TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/67187-S.20.73128
BAŞVURU NO : 2020/2818
KARAR TARİHİ : 10/08/2020
RET KARARI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, Sakarya ili Hendek ilçesi Köyünde köy cemaatinin yardımlarıyla yapılan ve cami görevlisine tahsis edilen konut için kendisinden tahsil edilen lojman kira bedelinin iptal edilerek ödediği bedelin iade edilmesini ve cami görevlilerine tahsis edilen konutların “hizmet tahsisli konut” statüsüne alınmasını talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 10/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Sakarya Hendek köyü Cami görevli lojmanında (imamevi) kiracı olarak ikamet ettiğini, söz konusu yerin Cami cemaati tarafından
İmam Evi olarak inşa edildiğini, söz konusu konutun arsa temini ve inşaat sürecinde kamu tarafından herhangi bir katkının olmadığını, bu itibarla ikamet ettiği görevli lojmanının imamevi hizmete tahsisli kamu konutu kapsamında değerlendirilmesini, kira bedelinin alınmamasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 02/04/2020 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen 16/04/2020 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Aylık Kira Bedelinin Tespit ve Tahsili” başlıklı 23.
maddesinde; “Konutların aylık kira bedeli, o yıl için belirlenen aylık kira birim bedelinin, konutun brüt inşaat alanı ile çarpılması suretiyle, ilgili kurum ve kuruluşça tespit edilir. Brüt inşaat alanının yüz yirmi metrekareden fazlası dikkate alınmaz. Kira bedeli konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanır…” hükmü bulunduğu,
2.2 Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü’nün 25/07/2019
tarihli ve E. 13976 sayılı yazısında; Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve
Muhekemat Genel Müdürlüğünün 15/07/2016 tarihli ve 12899 sayılı yazılarında; 6360 sayılı
Kanun kapsamında Hazineye devredeceği, taşınmazlar üzerinde bulunan imam evi ve lojman olarak kullanılan “cami ve lojman” vasıflı taşınmazların 2942 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikle yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle edinilmiş olmasalar dahi kamu hizmetini kolaylaştırmak maksadıyla kamu görevlisinin barınması için yaptırılmış konutlar olması ve mülkiyetinin Hazineye ait olması nedeniyle kamu konutu kapsamında değerlendirilebileceği, tahsis kararına müteakip 2942 sayılı Kanun ve Kamu
Konutları Yönetmeliği çerçevesinde işlem yapılmasına uygun olduğu bildirildiğinden, uygulamada birliğin sağlanması bakımından bu kapsamda kalan cami lojmanlarında oturan şahısların tespit edilerek kamu konutunun isimleri adına tahsisi yapılarak her ay maaşlarından düzenli şekilde kesilmesi gerektiğinin bildirildiği, konu hakkında Sakarya İlinde bulunan çeşitli müftülüklerden alınan yazılarda; kamu konutlarının mahalle haklı tarafından yapıldığı, genel bütçeden karşılanmadığından bahisle kira bedeli ödenmemesi gerektiğinin bildirildiği, konu hakkında çeşitli yargı kararları gönderildiği, Cami ve Kuran kursu lojmanlarında oturan personelden lojman kirası kesilmemesi gerektiğine yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk
Müşavirliği mütalaası gereğince Komisyonlarınca kira kesintisi yapılmamasına karar verildiğinin bildirildiği, ancak uygulamada tereddüt yaşayacak bir durum olmadığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 15/07/2016 tarihli 12899 sayılı yazılarında belirtildiği şekilde işlem yapılması bu itibarla uygulamada birliğin sağlanması bakımından, ilçe sınırlarında bu kapsamda kalan cami lojmanlarında oturan şahısların tespit edilerek kamu konutunun isimleri adına tahsisi yapılarak her ay maaşlarından düzenli şekilde kesilerek, Akyazı, Geyve, Hendek, Kaynarca, Kocaeli, Pamukova, Taraklı ilçelerinin İlçe Malmüdürlüklerine, Karasu ilçesinin Karasu Milli Emlak Müdürlüğüne, Adapazarı, Serdivan, Erenler, Arifiye, Sapanca, Ferizli, Söğütlü, Karapürçek İlçelerinin ise il
Müdürlüklerine her ay düzenli şekilde bildirmelerinin gerektiği,
2.3 Sakarya Valiliği İl Müftülüğünün 26/08/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile 16 ilçe
müftülüğüne; mülkiyeti hazineye ait taşınmazlar üzerinde bulunan ve yönetimi Müftülüğe ait olan Cami ve Kuran Kursu Lojmanlarınca oturanlardan kira alınması hakkındaki Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü yazısına göre gerekli işlemlerin yapılması hususunun talimatlandırıldığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 3.1. Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
/ Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. / Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.
maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…” 5. 8/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Medeni Kanununun; 5.1“A. Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.”,
5.2 “Bütünleyici parça” başlıklı 684. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, o şeyin
bütünleyici parçalarına da malik olur. / Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.”
