|
ÖZET: Başvuran, Ankara’da bulunan iki arsasının 2018 yılında gerçekleştirilen toplulaştırma projesi kapsamında Hazineye devredildiğini ve bu arsaların çayır vasfı taşıdığı gerekçesiyle satışının iptal edildiğini belirtmiştir. Başvuru, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yapılan satın alma talebinin olumlu yanıtlanması sonrası, ödenen bedelin iadesi ile sonuçlanmıştır. Başvuran, arazinin çevresinin tarla ve bahçe ile çevrili olduğunu, çayırlık olarak adlandırılan alanın hayvan otlatmaya uygun olmadığını ifade etmiştir.
İlgili idareler, başvuranın talebinin reddedilmesine gerekçe olarak 4342 sayılı Mera Kanunu’nu göstermiştir. Bu kanuna göre, mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez ve amacı dışında kullanılamaz. Başvuranın arazisinin çayır vasfı taşıdığı ve bu nedenle satış işleminin iptal edildiği belirtilmiştir. İdare, başvuranın ödemiş olduğu bedelin iadesini gerçekleştirmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvuranın talebinin karşılanmaması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin süreçteki uygulamalarının iyi yönetim ilkelerine uygun olduğu, ancak başvuru yollarının yeterince açıklanmadığı tespit edilmiştir. Başvuranın, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/265-S.24.433
BAŞVURU NO : 2023/12626
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL
MÜDÜRLÜĞÜ
ANKARA İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Çayır vasfında olan taşınmazı satın alma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, Ankara İli İlçesi
Mahallesinde adına kayıtlı 480 metrekare ve 610 metrekare olan iki arsasının İl Tarım ve
Orman Müdürlüğünce 2018 yılında yapılan toplulaştırma projesi kapsamı içerisine alındığını ve arsalarına yeni tapu senetlerinin düzenlendiğini, adına düzenlenen tapu senedine dahil edilen Hazineye ait
429 metrekare arsayı satın almak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yaptığı
müracaatın olumlu görülmesi üzerine Müdürlüğün yazısında belirtilen bedeli vezneye yatırdığını, işlemler devam ederken İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce söz konusu arsanın çayır vasfı taşıdığından bahisle satışının iptal edildiğinin bildirildiğini, adına tahsis edilen ada parselin bulunduğu bölgede Mera Kanunu’nda da özelikleri belirtilen ve bu amaçla tahsis edilen mera, yaylak, kışlak, çayırlık vb. arazilerin mevcut olmadığını, ağaçlandırdığı ve bahçe olarak kullandığı arsanın çevresinin tarla, bahçe vb. amaçlarla kullanılan şahıslara ait tapulu mülklerle çevrili olduğunu, toplulaştırma işleminden önce eski tapusunda arazinin vasfının çayırlık olarak gösterildiğini, arazinin bulunduğu bölgenin mahalle halkı tarafından çayırlık olarak adlandırıldığını, ancak bahsi geçen mevkiide hayvan otlatmak için ayrılmış herhangi bir yer mevcut olmadığını, geçmiş yıllarda bölgede hayvan otlatılması nedeniyle çayırlık denildiğinin ve sonraki yıllarda ilgili mevkiide arazilerin Devlet tarafından küçük parçalar halinde köylüye dağıtılarak tapuya bağlanıldığının ifade edildiğini, şahsının ve komşusunun eski tapularının dereninin iki yakasında 400-600 metrekare arsalar halinde düzenlenmesinin ve tapu senetlerinde arazinin niteliğinin çayırlık olarak gösterilmesinin köy halkının ifadelerini teyit ettiğini, bölgede yapılan toplulaştırma çalışmaları esnasında ortaya çıkan Hazine arsalarının dere kenarındaki
tapulu mülklere küçük miktarlarda eklendiğini, ayrı ayrı parsellerdeki tapulara küçük miktarlarda eklenen
Hazine arsalarının Mera Kanunu kapsamına sokulmasının Yasanın amaç ve ruhuna aykırı olduğunu, ada parselde tapularına ilave edilen Hazineye ait 429 metrekare arsa üzerine konulan çayırlık vasfının tasarruf haklarını tehdit ettiğini belirterek işlemin çözümlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 28/09/2023 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen
Ankara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İlçesi Mahallesi ada parsel no.lu m² yüzölçümlü taşınmazın
