|
ÖZET: Başvuran, Aydın ili ilçesinde cami imamı olarak görev yapmaktadır ve 2009 yılında cami lojmanı olarak kullanılan konutun mülkiyetinin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu belirtmektedir. 2014 yılında köy tüzel kişiliğinin sona ermesiyle birlikte, bu konut Milli Emlak Müdürlüğü’ne devredilmiştir. Başvuran, 13 Ekim 2023 tarihinde kendisine tahakkuk ettirilen 32.714,02 TL tutarındaki ecrimisil bedelinin iptalini talep etmektedir.
Aydın Valiliği, başvuranın iddialarına ilişkin olarak, taşınmazın Hazineye devredildiğini ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edildiğini açıklamıştır. Ayrıca, cami lojmanının kamu konutu özelliği taşımadığı ve bu nedenle kira bedeli alınamayacağı belirtilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, din görevlilerinin ikamet ettiği konutların hizmet tahsisli konut statüsünde olduğu ve bu konutlardan kira alınamayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini kabul ederek, Aydın Valiliği’ne tahakkuk ettirilen kira bedeli ve gecikme zammının iptal edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi için 30 gün içinde bildirimde bulunması gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13529-S.24.20313
BAŞVURU NO : 2023/18722
KARAR TARİHİ : 05.12.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AYDIN VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Cami ve lojmanı vasıflı taşınmazın kira bedeli hk.
BAŞVURU TARİHİ : 16.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran (TC Kimlik No: Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda özetle; Aydın ili ilçesi Mahallesi Camii İmam Hatibi olarak 2009 yılından bu yana görev yaptığını, 2009 yılında cami lojmanı olarak kullanılan konutun mülkiyetinin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, 2014 yılında Aydın ilinin büyükşehir olmasını müteakip köy tüzel kişiliğinin ortadan kalktığını ve söz konusu tüzel kişiliğin mülkiyetindeki bahse konu cami lojmanı olarak kullanılan konutun Milli
Emlak Müdürlüğüne devredildiğini, ada parsel numaralı taşınmazda bulunan cami lojmanına ilişkin olarak kendisinden 13.10.2023 tarihinde 32.714,02 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiğini ifade ederek söz konusu ecrimisil ihbarnamesindeki tutarın iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ve eklerinde özetle;
2.1. ilçesi Mahallesinde bulunan tapunun parsel numarasında 752,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamı Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir
Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun gereğince Tahsisen Devir (Kurumlar Arası) işleminden Hazine adına tescil olduğunu, yapılan yenileme çalışmaları neticesinde ise ada ve parsel olarak 760,00 m2 yüzölçümlü olarak “Avlulu kargir cami ve kargir köy odası” vasfıyla 17.11.2021 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini,
2.2. Söz konusu taşınmazın Aydın Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 01.03.2016 tarih ve sayılı kararıyla Hazineye bırakıldığı ve vasfının “avlulu kargir cami” olması nedeniyle Diyanet İşleri
Başkanlığına tahsis edilmiş sayıldığı,
2.3. Milli Emlak İl Müdürlüğü görevlilerince 28.03.2023 tarihinde mahallinde yapılan tespitte taşınmazın üzerinde fiilen kullanılmakta olan bir cami bulunduğu ve cami lojmanında da 2015 yılından bu yana İmamHatip oturduğunun belirlendiği, bunun üzerine İl Müftülüğü ile söz konusu cami lojmanı için kira bedeli tahsil edilip edilmediği hususunda yazışma yapıldığı ve İl Müftülüğünden söz konusu taşınmazın kamu konutu özelliği taşımadığının belirtildiği ve herhangi bir kira bedeli alınmadığı,
2.4. Diyanet İşleri Başkanlığına tahsisli cami ve lojman vasıflı taşınmazlarda kamu konutu olarak kullanılan kısımlardan kira alınıp alınmayacağı hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığının 15.07.2016 tarih ve sayılı yazısında, 6360 sayılı Kanun uyarınca Hazineye devredilen taşınmazlar üzerinde bulunan imam evi ve lojman olarak kullanılan “cami ve lojman” vasıflı taşınmazların 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve ilgili yönetmelikte yurt içinde ve yurtdışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle edinilmiş olmasalar dahi kamu hizmetini kolaylaştırmak maksadıyla kamu görevlisinin barınması için yaptırılmış konutlar olması ve mülkiyetlerinin Hazineye ait olması nedeniyle kamu konutu kapsamında değerlendirilebileceği, tahsis kararına müteakip 2946 sayılı Kanun ve Kamu Konutları Yönetmeliği çerçevesinde işlem yapılmasının uygun olacağının değerlendirildiğinin bildirildiği, bu doğrultuda Kamu
Konutları Yönetmeliği uyarınca lojman kirasının kanuni faizi ile birlikte tahsil edilmesi hususunun yazıldığı,
2.5. İlçe Müftülüğünün 23.06.2023 tarih ve sayılı yazısıyla mezkûr yerin kamu konutu niteliği taşımadığı ve tahsisi bulunmadığından adı geçen personelin maaşından kesinti yapılamayacağı, tahsisinin yapılması sonucunda kira kesintisinin yapılacağının bildirildiği; buna mukabil olarak Aydın
Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 01.03.2016 tarih ve 23 numaralı kararıyla Diyanet
İşleri Başkanlığına tahsis edildiği,
belirtilmiş ve talep edilen veriler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun,
5.1. “Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında “Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu,
Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.”, aynı maddenin üçüncü fıkrasında “Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.” ,
5.2. Geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında “…Maliye Hazinesine devredilen taşınmazlar Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla kullanmakta olan kurumlara tahsis edilmiş sayılır. Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca, bu
Kanunun 1 inci maddesiyle tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliklerine tahsis edilmiş olanlar; kuruluş kanunlarıyla kendilerine verilen kamusal nitelikteki görevleri yerine getirmeleri amacıyla ve komisyon kararıyla; ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşlarına, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin bağlı kuruluşlarına ve ilçe belediyelerine tahsis edilmiş sayılır.”
6. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun,
6.1. “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3 üncü maddesinde, “… d) Hizmet tahsisli konutlar; hudut karakolu, istasyon, haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi, meskun yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı, kaloriferci gibi personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen bina, baraka, prefabrik yapı, şantiye eklentisi, tadil edilmiş veya edilmemiş karavan, kulübe ve benzeri konutlardır. Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.”,
6.2. “Kira bedeli” başlıklı 5 inci maddesinde; “Yurt içinde Cumhurbaşkanı, T.B.M.M. Başkanı, yurt dışında ise büyükelçiler, daimi delegeler, maslahatgüzarlar, askeri temsil heyetleri başkanları ve başkonsoloslar için tahsis edilen özel tahsisli konutlardan ve hizmet tahsis konutlardan kira bedeli alınmaz.
Konutların aylık kira bedelleri, personelin aylık veya ücretinden peşin olarak bordro üzerinden kesilmek suretiyle tahsil edilir ve genel bütçeye dahil kurum ve kuruluşlarda hazineye, diğerlerinde kendi bütçelerine irat kaydedilir.”,
7. 23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları
Yönetmeliğinin,
7.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Yönetmelik, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde sayılan (Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar) kamu kurum ve kuruluşları personelinin yararlanması için yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma ve kiralama suretiyle sağladıkları kamu konutlarını kapsar.” , 7.2. “Kamu Konutu Özelliğini Kazanma” başlıklı 6 ncı maddesinde “Genel bütçeye bağlı dairelerin konutları ise, 178 sayılı Maliye ve Gümrük Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 13 üncü maddesinin (d) bendi ile 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 23 üncü maddesi uyarınca, ilgili idareye tahsis edildiği tarihte kamu konutu özelliğini kazanmış olur. Konutların ilgili idareye tahsisi, talep tarihinden itibaren en geç bir ay içinde yapılır.”
8. 19/06/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi
Hakkında Yönetmeliğin,
8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen; … d) Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın (Mülga ibare: RG-10/4/2011-27901) (…) İdarece talep edilen tazminatı, e) Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri, … ğ) Hazine taşınmazı: Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, h) İdare: Merkezde Maliye Bakanlığını (Millî Emlak Genel Müdürlüğü); illerde defterdarlığı (millî emlak dairesi başkanlığı veya millî emlak müdürlüğü) ve ilçelerde millî emlak müdürlüğünü yoksa mal müdürlüğünü, … ifade eder.”,
8.2. “Tahsisli ve kiralanmış yerlerdeki işlemler” başlıklı 70 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Tahsisli veya kiralanmış yerlerin yetkili İdarenin bilgisi dışında kullanılması veya kullandırılması, ecrimisil alınmasını gerektirir.”,
8.3. “Tespit” başlıklı 84 üncü maddesinde; “Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. (Ek iki cümle: RG-10/4/2011-27901) Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz. Bu tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise malmüdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alırlar. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır. Taşınmazın mahallinde düzenlenecek Taşınmaz
Tespit Tutanağında (Ek-8); işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir.”,
8.4. “Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi” başlıklı 85 inci maddesinde; “(Değişik: RG-10/4/2011-
27901) Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden
itibaren on beş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağı”na (Ek-8) dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Aydın ili ilçesi Mahallesi Camii İmam Hatibi olarak 2009 yılından bu yana görev yaptığını, 2009 yılında cami lojmanı olarak kullanılan konutun mülkiyetinin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, 2014 yılında Aydın ilinin büyükşehir olmasını müteakip köy tüzel kişiliğinin ortadan kalktığını ve söz konusu tüzel kişiliğin mülkiyetindeki bahse konu cami lojmanı olarak kullanılan konutun Milli
Emlak Müdürlüğüne devredildiğini, ada parsel numaralı taşınmazda bulunan cami lojmanına
ilişkin olarak kendisine 13.10.2023 tarihinde 32.714,02 TL tutarında kira bedeli ve gecikme zammı tahakkuk ettirildiğini, söz konusu tutarın haksız biçimde talep edildiğini ifade ederek anılan tutarın kaldırılmasını talep edilmektedir.
11. Dosya münderecatı incelendiğinde, ilçesi Mahallesinde bulunan taşınmaz
Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken 6360 sayılı Kanun sonrasında Kurumlar Arası Devir işlemi neticesinde Hazine adına “avlulu kargir cami ve kargir köy odası” olarak tescil edildiği, devamındaki süreçte Aydın Valiliği Devir, tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 01.03.2016 tarih ve sayılı kararı ile söz konusu taşınmazın Hazineye bırakıldığı ve “kargir cami” vasfı sebebiyle de Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilmiş sayılmasına karar verildiği, İl Milli Emlak Müdürlüğü tarafından 28.03.2023 tarihinde mahallinde yapılan incelemede adı geçen taşınmaz üzerinde fiilen kullanılmakta olan bir cami bulunduğu ve cami lojmanında da 2015 yılından bu yana Başvuranın ikamet ettiğinin tespit edildiği, Milli Emlak
Müdürlüğü tarafından İl Müftülüğüne yazılan 05.04.2023 tarihli yazıda Başvurandan ( lojman kira bedeli tahsil edilip edilmediği, mevcut ise ödeme bilgileri, ödeme yoksa Kamu Konutları Yönetmeliği uyarınca lojman kirasının yasal faiz ile tahsili ve tahsile ilişkin makbuzun gönderilmesinin talep edildiği, İl
Müftülüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda söz konusu cami lojmanının kamu konutu özelliği taşımadığı ve dolayısıyla ’dan herhangi bir tahsilat yapılmadığı bilgisinin verildiği, bilgisine ulaşılmıştır.
12. Diyanet İşleri Başkanlığına tahsisli cami ve lojman vasıflı taşınmazlarda kamu konutu olarak kullanılan kısımlardan kira alınıp alınmayacağı hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı 15.07.2016 tarihli “Kamu
Konutları-Cami Lojmanları” başlıklı yazısında, 6360 sayılı Kanun uyarınca Hazineye devredilen taşınmazların üzerinde bulunan ve imam evi veya lojman olarak kullanılan “cami ve lojmanı” vasıflı taşınmazların lojman kısımlarının da 2946 sayılı Kamu Konutları Yönetmeliği kapsamında kamu konutu olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildiği, bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığının 23.02.2022 tarih ve 2178668 sayılı ‘Lojmanlardan kira talebi’ konulu yazısı ile, “Başkanlığımızın tüzel kişiliği bulunmadığından gayrimenkul edinmesi de hukuken mümkün değildir. Nitekim bu iş için bütçeye herhangi bir ödenek konulmadığı da malumdur. Bu nedenle Hazine adına tescil edilen arsalar, Başkanlığımıza tahsis edilerek bu arsalar üzerine hayırsever vatandaşlardan toplanan yardımlar ile hakiki veya hükmi şahıslar tarafından cami ve mescitler inşa edilmektedir. Hayırseverler tarafından inşa edilen bu yerlerin müştemilatına imkanlar dahilinde, cami veya mescitte görev yapacak din görevlilerinin ikameti için evler de yapılmakta olup bugüne kadar hakiki veya hükmi şahıslar bu evlerde oturan cami görevlilerinden herhangi bir ücret talep etmemişlerdir. Zira bu evlerin yapılış amacı, cami görevlisinin ücretsiz olarak oturmasıdır ve bu usul teamül haline gelmiştir. 2946 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde hizmet tahsisli konutlar; “meskun yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı yerlerdeki yapılan normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel için yapılan binalar” olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde ise “…hizmet tahsisli konutlardan kira bedeli alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir. Bu çerçevede cami görevlilerinin mesai süreleri dikkate alındığında; sabah ezanının okunma vakti, Ramazan ayında imsak vakti; diğer zamanlarda ise güneşin doğmasından ‘tam bir saat önce’ olarak tespit edilmiş olup, bu vakit günlerin kısa olduğu aylarda 06:04 iken, yaz aylarında 04:12’ye (Ramazan ayı için 03:15’e) kadar gerilemektedir. Yatsı ezanı ise kış aylarında 17:57’de, yaz aylarında ise 22:17’de okunmakta ve namazın kılınıp cami görevlisi tarafından caminin kapatılması kışın 19:00’u, yazın ise 23:00’ü bulmaktadır. Vakit namazları için ezanın okunmasından en az 20 dakika önce camide bulunacak olan cami görevlisi, son cemaatin camiyi terk etmesine kadar camide beklemekte ve çoğu zaman cemaatin dini konulardaki sorularınıa cevap vermek durumunda kaldığından neredeyse bütün günü cami içerisinde geçmektedir.
Namaz kıldırmanın haricinde, vakit namazlarından önce ve sonra Kur’an-ı Kerim okumak, öğretmek, cemaati dini konularda aydınlatmak, sala vermek, teberrukat eşyasının bakım ve korunmasını sağlamak,
cami ve çevresinin temizliğini sağlamak, ses cihazları ile diğer teknik araç ve gereçlerin bakım ve korunmasını sağlamak ve burada sayamadığımız daha bir çok görev ve sorumluluk ile donatılmış bulunan cami görevlilerinin kapısı cemaat tarafından gece gündüz demeden çalınmakta ve hizmet talep edilmektedir. Dolayısıyla cami görevlilerinin normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmayan görev başında bulunması gerektiğinden lojman olmayan camilerde çoğu zaman çalıştıracak görevli bulmakta zorluk çekilmektedir. Nitekim Danıştay Onuncu Dairesinin E.2016/14072, K.2016/4529, T.14.12.2016 sayılı kararında; din görevlilerinin görevlerini belirli bir çalışma saati ile sınırlı olmaksızın yaptıklarının açık olduğu, cami müştemilatının din görevlilerinin konut ihtiyacını karşılamak için yapıldığı hususu ile 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 3 üncü maddesi uyarınca dikkate alındığında cami hizmet tahsisli konutlar kapsamında kaldığı müştemilatı olan ve din görevlileri tarafından lojman olarak kullanılmasına karar verilen taşınmazların boşaltılması yönünde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri, yargı kararları ve diğer açıklamaların değerlendirilmesi neticesinde;
a) Kamu Konutları Yönetmeliğinin 18 inci maddesi uyarınca yetkili makam olan Başkan veya yetkisini devrettiği Başkan Yardımcısı ya da Genel Müdür onayı ile il bünyesinde oluşturulacak Konut tahsis
Komisyonunca cami lojmanlarının oturmaya hak kazananlara hizmet tahsisli olarak tahsis edilmesinin,
b) Konuya ilişkin olarak Müşavirliğimizce verilen 14.10.2019 tarihli . sayılı mütalaada da belirtildiği üzere, lojmanlarda ikamet eden görevlilerimizin mağduriyetine sebebiyet vermemek ve kalıcı çözüm üretebilmek adına, aynı konuda Vakıflar Genel Müdürlüğü ile akdedilen Protokol de dikkate alınarak Başkanlığımız ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Çevre, Şehircilik ve İklim
Değişikliği Bakanlığı arasında cami görevlilerinin ikameti amacıyla inşa edilen bu tür konutlarda oturanlardan ücret alınmaması hususunda protokol yapılmasının uygun olacağı” yönünde değerlendirme yapıldığı görülmektedir.
13. Diğer yandan hizmet tahsisli konutlardan kira alınmasının ilgili mevzuat kapsamında mümkün olmadığı, bununla birlikte Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 70 inci maddesinde tahsisli yerlerin yetkili idarenin bilgisi dışında kullanılması durumunda ecrimisil alınacağı düzenlenmiş olup, dosya kapsamında elde edilen verilerden söz konusu taşınmazın Aydın Valiliği Devir, Tasfiye ve
Paylaştırma Komisyonunun 01.03.2016 tarih ve sayılı kararıyla Hazineye bırakıldığı ve vasfının
“avlulu kargir cami” olması nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edildiği, dolayısıyla başvuranın idarenin bilgisi dışında kullanımı olmadığı, bu nedenle kira ve gecikme zammı alınmasının mevzuat kapsamında mümkün bulunmadığı değerlendirilmiştir.
14. Netice itibariyle din görevlilerinin görev sürelerinin belirli bir çalışma saati ile sınırlandırılamayacağı ve her daim görevli bulundukları cami yakınlarında ikamet etmeleri gerektiği, bu nedenle başvuran ikamet ettiği cami lojmanının hizmet tahsisli konut olarak kendisine tahsis edilmesinde ve hizmet tahsisli konutlardan kira alınamayacağı dolayısıyla başvuranın maaşından kira kesintisi yapılmaması işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir 15. Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın görevli olduğu Aydın ili ilçesi Mahallesinin meskun mahalden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskan imkanları kısıtlı bir yer olduğu, din görevlilerinin görev sürelerinin belirli bir çalışma saati
ile sınırlandırılamayacağı ve her daim görevli bulundukları cami yakınlarında ikamet etmeleri gerektiği, bahse konu taşınmazın İlçe Müftülüğüne tahsisli ve hizmet tahsisli konut statüsünde olduğu dikkate alındığında İdare tarafından kira ve gecikme zammı tahakkuk ettirilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde gönderildiği anlaşılmış, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21. maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ile dava açma süresinin 16/05/2024 tarihinden itibaren kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 16/05/2024 tarih ve – / -S. sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuran tahakkuk ettirilen kira bedeli ve gecikme zammı tahakkuk ettirilmesi işleminin iptal edilmesi doğrultusunda AYDIN VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve AYDIN VALİLİĞİNE tebliğine
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Türkiye Cumhuriyeti Kamu karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/