5.3 “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği / I. Kapsam” başlıklı 718. maddesinde; “Arazi
üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. / Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.” 6. 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı “On Dört İlde
Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;
6.1 “Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1. maddesinde;
“… (2) … Bursa, … büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. (3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. … (5) Birinci, ikinci ve dördüncü fıkrada sayılan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. (6) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illerin bucakları ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır.”,
6.2 Geçici 1. maddesinde, “… (3) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve
köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir.”, 7. 02.07.1965 tarih ve 12038 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 633 sayılı Diyanet İşleri
Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun;
7.1 “Camilerin ibadete açılması ve yönetimi” başlıklı 35. maddesinde, “Cami ve mescitler
Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve Başkanlıkça yönetilir. Hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetimi üç ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığına devredilir. Diyanet İşleri
Başkanlığınca buralara imkanlar nispetinde kadro tahsis edilir. Kadro tahsis edilinceye kadar buralarda görev yapanların mesleki ehliyetleri ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.”,
7.2 Ek-4. maddesinde, “ Mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve gerçek
ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar hariç olmak üzere, mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşlarıile Hazineye ait taşınmazların üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarından ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılan (bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptırılmış olanlar dahil) cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları; irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla ve elde edilen gelirlerin yüzde onu pay olarak Diyanet İşleri Başkanlığına aktarılmak, kalan kısmın en az üçte ikisi öncelikle gelirlerin elde edildiği cami, mescit ve Kur’an kurslarının münhasıran yapımı, bakımı, onarımı ve işletilmesine (ısınma, aydınlatma vb.) ilişkin giderlerde, kalanı ise tüzüklerinde veya vakfiye ya da vakıf senedinde belirtilen amaçlarda kullanılmak şartıyla, işletilmek, işlettirilmek veya kiraya verilmek üzere ilgili dernek veya vakfın bedelsiz olarak tasarrufuna bırakılır. Mülkiyeti mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar dışında kalanlar ile mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları ile Hazineye ait taşınmazların üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarıyla ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılanların (bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptırılmış olanlar dahil) dışında kalan cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları, irtifak hakkı tesisine konu edilmemek şartıyla Diyanet
İşleri Başkanlığınca işletilebilir veya 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun
51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle yapılacak ihaleyle
işlettirilebilir ya da kiralanabilir. Bu fıkra uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığına aktarılacak paya esas gelirlerin hesabında; faaliyetin, ilgili dernek veya vakıflarca belirtilen yerlerin işlettirilmek veya kiraya verilmek suretiyle yapılması hâlinde brüt hasılat tutarı, iktisadi işletme oluşturulmak suretiyle işletilerek yapılması hâlinde ise kurum kazancı esas alınır”, 8. 11/11/1983 tarih ve 18218 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2946 sayılı Kamu
Konutları Kanununun;
8.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu konutlarının tahsis biçimi,
oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemektir.”,
8.2 ” Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun; a) Genel bütçeye giren daireler, katma
bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, b) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, sermayesinin tamamı bu kamu teşebbüslerine ait müesseseler, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarına ait olan bağlı ortaklıklar, c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç olmak üzere, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan bankalar ile kamu kurum ve kuruluşları, d) Kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, beden terbiyesi bölge müdürlükleri, / Tarafından yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için ayrılan kamu konutlarını kapsar. / Ancak kiralama zaruri hallerde ve kısıtlı olarak yapılabilir. Bunun uygulaması yönetmelikte belirtilir.”,
8.3 “Kira bedeli” başlıklı 5. maddesinde, “Konutların aylık kira bedelleri, personelin aylık
veya ücretinden peşin olarak bordro üzerinden kesilmek suretiyle tahsil edilir ve genel bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarda hazineye, diğerlerinde kendi bütçelerine irat kaydedilir.”, 9. 23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu Konutları
Yönetmeliğinin;
9.1 “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik, 2946 sayılı Kamu Konutları
Kanununun 2 nci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarını kapsar.”,
9.2 “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Merkez; Bu