/ hissesinin 09/07/2018 tarihinde 3083 sayılı Yasa uyarınca toplulaştırma sonucunda Hazine adına tescil edildiği, 2.2. tarafından 18/07/2019 ve 22/04/2022 tarihlerinde 4706 sayılı Yasanın 4/c maddesi uyarınca Hazine hissesini satın alma talebinde bulunulduğu, 08/06/2022 tarihinde Hazine hissesinin hissedarı olan başvurana satış işleminin yapıldığı, 2.3. Anılan taşınmazın “çayır” vasfında olması nedeniyle 10/06/2022 tarihli ve sayılı yazıyla mevzuat açısından alıcısı adına tapu ferağında sakınca olup olmadığının bildirilmesinin İl Tarım ve
Orman Müdürlüğünden istenildiği, 2.4. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan 14/06/2022 tarihli ve sayılı yazıda, taşınmazın
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerden olduğunun, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 üncü maddesi gereği “mera, yaylak, kışlak, umuma ait çayır ve otlakıyeler ile harman yeri, sıvat yeri, eyrek yeri gibi yerlerin adı geçen Kanunun 14 üncü maddesi kapsamında tahsis amacı değiştirilmedikçe özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz.” hükmü bulunduğunun ifade edildiği, 2.5. Yapılan inceleme sonucunda, ada parselin ada parsel ile ada parselden geldiği, uydu görüntülerinde 2005 yılında bina yapıldığı ve şahıs parseli olduğunun görüldüğü,
3083 sayılı Yasa’ya göre toplulaştırma işlemi ile parselin Hazine ile hisselendirildiği anlaşıldığından
29/06/2022 tarihli ve sayılı yazıyla söz konusu Hazine hissesi satış işleminin Ankara İl Tarım ve
Orman Müdürlüğünce yeniden değerlendirilmesinin istenildiği, 2.6. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan 01/07/2022 tarihli ve sayılı yazıda “çayır” vasfı ile Maliye Hazinesine adına kayıtlı olan taşınmaza ilişkin 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14 üncü maddesi gereğince herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiği, 2.7. Bu kapsamda, satış işlemi iptal edildiği, başvuranın 20/07/2022 tarihli dilekçesinde belirtilen hesaba tahsil edilen bedellerin iadesinin sağlandığı, 2.8. Anılan taşınmazın cinsi “çayır” olduğundan ve toplulaştırma işleminden önce de (Hazine ile hissedar olmadan önce) şahsın mülkiyetinde olan parsellerin cinslerinin “çayır” olmasından hareketle, İl Tarım ve
Orman Müdürlüğünden alınan yazılara göre işlem yapıldığı ifade edilmiştir.
3. Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 27/10/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1. İlçesi Mahallesi ada parsel no.lu taşınmazın “çayır” vasfı ile 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerden olduğu, 3.2. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 üncü maddesi gereği “mera, yaylak, kışlak, umuma ait çayır ve otlakıyeler ile harman yeri, sıvat yeri, eyrek yeri gibi yerlerin” adı geçen Kanunun 14 üncü maddesi kapsamında tahsis amacı değiştirilmedikçe özel mülkiyete geçirilememeği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı uygulanamayacağı, sınırları daraltılamayacağının düzenlendiği, 3.3. Taşınmazların tahsis amacının değiştirilmesinin 4342 sayılı Mera Kanununa 14 üncü maddesinde hükme bağlandığı; bu bağlamda tahsis amacı değişikliği yapabilecek kuruluşların genel bütçeli kuruluşlar, katma bütçeli kuruluşlar, özel bütçeli kuruluşlar, yani belediye, köy tüzel kişilikleri ve il özel idareleri olduğu, bunun dışında özel kanunlarla düzenlenmiş ihtiyaçlar için istisnai durumlarda TAD taleplerinin ancak tahsisin konusu ile ilgili kamu kurumu üzerinden yapılabildiği, Mera Kanunundaki tahsis değişikliğinin kullanım hakkına yönelik olduğu, istisnai durumlar (imar uygulamaları gibi) ve özel durumlar dışında 14 üncü madde kapsamında yapılan değişikliklerin özel mülkiyete konu edilmesi mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. …”, 4.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 4.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 4.5. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45 inci maddesinde; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.”, 4.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
/
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
…”, 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Doğrudan satış” başlıklı 4/c maddesinde;
“Hazineye ait taşınmaz mallar; …
c) (Değişik: 3/7/2003-4916/3 md.) Hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına, … Rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir. …”, 7. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır.”, 7.2. “Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur.
Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz. Ancak, kullanım hakkı kiralanabilir. Kiralama ilkeleri yönetmelikle belirlenir.
Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılan veya yapılacak olan masraflar sebebiyet verenlerden tahsil edilir. Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığında veya belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilir. Umuma ait çayır ve otlak yerlerinin kullanılmasında ve bunlardan faydanılmasında mera yaylak ve kışlaklara ilişkin hükümler uygulanır.”, 7.3. “Mera, Yaylak ve Kışlak Olarak Tahsis Edilecek Yerler” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir.
a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler,
b) Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, c) Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler, d) Tapu kayıtlarında mera, yaylak ve kışlak olarak görülen ve halen işgal edilen yerler.”, 7.4. “Tahsis Amacının Değiştirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; a) Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının talebi üzerine, 3213 sayılı Maden Kanunu ve 6326 sayılı
Petrol Kanunu ile 3/6/2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu hükümlerine göre, arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen maden ve petrol faaliyeti ile jeotermal kaynak ve doğal mineralli sular için zaruri olan, b) Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi üzerine, turizm yatırımları için zaruri olan, c) Kamu yatırımları yapılması için gerekli bulunan, d) Köy yerleşim yeri ile uygulama imar plânı veya uygulama plânlarına ilave imar plânlarının hazırlanması, toprak muhafazası, gen kaynaklarının korunması, millî park ve muhafaza ormanı kurulması, doğal, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, sel kontrolü, akarsular ve kaynakların düzenlenmesi, bu kaynaklarda yapılması gereken su ürünleri üretimi ve termale dayalı tarımsal üretim faaliyetleri için ihtiyaç duyulan, e) 442 sayılı Köy Kanununun 13 ve 14 üncü maddeleri kapsamında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan, f) Ülke güvenliği ve olağanüstü hal durumlarında ihtiyaç duyulan, g) Doğal afet bölgelerinde yerleşim yeri için ihtiyaç duyulan, ğ) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine göre, petrol iletim faaliyetleri ile elektrik ve doğal gaz piyasası faaliyetleri için gerekli bulunan, h) Jeotermal kaynaklı teknolojik seralar için ihtiyaç duyulan, ı) Cumhurbaşkanınca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilen, i) 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında ilan edilen endüstri bölgeleri, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında ilan edilen teknoloji geliştirme bölgeleri, 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan organize sanayi bölgeleri ve 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında kurulan serbest bölgeler için kuruluş ve genişleme aşamalarında ihtiyaç duyulan, j) 16/6/2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığınca kurdurulacak veya 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş işletmeciler tarafından kurulacak veya kurdurulacak elektronik haberleşme altyapıları için ihtiyaç duyulan, Yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır.
Bu madde kapsamında başvuruda bulunan kamu kurumları ile işletmeciler, faaliyetlerini çevreye ve kalan mera alanlarına zarar vermeyecek şekilde yürütmek ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis
süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler. Bu yerler, tahsis süresi bitiminde özel sicile kaydedilir. …
Bakanlık tarafından uygulanacak mera veya arazi toplulaştırma projeleri kapsamında; arazinin niteliği ve kullanım bütünlüğü dikkate alınarak işlenen tarım arazilerinden mera kullanımına mera olarak kullanılan alanlardan arazi plânlaması yapılabilir. Tarımsal kullanım veya mera bütünlüğü sağlamak için, nitelikleri itibarıyla değişim yapılacak arazi bulunamaması durumunda bu fıkra hükümlerine göre değerlendirmek, değiştirmek veya satın almak sureti ile kamulaştırma yapılabilir. Kamulaştırılan bu araziler değişim veya doğrudan satış ile değerlendirilir. Yapılan kamulaştırma ve değişim ile ilgili işlemler ve düzenlenen kâğıtlar Katma Değer Vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç ve katkı payından müstesnadır. ”, 7.5. “Tahsis Kararında Değişiklik” başlıklı 15 inci maddesinde; “Köy veya belediyelerin mera, yaylak ve kışlak ihtiyaçlarındaki değişme ve gelişmeler göz önünde tutularak, tahsis kararının değiştirilmesi komisyonun teklifi üzerine valiliğin onayı ile yapılır. Ancak bu değişikliğin yapılabilmesi için, son tahsis kararından itibaren beş yıl geçmiş olması gerekir. Bu süre, 14 üncü maddede öngörülen tahsis amacının değiştirilmesi bakımından uygulanmaz.
