığı …’ın ve …’nın beyanları bir arada değerlendirildiğinde; davacının haftanın 5 günü davalı işverene ait kuruma gelip kurumun anket yapma işlemlerini üstlendiği, ihtilaflı dönemlerde çalışmasının kesintisiz olduğuna kanaat edinilmiştir. Davalı Kurum tarafından kadrolu personel alımı ile işe alımı olmasa da davalı Kurum tarafından hizmet verilen birimde çalışanların emir ve talimatı ile hareket etmesi ve davalı Kurum tarafından hizmeti verilen işlerde aktif olarak çalışması taraflar arasında bir iş akdi olduğu hususunda kanaat oluşturmuştur.

    Dosya kapsamında iş ve sosyal güvenlik hukuku bilirkişisinin tanzim etmiş olduğu bilirkişi raporunda, davacının itilaflı dönem olan 19.08.2019-21.10.2019 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin 63 gün olduğu ve söz konusu çalışmalarının 4857 sayılı İş Kanunu ile 5510 sayılı Kanun kapsamında, en az asgari ücret düzeyinde iş akdine dayalı sigortalı çalışma olduğu, şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.

    Yukarıda sayılan gerekçelerle davacının dava konusu ihtilaflı dönem olan davacının 19.08.2019 -21.10.2019 tarihleri arasında davalı … Başkanlığının bünyesinde asgari ücret üzerinden tam süreli olarak çalıştığının ve bu dönemde 63 günlük hizmetin Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine kanaat edinildiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, davacının Belediyede çalıştığına ilişkin somut delil bulunmadığı halde kabul karar verilmesini usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının taraflı ve çelişkili olduğunu, eksik inceleme ile mahkemenin kabul kararı verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi eksik incelemeyle kabul kararı verdiğini, incelemenin eksik ve hatalı olduğunu, davacının davasını ispat etmediğini, davacı tanıklarının tamamı çalışma süresini bilmediklerini sadece çalıştığını beyan ettiği, bu bunların bizzat çalışma olgusunun gören tanıkların olmadığını, kamu düzenine ilişkin olan hizmet tespiti davasında eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, tanıkların hizmet süresi yönünden net ve somut beyanlarda bulunmadıklarını, davacının çalıştığını iddia ettiği hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yada çalıştığının Kurumca tespit edilip edilmediği, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığı, 5510 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının Kurumdan sorulmasını, davacının, çalıştığını iddia ettiği yıllara ait işyeri kayıtları ve ücret tediye bordroları celp edilerek davacının bu işyerinde çalıştığını gösterir kayıt ve belgelerin bulunup bulunmadığının araştırılmasını, böylece, çalışma iddiasının öncelikle belge ve kayıtlarla tespit edilmesini, iddianın sadece tanık beyanlarına dayandırılması durumunda, çalışmanın konusu, sürekli, kesintili, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken, bunların inandırıcılığı üzerinde durulmasını, verdikleri bilgilere nasıl vakıf olduklarının, bu bilgilerin hafızalarında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabildiğinin düşünülmesini ve tanıkların buna göre sorguya çekilmesini, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanların kontrol edilmesini, gerekiyorsa keşif yapılmak suretiyle, işyerinin müdür, şef, ustabaşı, postabaşı ve diğer çalışanları ile, işyerine komşu işyerlerinde, bu yeri bilen ve tanıyanların dahi re’sen dinlenerek tanık beyanlarının sağlıklı olup olmadığının denetlenmesini ve çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde belirlenmesini, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, çalışma olgusu bu şekilde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmasını, 5510 sayılı Kanun gereği ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olduğu durumlarda ücret alma olgusunun varolup olmadığı özellikle saptanmasını, HMK’da belirtilen sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmasını, yazılı delil yoksa reddedilmesini, Bağ-Kur’da SSK’da ve diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgisine başvurularak ve tüm deliller toplandıktan sonra deliller takdir edilerek sonuca göre karar verilmesini, Kurum’un fer’i müdahil olduğunun gözetilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda, davacının, davalı işveren tarafından hizmet bildiriminin bulunmadığı, davacının, anketör olarak çalıştığı dava konusu dönemde, davalı işveren nezdinde şoför olarak çalışan …, …, …’ın beyanları ve yine davalı işveren nezdinde çalışan … ve …’un destekleyen beyanları karşısında tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

    2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

    3. Değerlendirme
    Eldeki dava, davacının 19.08.2019-21.10.2019 tarihleri arasında davalı Belediyede geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

    Mahkemece, davalı işverenin kamu kurumu olduğu, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, davacının kamu kurumu olan işyerinde çalıştığını iddia ettiği hususu göz önünde tutulmalıdır. Davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Davacının hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlık konusu dönemde hiçbir sigorta bildiriminin bulunmadığı, Erciş Belediyesi tarafından davacının Belediye çalışanı olmadığının bildirildiği, Mahkemenin tespit hükmünü verdiği 1506 sicil numaralı iş yerine ait bordrolarda da davacının adının geçmediği anlaşılmaktadır.

    Davacının, kamu kurumu olan Belediye bünyesinde ücretsiz çalışması mümkün olmayıp kamu kuruluşundaki çalışmaların resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan talep edilen dönem yönünden yapılacak iş, davacının ücretini nasıl aldığını belirlemek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan ancak ücretin başkaca şekilde ödendiğini fiili ve somut olarak tespit etmek suretiyle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.