Yönetmeliğin kapsamına giren kurum veya kuruluşun merkez teşkilatının bulunduğu il veya ilçeyi, b) Yetkili Makam; Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatında bulunan en üst amir veya organ ile yetki devrettiği makam veya rütbe sahibini, c) Yetkili konut dağıtım komisyonu; yurt içi ve yurt dışında, konutun bulunduğu ülke, bölge, il veya ilçede bu
Yönetmeliğe göre kurulan komisyonları, d) Yönetici; konut blok veya gruplarında, kurum veya kuruluşlarca karşılanan yakıtın temin, tedarik ve dağıtımı dışındaki müşterek hizmetlerin düzenli bir şekilde yürütülmesi için, konut tahsis edilenler tarafından kendi aralarından seçilen kişi veya kişileri, e) (Ek: 22/8/2011-2011/2164 K.) İdare; Devlete ait kamu konutları açısından
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünü veya bu konutlardan tahsisli olanlardan adına kamu konutu tahsis edilen kamu kurum veya kuruluşlarını, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan kamu konutları açısından ise maliki idareyi, İfade eder.”,
9.3 “Aylık Kira Bedelinin Tesbit ve Tahsili” başlıklı 23. maddesinde; “Konutların aylık kira
bedeli, o yıl için belirlenen aylık kira birim bedelinin, konutun brüt inşaat alanı ile çarpılması suretiyle, ilgili kurum ve kuruluşça tesbit edilir. Brüt inşaat alanının yüzyirmi metrekareden fazlası dikkate alınmaz. / Kira bedeli konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanır. /
Konutların aylık kira bedelleri personelin aylık veya ücretinden peşin olarak ve bordro üzerinden kesilmek suretiyle tahsil edilerek genel bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarda
Hazine’ye ve diğerlerinde ise kendi bütçelerine irat kaydedilir. / Tahakkuka yetkili birim tarafından, kendilerine konut tahsis edilen personelin adı ve soyadı, görevi, aylığı veya ücreti ile aylık toplam kira miktarını gösteren cetvelin onaylı bir örneği personelin maaşının ödendiği saymanlığa verilir. / Aylık kira bedelini kesmeyen tahakkuk memuru ve saymanlar, kesmedikleri kira karşılıklarından sorumludurlar. / Kiracıların aylık veya ücretinden aylık kira bedelini kesen sayman, tahsil ettiği kira miktarını gösterir müfredatlı ve onaylı bir listeyi, müteakip aynı 10 uncu gününe kadar ilgili birimlere vermek zorundadır. Bu birimler, listeye göre kira tahsilatlarını kira defterlerinde kiracının hesabına işlerler.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; Sakarya ili Hendek ilçesi Sümbüllü Köyünde köy cemaati ve köy halkının yardımlarıyla yapılan cami görevlisine tahsis edilen lojman için kendisinden tahsil edilen ecrimisil bedelinin (lojman kira bedeli) iptal edilerek ödediği bedelin iade edilmesini talep etmektedir.
12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
13. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun Ek 4 üncü maddesi hükmü incelendiğinde; mülkiyeti mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel
Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel dişilerine ait olanlar hariç olmak üzere, mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları ile Hâzineye ait taşınmazlar üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarından ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılan cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları ile mülkiyeti mazbut ve mülhak vakıflar ile Vakıflar Genel
Müdürlüğüne ve gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait olanlar dışında kalanlar ile mülkiyeti kamu kurum ve kuruluşları i1e Hâzineye ait taşınmazların üzerinde dernek veya vakıflarca kendi kaynaklarıyla ve/veya toplanan bağış ve yardımlarla yaptırılanların dışında kalan cami ve mescitler ile Kur’an kurslarının bir kısmında veya eklentisi ya da bütünleyici parçasında bulunan ve ticari faaliyetlerde kullandırılması öngörülen kısımları kapsadığından cami lojmanlarının kullanılmasının ticari faaliyet olarak kabulünün mümkün olmadığı, buna bağlı olarak cami lojmanlarının 633 sayılı Kanunun Ek 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla cami lojmanlarının Diyanet İşleri Başkanlığınca işletilemeyeceği veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca pazarlık usulüyle yapılacak ihaleyle işlettirilemeyeceği ya da kiralanamayacağı, anlaşılmaktadır.
14. 633 sayılı Kanunun 35. maddesinde, cami ve mescitlerin Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılacağı ve Başbakanlıkça yönetileceği, hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetiminin 3 ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığına devredileceği, Diyanet İşleri Başkanlığınca buralara imkânlar nispetinde kadro tahsis edileceği, kadro tahsis edilinceye kadar buralarda görev yapanların mesleki ehliyetleri ile ilgili esas ve usullerin yönetmelikle düzenleneceği hususları öngörülmekle birlikte, camilerin mülkiyetinin Diyanet işleri Başkanlığına geçeceği yönünde bir hükme yer verilmediği, bu maddede camilerin eklenti veya bütünleyici parça niteliğindeki kısımların ticari amaçla kullanılma şeklinin belirlendiği, Diyanet işleri
Başkanlığının yetkisinin hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetimi ile sınırlı olduğu, görülmektedir.
15. Kaldı ki 6360 sayılı “On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle
Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un, 1 inci maddesi gereğince, aralarında Bursa ilinin de bulunduğu bazı illerin büyükşehir belediyelerinin sınırlarının il mülki sınırları olduğu, bu illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köylerin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı, köylerin mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığı; Geçici 1 inci maddesi gereğince de, tüzel kişilikleri kaldırılan köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz mallarının, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredileceği hususları öngörülmüştür.
16. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684 üncü maddesi gereğince, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin bütünleyici parçasına da malik olacağının öngörüldüğü; taşınmaz mülkiyetinin içeriğinin düzenlendiği 718 inci madde gereğince, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapıların, bitkilerin ve kaynakların da gireceğinin öngörüldüğü hususları dikkate alındığında, arsa vasıflı taşınmaz üzerindeki cami ve diğer yapıların bütünleyici parça (mütemmim cüz) niteliğinde ve malikin tasarrufunda olduğu değerlendirilmektedir.
17. Kamu konutları 1982 Anayasasının 128 inci maddesinde tanımlanan memur ve diğer kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederlerken ortaya çıkabilecek olan barınma sorununu çözebilmek, onların bu açıdan motive edilmelerini sağlayabilmek için Kamu kurumlarınca satın alınarak veya kiralanarak yahut inşa ettirilerek onlara tahsis edilen konutlardır.
18. 2946 sayılı Kanunda ve Kamu Konutları Yönetmeliğinde “kamu konutu” nun net bir tanımı verilmemekle birlikte Kamu Konutları Yönetmeliğinin 2 nci maddesinde “Bu Yönetmelik, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde sayılan kamu kurum ve kurutuşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarını kapsar.” hükmüyle kamu konutlarının edinim şekillerinin sınırlı olarak sayıldığı, bunların “inşa ettirme, satın alma ve kiralama” şeklinde belirlendiği, görülmektedir.
19. Somut olayda; Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak
Müdürlüğü’nün 25/07/2019 tarihli ve E. 13976 sayılı talimatı üzerine; Sakarya Valiliği İl
Müftülüğünün 26/08/2019 tarihli ve E.475204 sayılı yazısı ile 16 ilçe müftülüğüne; mülkiyeti hazineye ait taşınmazlar üzerinde bulunan ve yönetimi Müftülüğe ait olan Cami ve Kuran Kursu
Lojmanlarında oturanlardan kira alınması yönünde işlem tesis edildiği, bu kapsamda başvuranın ikamet ettiği Sakarya ili Hendek ilçesi Köyü Cami lojmanı için başvuran ile Kamu Konutları Giriş Tutanağı imzalandığı ve düzenli olarak kira bedeli alındığı anlaşılmıştır.
20. Başvuranın köy halkının yardımlarıyla yapılan cami görevlisine tahsis edilen lojman için kendisinden tahsil edilen ecrimisil bedelinin (lojman kira bedeli) iptal edilerek ödediği bedelin iade edilmesi talepli 2020/8166 sayılı dosya kapsamında; Kurumumuz tarafından 29/05/2020 tarihinde Ret Kararı verildiği anlaşılmıştır.
21. Diğer yandan; başvuranın “cami görevlilerine tahsis edilen konutların “hizmet tahsisli konut” statüsüne alınması” talebine ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde;
21.1 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, “hizmet tahsisli konutlar” ın hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi, meskün yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı, kaloriferci gibi personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar olarak tanımlandığı anlaşılmaktadır.
21.2 Ayrıca 23/9/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Konutları
Yönetmeliğinin “Kamu Konutlarının Türleri” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendinde ise; “hizmet tahsisli konutlar” ın, “1) Hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi meskün yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel, 2) İlgili kanunlarca kendilerine zata mahsus taşıt tahsis edilen makam ve rütbe sahiplerinin makam şoförü ve koruma görevlileri, 3) Kamu konutlarında görevli kapıcı, kaloriferci gibi personel, İçin inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlar” olarak tanımlandığı, söz konusu tanımın da 2946 sayılı Kamu Konutları
Kanununun 3 üncü maddesine uygun olduğu görülmektedir.
21.3 Söz konusu sebeplerle başvuranın “cami görevlilerine tahsis edilen konutların “hizmet
tahsisli konut” statüsüne alınması” talebinin de reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. Maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, 6360 sayılı Kanun uyarınca
Hâzineye devredilen taşınmazlar üzerinde bulunan imamevi ve lojman olarak kullanılan “cami ve lojmanı” vasıflı taşınmazların, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve ilgili yönetmelikte yurt içinde ve yun dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle edinilmiş olmasalar dahi kamu hizmetini kolaylaştırmak maksadıyla kamu görevlisinin barınması için yaptırılmış konutlar olması ve mülkiyetlerinin Hâzineye ait olması nedeniyle kamu konutu kapsamında olduğu, tahsis kararını müteakip adına tahsis yapılmış olan idare tarafından 2946 sayılı Kanun ve Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde işlem yapılması gerektiği değerlendirildiğinden, bahsi geçen taşınmaz için lojman kira bedeli tahsil edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Sakarya İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi