ÖZET: Başvuran, Çanakkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından 11.03.2024 tarihinde kendisine iletilen ikaz yazısının iptalini talep etmektedir. Başvuru dilekçesinde, uyarı niteliğindeki bu yazının müvekkilinin özlük dosyasına işlenmesinin ileride olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtilmiştir. İlgili yazıda, başvuranın disiplin cezası gerektiren bir fiil işlediği iddia edilmekte, ancak ceza verilmediği ifade edilmektedir. Başvuran, meşru iş bırakma eyleminin ulusal ve uluslararası mevzuatta korunan bir hak olduğunu vurgulamaktadır.

Çanakkale Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü, yapılan soruşturma sonucunda başvuran hakkında yalnızca “uyarma” cezası önerildiğini, bu cezanın disiplin amiri tarafından düşürüldüğünü ve yazılı ikazın özlük dosyasına işlenmediğini belirtmiştir. Ayrıca, yapılan yazılı uyarının hukuki sonuç doğurmadığı ifade edilmiştir. Ancak, bu tür bir yazının, ilgili mevzuat gereği başvuranın özlük dosyasında yer almasının ilerideki işlemleri etkileyebileceği yönündeki endişeler dikkate alınmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi gerektiği yönünde bir öneri hazırlamış ve Çanakkale Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne, ikaz yazısının geri alınması tavsiyesinde bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uygun davranması için 30 gün içinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8062-S.24.12659

BAŞVURU NO : 2024/4917

KARAR TARİHİ : 06.08.2024

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

ÇANAKKALE VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ikaz yazısının iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16.04.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran temsilcisi vekili başvuru dilekçesinde özetle; Sendikası üyesi Uzman Doktor hakkında, Çanakkale

Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 11.03.2024 Tarih ve E- – – sayılı işleminin uyarı, ikaz niteliğinde olduğunu ve müvekkilin özlük dosyasında da yer alacağını; ilgili yazıda, uyarmanın bir alt cezası olarak ceza verilmediğinden fakat bundan sonra daha dikkatli olunması gerektiğinden söz edildiğini; esasen bu bahsin, ilgili fiilin disiplin cezası gerektirdiği ve sübuta erdiğine ilişkin olduğunu, meşru iş bırakma eylemine katılmanın ulusal ve uluslararası mevzuatta korunan bir hak olmakla birlikte ilgili yazının özlük dosyasında bulunması durumunda benzer hususlara ilişkin tekerrür hükümlerinin de uygulanabileceği riskinin mevcut olduğunu iddia ederek, Çanakkale Devlet Hastanesi Başhekimliğinin 11.03.2024

Tarih ve – – sayılı ikaz, uyarı niteliği taşıyan işleminin iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 22.05.2024 tarih S. sayılı bilgi ve belge talebine binaen Çanakkale Valiliği İl Yazı

İşleri Müdürlüğünün 14.06.2024 tarihli cevabi yazısında bulunan Çanakkale Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün

13.06.2024 tarih E sayılı yazı ve eklerinde;

2.1. 657 sayılı Kanun’un 26’ıncı ve 27’inci maddelerinde geçen kamu hizmetini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak çekilmelerinin işlerin yavaşlatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerin yasak olduğu, /

Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğünün greve katılan hekimler hakkında yapılan soruşturma neticesinde “Uyarma” cezası ile tecziyelerinin teklif edildiği; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme

Kanununun 18. maddesinde kamu görevlilerinin, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamayacağı ve görevlerine son verilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, bu doğrultuda iş saatleri dışında veya işverenin izin verdiği ölçüde grev yapılabileceğinin anlaşıldığı, 2.2. Anılan sebeple verilen uyarma cezasının disiplin amiri tarafından düşürüldüğü ve herhangi bir işlem uygulanmadığı fakat başvuran Uzm. Dr. başvurusunda ifade ettiği gibi dikkatinize konulu sözel uyarı yazısının personellerin özlük dosyasına işlenmediği, 2.3. Yapılan sözel uyarının bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının en temel insan hakkı olduğunun ve hangi sebep ve gerekçe ile olursa olsun bu hakkın ihlalinin kabul edilemeyeceğinin hizmetin her safhasında daima göz önünde bulundurulması gerekliliği ile hasta mağduriyeti yaşanmaması konusunda daha hassas ve özenli olunması hususunda yapılan hatırlatma niteliğinde bir yazı olduğu ve yapılan işlemin hukuki sonuç doğurmadığı, belirtilmiştir

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve Kamu

Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 23.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1 “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:” başlıklı 10. maddesinde;

“Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar…” 5.2. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11. maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar…” 5.3. “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı 109. maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur.

Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.

/

Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.

Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet

Personel Başkanlığınca belirlenir.” 5.4. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125. maddesinde;

“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

…

C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

…

D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.

…

E – Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.