Tahsis kararındaki değişiklikler mera, yaylak ve kışlaklarla ilgili özel sicile işlenir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan 1 no.lu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere, Ankara İli İlçesi Mahallesinde adına kayıtlı 480 metrekare ve 610 metrekare olan iki arsasının İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 2018 yılında yapılan toplulaştırma projesi kapsamı içerisine alındığını ve arsalara yeni tapu senetlerinin düzenlendiğini, adına düzenlenen tapu senedine dahil edilen Hazineye ait 429 metrekare arsayı satın almak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl
Müdürlüğüne yaptığı müracaatın olumlu görülmesi üzerine Müdürlüğün yazısında belirtilen bedeli vezneye yatırdığını, işlemler devam ederken İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce söz konusu arsanın çayır vasfı taşıdığından bahisle satışının iptal edildiğinin bildirildiğini, adına tahsis edilen ada parselin bulunduğu bölgede Mera Kanununda da özelikleri belirtilen ve bu amaçla tahsis edilen mera, yaylak, kışlak, çayırlık vb. arazilerin mevcut olmadığını, ağaçlandırdığı ve bahçe olarak kullandığı arsanın çevresinin tarla, bahçe vb. amaçlarla kullanılan şahıslara ait tapulu mülklerle çevrili olduğunu, ada parselde tapularına ilave edilen Hazineye ait 429 metrekare arsa üzerine konulan çayırlık vasfının tasarruf haklarını tehdit ettiğini belirterek işlemin çözümlenmesini talep etmektedir.
10. Başvuranın, 24/05/2023 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğu, 07/06/2023 tarihli ve
S. sayılı Gönderme Kararı verildiği görülmüştür.
11. Ankara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün cevabi yazı ve eklerinde, İlçesi ada parsel no.lu m² yüzölçümlü taşınmazın / hissesinin 09/07/2018 tarihinde 3083 sayılı Yasa uyarınca toplulaştırma sonucunda Hazine adına tescil
edildiği, başvuran tarafından 18/07/2019 ve 22/04/2022 tarihlerinde 4706 sayılı Yasanın 4/c maddesi uyarınca Hazine hissesini satın alma talebinde bulunulduğu, 08/06/2022 tarihinde Hazine hissesinin hissedarı başvurana satış işleminin yapıldığı; anılan taşınmazın “çayır” vasfında olması nedeniyle mevzuat açısından alıcısı adına tapu ferağında sakınca olup olmadığının İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bildirilmesinin istenildiği; İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan 14/06/2022 tarihli ve sayılı yazıda, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerden olduğunun, bu nedenle 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14 üncü maddesi gereği tahsis amacı değiştirilmedikçe özel mülkiyete geçirilemeyeceğinin, amacı dışında kullanılamayacağının, zamanaşımı uygulanamayacağının, sınırlarının daraltılamayacağının bildirildiği; yapılan inceleme sonucunda, ada parselin ada parsel ile ada parselden geldiği, uydu görüntülerinde 2005 yılında bina yapıldığı ve şahıs parseli olduğu 3083 sayılı Yasa’ya göre toplulaştırma işlemi ile söz konusu parselin Hazine ile hislendirildiği anlaşıldığından söz konusu Hazine hissesi satış işleminin Ankara İl Tarım ve Orman
Müdürlüğünce yeniden değerlendirilmesinin 29/06/2022 tarihli ve sayılı yazıyla istenildiği; İl
Tarım ve Orman Müdürlüğünce 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 ve 14 üncü maddelerinin gerekçe gösterildiği; bu doğrultuda satış işleminin iptal edildiği, başvuran tarafından ödenen bedellerin 20/07/2022 tarihli dilekçede belirtilen hesaba iadesinin sağlandığı ifade edilmiştir.
12. Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün cevabi yazı ve eklerinde, İlçesi
Mahallesi ada parsel no.lu taşınmazın “çayır” vasfı ile 4342 sayılı Kanun gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerden olduğu; ayrıca taşınmazların tahsis amacının değiştirilmesinin
4342 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde hükme bağlandığı, bu bağlamda tahsis amacı değişikliği
yapabilecek kuruluşların genel bütçeli kuruluşlar, katma bütçeli kuruluşlar, özel bütçeli kuruluşların olduğu, bunun dışında özel kanunlarla düzenlenmiş ihtiyaçlar için istisnai durumlarda TAD taleplerinin ancak tahsisin konusu ile ilgili kamu kurumu üzerinden yapılabildiği, Mera Kanunundaki tahsis değişikliğinin kullanım hakkına yönelik olduğu, istisnai durumlar (imar uygulamaları gibi) ve özel durumlar dışında 14 üncü madde kapsamında yapılan değişikliklerin özel mülkiyete konu edilmesi mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
13. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4/c maddesinde, Hazineye ait taşınmaz mallarının, hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabileceği düzenlenmiştir.
14. T.C Anayasası’nda, Devletin tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önleyeceği, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştıracağı belirtilmiştir.
15. 4342 sayılı Mera Kanunu’nu ile, daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasının, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasının, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasının ve sürdürülmesinin, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesinin, korunmasının ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, Kanunun 4 üncü maddesinde, mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olduğu, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu; mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı uygulanamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı, sadece
/
kullanım hakkının kiralanabileceği düzenlenmiştir. 14 üncü maddesinde; tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan ilgili Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı hükme bağlanmış olup; ancak bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden 8.3. no.lu paragrafta belirtilen yerlerin ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği ve söz konusu yerlerin tescillerinin Hazine adına, vakıf meralarının tescillerinin ise vakıf adına yaptırılacağı; devamında Bakanlık tarafından uygulanacak mera veya arazi toplulaştırma projeleri kapsamında arazinin niteliği ve kullanım bütünlüğü dikkate alınarak işlenen tarım arazilerinden mera kullanımına mera olarak kullanılan alanlardan arazi plânlaması yapılabileceği, tarımsal kullanım veya mera bütünlüğü sağlamak için, nitelikleri itibarıyla değişim yapılacak arazi bulunamaması durumunda bu fıkra hükümlerine göre değerlendirmek, değiştirmek veya satın almak sureti ile kamulaştırma yapılabileceği, kamulaştırılan bu arazilerin değişim veya doğrudan satış ile değerlendirileceği belirtilmiştir. 15 inci maddesinde ise; köy veya belediyelerin mera, yaylak ve kışlak ihtiyaçlarındaki değişme ve gelişmeler göz önünde tutularak, tahsis kararının değiştirilmesinin komisyonun teklifi üzerine valiliğin onayı ile yapılacağı, ancak bu değişikliğin yapılabilmesi için, son tahsis kararından itibaren beş yıl geçmiş olması gerektiği hükme bağlanmıştır.
16. Başvuranın iddiaları, idarelerin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek somut olaya bakıldığında, Ankara İli İlçesi Mahallesi ada parsel no.lu m² yüzölçümlü taşınmazın / hissesinin 09/07/2018 tarihinde 3083 sayılı Yasa uyarınca toplulaştırma sonucunda Hazine adına tescil edildiği; başvuruya konu ada parsel no.lu taşınmazın, ada parsel ile ada parselden geldiği; başvuran tarafından 18/07/2019 ve 22/04/2022 tarihlerinde 4706 sayılı Yasanın 4/c maddesi uyarınca Hazine hissesini satın alma talebinde bulunulduğu, 08/06/2022 tarihinde başvurana satış işleminin yapıldığı, ancak İl Tarım ve
Orman Müdürlüğü tarafından 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 ve 14 üncü maddelerinin gerekçe gösterilmesi sonucunda satış işleminin iptal edildiği; 11 ve 12 no.lu paragraflarda ayrıntılı açıklandığı üzere, 4342 sayılı Mera Kanununda, mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zamanaşımı uygulanamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı, sadece kullanım hakkının kiralanabileceği, tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı düzenlenmiş olup başvuranın 20/07/2022 tarihli dilekçesinde belirtilen hesaba tahsil edilen bedellerin iadesinin sağlandığı dikkate alındığında başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA, ANKARA ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL
MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve ANKARA İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/