…

Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır…” 5.5. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126. maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir…” 6. 15.04.2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliğinde (Seri

No: 2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığında; /

“…5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur:

Birinci bölümde; ilk-yeniden-naklen atamaya ilişkin belgeler, İkinci bölümde; öğrenim durumu, bildiği yabancı diller ve derecesi, yaptığı lisansüstü eğitim-staj ve incelemeleri ile ilgili belgeler, katıldığı her türlü eğitim faaliyetine ilişkin belgeler, kendisi tarafından verilen yayın ve eserlerine ilişkin bilgiler, Üçüncü bölümde; memurun kullandığı izinlere ilişkin belgeler, Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, Beşinci bölümde; kurumlarca gerekli görülmesi halinde memurun maaş, ücret, harcırah ve sair parasal haklarına ilişkin belgeler, emeklilik durumuna ilişkin belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bildirimler, mal beyannameleri ile sendika üyeliğine ilişkin belgeler, Altıncı bölümde; memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler, Yedinci bölümde; ödül, başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler, Sekizinci bölümde; askerlik durumu, mecburi hizmet yükümlülüğü ve özürlülük durumuna ilişkin belgeler ile yukarıdaki bölümler kapsamına girmeyen memurun hizmet durumuna ilişkin diğer mesleki bilgi ve belgeler, Saklanır…” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususunda hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran, Çanakkale Hastanesi Başhekimliğinin 11.03.2024 Tarih ve E– sayılı ikaz, uyarı niteliği taşıyan işleminin iptalini talep etmektedir.

9. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine binaen ilgili idare tarafından iletilen cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde, 657 sayılı Kanun’un 26 ıncı ve 27 inci maddelerinde geçen kamu hizmetini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak çekilmelerinin işlerin yavaşlatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerin yasak olduğu, Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğünün greve katılan hekimler hakkında yapılan soruşturma neticesinde “Uyarma” cezası ile tecziyelerinin teklif edildiği, verilen uyarma cezasının disiplin amiri tarafından düşürüldüğü ve herhangi bir işlem uygulanmadığı dikkatinize konulu sözel uyarı yazısının personellerin özlük dosyasına işlenmediği, yapılan sözel uyarının bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının en temel insan hakkı olduğunun ve hangi sebep ve gerekçe ile olursa olsun bu hakkın ihlalinin kabul edilemeyeceğinin hizmetin her safhasında daima göz önünde bulundurulması gerekliliği ile hasta mağduriyeti yaşanmaması konusunda daha hassas ve özenli olunması hususunda yapılan hatırlatma niteliğinde bir yazı olduğu ve yapılan işlemin hukuki sonuç doğurmadığı belirtilmiştir.

10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’nci maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği ve ilgili maddenin “A” bendinde, “uyarma” cezasının, “Memura,

görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi” olarak hüküm altına alındığı görülmektedir. Kamu personeline ilişkin disiplin hukukunda en alt ceza olarak öngörülen “uyarma” cezasını uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, uyarma cezasının ancak usulüne uygun yapılacak bir soruşturma/inceleme sonucu yetkili disiplin amirince verilebileceği açıktır.

11. Danıştay 12. Dairesinin 2007/4720 E., 2010/1065 K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifade edilmiştir.

12. Nitekim Danıştay 12. Dairenin E:2020/5194, K:2021/991 sayılı kararında; İdare Mahkemesince, Danıştay

Onikinci Dairesinin 23/06/2016 tarihli ve E:2013/194, K:2016/4153 sayılı bozma kararına uyularak; 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği, anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.” şeklinde tanımlanarak en alt ceza olarak öngörüldüğü, en alt cezanın uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, davacı hakkında isnat edilen fiiller nedeniyle

“yazı ile ikaz” şeklinde işlem tesis edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesini onadığı görülmektedir.

13. Anayasa Mahkemesi de şikayet konusu ile benzer konuda bireysel başvuru yolu (2015/13108) ile verdiği kararında; kamu görevlilerinin yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tip işlemlerin esasen bir disiplin cezası niteliği taşımamakla birlikte söz konusu işlemlerin idarenin kamu görevlisi hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde (taltif/ceza/atama/görevlendirme/terfi gibi) dikkate alınabileceğinden hukuki durumunu etkileyebileceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.

14. Ayrıca, Kurumumuza aynı konuda (başvurana yazılan ikaz yazılarının iptali talebi ile) yapılmış olan 2017/1645, 2021/13154, 2023/679, 2023/5641, 2023/5899, 2024/4987 ve 2024/5075 numaralı başvurular için

Kurumumuzca verilen Tavsiye Kararlarında yazılan ikaz yazılarının hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek, geri alınması hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.

15. İdare hukukunda idari işlemlerin geri alınması idare mahkemesi tarafından verilen idari işlemin iptali kararı ile aynı sonucu doğurmakta olup idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi geçmişe dönük olarak bütün hüküm ve sonuçları ortadan kaldırır. Hukuka aykırı olarak tesis edilen idari işlemler de geri alma yaptırımına tabiidir.

16. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, yargı kararları ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; her ne kadar ilgili idarece belirtilen uyarma yazısının; sözlü ikaz olduğu belirtilse de bu işlem yazı ile yazılmış ve başvurana tebliğ edilerek hukuk âleminde sonuç doğuran yazılı bir işlemdir ve bu bir sözlü ikaz değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere yazılı ikaz kararları her ne kadar disiplin cezası gibi hüküm doğurmasa da ilgili mevzuat ile koruma altına alınan hukuki hakları zedeleyecek ayrıca yine disipline ilişkin mevzuatta bir kademe alt ceza uygulanması hükmü ile hedeflenen amacın matuf olmamasına sebep olacaktır.

Belirtilen nedenlerle ikaz yazısı verilmesi işleminin kanuni dayanağı olmaması nedeni ile hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olup, idari işlemin geçmişe dönük olarak hüküm ve sonuçlarını kaldıracak şekilde geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

/

17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; İdarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çanakkale İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana yazılan ikaz yazısının geri alınması hususunda ÇANAKKALE VALİLİĞİ İL SAĞLIK

MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çanakkale

Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA ve ÇANAKKALE VALİLİĞİ İL SAĞLIK

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/